Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma – Çıkarılma

Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Şirket Sözleşmesi ile Ortaklıktan Çıkarma

Şirketlerde ortaklıktan çıkarma Türk Ticaret Kanununun ‘Çıkarma’ başlıklı maddesinde düzenlenmiştir:

MADDE 640- (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.

(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.

(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.

Şirket Kurarken Dikkat !

Şirket sözleşmesi hazırlanırken nasıl ki evlenen çiftlerde bir gün boşanacakları ve bu ihtimale karşılık bir evlilik sözleşmesi diye anılan mal rejimi sözleşmesi yapmak akıllara gelmiyorsa şirket kurulurken de esas sözleşmeye çıkma ya da çıkarılmaya yönelik hükümlerin eklenmesi gelmemektedir. Bu durum ilerde ortaklar arasında çıkan ihtilaflarda esas sözleşmeye sonradan hüküm konulması genel kurul kararı gerektirdiği ve bu konuda da mutabakat gerekmesi nedeni ile anlaşmazlıklar çıkmaza sürüklenmektedir. Bu gibi nedenlerle riskleri minimize etmek için esas sözleşmenin mutlaka bir avukat yardımı ile hazırlanması elzemdir. Kimi iştigal alanı tamami ile farklı bir meslek olan hukuk bilmezlerin esas sözleşme tanzimi yaparken bir ortağın isteği üzerine çıkarma hükmü eklemesi halinde dahi bu çıkarma hükümleri çoğunlukla hukuka aykırı olduğundan yok hükmündedir. Şirketten çıkarma nedenleri, çıkarma usulü ve sonuçları kesinlikle ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin bir ortağın çıkarılması hakkında hükümler belirlenirken çıkarma nedenlerinin açıkça sayılmaması geçerli çıkarma doğurmaz. Veyahut çok genel nitelikte çerçeve ifadelerle çıkarma hükümlerinin belirtilmesi de yüksek ihtimalle geçerli olmayacaktır zira çıkarma nedenleri aleyhine karar alınan kişinin lehine dar yorumlanması ilkedir.

Ortağın şirketten çıkarılması kanunda da açıkça öngörüldüğü üzere genel kurul organının devredilemez yetkilerindendir. Ayrıntılı bilgi için Limited Şirketlerde Genel Kurul yazımızı inceleyiniz.TTK madde 621/1- h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. için temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir.

Limited şirket ortak sayısının elliyi aşması durumu doktrinde kimileri için infisah nedeni olarak sayılmaktadır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Limited Şirket Sona Erme Nedenleri isimli yazımızı inceleyiniz. Bu tür durumlarda herkesin menfaatine olan tek yol tür değişimidir.

Ortak çıkarma kararına karşı ortak genel kurula katılmış olsa dahi şirket müdürünün kendisine noter aracılığı ile ortaklıktan çıkarıldığını bildirmesinin ardından Genel Kurul Kararını İptal Davası açabilir.

Mahkeme Kararı ile Ortaklıktan Çıkarma

Sözleşmeye dayanarak genel kurul kararı ile çıkarmanın yanında şirket ayrıca kanunda belirtilen usul ve esaslara dayanarak mahkemeden de ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep edebilir. Mahkeme kararı ile ortaklıktan çıkarma için haklı sebeple çıkarma davası açılır. Elbette bu davanın açılabilmesi için genel kurulda mahkemeden talepte bulunulması yönünde karar alınması zaruridir. Bu karar dava şartı olup yokluğu halinde dava reddedilir.

Ortaklıktan çıkarma nedenleri

Limited şirkette ortaklıktan çıkarma nedenleri birçok Yargıtay kararından yola çıkarak yorumlanmakta olup bazıları şunlardır:

  • Sır saklama yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
  • Sermaye koyma borcunu ihlal
  • Bağlılık ve sadakat yükümlülüğünün ihlali
  • Yan edim yükümlülüklerinin ihlali
  • Ek ödeme yükümlülüklerinin ihlali
  • Şirket aleyhine davranışlarda bulunulması
  • Diğer ortaklara ve çalışanlara karşı ahlaka aykırı davranışlarda bulunması
  • Her türlü hakkın kötüye kullanımı
  • Kötü niyetli davranışlar ile şirketi zarara sokması
  • Hile, desise, irtikap, zimmet
  • Yüz kızartıcı suçlardan mahkum olması, tutuklanması – hüküm giymesi
  • Yaşlılık, hastalık durumları nedeni ile niteliklerini kaybetmesi …

Ortağın dava süresince şirketi zarara sokmaya yönelik dürüstlük kuralına uygun düşmeyen davranışları bulunması halinde talep üzerine ortak hakkında oy kullanma hakkı, bilgi alma ve inceleme yakkı ve rekabet konularından tedbir kararı verebilir. Çıkarılacak ortağın müdür olması halinde yerine yönetim kayyımı atanabilir.

Ortaklık çıkarma halinde çıkarılan ortağa ayrılma akçesi ödenmektedir. Ayrılma akçesini düzenleyen Türk Ticaret Kanunu hükmü şu şekildedir:

Ayrılma akçesi
  1. İstem ve tutar

MADDE 641– (1) Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.

(2) Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.

Ayrılma akçesi çıkarılan ortağın sahip olduğu esas sermaye payının gerçek değerine bağlı olarak belirlenir. Ayrılma akçesi üç farklı şekilde belirlenir:

  1. Şirket sözleşmesi ile
  2. Ayrılma sözleşmesi ile
  3. Mahkeme kararı ile

Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma

Anonim şirketlerde ise ortak  koyma borcuna sahip olduğu için bu borcun ifasını yerine getirmeyen ortağın ortaklıktan çıkarılması mümkündür. Konu ile ilgili halka açık anonim ortaklıklarda ayrıntılı bilgi Sermaye Piyasası Kanununda da açıkça düzenlenmiştir.

Anonim şirketlerde ortalıktan çıkarma üç ana başlık altında incelenmelidir:

  1. Iskat
  2. Hakim Pay Sahibinin Ortaklıktan Çıkarma yani Satın Alma Hakkı
  3. Haklı Sebeple Fesih ve Denkleştirme Davaları Neticesinde Azınlığın Ortaklıktan Çıkarılması

Limited Şirket Sona Erme Nedenleri

 Limited Şirket Sona Erme Nedenleri iki ana başlık altında düzenlenmektedir.

  1. Limited Şirketin İnfisah Nedenleri
  2. Limited Şirketin Fesih Nedenleri

 Adi Ortaklığın Son Bulma hallerini düzenleyen Türk Borçlar Kanunumuzun 639. maddesi şu şekildedir:

Adi Ortaklık Sözleşmesi – Ortaklığın sona ermesi – Sona erme sebepleri

Madde 639 – Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer:

  1. Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesiyle.
  2. Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.
  3. Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.
  4. Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.
  5. Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.
  6. Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.
  7. Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.

Her ne kadar bu hüküm adi ortaklıklar için düzenlenmiş olsa da her şirket türünün özüne ve niteliğine uygun düştüğü takdirde ve aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça Limited Şirket de dahil olmak üzere tüm ortaklıklara KIYASEN uygulanır.

 

  • Limited Şirket İnfisah Nedenleri

  1. Şirket Amacının Elde Edilmesi ya da bu amacın elde edilmesinin imkansız hale gelmesi

Yukarıda yer alan Türk Borçlar Kanunu m. 639/1’de düzenlendiği üzere iktisadi bir amaç uğruna kurulan limited şirket sona erme nedenlerinden ilki şirketin amacının nihayete ermesi ya da gerçekleşme ihtimalinin artık imkansız olmasıdır. Günümüzde limited şirketler birden fazla amaç ve faaliyete sahip olmakta. Bu tip limited şirketlerde bir ya da birden çok konuda amacın gerçekleşmesi/gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi şirketin sona ermesi için yeterli değildir meğerki amaçların tümü konusuz kalmasın.

Örneğin ayahuasca bitkisinin ithalatı ve bu ürünün iç pazarda satışı amacı ile bir limited şirket kuruldu ancak bir süre sonra Sağlık Bakanlığı bu bitkinin satışını ve kullanımını yasakladı; işte bu durumda şirketin amacının imkansızlaşması nedeni ile şirket infisah olacaktır.

Türk Borçlar Kanunu madde 639’da düzenlendiği üzere Limited Şirketi bitiren infisah eden nedenlerden diğerlerini incelemek gerekirse:

  • Ortaklardan birinin ölümü : Esasında ortaklardan birinin ölümü ayrı bir tüzel kişiliğe sahip limited şirketin sona ermesi için neden değildir.

Limited Şirket ortağı boşanırsa ya da ölürse payı ne olur?

Limited Şirketin miras yolu ile devrini düzenleyen eşe (miras ya da mal rejimi yolu ile) ya da çocuklara (miras yolu ile) iktisap hakkı tanıyan hüküm Türk Ticaret Kanununda şu şekilde düzenlenmiştir:

MADDE 596– (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.

(2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır.

Görüldüğü üzere boşanma ya da ölüm halinde şirket ortağının hakkını iktisap eden hak sahiplerinin bu hakları kesin değildir.

  • Limited şirket ortağı iflas ederse ya da şirketteki payına haciz konulursa – pay haczi durumunda ne olur?

Bu nedenler de tek başına şirketin infisah nedeni değildir.

(2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir.

  • Limited şirketin süresi sona ererse ne olur?

Limited şirketler süreli ya da süresiz olarak kurulabilir. Süresi bitmiş olmasına rağmen uzatma kararı alınmayan şirketlerin sona mı ereceği yoksa belirsiz süreli mi olacağına dair öğretide birçok farklı görüş bulunmaktadır.

  • Ortak fesih bildirisinde bulunursa şirket sona erer mi?

Doktrinde feshi ihbar olarak bilinen bu halde şirket sözleşmesi ile fesih hakkı verilen ortağın fesih bildiriminde bulunması ile şirket feshedilebilmektedir. Şirket sözleşmelerine genelde tıpkı kira sözleşmelerinde de gördüğümüz gibi ‘’X tarihine bir ay kala Y ortağı şirketi feshedebilecek bu hak kullanılmadığı takdirde şirket birer yıl uzayacaktır’’ ifadeleri eklenmektedir.

Esas Sözleşmede düzenlenen sona erme nedenlerinden birinin meydana gelmesi

Birtakım limited şirket kurucuları kanunlarda düzenlenen sona erme nedenlerine ek olarak esas sözleşmeye özel sona erme nedenleri de dercettirebilmektedir. En sık nedenlerden biri ‘’şirketin iki yıl üst üste zarar etmesi halinde; şirket infisah olur/şirketin feshi mahkemeden istenebilir’’ şeklindedir.

Ortak sayısının elliyi aşması

Türk Ticaret Kanunu Ortakların sayısı başlıklı MADDE 574/1’e göre Ortakların sayısı elliyi aşamaz.

Şirket İflası

Limited şirket doğrudan iflas yolu saklı kalmak üzere genel haciz yolu ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu kullanılarak iflas yoluna başvurularak feshedilebilir.

  1. Şirketin Borca Batık Olması

  2. Şirket Birleşmesi ya da Şirket Bölünmesi

Birleşme ‘devralma’ ve ‘yeni kuruluş’ şeklinde olmak üzere iki halde gerçekleşir. Birleşme ile devrolunan şirket tasfiye edilmezken infisah eder. Yeni bir ortaklık kuruluşunda iki şirketin birleşip yeni tek bir şirket oluşturmaları halinde birleşen şirketler infisah ederek yeni bir tüzel kişilik doğurur.

Şirket bölünmesinde ise ‘tam bölünme’ ve ‘kısmi bölünme’ şeklinde iki şekilde gerçekleşirken infisah yalnız şirketin tam bölünmesinde meydana gelmektedir.

  • Limited Şirket Fesih Nedenleri 

  • Mahkeme kararı ile sona erme

Kanunda öngörülen hallerde fesih davası açılarak limited şirkete mahkeme ilamı ile son verilebilir.

  • Genel kurul kararı ile sona erme

Genel Kurul ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen Limited Şirketlerde Genel Kurul makalemizi inceleyiniz.

 

Kaynak : Limited Şirketin Sona Erme Nedenleri – Elif Yalçın Sırakaya, Adalet Yayınevi.

Limited Şirketler ve Genel Kurul

LİMİTED ŞİRKET GENEL KURULU

Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlardan biri de genel kuruldur. Eski Ticaret Kanunu’nda genel kurul için “ortaklar umumî heyeti” kavramı kullanılmakta idi. Günümüzde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ise “limited şirket genel kurulu” kavramı kullanılmaktadır.

Genel Kurul Görev ve Yetkileri

Limited şirket ortaklarının katılımıyla oluşan Kanunla sadece kendisine tanınmış olan konularda karar alan zorunlu organ olan genel kurulun yetki ve sorumlulukları şunlardır:

  • şirket sözleşmesinin tadili,
  • şirketin müdür ya da müdürlerin atanmaları yahut görevden alınmaları,
  • müdürlere ödenecek ücretlerin belirlenmesi,
  • müdürlerin ibra edilmeleri ,
  • şirket kârının dağıtımı,
  • sermayenin azaltılması ya da arttırılması,
  • topluluk denetçisi ve denetçi tayini ve görevden alınması,
  • şirketin finansal tabloları ile yıl sonu faaliyet raporunun onaylanması ,
  • esas sermaye pay geçişlerinin onaylanması,
  • ortaklıktan çıkarma için mahkemeden talepte bulunma ,
  • şirketin feshi…

Genel kurul, yılda bir veya birkaç kez toplanan şirketin ortaklarından oluşan, en geniş yetkiye sahip zorunlu bir limited şirket organıdır. Müdürler ve müdürler kurulu gibi daimi bir organ olmaması nedeni ile şirket genel kurulunun yılda bir kez olağan biçimde toplanması yasal zorunlulukarın yerine getirilmesi için yeterlidir. Genel kurulun limited şirketi temsil yetkisi yoktur.  Genel kurul tarafından alınmış kararlarının uygulanması müdür ya da müdürler kurulu tarafından yerine getirilir.

Genel Kurul Ne Zaman Toplanır?

Limited şirket genel kurulu her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde toplanır. Toplantıdan en az onbeş gün önce ortaklar toplantıya çağrılır. Bu süre şirket sözleşmesi ile uzatılabilir veya on güne kadar azaltılabilir (TTK m. 617/2).

Genel kurulda ortaklardan her biri aynı görüşte olmak zorunda değildir. Karar alınması için oy çoğunluğu yeterli görülmüştür.

Buna karşılık, TTK’nın 636. maddesinin ikinci fıkrasında;

“Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hâle getirilmesi için bir mühlet belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” denilmiştir.

Limited şirketlerde genel kurulun toplanamaması halinde ortaklara ve şirket alacaklılarına mahkemeden şirketin feshini isteme hakkı tanınmıştır. Limited şirkette de anonim şirket genel kurulunun birkaç yıl üst üste toplanmaması şirket aleyhine dava açılması ve feshinin istenebilmesi gibi istenmeyen sonuçlar doğurabilecektir.

İPTAL DAVASI

Anonim Şirketler için düzenlenen Genel Kurul Kararının iptali TTK 445: “446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.” kıyas yolu ile limited şirketlere de uygulanmaktadır.

İptal davası açabilecek kişiler başlıklı hüküm şu şekildedir:

Madde 446 : (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.şeklinde düzenlenmiş olup iptal davası açmak için taraf ehliyetine sahip olan unsurları ve iptal nedenlerini saymıştır. Prof Dr. Hasan Pulaşlı’ya göre TTK m. 446/1 b bendinde sayılan dört halin sınırlı sayı ilkesine tabi olmadığı belirtilmektedir.

İPTAL SEBEPLERİ

  • Esas sözleşmeye aykırılık
  • Dürüstlük Kuralına aykırılık
  • Kanuna aykırılık

TTK madde 447 ise pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır.

Türk Ticaret Kanunu bazı kararların sadece genel kurul tarafından alınmasını şart koşmuştur.  Bu nedenle genel kurulun toplanmaması, anılan önemli kararların da alınmamış olması sonucunu doğuracaktır. Müdürlerin görev süreleri sona ermesine rağmen genel kurul toplantılarının yapılmaması, yeni müdürlerin belirlenmemesi veya seçilememesi, bu durumda müdürlerin hukuki durumlarının belirsiz hale gelmesi; şirketin kâr dağıtımı konusunda karar alamaması; genel kurul kararı olmadan müdürlere ücret ödenmesinin yasal dayanağının bulunmaması; bağımsız denetime tabi limited şirketlerde genel kurul toplantısı yapılmaması sonucunda denetçinin seçilmemesi durumunda şirketin finansal tablolarının hazırlanmamış sayılması; genel kurul onayı olmadan esas sermaye paylarının devirlerinin geçerli kabul edilmemesi gibi sorunlar sadece birkaçıdır. Bu nedenle, yeni Türk Ticaret Kanunu döneminde limited şirket genel kurul toplantılarının zamanında yapılmasının önemi daha da artmıştır.

Limited Şirket Genel Kurul Rehberi – Soner Altaş –Seçkin Yayınları

Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku – Prof. Dr.  Oruç Hami Şener – Seçkin Yayıncılık

Şirketler Hukuku ile ilgili diğer yazılarımıza göz atınız:

Limited Şirket Kuruluşu 

Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Anonim Şirketlerde Pay Devri

Limited Şirket ve Anonim Şirket Farkları

 

Anonim Şirketlerde Pay Devri Şirketler Hukuku Avukat İrem İlbars

şirketler hukuku avukatı

Anonim Şirketlerde Pay Devri Mümkün Müdür?

Anonim şirketlerin kuruluş ve yapısına ilişkin her türlü husus Ticaret Hukuku ‘nun alt dalı olan Şirketler Hukuku alanının bir parçası olup bu hususlar Türk Ticaret Kanunu ile yasal düzenlemelere konu olmuştur bu sebeple anonim şirketlerde pay devri de bu kanunda düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde pay kavramı esas sermayenin bir parçası anlamına gelmektedir. Ülkemizde anonim şirkette pay satın almak kurumsal deneyimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Payların devredilebilirlik ilkesi, anonim şirketleri yatırımcılar açısından cazip kılan özelliklerden biridir. Anonim şirketlerde payların devri Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile düzenlenmektedir.

TTK’da pay devir serbestisi esastır. Ancak şirketler Esas Sözleşmede bazı kısıtlamalara yer vermeyi tercih edebilirler. Elbette bu sınırlamaların payların devredilebilirliği ilkesine engel teşkil etmemesi gerekmektedir. Bu tür kısıtlamaların mevcut olması halinde, devrin yürürlüğe girebilmesi için Yönetim Kurulunun onayı gerekmektedir.

Nama ve Hamiline yazılı pay senetlerinin devri

Nama yazılı ve hamiline yazılı pay senetleri senede bağlı pay çeşitlerindendir. Şirket esas sözleşmesinde payların nama ya da hamiline yazılı olması düzenlenebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 490. maddesine göre nama yazılı paylarda devir sınırlama olmaksızın devir işlemine tabiidir. Nama yazılı paylarda pay senetlerinin ciro edilerek devralana teslim edilmesi ve ardından şirkete bildirilmesi ile gerçekleştirilir. Devrin tamamen tamamlanabilmesi için şirketin devralanın adını pay defterine kaydetmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Özellikle belgelendirilmemiş veya kaydileştirilmiş paylar için Ticaret Sicili nezdinde akdedilmiş bir devir sözleşmesi gerekmektedir. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık yapılmadığı takdirde bu payların devredilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır.

Hamiline yazılı pay senetlerinin devri ise Nama yazılı pay senetlerinin devrinin aksine oldukça zahmetsiz olup TTK madde 489’a göre pay senedinin zilyetliğin devri yolu ile gerçekleşir. Başka bir anlatımla pay senetlerinin devralana fiziksel olarak teslim edilmesiyle devir işlemi tamamlanır. Hamiline yazılı payların devirlerinde tam olarak bir devir serbestisi söz konusu olup bu hak kısıtlanamaz.

Pay senetlerinin devrinde kısıtlama

Anonim şirketlerde pay senetleri devrine ilişkin yasal kısıtlamalar Türk Ticaret Kanunu’nun 491. maddesinde düzenlenir. Buna göre :

(1) Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin.
(2) Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.

Özellikle anonim şirketlerde, TTK’nın 491/2 maddesi uyarınca tescil ve ilan edilmesi zorunlu olmadığı takdirde Yönetim Kurulu, pay devrini reddedebilir. Halka açık anonim şirketler ise Sermaye Piyasası Kanunu’nun öngördüğü zorunlu teklif ve çekilme haklarına uymak zorundadır. Ön alım hakları ve pay rehni nedeniyle başka sınırlamalar da ortaya çıkabilir.

Payların devredilebilirliği konusunda basit gibi görünen yaklaşıma rağmen, her işlemdeki farklılıklara bağlı olarak karmaşıklıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle, öngörülemeyen sonuçlarla karşılaşmamak için her aşamada hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.

Payların devredilebilirliği ilkesi doğrultusunda, Türkiye’deki anonim şirketlerde süreçlerin verimliliğinin artırılmasında elektronik pay devirlerinin rolüne değinmek yerinde olacaktır. Elektronik pay transferleri kolaylık, hız ve güvenlik nedeniyle hızla kabul görmeye başlamıştır. Kurumsal ilişkilerin giderek dijitalleşmesiyle birlikte elektronik pay transferleri artık sıradan hale gelmiştir. Bu transferler, fiziki belgelere veya Ticaret Sicili önünde bulunmaya gerek kalmadan payların bir taraftan diğerine devredilme sürecini kolaylaştırmak için elektronik sistemlerin kullanılmasını içerir. Bu ilerleme, Türkiye’nin kurumsal ekosistemindeki modern iş uygulamalarının genel hedeflerini yansıtarak, pay devir işlemlerinde kolaylık ve uygunluğun artmasına yol açmıştır. Ancak ilgili tarafların tüm işlemlerde şeffaflığı ve yasallığı sağlamak için ilgili elektronik işlem düzenlemelerini anlamaları ve bunlara uymaları önemlidir.

Ticaret ve Şirketler Hukuku ile ilgili daha fazla makale için sitemizdeki diğer makaleleri inceleyiniz.

  1. Çamoğlu, E. ve Teoman, P. (2018). Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim ortaklıklarda payların devri. IBA Kurumsal ve Birleşme ve Satın Alma Hukuku Komitesi Yayınları.
  2. Erol, İ. (2017). Anonim Şirketlerde Pay Devrinin Temel Esasları. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 75.
  3. Salih, A. (2019). Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerdeki Hisse Senetleri ve Hisse Senetleri. Uluslararası Ekonomi ve Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi.

ankara şirketler hukuku avukatı 

Limited Şirket ve Anonim Şirket Farkları Ticaret Hukuku Avukat İlbars

ankara şirketler hukuku avukatı

Limited Şirket Nedir?

Asgari 10.000 TL sermaye en az 1 ve en fazla 50 ortakla kurulabilen şirket türüne limited denir. Faaliyet konusu, şirket isminde açıkça belirtilir. Halka açılması söz konusu değildir ve şirketin borçlarından sermaye payı sahibi olan herkes, pay oranına göre sorumludur.

Zorunlu organları:

  1. Genel Kurul
  2. Müdürler

 

Limited Şirketlerin Avantajları Nelerdir?

En önemli avantajı, kuruluş için gerekli olan sermayenin düşük olmasıdır(10.000 TL). Bunun dışında öne çıkan avantajlar şöyle sıralanabilir:

  • Genel kurul toplantısına bakanlık temsilcisinin katılmasına gerek yoktur.
  • En az iki yıl elde tutulan şirket payının satışında Katma Değer Vergisi ödemez.
  • Avukat bulundurma zorunluluğu yoktur.
  • Anonim şirkete göre daha sade bir yapısı olması nedeniyle kuruluş, defter tasdik ve tescil & sicil işlemlerinde harç ve ödemelerde maliyet avantajının olmasıdır.
  • Asgari sermayesi anonim şirkete göre daha azdır.

 

Limited Şirketlerin Dezavantajları Nelerdir?

Limited şirketlerin en büyük dezavantajı, halka açılma imkanının olmamasıdır. Bu nedenle de tahvil çıkaramazlar. Bunun dışında dezavantajlar şöyle sıralanır.

  • Ortak sayısı 50 ile sınırlıdır.
  • Şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarında ortaklar, sermaye payları oranında sorumlu tutulur.
  • Satış işleminde kanunla belirlenen Gelir Vergisi hükümlerine tabidir.
  • Ortaklar şirketin özel borçlarından sadece taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumludur. Bunun yanında, ortaklar, şirketin kamu borçlarından (Vergi, SGK prim borcu vb.) sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Dolayısıyla şirketteki bütün pay sahipleri şirketin kamu borcundan dolayı doğrudan doğruya bütün mal varlıkları ile sorumlu olmaktadır
  • Yönetim faaliyetleri müdürler tarafından yürütülmektedir. Şirket sözleşmesi ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilecektir. Fakat en az bir ortakta, şirketin yönetim ve temsil yetkisinin bulunması gerekmektedir.Kanuni Temsil ve yönetim sorumluluğunun zorunlu olarak ortaklardan en az birinin üstlenilmesi, söz konusu ortak bakımından ekonomik risk teşkil etmekte, ayrıca ortağa yönetimsel pozisyondan kaynaklanan hukuki ve cezai sorumluluk yüklemektedir.
  • Ortağın sermaye payının devri daha zordur.

Özetle; gelir dilimleri tablosunu göz önünde bulundurduğunuzda, yüksek tutarlı yıllık satışlar hedefliyorsanız, işinizi büyüterek sürdürmeyi planlıyor ancak sermaye ve bütçe anlamında anonim şirketin gerekliliklerini yerine getirmekte zorlanacağınızı düşünüyorsanız; ticaret hayatınıza limited şirket kurarak başlamak sizin için avantajlı bir tercih olur.

 

Anonim Şirket Nedir?

Sermayesi halka kapalı (kayıtlı sermaye) ise en az 100.000 TL ya da halka açık (esas sermaye) en az 50.000 TL olan ve en az 1 en çok sınırsız ortakla kurulabilen şirket türüdür.

 

Halka açık olmanın tanımı: Halka Arz; hisse senetlerini satışa çıkardığını ilan eden bir şirketin tüm yatırımcılara hissedar olma yolunu açması faaliyetidir. Halka arz işlemi, şirketlerin ve bu şirketlerin sahip oldukları varlıkların küçük paylara bölünerek satışa çıkarılmasıdır.

 Zorunlu organları

  • Genel Kurul
  • Yönetim Kurulu

 

Anonim Şirketlerin Avantajları Nelerdir?

  • Halka arz imkanı vardır.
  • Tahvil ve hisse senedi çıkarıp satma imkanı vardır.
  • İki yıldan beri elinde pay tutan bir kişi, hissesini sattığı takdirde Gelir Vergisi ödemek zorunda değildir.
  • Pay devir işlemleri kolaydır.
  • Ortakların şirket borçlarından sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle şirkete karşı sorumludurlar. Yani limited şirket gibi kaamu borçlarından tüm mal varlıkları ile sorumlulukları bulunmaz.
  • Sınırsız ortak olabilmektedir.
  • Ortaklar yönetim kurulunda bulunabilirler. Bunun yanında limited şirketteki gibi yönetim yetkisinin en az bir ortağa verilme zorunluluğu yoktur.

 

Anonim Şirketlerin Dezavantajları Nelerdir?

  • Sermayesi 250.000 TL’yi geçen anonim şirketlerin tamamında avukat bulundurulması zorunludur..
  • Tutulması gereken defter sayısı fazladır.
  • Genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi bulunmalıdır.
  • Asgari sermaye tutarı daha fazladır.
  • Muhasebe ve tescil & sicil işlemlerindeki maliyetlerin yine diğer şirket türlerine göre daha yüksek
  • Özetle; kurumsal yapı işiniz için önemliyse, gelecekte şirkete yatırımcı alma planlarınız varsa, hukuki yükümlülükler bakımından mümkün olduğunca sınırlı sorumluluk almak istiyorsanız; ticaret hayatınıza anonim şirket kurarak başlamak sizin için avantajlı bir tercih olur.

 

 

 

Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu Avukat İrem İlbars

ŞİRKETLER HUKUKU AVUKATI . TİCARET AVUKATI

ankara şirketler hukuku avukatı

ŞİRKETLER HUKUKU – HANGİ ŞİRKETLER AVUKAT BULUNDURMAK ZORUNDADIR? 

Şirketler Avukat bulundurup bulundurmama konusunda çoğu zaman tereddüt yaşamaktadır.  Ticaret ile iştigal eden şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu yasal olarak bazı kanunlarımızda düzenlenmiştir. Şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu bulunmasına rağmen bu yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde bazı ağır müeyyideler uygulanmaktadır.

Kimi şirketler, şirket bünyesinde avukat istihdam ederken kimi şirketler ise serbest meslek mensubu avukatlardan yasal danışmanlık ve avukatlık desteği almaktadır. Bu yasal danışmanlık hizmeti sürekli olmalı ve sözleşme ile düzenlenmelidir.

Şirketler Hangi Hallerde Avukat Bulundurmalı?

  • 1136 sayılı Avukatlık Kanunu 35. Maddenin 3. Fıkrası uyarınca esas sermaye miktarının 5 katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısının 100 veya daha fazla olduğu yapı kooperatiflerinin avukat bulundurması yasal zorunluluktur. Sermayesi 250 bin TL ‘nin üstünde olan anonim şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır.
  • Baro Başkanlıklarınca bahse konu şirket ve kooperatiflere sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunu hatırlatan yazı gönderilmektedir.
  •  Baro Başkanlıklarınca gönderilmiş olan yazıya karşılık avukat bulundurma zorunluluğunu yerine getirmeyen bahse konu anonim şirketler ve yapı kooperatifleri hakkında yasal düzenlemelerle öngörülen ceza ve yaptırımlar dayanak gösterilerek Baro Başkanlıkları tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilmektedir. Bu şikayet sonucunda Cumhuriyet Başsavcılıklarınca bu şirketlere yürürlükteki brüt asgari ücretin 2 katı oranında idari para cezası verilmektedir. Bu müeyyide  yükümlülüğün yerine getirilmediği her ay için brüt asgari ücretin 2 katı şeklinde uygulanmaktadır.
  • Şirketlerin ve yapı kooperatiflerinin benzer vaziyetle karşılaşmamaları için sadece avukatlık sözleşmesi öne sürmesi yeterli görülmeyip sözleşmeli avukatın tanzim ettiği serbest meslek makbuzu ve ödeme yapıldığına banka dekontu gibi belgelerin sunulması gerekmektedir.
  • Şirket avukat arasında bulunan anlaşmanın devam ettiği süreç boyunca anonim şirketler, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ nde öngörülen avukatlık ücretini her ay avukata ödemek durumundadır. Avukat ise ödemelere karşılık düzenlemiş olduğu meslek makbuz fotokopilerini yıl sonunda baroya sunmak zorundadır.

Şirketler avukat seçimi yaparken avukatın hangi alanlarda iştigal ettiğini ayrıntılı şekilde öğrenmeli ve buna göre anlaşma gerçekleştirmelidir. Zira her şirket avukatı şirketlerin ihtiyaç duyduğu hukuki yardımı tam olarak karşılayamabilmektedir; kaldı ki doğru şekilde karşılanmasına imkan da yoktur. Her bir hukuk dalı kendi içerisinde çok yoğun bilgiler , devasa farklılıklar, tecrübe ve metodolojik araştırma gerektirmektedir. Örneğin şirketin istihdam etmiş olduğu avukat icra hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda oldukça uzmanken Kişisel Verileri Koruma Hukuku konusunda eksik kalabilir. Bu gibi durumlarda avukat, şirkete bu konuda yetenek ve bilgisinin olmadığını açıklayarak hangi uzmandan yardım alınacağına dair önerilerini sunmalıdır. Bu husus Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 38. maddesinde “Avukat zamanın ve yeteneklerinin erişemediği bir işi kabul etmez. Avukat davayı almaktan veya kovuşturmadan çekinme hakkını müvekkiline zarar vermeyecek biçimde kullanmağa mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir.

Şirket avukat desteği almak istediğinde ücret anlaşmasını avukatlık sözleşmesinde net şekilde belirtmelidir. Avukat her iş başına ayrı ücret talep edebileceği gibi iş yoğunluğuna bakılmaksızın aylık sabit bir ücret de talep edebilir.

Taraflar sözleşme imzaladıktan sonra şirket yetkilisinin noterden avukata vekaletname düzenlettirmesi halinde  şirket avukat arasında yasal temsilcilik ilişkisi resmileşmektedir. Bu vekaletname ile avukat artık tüzel kişi olan şirketin her türlü idari başvurusunu, davalarını ve icra takip dosyalarını vekaleten takip edebilecektir.

Ankara’da şirketlere avukat bulundurma zorunluluğu hakkında belirli periyotlarla Ankara Barosu tarafından uyarı yazısı göndermektedir. Belirtilen cezaların muhatabı olmamak için şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğuna uygun davranması ve halk arasında şirketler hukuku avukatı – şirket avukatı ya da ticaret hukuku avukatı diye anılan şirketler hukuku alanında faaliyet gösteren avukatlarla süreç yönetmesi gerekmektedir. Şirketler hukuku ile ilgili diğer makalelerimiz için tıklayın.

Limited Şirketler Genel Kurul

Limited Şirket Sona Erme Nedenleri

Limited Şirket ve Anonim Şirket Farkları

 

ankara şirketler hukuku avukatı – ticaret avukatı

Exit mobile version