Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma – Çıkarılma

Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Şirket Sözleşmesi ile Ortaklıktan Çıkarma

Şirketlerde ortaklıktan çıkarma Türk Ticaret Kanununun ‘Çıkarma’ başlıklı maddesinde düzenlenmiştir:

MADDE 640- (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.

(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.

Şirket Kurarken Dikkat !

Şirket sözleşmesi hazırlanırken nasıl ki evlenen çiftlerde bir gün boşanacakları ve bu ihtimale karşılık bir evlilik sözleşmesi diye anılan mal rejimi sözleşmesi yapmak akıllara gelmiyorsa şirket kurulurken de esas sözleşmeye çıkma ya da çıkarılmaya yönelik hükümlerin eklenmesi gelmemektedir. Bu durum ilerde ortaklar arasında çıkan ihtilaflarda esas sözleşmeye sonradan hüküm konulması genel kurul kararı gerektirdiği ve bu konuda da mutabakat gerekmesi nedeni ile anlaşmazlıklar çıkmaza sürüklenmektedir. Bu gibi nedenlerle riskleri minimize etmek için esas sözleşmenin mutlaka bir avukat yardımı ile hazırlanması elzemdir. Kimi iştigal alanı tamami ile farklı bir meslek olan hukuk bilmezlerin esas sözleşme tanzimi yaparken bir ortağın isteği üzerine çıkarma hükmü eklemesi halinde dahi bu çıkarma hükümleri çoğunlukla hukuka aykırı olduğundan yok hükmündedir. Şirketten çıkarma nedenleri, çıkarma usulü ve sonuçları kesinlikle ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin bir ortağın çıkarılması hakkında hükümler belirlenirken çıkarma nedenlerinin açıkça sayılmaması geçerli çıkarma doğurmaz. Veyahut çok genel nitelikte çerçeve ifadelerle çıkarma hükümlerinin belirtilmesi de yüksek ihtimalle geçerli olmayacaktır zira çıkarma nedenleri aleyhine karar alınan kişinin lehine dar yorumlanması ilkedir.

Ortağın şirketten çıkarılması kanunda da açıkça öngörüldüğü üzere genel kurul organının devredilemez yetkilerindendir. Ayrıntılı bilgi için Limited Şirketlerde Genel Kurul yazımızı inceleyiniz.TTK madde 621/1- h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. için temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir.

Limited şirket ortak sayısının elliyi aşması durumu doktrinde kimileri için infisah nedeni olarak sayılmaktadır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Limited Şirket Sona Erme Nedenleri isimli yazımızı inceleyiniz. Bu tür durumlarda herkesin menfaatine olan tek yol tür değişimidir.

Ortak çıkarma kararına karşı ortak genel kurula katılmış olsa dahi şirket müdürünün kendisine noter aracılığı ile ortaklıktan çıkarıldığını bildirmesinin ardından Genel Kurul Kararını İptal Davası açabilir.

Mahkeme Kararı ile Ortaklıktan Çıkarma

Sözleşmeye dayanarak genel kurul kararı ile çıkarmanın yanında şirket ayrıca kanunda belirtilen usul ve esaslara dayanarak mahkemeden de ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep edebilir. Mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkarma için haklı sebeple çıkarma davası açılır. Elbette bu davanın açılabilmesi için genel kurulda mahkemeden talepte bulunulması yönünde karar alınması zaruridir. Bu karar dava şartı olup yokluğu halinde dava reddedilir.

Ortaklıktan çıkarma nedenleri

Limited şirkette ortaklıktan çıkarma nedenleri birçok Yargıtay kararından yola çıkarak yorumlanmakta olup bazıları şunlardır:

  • Sır saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
  • Sermaye koyma borcunu ihlal
  • Bağlılık ve sadakat yükümlülüğünün ihlali
  • Yan edim yükümlülüklerinin ihlali
  • Ek ödeme yükümlülüklerinin ihlali
  • Şirket aleyhine davranışlarda bulunulması
  • Diğer ortaklara ve çalışanlara karşı ahlaka aykırı davranışlarda bulunması
  • Her türlü hakkın kötüye kullanımı
  • Kötü niyetli davranışlar ile şirketi zarara sokması
  • Hile, desise, irtikap, zimmet
  • Yüz kızartıcı suçlardan mahkum olması, tutuklanması – hüküm giymesi
  • Yaşlılık, hastalık durumları nedeni ile niteliklerini kaybetmesi …

Ortağın dava süresince şirketi zarara sokmaya yönelik dürüstlük kuralına uygun düşmeyen davranışları bulunması halinde talep üzerine ortak hakkında oy kullanma hakkı, bilgi alma ve inceleme yakkı ve rekabet konularından tedbir kararı verebilir. Çıkarılacak ortağın müdür olması halinde yerine yönetim kayyımı atanabilir.

Ortaklık çıkarma halinde çıkarılan ortağa ayrılma akçesi ödenmektedir. Ayrılma akçesini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu hükmü şu şekildedir:

Ayrılma akçesi
  1. İstem ve tutar

MADDE 641– (1) Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.

(2) Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.

Ayrılma akçesi çıkarılan ortağın sahip olduğu esas sermaye payının gerçek değerine bağlı olarak belirlenir. Ayrılma akçesi üç farklı şekilde belirlenir:

  1. Şirket sözleşmesi ile
  2. Ayrılma sözleşmesi ile
  3. Mahkeme kararı ile

Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Anonim şirketlerde ise ortak  koyma borcuna sahip olduğu için bu borcun ifasını yerine getirmeyen ortağın ortaklıktan çıkarılması mümkündür. Konu ile ilgili halka açık anonim ortaklıklarda ayrıntılı bilgi Sermaye Piyasası Kanununda da açıkça düzenlenmiştir.

Anonim şirketlerde ortalıktan çıkarma üç ana başlık altında incelenmelidir:

  1. Iskat
  2. Hakim Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkarma yani Satın Alma Hakkı
  3. Haklı Sebeple Fesih ve Denkleştirme Davaları Neticesinde Azınlığın Ortaklıktan Çıkarılması

Limited Şirket Sona Erme Nedenleri

 Limited Şirket Sona Erme Nedenleri iki ana başlık altında düzenlenmektedir.

  1. Limited Şirketin İnfisah Nedenleri
  2. Limited Şirketin Fesih Nedenleri

 Adi Ortaklığın Son Bulma hallerini düzenleyen Türk Borçlar Kanunumuzun 639. maddesi şu şekildedir:

Adi Ortaklık Sözleşmesi – Ortaklığın sona ermesi – Sona erme sebepleri

Madde 639 – Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer:

  1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesiyle.
  2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.
  3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.
  4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.
  5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.
  6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.
  7. Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.

Her ne kadar bu hüküm adi ortaklıklar için düzenlenmiş olsa da her şirket türünün özüne ve niteliğine uygun düştüğü takdirde ve aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça Limited Şirket de dahil olmak üzere tüm ortaklıklara KIYASEN uygulanır.

 

  • Limited Şirket İnfisah Nedenleri

  1. Şirket Amacının Elde Edilmesi ya da bu amacın elde edilmesinin imkansız hale gelmesi

Yukarıda yer alan Türk Borçlar Kanunu m. 639/1’de düzenlendiği üzere iktisadi bir amaç uğruna kurulan limited şirket sona erme nedenlerinden ilki şirketin amacının nihayete ermesi ya da gerçekleşme ihtimalinin artık imkansız olmasıdır. Günümüzde limited şirketler birden fazla amaç ve faaliyete sahip olmakta. Bu tip limited şirketlerde bir ya da birden çok konuda amacın gerçekleşmesi/gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi şirketin sona ermesi için yeterli değildir meğerki amaçların tümü konusuz kalmasın.

Örneğin ayahuasca bitkisinin ithalatı ve bu ürünün iç pazarda satışı amacı ile bir limited şirket kuruldu ancak bir süre sonra Sağlık Bakanlığı bu bitkinin satışını ve kullanımını yasakladı; işte bu durumda şirketin amacının imkansızlaşması nedeni ile şirket infisah olacaktır.

Türk Borçlar Kanunu madde 639’da düzenlendiği üzere Limited Şirketi bitiren infisah eden nedenlerden diğerlerini incelemek gerekirse:

  • Ortaklardan birinin ölümü : Esasında ortaklardan birinin ölümü ayrı bir tüzel kişiliğe sahip limited şirketin sona ermesi için neden değildir.

Limited Şirket ortağı boşanırsa ya da ölürse payı ne olur?

Limited Şirketin miras yolu ile devrini düzenleyen eşe (miras ya da mal rejimi yolu ile) ya da çocuklara (miras yolu ile) iktisap hakkı tanıyan hüküm Türk Ticaret Kanununda şu şekilde düzenlenmiştir:

MADDE 596– (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.

(2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır.

Görüldüğü üzere boşanma ya da ölüm halinde şirket ortağının hakkını iktisap eden hak sahiplerinin bu hakları kesin değildir.

  • Limited şirket ortağı iflas ederse ya da şirketteki payına haciz konulursa – pay haczi durumunda ne olur?

Bu nedenler de tek başına şirketin infisah nedeni değildir.

(2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir.

  • Limited şirketin süresi sona ererse ne olur?

Limited şirketler süreli ya da süresiz olarak kurulabilir. Süresi bitmiş olmasına rağmen uzatma kararı alınmayan şirketlerin sona mı ereceği yoksa belirsiz süreli mi olacağına dair öğretide birçok farklı görüş bulunmaktadır.

  • Ortak fesih bildirisinde bulunursa şirket sona erer mi?

Doktrinde feshi ihbar olarak bilinen bu halde şirket sözleşmesi ile fesih hakkı verilen ortağın fesih bildiriminde bulunması ile şirket feshedilebilmektedir. Şirket sözleşmelerine genelde tıpkı kira sözleşmelerinde de gördüğümüz gibi ‘’X tarihine bir ay kala Y ortağı şirketi feshedebilecek bu hak kullanılmadığı takdirde şirket birer yıl uzayacaktır’’ ifadeleri eklenmektedir.

Esas Sözleşmede düzenlenen sona erme nedenlerinden birinin meydana gelmesi

Birtakım limited şirket kurucuları kanunlarda düzenlenen sona erme nedenlerine ek olarak esas sözleşmeye özel sona erme nedenleri de dercettirebilmektedir. En sık nedenlerden biri ‘’şirketin iki yıl üst üste zarar etmesi halinde; şirket infisah olur/şirketin feshi mahkemeden istenebilir’’ şeklindedir.

Ortak sayısının elliyi aşması

Türk Ticaret Kanunu Ortakların sayısı başlıklı MADDE 574/1’e göre Ortakların sayısı elliyi aşamaz.

Şirket İflası

Limited şirket doğrudan iflas yolu saklı kalmak üzere genel haciz yolu ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu kullanılarak iflas yoluna başvurularak feshedilebilir.

  1. Şirketin Borca Batık Olması

  2. Şirket Birleşmesi ya da Şirket Bölünmesi

Birleşme ‘devralma’ ve ‘yeni kuruluş’ şeklinde olmak üzere iki halde gerçekleşir. Birleşme ile devrolunan şirket tasfiye edilmezken infisah eder. Yeni bir ortaklık kuruluşunda iki şirketin birleşip yeni tek bir şirket oluşturmaları halinde birleşen şirketler infisah ederek yeni bir tüzel kişilik doğurur.

Şirket bölünmesinde ise ‘tam bölünme’ ve ‘kısmi bölünme’ şeklinde iki şekilde gerçekleşirken infisah yalnız şirketin tam bölünmesinde meydana gelmektedir.

  • Limited Şirket Fesih Nedenleri 

  • Mahkeme kararı ile sona erme

Kanunda öngörülen hallerde fesih davası açılarak limited şirkete mahkeme ilamı ile son verilebilir.

  • Genel kurul kararı ile sona erme

Genel Kurul ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen Limited Şirketlerde Genel Kurul makalemizi inceleyiniz.

 

Kaynak : Limited Şirketin Sona Erme Nedenleri – Elif Yalçın Sırakaya, Adalet Yayınevi.

Avukatlar ve avukatlık hakkında sıkça sorulan sorular

 Bu yazımızda avukatlar ve avukatlık mesleği hakkında birçok insanın merak ettiği birtakım sorular cevaplanmıştır.  Okuyucularımıza keyifli okumalar dileriz.
  1. Avukatlar ne iş yapar? Avukat diye kime denir?

Avukat, gerçek ve tüzel kişilerin haklarını savunan, ihtilafları çözüme ulaştırmaya çalışan , hukuki prosedürleri yerine getirmede rehberlik eden kişidir.

 

  1. Avukat sorgulama nasıl yapılır? Avukat arama ekranı.

Kuşkusuz bir kişinin avukatlık faaliyetini yürütebilmesi için baroya kayıtlı olma zorunluluğu bulunmaktadır. Türkiye Barolar Birliğinin aşağıda yer alan arama ekranından isim soy isimle sorgulama yapılabilmektedir:

https://www.barobirlik.org.tr/AvukatArama

 

  1. Avukat numarası bulma, avukat numaraları nasıl bulunur?

Yukarıda paylaştığımız Türkiye Barolar Birliğinin avukat arama ekranından iletişim adreslerini bulmak istediğiniz avukatın numarasına ya da adresine ulaşabilirsiniz.

 

  1. UYAP Vatandaş Portal ve UYAP Avukat Portal’dan neler yapılabilir?

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi yani kısaca UYAP Adalet Bakanlığı’nın kullanmış olduğu dijital bir platformdur. UYAP’tan dava açılabilir dava ve icra dosyaları sorgulanabilir, harç hesaplaması yapılabilir, sulh ceza hakimliklerine itiraz dilekçesi gönderilebilir, cumhuriyet başsavcılıklarına şikayet dilekçesi gönderilebilir hukuk dosyaları için onlarca farklı ihtiyacı karşılayan ekranlardan dilekçe gönderilebilir ve bunun gibi birçok işlemi gerçekleştirebilir.

 

  1. Avukat olmak için hangi bölümü okumak gerekir?

Avukat olmak için yükseköğretim kurumlarında bulunan hukuk fakültesinden mezun olmak gereklidir.

 

  1. Hukuk fakültesi okumak avukatlık için yeterli midir?

Hukuk fakültesi bitirmiş olmak avukatlık yapmak için yeterli değildir. Hukuk fakültesi mezunları 1 yıllık avukatlık stajı sonunda avukatlık ruhsatnamesi alarak avukatlık yapmaya başlayabilir.

 

  1. Avukatlar geçimini nasıl sağlar? Avukatlar nasıl çalışır?

Avukatlar genelde üç şekilde çalışmaktadır:

  • Kamu avukatlığı
  • Serbest avukatlık
  • Bağlı avukatlık

Kamu kurumlarına ihtiyaç halinde avukatlar istihdam edilmektedir. Bu kurumlar KPSS ile alım yapmaktadır.

Serbest avukatlık kendine ait büroda tek başına ya da ortaklarıyla birlikte çalışan serbest meslek faaliyeti yürüten yapmak istediği işlerle ilgili seçme imkanı olan çalışma biçimidir. Serbest avukatlar müvekkillerinden yaptıkları iş karşılığında ödeme alarak hayatını idame ettirmektedir.

Toplum olarak hiçbir meslek grubundan insandan ücretsiz hizmet almayı tahayyül dahi edemezken sosyolojik araştırmalara konu olacak şekilde birçok insan avukatlardan ücretsiz hizmet almayı ummaktadır. Avukatlık gönüllülük esasına dayalı bir amme hizmeti olmadığı gibi serbest çalışan bir avukatın faaliyet gösterebilmesi için gider kalemleri de oldukça yüksektir. Avukatlık kişiye ve olaya özel yüksek ihtisas gerektiren bir meslektir ve oldukça değerlidir. Örneğin ABD’de de kendi avukatınıza davanızla ilgili gelişmelerden bilgi almak için 15 dakika dahi konuşmanız halinde ikametinize ertesi hafta danışmanlık ücretinin tahsil edilmesi için düzenlenen bir fatura ibraz edilmektedir.

Winston Churchill  konuyla ilgili şöyle demiştir: ‘’Ben doktoruma ne ödüyorsam, avukatıma iki katını öderim. Çünkü; doktora ne anlatırsam, bana bir reçete yazar. Ağrıyı, sızıyı, acıyı tek başıma çekerim. Oysa avukatıma ne anlatırsam, yanından rahatlamış bir şekilde çıkarım, tüm dertlerim artık onun derdi haline gelir.’’

Kimseden ücretsiz 1 gün dahi çalışmasını beklenemeyecek olduğu gibi orta doğu zihniyetinin tezahürü olarak bir avukattan da belki de senelerce sürebilecek bir davayı ‘dert üstlenmesini’ ücretsiz ya da asgari ücret tarifesi altında almasını istenmemelidir.

Bağlı çalışan avukatlar ise serbest çalışan avukatların yanında ya da şirketlerin hukuk departmanlarında maaş usulü çalışanlardır.

  1. Avukatlar devletten maaş alır mı?

Sanılanın aksine serbest çalışan avukatlar devletten maaş almazlar.

  1. Avukatlar yeşil pasaport alabiliyor mu?

Onbeş yıl ve üstünde meslek kıdeme sahip olan avukatlar hususi damgalı(yeşil) pasaport alma hakkına sahiptir.

  1. Avukatlar Günü ne zaman?

 Avukatlar Günü her yılın Nisan ayının 5. gününde kutlanır.

5 Nisan Avukatlar Günü’nün tarihi ise Cumhuriyet kurulduktan sonra 3 Ocak 1934 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Avukatlar Birliği toplantısında baroların aynı çatı altında birleştirilmesi ve 5 Nisan’ın Avukatlar Günü olarak kutlanması karara bağlanmıştır.

 

  1. Avukat vekalet ücreti neye göre belirlenir?

Avukatlık ücreti uyuşmazlığın hangi dava ile ilgili olduğuna ve hangi hukuk kolunu ilgilendirdiğine göre değişkenlik gösterecektir. Örneğin ceza davalarında herhangi bir üst limit bulunmamaktadır. Ancak ne olursa olsun her türlü avukatlık faaliyeti için ödenmesi öngörülen bir asgari tarife belirlenmiştir. Bu tarifenin adı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesidir. Bu tarifenin altında dava ve iş görülmesi disiplin suçuna sebebiyet verecektir. Bu tarifeye ulaşmak için tıklayın

Bu tarifenin yanında bir de Baroların belirlediği en az ücret tarifesi bulunmaktadır. Ankara Barosu en az ücret tarifesine sitemizin ana sayfasında bulunan bölümden ulaşılabilmektedir. Bu tarifeye ulaşmak için tıklayın.

 

  1. Avukat danışmanlık ücreti ne kadar?

Danışmanlık ücreti de asgari tarifeden az olmamak üzere her avukat tarafından serbestçe belirlenebilir. Buna mukabil 2023 yılı asgari ücret tarifesine göre avukat danışmanlık ücreti büroda sözlü danışma 1200 Türk Lirası çağrı üzerine gidilen yerde avukat sözlü danışmanlık ücreti 2500 Türk Lirası, yazılı danışma için öngörülen avukatlık danışma ücreti ise 2500 Türk Lirasıdır.

  1. Avukatın sır saklama zorunluluğu var mı?

Avukatların müvekkilleriyle ilgili edindikleri bilgiler hakkında avukatların sır saklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Bunun yanında müvekkilin avukatına verdiği bilgiler dışında dahi avukat yaptığı çalışmalar sonucu müvekkili hakkında edindiği her türlü bilgi ve belgeyi sır saklama yükümlülüğü kapsamında muhafaza etmek ile yükümlüdür.

Her şeyden önce bu yükümlülük Avukatlık Kanununun 36. maddesinde düzenlenmiştir.

Avukatın müvekkilinin sırrını saklama yükümlülüğü yalnız üçüncü kişiler açısından değil çok geniş kapsamlı düzenlenmiştir. Avukatın sır saklama yükümlülüğü savcılıklara mahkemelere ve idari makamlara karşı da geçerlidir.

 

  1. Avukat davayı takip etmezse ne olur?

Halk arasında yaygın bir şikayet olan ‘’avukatım davayı takip etmiyor’’ hususu ne yazık ki yargı sistemimizin yanlışlıklarından kaynaklanmaktadır. Yargılamaların oldukça uzun sürmesi sebebiyle günah keçisi ilan edilen avukatların hukuki süreçlerin süresine ilişkin tasarruf yetkisi ve hiçbir mesuliyeti bulunmamaktadır.

Avukat üzerine aldığı işi yazılı bir sözleşme olmasa dahi sonuna kadar takip eder ve buna ‘işin takibi yükümlülüğü’ denerek Avukatlık Kanunun 17. maddesinde düzenlenmiştir. Avukatlar müvekkillerinin işlerini özen sorumluluğunun gerektirdiği ölçüde takip eder.

 

  1. Avukat online danışmanlık hizmeti verebilir mi?

Avukatlar danışmanlık hizmetlerini yalnızca büroda verebilirler. Avukatlık Kanunu madde 51’de danışma yapılması uygun olmayan yerler başlıklı hükümde avukatların baro levhasında yazılı olan büroları harici herhangi bir yerde mahkeme salonunda adliyelerde iş sahipleri ile hukuki danışmada bulunmaktan ve iş kabul etmekten yasaklıdırlar. Ancak çağrı ve özel olarak gidilen yerlerde bu hüküm uygulanmaz.

Online yani çevrimiçi danışmanlık hizmeti için henüz bir düzenleme yapılmamıştır.

 

  1. Avukat dava almayı reddedebilir mi?

Avukatlığın serbest bir meslek olma sebebiyle avukatlar hiçbir neden göstermeksizin müvekkil adaylarının vermek istediği işleri almayı reddedebilir.

 

  1. Avukatlık sözleşmesi nasıl son bulur?

  • Ölüm
  • Azil
  • İstifa
  • Avukatın temyiz kudretini kaybetmesi
  • Avukatın meslekten men edilmesi
  • Yapılan işi ifa edilerek son bulması
  • Süreli şekilde verilen vekalet bulunması halinde sürenin sona ermesi
  • Avukatın çekilmesi

 

  1. Avukat azledildikten sonra ücret ödenir mi?

Avukatlık Kanununun 174. maddesinin 2. fıkrası gereği vekil edenin avukatı azletmesi halinde avukat, vekalet ücretinin tamamına hak kazanır. Ancak eğer avukatın kusur ya da ihmalinin bulunduğu ortaya çıkarsa ücret ödenmesine gerek yoktur.

 

  1. Mahkemeler tarafından verilen karşı vekalet ücreti kime aittir?

Avukatlık Kanununda mahkemelerce verilen vekalet ücretinin kime ait olduğu konusu açıkça düzenlenmiştir. Emredici nitelikte olan Avukatlık Kanunu md. 164/5’e göre dava sonunda tarifeye göre belirlenen vekalet ücreti avukatın hakkıdır. Hatta bu ücret niteliği itibari ile iş sahibinin borcu sebebiyle takas ya da mahsuba konu edilemez.

 

  1. Avukat komisyoncusu / avukat aracısı kimdir?

Ne yazık ki avukatların bağımsızlığına gölge düşürecek ve etik kurallara karşı çıkacak şekilde kimi zaman komisyoncu kullanılabilmektedir. Avukat komisyoncusu denilen bu kişiler çıkar karşılığı avukata iş getirmektedir. Baştan söylemek gerekir ki avukatın komisyoncu kullanması hukuka aykırıdır. Avukatlar ve komisyoncular için cezai sorumluluk bulunmakta olup altı aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Hatta aracının memur olması halinde hapis cezası bir yıldan az olamaz şeklinde düzenleme yapılmıştır.

Exit mobile version