Hakaret Suçu – Bilişim Hukuku Avukat İrem İlbars

HAKARET SUÇU 

Günümüzde sosyal medyada hakaret suçu oldukça sık şekilde işlenmekte olup konuya ilişkin dikkat edilmesi gereken birçok husus bulunmaktadır. Her insan, şeref ve onur sahibidir. Ceza hukuku, kişiyi onuruna, şeref ve haysiyetine dokunan fiillere karşı korumaktadır. Kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince, hiç kimse, bir diğer kimseden, daha az şerefli değildir; herkes toplumun eşit şerefli birer üyesidir. (An. m. 5, 10, 17). Hiç kimse bir diğerinden daha az ya da daha fazla şerefli değildir.

Tüm ülkelerin hukuk sisteminde olduğu gibi bizim ülkemizde de toplumu oluşturan bireylerin onur ve şereflerini, manevi mevcudiyetlerini korumak için birtakım hukuki düzenlemeler yapılmıştır. 5237  sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde ‘’Şerefe Karşı Suçlar’’ isimli bölümünde düzenlenen hakaret suçuna ilişkin kanun hükmü şöyledir:

(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Hakaret suçu, bir kişinin onurunu zedeleyici nitelikte sözler veya davranışlarla bir başkasına zarar vermek veya onu küçük düşürmek anlamına gelir. Hakaret, sosyal medya organları olan Instagram , Facebook , Twitter Whatsapp aracılığı ile gerçekleşebileceği gibi sözlü ifadeler, yazılı iletiler, hareketler veya diğer davranışlar yoluyla da gerçekleşebilir.

Hakaret suçunun varlığı veya yokluğu, somut vakıanın oluş biçimine, bağlamına, kişinin hassasiyetine örf ve adetlere ve toplumsal normlara bağlı olarak farklı şekillerde değerlendirilebilmektedir. Başka bir deyişle hakaret suçunun varlığı veya yokluğu, her olay için ayrı şekilde değerlendirilir.

  • Katile katil demek, şerefsize şerefsiz demek, hırsıza hırsız demek suç mudur?

‘’Bugünkü hakim görüşe göre, onur kırıcı bir suçtan hüküm giyen veya kamuoyunca şerefsiz sayılan bir şahsın, örneğin dilenci, serseri ve fahişelerin de korunmaya değer bir şeref alanları vardır ve bu alana yapılan tecavüzlerin cezalandırılması gereklidir. Ancak, bunların dışında kalan tahkirlerde artık bulunmayan bir şerefin ihlali söz konusu olamayacağından, fiil suç teşkil etmez; bunun içindir ki, hırsıza “hırsız”, katile “katil”, seks işçisine “fahişe” diyen kimse cezalandırılamaz.

Kişi toplumda sahip olduğu saygınlık ve itibarı kısmen doğuştan kısmen de sonradan kazanmaktadır. Buna göre bir şeref ve haysiyet vardır ki, kişi bunlara doğuştan sahiptir ve bu ona insan olarak doğmuş olması nedeniyle tanınmıştır. Kişi, bu değerleri çok zararlı bir kişi de olsa kaybetmez. Örneğin, bir yankesici, hırsız veya katil bir hayvana benzetilemez; böyle bir nitelendirme onun insan olması nedeniyle doğuma ilişkin değerlerine saldırı teşkil eder.

Bu düşüncelerden çıkan sonuç şudur: Katile “katil“, fahişeye “fahişe” demek suç değilse de, bunlara “hırsız” ya da “dolandırıcı” demek suçtur.’’(Hakaret ve Sövme Suçları kitabından – Sahir Erman)

Doktrinde her ne kadar bu görüş hakimse de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira TCK m. 127/2’ye göre :“İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde cezaya hükmedilir” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun maddesi tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde düzenlenilmiş bu yüzden bir suçun faili olan kimseye hakaret edilmesi de hakaret suçuna sebebiyet verecektir.

  • Firmaya ya da Şirkete hakaret etmek  , Şirket Karalamak suç mudur?

Firmalar, nevi her ne olursa olsun şirketler, dernekler, vakıflar tüzel kişiliğe sahip olması nedeni il hakaret suçunun mağduru olamazlar. Aynı zamanda tüzel kişiler hakaret suçunun faili de olamazlar. Ancak bir sosyal medya sitesinde markanın karalanması, şirketin kötülenerek ağır ithamlarda bulunulması, markanın izinsiz şekilde kullanılması 6769 Sayılı Kanun kapsamında Marka Hakkına Tecavüz Suçuna sebebiyet vermektedir.

  • Toplu hakaret suç mudur?

Hakaretin birlikte bulunan kişilerden hangisine yapıldığı hakkında net bir tespitte bulunulamıyorsa suçun oluştuğundan bahsedilemez.  Tüzel kişiliğe sahip olmayan toplulukların , sosyal bir sınıfın, meslek mensuplarına yönelik hakaret edilmesi  halinde suçun oluşmaz. Örneğin tüm fakirler salaktır, tüm zenginler şeref yoksunudur, tüm doktorlar cimridir gibi cümlelerin sarf edilmesi halinde hakaret suçunun oluştuğundan bahsedilemez. Yine de bu tür cümleler Türk Ceza Kanunun 216. maddesinde düzenlenen Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçuna sebebiyet verebilmektedir. Yargıtay bir kararında sanığın, katılanın eşinin memleketi olan Kırabalılar sülalesine sövmesinde suçun oluştuğunu kabul etmiştir. (Ceza Genel Kurulu 28.11.1988, 2-449/494)

  • Hüküm kurulurken hiçbir çelişkiye yer verilmemelidir.

1-İki ayrı katılana hakaret ettiği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle dava açılan sanığın kararda hangi müştekiye yönelik hakaret eyleminden dolayı cezalandırıldığı açıklanmamak suretiyle hükümde karışıklığa neden olacak şekilde hüküm kurulması,

2.CD. 0.09.2013, 2011/32542 E. – 2013/19915 K.

  • Kamu görevlisine hakaret suçu ve cezası

Türk Ceza Kanunu kamu görevi ifa edenlere mesleğinden dolayı hakaret edenleri daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya bırakmak için Kamu Görevlisine Hakaret Suçunu ayrı şekilde düzenlemiştir. TCK’nın 6. maddesinde de kamu görevlisi kavramı “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli ve geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanmıştır. Buna göre mesleğinden dolayı bir avukata, belediye başkanına, din görevlisine hakaret edilmesi halinde kamu yararı gözetilerek cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Kamu görevlisine hakaret suçu adi hakaret suçundan farklı olarak şikayet tabi değildir. Başka bir deyişle sosyal medya hesabından örneğin bir belediye başkanına hakaret edilmesi halinde savcılık makamı kendiliğinden soruşturma başlatabilmektedir. Ayrıca kamu görevlisine hakaret suçu uzlaştırma kapsamının dışında olması nedeni ile de adi hakaret suçundan ayrılmaktadır. Bu suçun işlenmesi halinde soruşturma dosyası uzlaştırmacıya intikal etmeden son bulmaktadır. Ek olarak mağdurun hakaret suçuna ilişkin şikayetini geri çekmesi halinde süreç son bulurken kamu görevlisine karşı hakaret eden kişi hakkında ne kadar şikayetten vazgeçilse de bu vazgeçme düşme kararının verilmesi için yeterli değildir.

‘’b) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesine göre belirlenmesini müteakip TCK’nin 125/3-a maddesi gereği arttırılması suretiyle hüküm tesisi,

  1. c) Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan hüküm kurulurken; 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi gereği temel cezanın 1 yıl karşılığı 365 gün adli para cezasından aşağı olmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, hatalı bir şekilde 360 gün adli para cezası olarak belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi,
  2. d) Sanık hakkında hakaret suçundan uygulama yapılırken, kamu görevlisine hakaret suçu alenen işlendiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,’’ (Yargıtay Kararı – 1. CD., E. 2021/1429 K. 2021/1744 T. 18.2.2021 )
  • Avukatın iddia ve savunma dokunulmazlığı , eleştiri hakkı ihbar ve şikayet hakkı haber verme hakkı

Türk Ceza Kanunun 128. maddesine göre Yargı kuruluşlarına yahut idari mercilere şahıslara ilişkin somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması sebebi ile cezalandırma yapılamaz.

Kadıköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde katılanın davacı olduğu dosyada, sanığın davalı Meryem Bülbül vekili olarak verdiği davaya cevap dilekçesinde “…davacı ve diğer davalının tanıştıktan kısa bir süre sonra aralarında şimdilik gizledikleri ancak meşru olmayan bir ilişki başladığı, bunun üzerine davalının üç çocuğunu ve müvekkilimi hayatından silip atmak istediğini anlaşılmaktadır.” şeklindeki sözleri uyuşmazlık konusu ile bağlantılı ise de bu değerlendirmenin gerçek ve somut olaylara dayanmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi,

2.CD. 14.05.2013, 2011/27497 E. – 2013/12627 K.

  • Eksik inceleme

Dosya içeriğine göre, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, müştekilerin bulunduğu şehirde yaşamaması, müştekilerle aralarında hakareti gerektirecek bir husumet ve irtibatın bulunmaması, arama kayıtlarında aramaların sanığın ikameti haricinde müştekinin yerleşim yeri olan Nevşehir’den yapılması, suça konu sanık adına kayıtlı telefon hattının çok sayıda cep telefonu ile farklı zamanlarda kullanılıyor olması karşısında, ilgili telefon hattının sanığın kimlik bilgileri yada daha önce yaptığı başka bir işlem ya da telefon aboneliği nedeni ile ele geçirilen kimlik fotokopisinin kullanılarak alınmış olma olasılığı bulunmakla; savunma doğrultusunda, suça konu 0 538 524 **** numaralı telefona ait abonelik sözleşmesinin aslı ve eki bilgeler ilgili kurumdan getirtilerek, sanığın usulünce toplanacak imza örnekleri ile sözleşme üzerindeki sanık tarafından atılan imza örneklerinin uzman bilirkişiye incelettirilerek sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi, sözleşme üzerinde ki adres ve sabit telefon aboneliklerini kimin kullandığının tespiti, gerektiğinde müştekile-re ses teşhisi yaptırılarak, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,

2.CD. 17.12.2012, 2011/19140 E. – 2012/48334 K.

  • Suçun gerçekleştiği delillerle sabitken sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerinde değildir.

Oluşa dosya içeriğine göre sanığın müştekiye yönelik cep telefonu gönderdiği mesajın içeriği itibarıyla hakaret niteliği taşıdığı ve sanığın ait telefondan suçu işlediği sabit olduğu halde sübut bulan suçtan mahkumiyet yerine ya ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…

2.CD. 17.12.2012, 2011/19569 E. – 2012/48410 K.

  • Hakaret suçuna ilişkin manevi kast unsurunun niteliği doğru tespit edilmelidir. Mağdura senin ananı avradını ***eceğim denilmesi hakaret değil tehdit suçuna sebebiyet verir.

*”Sanık Selim D**’in mağdur Kanber E**’a yönelik “gel lan buraya, senin ananı avradını si*eceğim, senin gö*ünü si*eceğim” şeklindeki sözlerinin mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit oluşturduğu ve TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, hukuki olmayan gerekçeyle aynı Kanunun 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçundan hüküm kurulması,”(4.C.D., 13.04.2016 T, 2013/30901 E, 2016/7165 K.)

Sosyal Medyada Hakaret Suçu için ayrıca Sosyal Medya Suçları , Cezaları ve İspatı yazımıza göz atınız.

Sosyal Medya Suçları , Cezaları ve İspatı

Sosyal medya suçları nelerdir? Bilişim Hukuku – Bilişim Suçları

bilişim avukatı

Sosyal medya suçları günümüzün vazgeçilmezi olan Whatsapp , Facebook, Twitter ( X) , Instagram , Youtube gibi yoğun kullanılan sosyal medya araçları aracılığı ile işlenmektedir. Bu sosyal medya platformları hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğu ve her kesim, kültür ve eğitim düzeyinden insanın etkileşime girmesi için kesişim noktası olması sebebi ile hakaret suçu , tehdit suçu , taciz suçu gibi birçok suçun kaynağını oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu’nda kayıtlı suçların sosyal medya aracılığıyla da işlenmekte olması ispat gibi bazı yönlerden farklılık arz etmektedir. Sosyal medya üzerinden işlenen bazı suçlara örnek olarak:

  • Terör suçları 3713 sayılı Kanuna Muhalefet,
  • Hakaret suçu TCK 125,
  • Cinsel taciz TCK 105,
  • Dolandırıcılık TCK 157 – 158,
  • Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik TCK 216,
  • Verinin hukuka aykırı bir şekilde verilmesi ya da ele geçirilmesi TCK 136,
  • Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi TCK 132,
  • Bilişim sistemini engelleme, bozma, erişimini imkânsız hale getirme, verileri silme, yok etme ya da değiştirme TCK 244,
  • İftira suçu TCK 267,
  • Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma TCK 123,
  • Tehdit TCK 106 ve şantaj TCK 107,
  • Özel hayatın gizliliğini ihlal TCK 134 gibi suçlar gösterilmektedir.

Sosyal Medya Suçları Cezaları 

Sosyal Medya platformları üzerinden işlenen suçların basit halleri için öngörülen ceza miktarları aşağıda belirtilmiştir. Ancak unutulmamalıdır ki suçun basit hali bulunduğu gibi nitelikli görünüm şekilleri ve arttırım nedenleri de bulunmaktadır.

  • Hakaret suçu

    Sosyal medyada belki de en sık işlenen suç hakaret suçudur. Evdeyken bir bilgisayar ya da telefon başında olmanın vermiş olduğu rahatlıkla birçok insan bireylere küfür etme , aşağılama, hakaret etme yanlışından hiç de kaçınmamaktadır. Hakaret suçunun cezası Türk Ceza Kanununun 125. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre:

Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Hakaret suçu ile ilgili ayrıntılı bilgi için Hakaret Suçu başlıklı yazımıza göz atınız.

  • Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu

    Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.

  • Cinsel taciz suçu

    Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında , mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise

    verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

  • Nitelikli dolandırıcılık suçu

    Madde 158-(1) f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, …hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

    Bu suç tipi en fazla borsa ve forex gibi yatırım araçlarından yüksek miktarda gelir vaad edilmesi, ev ve araç satış vaadi ile mağdurların iradelerini hile ile sakatlayarak haksız menfaat edilmesi yolu ile gerçekleştirilmektedir.

  • Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu

    Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır

  • Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu

    Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2)Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı
    cezaya hükmolunur.

  • Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu

    Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu 

    Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.  İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.

  • Tehdit Suçu

    Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

  • Şantaj suçu

    Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir  yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

  • Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

    Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır

 

  • Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymaSırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma

(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya
övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi
halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.7/2

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan bazı eylemler sonucu aynı zamanda özel hukuk anlamında kişilik hakları ihlali de gerçekleşebilmekte ve bu da tazminat sorumluluğu doğurabilmektedir.

Elektronik delillerin değiştirilebilir ya da ortadan kaldırılabilir olmaları nedeni ile delillerin kayıtla birlikte muhafazası oldukça önem arz etmektedir.

Ekran görüntüsü delil midir? Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda deliller nelerdir?

Ekran görüntüleri delil başlangıcı olarak nazara alınmaktadır. Bu sebeple kimi zaman yalnız ekran görüntülerinin delil olarak sunulması yeterli görülmemektedir. Ekran görüntüleri diğer ispat yöntemleriyle birlikte kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ile ilgili deliller sadece ekran görüntüsü(Screenshot) değil Uniform Resource Loader( URL adresi), trafik bilgilerinin kayıt altına alınması ile de elde edilebilmektedir. Ayrıca bu verilerin E-Tespit(iç link) ile noter tarafından tespiti ve Damgalat(iç link) ile blockchain teknolojisiyle muhafazası da mümkündür.

Whatsapp ve sosyal medya mesajları delil olarak kullanılmakta mı?

Whatsapp ve sosyal medya konuşmaları mahkemelerce delil olarak kabul edilmektedir. Lakin, bu konuşmaların delil olarak kabul edilmesi bazı şartlara bağlanmıştır. Şöyle ki; Whatsapp ve sosyal medya mesajlaşmalarının gerçekliğinin doğru olduğu durumlarda ve bu konuşmaların hukuka uygun elde edildiği durumlarda bu konuşmalar delil olarak kullanılabilmektedir. Ancak sosyal medya şifrelerinin kırılarak elde edilmesi durumunda hem delil hukuka aykırı elde edildiği için hükme esas alınmayacak hem de TCK madde 136’ya göre Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu işlenmiş olacaktır. Aynı şekilde photoshop programlarıyla bu yönde delil uydurulması halinde hem delil geçersiz sayılıp yargılamaya esas alınmayacak hem de TCK madde 271’e göre delil uydurma suçu işlenmiş olacaktır.

Damgalat nedir?

Damgalat.com zaman damgası ile çalışmaktadır.

Zaman Damgaları belli bir verinin belirtilen bir tarihte var olduğunu kanıtlarlar. Zaman Damgası Sunucusu, zaman damgalarını imzalamak için açık anahtar teknolojisini kullanarak, verinin bütünlüğünü ve belirli bir tarihteki varlığını onaylar.

Bir sözleşmenin imzalandığı, paranın transfer edildiği, başvurunun yapıldığı vs. tarih ve saati kanıtlama ihtiyacı günümüz e-ticaret, e-devlet uygulamaları için hayati önem taşımaktadır. Bununla birlikte yeni bir çizim, tasarım, fotoğraf, düşünce, araştırma, formül, algoritma, kitap gibi fikri ve mülki kullanım hakkı elde edilmek istenen her türlü elektronik veri için zaman damgası alınabilir.

5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa göre Zaman Damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve / veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı, ifade eder.

Damgalat.com da her tweetin saf orijinal içeriğini resmi Twitter alt yapısını kullanarak alır ve o veriyi damgalar. O veri değişirse veya silinirse orijinal veri önceden damgalandığı  için o verinin varlığına kanıt olmaktadır.

-Damgalat.com kurucusundan alıntıdır.

E-Tespit Nedir?

E-tespit elektronik ortamda verilerin 7/24 tespit edilmesine yarayan ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu madde 198/A kapsamında yararlanılan bir hizmettir. Bu tespit sayesinde delillerin doğruluğu güvence altına alınacak ve yargılamada ispat açısından büyük avantaj sağlanacaktır. E-Tespit Portal(URL KOY) üzerinden gerçekleştirilen bu işlem TNB tarafından saklanmakta ve bu kayıt işlemi sonrası talep sahibine başvuru numarası verilmektedir. Bu başvuru numarası ile dilediğiniz bir noterliğe gidip tespit işlemini tamamlayabilirsiniz. Bu sayede delil silinse dahi noterlik tarafından tasdik edilmiş olacağı için yargılamada esas alınacaktır.

Yargı Kararları ışığında sosyal medyada işlenen suçlar

 

  • Huzur ve Sükunu Bozma Suçunun gerçekleşmesi için ısrar şartı aranır.

Somut olayda sanığın katılanın sosyal medya hesabına mesaj göndermesi biçiminde gerçekleşen eyleminde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar öğesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirir. Yargıtay Kararı – 4. CD., E. 2018/6819 K. 2021/20320 T. 22.6.2021

  • Hakaret Suçunun oluşabilmesi için sarf edilen eylemin açıkça şeref ve saygınlığı zedeleyecek ölçüde olması gerekmektedir. Kaba söz, eleştiri ve beddua niteliğindeki sözler hakaret suçuna sebebiyet vermez.

Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, Sulh Ceza Hakimi olan şikayetçiye “önce “çok kabasınız” ve “bu ne diyor” şeklindeki sözlerinin şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 18. CD., E. 2015/6905 K. 2015/5967 T. 29.9.2015

  • Cinsel Taciz Suçunun oluşabilmesi için failin eylemlerinin cinsellik içermesi ve cinsel amaçla yazılması gerekmektedir. 

Mağdure ile sanık arasında daha önceden gönül ilişkisinin yaşandığı, ancak yaklaşık 2 yıl önce mağdurenin sanıktan ayrıldığı, ayrılık gerçekleştikten sonra sanığın mağdurenin peşini bırakmayarak defalarca arkadaşlık teklif ettiği, ancak mağdurenin sanığın teklifini reddettiği, her ne kadar sanık ile mağdurenin önceden gönül ilişkisi olduğuna ilişkin deliller bulunmuş ise de; bu mesajların yaklaşık bir sene sonra sanık tarafından gönderildiği, bu durumda öncesinde yaşanan duyguların yansımasını gerektirecek bir durumun mahkemece takdiren değerlendirilmediği, samimi katılan ve mağdurenin beyanlarına mahkemece üstünlük tanındığı, sanığın olay tarihinde kendisine ait olan “*****_… …_***@hotmail.com” isimli facebook sayfasında iddianamede yazılı şekilde “Sadece ömrümü ömrüne adamak istiyorum çok şey istemiyorum aslında senden. Sadece yanımda olmanı istiyorum. Bütün günü birlikte geçirelim. Seni daha çok daha çok sevmek istiyorum. Kahkahanın dibine vurmak istiyorum. Kahkahalarımızı fotoğraflarla ölümsüzleştirmek istiyorum. Bizi hep gülerken hatırlamak istiyorum sadece. Sana sarılıp kokunu içime çekmek ve seni sevdiğimi kulağına fısıldamak istiyorum. Dertlerimizi kuytu köşelere hapsetmek, birlikte yeşerttiğimiz umutları özgür kılmak istiyorum. Senin sevgini fısıldamanı istiyorum. Benimle ilgilenmeni, kıskanmanı kimseyle paylaşmayacağını göstermeni istiyorum. Çok şey istemiyorum aslında. Sadece seni doya doya yaşamak istiyorum…” cinsel içerikli sözleri yayınlamak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği, bu kabul şekline, mağdure beyanı ve bu beyanına itibar edilebileceğine dair bilirkişi mütâlaası ve tüm dosya kapsamına dayanılarak ulaşıldığı anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ve hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.

Mağdure ile gönül ilişkisi olan sanığın kendi sayfasında mağdurenin daha önce herkese açık olarak paylaşmış olduğu fotoğrafı paylaşarak altına yazdığı iddianameye konu sözlerin bizatihi cinsellik içermediği gibi cinsel amaçla yazdığına dair de her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın kanuni unsurları itibari ile oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 9. CD., E. 2021/13215 K. 2023/1371 T. 14.3.2023

  • Şantaj , Görüntü ve Seslerin İfşası sureti ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunda dijital delillerin nazara alınmaması ve eksik inceleme yapılması hukuka aykırı olup bozma nedenidir. 

Mağdura ait özel fotoğrafların ifşasında kullanılan sahte facebook hesabının … isimli şahsın adını ve soyadını taşıması ve sanığın “Müşteki ile en son yapacağımız buluşma … ile müşteki arasındaki problemlerden kaynaklı buluşmaydı, öyle hatırlıyorum, müşteki benle buluştuğu ilk günden bir gün önce aynı otelde odasında … ile buluşmuştu, bunu bana müşteki söyledi, ben görmedim.” şeklindeki savunmasına da yansıdığı üzere … isimli şahsın varlığından haberdar olması, katılanın sanığa iftira atmasını gerektiren herhangi bir delil ve bu yönde sanığın da bir iddiasının bulunmaması karşısında, sanığın kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik inandırıcılıktan uzak soyut savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, mevcut olan delillerin iddiaya konu eylemleri gerçekleştirenin sanık olduğunu açık ve net olarak ortaya koyduğu gözetilerek, sanığa yüklenen şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, suçların işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak temel cezaların da asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından katılana ait cep telefonu incelenerek 21.10.2014 tarihinde hazırlanan rapor ile cep telefonu içeriğinin aktarıldığı rapora ekli flash diskte yer alan tespitler de dikkate alınmaksızın, sanığa ait cep telefonunun satılmış olmasından dolayı kovuşturma evresinde teslim edilmemesi nedeniyle dijital delillerin elde edilemeyip, katılan vekilince dosyaya sunulan dijital delillerin de sanık tarafından kabul edilmediğine dair dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat hükümleri kurulması bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 12. CD., E. 2020/2238 K. 2020/7160 T. 16.12.2020

#bilişimavukatı

 

Exit mobile version