<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İlbars Hukuk </title>
	<atom:link href="https://ilbarshukukburosu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ilbarshukukburosu.com</link>
	<description>Hukuk Bürosu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Oct 2026 00:59:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/10/cropped-ilbars-site-ikonu-32x32.png</url>
	<title>İlbars Hukuk </title>
	<link>https://ilbarshukukburosu.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ceza Avukatı ve Ceza Davalarında Hukuki Temsil</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/ceza-avukati/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/ceza-avukati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Oct 2026 23:35:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38316</guid>

					<description><![CDATA[Ceza Avukatı ve Ceza Davalarında Hukuki Temsil Ceza yargılaması, kişi hürriyetini, sosyal statüyü ve mülkiyet haklarını doğrudan hedef alabilen yaptırımları..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 data-path-to-node="0">Ceza Avukatı ve Ceza Davalarında Hukuki Temsil</h1>
<p data-path-to-node="1">Ceza yargılaması, kişi hürriyetini, sosyal statüyü ve mülkiyet haklarını doğrudan hedef alabilen yaptırımları barındırması nedeniyle hukuk sisteminin en hassas zeminidir. Ceza avukatı ise ceza yargılamalarında avukatlık yapan kişileri tanımlamak için halk arasında kullanılan bir tabirdir. Bir suç şüphesiyle karşılaşmak, yersiz bir iftiraya maruz kalmak veya haksız bir eylemin mağduru olmak, hayatın doğal akışında aniden ortaya çıkabilen ve hızlı hukuki reaksiyon gerektiren durumlardır. Bu noktada sürecin başından sonuna kadar alanında uzman bir halk deyimi ile ceza avukatıyla çalışmak, sadece bir usul işlemi değil; masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ve geleceğin en büyük teminatıdır.</p>
<h2 data-path-to-node="2">Ceza Yargılamasında Savunma Hakkı ve Avukatın Rolü</h2>
<p data-path-to-node="3">Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca, ceza dosyasında şüpheli veya sanığı savunan avukata &#8220;müdafi&#8221;, şikayetçi (müşteki) tarafı temsil eden avukata ise &#8220;vekil&#8221; denir. Hukuk sistemimiz, yargılamanın adil bir dengede yürütülebilmesi için iddia makamı (savcılık) ile savunma makamının (avukat) eşit şartlarda mücadele etmesini öngörür.</p>
<p data-path-to-node="4">Kulaktan dolma bilgilerle veya &#8220;nasıl olsa haklıyım&#8221; düşüncesiyle ceza dosyalarında avukatsız hareket etmek, usul hataları nedeniyle geri dönülemez hak kayıplarına yol açar.</p>
<h2 data-path-to-node="5">Soruşturma Aşamasında Avukat Neden Hayatidir?</h2>
<p data-path-to-node="6">Suç şüphesinin emniyet birimlerine veya savcılığa intikal etmesiyle başlayan sürece soruşturma aşaması denir. Davanın iskeleti bu aşamada kurulur.</p>
<ul data-path-to-node="7">
<li>
<p data-path-to-node="7,0,0"><b data-path-to-node="7,0,0" data-index-in-node="0">İfade Alma ve Gözaltı:</b> Kolluk kuvvetlerinde (emniyet veya jandarma) ilk ifadenin verilmesi, dosyanın seyrini belirleyen en kritik andır. Bu aşamada bir ceza avukatının hazır bulunması, şüphelinin psikolojik baskı altında ifade vermesini engeller ve beyanların tutanağa eksiksiz, çarpıtılmadan geçirilmesini sağlar.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,1,0"><b data-path-to-node="7,1,0" data-index-in-node="0">Tutuklamaya İtiraz ve Adli Kontrol:</b> Soruşturma savcısının şüpheliyi tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk etmesi durumunda, avukatın yapacağı anlık savunma ve sonrasındaki itiraz süreci, kişinin özgürlüğünü koruyan temel kalkandır.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="7,2,0"><b data-path-to-node="7,2,0" data-index-in-node="0">Hukuka Aykırı Delil Tespiti:</b> Arama, el koyma veya iletişimin tespiti (dinleme) gibi işlemlerin CMK&#8217;da belirtilen usullere göre yapılmaması durumunda, elde edilen deliller hukuka aykırı sayılır. Avukat, bu delillerin dosyadan çıkarılmasını talep ederek &#8220;Zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir&#8221; ilkesini işletir.</p>
</li>
</ul>
<h2 data-path-to-node="8">Ceza Davasında Sürecinde Hukuki Temsil</h2>
<p data-path-to-node="9">Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle dava (kovuşturma) başlar. Asliye Ceza veya Ağır Ceza mahkemelerinde yürütülen bu aşamada hukuki strateji çok yönlü uygulanmalıdır.</p>
<h3 data-path-to-node="10">Duruşma Pratiği ve Çapraz Sorgu</h3>
<p data-path-to-node="11">Duruşma salonları, yazılı beyanların sözlü olarak mahkeme heyetine aktarıldığı ve tanıkların dinlendiği alanlardır. Müşteki veya tanıkların çelişkili ifadelerinin anında tespit edilmesi, gerektiğinde bilirkişi raporlarına itiraz edilerek yeniden mütalaa alınmasının sağlanması doğrudan avukatın inisiyatifindedir.</p>
<h3 data-path-to-node="12">İstinaf ve Temyiz Aşamaları</h3>
<p data-path-to-node="13">Yerel mahkemenin verdiği karar (beraat veya mahkumiyet), sürecin sonu değildir. Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal süreler içinde Bölge Adliye Mahkemesine (İstinaf) ve akabinde Yargıtay&#8217;a (Temyiz) yapılacak gerekçeli itiraz başvuruları, eksik incelemeyle verilen hatalı kararların bozulmasını sağlar. Sürelerin kaçırılması, hükmün kesinleşmesi anlamına gelir ki, avukatın dosya takibindeki titizliği burada devreye girer.</p>
<h2 data-path-to-node="14">Şikayetçi (Müşteki) Vekilliği ve Hak Arama Özgürlüğü</h2>
<p data-path-to-node="15">Ceza avukatının görevi yalnızca sanık savunması yapmakla sınırlı değildir. Bir dolandırıcılık vakasında malvarlığını kaybeden, kasten yaralama sonucunda bedensel zarar gören veya hakarete uğrayan kişilerin şikayet süreçleri de aynı ciddiyetle takip edilmelidir.</p>
<p data-path-to-node="16">Müşteki vekili olarak sürecin içinde yer almak;</p>
<ul data-path-to-node="17">
<li>
<p data-path-to-node="17,0,0">Suç duyurusu dilekçesinin eyleme tam uyan TCK maddelerine göre hazırlanmasını,</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="17,1,0">Savcılığın verebileceği olası bir &#8220;Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK &#8211; Takipsizlik)&#8221; kararına etkili bir şekilde itiraz edilmesini,</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="17,2,0">Dava aşamasında sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak hak ettiği en ağır cezayı almasını ve haksız tahrik/iyi hal gibi indirimlerden yersiz faydalanmamasını sağlar.</p>
</li>
</ul>
<p data-path-to-node="18">Hukuki süreçlerin yavaş ve karmaşık işlediği ceza hukuku sisteminde, sürecin hiçbir aşamasını şansa bırakmamak gerekir. İster soruşturma aşamasında bir ifade işlemi, ister ağır ceza mahkemesinde görülen kapsamlı bir yargılama olsun; yasal haklarınızı korumak ve telafisi güç sonuçların önüne geçmek için profesyonel hukuki destek almak en güvenli yoldur.</p>
<h2><strong>Asliye Ceza Davaları </strong></h2>
<p>Asliye ceza mahkemeleri, sistemin genel görevli yargı mercileridir. Ağır Ceza Mahkemelerinin (ve Çocuk Mahkemesi, Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi gibi özel mahkemelerin) görev alanına girmeyen, kural olarak ceza üst sınırı <strong>10 yıl veya daha az</strong> olan tüm suçlara bu mahkemeler bakar. Asliye ceza davaları, 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmeyen ve sulh ceza hâkimliğinin işlemlerine konu olmayan tüm suçlara ilişkin kovuşturmaları kapsar . Temel kural olarak, kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı <strong>on yılı geçmeyen</strong> (on yıl dahil) veya yalnızca <strong>adli para cezası</strong> yaptırımına bağlanan suçların yargılaması asliye ceza mahkemesinde yürütülür</p>
<ul>
<li>Kasten veya taksirle yaralama (Örn: Basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek darp vakaları)</li>
<li>Tehdit</li>
<li>Şantaj</li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/iftira-sucu-ve-cezasi/">İftira</a></li>
<li>Hakaret</li>
<li>Hırsızlık</li>
<li>Mala zarar verme</li>
<li>Güveni kötüye kullanma</li>
<li>Basit dolandırıcılık</li>
<li>Özel belgede sahtecilik</li>
<li>Trafik veya iş kazası sonucu taksirle tek bir kişinin ölümüne neden olma</li>
<li>Kişilerin huzur ve sükununu bozma</li>
<li>Konut dokunulmazlığının ihlali</li>
<li>Cinsel taciz</li>
<li>Özel hayatın gizliliğini ihlal</li>
<li>Uyuşturucu Kullanma ve Bulundurma</li>
<li>Kaçakçılık</li>
<li>Vergi Suçları</li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/">Bilişim suçları</a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/">Kara para aklama suçu </a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/#Yasa_Disi_Bahiste_Yer_ve_Imkan_Saglama_Sucu">Yasa dışı bahis yer ve imkan sağlama </a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/#Yasa_Disi_Bahiste_Para_Transferi_Sucu">Yasa dışı bahis para transferi</a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/">Sistemi engelleme bozma verileri yok etme veya değiştirme </a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/">Bilişim sistemine girme </a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kotuye-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/">Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması </a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/yasak-cihazlar-ve-programlar/">Yasak programlar ve yasak cihazlar </a></li>
</ul>
<h2><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38317 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/10/Ceza-Avukati.jpeg" alt="Ceza avukatı" width="639" height="480" /></h2>
<h2><strong>Ağır Ceza Davaları </strong></h2>
<p>Ağır Ceza Davaları, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5235&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun</a> gereğince Ağır Ceza Mahkemelerinde görülür.</p>
<p>Türk Ceza Kanununda öngörülen cezanın üst sınırı <strong>10 yıldan fazla</strong> hapis cezasını gerektiren suçlar ile ceza miktarına bakılmaksızın kanunda özel olarak ismen sayılan en ağır suç tiplerine bakılarak ağır cezalık suç olarak belirtilen suçlar ağır ceza mahkemelerinde görülür.</p>
<p>Ağır Ceza Davaları:</p>
<ul>
<li>Kasten adam öldürme</li>
<li>Yağma (Gasp)</li>
<li>İrtikap</li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/silah-ticareti-sucu-ve-cezasi/">Silah ticareti </a></li>
<li>Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti</li>
<li>Nitelikli dolandırıcılık (Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması vb.)</li>
<li>Resmî belgede sahtecilik</li>
<li>Zimmet, irtikap ve rüşvet</li>
<li>Hileli iflas</li>
<li>Taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya bir kişinin ölümüyle birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma</li>
<li>İşkence</li>
<li>3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar</li>
<li>Devletin güvenliğine ve anayasal düzene karşı işlenen suçlar</li>
<li>Ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili tüm davalar.</li>
</ul>
<p>Ağır ceza davaları, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında yaptırımı en yüksek olan, kişi hürriyetini ve geleceğini geri dönülemez şekilde etkileme potansiyeli taşıyan en ciddi hukuki uyuşmazlıklardır. Bir ağır ceza davasında yargılanmak veya böylesine ağır bir suçun mağduru olmak, sürecin her aşamasında azami dikkat, teknik bilgi ve stratejik bir hukuki müdahale gerektirir. &#8220;Nasıl olsa masumum&#8221; veya &#8220;deliller lehime&#8221; yanılgısıyla savunma hakkının profesyonelce kullanılmaması, uzun yıllar sürecek hürriyeti bağlayıcı cezalarla (hapis) veya hak kayıplarıyla sonuçlanabilmektedir. Avukatlık büromuz ceza davalarında aktif ve titiz şekilde avukatlık görevi üstlenmektedir. İlbars Hukuk Bürosu olarak tüm Türkiye&#8217;de ceza davalarınında müvekkillerimizin yasal haklarını en güçlü ve stratejik argümanlarla savunuyoruz. Hukuk sistemimizde avukatların her davaya bakma yetkisi olsa da, ceza muhakemesi (CMK) çok katı usul kurallarına sahiptir. Avukatın soruşturma aşamasındaki ifade işlemlerinden, çapraz sorgu tekniklerine ve Yargıtay temyiz süreçlerine kadar ceza yargılamasının tüm dinamiklerine hakim olması gerekir. Dosyanızı inceleyecek avukatın, olayları salt kanun maddeleriyle değil; güncel Yargıtay emsal kararları ve usul hukuku çerçevesinde değerlendirebilmesi kritik bir detaydır. Avukatlık Kanunu ve meslek kuralları gereği hiçbir avukat bir davanın sonucu (kesin beraat, kesin tahliye vb.) hakkında yüzde yüz garanti veremez<b data-path-to-node="9" data-index-in-node="120">.</b> Hukukta mutlak kesinlik yoktur; deliller, hakimin takdiri ve yargılama süreci sonucu belirler. Doğru bir ceza avukatı size duymak istediklerinizi söyleyen ve kesin vaatlerde bulunan kişi değil; dosyanın risklerini, olası sonuçlarını ve hukuki stratejiyi tüm şeffaflığıyla masaya koyan kişidir.</p>
<h1 data-path-to-node="18">Ceza Avukatı</h1>
<p data-path-to-node="0"><b data-path-to-node="0" data-index-in-node="0">Ceza avukatı</b>; Türk Ceza Kanunu (TCK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve ilgili diğer özel kanunlar kapsamında yürütülen soruşturma ve dava süreçlerinde kişileri savunan, ceza hukuku pratiğinde yoğun mesleki tecrübe edinmiş hukukçudur.</p>
<p data-path-to-node="1">Türk hukuk sisteminde ve Avukatlık Kanunu&#8217;nda, doktorlardaki gibi resmi bir &#8220;branşlaşma&#8221; veya &#8220;Ceza Avukatı&#8221; şeklinde yasal bir uzmanlık unvanı bulunmaz. Ancak mesleki mesaisini ağırlıklı olarak ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerindeki davalar, savcılık soruşturmaları, gözaltı ve tutukluluk süreçleri üzerine yoğunlaştıran avukatlar, toplumda ve sektörde bu isimle anılır.</p>
<p data-path-to-node="2">Ceza avukatı, yargılama sürecinde temsil ettiği tarafa göre iki farklı resmi sıfatla görev yapar:</p>
<ul data-path-to-node="3">
<li>
<p data-path-to-node="3,0,0"><b data-path-to-node="3,0,0" data-index-in-node="0">Müdafi:</b> Suç şüphesi altında olan kişiyi (şüpheli veya sanık) savunan avukattır. Temel görevi; müvekkilinin masumiyet karinesini korumak, kolluk ve savcılık aşamasında hukuka aykırı elde edilen delillerin dosyadan çıkarılmasını sağlamak ve adil yargılanma hakkını temin etmektir.</p>
</li>
<li>
<p data-path-to-node="3,1,0"><b data-path-to-node="3,1,0" data-index-in-node="0">Vekil:</b> İşlenen bir suçtan dolayı doğrudan zarar gören tarafı (müşteki veya katılan) temsil eden avukattır. Temel görevi; şikayet sürecini hukuki bir zemine oturtmak, delillerin eksiksiz toplanmasını sağlamak ve failin hak ettiği yaptırımla cezalandırılması için iddia makamını desteklemektir.</p>
</li>
</ul>
<p data-path-to-node="4">Özetle ceza avukatı, sadece mahkeme salonunda kanun maddelerini okuyan bir temsilci değil; devletin cezalandırma yetkisi karşısında bireyin özgürlüğünü, mülkiyetini, itibarını ve geleceğini koruyan en temel yasal kalkandır. Ceza avukatı tercihi yaparken ceza hukuku alanında faaliyet gösteren bu alan ile ilgili çalışmalar yapan avukatları aramanız ve tercih etmeniz gerekir.</p>
<h2 data-path-to-node="4">Sıkça Sorulan Sorular</h2>
<h3>Ceza davalarında avukat tutmak zorunlu mudur?</h3>
<p data-path-to-node="2">Türk hukuk sisteminde kural olarak kişinin kendi davasını takip etme hakkı vardır ve avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak; kanunda öngörülen cezanın alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, suça sürüklenen çocuklarda (18 yaş altı) ve kişinin kendini savunamayacak derecede sağır, dilsiz veya malul olması durumlarında &#8220;zorunlu müdafilik&#8221; kapsamında avukat bulunması şarttır. Bu istisnalar dışında kalan ceza dosyalarında da geri dönülemez hak kayıpları yaşamamak adına hukuki sürecin uzman bir avukatla yürütülmesi hayati önem taşır.</p>
<h3 data-path-to-node="3">Şüpheli olarak ifade verirken avukatım yanımda olabilir mi?</h3>
<p data-path-to-node="3">Evet, şüphelinin emniyet, jandarma veya savcılıkta ifade verirken müdafiinin (avukatının) hazır bulunmasını talep etme hakkı temel bir anayasal güvencedir. Avukatınız ifade işlemi boyunca yanınızda bulunarak hukuka aykırı soruları, yönlendirmeleri veya olası psikolojik baskıları engeller ve ifadenizin tutanağa eksiksiz geçirilmesini sağlar.</p>
<h3 data-path-to-node="4">Ceza mahkemelerinde dava süreci ortalama ne kadar sürer?</h3>
<p data-path-to-node="4">Ceza davalarının süresi; mahkemenin iş yüküne, dosyadaki sanık ve müşteki sayısına, toplanacak delillerin niteliğine (adli tıp, kriminal inceleme, HTS kayıtları) ve tanıkların dinlenme sürecine göre değişiklik gösterir. Yerel mahkemedeki yargılamalar genellikle 1 ila 2 yıl arasında sonuçlansa da, sonrasındaki İstinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve Temyiz (Yargıtay) aşamalarıyla birlikte nihai kararın kesinleşmesi daha uzun sürebilmektedir.</p>
<h3 data-path-to-node="4">Ceza Avukatı Ücretleri Ne Kadar?</h3>
<p>Ceza avukatları serbest piyasa nedeni ile çalışmak istedikleri bedelleri serbestçe belirler.Ancak bu durumun istisnası avukatlık ücret tarifesidir. Buna göre avukat asliye ceza davalarını 45 bin TL ağır ceza davalarını 60 bin TL&#8217;nin altında kabul edemez görev yapamaz. Bu nedenlerle &#8221;ceza avukatı ne kadar alır?&#8221; sorusuna verilecek net bir cevap yoktur. Bunun için kendi değerlendirmelerinizi yapıp tutmayı düşündüğünüz avukatlar ile birebir görüşme sağlamanız gerekir.</p>
<h3>Avukata 7/24 ulaşabilir miyim?</h3>
<p>Birçok büro mesai saatleri içinde çalışmayı tercih edebilir. Ancak bize göre ceza hukukunun mesai saati yoktur. Gözaltı kararları, ifadeye çağırma işlemleri veya acil tutuklamaya sevk durumları genellikle beklenmedik anlarda gerçekleşir. Özellikle ilk 24 saatte (soruşturma evresinde) hızlı şekilde avukat iletişimi kurabilmeniz ve hukuki müdahalenin zamanında yapılması, ileride doğabilecek telafisi imkansız zararları engeller.</p>
<p><script type="application/ld+json">
{
  "@context": "https://schema.org",
  "@type": "FAQPage",
  "mainEntity": [
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Ceza davalarında avukat tutmak zorunlu mudur?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Türk hukuk sisteminde kural olarak avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, suça sürüklenen çocuklarda ve kişinin kendini savunamayacak derecede malul olması durumlarında avukat tayini (zorunlu müdafilik) şarttır."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Şüpheli olarak ifade verirken avukatım yanımda olabilir mi?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Evet, şüphelinin emniyet veya savcılıkta ifade verirken avukatının hazır bulunmasını talep etme hakkı yasal bir güvencedir. Avukatınız sürecin hukuka uygun yürütülmesini sağlar."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Ceza mahkemelerinde dava süreci ortalama ne kadar sürer?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Dava süreleri mahkemenin iş yüküne ve toplanacak delillere göre değişir. Yerel mahkeme süreci genelde 1-2 yıl sürerken, İstinaf ve Yargıtay (temyiz) aşamalarıyla kararın kesinleşmesi daha uzun bir zamana yayılabilir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Ceza Avukatı Ücretleri Ne Kadar?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Ceza avukatları serbest piyasa nedeni ile çalışmak istedikleri bedelleri serbestçe belirler. Ancak bu durumun istisnası avukatlık ücret tarifesidir. Buna göre avukat asliye ceza davalarını 45 bin TL, ağır ceza davalarını 60 bin TL'nin altında kabul edemez, görev yapamaz. Bu nedenlerle 'ceza avukatı ne kadar alır?' sorusuna verilecek net bir cevap yoktur. Bunun için kendi değerlendirmelerinizi yapıp tutmayı düşündüğünüz avukatlar ile birebir görüşme sağlamanız gerekir."
      }
    },
    {
      "@type": "Question",
      "name": "Avukata 7/24 ulaşabilir miyim?",
      "acceptedAnswer": {
        "@type": "Answer",
        "text": "Birçok büro mesai saatleri içinde çalışmayı tercih edebilir. Ancak bize göre ceza hukukunun mesai saati yoktur. Gözaltı kararları, ifadeye çağırma işlemleri veya acil tutuklamaya sevk durumları genellikle beklenmedik anlarda gerçekleşir. Özellikle ilk 24 saatte (soruşturma evresinde) hızlı şekilde avukat iletişimi kurabilmeniz ve hukuki müdahalenin zamanında yapılması, ileride doğabilecek telafisi imkansız zararları engeller."
      }
    }
  ]
}
</script></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/ceza-avukati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KUSURLU ARAÇ SATIŞI CEZA DAVASI</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-satisinda-ceza-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-satisinda-ceza-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Sep 2026 00:25:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[kusurlu araç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38283</guid>

					<description><![CDATA[KUSURLU ARAÇ SATIŞI CEZA DAVASI Araba aldıktan sonra ortaya çıkan ve satıcının satarken bilgi vermediği ya da sakladığı sorunlar araç..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>KUSURLU ARAÇ SATIŞI CEZA DAVASI</h1>
<p>Araba aldıktan sonra ortaya çıkan ve satıcının satarken bilgi vermediği ya da sakladığı sorunlar araç kusurlarıdır. <a href="https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/#Tazminat_Davasi_Konusu_Arac_Kusurlari_Nelerdir">‘Araç kusurları nelerdir?’</a> başlıklı metnimizde ayrıntılı şekilde araç kusurları açıklanmıştır.</p>
<p>Bu kusurlardan olan Motor Sorunları ve Kilometre Düşürülmesi mağdur lehine <strong>kusurlu araç davası</strong> kapsamında tazminat hakkı doğurduğu gibi aynı zamanda <strong>ceza davası</strong> konusu da olabilmektedir.</p>
<h2><strong>KİLOMETRE SAYACI DÜŞÜRÜLMESİ </strong></h2>
<p>Kilometre sayacında oynama yapılması, kilometre göstergesini gerçeğinden daha düşük bir sayıya düşürülmesine  kilometre sayacı düşürülmesi denmektedir.  Araç kilometresinin düşürülerek satılması yalnızca tazminat ödenmesi gereken basit bir hukuki fiil değil alıcıyı aldatmaya yönelik hileli bir eylem, haksız menfaat temini ve dolayısıyla <strong>hapis cezası gerektiren dolandırıcılık suçu</strong> olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Öncelikle araç almadan önce mutlaka şunları yapın : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/#ARAC_ALIRKEN_NELER_YAPILMALIDIR"><strong>İkinci El Araba Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></a></p>
<p>Eğer arabayı almadan önce sorgulama yapmadıysanız ve almış olduğunuz aracın kilometresinde oynama yapıldığından şüpheleniyorsanız ilk yapacağınız mutlaka kilometre sorgusu olmalıdır.</p>
<p>Kilometre sorgusu için <a href="https://www.pttavm.com/aracim360/km-sorgula" target="_blank" rel="noopener">Kilometre Sorgusu</a> adresi üzerinden plaka ya da şasi numarası ile sorgulama yapabilirsiniz. Ancak biz en doğru sonuçlar için şasi numarası üzerinden sorgulama yapılmasını tavsiye ediyoruz. Sorgulama sonucunda aracınızın <a href="https://www.tuvturk.com.tr/" target="_blank" rel="noopener">TÜVTÜRK </a>üzerinden yapılan araç muayenelerinde kayıt altına alınan kilometre sonuçları tarihleri ile birlikte listelenir. Bu kayıtlarda yer alan bilgilere göre aracın kilometresinin düşürüldüğü resmi delil vasıtası ile anlaşılır. Bu noktadan sonra mutlaka avukat yardımı alarak hukuki süreç başlatmanız gerekir.</p>
<p>Kusurlu olan ve kilometresi düşürülen araç galeriden alındı ise <a href="https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/#GALERIDEN_ARIZALI_AYIPLI_ARAC_ALDIM_NE_YAPMALIYIM">Galeriden Alınan Araç için Tazminat Davası</a> eğer şahıstan araç alındı ise <a href="https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/#2-_Sahibinden_Sahistan_Alinan_Araclarda_Gizli_Ayip_ve_Yasal_Haklar">Şahıstan Alınan Araç İade ve Tazminat Davası</a> yolları izlenmelidir.</p>
<p>Bu tazminat davalarının yanında kilometre düşürmek suç teşkil edebileceği için ceza davası süreci de yönetilmelidir.</p>
<p>Kilometresi düşürülen araç Galeri tarafından düşürüldü ise satıcı ticaret erbabı olduğundan kilometre düşürme eylemi TCK m. 158/1-h kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturmakta ve doğrudan hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Oldukça güncel tarihli olan Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40591, K. 2025/6816, T. 29.05.2025  sayılı kararını emsal olarak ele almak gerekir. Davaya konu olayda; sanık tarafından muayene kayıtlarına göre kilometresi düşürülmüş olan aracın katılana satılması üzerine satıcı hakkında beraat kararı verilmiştir. Ancak Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, sanığın eylemini 5237 sayılı TCK m. 158/1-h bendi gereği tacir olmaları sebebiyle nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirmişlerdir. Bu yüzden sanık hakkında yapılan indirimlerle birlikte 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 5.000 TL adli para cezasına verilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi ise sanığa verilen hapis cezasını oy birliğiyle onamıştır.</p>
<p>Görüldüğü üzere kusurlu araç satışı ceza davası sonucunda Yargıtay’ın görüşüne göre araç kilometresini düşüren satıcıya nitelikli dolandırıcılık suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar para cezası verilmesi uygun görülmektedir.</p>
<p>Kilometre düşüren satıcının galeri değil şahıs olması halinde ise basit dolandırıcılık suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektiği öngörülmektedir.</p>
<p><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-38253 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac.jpg" alt="" width="898" height="558" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac.jpg 898w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac-768x477.jpg 768w" sizes="(max-width: 898px) 100vw, 898px" /></p>
<h2><strong>KUSURLU ARAÇ MOTOR ve ŞANZIMAN SORUNLARI </strong></h2>
<p>‘’Araç aldım motor yedi’’ cümlesini sıkça duyup bu mağduriyet karşısında çözüm arayan insanlarla karşılaşıyoruz. Motor sorunları en önemli araç kusurlarından biridir çünkü insanın kalbi ne ise arabanın motoru da odur. Aynı zamanda şanzıman sorunları da ikinci el araç alım satımlarında ortaya çıkan en önemli sorunlardan biridir.</p>
<p>Bazen ekspertiz raporu yapılıp satıldıktan sonra motorunda kusur görünmeyen araçlarda dahi çok kısa sürede birkaç gün içinde hatta aynı gün içinde bile motor arızası verdiği ve yolda bıraktığı görülmektedir.</p>
<p>Arızalı motoru bu şekilde performans göstermesi için bir süreliğine çalıştıran ürünlere özel motor yağı ya da motor katkısı denmektedir. Bu durumlarda satıcı, esasında yürür durumda olmayan aracı hile ile çalıştırıp satış yaptığı için dolandırıcılık suçu oluşmaktadır.</p>
<p>Ayrıca arıza lambasının gösterge panelinden sökülmesi, beyin yazılımıyla arıza kodlarının geçici olarak silinmesi, motor bloğundaki çatlağın geçici kimyasal veya kaynakla kapatılarak alıcının ustaya/ekspertize göstermesinin engellenmesi de satıcının dolandırıcılık suçuna işlemesine yol açabilir.</p>
<p>Hile ile sorunların gizlenerek kusurlu araç satışı cezası duruma göre 1 yıldan 5 yıla kadar basit dolandırıcılık ya da 3 yıldan 10 yıla kadar nitelikli dolandırıcılık suçundan hapis cezası verilmesine yol açar.</p>
<p>Kusurlu araç davası için bu alanda faaliyet gösteren avukat yardımı almanız gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-satisinda-ceza-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamulaştırma Davası Rehberi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kamulastirma-davasi-rehberi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kamulastirma-davasi-rehberi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Burak Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 23:59:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırma]]></category>
		<category><![CDATA[kamulaştırmasız el atma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38269</guid>

					<description><![CDATA[KAMULAŞTIRMA DAVASI REHBERİ Kamulaştırma Davası, Kamulaştırma Bedeli ve Kamulaştırmasız El Atma Kamulaştırma Nedir? Kamulaştırma; özel mülkiyete ait bir taşınmazın, kamu..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>KAMULAŞTIRMA DAVASI REHBERİ</h1>
<h2>
Kamulaştırma Davası, Kamulaştırma Bedeli ve Kamulaştırmasız El Atma</h2>
<h3>
Kamulaştırma Nedir?</h3>
<p>Kamulaştırma; özel mülkiyete ait bir taşınmazın, kamu yararı amacıyla ve gerçek karşılığının ödenmesi suretiyle devlet veya diğer kamu tüzel kişileri tarafından edinilmesidir. Başka bir deyişle kamulaştırma, kamu yararının gerektirdiği durumlarda özel mülkiyette bulunan taşınmazların bedeli karşılığında idare tarafından edinilmesini sağlayan hukuki bir işlemdir. Türkiye&#8217;de kamulaştırmanın temel hukuki dayanağını başta <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2709&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Anayasa</a>&#8216;nın 46. maddesi ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2942&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu</a> oluşturmaktadır. Kamulaştırma sürecinde en önemli konu, taşınmaz malikinin kanunun kendisine tanıdığı hakları zamanında ve doğru şekilde kullanmasıdır.<br />
İdarenin belirlediği bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında ciddi bir fark bulunabileceği gibi kullanılan emsaller veya bilirkişi raporları da hatalı olabilir. Bu nedenlerle hak kaybı yaşamamak için sürecin başından itibaren derhal alanında uzman kamulaştırma hukukçuları ile süreci yönetin. Bir taşınmazın kamulaştırılması, taşınmaz sahibi açısından yalnızca mülkiyetin sona ermesi anlamına gelmez. Aynı zamanda kamulaştırma bedelinin doğru belirlenmesi, taşınmazın gerçek değerinin ortaya konulması, emsal satışların değerlendirilmesi, bilirkişi raporlarının denetlenmesi ve gerektiğinde dava yoluna başvurulması yani hukukçu desteği gerektiren önemli hukuki ve teknik süreçleri beraberinde getirir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-38270 aligncenter" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/KAMULASTIRMA.jpg" alt="" width="724" height="424" /><br />
Özellikle illerde yol, metro, hızlı tren, enerji, altyapı ve diğer kamu yatırımları nedeniyle çok sayıda taşınmaz hakkında kamulaştırma işlemi gerçekleştirilebilmektedir.<br />
Bu nedenle mülkünüz kamulaştırılıyorsa, “İdarenin teklif ettiği bedel gerçek değer mi?” sorusunun mutlaka cevaplandırılması ve kamulaştırma hukuku alanında çalışan hukukçu vasıtası ile sürecin takibi gerekir.</p>
<p>Kamulaştırma işlemi, mülkiyet hakkına yönelik ciddi bir müdahale olduğundan kanunda öngörülen usullere uygun olarak gerçekleştirilmek zorundadır.</p>
<h3>Kamulaştırma Şartları</h3>
<p>Kamulaştırma yapmak için yasaların öngördüğü bazı şartlar vardır. Bu şartlar:<br />
• Kamu yararının bulunması<br />
• Yetkili idare tarafından işlem yapılması<br />
• Kanunda öngörülen kamulaştırma usulünün uygulanması<br />
• Kamulaştırılan taşınmaz için bedel belirlenmesi<br />
• Hak sahibine kamulaştırma bedelinin ödenmesi</p>
<h3>
KAMULAŞTIRMA HANGİ TAŞINMAZLAR İÇİN YAPILABİLİR?</h3>
<p>Kamu yatırımlarının niteliğine göre arsa, tarla, bağ, bahçe, arazi, konut, iş yeri, fabrika, ticari taşınmaz ve üzerinde yapı bulunan taşınmazlar kamulaştırmaya konu olabilir.</p>
<h4>Kamulaştırma tüm alanı mı kapsar yoksa kısmi mi yapılır?</h4>
<p>Kamulaştırma tüm alan için yapılabileceği gibi, projenin gerektirdiği durumlarda kısmi kamulaştırma da yapılabilir.<br />
Örneğin bir yol projesi nedeniyle 2.000 m² büyüklüğündeki bir taşınmazın yalnızca 400 m²&#8217;lik kısmının kamulaştırılması mümkündür.<br />
Ancak kısmi kamulaştırmada yalnızca alınan kısmın bedelinin hesaplanması her zaman yeterli değildir. Kamulaştırma sonrasında geriye kalan kısmın kullanılabilirliği, şekli, cephe özellikleri, yapılaşma imkanları ve ekonomik değeri de ayrıca değerlendirilmelidir.</p>
<h2>
KAMULAŞTIRMA BEDELİ NASIL HESAPLANIR?</h2>
<p>Kamulaştırma sürecinin en önemli aşamalarından biri kamulaştırma bedelinin belirlenmesidir. Ancak bütün taşınmazlar için aynı değerleme yöntemi uygulanmaz. Taşınmazın arsa, arazi, tarım arazisi veya üzerinde yapı bulunan bir taşınmaz olup olmadığı bedel hesaplamasında belirleyici olabilir.</p>
<h3>Kamulaştırma Bedeli Tespit Yöntemleri Nelerdir?</h3>
<p>Yapılan değerleme çalışmalarında genel olarak üç farklı değer yaklaşım yöntemleri bulunmaktadır.<br />
bu yöntemler “Emsal Karşılaştırma Yöntemi”, “Gelir İndirgeme Yöntemi” ve “Maliyet Yöntemi”dir.</p>
<ol>
<li><strong>Emsal Karşılaştırma Yöntemi</strong><br />
Emsal karşılaştırma yaklaşımı değerlenecek gayrimenkule benzer yakın zamanda satılmış olan gayrimenkullerin satış fiyatları uygun karşılaştırma kriterleri kullanılarak gerekli düzeltme işlemleri yapılarak gayrimenkulün değerinin tespit edildiği yaklaşımdır. Bu aşamada emlak uzmanlarından alınan bilgiler, Sahibinden.com ve Emlak jet gibi ilan sitelerinden çekilen emsal taşınmazlar değerlemede önem taşır.</li>
<li><strong>Gelir İndirgeme Yöntemi</strong><br />
Gelir indirgeme yaklaşımında değerlemesi yapılan ve gelir getiren mülke ait gelir ve harcama verileri dikkate alınarak değer tahmini yapılır. İndirgeme, gelir tutarını değer tahminine çeviren gelir (net gelir rakamı) ve tanımlanan değer tipi ile ilişkilidir. Gelir getiren bir gayrimenkul için gelir, elden kira şeklinde olabilirken, hali hazırda mülk sahibi tarafından kullanılan bir gayrimenkulde ise<br />
mülk sahibinin kiralamak istediği takdirde piyasada katlanacağı maliyet üzerinden hesaplanan varsayım kira bedeli olabilir. Elde edilen nakit akışları, kapitalize edilerek gayrimenkulün değerine ulaşılır. Geliri değişken olmayan, düzenli getiriye sahip mülkler için kapitalizasyon oranı vasıtasıyla doğrudan kapitalize edilerek değerleme yapılır. Bu oran ya da çarpman paranın zaman maliyeti ile mülkiyet risklerini ve getirilerini yansıtması beklenen, yatırımcı için getiriyi temsil eder. Gelirlerin yıllara göre değişkenlik gösterebilen, risk kat sayısı daha yüksek, gerek gelirleri gerekse giderleri için projeksiyon yapılması gereken otel, AVM, kat otoparkı, hastane, enerji tesisi gibi mülklerin değerlemesinde ise İndirgenmiş Nakit Akımı (DCF-Discounted Cash Flow) metoduna başvurulur. Bazı durumlarda daha uzun vadeli olarak uygulansa da genel olarak mülkün gelecek 10 yılda elde edeceği gelirler ve tahmini giderleri ön görülerek 10 yıllık döneme yayılmış bir nakit akımı hesabı oluşturulur. Son mülkün yıldaki geliri üzerinden kapitalizasyon oranı vasıtasıyla terminal value yani çıkış değeri/son değeri hesap edilerek 10 yıl boyunca elde edilen net gelirler (giderler düşüldükten sonra kalan) ile toplanır ve tüm bu yıllara yaygın gelir indirgeme oranı vasıtasıyla bugünkü değerine indirgenir.</li>
<li><strong>Maliyet Yöntemi</strong><br />
Maliyet yaklaşımı, piyasada alım satımı pek olmayan özel amaçlı genel olarak fabrika, otel, tatil köyleri, fabrika, iş merkezi, plaza vb. gibi kira geliri bilinmeyen gayrimenkuller için kullanılır.<br />
Muhtemel bir alıcının, belli bir gayrimenkul için yerine koyma maliyetinden fazla bir bedel ödemeyeceği varsayımından yola çıkılır. Yıpranma, plan eksiklikleri ve komşuluk çevresi etkilerinden kaynaklanan değer kaybı yeniden inşa maliyetlerinden düşülür. Amorti edilmiş yapıların maliyet tahminine arazi değeri tahmini ilave edilerek maliyet yaklaşımıyla belirlenen değere ulaşılır.</li>
</ol>
<h3>ARSA KAMULAŞTIRMA BEDELİ NASIL HESAPLANIR?</h3>
<p>Arsa niteliğindeki taşınmazların değerlemesinde esas olarak emsal satışların karşılaştırılması önem taşır.<br />
Gerçek bir emsal karşılaştırmasında satış tarihi, satış bedeli, yüzölçümü, imar durumu, emsal/KAKS, yapılaşma koşulları, konum, ana yola cephe, ticari potansiyel ve ulaşım imkanları gibi faktörlerin karşılaştırılması gerekir.<br />
Kamulaştırma bedelinin belirlenmesinde kullanılan emsal taşınmazın, kamulaştırılan taşınmazla gerçek anlamda karşılaştırılabilir olması gerekir.</p>
<h3>
TARLA VE TARIM ARAZİSİNİN KAMULAŞTIRMA BEDELİ NASIL<br />
HESAPLANIR?</h3>
<p>Tarım arazilerinin değerlemesinde arsalardan farklı olarak “Gelir İndirgeme Yöntemi” ön plana çıkar.<br />
Taşınmazın ekonomik değeri belirlenirken ürün türü, ortalama verim, ürün satış fiyatı, üretim maliyetleri, net gelir, kapitalizasyon faiz oranı, sulama durumu, toprak yapısı, ulaşım ve konum gibi unsurlar dikkate alınabilir.<br />
Dolayısıyla tarım arazisinin değerinin yalnızca çevredeki taşınmazların metrekare satış fiyatlarına bakılarak belirlenmesi doğru bir değerleme yöntemi olmayabilir.</p>
<h3>
KAMULAŞTIRMA BEDELİNİ KİM BELİRLER?</h3>
<p>Kamulaştırma sürecinde idare tarafından taşınmaz için bir bedel belirlenebilir ve malik ile anlaşma yoluna gidilebilir.<br />
Ancak malik ile idare arasında bedel konusunda anlaşma sağlanamaması halinde uyuşmazlık yargıya taşınabilir.<br />
Bu aşamada mahkeme tarafından taşınmazın değerinin belirlenmesi için bilirkişi incelemesi<br />
yapılabilir.</p>
<h3>
KAMULAŞTIRMA BEDELİ DÜŞÜKSE NE YAPILIR?</h3>
<p>İdarenin belirlediği veya teklif ettiği bedelin taşınmazın gerçek değerinin altında olduğunu düşünüyorsanız, teklif edilen bedeli mutlaka bağımsız şekilde değerlendirmek bu alanın uzmanlarından yardım almak avukat ve gayrimenkul değerleme uzmanı desteği gerekir.<br />
Taşınmazın imar durumu, konumu, yüzölçümü, emsalleri, yapılaşma hakkı, kullanım şekli ve ekonomik potansiyeli birlikte değerlendirilmelidir.<br />
Yüksek değerli ve yüksek metrekareli taşınmazlarda küçük birim fiyat farklılıkları dahi toplam kamulaştırma bedelinde çok ciddi farklara neden olabilir.</p>
<h1>KAMULAŞTIRMA DAVASI</h1>
<p>Kamulaştırma uyuşmazlıkları içerisinde en önemli dava türlerinden biri <strong>Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Davasıdır.</strong><br />
Devlet ve taşınmaz sahibinin anlaşamaması durumunda kamulaştırma bedeli idarenin açabileceği Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Taşınmazın İdare Adına Tescili Davası ile mahkeme tarafından belirlenir.</p>
<h3>
KAMULAŞTIRMA DAVASI NE KADAR SÜRER?</h3>
<p>Kamulaştırma davalarının süresi için bütün dosyalar bakımından geçerli tek bir süre vermek mümkün değildir.<br />
Davanın süresi taşınmazın niteliğine, taraf sayısına, bilirkişi incelemelerine, emsal araştırmalarına, dosyanın teknik özelliklerine, itirazlara ve istinaf/temyiz süreçlerine göre değişebilir.</p>
<h3>KAMULAŞTIRMA DAVASINDA BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ<br />
EDİLEBİLİR Mİ?</h3>
<p>Kısaca Evet. Kamulaştırma davalarında bilirkişi raporunda hata bulunduğu düşünüyorsanız rapora hukuki açıdan doğru bir şekilde avukat vasıtası ile itiraz edebilirsiniz.</p>
<p>Kamulaştırma Davasında İtiraz Nedenleri Başlıca Şunlardır:</p>
<ul>
<li>Uygun olmayan emsal kullanılması,</li>
<li>Emsal satışların yeterince karşılaştırılmaması,</li>
<li>Taşınmazın imar durumunun yanlış değerlendirilmesi,</li>
<li>Konum avantajlarının göz ardı edilmesi,</li>
<li>Gelir hesabında hata yapılması</li>
<li>Kapitalizasyon oranının hatalı uygulanmasıdır.</li>
</ul>
<h1>ACELE KAMULAŞTIRMA DAVASI</h1>
<p class="mb-4 text-default-high-emphasis"><strong>Acele kamulaştırma</strong>, sıradan kamulaştırma sürecindeki uzun usul işlemlerinin tamamlanması beklemeden yapılan , kamu yararının acil olduğu istisnai durumlarda devletin taşınmaza acele el koymasıdır.</p>
<p class="mb-4 text-default-high-emphasis">Acele Kamulaştırma 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu 27. maddesinde düzenlenir, buna göre :</p>
<p>Yurt savunması ihtiyacına veya acil durumlara göre Cumhurbaşkanı kararı veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan mülklerin kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi üzerine yapılır.  Mahkeme tarafından o mülkün bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından 7 gün içinde mal sahibi adına bankaya yatırılır. Böylelikle dava konusu mala idare tarafından el konulabilir. Mahkemenin ödediği bedel kamulaştırma bedeli değildir ortada teknik anlamda bir kamulaştırma olmadığı ve mülkiyet geçişi sağlanmadığı için bu ödeme daha çok bir nevi teminat/avans niteliğindedir.</p>
<p>Afet, maden işletmesi, enerji işletmesi, baraj kurulması, otoyol yapılması gibi hallerde acele kamulaştırma kararı verilebilir.</p>
<p class="mb-4 text-default-high-emphasis">Bu usul bir mülkiyet devri değildir. Acele kamulaştırma kamu hizmetinin devamı amacıyla olağanüstü ve belirli durumlarda yapılabilecek malın kullanımını geçici olarak devlete veren bir yöntemdir.</p>
<p>Acele kamulaştırmanın kararına karşı mal sahipleri tarafından <strong>iptal ve yürütmenin durdurulması</strong> davası açılabilir.</p>
<h1>KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASI</h1>
<p>Kamulaştırmasız el atma, idarenin özel mülkiyete ait bir taşınmaza geçerli bir kamulaştırma işlemi olmaksızın müdahale etmesidir.<br />
Örneğin bir vatandaşın tapulu taşınmazından yol geçirilmiş, ancak taşınmaz için usulüne uygun bir kamulaştırma işlemi yapılmamışsa buna kamulaştırmasız el atma denir.<br />
Kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında uygulanacak hukuki yol, olayın özelliklerine göre değişir.</p>
<h2>KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVASI NASIL AÇILIR?</h2>
<p>Kamulaştırmasız el atma iddiası bulunan bir taşınmaz hakkında öncelikle tapu ve kadastro kayıtları ile idarenin yaptığı işlemler kamulaştırma alanında çalışan avukat ile incelenmelidir.<br />
Dosyada tapu kaydı, kadastro bilgileri, imar durumu, kamulaştırma belgeleri, proje ve aplikasyon bilgileri, taşınmaza fiilen müdahale edilip edilmediği, müdahalenin tarihi ve taşınmaz üzerindeki yapı ve muhdesatlar birlikte değerlendirilmeli ve buna göre bir yol izlenmelidir.</p>
<h3>
KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMADA TAZMİNAT &#8211; ECRİMİSİL TALEP EDİLEBİLİR Mİ?</h3>
<p>Bazı kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarında taşınmazın haksız kullanımı nedeniyle kamudan tazminat yani ecrimisil talep edilebilir.<br />
Ancak tazminat talebinin şartları, hesaplama dönemi ve diğer taleplerle ilişkisi somut olayın özelliklerine göre kamulaştırma çalışan avukat tarafından değerlendirilmelidir.</p>
<h4>
KAMULAŞTIRMADA EMSAL ARAŞTIRMASI NEDEN ÖNEMLİDİR?</h4>
<p>Kamulaştırma bedelinin yüksek veya düşük çıkmasında emsal seçimi en önemli belirleyicilerdendir. Emsalin aynı veya benzer bölgede olması, benzer imar özelliklerine sahip olması, benzer kullanım imkanlarına sahip olması, satış tarihinin dikkate alınması ve fiziki özelliklerinin karşılaştırılması gerekir.<br />
Bu nedenle kamulaştırma dosyalarında emsal araştırması başlı başına uzmanlık gerektiren bir konudur. Bu nedenle kamulaştırma işlemiyle karşılaştığınızda “Ne kadar bedel teklif edildi?” sorusunun yanında “Taşınmazımın gerçek kamulaştırma değeri nedir?” sorusunun da cevaplandırılması gerekir.</p>
<h4>
KAMULAŞTIRMA BEDELİ NASIL ve HANGİ TARİHE GÖRE HESAPLANIR?</h4>
<p>Kamulaştırma tarihi, dava tarihi, fiili el atma tarihi ve değerleme tarihi birbirinden ayrılmalı ve somut uyuşmazlığa uygulanacak hukuki düzenlemeler çerçevesinde uzman bir avukat tarafından duruma göre değerlendirilmelidir.</p>
<p>Kamulaştırma davasında mahkeme talimatı ile gayrimenkul değerleme uzmanı bilirkişi başta olmak üzere 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulur. Kamulaştırma davalarında değer tespiti yapılırken, idare tarafından belgelerin mahkemeye verildiği tarih yani dava tarihi esas alınır.</p>
<h4>KAMULAŞTIRMADA FAİZ ALINABİLİR Mİ?</h4>
<p>Kamulaştırma davalarında bedele faiz işletilmesi mümkündür ve faiz istenebilir. Ancak faizin türü, başlangıç tarihi ve uygulanma biçimi; işlemin türüne bedel tespiti davası, taksitle ödeme veya kamulaştırmasız el atma davalarından hangisi olduğuna göre farklılık gösterir.</p>
<p>Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescili Davalarında Faiz; Eskiden dava açıldıktan sonra 4 ay içinde karar verilmezse istenebilirken Anayasa Mahkemesi 2022/83 Esas 2023/69 Karar numarası ile bu hükmü iptal etmiş güncel durumda ise mal sahipleri dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini veya enflasyon kaybını telafi edecek oranda getiri sağlanmasını talep edebilmektedir.</p>
<h4>KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZIN GERÇEK DEĞERİ NASIL ÖĞRENİLİR?</h4>
<p>Taşınmazınız hakkında kamulaştırma kararı verildiyse tapu kaydı, kamulaştırma evrakı, imar durumu, kadastro bilgileri, idarenin bedel hesabı, emsal satışlar ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmelidir.<br />
Taşınmazın yüksek değere sahip olması halinde bağımsız bir değerleme çalışması yapılması, idarenin hesabı ile taşınmazın gerçek piyasa değerinin karşılaştırılması açısından faydalı olabilir.</p>
<h2>KAMULAŞTIRMA SÜRECİNDE NE YAPMALISINIZ?</h2>
<ol>
<li> Kamulaştırma belgelerini temin edin.</li>
<li> Tapu ve imar durumunu kontrol edin.</li>
<li> İdarenin belirlediği bedeli kontrol edin.</li>
<li>Emsal satışları araştırın.</li>
<li>Bilirkişi raporunu ayrıntılı inceleyin.</li>
<li>Uygulanabilecek usuli süreleri kaçırmayın.</li>
</ol>
<p>Kamulaştırma uyuşmazlıkları klasik anlamda yalnızca hukuki uyuşmazlıklar değildir. Bir kamulaştırma dosyasında hukuk, gayrimenkul değerleme, imar, kadastro, emsal araştırması ve bilirkişilik birlikte değerlendirilir.<br />
Özellikle yüksek değerli taşınmazlarda metrekare değerindeki küçük bir fark bile toplam bedelde milyonlarca liralık değişikliğe neden olabilir. Bu nedenle kamulaştırma dosyasının yalnızca dava açılması açısından değil, taşınmazın gerçek<br />
değerinin ortaya çıkarılması açısından da ele alınması gerekir. Kamulaştırma avukatı arayan mülk sahipleri açısından dosyanın yalnızca hukuki boyutunun değil, taşınmaz değerlemesinin de doğru şekilde yapılması oldukça önemlidir.<br />
Örneğin Ankara&#8217;da özellikle yol ve otoyol projeleri, metro ve raylı sistem projeleri, hızlı tren ve demiryolu projeleri, enerji nakil hatları, belediye projeleri ve altyapı yatırımları nedeniyle kamulaştırma uyuşmazlıkları ortaya çıkabilmektedir. Çeşitli mülk türleri farklılaşan çalışmalar gerektirir. Hukuk büromuz kamulaştırma, kamulaştırma bedelinin tespiti, kamulaştırmasız el atma ve taşınmaz değerleme uyuşmazlıkları alanlarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.</p>
<h3>SIKÇA SORULAN SORULAR</h3>
<p><strong> Kamulaştırma bedelini kabul etmek zorunda mıyım?</strong><br />
Hayır. İdarenin teklif ettiği bedelin taşınmazınızın gerçek değerini karşılamadığını düşünüyorsanız hukuki haklarınızı kullanabilirsiniz.<br />
<strong> Kamulaştırma bedeli nasıl artırılır?</strong><br />
Bedelin belirlenmesinde kullanılan emsallerin, değerleme yönteminin, taşınmazın özelliklerinin ve diğer hesaplama unsurlarının incelenmesi gerekir. Uyuşmazlığın niteliğine göre yargısal yollarla bedelin yeniden belirlenmesi gündeme gelebilir.<br />
<strong> Kamulaştırma bilirkişi raporuna itiraz edilir mi?</strong><br />
Evet. Bilirkişi raporunda emsal seçimi, değerleme yöntemi veya hesaplama bakımından hata bulunması halinde rapora itiraz edilebilir.<br />
<strong> Kamulaştırmasız el atma nedir?</strong><br />
İdarenin özel mülkiyette bulunan bir taşınmaza geçerli bir kamulaştırma işlemi olmadan kullanması ya da müdahale etmesi halinde kamulaştırmasız el atma davası açılabilir.<br />
<strong> Kamulaştırmasız el atmada taşınmazın bedeli istenebilir mi?</strong><br />
Somut olayın koşullarına ve müdahalenin niteliğine göre taşınmaz bedelinin tahsili veya diğer hukuki talepler gündeme gelebilir.<br />
<strong> Kamulaştırma davası ne kadar sürer?</strong><br />
Davanın süresi dosyanın niteliğine, bilirkişi incelemelerine, emsal araştırmalarına ve kanun yolu süreçlerine göre değişir. Bu nedenle her dosya için kesin bir süre vermek mümkün değildir ancak uygulamada yerel mahkeme 1 ila 1,5 sene içerisinde karar verebiliyor.<br />
<strong> Kamulaştırma avukatı kimdir?</strong><br />
Halk arasında kamulaştırma avukatı olarak anılan; kamulaştırma hukuku alanında çalışmalar yapan avukatlara kamulaştırma avukatı denmektedir. Kamulaştırma avukatları kamulaştırma uyuşmazlıklarını hukuki ve teknik değerleme ile birlikte sürecin başından sonuna kadar doğru şekilde yürütülmesine vesile olur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yazar Burak Yılmaz</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Yazar Hakkında: Hukuk Fakültesi mezunu hukukçu Burak Yılmaz uzun yıllardır kamulaştırma hukuku alanında çalışmalar yapmaktadır.</em><br />
<em>Burak Yılmaz kamulaştırma hukuku çalışmalarını profesyonel olarak yapmak için Sermaye Piyasası Kurulu tarafından tescilli Gayrimenkul Değerleme Uzmanlığı Lisansına sahip olup aynı zamanda Adalet Bakanlığı siciline kayıtlı Kamulaştırma Bilirkişisi olarak görev yapmaktadır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kamulastirma-davasi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çek Kefili &#8211; Aval Sorumluluğu</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/cek-kefili-aval-sorumlulugu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/cek-kefili-aval-sorumlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Abdullah Kocaer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 00:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Çek hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38259</guid>

					<description><![CDATA[Çek Kefili Aval Nasıl Olur Kime Denir? Çek kefili yani hukuki adı ile aval avalist çekin ön yüzüne attığı imza..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Çek Kefili Aval Nasıl Olur Kime Denir?</h1>
<p>Çek kefili yani hukuki adı ile aval avalist çekin ön yüzüne attığı imza ile alacaklıya güvence sağlar. Çek üzerindeki çek kefilinin hukuki sorumluluğu aval kurumundan kaynaklanır. Türk Ticaret Kanunu’nun çeklere ilişkin hükümleri uyarınca aval, çek bedelinin tamamen veya kısmen güvence altına alınmasını sağlayan kambiyo hukukuna özgü bir teminat işlemidir. Aval veren kişi, kural olarak lehine aval verdiği kişinin borcundan bağımsız ve kambiyo senedine dayalı bir sorumluluk üstlenir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote class="instagram-media" style="background: #FFF;border: 0;border-radius: 3px;margin: 1px;max-width: 540px;min-width: 326px;padding: 0;width: calc(100% - 2px)" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DdQ5MNyshTD/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div style="padding: 16px">
<p>&nbsp;</p>
<div style="display: flex;flex-direction: row;align-items: center">
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 50%;flex-grow: 0;height: 40px;margin-right: 14px;width: 40px"></div>
<div style="display: flex;flex-direction: column;flex-grow: 1;justify-content: center">
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 4px;flex-grow: 0;height: 14px;margin-bottom: 6px;width: 100px"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 4px;flex-grow: 0;height: 14px;width: 60px"></div>
</div>
</div>
<div style="padding: 19% 0"></div>
<div style="display: block;height: 50px;margin: 0 auto 12px;width: 50px"></div>
<div style="padding-top: 8px">
<div style="color: #3897f0;font-family: Arial,sans-serif;font-size: 14px;font-style: normal;font-weight: 550;line-height: 18px">Bu gönderiyi Instagram&#8217;da gör</div>
</div>
<div style="padding: 12.5% 0"></div>
<div style="display: flex;flex-direction: row;margin-bottom: 14px;align-items: center">
<div>
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 50%;height: 12.5px;width: 12.5px;transform: translateX(0px) translateY(7px)"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4;height: 12.5px;transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px);width: 12.5px;flex-grow: 0;margin-right: 14px;margin-left: 2px"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 50%;height: 12.5px;width: 12.5px;transform: translateX(9px) translateY(-18px)"></div>
</div>
<div style="margin-left: 8px">
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 50%;flex-grow: 0;height: 20px;width: 20px"></div>
<div style="width: 0;height: 0;border-top: 2px solid transparent;border-left: 6px solid #f4f4f4;border-bottom: 2px solid transparent;transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg)"></div>
</div>
<div style="margin-left: auto">
<div style="width: 0px;border-top: 8px solid #F4F4F4;border-right: 8px solid transparent;transform: translateY(16px)"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4;flex-grow: 0;height: 12px;width: 16px;transform: translateY(-4px)"></div>
<div style="width: 0;height: 0;border-top: 8px solid #F4F4F4;border-left: 8px solid transparent;transform: translateY(-4px) translateX(8px)"></div>
</div>
</div>
<div style="display: flex;flex-direction: column;flex-grow: 1;justify-content: center;margin-bottom: 24px">
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 4px;flex-grow: 0;height: 14px;margin-bottom: 6px;width: 224px"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4;border-radius: 4px;flex-grow: 0;height: 14px;width: 144px"></div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="color: #c9c8cd;font-family: Arial,sans-serif;font-size: 14px;line-height: 17px;margin-bottom: 0;margin-top: 8px;overflow: hidden;padding: 8px 0 7px;text-align: center;white-space: nowrap"><a style="color: #c9c8cd;font-family: Arial,sans-serif;font-size: 14px;font-style: normal;font-weight: normal;line-height: 17px;text-decoration: none" href="https://www.instagram.com/reel/DdQ5MNyshTD/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" target="_blank" rel="noopener">İlbars Hukuk Bürosu (@ilbarshukukburosu)&#8217;in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<p>Aval çek üzerine “kefilim”, “avalimdir” veya benzeri bir ibare yazabilir. Her ne kadar avale çek kefili dense de Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel kefalet hükümleri ile Türk Ticaret Kanunu’ndaki aval hükümleri aynı hukuki sonuçlara sahip değildir. Çek bedelinin ödenmemesi hâlinde alacaklı hamil,  çeki düzenleyen keşideciye, arka yüzündeki cirantalara ve teminat veren avale başvurabilir. Bununla birlikte ibraz süresi, protesto veya çekin ödenmediğinin tespiti, ciranta ve diğer kambiyo borçlularına başvuru şartları bakımından önem taşır.</p>
<h3>Çek Kefili imzayı nereye atmalıdır?</h3>
<p>Aval, çekin ön yüzüne veya arka yüzüne atılabilir. Ancak yalnızca imza atılması, her durumda aynı hukuki sonucu doğurmaz. İmzanın çek üzerindeki konumu, yanında açıklama bulunup bulunmadığı ve kimin borcunu güvence altına aldığı değerlendirilmelidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-38260 " src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Cek-.jpeg" alt="Çek Nasıl Doldurulur" width="586" height="196" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Cek-.jpeg 1399w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Cek--768x257.jpeg 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Cek--1200x401.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 586px) 100vw, 586px" /></p>
<h3><strong>Soru-Cevap</strong></h3>
<p><strong>Soru: Çek kefili önce asıl borçluya başvurulmasını isteyebilir mi?</strong><br />
Cevap: Yukarıda bahsettiğimiz üzere Türk Borçlar Kanunu&#8217;ndaki kefalet ilişkisi ile <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ticaret Kanunu</a>&#8216;ndaki aval ilişkisinden birçok konuda ayrılmakta olup bu husus da onlardan biridir.  Aval, kambiyo senedindeki borçtan esas olarak sorumludur. Yani hamil, doğrudan aval / avaliste başvurabilir.</p>
<p><strong>Soru: Çek üzerindeki imza aval sayılır mı?</strong><br />
Cevap: Hayır her imza direkt aval anlamına gelmez. İmzanın bulunduğu yer, kime ait olduğu, çekin ön veya arka yüzünde bulunması ve yanında açıklama olup olmadığı titizlikle irdelenmelidir. Ciranta ve aval birbirine karıştırılmamalıdır.</p>
<p><strong>Soru:</strong> <strong>Çek kefili, çek bedelinin tamamından sorumlu olur mu?</strong><br />
Cevap: Aval, çek bedelinin tamamı veya belirli bir kısmı için verilebilir. Aval herhangi bir miktar sınırlaması yapmadı ise çek bedelinin tamamı, karşılıksız kalan tutar, ibraz ve takip giderleri ile şartları oluşmuşsa faiz bakımından sorumludur.</p>
<p><strong>Soru: Aval veren ödeme yaptıktan sonra ödeme yaptığı miktarı geri isteyebilir mi?</strong><br />
Cevap: Aval , çek bedelini öderse, güvence altına aldığı kişi ile çek nedeniyle sorumlu olan diğer kişilere karşı rücu hakkını kullanabilir ve bu kişilerden çek bedelinin ödenmesini isteyebilir.</p>
<p><strong>Soru: Çek kefili hangi durumda itiraz edebilir?</strong><br />
Cevap: Bu soruya verilecek birçok cevap bulunmaktadır. Örneğin sahte imza atılması, çekin geçersiz olması, usul ve sürelere uyulmaması veya takipte usulsüzlük gibi onlarca farklı itiraz nedeni bulunmaktadır. Elbette her itirazın aval, çek ve somut duruma göre <a href="https://ilbarshukukburosu.com/">avukat danışmanlığı </a>alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/cek-kefili-aval-sorumlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kusurlu Araç Dava Rehberi &#8211; Araç Aldım Bozuk Çıktı Ne Yapmalıyım</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Sep 2026 02:48:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[tazminat davaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38251</guid>

					<description><![CDATA[Kusurlu Araç Aldım Ne Yapmalıyım? Alınan aracın arızalı ve ayıplı çıkması çeşitli hileler nedeni ile sık karşılaşılan bir durum olup..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Kusurlu Araç Aldım Ne Yapmalıyım?</h1>
<p>Alınan aracın arızalı ve ayıplı çıkması çeşitli hileler nedeni ile sık karşılaşılan bir durum olup bu yazımızda araç almadan önce hilelere karşı nasıl önlemler alabileceğinizi, araç aldıktan sonra alınan aracın arızalı ve ayıplı çıkması halinde neler yapacağınızı ayrıntılı şekilde ifade ettik. Bu yazıda araç aldım bozuk çıktı diyenler için ayrıntılı şekilde önemli bilgiler verilmektedir. Tüm bu bilgiler konunun rehberi niteliğinde olup her olay kendine has özelliklere sahiptir ve her bir olay özel şekilde avukat tarafından değerlendirilmeli ve hukuki süreç mutlaka bu alanda faaliyet gösteren bir avukat tarafından yürütülmelidir.</p>
<blockquote class="instagram-media" style="background: #FFF; border: 0; border-radius: 3px; box-shadow: 0 0 1px 0 rgba(0,0,0,0.5),0 1px 10px 0 rgba(0,0,0,0.15); margin: 1px; max-width: 540px; min-width: 326px; padding: 0; width: calc(100% - 2px);" data-instgrm-captioned="" data-instgrm-permalink="https://www.instagram.com/reel/DXjiyeRjDaG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" data-instgrm-version="14">
<div style="padding: 16px;">
<p>&nbsp;</p>
<div style="display: flex; flex-direction: row; align-items: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 40px; margin-right: 14px; width: 40px;"></div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 100px;"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 60px;"></div>
</div>
</div>
<div style="padding: 19% 0;"></div>
<div style="display: block; height: 50px; margin: 0 auto 12px; width: 50px;"></div>
<div style="padding-top: 8px;">
<div style="color: #3897f0; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: 550; line-height: 18px;">Bu gönderiyi Instagram&#8217;da gör</div>
</div>
<div style="padding: 12.5% 0;"></div>
<div style="display: flex; flex-direction: row; margin-bottom: 14px; align-items: center;">
<div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(0px) translateY(7px);"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4; height: 12.5px; transform: rotate(-45deg) translateX(3px) translateY(1px); width: 12.5px; flex-grow: 0; margin-right: 14px; margin-left: 2px;"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; height: 12.5px; width: 12.5px; transform: translateX(9px) translateY(-18px);"></div>
</div>
<div style="margin-left: 8px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 50%; flex-grow: 0; height: 20px; width: 20px;"></div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 2px solid transparent; border-left: 6px solid #f4f4f4; border-bottom: 2px solid transparent; transform: translateX(16px) translateY(-4px) rotate(30deg);"></div>
</div>
<div style="margin-left: auto;">
<div style="width: 0px; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-right: 8px solid transparent; transform: translateY(16px);"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4; flex-grow: 0; height: 12px; width: 16px; transform: translateY(-4px);"></div>
<div style="width: 0; height: 0; border-top: 8px solid #F4F4F4; border-left: 8px solid transparent; transform: translateY(-4px) translateX(8px);"></div>
</div>
</div>
<div style="display: flex; flex-direction: column; flex-grow: 1; justify-content: center; margin-bottom: 24px;">
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; margin-bottom: 6px; width: 224px;"></div>
<div style="background-color: #f4f4f4; border-radius: 4px; flex-grow: 0; height: 14px; width: 144px;"></div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; line-height: 17px; margin-bottom: 0; margin-top: 8px; overflow: hidden; padding: 8px 0 7px; text-align: center; text-overflow: ellipsis; white-space: nowrap;"><a style="color: #c9c8cd; font-family: Arial,sans-serif; font-size: 14px; font-style: normal; font-weight: normal; line-height: 17px; text-decoration: none;" href="https://www.instagram.com/reel/DXjiyeRjDaG/?utm_source=ig_embed&amp;utm_campaign=loading" target="_blank" rel="noopener">İlbars Hukuk Bürosu (@ilbarshukukburosu)&#8217;in paylaştığı bir gönderi</a></p>
</div>
</blockquote>
<p><script async src="//www.instagram.com/embed.js"></script></p>
<h2><strong>ARAÇ ALIRKEN NELER YAPILMALIDIR?</strong></h2>
<p>İkinci el araç almadan önce şunları yapın :</p>
<p>-Hasar Geçmişini Sorgulayın:  Araç plakasını yazıp 5664&#8217;e kısa mesaj göndererek aracın hasar geçmişini öğrenin.</p>
<p>-Araç Detay Bilgisi için DETAY yazıp boşluk bırakarak plakayı 5664&#8217;e göndererek plaka değişimini, hangi illerden tescil yapıldığını, türü değişimini, son sahiplik süresini, kasko bilgilerini, trafiğe çıkış zamanını öğrenin.</p>
<p>-Değişen Parça Sorgusu Yapın: Hangi parçaların değiştiğini öğrenmek için mutlaka şase numarası kullanarak <a href="https://www.sbm.org.tr/tr/sms-sorgulamalari" target="_blank" rel="noopener">5664</a> servisinden bilgi alın.</p>
<p>ANCAK bu hasarlar sadece sigorta şirketlerine bildirilen kazaları kapsamaktadır. Yani</p>
<p>Kazalı aracın plakasının değiştirilmesi suretiyle, alıcının sadece güncel plaka üzerinden SMS sorgusu yapması sağlanarak geçmişteki ağır hasar veya &#8220;pert&#8221; kayıtları gizlenebilmektedir.</p>
<p>Bu nedenle en güvenli sorgulama için Şasi-Şase numarasından sorgu  yapılmasını tavsiye etmekteyiz.</p>
<ul>
<li>İlan sitesindeki araç ilan numarasını not edin: Sahibinden.com gibi ilan sitelerinde yer alan ilan numarasını mutlaka bir kenara kayıt ediniz. Dava açarken bu bilgiye sahip olunması halinde hukuki süreç çok daha sorunsuz ilerlemektedir. Nedeni ise ilanda yer alan bilgiler ile araçtaki durumun uyuşmaması halinde ilan numarasını vererek mahkeme aracılığı ile ilan sitesinden tüm ilan bilgilerinin güncellemeleri ile ayrıntılı şekilde mahkemeye ibraz edilmesi ve delilin resmi geçerlilik kazanmasıdır.</li>
<li>Ekspertiz raporu alın : Kapsamlı ekspertiz raporu yaptırarak aracın sahip olduğu kusurları en başta öğrenin.</li>
</ul>
<h3><strong>Tazminat Davası Konusu Araç Kusurları Nelerdir?:</strong></h3>
<ol>
<li>Kilometrede oynama yapılması &#8211; kilometre düşürülmesi: Araç kilometresini düşürmek maddi tazminat gerektirmesinin yanı sıra aynı zamanda nitelikli dolandırıcılık gibi ağır suç kapsamına da girebilmektedir. Bu nedenle hem hukuk mahkemelerinde hem ceza mahkemelerinde yargı süreci yürütülmelidir. Bu durum <a href="https://www.tuvturk.com.tr/" target="_blank" rel="noopener">TÜVTÜRK</a> kayıtları ile karşılaştırma yapılarak tespit edilebilir.</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38253" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac.jpg" alt="Kusurlu araç" width="470" height="292" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac.jpg 898w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/09/Kilometre-dusurme-kusurlu-arac-768x477.jpg 768w" sizes="(max-width: 470px) 100vw, 470px" /></p>
<ol>
<li>Hasar Kaydı (Tramer) Hileleri : Aracın geçmişteki kaza ve hasar kayıtlarını sistem üzerinden gizlenmesi veya hasarın daha azmış gibi gösterilmesidir. Tramer hilesinde satıcı arabayı &#8220;kazasız&#8221; ya da &#8220;az hasarlı&#8221; gibi gösterip değerinden çok daha yüksek bedelle satar. Bir diğer tramer hilesi ise Şirket veya şahıs araçlarının karıştığı büyük kazalarda, aracın değeri düşmesin diye onarım masrafları kasko/sigorta şirketine bildirilmez. Masraf cepten ödenerek sanayide yaptırılır. Böylece araç fiziken ağır hasarlı olsa bile Tramer sorgusunda tamamen &#8220;Kazasız&#8221; çıkar. Yani kazalı aracın tramere işletilmediği için kazasızmış gibi satılması tazminat davası gerektiren bir tramer hilesidir.</li>
<li>Airbag Kusur ve Hileleri : Airbag, hayati önem taşıyan ve aracın maddi değerini de ciddi anlamda etkileyen bir unsur olup airbag kusurlarına karşı büyük ihtimam gösterilmeli ve çok dikkatli olunmalıdır.</li>
</ol>
<ul>
<li>Airbag direnci : Hava yastığı direnci, patlamış ve işlevini yitirmiş hava yastıklarının yerine yenisini takmamak için araç sistemini kandırmak amacıyla kullanılan elektronik devre elemanıdır.</li>
<li>Airbag açması : Ekspertizler tarafından bile airbaglerin daha önce açılmış olması</li>
<li>Çıkma ve yan sanayi airbag takılması</li>
<li>Direksiyon zembereği kopması</li>
<li>Koltuk Altı Soket Oksitlenmesi</li>
</ul>
<ol start="4">
<li>Şase ve Podye Hileleri: Şase ve podyeler aracın iskeletini oluşturur. Hasarsız diye satılan aracın şasi uçlarındaki ağır hasarların, ısıtılarak düzeltilmesi ve üzeri kalın macun ve boya ile pürüzsüzleştirilerek gizlenmesi halinde aracın güvenliğini ve maddi değerini değerini düşüren büyük bir kusur niteliğindedir.</li>
<li>Anlaşmalı Ekspertiz Hilesi : Galericilerin anlaşmalı olduğu bazı ekspertizler bulunabilmektedir. Bu ekspertizler aracı olduğundan çok daha az kusurluymuş gibi lanse ederek buna göre rapor düzenler. Ekspertiz raporuna güvenen alıcı, ekspertizlerin bilgi ve mesleğine güvenerek arabayı gönül rahatlığıyla alır ve tekrardan ekspertiz raporu almaya da ihtiyaç duymaz. Ancak ne yazık ki aracın kusurları bu şekilde gizlenir. Üstelik kurumsal ekspertiz firmaları dahi franchise sistemi ile çalışabildiği için ülke genelinde standart sağlanamadığı için bu tür mağduriyetler sıkça yaşanmaktadır.</li>
<li>Change Araç (Şasi Kopyalama): Çalıntı ya da gümrük kaçağı bir aracın, ağır hasarlı ve hurdaya ayrılması gereken aynı model/renk başka bir aracın yasal şase ve motor numaralarıyla değiştirilip satılmasıdır. Change araç yapmak Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçuna ve 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna da sebebiyet verebilir.</li>
<li>Motor Kusurları : Motorun yağ yakmasını, üflemesini veya mekanik vuruntu seslerini kısa süreliğine maskelemek için motora kalın vizkoziteli yağ veya bal kıvamında kimyasal katkılar ilave edilir. Buna halk arasında motora ilaç katmak da denir. Aracı aldıktan sonra 1 gün sonra dahi yolda bu kusur nedeni ile yarı yolda kalabilirsiniz.</li>
</ol>
<p>Bu kusurlar en çok karşılaşılan kusurlar olup başınıza bu mağduriyetlerin gelmesi halinde derhal vakit kaybetmeden avukat yardımı alınız. Zira kusurlu araç tazminat davalarında en önemli şeylerden biri kısa sürede satıcıya hukuka uygun şekilde ihbar ve bildirimde bulunmaktır. Doğru, hukuka uygun ve kısa bir sürede ihbar ve bildirimde bulunmamak tazminat hakkının kaybolmasına yol açar.</p>
<h2><strong>GALERİDEN ARIZALI AYIPLI ARAÇ ALDIM NE YAPMALIYIM?</strong></h2>
<p>İkinci el araç alım satım sözleşmelerinde satılan aracın  anlatılanın aksine kusurlu çıkması günlük hayatta karşımıza çok sık çıkan bir mağduriyettir.</p>
<h4><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #ff0000;">Gizli</span> <span style="color: #ff0000;">Ayıp Fark Edildiğinde İzlenmesi Gereken 3 Kritik Adım</span></strong></span></h4>
<p data-path-to-node="3,1">Kanuna göre (TBK m. 223), aracı satın aldıktan sonra olağan kullanımla birlikte kontrol etmeli ve bir kusur fark ederseniz bunu <strong data-path-to-node="3,1" data-index-in-node="128">derhal</strong> satıcıya bildirmelisiniz. Vakit <span style="color: #333333;">kaybederseniz</span>, aracı o kusurlu haliyle kabul etmiş sayılırsınız. Hak kaybı yaşamamak ve ileride açılacak bir davada elinizi güçlendirmek için şu adımları avukat aracılığı ile sırasıyla izlemelisiniz:</p>
<ol>
<li data-path-to-node="3,2,0,0"><strong data-path-to-node="3,2,0,0" data-index-in-node="0">Resmi Rapor Alın:</strong> Arızayı fark eder etmez, TSE belgeli kurumsal bir ekspertiz firmasından veya markanın yetkili servisinden detaylı bir rapor alarak durumu belgelendirin.</li>
<li data-path-to-node="3,2,1,0"><strong data-path-to-node="3,2,1,0" data-index-in-node="0">Mahkemeden Delil Tespiti İsteyin:</strong> Hasar büyükse, avukatınıza aracılığı ile mahkemeye başvurarak araçtaki sorunların resmi bir bilirkişi heyeti ve hakim tarafından incelenmesini ve mahkeme kayıtlarına geçirilmesini yani resmi hale gelmesini sağlayın.</li>
<li data-path-to-node="3,2,2,0"><strong data-path-to-node="3,2,2,0" data-index-in-node="0">Noterden İhtarname Çekin:</strong> Tespit işlemlerinin ardından hiç vakit kaybetmeden noter aracılığıyla galericiye bir ihtarname gönderin. Bu belgede durumu resmi olarak bildirmeli ve paranızın iadesi, indirim veya ücretsiz onarım gibi yasal haklarınızdan hangisini seçtiğinizi açıkça belirtmelisiniz.</li>
</ol>
<h4><strong>Hukuken &#8220;Ayıplı Araç&#8221; ve &#8220;Gizli Ayıp&#8221; Ne Demektir?</strong></h4>
<p>Tüketici ve Borçlar kanunlarımıza göre; satın aldığınız bir araç size vadedilen özellikleri taşımıyorsa, kullanım amacınızı engelliyor veya aracın piyasa değerini düşüren sorunlar barındırıyorsa hukuken <strong>&#8220;ayıplı mal&#8221;</strong> kabul edilir ve satıcı bu durumdan sorumludur.</p>
<p>İkinci el araç alımlarında dışarıdan bakıldığında veya kısa bir deneme sürüşünde anlaşılamayan, ancak detaylı teknik incelemeyle ya da aracı kullandıktan bir süre sonra ortaya çıkan kusurlara ise <strong>&#8220;gizli ayıp&#8221;</strong> diyoruz. Mahkemelerce gizli ayıp kabul edilen ve satıcının doğrudan sorumlu olduğu başlıca durumlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kilometre sayacının düşürülmesi (kilometre hilesi),</li>
<li>Aracın geçmişteki ağır hasar veya pert kayıtlarının gizlenmesi,</li>
<li>Şasi, podye veya direklerdeki işlemli (kaynaklı/düzeltilmiş) onarımlar,</li>
<li>Motor ve şanzımandaki ciddi mekanik arızalar,</li>
<li>Araç beynine (ECU) ve elektronik aksama yapılan hileli müdahaleler.</li>
</ul>
<h4><strong>Kusurlu Araç Aldım Yasal Haklarım Neler?</strong></h4>
<p>Satın aldığınız araçta hile veya gizli kusur çıkması durumunda kanun (<a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6502.pdf" target="_blank" rel="noopener">TKHK</a> m. 11 ve TBK m. 227) tüketiciyi çok güçlü haklarla korur. Bu durumda satıcıya karşı aşağıdaki 4 &#8220;seçimlik haktan&#8221; dilediğinizi kullanabilirsiniz. Seçtiğiniz talebi satıcı galeri yerine getirmekle kanunen yükümlüdür:</p>
<ol>
<li><strong>Aracı İade Edip Parayı Geri Alma (Sözleşmeden Dönme):</strong> Kusurlu aracı satıcıya geri vererek, ödediğiniz satış bedelini yasal faiziyle birlikte eksiksiz olarak iade etmesini isteyebilirsiniz.</li>
<li><strong>Hasar Oranında İndirim İsteme (Bedel İndirimi):</strong> Aracı mevcut haliyle kullanmaya devam etmek isterseniz, ortaya çıkan arızanın veya kusurun araçta yarattığı değer kaybı kadar tutarın tarafınıza geri ödenmesini talep edebilirsiniz.</li>
<li><strong>Ücretsiz Tamir Ettirme (Ücretsiz Onarım):</strong> Arızanın giderilmesi aşırı bir maliyet yaratmıyorsa, masrafların tamamı satıcı galeriye ait olmak üzere aracın onarılmasını isteyebilirsiniz.</li>
<li><strong>Aracın Kusursuzuyla Değiştirilmesi (Misliyle Değişim):</strong> İmkân bulunması halinde (özellikle sıfır araçlarda veya galerinin stokunda aynısı varsa), kusurlu aracın hatasız olan eşdeğeriyle değiştirilmesini talep edebilirsiniz.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<h4><strong>Ekstra Masrafları Kim Ödeyecek ve Neleri Talep Edebilirsiniz?</strong></h4>
<p>Kanuna göre, kusurlu araç nedeniyle kullandığınız hakların yaratacağı tüm ek masraflar satıcı galeri tarafından karşılanmak zorundadır. Paranızı iade alırken veya aracın değişimini isterken cebinizden çıkan ekstra zararları da talep edebilirsiniz. Bunlara şunlar dâhildir:</p>
<ul>
<li>Aracın yolda kalması nedeniyle ödediğiniz <strong>çekici ücretleri</strong>,</li>
<li>Arızayı tespit ettirmek için ödediğiniz <strong>ekspertiz masrafları</strong>,</li>
<li>Mahkemeden veya noterden yapılan <strong>delil tespiti ve ihtarname giderleri</strong>.</li>
</ul>
<h4><strong>Galerici Anlaşmaya Yanaşmazsa Yargı Süreci Nasıl İşler? (Neden Avukat Şart?)</strong></h4>
<p>Gönderdiğiniz ihtarnameye rağmen galerici paranızı iade etmeyi veya masraflarınızı karşılamayı reddederse, yasal yollara başvurmaktan başka çare kalmaz. Ancak bu süreç sanıldığı gibi doğrudan adliyeye gidip dava açmakla başlamaz. Yasal usuller son derece karmaşıktır ve yapılacak en ufak bir hata, ne kadar haklı olursanız olun davanızın doğrudan reddedilmesine sebep olur.</p>
<h4><strong>Kusurlu Araç Davalarında nasıl bir avukat ile çalışmalısınız?</strong></h4>
<p>Gizli ayıp davaları basit şikayet dilekçeleriyle yürütülemez. Hangi mahkemenin görevli olduğunun tespiti, arabuluculuk sürecinin doğru işletilmesi, delillerin (ekspertiz raporları, ihtarnameler) hukuka uygun sunulması ve değer kaybı hesaplamaları ancak alanında uzman bir avukatın stratejisiyle yönetilebilir. Usul hataları nedeniyle yıllarca sürecek hak kayıpları yaşamamak ve paranızı en kısa sürede faiziyle geri alabilmek için süreci baştan sona kusurlu araç davaları alanında faaliyet gösteren bir avukatla yürütmeniz gerekmektedir.</p>
<p><strong>Kusurlu Araç ile ilgili Yargıtay Ne Diyor? (Dikkat Edilmesi Gereken Sınır)</strong> Güncel bir Yargıtay kararına (3. Hukuk Dairesi, Mart 2026) göre; aracı iade edip paranızı geri almak (sözleşmeden dönme) istediğinizde, ödediğiniz parayı yasal faiziyle ve yukarıdaki masraflarla birlikte eksiksiz alırsınız. Ancak, piyasa koşullarını gerekçe göstererek <em>&#8220;Ben bu ayıplı araç yerine sıfır (emsal) bir araç alsaydım aradaki değer farkı şu kadar olurdu&#8221;</em> diyerek sıfır araç fiyat farkını ek bir tazminat olarak <strong>talep edemezsiniz</strong>. İade sürecinde talepleriniz, fiilen ödediğiniz bedel ve cebinizden çıkan net masraflarla sınırlıdır.</p>
<p>Uyuşmazlığın çözümlenmesinde uygulanacak maddi ve usul hukuku kurallarının tespiti, öncelikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine bağlıdır.</p>
<p>Satıcı galeri veya al satçı alıcı ise kişisel ve ailevi kullanım için alıyorsa burada bir tüketici işlemi söz konusudur. Öteki deyişle araç satış işlemi 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) kapsamında bir tüketici işlemi niteliğini taşır. Bu halde uyuşmazlığın esasına 6502 sayılı Kanun&#8217;un 8 ilâ 12. maddeleri öncelikli olarak uygulanacaktır.</p>
<p>Galeriden Şirket Aracı Alınması ya da alıcının ticari işletmesi adına faturalı araç alması, tacir sıfatıyla hareket etmesi veya alımın mesleki/ticari bir faaliyet çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine tabi olarak ticaret mahkemelerinde görülür.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><strong>Kusurlu Araç Zamanaşımı Ne Kadardır?</strong></h4>
<p>Araç alımından sonraki ilk 6 ayda ortaya çıkan kusurlarda kanun tüketiciyi korur. Ortaya çıkan arızanın satış anında da var olduğu varsayılır. Bu nedenle, aracı satarken kusursuz olduğunu kanıtlama sorumluluğu tüketiciye değil, satıcı galeriye aittir. Ancak 6 aylık süre geçmesi doğrudan hak kaybına yol açmaz. Alıcı kusurlardan dolayı yine de tazminat davası açabilir.  6502 Sayılı Kanun gereğince ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.</p>
<h4><strong>Araçtaki hile yıllar sonra fark edilirse hak talep edilebilir mi?</strong></h4>
<p>Elbette. Kanuna göre; kusurun hileyle veya ağır kusurla gizlendiği durumlarda zamanaşımı (süre sınırı) kuralları uygulanmaz. Kilometre düşürülmesi, pert kaydının gizlenmesi veya ağır hasarlı parçaların kaynakla birleştirilmesi gibi dolandırıcılık hallerinde, satıcı galeri süre sınırlarını bahane ederek yasal sorumluluktan kurtulamaz.</p>
<h2>2- Sahibinden (Şahıstan) Alınan Araçlarda Gizli Ayıp ve Yasal Haklar</h2>
<p>Galeriler yerine doğrudan bir şahıstan (mesleki veya ticari faaliyet yürütmeyen özel kişiden) ikinci el araç satın aldığınızda hukuki zemin tamamen değişir. Satıcı ticari bir işletme olmadığı için bu durum &#8220;tüketici işlemi&#8221; sayılmaz. Dolayısıyla Tüketici Mahkemelerine veya Tüketici Hakem Heyetlerine başvuramazsınız. Bu tür alım-satımlar doğrudan Türk Borçlar Kanunu (TBK) hükümlerine tabidir ve sürecin yönetimi çok daha hassas usul kuralları barındırır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Sahibinden Araç Alımlarında Sizi Zorlayacak 3 Kritik Fark</h3>
<p>• İspat Yükü Sizdedir: Galeriden alınan araçlarda &#8220;ilk 6 ayda çıkan arızanın satılırken de var olduğu&#8221; kabul edilirken, şahıstan alınan araçta bu yasal karine işlemez. Aracın kusurlu satıldığını mahkemede sizin (alıcının) kanıtlamanız gerekir.<br />
• Garanti Süresi Yoktur: Galeriler için zorunlu olan 1 yıllık asgari yasal sorumluluk kuralı, şahıslar arası satışta uygulanmaz.<br />
• Derhal Bildirim (İhbar) Şartı: Motor, şanzıman arızası veya kilometre düşürülmesi gibi bir gizli ayıbı fark ettiğiniz an, vakit kaybetmeden (derhal) satıcıya bildirim yapmak zorundasınız. Gecikirseniz, aracı o haliyle kabul etmiş sayılırsınız ve tüm dava haklarınızı kaybedersiniz.</p>
<h4>Kusuru Fark Ettiğinizde Atmanız Gereken İlk Adımlar</h4>
<p>Sorunu öğrenir öğrenmez araca kesinlikle fiziki müdahalede bulunmayın (motoru açtırmayın, onarıma başlamayın). İspat kolaylığı için şu adımları sırasıyla izleyin:<br />
1. Uzman Raporu Alın: <a href="http://www.tse.org.tr/" target="_blank" rel="noopener">TSE</a> onaylı bir ekspertizden veya yetkili servisten arızanın niteliğini ve geçmişe dönük olduğunu belgeleyen detaylı rapor alın.<br />
2. Mahkemeden Delil Tespiti İsteyin: Yüksek maliyetli hasarlarda, avukat aracılığı ile yetkili Sulh Hukuk Mahkemesi&#8217;ne başvurarak kusurun mahkeme bilirkişisi tarafından resmi olarak tespit edilmesini sağlayın.<br />
3. Avukat aracılığı ile Noterden İhtarname Çekin: Tespitlerin ardından, ileride ispat sorunu yaşamamak için noter kanalıyla yasal haklarınızı talep eden resmi bir ihtarname gönderin.</p>
<h3>Paramı Geri Alabilir miyim? (Seçimlik Haklarınız)</h3>
<p>Şahıstan aldığınız kusurlu araç için satıcıya karşı kullanabileceğiniz yasal haklarınız şunlardır:</p>
<p>• Aracı İade Edip Parayı Geri Alma (Sözleşmeden Dönme): Aracı iade ederek ödediğiniz bedelin yasal faiziyle birlikte iadesini isteyebilirsiniz. (Not: Hâkim, duruma göre iade yerine bedel indirimi kararı da verebilir)</p>
<p>• Hasar Oranında İndirim İsteme (Bedel İndirimi): Aracı kullanmaya devam edip, arızanın yarattığı değer kaybının veya tamir tutarının tarafınıza geri ödenmesini talep edebilirsiniz</p>
<p>• Ücretsiz Onarım: Masrafları satıcıya ait olmak üzere aracın tamirini isteyebilirsiniz.</p>
<p>• Ek Masrafların Tazmini: Çekici, ekspertiz raporu ve mahkeme masrafları gibi cebinizden çıkan fiili zararları da talep hakkınız saklıdır.</p>
<h4>Kusurlu Araç Zamanaşımı ve Dolandırıcılık Boyutu</h4>
<p>Kural olarak ayıptan doğan davalar aracın size tesliminden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir. Ancak satıcı kilometreyi düşürmüşse veya ağır hasar/pert kaydını hileyle gizlemişse zamanaşımı süresi işlemez, yıllar sonra bile hakkınızı arayabilirsiniz.<br />
Ayrıca, hileli eylemlerle haksız kazanç sağlayan satıcı hakkında &#8220;Basit Dolandırıcılık&#8221; (araç internet sitesi üzerinden ilanla satıldıysa &#8220;Nitelikli Dolandırıcılık&#8221;) suçundan Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulunularak cezai süreç başlatılabilir.</p>
<p>Şahıstan alınan kusurlu araçlarda tüketici mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Bu uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk dava şartı bulunmaz; ancak Asliye Hukuk yargılamaları, Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun (HMK) son derece katı usul kurallarının işlediği ve &#8220;ispat yükünün tamamen davacıda olduğu&#8221; mutlaka bir <a href="https://ilbarshukukburosu.com/">avukat</a> yardımının alınması gerektiği zorlu süreçlerdir.</p>
<h5>Yanlış yönlendirmeler ile hareket etmeniz durumunda alacağınız riskler şunlardır:</h5>
<p>• Ayıp ihbarının süresinde, doğru formatta hukuka uygun teknik altyapı ile yapılmaması durumunda tüm dava hakkınız bir günde düşebilir.<br />
• Delillerin araca müdahale edilmeden hukuka uygun şekilde toplatılamaması (tespit davasındaki teknik hatalar), davanın esastan kaybedilmesine yol açar.<br />
• Yanlış mahkemede dava açılması veya taleplerin (iade, değer kaybı) dilekçede birbiriyle çelişmesi, davanın usulden reddedilmesiyle sonuçlanır.<br />
Haklıyken haksız duruma düşmemek, araca bağladığınız yüksek meblağları yıllar süren yıpratıcı süreçler yaşamadan yasal faiziyle geri alabilmek ve savcılık şikayetlerini etkili bir şekilde yürütebilmek için; sürecin en başından (ihtarname aşamasından) itibaren ayıplı araç davaları alanında tecrübeli bir avukattan profesyonel destek almanız hukuki güvenliğiniz için hayati öneme sahiptir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>Kusurlu Araç Yargıtay Kararları</h4>
<p class="mb-4 text-default-high-emphasis">1- Satıcı kusursuz olsa bile zarardan sorumludur.</p>
<p class="mb-4 text-default-high-emphasis">Şahıslar arasındaki araç satışında satıcının ayıbı bilmemesi veya kusursuz olması sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. <strong>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/6482, K. 2022/8092, T. 24.10.2022</strong> sayılı ilamında; ikinci el olarak satılan aracın kilometresinin düşürüldüğünün muayene kayıtları ve bilirkişi incelemesiyle sabit olduğu, bu durumun gizli ayıp niteliğinde bulunduğu belirtilmiştir . Uyuşmazlığın 6098 sayılı genel hükümlerine tabi olduğu olayda, satıcının kilometrenin düşürüldüğünden haberi olmadığını ve kusuru bulunmadığını savunmasına rağmen, kanun gereğince satıcının ayıpların varlığını bilmese bile ayıba karşı tekeffül borcu kapsamında sorumlu olduğu vurgulanmış ve davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı kanun yararına bozulmuştur.</p>
<p>2- Kilometre düşüren satıcı hakkında dolandırıcılık suçundan ceza verilmelidir.</p>
<p>Kilometre sayacının geriye çekilerek satılması hukuki ayıbın ötesinde dolandırıcılık suçuna vücut verir. <strong>Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/4041, K. 2025/2297, T. 24.02.2025</strong> sayılı kararında; muayene kayıtlarına göre kilometresinin düşürüldüğü anlaşılan aracın satılması eyleminde, satıcının oto alım satım işiyle uğraşan tacir olması halinde eylemin 5237 sayılı TCK m. 158/1-h kapsamındaki nitelikli dolandırıcılık suçunu, tacir olmayan şahıslar yönünden ise TCK m. 157&#8217;deki basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı kabul edilerek eksik incelemeyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kanun yararına bozulmuştur</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kusurlu-arac-dava-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KARA PARA AKLAMA SUÇU ve CEZASI- TCK 282</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2026 01:29:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38238</guid>

					<description><![CDATA[KARA PARA AKLAMA SUÇU ve CEZASI Kara para aklama suçunun (hukuki adıyla Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) cezası Türk Ceza..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>KARA PARA AKLAMA SUÇU ve CEZASI </strong></h1>
<p>Kara para aklama suçunun (hukuki adıyla Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) cezası <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ceza Kanunu</a>’nun 282. maddesi gereğince <span style="color: #ff0000;">3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası ve 20.000 güne kadar adli para cezası</span>dır.</p>
<p>Kara para aklama suçu kişiye özel inceleme gerektirmekte olup öncül suçun türü, malvarlığının kaynağı, failin kastı, finansal hareketlerin niteliği, üçüncü kişilerin konumu ve delillerin elde edilişine göre <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">ceza hukuku</a> alanında çalışan avukat gözü ile incelenmelidir. Zira bir malvarlığı değerinin kaynağının şüpheli görünmesi tek başına onun suçtan kaynaklandığını göstermez.</p>
<h1><strong>KARA PARA AKLAMA NEDİR?</strong></h1>
<p>Kara para aklamanın basitçe tanımı:  Başka bir suçtan elde edilen gelirin ya da her türlü malvarlığının kaynağının gizlenmesi ve bunu hukuka uygun görünüme büründürmesi ile oluşmaktadır. Para aklama  <a href="https://masak.hmb.gov.tr/aklama-sucu-genel-bilgi" target="_blank" rel="noopener">Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK)</a> tarafından  &#8221;genel olarak öncül suçlardan elde edilen gelirlerin, yasa dışı kaynağını gizlemek ve bu gelirleri yasal bir kaynaktan elde edilmiş gibi göstermek amacıyla yapılan her türlü işlem&#8221; şeklinde tanımlanmaktadır.</p>
<p>Kara para aklamak başka bir suça bağlı oluştuğu için Türk Ceza Hukuku sistematiğine göre bağlı suç terminolojik olarak öncül suç olarak nitelendirilir. Ancak başka bir suça bağlı oluşması bu eylemin ayrı bir suç oluşturmayacağı anlamına gelmez. Yani hem yasa dışı işten elde edilen gelirin oluşturduğu suç ayrı bu geliri hukuka uygunmuş gibi göstermeye çalışmak ayrı bir suçtur ve ayrı ayrı cezalandırılır.  Bu suçu işleme kastı olmadan yasal hizmet verenler şayet bir suç isnadı ile karşı karşıya ise beraat hükmü verilebilmesi için hukuki bir yardım ile suç gelirinin kaynağına ilişkin bilgi ve suçun icrasına bilinçli katkısının olmadığı net bir şekilde aktarılmalıdır.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Türk Ceza Kanunu &#8211; Millete ve Devlete Karşı Suçlar Kısımı Adliyeye Karşı Suçlar Bölümü madde 282 </strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama</strong></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong> </strong>(1) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, <strong>üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">(2) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi <strong>iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası</strong> ile cezalandırılır.</p>
<p style="font-weight: 400;">(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası <strong>yarı oranında artırılır.</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza <strong>bir kat</strong> artırılır.</p>
<p style="font-weight: 400;">(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.</p>
<p style="font-weight: 400;">(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle cezaya hükmolunmaz.</p>
<table style="height: 908px;" width="904">
<tbody>
<tr>
<td width="201"><strong>SUÇ</strong></td>
<td width="201"><strong>İLGİLİ YASAL DÜZENLEME </strong></td>
<td width="201"><strong>CEZA </strong></td>
</tr>
<tr>
<td width="201">KARA PARA AKLAMA SUÇU</td>
<td width="201">TÜRK CEZA KANUNU MADDE 282</td>
<td width="201">3 YILDAN 7 YILA HAPİS VE 20.000 GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">SUÇUN 3 KİŞİDEN FAZLA ÖRGÜT HALİNDE İŞLENMESİ</td>
<td width="201">TÜRK CEZA KANUNU MADDE 220</td>
<td width="201">KURAN VE YÖNETENLER İÇİN 5 YILDAN 10 KADAR HAPİS</p>
<p>ÜYE OLANLAR BAKIMINDAN 2 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">AKLANAN PARAYI KABUL ETME KULLANMA</td>
<td width="201">TÜRK CEZA KANUNU MADDE 282/2</td>
<td width="201">2 YILDAN 5 YILA HAPİS</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">AVUKAT, MUHASEBECİ, KAMU GÖREVLİSİ GİBİ KİMSELERİN KARA PARA AKLAMASI</td>
<td width="201">TÜRK CEZA KANUNU MADDE 282/3</td>
<td width="201">4 YIL 6 AYDAN 14 YILA KADAR HAPİS</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">TİCARİ ŞİRKETLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ İHLALİ (örn. elektronik para kuruluşlarının kayıt tutma ve bilgi verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi)</td>
<td width="201">5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN</td>
<td width="201">1 YILDAN 3 YILA KADAR HAPİS VE 5.000 GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">YASA DIŞI BAHİS OYNATANLAR, YER VE İMKAN SAĞLAYANLAR</td>
<td width="201">7258 SAYILI FUTBOL VE DİĞER SPOR MÜSABAKALARINDA BAHİS VE ŞANS OYUNLARI DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN</td>
<td width="201">3 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">YASA DIŞI BAHİS OYNATILMASI İÇİN İNTERNET YOLUYLA İMKAN SAĞLAYANLAR</td>
<td width="201">7258 SAYILI KANUN</td>
<td width="201">4 YILDAN 6 YILA KADAR HAPİS</td>
</tr>
<tr>
<td width="201">YASA DIŞI BAHİS SUÇUNA İLİŞKİN PARA NAKLİ SAĞLAYANLAR PARA TRANSFERİ YAPANLAR</td>
<td width="201">7258 SAYILI KANUN</td>
<td width="201">3 YILDAN 5 YILA KADAR HAPİS VE 5000 GÜNE KADAR ADLİ PARA CEZASI</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2><strong>KARA PARA AKLAMA SÜRECİ ADIMLARI:</strong></h2>
<p>Önce bir suç işlenerek yasa dışı kazanç elde edilir, ardından bu kazancın kaynağı gizlenerek meşru bir gelirmiş gibi gösterilir.</p>
<p>Bu eylem çoğunlukla:</p>
<ul>
<li>Yasa dışı bahis oynatma</li>
<li>Örgütlü suçlar,</li>
<li>Uyuşturucu suçları,</li>
<li>Kaçakçılık,</li>
<li>Yolsuzluk,</li>
<li>Dolandırıcılık, bilişim suçları ile bağlantılıdır.</li>
</ul>
<p>Yine de her şüpheli veya alışılagelmedik para hareketini doğrudan kara para aklama olarak tanımlamak mümkün değildir. Yinelediğimiz üzere avukat tarafından bir durum değerlendirmesi yapılması gerekir. Suçun maddi ve manevi unsurlarının somut delillerle ortaya konulması gerekir.</p>
<p>Ancak şunu da söylemek gerekir ki kara para aklama suçundan ceza verilmesi için illaha ki gelirin kaynağındaki suçun cezalandırılması anlamına gelmez. Yani kara para aklama suçundan ceza vermek için kara para aklama eyleminin  -money laundering- yapılmış olması yeterlidir.</p>
<p>Kara para aklama, modern ceza hukukundaki en kritik ekonomik suçlardan biridir. Günümüzde küresel finans ağları, kripto varlıklar, elektronik ödeme sistemleri, şirket hesaplarına transfer yapılması, sınır ötesi transferler ve dijital ticaret modelleri gibi araçlar; suçluların yasa dışı yollardan elde ettikleri kazançları yasal sisteme entegre etmelerini veya gizlemelerini büyük ölçüde kolaylaştırmaktadır.</p>
<p>Kara para aklama suçu hukuki adı ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçu Türk Ceza Kanunu’nun “Millete ve Devlete Karşı Suçlar” başlıklı bölümü içinde, “Adliyeye Karşı Suçlar” arasında  282. maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<h3><strong>Kara Para Aklama Suçunun Unsurları</strong></h3>
<ul>
<li>Maddi konu,</li>
<li>Fail,</li>
<li>Mağdur ve suçtan zarar gören,</li>
<li>Fiil,</li>
<li>Manevi unsur,</li>
<li>Hukuka aykırılık,</li>
<li>Öncül suçtur.</li>
</ul>
<h3><strong>ŞİRKETLERİN KARA PARA AKLAMASI </strong></h3>
<p>Ceza hukukumuzda tüzel kişiler hakkında hapis veya adli para cezası şeklinde ceza verilmez ama bazı koşulların bulunması hâlinde tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri uygulanabilir.</p>
<p>Aklama suçu bir şirket, dernek, vakıf veya başka bir tüzel kişiliğin faaliyeti çerçevesinde işlenmişse;</p>
<ul>
<li>Şirket hesaplarının aklama için kullanılıp kullanılmadığı,</li>
<li>Aklamanın şirket yetkilisi, şirket organı … kim tarafın gerçekleştirildiği,</li>
<li>Şirketin gerçek faaliyetinin bulunup bulunmadığı,</li>
<li>Para transferlerinin açıklamaları, incelenir.</li>
</ul>
<p>Bu gibi durumlarda şirketin banka hesaplarına bloke konulabilir, faaliyet izni iptal edilebilir ya da sahip olduğu tüm malvarlığı değerlerine el konulabilir.</p>
<p>Uygulamada özellikle bilişim, pazarlama, teknoloji şirketlerinin bu durumlarla karşı karşıya kaldığı gözlemlenmektedir.</p>
<h2><strong>Hukuki Vakalarda Karşılaşılan Kara Para Aklama Yöntemleri</strong></h2>
<p>Kara para aklama suçunu işleyen suç gelirini hukuka uygun şekilde göstermek için bazı yöntemler kullanır. Kişinin servetinde olağandışı servet artışının bulunması, kısa süre içinde çok sayıda para transferi, gerçek dışı ticari ilişkiler kurmak, naylon şirket faaliyetleri, yurt dışı para transferleri, çalışanlar adına olağandışı transferler; kara paranın aklandığına ilişkin büyük şüpheler yaratır. Bu şüphelere esas para aklama yöntemlerinden bazıları:</p>
<ul>
<li>sahte fatura kesmek</li>
<li>sahte satış sözleşmesi yapmak</li>
<li>suçtan elde edilen nakit parayı şirket satış yapmış, iş yapmışçasına gelir elde etmiş gibi göstermek</li>
<li>hesap kiralayarak parayı parçalara bölmek,</li>
<li>suç gelirini alacak, bağış ya da şirket sermayesi gibi göstermek</li>
<li>ticari alacak verecek ilişkisi sağlamak</li>
<li>paravan şirket kurmak</li>
<li>Şirinler (smurfing) yöntemi,</li>
<li>Parçalama (structuring) yöntemi,</li>
<li>Vergi cennetleri (off-shore),</li>
<li>Paravan (Kağıt üstündeki) ya da hayali şirketler,</li>
<li>Oto-finans borç yöntemi (Loan-back),</li>
<li>Döviz Büroları,</li>
<li>Kumarhane ve Gazinolar,</li>
<li>Alternatif havale sistemleri (hawala vs.),</li>
<li>İnternet bankacılığı ve elektronik para,</li>
</ul>
<h3><strong>HUKUKİ VAKALARDA KARŞILAŞILAN KARA PARANIN AKLAMA AŞAMALARI</strong></h3>
<p>1-Sisteme sokma</p>
<p>Suçtan geliri ekonomik dolaşıma sokulmaktadır.</p>
<ol start="2">
<li>Katmanlaştırma</li>
</ol>
<p>Aklanan paranın kaynağını kaybettirmek gayesiyle fazla sayıda işlem ve transfer yapılır. Yasa dışı yollarla elde edilen paranın kaynağını gizlemek için bu meblağlar; çeşitli hesaplar veya şirketler arasında sürekli olarak yer değiştirebilir, yurt dışındaki bankalara gönderilebilir ya da sahte faturalandırma yoluyla yasal bir ticari işlemmiş gibi yansıtılabilir</p>
<ol start="3">
<li>Bütünleştirme</li>
</ol>
<p>Aklanan paraya hukuka uygun elde edilmiş görünümü sağlanır. Mesela dolaşıma sokulan suç geliri ile alınan arsa kısa sürede çok değer kazanmış ve satılmış gibi gösterilerek paraya meşru görünüm kazandırılabilir.</p>
<h3><strong>NİTELİKLİ – CEZA AĞIRLAŞTIRAN KARA PARA AKLAMA NEDİR?</strong></h3>
<p>Bazı durumlarda suçun failinin cezası özel nedenlerden dolayı arttırılabilir. Bu cezayı arttırıcı nedenler:</p>
<ul>
<li>suçun örgütlü biçimde işlenmesi ( kara para aklama suçlarının neredeyse tamamına yakını organize şekilde işlenmesi nedeniyle örgütlü suçlar kapsamındadır)</li>
<li>suçun kamu görevlisinin nüfuzundan yararlanılarak işlenmesi (kamu görevlisi sahip olduğu imkanları kullanarak işlemesi hali)</li>
<li>suçun bir tüzel kişilik faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi (bahsettiğimiz üzere; finans, reklam, pazarlama, dijital ve bilişim sistemleri alanında faaliyet gösteren şirketlerin yetkilileri bu suçlarla muhatap olabilmektedir)</li>
<li>suçun belirli meslek veya görev sahiplerince işlenmesidir.</li>
</ul>
<h3><strong>KARA PARA AKLAMA NASIL ANLAŞILIR?</strong></h3>
<p>Aklama suçunda deliller büyük önem teşkil eder. Cumhuriyet Savcılığı ve MASAK raporları doğrultusunda soruşturma esas olarak şu delillere dayanır:</p>
<ul>
<li>kripto para transferleri,</li>
<li>şüpheli işlem transferleri,</li>
<li>döviz alım satım,</li>
<li>para yatırma ve çekme,</li>
<li>şirket defterleri,</li>
<li>banka hesap hareketleri,</li>
<li>vergi dairesine verilen beyannameler</li>
<li>fatura ve makbuzlar,</li>
<li>irsaliyeler,</li>
<li>sözleşmeler,</li>
<li>gümrük kayıtları,</li>
<li>tapu kayıtları,</li>
<li>bilanço ve gelir tabloları,</li>
<li>vergi beyannameleri,</li>
<li>motorlu araç devir kayıtları,</li>
<li>iddia ve tanık beyanları</li>
<li>mesajlaşma kayıtları,</li>
<li>el konulan bilgisayar ve telefon incelemeleri,</li>
<li>dijital cüzdan verileri,</li>
<li>IP kayıtları,</li>
<li>sosyal medya yazışmaları…</li>
</ul>
<h2><strong>YASA DIŞI BAHİS KARA PARA AKLAMA </strong></h2>
<p>Ülkemizde yasa dışı bahis trafiğinin yıllık takriben 1,1 trilyonluk işlem hacmine sahip olduğu bilinmektedir. Yasa dışı bahis suçundan elde edilen gelir çeşitli yöntemlerle aklanmakta ve bunun engellenmesine yönelik birçok operasyon yapılmaktadır. Yapılan bu büyük çaplı operasyonlar kimi zaman suçun işlenmesine katkı sağlamayan kimselerin de suç isnadı ile karşı karşıya kalmasına yol açmaktadır.  Yasa dışı bahis suçuyla ilgili Türk Ceza Kanununun yanı sıra 7258 sayılı Kanun’un birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasa dışı bahis suçlarına ilişkin ayrıntılı bilgi için : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/">Yasa Dışı Bahis Suçları</a></p>
<h2><strong>SIKÇA SORULAN SORULAR – SSS- FAQ </strong></h2>
<ol>
<li><strong>Kara para aklama suçu şüphesi ile banka hesabıma veya kripto hesabıma bloke konulabilir mi? </strong>Evet, bu şüphenin varlığı halinde derhal elkoyma tedbiri uygulanabilir. Suçun sabit görülmesi halinde ise bu değerlerin mülkiyeti devlete geçirilir.</li>
<li><strong>Kara para aklama kripto para ile yapılır mı? </strong>Evet, bu suçun oluşması için yalnız nakit para değil her türlü ekonomik değer ; kripto para , elektronik para,taşınır mallar, şirket payları, menkul kıymetler- borsa hisseleri, taşınmazlar, döviz, çek ve senetler, şirket varlıkları suçun oluşması için yeterlidir.</li>
<li><strong>Kara para aklama suçundan beraat etmek mümkün müdür? </strong>Bu suçtan ceza verilebilmesi için kişinin suçlu olduğunun mahkeme nezdinde kanıtlanması gerekmektedir. Birçok farklı nedene bağlı olarak kara para aklama suçunun sanığı dava sonunda beraat edebilir. Örneğin; Failin yalnızca malvarlığı değerinin kaynağını araştırmamış olması onu cezalandırmaya yetmez. Özellikle muhasebecilerin, banka çalışanlarının, şirket yöneticilerinin cezai sorumluluğu değerlendirilirken araştırma yapılmalı ve suç işleme iradesi ve kastı yoksa bu mahkemeye avukat aracılığı ile doğru şekilde aktarılmalıdır.</li>
<li><strong>Aklanan para ve malvarlığı değerlerine ne olur? </strong>Aklamanın tespiti halinde kısaca bu para, kripto para, gayrimenkul ve araçlara kısacası malvarlığı değerlerine önce devlet tarafından el konulur ardından mülkiyeti devlete geçirilebilir.</li>
</ol>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38239 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--scaled.jpeg" alt="Kara para aklama suçu ve cezası" width="2560" height="1275" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--scaled.jpeg 2560w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--768x382.jpeg 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--1536x765.jpeg 1536w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--2048x1020.jpeg 2048w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/08/Kara-para-aklama-sucu-cezasi--1200x598.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 2560px) 100vw, 2560px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>YARGITAY KARARLARI</strong></h3>
<p>1- Şikâyetçi&#8230;i arayan ve kendisini &#8230; olarak tanıtan kişinin şikâyetçiye, <span class="ara1">şans</span> oyunları oynayıp oynamadığını sorduktan sonra bu oyunlar ile ilgili 20.000,00 Euro borcunun biriktiğini, bu borcu kapatmak için Türkiye&#8217;ye farklı kişilere para göndermesi gerektiğini, ancak kendisine yardımcı olacağını söylediği, şikâyetçinin de bu durumu kabul etmesi üzerine <strong>hesabına değişik isimlerden gelen paraları, annesi &#8230; ve kendi hesapları üzerinden değişik isimlere havale ettiği</strong>, bu kişilerden birisinin &#8230; &#8230;olduğu, ayrıca bu eylemin &#8230; ile &#8230; arasında, &#8230; ile &#8230; arasında ve &#8230; ile &#8230; arasındaki telefon görüşmelerine yansıdığı, bu şekilde <strong>sanıkların suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini <span class="ara1">aklama</span> suçunu işlediklerinin sabit olduğu,</strong></p>
<p>..Şikâyetçi &#8230;&#8217;ye yönelik olarak kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sa<span class="ara1">yıl</span>ı Kanun&#8217;un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) ve (son) bentleri, 158 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 13 <span class="ara1">yıl</span> 4 ay hapis ve 645.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun&#8217;un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,..</p>
<p><strong>&#8230;Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini <span class="ara1">aklama</span> suçu</strong>ndan 5237 sa<span class="ara1">yıl</span>ı Kanun&#8217;un 282 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 8 <span class="ara1">yıl</span> hapis ve 4.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun&#8217;un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,..</p>
<p>2- Her ne kadar sanıklar hakkında suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraat kararları verilmişse de, dosya içeriğinde bulanan belge ve bilgiler itibarıyla yapılan incelemede, öncül suç oluşturabilecek eylemlere ilişkin değerlendirmelerin denetime olanak sağlayacak şekilde araştırılıp tartışılmasının gerekliliği karşısında, bu kapsamda sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan dava açılıp mahkumiyet hükümleri kurulduğu ancak temyiz üzerine Yargıtay tarafından zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, yine sanık &#8230; hakkında Vergi Usul Kanunu&#8217;na aykırılıktan, sanık &#8230; hakkında ise resmi belgede sahtecilik suçlarından yapılan yargılamaların neticesinde zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerinin verildiği gözetildiğinde, bu suçlara ilişkin nispi muhakeme usulüne uygun bir değerlendirme yapılıp soruşturma ve kovuşturma dosyalarındaki deliller irdelenerek suç tarihlerinin de net olarak tespit edilmeye çalışılması ile <strong>suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini <span class="ara1">aklama</span> suçu açısından öncül suç teşkil edip etmediklerine ilişkin illiyet bağının tartışılmadığ</strong>ı, sanık &#8230;&#8217;nun ticari ilişki içerisinde olduğu &#8230; isimli şahsın 28.11.1995 tarihinde öldürülmesi olayı ile ilgili mahkumiyet hükmünün bulunduğu ve bu şahsın ölümünden sonra ticari senetleri elinde bulunduran &#8230; isimli kişiye yönelik, ölüm olayından yaklaşık 7-8 ay sonra başlayıp net olarak tespit edilemeyen bir tarihe kadar senetleri ele geçirmek amacıyla yağma suçunun işlendiğine ilişkin sanık &#8230; hakkında yargılama yapıldığı ve mahkumiyet kararı verildiği göz önüne alındığında, bu dosyanın da incelenerek suç tarihinin net olarak tespiti ile öncül suç açısından delillerin değerlendirilmesi gerekliliğine uygun hareket edilmediği, anılan eylemler ve kararlarla ilgili sadece mükerrir dava bulunduğuna ilişkin ve Yargıtay 9. Ceza Dairesinin ilamına yönelik açıklama yapılmakla yetinildiği anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında, Anayasa Mahkemesince, ihlal kararının gerekçesinde yer alan, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini <span class="ara1">aklama</span> suçuna esas alınan öncül suçların işlenip işlenmediğine, bu hususlarda soruşturma/kovuşturma işlemi yapılıp yapılmadığına, kayıt dışı <span class="ara1">para</span> ile suçtan kaynaklanan gelirin ayrımının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespitine ilişkin somut bulguların gerekçe içeriğinden anlaşılamadığına dair hususlarda da gerekli araştırma ve tartışmanın yapılarak tüm eksiklikler giderildikten sonra delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.</p>
<p>IV. KARAR</p>
<p>Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, Tebliğname&#8217;ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,</p>
<p>Yargıtay 14. Ceza Dairesi 2023/7721 Esas</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aidat Borcu Tahsili; Aidat Borcu Ödemeyenler için Çözüm 2026</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/aidat-borcu-tahsili/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/aidat-borcu-tahsili/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat Abdullah Kocaer]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2026 02:50:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[icra hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[kat mülkiyeti hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38175</guid>

					<description><![CDATA[Aidat Borcu Tahsili; Aidat Borcu Ödemeyenler için Çözüm Aidat Borcunu Ödemeyen Kiracıya İcra Takibi Nasıl Başlatılır? Apartman veya site yönetiminde..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Aidat Borcu Tahsili; Aidat Borcu Ödemeyenler için Çözüm</h1>
<h2><strong>Aidat Borcunu Ödemeyen Kiracıya İcra Takibi Nasıl Başlatılır?</strong></h2>
<p>Apartman veya site yönetiminde yaşayan her kat maliki ve kiracı, aylık aidatlarını düzenli ödemekle yükümlüdür. Ancak pratikte aidat borcunu ötelemeyi alışkanlık haline getiren kiracılarla karşılaşmak son derece yaygındır. Bu durum; hem binanın ortak giderlerinin karşılanamamasına hem de diğer kat maliklerinin haksız yük altına girmesine yol açar.</p>
<p>Peki ya kiracınız aylardır aidat ödemiyorsa ve hatırlatmalarınız sonuç vermiyorsa? <strong>İcra takibi</strong>, bu noktada en etkili ve yasal çözüm yoludur.</p>
<p>İcra hukuku; ince teknik detaylar, kısa süreli itiraz süreci ve usul hataları açısından oldukça hassas bir alan.</p>
<p><span style="text-decoration: underline">Hatalı yapılan bir icra takibi, hem zaman hem para kaybına yol açabilir hatta günün sonunda usuli hatalar nedeni ile aidat borcundan daha yüksek maddi külfetlere ve karşı taraf avukatlık ücretlerine katlanmak zorunda kalabilirsiniz.</span>  <span style="text-decoration: underline">Bu nedenle sürecin başından itibaren kat mülkiyeti hukuku alanında çalışan avukat ile çalışmak kritik önem taşır.</span></p>
<p>Aidat borcu yalnız icra takibi başlatmakla değil aynı zamanda maaş haczi, banka hesabı haczi, taşınmaz haczi, araç haczi gibi haciz işlemlerini de kapsadığından tüm apartman ve siteler avukat aracılığı ile bu süreci işletir.</p>
<p>İyi niyet ile icra takibi başlatmadan şu yolları da izleyebilirsiniz ancak günün sonunda muhtemelen sadece yoktan yere para ve emek harcadığınız ile kalırsınız:</p>
<ol>
<li><strong> Noter İhtarnamesi</strong></li>
</ol>
<p>Kiracıya ve ev sahibine noter aracılığıyla yazılı ihtarname gönderilmesi, hem borcun varlığını ispatlayan bir delil oluşturur hem de ileride açılacak davada &#8220;iyi niyet&#8221; göstergesi olarak değerlendirilir. İhtarnamede:</p>
<ul>
<li>Borcun tam miktarı,</li>
<li>Ödeme için tanınan süre (genellikle 8–15 gün),</li>
<li><strong>Süre içinde ödeme yapılmazsa hukuki yollara başvurulacağı avukatlık ücretinin dava açılanın üzerine bırakılacağı açıkça belirtilmelidir.</strong></li>
</ul>
<h2>İCRA TAKİBİ BAŞLATMADAN ÖNCE YAPILMASI GEREKENLER</h2>
<h3>Adım Adım Apartman Site Aidat Borcu Tahsili</h3>
<p>İcra takibi için ihtiyaç duyacağınız belgeler şunlardır:</p>
<ul>
<li>Apartman/site yönetiminin imzalı aidat defterleri</li>
<li>Kiracıya gönderilmiş yazışmalar (e-posta, SMS veya apartman panosuna asılan aidat borç listesi)</li>
<li>Kira sözleşmesi</li>
<li>Yönetim planı</li>
<li>Eğer çektiyseniz noter ihtarnamesi ve tebliğ belgesi</li>
<li>Bu belgeleri topladıktan sonra avukat belirlemeli ve avukata apartman yönetimi adına avukat vekaletnamesi çıkarmanız gerekmektedir.</li>
<li>Avukatınız kendisine tanınan yetkilerden faydalanarak icra takibi başlatacaktır.</li>
<li>İcra takibi başlatılırken icra dairesi tarafından peşin harç ve tebligat giderleri gibi masraflar istenir.</li>
<li>Bu masrafları yatırdıktan sonra aidatını ödemeyen kiracı ya da ev sahibine icra ödeme emri tebliğ edilecek.</li>
<li>Aidatını ödemeyen borçlu bu borcu 7 gün içerisinde ödemelidir.</li>
<li>Aidat borçları başkaca icra takiplerinden farklı olarak tahsili en kolay olan alacaklardandır.</li>
<li><strong>Aidat borçlusu başta yapmış olduğunuz icra masraflarını, aidat borcunu, faizini ve avukatlık ücretini icra dairesine öder. </strong></li>
<li>İcra dairesi ise banka hesabına ödemeyi gönderir ve aidat borcunu tahsil etmiş olursunuz.</li>
</ul>
<h2>Aidat Borcunu Kim Öder? Aidat Borcunu Ev Sahibi Mi Kiracı Mı Öder?</h2>
<p>Apartman aidatı ve ortak giderlerde temel ayrım şudur: <strong>kanunen asıl borçlu kat maliki, yani ev sahibidir</strong>; ancak <strong>kiracı da belirli sınırlar içinde ve belirli giderler bakımından sorumlu tutulabilir</strong>. Bu konu özellikle <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.634.pdf" target="_blank" rel="noopener">Kat Mülkiyeti Kanunu</a> ve <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6098&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Borçlar Kanunu</a> kapsamında değerlendirilir.</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu&#8217;na göre;</p>
<p>Madde 317- Kiracı, kiralananın olağan kullanımı için gerekli temizlik ve bakım giderlerini ödemekle yükümlüdür. Bu konuda yerel âdete de bakılır.</p>
<h2>SIKÇA SORULAN SORULAR</h2>
<p><strong>Ne kadar aidat borcu olunca icra takibi başlatılabilir?</strong></p>
<p>Yasal olarak belirlenmiş bir alt sınır yoktur. Ancak takip masrafları göz önünde bulundurulduğunda, birkaç aylık birikmiş borç için başlatmak daha mantıklıdır.</p>
<p><strong>İcra takibinin masrafını kim öder?</strong></p>
<p>Takip başlatılırken icra dairesi tarafından alınması zorunlu olan harç ve tebligat giderleri apartman yönetiminden karşılanır. Ancak aidat borçlusu borcunu öderken <strong>başta ödenen harçları, tahsil harcını, aidat borcunu, faizini ve avukatlık ücretini </strong>bir bütün halinde öder.</p>
<p><strong>Kiracı itiraz ederse ne olur?</strong></p>
<p>İtiraz durumunda mahkeme sürecine girilir. Ancak alacağı belgeleyen kayıtlarınız olacağı için mahkeme sonucu yüksek oranda alacaklı lehine sonuçlanır. Kocaer Apartman ve Site Yönetimi isimli kurmuş olduğum firmada aidat borcu olan kimselerin neredeyse tamamının icra takibine itiraz etmeden dava sürecine kalmadan aidat borçlarını ödemiş olduğunu gözlemlemiş olduğum için aidat borçlarının çok fazla biriktirmeden takibe konularak bir an önce tahsil edilmesi gerektiğini önermekteyim.</p>
<h2><strong>Aidat Alacağınızı Geciktirmeden Takibe Alın</strong></h2>
<p>Aidat borcu; her geçen ay birikerek büyür. Çok uzun süre ödenmemiş aidat borçlarının tahsili miktarın büyüklüğü nedeniyle zorlaşabilir. Borçlunun mal varlığını elden çıkarması ya da başka alacaklılara öncelik sağlaması ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, hızlı hareket etmek büyük önem taşır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Avukat Abdullah Kocaer</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/aidat-borcu-tahsili/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026 Şartları, Dilekçe Süreci ve Boşanma Hukuku Rehberi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/bosanma-davasi-rehberi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/bosanma-davasi-rehberi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2026 20:23:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ailehukuku]]></category>
		<category><![CDATA[boşanmadavası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38147</guid>

					<description><![CDATA[BOŞANMA DAVASI REHBERİ İki insanın hayatını birleştirdiği ve insan hayatının en önemli durum değişikliklerinden biri olan evlilik kurumunun çeşitli nedenlerle..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>BOŞANMA DAVASI REHBERİ</h1>
<p><span style="text-decoration: underline;">İki insanın hayatını birleştirdiği ve insan hayatının en önemli durum değişikliklerinden biri olan evlilik kurumunun çeşitli nedenlerle sonlandırılması yani boşanma davası açmak şüphesiz ki hem hukuken hem psikolojik hem de maddi olarak oldukça güç ve yıpratıcı bir süreçtir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #333333; text-decoration: underline;">Bu süreçte kişinin en yakını zannettiği hayat arkadaşı ile yollarını ayırmaya karar vermesi bireyde son derece büyük bir yalnızlık ve çaresizlik hissi yaratabilir. Bu yazımızla hizmet gösterdiğimiz <a style="color: #333333; text-decoration: underline;" href="https://ilbarshukukburosu.com/">Ankara’da boşanma avukatı</a> arayan, boşanma davasının maddi ve manevi yüklerini hukuki bir rehber aracılığı ile paylaşmak isteyen, maddi manevi tazminat, velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi hukuki süreçlerde yardım almak ve masraflarını öğrenmek isteyenler için rehber niteliği olarak 2026 yılında güncel gelişmeler nazara alınarak kaleme alınmıştır.</span></span></p>
<h2><strong> Boşanma Davası Türleri Nelerdir?</strong></h2>
<p>Boşanma Davası temel olarak tarafların iradelerinin uyuşması ile anlaşmalı boşanma davası ya da çekişmeli boşanma davası olarak ikiye ayrılmaktadır.</p>
<h3><strong>Anlaşmalı Boşanma Davası ve Protokol Şartları</strong></h3>
<p>Anlaşmalı boşanma, her iki tarafın da tüm şartlarda uzlaşma sağladığı durumlarda sürecin en hızlı sonuçlandığı yöntemdir. Anlaşmalı boşanma davası için kanun tarafından bazı şartlar aranmaktadır. Bunlar:</p>
<ul>
<li>Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması : Dava tarihi itibarı ile 1 yıllık sürenin dolması gereklidir.</li>
<li>Tarafların boşanmanın tüm mali sonuçları (nafaka, tazminat, mal paylaşımı) ve çocukların durumu (velayet) konusunda <strong>anlaşmalı boşanma protokolü</strong> ile uzlaşmış olması.</li>
<li>Hakimin tarafları bizzat dinleyerek şartlarda mutabık kaldıklarının onayını huzurda alması</li>
</ul>
<p>Anlaşmalı boşanma protokolü özellikle mal paylaşımı yapılacaksa mutlaka bir avukat tarafından hazırlanmalıdır.</p>
<p>Evliliğin 1 yıldan az sürdüğü durumlarda örneğin 3 ay süren evliliklerde anlaşmalı boşanmak teknik olarak mümkün olmasa da uygulamada bazı yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Anlaşmalı boşanma protokolünün yanı sıra anlaşmalı boşanma davasında anlaşmalı boşanma davası dilekçesi mahkeme huzuruna sunulmalıdır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38168" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/06/Gemini_Generated_Image_gclklqgclklqgclk-768x456.png" alt="Boşanma Avukatı Bulun. Boşanma Davası Rehberi" width="502" height="298" /></p>
<h3><strong>Çekişmeli Boşanma Davası ve Nedenleri</strong></h3>
<p>Taraflardan birinin boşanmak istememesi veya boşanmanın ferileri (nafaka, velayet) konusunda anlaşılamaması durumunda çekişmeli boşanma davası açılır. Bu davalar özel veya genel sebeplere dayanabilir:</p>
<h4> Özel Boşanma Nedenleri:</h4>
<p>&nbsp;</p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td style="text-align: center;" width="302">Sebep</td>
<td style="text-align: center;" width="302"><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf" target="_blank" rel="noopener">Türk Medeni Kanununda Karşılığı</a></td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">1-      Zina (Aldatma)</td>
<td width="302">Madde 161</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">2-      Hayata kast</td>
<td width="302">Madde 162</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">3-      Kötü muamele ve onur kırıcı davranışlar</td>
<td width="302">Madde 162</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">4-      Suç işleme ve Haysiyetsiz hayat sürme</td>
<td width="302">Madde 163</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">5-      Evi Terk</td>
<td width="302">Madde 164</td>
</tr>
<tr>
<td style="text-align: left;" width="302">6-      Akıl hastalığı</td>
<td style="text-align: center;" width="302">Madde 165</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<ul>
<li>
<h5>1- Zina Aldatma Nedeniyle Boşanma Davası</h5>
</li>
</ul>
<p>Aldatılan eş zina nedeni ile özel sebebe dayanarak boşanma davası açabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken şudur ki aldatmayı net bir şekilde kanıtlamak ve bu aldatmanın cinsel sadakatsizliği içermesi gerekmektedir. Aldatılan kadın ya da erkek aldatıldığını öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde dava açmalıdır. Eğer eş seneler önce aldatıldığını yeni öğrendiyse yine de zina sebebiyle boşanma davası açabilir ancak bu olayın üzerinden yine de 5 sene geçmemiş olmalıdır. Kocam beni aldatıyor ne yapmalıyım diyen kadınlar bu aşamada kafa karışıklığı ile boşanma davası açmak için süreyi kaçırmamaya çok dikkat etmelidir.</p>
<p>Aldatma sebebi ile boşanma davalarında en çok aldatmanın varlığını kanıtlamak önem teşkil etmektedir. Aldatıldım ne yapmalıyım diye soranlar ilk kertede aldatma eyleminin nasıl kanıtlanacağını düşünmelidir. Mahkemeler şu hallerin varlığında aldatmanın gerçekleştiğini kabul etmektedir:</p>
<ul>
<li>Otelde aynı odada başka biri ile kalmak</li>
<li>Evde başka biri ile yakalanmak</li>
<li>Geceyi başkasının evinde baş başa geçirmek</li>
<li>Bel soğukluğu, <a href="https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/sexually-transmitted-infections-(stis)" target="_blank" rel="noopener">HPV, HIV, Genital Herpes gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların</a> eşin birinde bulunduğunun sağlık kuruluşlarından tespit edilmesi/sağlık kayıtları</li>
<li>Başka birinden çocuk yapmak</li>
<li>Dün gece harikaydın gibi mesajlaşmalar</li>
</ul>
<p>Önemle uyarmak gerekir ki eşin Tinder, Bumble gibi uygulamalardan başkaları ile konuşması ya da Facebook gibi sosyal medya mecralarından karşı cins ile konuşması zina sayılmayacağı için zina nedeni ile boşanma davası açılamaz. Yani eşim instagramda kadınlara bakıyor kadınlarla konuşuyor diyen kadınlar zina sebebi ile boşanma davası açamaz. Bu tür sadakatsiz davranışlar , flört , görüşmeler için sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeni ile boşanma davası açılması gerekir. Yani eşim başka kadınlarla mesajlaşıyor, başka kadınlarla konuşuyor şikayeti ile boşanma davası açmak isteyenler için aldatma nedeni ile değil sadakat yükümlülüğünün ihlali nedeni ile boşanma davası açmaktayız.</p>
<ul>
<li>
<h5>2- Hayata kast sebebiyle boşanma davası</h5>
</li>
</ul>
<p>Hayata kast nedeniyle boşanma davası için eşlerden birinin diğerinin hayatını sonlandırmaya yönelik eylemde bulunması ve bunun kanıtlanması gerekmektedir. Bu konuda ceza davasının da süreci oldukça önemlidir. Boşanma davasına bakan aile mahkemesi kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yönelik suç işlenip işlenmediğinin tespitini yapacak mahkemenin kararını bekler.  Hayata kast halleri için mahkemeler şu sebeplerden birini aramaktadır:</p>
<ul>
<li>Yemeğe zehir koymak</li>
<li>Eşi arabadan ya da balkondan itmek</li>
<li>Kiralık katil tutmak</li>
<li>Tabanca tüfek bıçak gibi her türlü silahla saldırıda bulunmak</li>
<li>Öleceğini bildiği halde engel olmamak örneğin yangın çıkınca eşi evde bırakarak uzaklaşmak</li>
<li>
<h5>3- Kötü muamelede bulunmak ve onur kırıcı davranışlar</h5>
</li>
</ul>
<p>Pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış esasında ikiye ayrılmaktadır. Kötü muamele süregelen devamlı olumsuz davranışı temsil ederken onur kırıcı davranışın tek seferlik olması da yeterlidir. Kötü muamele fiziksel ve ruhsal sağlığa saldırı niteliği taşıdığı gibi onur kırıcı davranışlar direkt olarak eşin insanlık onurunu, şeref ve haysiyetini hedef alır.</p>
<p>Kötü muamele örnekleri:</p>
<p>Eşi dövmek, kemiklerini kırmak, vücuduna yanıklar bırakmak, eve ya da odaya hapsetmek, eziyet etmek, evlilik içi tecavüz etmek, kadını anal ilişkiye ters ilişkiye zorlamak gibi eylemler kötü muamele sebebiyle mutlak bir boşanma nedeni sayılır. Eylemi gerçekleştiren eş bu eylemler nedeni ile boşanma davasında tam kusurludur.</p>
<p>Onur kırıcı davranış örnekleri :</p>
<p>‘’Bu çocuk benden değil beni aldattın’’ demek, eşini başkalarının yanında azarlamak ve hakaret etmek, aile önünde eşini küçük düşürmek onur kırıcı davranışlardandır.</p>
<p>Kötü muamele ve onur kırıcı davranışlarda bulunmak yalnızca boşanma nedeni değil aynı zamanda manevi tazminat nedenidir.</p>
<ul>
<li>
<h5>4- Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme</h5>
</li>
</ul>
<p>Suç işleme mutlak bir boşanma nedeni değildir. Küçük düşürücü, toplum nezdinde saygınlığı zedeleyecek bir suç işleyen kişinin eşi bu nedene dayanarak boşanma davası açabilir.</p>
<p>Haysiyetsiz yaşam sürmeye gelince örneğin kadının pavyonda çalışması, hayat kadınlığı yapması, tiktok videoları çekmesi, kumar oynaması, madde bağımlılığı, uyuşturucu ticareti, ayyaşlık derecesinde alkol bağımlılığı bu nedenlerden bazılarıdır. Aynı zamanda açık bir şekilde başka bir kadın ile metres dost hayatı yaşamak da haysiyetsiz yaşam nedeni ile tazminat gerektiren bir boşanma nedenidir.</p>
<p>Haysiyetsiz yaşam nedeni ile boşanma davası açmak için diğer eşin haysiyetsiz ve şeref yoksunu olarak zamanını geçirmeyi bir yaşam stili haline getirmesi gerekmektedir. Haysiyetsiz yaşam süren eş tam kusurlu olup tazminat ödemesi gerekir.</p>
<ul>
<li>
<h5>5- Evi terk nedeniyle boşanma davası</h5>
</li>
</ul>
<p>Evi terk nedeni ile boşanma davası kararı verilebilmesi için</p>
<ol>
<li>Eşin evi terk etmesi</li>
<li>Ortak yaşama son verme kastının olması</li>
<li>Mahkeme marifeti ile eşe geri dönmesi yönünde ihtar çekilmesi gerekir.</li>
<li>Evi terk edip en az 6 ay eve dönmeyen ve mahkemece yapılan ‘’eve dön’’ ihtarına uymayan eşe karşı terk nedeni ile boşanma davası açılabilir.
<ul>
<li>
<h5>6- Akıl hastalığı sebebiyle boşanma davası</h5>
</li>
</ul>
<p>Eşlerden biri akıl hastalığına yakalanır da bu akıl hastalığı öteki eş için çekilemez bir noktaya gelirse bu sebebe dayanarak boşanma davası açılabilir. Alzheimer , şizofreni gibi akıl hastalıklarının çıkması diğer eş için çekilmez hale geldi ise boşanma davası açılabilir ancak bu hastalıkların iyileşmesine imkan olmaması ve bu olanaksızlığın adli tıp raporu ile tescil edilmesi gerekmektedir. Eşin yalnızca depresyon , major depresyon, bipolar bozukluk, borderline, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu adhd-dehb gibi hastalıklara ya da nöroçeşitliliklere sahip olması bu sebebe dayanarak boşanma davası açmak için yeterli olmamaktadır.</li>
</ol>
<h2>Genel Boşanma Nedenleri</h2>
<ul>
<li>Şiddetli Geçimsizlik :Şiddetli geçimsizlik halinin hukuk dilinde karşılığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması demektir.</li>
<li>Ayrılık</li>
<li>Anlaşmalı Boşanma</li>
</ul>
<h2>1- Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma Davası</h2>
<p>Evlilik bir insanın duygusal evi eşi ise en büyük manevi dayanağıdır. Eşlerin birbirine karşı duygusal sadakati zedelenirse orada evlilik kurumundan bahsedilemez. Duygusal sadakat birçok davranış çeşidi ile zedenelebilmektedir.</p>
<p><strong>Duygusal Şiddet Uygulamak :</strong> Eşin kötü davranması, küçük düşürmesi, görmezden gelmesi, hakaretler etmesi, kadınlık gururu – erkeklik gururu ile oynaması gibi nedenler duygusal şiddettir. Kadınlardan en çok eşim bana köpek gibi davranıyor , eşim bana karşı çok ilgisiz, eşim çok soğuk davranıyor gibi sürekli feveranlar duyarız. Bu sitemlerin karşılığı duygusal şiddet olup boşanma sebebidir. Eş, hayat arkadaşına sevgi ve ilgi beslemelidir. Örneğin kocanın kadına değer vermemesi, hediyeler almaması, özel günlerde yalnız ve ilgisiz bırakması boşanma sebebidir. Kadının da aynı şekilde erkek olan eşe karşı ilgi sevgi ve muhabbet göstermesi; aşağılamaktan ve suçlayıcı davranmaktan kaçınması gerekmektedir. Aksi halde söz konusu olumsuz eylemlerde bulunan eş kusurlu ve tazminat yükümlüsü olacaktır.</p>
<p>Boşanma davalarına bakan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bunlara ek olarak şu halleri duygusal şiddet olarak kabul etmiştir:</p>
<ul>
<li>Eşinin ailesine kötü davranmak ve hakaret etmek (Esas 2010/6917 , Karar 2011/7448).</li>
<li>Aşırı kıskançlık ve kontrolcü davranışlar duygusal şiddet teşkil eder. (Esas 2010/10393, K. 2011/10768)</li>
<li>Kök ailesinin eşine ve evliliğine müdahalesine sessiz kalmak, kocanın eşini kendi ailesine karşı korumaması duygusal şiddettir.</li>
</ul>
<p><strong>Ekonomik Şiddet Uygulamak:</strong> Ekonomik şiddet de kusurlu bir eş davranışı olup boşanma sebebidir. Ekonomik şiddet genel olarak erkek eşin ev hanımı olan eşine kişisel harcamaları için para vermemesi ya da evin ihtiyaçlarını karşılamaması şekli ile karşımıza çıkar. Bununla birlikte eşin maaş kartını zorla almak da bir ekonomik şiddet göstergesidir. Yine sıklıkla görüldüğü üzere erkek eşin kendi çekirdek ailesi olan eşi ve çocuklarının ihtiyaçlarını göz ardı ederek kök ailesine para göndermesi de ekonomik bir şiddet türüdür.</p>
<p><strong>Fiziksel Şiddet Uygulanması :</strong> Türkiye’de kadınların yaklaşık %12’si evliliklerinde fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Fiziksel şiddet uygulayan eş boşanma davasında tam kusurlu olup tazminat ödemekle mükelleftir.</p>
<p>Kadınlar, vücut dokunulmazlıklarına karşı işlenen suçlarla da evlilik içi fiziksel şiddete maruz kaldıklarında şikayetçi olmasalar dahi Türk Ceza Kanunu madde 86/3-a gereğince kasten yaralama suçunun eşe karşı işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında arttırmaktadır. Ceza mahkemesi kararları boşanma davaları için de esas alınmaktadır.</p>
<p><strong>Cinsel Şiddet Uygulanması :</strong> Evlilik içi tecavüz, taciz, rıza alınmadan yapılan her türlü cinsel davranış cinsel şiddet türüdür.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3>Ayrılık Nedeniyle Boşanma Davası</h3>
<p>Ayrılık nedeniyle boşanma davası açabilmek için önceden bir boşanma davasının açılması ve bu davanın reddedilmesi gerekir. Red verilen bu boşanma davasının akabinde eşler tekrardan birleşmez ve en az 1 sene ayrı yaşarsa bu nedene dayanarak ayrılık nedeni ile boşanma davası açılabilir.</p>
<h1><strong>Boşanma Davasında Süreç ve Süreler</strong></h1>
<h3><strong>Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?</strong></h3>
<p>Boşanma davasına bakmakla yetkili mahkemeler4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun&#8217;un 4. maddesi gereği Aile Mahkemeleridir.  Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Örneğin, eşlerden birinin yerleşim yeri Çankaya, Yenimahalle vs. ise, yetkili mahkeme Ankara Aile Mahkemeleri olacaktır. Ankara Aile Mahkemeleri Çankaya ilçesinin Söğütözü semtinde bulunur.</p>
<h3><strong>Dava Ne Kadar Sürer?</strong></h3>
<p>Boşanma davalarının ne kadar süreceği boşanmanın anlaşmalı mı yoksa çekişmeli olduğuna göre büyük oranda değişmektedir.</p>
<p>Anlaşmalı boşanma davaları genel olarak Ankara’da 1 ay içinde sonlanmaktadır. Adalet Bakanlığı’nın anlaşmalı boşanma davası için öngördüğü hedef süre 45 gündür. Ancak acele bir şekilde boşanmak isteyen kişilerin davalarını yargı yükünün daha hafif olduğu mahkemelerde gerçekleştirerek boşanma süresini birkaç güne kadar düşürebilmekteyiz.</p>
<p>Adalet Bakanlığı’nın yargıda hedef süre ilkesi gereği çekişmeli boşanma davası için öngörülen güncel süre 745 gündür. Çekişmeli boşanma davalarının süresi genel olarak 1 ila 3 sene arasında değişmektedir. Bu süreler dinlenecek tanıklar ve başka yerden, özel ve kamu kurumlarından, yurtdışından getirtilecek deliller nedeni ile değişmektedir.</p>
<h3><strong>Boşanma Sürecinde Avukatın Rolü: Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h3>
<p>Hukuk sistemimizde resmi bir ihtisas alanı olmasa da, boşanma davası ile ilgilenen avukatlara halk arasında genellikle boşanma avukatı denmekte bu yönde ihtiyacı olanlar ise Ankara boşanma avukatı şeklinde arama yapmaktadır. Halk arasında Boşanma Avukatı olarak anılan Aile Hukuku alanında yoğunlaşan meslektaşlarımız, hak kayıplarının önlenmesinde ve sürecin en az hasarla atlatılmasında kilit rol oynar.</p>
<p>Boşanma davası için iyi bir hukuki destek alırken dikkat edilmesi gerekenler:</p>
<ul>
<li>Boşanma davası kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan ve özel bir hukuki müessese olduğundan dolayı noterden avukata vekalet çıkarırken genel dava vekaletnamesi yeterli olmayıp özel yetkili avukat vekaletnamesi çıkarılmalıdır. Bu vekaletname ile avukat yalnızca boşanma ve boşanmaya bağlı davaları ve işlemleri yapabilir.</li>
<li>Avukat ile dilekçeler teatisinin birlikte ve geniş kapsamla yürütülmesi : Bu aşamada dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi(replik dilekçesi), cevaba cevaba cevap dilekçesi(düplik) gibi davanın tıpkı bir inşaatmış gibi temelini oluşturan en önemli süreçtir. Bu nedenle boşanmak isteyen kişilerin hiç gecikmeden en başından itibaren her aşamada avukat desteği alması gerekmektedir.</li>
<li>Hukukumuzda teksif ilkesi gereğince her delil ve iddianın belli bir aşamaya kadar ileri sürülebilmesi mümkündür. Aksi halde haklı dahi olsanız usuli ve teknik kurallara uyulmadığı takdirde mahkeme nezdinde iddia ve talepleriniz kesinlikle dikkate alınmayacaktır. Zira mahkemelerin adaletin tesisinden önce hukuka uygunluğu sağlama görevi bulunmaktadır.</li>
<li>Mevcut delillerin bir avukatla birlikte değerlendirerek hukuka uygun yollarla mahkemeye sunulması.</li>
<li>Talep edilecek yoksulluk veya iştirak nafakasının doğru hesaplanması.</li>
</ul>
<h2><strong>  Sıkça Sorulan Sorular (SSS / FAQ)</strong></h2>
<p><strong>Soru: E-devlet üzerinden boşanma davası açılabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Hayır, boşanma davaları e-Devlet üzerinden doğrudan açılamaz. Dava açmak için avukata özel yetkili vekaletname vermeniz gerekmektedir. Avukat, UYAP Avukat Portalı üzerinden ya da Ankara Adliyesi’nden kanunun sağladığı yetkileri kullnarak boşanma davası açabilir.</p>
<p><strong>Soru: Boşanma davası için avukat ücretleri 2026 yılında ne kadardır?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Boşanma davası için 2026 güncel avukatlık ücreti 45.000 TL’den başlamaktadır. Bu tutar asgari tutar olup bu tutar altında davaya bakılması disiplin suçuna sebebiyet verir. Boşanma davası velayet davası, nafaka davası, ziynet davası, mal paylaşımı davası ile maddi ve manevi tazminat davasını da kapsarsa bu avukatlık ücreti artacaktır.</p>
<p>Ankara Barosu’nun 2026 güncel tavsiye tarifesi gereği çekişmeli boşanma davası için 228.200,00 TL avukatlık ücreti öngörülmüştür.</p>
<p><strong>Soru: Eşim boşanmak istiyor ama ben istemiyorum ne yapmalıyım?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Anayasa’nın “Ailenin Korunması” maddesi: “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle ailenin korunması esastır. Eğer eşiniz boşanmak istiyor ancak siz boşanmak istemiyorsanız bu durumda boşanma için geçerli bir neden olup olmadığına bakılır. Eğer boşanmak isteyen eşin geçerli bir boşanma sebebi yoksa boşanma gerçekleşmez.</p>
<p><strong>Soru: Aldatılan eş tazminat alabilir mi?</strong></p>
<p><strong>Cevap:</strong> Evet, zina (aldatma) ağır kusur sayıldığı için aldatılan eş, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi adına kusurlu eşten maddi ve manevi tazminat talep edebilir.</p>
<p><strong>Soru: Eşim benden habersiz evi satabilir mi arabayı satabilir mi? </strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Boşanma davası açıldığında eşlerden biri mal kaçırma amacı ile evi satabilir. Bu durumdan kaçınmak için derhal avukat yardımı alarak ev ya da araba üzerine mahkeme marifetli ile ihtiyati tedbir kararı koydurmanız gerekebilir.</p>
<p><strong>Soru : Eşim benimle birlikte olmak istemiyor</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Eşin birlikte olmak istememesi, sevişmek istememesi ve cinsel hayattan kaçması eğer geçerli bir neden yoksa yerleşik yargı kararlarına göre kusurdur. Ancak erkek eşin iktidarsızlık yaşaması ya da kadın eşin vajinismus olması tedavi gerektiren ve elde olmayan sağlık problemleri olduğundan kusur sayılması mümkün değildir. Yine de eşin bu cinsel rahatsızlıkları tedavi için çaba göstermemesi halinde istisna niteliğinde bu rahatsızlıkların kusur haline gelebilmesi mümkündür.</p>
<p><strong>Soru: Eşim benimle uyumuyor</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Eşin haklı bir neden olmadan birlikte uyumaktan kaçınması, ayrı odada yatmak istemesi bir kusurdur. Yargıtay horlama, hastalık ve kişisel hijyen eksikliği gibi nedenleri ayrı uyumak için haklı neden olarak kabul edip ayrı yatmak isteyen eşe kusur atfetmemektedir.</p>
<p><strong>Soru : Eşim benden habersiz kefil olmuş</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Bir kişinin eşinden habersiz birine kefil olması ve bu kefalet ilişkisi nedeni ile aile ekonomisini mahvetmeye sebebiyet vermesi boşanma davası için bir kusurdur.</p>
<p><strong>Soru: Eşim beni aldatıyor mu ne yapmalıyım?</strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Eşiniz sizi aldatıyorsa ve bu durumdan haberdar oldu iseniz öncelikle bir an önce sakin ve sağduyulu davranmaya çalışmanız panik ve öfke ile her türlü zarara neden olan eylemden kaçınmanız gerekmektedir. Bu sizin psikolojik gerekliliğinizdir.</p>
<p>Hukuki gerekliliğe gelince öncelikle kendinize şu soruyu sormalısınız : Bu aldatmayı affedecek miyim affetmeyecek miyim? Cevap her ne olursa olsun kimsenin değer yargılaması yapmaya hakkı olmadığı gibi bu soruya verilecek cevap hukuken izleyeceğiniz yol için bir başlangıç noktasıdır. Eşimi affetmek istiyorum diyorsanız ve evliliğinize ikinci bir şansı tanımak istiyorsanız bu zorlu süreci gerekirse bir psikolojik destek ile birlikte ve yapıcı bir şekilde atlatabilirsiniz.</p>
<p>Eğer aldatan eşimi affedemiyorum derseniz boşanma davası açmak için hazırlıklar yapmanız gerekmektedir. Aşağıda ayrıntıları ile yazmış olduğumuz bu hazırlıklara ek olarak aldatılmayı ispatlama için delil toplamanız oldukça önemlidir. Delil toplama aşamasında bir avukat yardımı almalı ve hukuka uygun, mahkemece kabul görecek delilleri huzura sunmanız gerekmektedir. Örneğin casus program yükleyerek toplayacağınız deliller mahkeme tarafından kabul görmeyecektir.</p>
<p><strong>Soru : Boşanma Davası Açmak İçin Ne Yapmak Lazım? </strong></p>
<h1><strong>Adım Adım Boşanma Süreci ve Rehberi</strong></h1>
<p><strong>Cevap: </strong></p>
<ol>
<li>1-Boşanma davası açmak için öncelikle bu kararınızdan emin olmanız gerekmektedir. Emin olmadan bu sürece girdiğiniz ve vazgeçtiğiniz ya da blöf yapmak için koz olarak kullandığınız takdirde evliliğiniz telafisi güç büyük bir yara alacaktır.</li>
<li>Boşanmak için karar verdiğiniz takdirde bir avukat araştırması yapmanız gerekmektedir. Bunun için çevrenize fikir sorarak yardım alabilir ya da yapmış olduğunuz araştırmalar sonucu güven duyduğunuz bir avukat ile anlaşmak isteyebilirsiniz. Avukatınız ile en mahrem anılarınızı ve derdinizi paylaşacağınızdan avukat seçimi içinize sinmelidir.</li>
<li>Avukatınız ile bir avukatlık sözleşmesi imzalamalısınız. Avukatlık sözleşmesinde ödeyeceğiniz avukatlık ücreti, ödeme koşulları ve taksit tutarları, ödemenin kredi kartı – banka havalesi ile mi yapılacağı, avukatlık görevinin kapsamı, boşanmanın yanında nafaka – velayet – ziynet eşyaları- maddi manevi tazminaat- mal paylaşımı davalarını kapsayıp kapsamadığı, avukat ile aranızda uyuşmazlık çıkarsa bu uyuşmazlığın hangi yolla çözüleceği, avukatlık ücretine istinaf ve temyiz yollarının dahil olup olmadığı gibi birçok önemli husus netleştirilmelidir.</li>
<li>Avukat seçimi yapıp anlaşma sağladıktan sonra herhangi bir notere kimlik ve vesikalık fotoğrafınız ile giderek boşanma davasına özel yetkili avukat vekaletnamesi çıkarmanız gerekmektedir.</li>
<li>Çıkarmış olduğunuz vekaletnamenin aslını avukatınıza teslim etmelisiniz.</li>
<li>Bu aşamada boşanma davası açmak için avukatınız ile birlikte dilekçeler teatisine başlamalısınız. Boşanma davası açmaya neden olan olayları ayrıntılı bir şekilde yazıya dökmelisiniz. Yazmış olduğunuz bu yazıyı öykü olarak adlandırırız. Tıpkı doktorların hastalığı teşhis ve tedavi etmek için öykü aldığı gibi bizler de sorunu tespit edip iddia ve savunmalarda bulunmak için olayları yaşayanın bizzat kendisinden öykü almamız gerekmektedir.</li>
<li>Avukatınız öykünüzden dava için kullanacağı noktaları tespit ederek sizden delil isteyecektir. Avukatınız somut belge niteliğinde delillerinizin bulunmadığı noktalarda tanık imkanı bulunup bulunmadığını sorgulayacaktır.</li>
<li>Avukatınız öykünüzü esas alarak hazırladığı boşanma dava dilekçesini size göndererek onay alacaktır. Bu noktada detaylandırmak ya da bahsetmek istemediğiniz noktaları belirtmeli ve avukatınızdan dilekçe revizesi istemelisiniz.</li>
<li>Son haline ulaşan dilekçeniz ile avukatınız UYAP Avukat Portal ekranı üzerinden dava masraflarını yatırarak dava dilekçesi açacaktır. Boşanma davası açarken peşin harç, başvurma harcı, gider avansı gibi ücret ve masraflar ödemeniz gerekmektedir.</li>
<li>Bu andan itibaren davanız açılacak mahkemesi belirlenerek tevzi edilecek ve dosya oluşturulacaktır.</li>
<li>Mahkemeniz bir tensip zaptı hazırlayarak her iki tarafa da tebliğ edilecektir. Bu tensip zaptında hukuki teknik konular yani sizin için önemsiz-düşünmenizi gerektirmeyecek avukatınız için ise son derece önemli konular ele alınmaktadır.</li>
<li>Tensip zaptı ve dava dilekçesi kendisine tebliğ edilen karşı taraf bu belgeleri okuyarak buna karşılık kendin savunmak ve iddialarını öne sürmek için 2 hafta içinde cevap hazırlar.</li>
<li>Bu cevap size tebliğ edildiğinde yine avukatınız ile birlikte bu beyan ve iddiaları değerlendireceksiniz. Bu değerlendirmenin ardından bu iddialara karşı cevap vermek için replik dilekçesi hazırlamanız gerekmekte.</li>
<li>Mahkemeye sunduğunuz replik dilekçesi mahkeme tarafından karşı tarafa gönderilecek bu sefer karşı taraf yine bir dilekçe yazacak olup bu dilekçeye ise cevaba cevap yani düplik dilekçe sunacaktır.</li>
<li>Dilekçeler aşaması tamamlanınca mahkeme tarafından ön inceleme duruşması yapılacaktır.</li>
<li>Ön inceleme duruşmasında dava şartları(görevli ve yetkili mahkeme değerlendirmesi, ehliyet değerlendirmesi) ve davanın esasına ilişkin çerçevesi çizilir.</li>
<li>Ön inceleme duruşmasından sonra boşanma davasına bakan mahkeme tahkikat yani inceleme aşamasına geçer. Bu aşamada delilleriniz getirilir, tanıklarınız dinlenir, boşanacak olan taraflar dinlenir ve yetkili kişilerce raporlar hazırlanır.</li>
<li>Tahkikat sürecinde bu raporları ve delilleri avukatınız ile birlikte tartışacak, değerlendirecek beyan ve savunmalarınızı yapacaksınız.</li>
<li>Nihayet tahkikat aşaması sona erdiğinde mahkeme boşanma kararı ile birlikte kadına verilen yoksulluk nafakası, çocuğa verilen iştirak nafakası, velayet, ziynet eşyalarının iadesi, maddi ve manevi tazminat konularında kararını açıklar.</li>
<li>Dikkat :Mal paylaşımı davası ayrı olarak açılmakta olup dava süreci ayrı gerçekleşir.</li>
</ol>
<p>Boşanma davası açmak isteyenler için süreç kısaca ve kabaca bu şekilde gerçekleşir.</p>
<p><strong>Soru : Eşim bana sürekli hakaret ediyor </strong></p>
<p><strong>Cevap: </strong>Eşin sürekli hakaret etmesi ve aşağılaması duygusal şiddet niteliğindedir ve mahkeme nezdinde kusur olarak kabul edilen bir boşanma sebebidir.</p>
<p><strong>Soru : Boşanma Davalarında Arabuluculuk Var Mı?</strong></p>
<p>Şu an için aile hukuku uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk yok ama düzenleme yapılması üzerine çalışmalar yapılıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>İlbars Hukuk Bürosu ile İletişim</strong></h3>
<p>Boşanma ve aile hukuku uyuşmazlıkları, telafisi güç hak kayıpları yaşamamak adına profesyonel destek gerektirir. Sürecinizi hukuka uygun ve gizlilik prensipleri çerçevesinde yürütmeniz gerekmektedir.</p>
<p>Avukat Abdullah Kocaer &amp; Avukat İrem İlbars</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/bosanma-davasi-rehberi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SAHTE EMEKLİLİK VE SAHTE SİGORTALILIK DAVASI</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sahte-emeklilik-ve-sahte-sigortalilik-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sahte-emeklilik-ve-sahte-sigortalilik-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Mar 2026 21:50:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[sahte emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[sahte sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[sgk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38079</guid>

					<description><![CDATA[SAHTE EMEKLİLİK VE SAHTE SİGORTALILIK DAVASI  Türkiye&#8217;de sosyal güvenlik hakkı, anayasal bir hak olup temel güvencelerimizdendir. Emeklilik, vatadaşların çalışma hayatında..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #000000;">SAHTE EMEKLİLİK VE SAHTE SİGORTALILIK DAVASI </span></h1>
<p><span style="color: #000000;">Türkiye&#8217;de sosyal güvenlik hakkı, anayasal bir hak olup temel güvencelerimizdendir. Emeklilik, vatadaşların çalışma hayatında iken sosyal güvence sistemine ödedikleri primin karşılığıdır. Ancak yaş, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı gibi özel kanuni şartları doğru bir şekilde yerine getirmeyen şahısların başvurduğu yanlış yöntemler, &#8220;sahte sigortalılık&#8221; oluşmasına neden olabilmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Bir kimsenin sigortalı çalışan şeklinde bildirilmesi için mutlaka fiilen de çalışıyor olması gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Fiilen çalışmayan kimseler <u>Sahte Sigortalı</u> ya da <u>Sahte Emekli </u>olarak adlandırılır. </span></p>
<h3><span style="color: #000000;">1. SAHTE SİGORTALILIK NEDİR?</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4. maddesi detaylıca sigortalılığın temel şartlarını belirler. Bu madde uyarınca, bir kişinin 4/1-a (eski adıyla SSK) kapsamında sigortalı sayılabilmesi için bir işveren yanında  iş sözleşmesine dayanılarak çalışılması ve bu çalışmanın &#8220;fiilen&#8221; gerçekleşmesi zorunludur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sahte sigortalılık, bir şahsın gerçekte hiçbir iş ilişkisi ve fiili çalışması bulunmadığı halde, sırf emeklilik gün sayısını doldurmak, sağlık hizmetlerinden (genel sağlık sigortası) haksız yere yararlanmak veya diğer sosyal güvenlik haklarını elde etmek amacıyla, kağıt üzerinde sigortalı olarak bildirilmesidir. Mevzuatımızda sigortalılık, tarafların (işçi ve işveren) salt irade beyanıyla veya sadece primlerin Kurum&#8217;a ödenmesiyle kurulan bir statü değildir; eylemli (fiili) durumun varlığı niteliğindedir. Fiilen çalışılmayan sürelerin Kurum&#8217;a bildirilerek çalışılmış gibi gösterilmesi açık bir sahtecilik eylemidir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">2. Sahte İşyeri (Tabela İşyeri)</span></h3>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">Sahte sigortalılık bazen de &#8220;sahte işyerleri&#8221; üzerinden kurgulanmaktadır. Gerçekte hiçbir ticari faaliyeti, üretimi, hizmet sunumu veya fiziki bir mekanı olmayan; yalnızca sahte sigortalı bildiriminde bulunmak, sahte fatura düzenlemek veya haksız teşviklerden yararlanmak amacıyla kurulan paravan işletmelere sahte işyeri denilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), denetim mekanizmaları sonucunda bu nitelikteki işyerlerini tespit ettiğinde, sistem üzerinde bu işyerlerini &#8220;S&#8221; (Sahte) kodu ile işaretler ve bu işyerlerinden yapılan tüm bildirimleri şüpheli kabul ederek iptal sürecini başlatır.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38081" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/sahte-emekli-scaled.png" alt="Sahte Emeklilik" width="776" height="433" /></p>
<h2><span style="color: #000000;">SAHTE SİGORTALILIK NASIL TESPİT EDİLİR?</span></h2>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">Sigortalılık elbette ülkemizde her çalışan için yapılması <a href="https://ilbarshukukburosu.com/is-hukuku/">İş Hukuku</a> temel ilkeleri gereğince zorunludur. Ancak bu durum fiilen çalışmayan kimselere de sigorta yapılabileceği anlamına gelmez. Sosyal Güvenlik Kurumu, sahte sigortalılık ve sahte işyeri gibi durumların önüne geçmek gayesi ile gelişmiş teknolojik altyapılar ve çapraz denetim mekanizmaları kullanmaktadır.</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">SGK sahte sigortalılık ve sahte işyerini 4 farklı şekilde tespit edebilir</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;"><b>1. Veri Analizi ve Risk Odaklı Denetim:</b> SGK&#8217;nın veri madenciliği sistemleri, olağandışı hareketleri otomatik olarak tespit etmektedir. Örneğin; fiziki kapasitesi (metrekare, makine parkuru vb.) son derece sınırlı olan bir adreste yüzlerce sigortalının bildirilmesi, işyerinin ticari faaliyeti ile çalışan sayısı arasındaki bariz uyumsuzluklar veya Kurum&#8217;a sürekli işe giriş-çıkış bildirgesi verilmesine rağmen prim borçlarının hiç ödenmemesi gibi durumlar sistemde alarm üretir. Örneğin 10 metrekarelik dükkana sahip işyerinin 30 çalışanı olması halinde bu durum SGK’ın oklarını üste çekmektedir. Bu tür işyerleri SGK sisteminde &#8220;Şüpheli&#8221; (Ş) veya &#8220;Kontrollü&#8221; (K) kodu ile işaretlenerek incelemeye sevk edilir.</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;"><b>2. Denetim ve Teftiş:</b> 5510 sayılı Kanun&#8217;un 59. maddesi uyarınca, SGK denetmenleri ve müfettişleri tarafından incelemeler yapılmaktadır. Bu yetkililer, işyerlerine ani baskın denetimler (fiili durum tespitleri) yaparak, bildirimi yapılan kişilerin o an işyerinde olup olmadığını, işyerinin üretim araçlarını, ticari defter ve kayıtlarını incelerler. Madde 59&#8217;un en kritik hukuki sonucu şudur: SGK denetmen ve müfettişlerinin hazırladığı raporlar &#8220;resmi belge&#8221; hükmündedir ve bu raporlar aksi ispatlanana kadar geçerlidir.</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;"><b>3. Sahte Sigortalıyı İhbar ve Şikayet:</b> Vatandaşlardan gelen bildirimler, Alo 170 hattı veya Kurum&#8217;a verilen yazılı dilekçeler titizlikle değerlendirilerek denetim süreçleri başlatılır. Uygulamada birçok kişi haz duymadığı, aile ve akraba üyeleri ile komşularını şikayet etmektedir.</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">Aynı şekilde <a style="color: #000000;" href="https://www.cimer.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">CİMER</a> şikayetleri de titizlikle kayıt altına alınarak incelemeler yapılmaktadır.</span></p>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;"><b>4. Kamu Kurumları Arası İletişim ve Veri Paylaşımı:</b> SGK; Hazine ve Maliye Bakanlığı (Vergi Daireleri), Ticaret Bakanlığı (Gümrük kayıtları), bankalar ve diğer kamu kurumları ile entegre çalışmaktadır. Bir işyerinin vergi dairesinde pasif görünmesine rağmen SGK&#8217;ya işçi bildirmesi veya banka hesap hareketlerinde hiçbir ticari hacim olmamasına rağmen yüksek maaşlı çalışanlar göstermesi, sahteciliğin en net göstergelerinden biri olarak kabul edilip inceleme başlatılmasına neden olur.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">SAHTE EMEKLİLİK TESPİT EDİLİRSE NE OLUR?</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sahte Emeklilik yaptıran kimseler özetle şu sonuçlarla karşılaşacak olup detayları makalemizdedir:</span></p>
<ol>
<li><span style="color: #000000;"><strong>EMEKLİ MAAŞI İPTALİ</strong></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>GERİYE DÖNÜK 10 YILLIK MAAŞ, SAĞLIK, MUAYENE VE İLAÇ GİDERLERİNİN FAİZİYLE TAHSİLİ</strong></span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>İDARİ PARA CEZASI</strong> (Bu ceza işverene kesilir)</span></li>
<li><span style="color: #000000;"><strong>CEZA DAVASI</strong> (Sahte emeklilik simsarları ve emeklilik vaadiyle dolandıranlar için)</span></li>
</ol>
<h3><span style="color: #000000;">1.  HİZMET VE EMEKLİLİK İPTALİ</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Tespit edilen sahte sigortalılık süreleri (prim günleri) SGK kayıtlarından tamamen silinir. Eğer kişi, bu sahte günlerin eklenmesiyle emeklilik şartlarını (prim gün sayısı veya sigortalılık süresi) tamamlayarak emekli maaşı bağlatmışsa; sahte günler çıkarıldığında şartlar bozulacağı için Kurum tarafından emeklilik işlemi derhal iptal edilir ve maaş ödemeleri durdurulur.</span></p>
<h3>2.  <span style="color: #000000;">SAHTE EMEKLİLİKTE DEVLETİN PARAYI GERİ ALMASI</span></h3>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">Sahte emekliliğin en ağır mali sonucu 5510 sayılı Kanun&#8217;un 96. maddesinde düzenlenmiştir. Kurum, sahte sigortalılık nedeniyle bağlanan ve ödenen tüm emekli aylıklarını, bayram ikramiyelerini ve diğer her türlü ödeneği, tespit tarihinden geriye doğru <b>10 yıllık süre için</b> kanuni faiziyle birlikte geri talep eder. Bu durum, sahte yollarla emekli olan kişileri yüz binlerce liralık devasa borç yükleri ile karşı karşıya bırakmaktadır.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">3. SAHTE EMEKLİLİKTE SAĞLIK VE İLAÇ ÜCRETLERİNİN GERİ ALINMASI</span></h3>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">İptal işlemi sadece emekli maaşını kapsamaz. Kişinin kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireylerinin (eş, çocuk vb.) sahte sigortalılık süresince SGK üzerinden faydalandığı tüm sağlık hizmetleri (muayene bedelleri, ameliyat masrafları, reçete edilip alınan ilaç ücretleri, tıbbi cihaz giderleri) Kurum tarafından hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ilgililerden geri alınır.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">4. SAHTE EMEKLİLİK YAPTIRAN İŞVERENE CEZA</span></h3>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">Sahte bildirim yapan işverenler (veya paravan şirket kurucuları), 5510 sayılı Kanun&#8217;un 102. maddesi uyarınca ağır yaptırımlara tabi tutulur. Kurum&#8217;a verilen her bir sahte işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi için asgari ücretin katları tutarında idari para cezaları kesilir. Ayrıca, bu işyerlerinin geçmişte yararlandığı tüm sigorta primi teşvikleri, destekleri ve indirimleri iptal edilerek gecikme zammı ve cezasıyla birlikte geri alınır.</span></p>
<h1>EMEKLİ MAAŞI İPTALİ DAVASI</h1>
<p class="DefaultParagraph"><span style="color: #000000;">SGK&#8217;nın iptal ve borç çıkarma işlemlerine karşı ilgililerin hukuki yollara başvurma hakkı saklıdır. İşlem tebliğ edildikten sonra 1 ay içinde avukat vasıtası ile Kurum bünyesindeki ilgili komisyona itiraz edilebilmektedir. İtirazın reddedilmesi halinde, İş Mahkemelerinde &#8220;hizmet tespiti&#8221; veya &#8220;Kurum işleminin iptali&#8221; talepli davalar açılması gerekir. Mahkeme fiili çalışmaları baz istasyonu kayıtları, pasaport giriş-çıkış kayıtları, işyerinin o dönemdeki elektrik/su tüketim faturaları, ticari hacmi ve özellikle komşu işyeri tanıklarının (bordrolu çalışanların) beyanlarını esas alarak fiili çalışmanın var olup olmadığını tespit ederek karar vermektedir.</span></p>
<h2><span style="color: #000000;">SAHTE EMEKLİLİK CEZA DAVASI VE HAPİS CEZASI</span></h2>
<p><span style="color: #000000;">Sahte emeklilik ve sahte sigortalılık, sadece SGK mevzuatı açısından idari bir usulsüzlük değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ağır hapis cezalarını gerektiren suçlardır. Sahte emelilik:</span></p>
<ul>
<li><strong>Nitelikli Dolandırıcılık TCK m. 158/1-e:</strong> SGK zararına dolandırıcılık (Nitelikli Dolandırıcılık &#8211;<strong><span style="color: #ff0000;"> 4 YILDAN 10 YILA KADAR HAPİS</span></strong>),</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>Evrakta Sahtecilik TCK m. 204/207:</strong> Resmi veya Özel Belgede Sahtecilik (Özel belge için <strong>1 yıldan 3 yıla kadar hapis</strong>, Resmi Belgede sahtecilik <strong>2 yıldan 5 yıla hapis</strong> cezası gerektiren  suçları oluşturmaktadır.</span></li>
</ul>
<h3>1. <span style="color: #000000;">EMEKLİLİK VAADİYLE DOLANDIRICILIK</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Birçok vatandaş ‘emeklilik vaadi ile dolandırıldım ne yapmalıyım’ diye panik içinde çare aramaktadır. Sahte emeklilik, yalnızca kişilerin SGK’yı yanlış yönlendirmesi ile değil, dolandırıcı olan kimselerin emeklilik vaadi ile başkalarını aldatması ile de ortaya çıkabilmektedir. Ne yazık ki ülkemizde emeklilik vaadi ile dolandırıcılık sıklıkla karşılaşılan bir durum ve suçtur.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sahte emeklilik sahtecileri kendileirni SİGORTA MÜFETTİŞİ, SGK MÜFETTİŞİ, SGK MÜDÜRÜ olarak tanıtıp emeklilik işlemlerini halledeceği vaadiyle vatandaştan para alarak dolandırıcılık yapabilir. Örneğin Yargıtay 11. Ceza Dairesi&#8217;nin 2021/15948 E., 2023/7676 K. sayılı kararında Bu olayda sanık, kendisini &#8220;sigorta müfettişi&#8221; olarak tanıtıp, katılanın emeklilik işlemlerini SGK&#8217;dan halledeceği vaadiyle para almıştır. Sanık, inandırıcılığını artırmak için SGK&#8217;ya aitmiş gibi düzenlenmiş, antetli ve kurum yetkililerinin imzasını taşıyan sahte fotokopi belgeleri mağdura vermiştir. Yargıtay, bu sahte belgelerin hile vasıtası olarak kullanılıp kullanılmadığının ve menfaat temin tarihinin netleştirilmesi gerektiğini belirterek eksik inceleme vurgusu yapmıştır. Bu karar, sahte emeklilik vaadinin TCK m. 157/158 kapsamında nasıl bir dolandırıcılık mekanizmasına dönüştüğünü göstermektedir.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargıtay 15. Ceza Dairesi&#8217;nin 2017/37096 E., 2021/5511 K. sayılı kararında yer alan benzer bir vakada dolandırıcı, kendisini yeminli mali müşavir olarak tanıtıp emeklilik işlemleri takip işi yaptığını söyleyerek mağdurdan nüfus cüzdanı ve sigorta kartı fotokopisini almıştır. Güven oluşturmak için &#8220;Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı başlıklı ve antetli, sigortalılık ve maaş işlemleri konulu sahte belgeleri&#8221; posta yoluyla mağdura göndererek 14.675 TL haksız menfaat temin etmiştir. Mahkeme bu eylemi TCK m. 158/1-d (kamu kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık) kapsamında mahkumiyetle sonuçlandırmış ve Yargıtay hükmü onamıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Yargıtay 15. Ceza Dairesi&#8217;nin 2013/408 E., 2013/7619 K. sayılı kararında Sanık, Bağ-Kur&#8217;da tanıştığı mağdura emeklilik işlemlerini takip edeceğini vaat etmiş, bilgisayar çıktıları ve sahte belgeler göstererek &#8220;4000 gün sigortası bulunduğunu, askerlik borçlanmasıyla emekli olacağını&#8221; söyleyerek 9.000 TL almıştır. Yargıtay, dolandırıcılık suçuyla ilgili onama kararı vermiştir.</span></p>
<h3><span style="color: #000000;">2.      BELGEDE SAHTECİLİK</span></h3>
<p><span style="color: #000000;">Sahte emeklilik yapımında emekilik evraklarının sahte şekilde tanzim edilmesi, kullanılması  resmi ya da özel belgede sahtecilik suçlarının mevcudiyetine neden olabilir. Sahte sigortalılık marifetiyle haksız emeklilik tesisine tevessül edilmesi durumunda &#8220;resmi belgede sahtecilik&#8221; suçunun sübutu, mezkûr belgelerin hukuki mahiyetinde ve kuruma ibrazı safahatında aranmalıdır.Belgede sahtecilik suçunun oluşması için  Kamu Zararı, Haksız Menfaat Aldatıcılık (SGK belgelerinin yeterince aldatıcı olması gerekmektedir) gibi unsurların teşekkül etmesi gerekmektedir Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için fiili bir hizmet akdine müstenit olmaksızın, tamamen muvazaalı olarak tanzim edilen işe giriş bildirgeleri ile aylık prim ve hizmet belgelerinin Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na (SGK) intikal ettirilmesi, aslen gerçeğe aykırı bir durumun evrak üzerinde hakikate mutabıkmışçasına tecessüm ettirilmesidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sosyal Güvenlik Hukuku ile ilgili başkaca makalelerimize de göz atın : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sigortasiz-isci-calistirma/">Sigortasız İşçi Çalıştırma</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sahte-emeklilik-ve-sahte-sigortalilik-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hatalı Estetik Operasyon &#8211; Hasta ve Hekim Hakları Rehberi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/hatali-estetik-operasyon-tazminat-davalari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/hatali-estetik-operasyon-tazminat-davalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 21:11:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[hasta hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hatalı estetik]]></category>
		<category><![CDATA[hekim hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38074</guid>

					<description><![CDATA[Hatalı estetik operasyon günümüzde estetik operasyonların halk arasında oldukça yaygınlaşması, estetik müdahalelerin yetkili uzman doktor bulunmayan güzellik merkezlerinde de yapılmaya..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hatalı estetik operasyon günümüzde estetik operasyonların halk arasında oldukça yaygınlaşması, estetik müdahalelerin yetkili uzman doktor bulunmayan güzellik merkezlerinde de yapılmaya başlaması ile sıklıkla karşımıza çıkabilmektedir.</p>
<p>Estetik güzel görünüme sahipliğin duyu organları ve yarattığı hislere dayanan olgular bütünü anlamına gelen bir kavramdır. Estetik uygulamalar her ne kadar milattan önce 5. yüzyıl Hindistan’ında ortaya çıkmış olsa da modern anlamda estetik cerrahi 1. Dünya Savavaşı ve 2. Dünya Savaşı’nda yaşanan ağır yaralanmalara çare aranması ve bilimsel araştırmaların büyük bir sıçrayış yapması ile doğmuş ve gelişmiştir.</p>
<p>Dünya üzerinde en çok estetik cerrahi işlemleri göz kapağı estetiği, liposuction ve meme büyütme iken Türkiye’de en fazla yapılan estetik uygulamalar botoks ve dolgu, rinoplasti (burun estetiği), liposuction(yağ aldırma), meme büyütme ve saç ektirmedir.</p>
<p>Türkiye aynı zamanda estetik müdahalelerde bir sağlık turizmi merkezi haline gelmiştir. Ülkemiz ameliyatsız yüz gençleştirme işlemleri, dolgu, botoks, lifting, saç ektirme işlemleri açısından yırtdışından da epey bir rağbet görmektedir.</p>
<h3><strong>Doğal ve önlenemez risk mi (Komplikasyon) yoksa ihmal (Malpraktis) mi?</strong></h3>
<p>Her tıbbi müdahale doğal olarak önlenemeyen riskler barındırmaktadır. Bu risklerin ortaya çıkmasında önlenemez sonuçların vücut bulması halinde komplikasyon oluşması gündeme gelecektir.</p>
<p>Komplikasyon, hekimin özenine rağmen ortaya çıkan, öngörülebilen ancak önlenemeyen bir risk iken; malpraktis, hekimin mesleki standartlara aykırı kusurlu davranışıdır.</p>
<p>Türk hukukunda tıbbi müdahalelerden kaynaklanan sorumluluk davalarında, <strong>komplikasyon</strong> ve <strong>tıbbi malpraktis (tıbbi uygulama hatası)</strong> kavramlarının ayrımı, hekimin veya sağlık kuruluşunun hukuki sorumluluğunun belirlenmesi açısından büyük önem taşır. Bu ayrım, bir sonucun tıbbi sürecin doğal bir riski mi, yoksa hekimin özen yükümlülüğünü ihlal eden kusurlu bir davranışından mı kaynaklandığını ortaya koyar.</p>
<p><strong>Komplikasyon</strong>, tıbbi müdahale sırasında her türlü özen gösterilse dahi ortaya çıkabilecek, öngörülebilen ancak önlenemeyen &#8220;izin verilen risk&#8221; olarak tanımlanır (Yargıtay 3. HD E.2024/1909, K.2025/1293 . <em>Bu durum, hekimin tüm mesleki kurallara uygun davranmasına rağmen ortaya çıkan, kaçınılmaz veya öngörülemez istenmeyen sonuçları ifade eder.</em> Komplikasyonlar, tıbbi müdahalenin doğasında bulunan risklerdir ve hastanın bu riskler hakkında önceden bilgilendirilmiş olması halinde Hasta Hakları Yönetmeliği’nin 15. maddesi gereğince hekimin sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.</p>
<p>Öte yandan <strong>tıbbi malpraktis</strong>, hekimin bilgisizliği, deneyimsizliği, ilgisizliği veya dikkatsizliği nedeniyle tıbbi standartlara aykırı davranması sonucu meydana gelen kusurlu hatadır.</p>
<p>Bir durumun başlangıçta komplikasyon olarak kabul edilmesi, hekimin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz. Yargıtay içtihatlarına göre, bir olumsuzluğun komplikasyon sayılabilmesi için hekimin komplikasyonu zamanında fark etmesi ve uygun şekilde yönetmesi (komplikasyon yönetimi) şarttır (Yargıtay 3. HD E.2024/1909) <em>Eğer hekim, komplikasyonu zamanında fark etmez, yanlış teşhis koyar veya uygun müdahaleyi (ek tedavi, üst merkeze sevk vb.) geciktirirse, bu ihmaller &#8220;izin verilen risk&#8221; sınırını aşarak malpraktise (hizmet kusuruna) dönüşebilir ve hekimin sorumluluğunu doğurur.</em></p>
<p>Tıbbi uygulamaların komplikasyon mu malpraktis mi olduğu Adli Tıp Kurumu ve Adli Tıp Kurumu’ndaki İhtisas Daireleri belirler. Tıbbi malpraktis davalarında Adli Tıp Kurumu (ATK), Yüksek Sağlık Şurası ve uzman bilirkişi raporları, müdahalenin &#8216;tıbbi standartlara&#8217; uygunluğunu belirlemede mahkemeler için temel delildir (Yargıtay 3. HD E.2024/1909  ve Adana BAM 5. Hukuk Dairesi) Bu raporların &#8220;denetime elverişli&#8221; olması, yani somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermesi gerekir.</p>
<p>Yapılan uygulamaların komplikasyon ya da tıbbi malpraktis olması hukuki ve cezai sorumlulukları kökünden etkileyecek esas unsurdur.</p>
<p>Türkiye’de her ne kadar son yıllarda malpraktis davaları artış eğilimi göstermekte olsa da gelişmiş ülkeler arasında malpraktis davalarının en az sayıda açıldığı ülkelerden biridir. Örneğin tazminat miktarlarının astronomik rakamlara ulaştığı ABD’de doktorların yaklaşık %30&#8217;undan fazlası kariyerleri boyunca en az bir kez malpraktis davasıyla karşı karşıya kalmaktadır.Yine tazminat miktarlarının yüksek olduğu İngiltere’de nüfusa oranla malpraktis davaları Türkiye’den 3 ila 4 kat daha fazladır. Almanya’da ise 100 bin kişiye düşen oran seneler içinde 20 ila 25 arasında değişirken Türkiye’de bu oran 4 ila 5 arasındadır.</p>
<h1>HATALI ESTETİK OPERASYON HALİNDE HASTA HAKLARI</h1>
<p>Hatalı estetik operasyona maruz kalan hasta birden çok hak ve hukuk arama yollarına sahiptir. Her hasta için somut olayın koşullarına göre farklı hukuki yollar tercih edilir. Hatalı estetik operasyon hastasının sahip olduğu hukuki yolları hatalı burun estetiği yaptıran bir kişiden yola çıkarak kısaca izah etmek gerekirse ;</p>
<p>Örneğin hatalı burun estetiğine maruz kalan:</p>
<ul>
<li>Maddi Tazminat</li>
<li>Manevi Tazminat</li>
<li>Ücret İadesi talep edebilir.</li>
</ul>
<h3>Maddi tazminat davası</h3>
<p>Kapsamı gereğince burun estetiği yaptıran kişi yeni ameliyat gerekmesi nedeni ile revizyon ameliyatının masrafları, hastane yatış giderleri, ilaç giderleri ve kişinin işinden ve maddi kazancından geri kalması halinde gelir kaybı talep edilebilir.</p>
<h3>Manevi Tazminat</h3>
<p>Kapsamı gereğince hatalı estetik müdahalenin hastada yarattığı elem ve keder, psikolojik çöküntü, sosyal hayattan geri kalma, aynaya bakamama, özgüven eksikliği gibi ruh ve sinir sistemine zarar veren travmaların ve çekilen duygusal acıların karşılığı talep edilir.</p>
<h3>Ücret İadesi</h3>
<p>Kapsamı gereğince hatalı estetik işleme maruz kalan hasta eser sözleşmesi gereği istenen sonuç ortaya çıkmadığı için ödenen ameliyat bedelinin ve hastane yatış giderlerinin iadesini talep edebilir.</p>
<p>Ayrıca hatalı burun ameliyatına maruz kalan hasta eğer ağır ihmal sonucu ortaya çıkan nefes alamama, görünümsel anomaliler ve koku kaybı durumları ile karşılaşırsa ayrıca taksirle yaralama suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç şikayetinde bulunma hakkına sahiptir.</p>
<h3><strong>Yetkili Olmayan Kişiler Tarafından Yapılan Hatalı Estetik Dolgu ve Botoks </strong></h3>
<p>Birçok insan kendini daha iyi hissetmek, genç görünmek, kırışıklığı oluşmadan önlemek ve bazen de sağlık nedenleri ile yaptırdığı dolgu ve botoks işlemleri ne yazık ki yetkili olmayan kişilerin de yaptığına tanık olmaktayız.</p>
<p>Dolgu ve botoks uygulamaları mutlaka tıp tahsili görmüş hekimler tarafından yapılmalıdır. Hatta dolgu ve botoks uygulamalarını yapabilmek için tıp doktoru olmak dahi tek başına yeterli değildir. Bu işlemleri yapabilecekler Dermatoloji ya da Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında uzmanlık eğitimini tamamlamış kimseler olduğu gibi uluslararası akrediteye sahip eğitimlerin tamamlanması ile sertifikaya sahip olan hekimler tarafından da uygulanabilmektedir.</p>
<p>Görüldüğü gibi dolgu ve botoks uygulaması yapmak için yalnız hekim olmak değil bu koşullara da sahip olmak gerekmektedir.</p>
<p>Dolgu ve botoks uygulamaları her ne kadar uzman ellerde riski oldukça düşük olan müdahaleler olsa da tıp eğitimi almamış kişilerin bu işe girişmesi halinde çok ciddi komplikasyonlara yol açmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38075" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Hatali-dolgu-botoks-scaled-e1772657430272-768x456.png" alt="" width="550" height="275" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Hatali-dolgu-botoks-scaled-e1772657430272-768x385.png 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Hatali-dolgu-botoks-scaled-e1772657430272-1536x769.png 1536w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Hatali-dolgu-botoks-scaled-e1772657430272-2048x1026.png 2048w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Hatali-dolgu-botoks-scaled-e1772657430272-1200x601.png 1200w" sizes="(max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<h3><strong>Hatalı Estetik Dolgu ve Botoks Uygulamaları</strong></h3>
<p>Ülkemizde her yıl yarım milyondan fazla kişi dolgu ve botoks uygulaması yaptırıp bu denli talep ve yaygınlık büyük bir pazar oluşturmakta bu da hatalı uygulamaların artmasına yol açmaktadır. Bu işlemlerde en sık şikayet morarma, şişlik, ağrı ve asimetri olsa da çözümlerinin bulunması ve geçici olmaları nedeni ile büyük bir önem arz etmemektedir.</p>
<p>Ancak dolgu veya botoks işleminin etkisizliği, enfeksiyon, damar içi dolgu (vasküler tıkanma), çürüme (doku nekrozu) hatta körlüğe varan birtakım komplikasyonlar gerçekleşme ihtimali tedirginlik ve hukuki ihtilaf yaratmaktadır.</p>
<p><u>UYARI:</u> Kendilerini, Medikal Estetisyen, Güzellik Uzmanı, Sertifikalı Dolgu Uzmanı gibi ünvanlarla tanıtan kimselerin yaptığı dolgu ve botoks uygulamalarından kesinlikle uzak durunuz.</p>
<p>Hatalı dolgu ve botoks uygulamaları en çok:</p>
<ul>
<li>Anatomi bilgisine sahip olmayan ve kendilerini estetisyen ve güzellik uzmanı olarak tanıtan ancak yetkisi bulunmayan kimseler tarafından yapılması</li>
<li>Güzellik Merkezi, Medikal Güzellik Merkezi gibi sterilizasyon yapılmayan her ne kadar son derece şatafatlı ve lüks olsa da esasen merdiven altı keyfiyetinde olan yerlerde yapılması</li>
<li>Sahte orijinalli olmayan ya da tarihi geçmiş dolgu ve botoks materyallerinin kullanılması</li>
<li>Yanlış teknik ve doz uygulamasının yapılması</li>
<li>Alerji ve otoimmün hastalıklarına dair hikaye alınmaması gibi nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.</li>
</ul>
<p>Dolgu ve botoks uygulayıcılarının mutlaka doktor olması gereklidir. Aksi halde Tababet ve Şuabatı San&#8217;atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve mevzuat hükümleri gereği güzellik uzmanlarının sorumluluğu gündeme gelir. Tababet ve Şuabatı San&#8217;atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun hükümlerine göre uygulayıcının mutlaka tıp fakültesinden diploma sahibi olması gerektiği öngörülmüş aksi halde <strong>HAPİS </strong>ve para cezaları verilmesi gerektiği düzenlenmektedir.</p>
<h3><strong>Hatalı Estetik Lazer Epilasyon </strong></h3>
<p>Lazer Epilasyon bir estetik uygulama olsa da dolgu ve botoks gibi bir tıbbi estetik girişim değildir. Lazer epilasyon dolgu ve botoksun aksine doktor olmayan kişiler tarafından ya da doktor bulunmayan güzellik merkezlerinde yapılabilir. Ancak yine de bu merkezler için birtakım onay ve izinler, uygulayıcılar için eğitim ve sertifikalar, makineler için Sağlık Bakanlığı onaylı cihazların kullanımı zorunludur.</p>
<p>Lazer Epilasyon uygulamasında en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır:</p>
<ol>
<li>Geçici ya da kalıcı yanık</li>
<li>Cilt lekesi</li>
<li>Aşırı kıllanma</li>
<li>Deride delik kalması (iğneli epilasyon)</li>
</ol>
<p>Lazer epilasyon uygulamalarında önerilen ve gerçekleştirilen seans uygulamalarına rağmen kıl ve tüylerin bitmemesi bu işin bir eser sözleşmesi olması nedeni ile hukuki sorumluluk doğmasına yol açmaktadır.</p>
<p>Lazer epilasyon uygulamalarında en sık karşımıza çıkan hukuki uyuşmazlık lazer yaptıranın cildinde kalıcı leke ve yanıkların oluşmasıdır. Lazer epilasyon sonrası kalıcı yanık ve leke ortaya çıkarsa hastaya uygun dozda lazer atışlarının yapılmaması vs. gibi nedenler nedeniyle hem tazminat hem de ihmali suretle yaralama suçu ortaya çıkabilmektedir.</p>
<h3><strong>Hatalı Estetik Kızlık Zarı Ameliyatı </strong></h3>
<p>Tıp dilinde hymenoplasty – himenoplasti olarak adlandırılan ancak halk arasında kızlık zarı ameliyatı olaran anılan bu uygulama vajinal estetik cerrahi işlem olarak kabul edilmektedir. Kızlık zarı yani himen doğuştan gelen esas amacı kız bebeklerdeki vajina ve anüs arasındaki mesafenin kısa olmasından dolayı çocuğu enfeksiyonlardan korumaya yardımcı bir doku olduğu ileri sürülse de bazı tıbbi çevrelerce hiçbir insan anatomisinin gelişiminde körelen gereksiz bir yapı olduğu ileri sürülmektedir.</p>
<p>Dünyada doğu toplumlarında yüceltilen bekaretin sembolü olan kızlık zarına ülkemizde de ne yazık ki cehaletin çıktısı olarak büyük önem atfedilmekte olup neticesi kadın cinayetlerine kadar varan bir toplumsal histeridir.</p>
<p>Tüm bu sebeplerle kızlık zarı ameliyatı öteki adı ile himenoplasti günümüzde en çok tercih edilen estetik müdahelelerden biridir. Himenoplasti de cerrahi bir müdahale olduğu için her ameliyatta olduğu gibi belirli tıbbi riskler barındırır. Enfeksiyon, Kanama ve Hematom, Disparoni (Ağrılı Cinsel İlişki), İşlem Başarısızlığı(kanamanın gerçekleşmemesi) gibi komplikasyonlar meydana gelebilir. Bu komplikasyonlar hakkında hasta mutlaka aydınlatılmalı ve bu sonuçların meydana gelebileceği ihtimalleri verilerek aydınlatılmış onam alınmalıdır. Hastanın mahremiyetine özen gösterilmeli, kişisel verileri usule uygun şekilde saklanmalı ve garanti verilmesi ihtimalinde bu garanti yerine getirilmelidir. Hijyenik olmayan merdivenaltı merkezlerde himenoplasti yapılarak enfeksiyon, üreme kaybı gibi sorunlara yol açanlar tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya kalacaktır.</p>
<h2><strong>Hatalı Burun Estetiği Halinde Hasta Hakları </strong></h2>
<p>Ülkemizde her yıl yarım milyona yakın estetik ameliyat gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de en sık tercih edilen estetik ameliyat burun estetiği yani rinoplasti olup onu liposuction ve göz kapağı estetiği takip etmektedir.</p>
<p>Burun ameliyatları sonrası hastalarda halk arasında domuz burnu estetik diye anılan burun deliklerinin yüz tipine orantısız şekilde aşırı yukarı kaldırılması, aşırı kavisli yapay görünüm,  kaydırak burun,burun ucu düşmesi gibi şikayetler ortaya çıkabilmektedir.</p>
<p>Neredeyse tüm tıbbi müdaheleler ve tedaviler doktor ile hasta arasındaki ilişki hukukumuzda vekalet sözleşmesi niteliğindedir. Bunun yansıması olarak tıbbi müdahale ve tedavi uygulayan doktor ve sağlık görevlileri elinden gelen tüm çaba ve özeni göstermekle mükellef ancak garanti bir iyileşme garantisi veremez.</p>
<p>Ancak <strong>estetik ameliyatlar, Yargıtay kararlarına göre &#8220;Eser Sözleşmesi&#8221; kapsamında değerlendirilir.</strong> Bunun anlamı şudur: Hekim, ameliyat öncesinde hastaya taahhüt ettiği estetik görünümü (eseri) ortaya çıkarmayı <strong>garanti eder</strong>. Eğer ameliyat sonrasında kararlaştırılan şekil ortaya çıkmazsa veya asimetri, nefes alma zorluğu gibi sorunlar oluşursa, hekim taahhüdünü yerine getirmemiş sayılır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38076" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Gemini_Generated_Image_e427jae427jae427-768x456.png" alt="Hatalı Estetik Burun" width="482" height="263" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Gemini_Generated_Image_e427jae427jae427-768x419.png 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Gemini_Generated_Image_e427jae427jae427-1536x838.png 1536w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Gemini_Generated_Image_e427jae427jae427-2048x1117.png 2048w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2026/03/Gemini_Generated_Image_e427jae427jae427-1200x655.png 1200w" sizes="(max-width: 482px) 100vw, 482px" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>Temel Hasta Hakları </strong></h3>
<p>Hasta hakları; insan hakları ve insanın maddi manevi değerlerinin bir uzantısı olarak sağlık alanında korunmasıdır. Hak kavramı egemen ile daha zayıf konumda olan arasında dengenin sağlanmasını sağlar. Hasta korunması gereken daha güçsüz bir konumda olup insan onuruna yaraşır bir yaşam için hasta hakları bilinci önem arz etmektedir. Hasta haklarına dair organize ilk çalışmaların 2000’li yılların başında Amerika Birleşik Devleri (USA)’de  başladığı kabul edilir.</p>
<p>Avrupa Birliği’nin üye ülkelerce minimum standartları öngördüğü Hasta Haklarına İlişkin Avrupa Statüsü’nde yer alan hasta hakları şunlardır:</p>
<ol>
<li>Koruyucu tedbirlerin alınması</li>
<li>Yaralanma</li>
<li>Bilgi alma</li>
<li>Rıza onay verme</li>
<li>Özgür seçim</li>
<li>Özel bilgi ve gizlilik</li>
<li>Hastaların vaktine saygı</li>
<li>Kalite standartları</li>
<li>Güvenlik</li>
<li>Yenilik</li>
<li>Gereksiz ağrı ve acıdan sakınma</li>
<li>Şikayet</li>
<li>Tazminat haklarıdır.</li>
</ol>
<p>Türkiye’de hasta hakları somut olarak tıbbi müdahale öncesi hastalardan onam alınması gerektiğini öngören 1928 yılında yürürlüğe giren <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.3.1219-20141119.pdf" target="_blank" rel="noopener">Tebabeti Şuabat-ı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun</a>’un 70. maddesine dayanır.</p>
<p>Modern anlamda hasta haklarına ilişkin en önemli hukuki regülasyon ise 01.08.1998 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan Hasta Hakları Yönetmeliği’dir. Bu yönetmeliğin amacı <em>Anayasa, mevzuat ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen &#8220;hasta hakları&#8221;nı belirlemek ve sağlık hizmeti verilen tüm kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin &#8220;hasta hakları&#8221;ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine </em>yönelik usul ve esasların belirlenmesi amaçlanmıştır.</p>
<p>Büyük şehirlerde bulunan özel hastanelerde birçok yabancı doktorun estetik cerrahi işlemleri yaptığı gözlemlenmektedir. 2011 yılına kadar hekimlerin Türk vatandaşı olma zorunluluğu olsa da 663 sayılı KHK ile bu zorunluluk kaldırılmış olup yabancı doktorların da Türkiye’de doktorluk yapmalarının yolu açılmıştır.</p>
<h3><strong>HATALI ESTETİK OPERASYON HALİNDE DOKTORUN SORUMLULUKLARI </strong></h3>
<p>Estetik ameliyatlar eser sözleşmesi niteliğinde olduğundan öteki tüm tıbbi müdahalelerden ayrılmaktadır. Eser sözleşmesi ile olması gerekli bir eserin yapılacağı taahhüt edilir. Ancak geri kalan tüm tıbbi müdahalelerde hekim dikkat ve özen borcunu yerine getirdikten sonra gerçekleşecek olumsuzluklar hastanın şahsına bağlı olduğundan bir garanti verilemez.</p>
<ol>
<li>Eseri yaratma : Estetik ameliyatlar tıbbi müdahale ile hastada güzel bir görünüş sağlamayı taahhüt eden bir eser sözleşmesi niteliğindedir. Hekim hastanın talep ettiği eseri ortaya koyar. Eğer bir hastanın burnu herkes tarafından kabul edilebilir şekilde eskisinden daha kötü görünümlü olduysa hekimin sorumluluğunu yerine getirmediği kabul edilir.</li>
<li>Bizzat yerine getirme : Hekim estetik ameliyatı kendisi yapmalıdır.</li>
<li>Teşhis koyma ve en iyi yolu seçme : Anamnez alma, muayene ve görüntüleme yöntemlerini kullanma işlemlerinin yapılması gerekir</li>
<li>Sadakat ve özen : Hekim estetik ameliyat yaparken özen göstermeli ve hastanın menfaatini düşünmelidir.</li>
<li>Hastayı aydınlatma : Doktor ameliyat sırasında ve ameliyat sonrasında meydana gelecek her türlü risk ve komplikasyonları hastaya bildirmek ile yükümlü olup bu Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nda da düzenlenmektedir.</li>
<li>Araç ve malzemeyi sağlama</li>
<li>Kayıt alma : Yine Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nda da düzenlenen bu sorumluluğa göre hekim hasta ile ilgili bilgi ve belgeleri saklamakla mükelleftir.</li>
<li>Sır saklama : Hekim, hastanın sırlarını saklamakla ve mahremiyetine saygı göstermekle mükelleftir.</li>
<li>Bildirimde bulunma : Tedavi süresinde aksilik ve komplikasyon riski doğduğu anda hasta bilgilendirilmelidir.</li>
<li>Uzmanlık : Tababet ve Şuabatı San&#8217;atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a göre cerrahi işlem yapmak için estetik ameliyatlar da dahil uzmanlığa sahip olmak zorunludur.</li>
</ol>
<p>Estetik ameliyat yapan doktor eser niteliğinde olan işi kusursuz şekilde teslim etmek ile mükelleftir.</p>
<p>Yargıtay kararlarına göre doktor yaptığı eseri bu burun estetiği olabilir liposuction olabilir hastaya beğendirmesi gerekmektedir. Estetik ameliyatlar bu yönü ile kalan tüm tıbbi uygulama ve tedavilerden ayrılmaktadır.</p>
<p>Estetik ameliyatlarda belirli ve kesin bir vaatte bulunulmadığı konusunda ispat doktora ait olup doktor estetik ameliyata ilişkin garanti vermediğini delillerle ispatlaması gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h1>HEKİM HAKLARI</h1>
<p>Hatalı estetik operasyon iddiaları karşısında hekimlerin hukuki hakları ve savunma mekanizmaları, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay&#8217;ın yerleşik içtihatları çerçevesinde şekillenmektedir. Bu süreçte hekimlerin kendilerini koruyabilmeleri için çeşitli hukuki dayanaklar ve usuli imkanlar bulunmaktadır. Hukuki ilişkinin niteliğinden, sorumluluğu ortadan kaldıran veya hafifleten hallere, usuli itirazlara kadar geniş bir yelpazede hekim hakları mevcuttur.</p>
<p>Öncelikle, estetik operasyonlarda hekim ile hasta arasındaki ilişkinin hukuki niteliği büyük önem taşır. Bu ilişki, operasyonun amacına göre <strong>eser sözleşmesi</strong> (TBK m. 470) veya <strong>vekalet sözleşmesi</strong> (TBK m. 502) olarak nitelendirilebilir. Genel olarak tıbbi müdahaleler vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilse de, estetik operasyonlar, belirli bir sonucun (estetik bir görünümün) elde edilmesinin taahhüt edildiği durumlarda eser sözleşmesi olarak kabul edilebilir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2010/589 Esas, 2011/263 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere , <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">estetik ameliyatlarda doktorun estetik görünüm konusunda belli bir sonuç güvencesi vermesi halinde, akdi ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiştir</span>. Bu ayrım, hekimin sorumluluğunun kapsamını doğrudan etkiler. Vekalet sözleşmesinde hekimin bir &#8220;özen borcu&#8221; varken, yani hastanın iyileşmesi için gerekli tüm tıbbi bilgi ve beceriyi özenle kullanma yükümlülüğü bulunurken, eser sözleşmesinde &#8220;sonuç taahhüdü&#8221; söz konusu olabilir. Eğer hekim, tıp ilminin kurallarına uygun davranmış ve hastanın eski halinden daha iyi bir sonuca ulaşılmışsa, beklenen tam estetik sonuca ulaşılamasa dahi edimini ifa etmiş sayılabilir ve tazminat ödeme yükümlülüğü doğmayabilir. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu durum, estetik operasyonlarda hekimin her başarısız sonucun otomatik olarak bir tazminat yükümlülüğü doğurmadığı, tıp ilminin sınırları dahilinde hekimin haklarını koruduğu anlamına gelir.</span></p>
<p>Hekimlerin en güçlü savunma argümanlarından biri, ortaya çıkan olumsuz sonucun <strong>komplikasyon</strong> mu yoksa <strong>tıbbi malpraktis</strong> (hekim hatası) mı olduğunun ayrımıdır. Komplikasyon, tıp biliminin kabul ettiği, her türlü dikkat ve özen gösterilse dahi ortaya çıkabilecek, öngörülebilen ancak önlenemeyen risklerdir. Hekim, komplikasyonun ortaya çıkmasında kusurlu değilse ve komplikasyona zamanında ve uygun şekilde müdahale etmişse sorumlu tutulamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi&#8217;nin 2024/1909 Esas, 2025/1293 Karar sayılı kararı , tıbbi müdahale sonrası ortaya çıkan olumsuz sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesi ve hekimin kusurunun bulunmaması halinde hekimin sorumlu tutulamayacağını açıkça ortaya koymuştur. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu karar, hekimin özen borcunu yerine getirmesine rağmen ortaya çıkan olumsuz sonuçlar için otomatik olarak sorumlu tutulamayacağı hukuki ilkesini pekiştirmektedir.</span> Bu noktada, <strong>komplikasyon yönetimi</strong> kavramı esas teşkil eder. Hekim, risk gerçekleştiğinde gerekli tıbbi müdahaleyi zamanında ve doğru yapmışsa, sonuç olumsuz olsa bile malpraktis suçlamasından kurtulabilir.</p>
<p>Hekimin sorumluluğunu kaldıran veya hafifleten bir diğer önemli husus, <strong>aydınlatılmış onam</strong>dır. Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 63. maddesi uyarınca , zarar görenin rızası hukuka aykırılığı kaldıran hallerden biridir. Hekim, hastayı yapılacak tıbbi müdahalenin riskleri, faydaları, alternatifleri ve olası komplikasyonları hakkında yeterli ve anlaşılır bir şekilde bilgilendirmeli ve hastanın özgür iradesiyle rızasını almalıdır. Aydınlatılmış onam formunun varlığı, hastanın bu riskleri kabul ettiğini gösterir ve hekimin ispat yükünü hafifleterek hukuki koruma sağlar. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi&#8217;nin yukarıda bahsedilen 2024/1909 Esas sayılı kararı (), aydınlatılmış onam formunun alınmış olmasının, hastanın ameliyatın doğal risklerini kabul ettiğinin bir göstergesi olarak kabul edildiğini ve bu durumun hekimin sorumluluğunu ortadan kaldıran veya azaltan bir faktör olduğunu belirtmiştir. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu durum, hekimlerin aydınlatılmış onam yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmelerinin hukuki koruma açısından ne kadar hayati olduğunu vurgulamaktadır.</span></p>
<p>Hastanın operasyon sonrası davranışları da hekimin sorumluluğunu etkileyebilir. Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 476. maddesi uyarınca, eserin ayıplı olması hastanın (işsahibinin) verdiği hatalı talimatlardan kaynaklanıyorsa veya hekimin uyarısına rağmen hasta belirli bir yöntemde ısrar etmişse, hekim ortaya çıkan ayıptan sorumlu tutulamaz. Benzer şekilde, TBK&#8217;nın 52. maddesi gereğince, hastanın operasyon sonrası hekim talimatlarına uymaması (ilaç kullanımı, pansuman, istirahat gibi) zararın doğmasına veya artmasına sebep olmuşsa, hakim tazminat miktarında indirim yapabilir veya tazminatı tamamen kaldırabilir. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu hükümler, hastanın kendi kusuru veya müdahalesi durumunda hekimin savunma hakkını yasal zemine oturtmaktadır.</span></p>
<p>Hekimlerin usuli hakları da savunma stratejilerinde önemli bir yer tutar. Öncelikle, davanın doğru mahkemede açılması gereklidir. Özel hastane veya muayenehanede yapılan estetik operasyonlar, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun&#8217;un (TKHK) 73/1. maddesi ve 3. maddesi uyarınca &#8220;tüketici işlemi&#8221; sayıldığından, açılacak tazminat davalarında <strong>Tüketici Mahkemeleri</strong> görevlidir. Ancak, kamu veya üniversite hastanelerindeki müdahaleler, kamu hizmeti niteliği taşıdığından kural olarak <strong>idari yargının</strong> (tam yargı davası) görev alanına girer. Hekim, davanın yanlış mahkemede açıldığına dair <strong>görev itirazında</strong> bulunarak davanın usulden reddini sağlayabilir.</p>
<p>Yetkili mahkeme konusunda da hekimin hakları mevcuttur. TKHK&#8217;nın 73/5. maddesi  uyarınca tüketici (hasta), kendi yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir. Ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun (HMK) 6. maddesi  uyarınca genel yetkili mahkeme hekimin yerleşim yeri, HMK&#8217;nın 10. maddesi uyarınca ise operasyonun yapıldığı yer (ifa yeri) mahkemesidir. Hekim, bu yetki kuralları dışındaki bir yerde açılan davaya <strong>yetki itirazında</strong> bulunarak davanın usulden reddini veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebilir. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu usuli haklar, davanın doğru yargı yolunda ve doğru yerde görülmesini sağlayarak hekimin savunma sürecini kolaylaştırır.</span></p>
<h4>Zamanaşımı Savunması</h4>
<p>Son olarak, <strong>zamanaşımı</strong> def&#8217;i de hekimin önemli savunma araçlarından biridir. Hekime karşı açılacak tazminat davalarında zamanaşımı süreleri, hukuki ilişkinin niteliğine göre değişir. Türk Borçlar Kanunu&#8217;nun 147. maddesi () uyarınca, vekalet sözleşmesi (tedavi) kapsamında açılacak davalar için zamanaşımı süresi 5 yıldır. Eğer estetik operasyon eser sözleşmesi kapsamında değerlendiriliyorsa, TBK&#8217;nın 478. maddesi uyarınca zamanaşımı süresi, eserin teslim tarihinden itibaren 2 yıldır. Ancak hekimin ağır kusuru bulunması halinde bu süre 20 yıla kadar uzayabilir. Davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılması durumunda, hekim zamanaşımı def&#8217;inde bulunarak davanın reddini sağlayabilir. <span class="MuiTypography-root MuiTypography-caption css-1xcbs1k">Bu, hekimin aleyhine açılan davaların belirli bir süre sonra hukuken geçerliliğini yitirmesi anlamına gelir ve hekimin en kritik savunma araçlarından biridir.</span></p>
<p>Tüm bu hukuki dayanaklar ve usuli imkanlar, hatalı estetik operasyon iddiaları karşısında hekimlerin kendilerini etkili bir şekilde savunmalarına olanak tanır. Hekimin, operasyon öncesinde ve sonrasında gerekli özeni göstermesi, hastayı eksiksiz aydınlatması ve tıbbi kayıtları düzenli tutması, olası bir hukuki süreçte elini güçlendirecek temel adımlardır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/hatali-estetik-operasyon-tazminat-davalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TACİRİN BASİRETLİ OLMA YÜKÜMÜ</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/basiretli-is-adami-olma-yukumu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/basiretli-is-adami-olma-yukumu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 21:34:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38066</guid>

					<description><![CDATA[BASİRETLİ TACİR OLMA Tacirin basiretli iş adamı olma yükümü ya da basiretli tacir olma yükümlülüğü iş insanının öngörülerine makul bireylerden..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>BASİRETLİ TACİR OLMA</h1>
<p>Tacirin basiretli iş adamı olma yükümü ya da basiretli tacir olma yükümlülüğü iş insanının öngörülerine makul bireylerden daha büyük önem atfeder. Bu çalışma, tacirlerin ticari faaliyetlerini icra ederken ne derece bir sorumluluğa sahip oldukları, bu ölçütün başlangıcı ve sınırları, sözleşme ile bu sorumluluğun sınırlandırılmasını, imkansızlık ve gabin halleri mevzuunda basiretli olmayı ve basiretli olmaya aykırı davranmanın sonuçlarını incelemektedir. Yargıtay içtihatları ışığında incelemeye katkıda bulunularak çok yönlü incelemede bulunulmuştur.</p>
<p>Anahtar Kelimeler: Basiretli iş adamı gibi hareket etme, hukuki imkansızlık, esaslı hata, konu dışı işlem</p>
<p><strong>Ankara, 30.12.2019</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Basiretli Tacir Olma Tanımı</h2>
<p>Roma Klasik-Sonrası Hukuk Dönemi’nde özen ölçütleri skala haline getirilmiştir. Romalılar ölçütleri belirlerken bonus pater familias yani objektif aile babası kavramını esas almışlardır. Bu kıstasa mensup olan en önemli özen ölçütünden biri de diligens pater familias(özenli aile babası)’ dır. Tarihsel gelişimi bu şekilde başlayan bu kavramın tanımı Türk Ticaret Kanunu’nda net bir şekilde yapılmamıştır. Tacirin basiretli olma yükümlülüğü Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarından ve ticari teamüllerden hareketle mevcut bir ticari işletmeyi kısmen yahut tamamen kendi adına işleten kişinin ferasetli bir şekilde sağduyu ve sezgileriyle işlemlerini gerçekleştirmesidir. Basiretli tacir her şeyden önce ticari hayat için zaruri olan kanun maddelerini, ticari hayatın gerekliliklerini, ticari teamülleri, ticari örf ve adetleri bilmek zorundadır. Ticari hayat normal koşullardan farklı olmak üzere gerek ticari dünyanın hızından gerek profesyonellik ihtiyacından dolayı çok daha özenli olmayı gerektirir. Yargıtay’ın tanımlamasına göre basiretli iş adamı: günümüzün ve geleceğin piyasa durumunu tacirin işlemi yaptığı sırada değerlendirerek harekete geçmesidir.<br />
İlgili hüküm ‘TTK madde 18/2: Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.’ diye belirterek tacire faaliyetlerinde üstün bir kavrayışla aksiyon alması gerektiği sorumluluğunu yükler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38067 " src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/12/basiretli-tacir-gorseli.webp" alt="tacirin baisretli olma yükümü" width="460" height="311" /></p>
<h2>Basiretli Olmanın Sınırları</h2>
<p>Her tacir bütün ticari faaliyetlerinde basiretli olmak zorundadır. Tacire yüklenen basiretin ölçüsü objektif kriterlere göre belirlenmelidir. Ayrıca bu objektif kriterler her somut olay karşısında ferdi olarak incelenmelidir yani önceden bir sınır konulması mümkün değildir. Bir tacire hiçkimsenin tahmin edemeyeceği ve ufak ihtimaller dahilinde bulunan durumları bilebilecek olması gerektiği sorumluluğu yüklenemez. Basiretli olmanın sınırı mücbir sebebin oluşma ihtimaline kadar çizilmiştir. Farz-ı muhal bir tacir yabancı para birimiyle etkileşim halindeyse döviz kuru artışını, milli paraya gelince devalüasyon durumunu hatta enflasyon oranlarının değişken olduğunu ve buna göre faaliyette bulunması gerektiğini bilmek zorundadır. Tacirin kendi imkanları dahilindeki özeni göstermesi değil faaliyetin gerektirdiği özeni göstermesi beklenir. Bu sınır tacirin ticari hayatıyla çevrelenmiştir. Diğer bir deyişle tacir, kanun lafzından da anlaşılacağı üzere ticari faaliyeti dışında kalan hayatında basiretli olmak zorunda değildir. Örneğin taşımacılıkla uğraşan bir gerçek kişi tacirden demir fiyatlarının ortalama ne kadar olduğunu bilmesi beklenemez. Güven kurumu olarak adledilen bankaların ise tüm işlerinde basiretli olması zorunludur ve bankalar ihtisas gerektiren işleri yaptıkları için basiretin ölçüsü bir miktar daha ağırlaştırılmıştır. Bankaların sır saklaması, kişisel verilerin hukuka aykırı biçimde kullanılmaması açısından büyük önem taşır ve bu özenin ölçüsü objektif kriterlere göre belirlenmekle birlikte sadece sözleşmeden değil ayrıca kanundan da doğmaktadır.<br />
Basiretli Olma Yükümlülüğünün Sınırlandırılması<br />
Türk Borçlar Kanunu md.27’deki haller hariç olmak üzere TBK özel hukuk sözleşmelerine büyük oranda sözleşme serbestisi öngörülmesini sağlar. Bu yüzdendir ki basiretli davranma yükümlülüğü tacire kanun tarafından yüklenen ve bir akit ile aksi hali kararlaştırılmadıkça geçerli olan bir sorumluluktur. Tacir sözleşmeye açık hüküm koyarak basiretli olma sorumluluğunu kısıtlayabilir.</p>
<h2>İlgili Hukuki Düzenlemeler</h2>
<p>TTK madde 22’ye göre tacirin TBK hükümlerinde yazılan hallerle aşırı ücret veya cezaya maruz kaldığı olduğunu savunarak ücret ve sözleşme cezasının indirilmesinin mahkemeden istenemeyeceği TTK 21’e göre fatura ve teyit mektubuna itiraz etmek için sekiz gün gibi kısa bir süre belirlenmesi de tacirin basiretli olması gerekliliğinin sonucudur. Bunun yanısıra özel kanunlarda da basiretli tacir olma yükümlülüğü öngören hükümler vardır örneğin Kooperatif Kanunu md. 62/1’e göre; Yönetim Kurulu üyeleri kooperatif faaliyetlerinin ” yönetimi için gereken titizliği gösterir”. Bir diğer örnek ise Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun md. 2’ ye göre bankalar çek hesabı açtırmak isteyen kimselerin araştırılması için ”gerekli basireti ve özeni gösterirler.” Çek verilmesi yasaklanan bir şahsa çek verilmesi durumunda banka objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinden oluşabilecek durumlara katlanmalıdır. Ceza Kanunumuzun 162.maddesi ise tacirin basiretli davranmama nedeniyle iflasa sebebiyet vermesi durumunda iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını öngörmüştür.</p>
<h2>İmkansızlık halleri bağlamında basiretli olma</h2>
<p>Sübjektif imkansızlık yalnız sözleşmenin taraflarından birinin tutumundan dolayı ifa imkansızlığı meydana gelmişse bu durum sübjektif imkansızlık diye belirtilmelidir. Subjektif imkansızlık sözleşmeyi batıl hale getirmez. İmkansızlık halleri ve basiretli olma ile ilgili bir Yargıtay kararında: “Sözleşme yapıldığı zaman, objektif bir yerine getirme imkansızlığı varsa, borç ilişkisi meydana gelmemiş olduğundan sözleşme taraflar için bir sonuç doğurmayacağından, taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerine verdikleri edimleri geri isteyebileceklerdir. Eğer imkansızlık sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelmişse, borçlunun kusurlu olup olmadığına göre hüküm kurulur ve burada kusur değerlendirmesi yine, borçlunun basiretli davranıp davranmadığına göre incelenir’’ İlgili Yargıtay kararından da anlaşıldığı üzere sonraki sübjektif imkansızlık durumu zühur ettiğinde tarafın kusurunun basiretli olma ölçüsüne göre belirleneceğine karar verilmiştir.<br />
Basiretli olmanın gabin hükümleriyle ilişkisi<br />
Bir kimsenin tecrübesizliğinden, zorda kalmasından veya dikkatsizliğinden faydalanarak aşırı yarar elde etme amacının bulunduğu durumunda uygulanan gabin hükümlerinin (<a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6098.pdf" target="_blank" rel="noopener">TBK</a> md.28) tacirlere uygulanabilmesi mümkün değildir. Sadece müzayaka hali yani zaruret içinde bulunması sebebiyle gabin hükümleri uygulanabilirlik alanı bulacaktır. Müzayaka yani zor durumda kalma hali kişinin maddi ve manevi olarak darda kalmasıdır. Kişi mali veya kişisel bir nedenle zorda kalabilir üstelik bir tacirin ekonomik olarak fakir olması ya da iflas aşamasına gelmesi gerekmez . Bir tacirin ticari itibarının zarar görme ihtimali bile müzayaka durumunun kabulü için yeterlidir. Sonuç olarak bir tacir zorda kalma hali hariç olmak üzere tecrübesizlik ve bilgisizlik gibi durumları öne sürerek gabin hükümlerinden faydalanamaz çünkü tacir basirete ve vasat üstü temkine sahip olmalıdır.</p>
<h2>Basiretli İş Adamı Olma Yükümü Aykırılığın Sonuçları</h2>
<p>Bir tacir basiretsiz davranma sonucu olarak kardan mahkum kalabilir ya da olağan durumu üzerinden zarara uğrayabilir. Her iki durumda da kendi basiretsizliğinin doğurduğu sonuçlara katlanmak durumundadır. Ticari hayatın kendine özgü riskleri bulunmaktadır ve basiretsizliğin bir bahane olarak ileri sürülmesi bu tip sebeplerle ticareti yargının önüne getirmek, üstelik ticari hayatı aksatmak ve hızını engellemek durumuyla sonuçlanır. İrade sakatlığı hallerine gelince somut olayın koşullarına göre inceleme yapılması isabetli olacaktır. Tacir olmayan gerçek kişiler esaslı hataya düşme nedeniyle akdi batıl hale getirebilirler.</p>
<p>Elbette tacirler de yanılabilir lakin yanılmanın ve yanıltmanın ölçüsü çok daha ağır bir nitelikte olmalıdır. Diğer irade sakatlığı hali korkutma kurumunda ise bir tacirin veya sıradan bir kimsenin herhangi bir farkı yoktur. Tacirin yanılması basiretsizliğinden dolayı meydana gelmişse hile sonucu sözleşme yaptığını kural olarak ileri süremez. Sadece basiretli davranan bir tacir, karşı tarafın hileli eylemleri sonucunda yanılmışsa “hileye düçar” olduğunu öne sürebilir ve bu durumda sözleşmeyi feshetmek mümkün hale gelir. Buna benzer olarak esaslı bir hata veya korkutma sonucu sözleşme yapan tacir de bu sözleşmeyle bağlı değildir zira burada bu aşamadan sonra irade sakatlığı hali söz konusudur. Bankaların ise sır saklama sorumluluğuna aykırı hareket ederek basiretli tacir olma yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne tabi oldukları söylenebilmektedir. Tüzel kişi tacirlerde ise işlemin konu dışı işlem gerçekleştiren ticaret şirketleri hakkında dava(fesih) açılabilmesi mümkündür.</p>
<p>Aleniyet ilkesi gereği bir şirketin tescil ve ilan edilmesi durumunda o şirketin aleyhine şirket konusunu, ticaret unvanını ve unvandaki işletme konusunu bilmediği için bir şahsa konu dışı işlem yapıldığı gerekçesiyle haklılık verilemez. Böylelikle, tacir olmayanların bağlı olmadığı durumu saklı kalmak üzere tacir konu dışı işi bilmemesi veya bilmesi gerektiği zorunda olmadığını savunarak yaptığı faaliyetlerle bağlı kalmayacağını ifade edemez.</p>
<h2>Sonuç</h2>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #333333;">Tacirlerin tabi olduğu basiretli işadamı gibi hareket etme sorumluluğu ağır bir objektif özen yükümlülüğüdür ve mücbir sebep haline değin somut olaya ilişkin ayrıca bir değerlendirmeyle tacir mesul tutulabilir. Basiretli olmaya aykırılık incelenirken her somut olay için olayın özelliklerine göre ayrı değerlendirme yapılmalıdır. Ağır bir sorumluluk olmasının bir diğer sonucu ise tacirin zor durumda kalma durumu haricinde gabin hükümlerine başvuramayacağıdır. Birçok kanun maddesinde ele alınan bu yükümlülük sözleşme serbestisi ilkesi gereğince sınırlandırılabilir. Tacirlerin yaptığı sözleşmelerde sözleşmenin kurulmasından sonra meydana gelen imkansızlık halinde kusur basiretli olma kıstasına göre incelenir. Ticaretin günlük yaşamdan farklı koşullar gerektirdiği için basiretli olma yükümü kurumunun fevkalade önem arz ettiği ve bu yüzden incelenen noktaları her tacirin bilmesi gerektiği ve bilmediğini öne sürerek savunmada bulunamayacağı kabul edilmelidir. Her tacir tüm iş ve işlemlerinde azami özeni göstermek zorunda olup hukuken de büyük sorumluluklar sahibi olduğu için <a style="color: #333333;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">şirket avukatı</a> ile birlikte çalışmalıdır. </span></p>
<h4>KAYNAKÇA</h4>
<p>ARKAN, Sabih, Ticari İşletme Hukuku, 24.baskı, Ankara 2018<br />
BATTAL, Ahmet, Ticari İşletme Hukuku, 9.baskı, Ankara 2005<br />
BİNGÖL, Muhammet Emin, Basiretli İş Adamı Gibi Hareket Yükümlülüğü : Özellikle Tacirin Ücret ve Cezai Şartın İndirilmesini İsteyememesi, 1.baskı, İstanbul 2018<br />
KANDIRALIOĞLU, Pınar Çağla, Türk Hukukunda Bankaların Sır Saklama Yükümlülüğü , T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hukuk Anabilim Dalı Doktora Tezi, 2010<br />
KAYAR, İsmail, Ticari İşletme Hukuku, 5.baskı, Ankara 2006<br />
KİZİR, Mahmut, Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanma Etkisi, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 19, Sayı 2, 2011<br />
ÖZKAYA, Eraslan, Aşırı Yararlanma (gabin) Davaları, 2. baskı, Ankara 2000<br />
TOPÇUOĞLU, ‘Metin, Ticaret Şirketlerinde Konu Dışı İşlemler ve Sonuçları’ , S.D.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Sayı 2, Cilt 2, 2012</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/basiretli-is-adami-olma-yukumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limited Şirket Genel Kurul &#8211; 2026 Güncel</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-genel-kurul/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-genel-kurul/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Dec 2025 16:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kurul]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Kurul İptal Davası]]></category>
		<category><![CDATA[Limited şirketlerde genel kurul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38048</guid>

					<description><![CDATA[LİMİTED ŞİRKET GENEL KURUL Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlardan biri de genel kuruldur. Eski Ticaret Kanunu’nda genel..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>LİMİTED ŞİRKET GENEL KURUL</h1>
<p>Limited şirketlerde yasal olarak bulunması zorunlu olan organlardan biri de genel kuruldur. Eski Ticaret Kanunu’nda genel kurul için &#8220;ortaklar umumî heyeti&#8221; kavramı kullanılmakta idi. Günümüzde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda ise &#8220;limited şirket genel kurulu&#8221; kavramı kullanılmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38050 " src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/12/Genel-Kurul-1-768x456.jpg" alt="" width="591" height="351" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/12/Genel-Kurul-1-768x456.jpg 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/12/Genel-Kurul-1-1170x694.jpg 1170w" sizes="(max-width: 591px) 100vw, 591px" /></p>
<h2><strong>Genel Kurul Görev ve Yetkileri</strong></h2>
<p>Limited şirket ortaklarının katılımıyla oluşan Kanunla sadece kendisine tanınmış olan konularda karar alan zorunlu organ olan genel kurulun yetki ve sorumlulukları şunlardır:</p>
<ul>
<li>şirket sözleşmesinin tadili,</li>
<li>şirketin müdür ya da müdürlerin atanmaları yahut görevden alınmaları,</li>
<li>müdürlere ödenecek ücretlerin belirlenmesi,</li>
<li>müdürlerin ibra edilmeleri ,</li>
<li>şirket kârının dağıtımı,</li>
<li>sermayenin azaltılması ya da arttırılması,</li>
<li>topluluk denetçisi ve denetçi tayini ve görevden alınması,</li>
<li>şirketin finansal tabloları ile yıl sonu faaliyet raporunun onaylanması ,</li>
<li>esas sermaye pay geçişlerinin onaylanması,</li>
<li>ortaklıktan çıkarma için mahkemeden talepte bulunma ,</li>
<li>şirketin feshi…</li>
</ul>
<p>Genel kurul, yılda bir veya birkaç kez toplanan şirketin ortaklarından oluşan, en geniş yetkiye sahip zorunlu bir limited şirket organıdır. Müdürler ve müdürler kurulu gibi daimi bir organ olmaması nedeni ile şirket genel kurulunun yılda bir kez olağan biçimde toplanması yasal zorunlulukarın yerine getirilmesi için yeterlidir. Genel kurulun limited şirketi temsil yetkisi yoktur.  Genel kurul tarafından alınmış kararlarının uygulanması müdür ya da müdürler kurulu tarafından yerine getirilir.</p>
<h3><strong>Genel Kurul Ne Zaman Toplanır?</strong></h3>
<p>Limited şirket genel kurulu her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde toplanır. Toplantıdan en az onbeş gün önce ortaklar toplantıya çağrılır. Bu süre şirket sözleşmesi ile uzatılabilir veya on güne kadar azaltılabilir (TTK m. 617/2).</p>
<p>Genel kurulda ortaklardan her biri aynı görüşte olmak zorunda değildir. Karar alınması için oy çoğunluğu yeterli görülmüştür.</p>
<p>Buna karşılık, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">TTK</a>&#8216;nın 636. maddesinin ikinci fıkrasında;</p>
<p>&#8220;Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin durumunu Kanuna uygun hâle getirilmesi için bir mühlet belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.&#8221; denilmiştir.</p>
<p>Limited şirketlerde genel kurulun toplanamaması halinde ortaklara ve şirket alacaklılarına mahkemeden <strong>şirketin feshini isteme hakkı</strong> tanınmıştır. Limited şirkette de anonim şirket genel kurulunun birkaç yıl üst üste toplanmaması şirket aleyhine dava açılması ve feshinin istenebilmesi gibi istenmeyen sonuçlar doğurabilecektir.</p>
<h4><strong>GENEL KURUL İPTAL DAVASI</strong></h4>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #333333; text-decoration: underline;">Anonim Şirketler için düzenlenen Genel Kurul Kararının iptali TTK 445: “<em>446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde <strong>iptal davası</strong> açabilirler</em>.” kıyas yolu ile limited şirketlere de uygulanmaktadır. İptal davası <a style="color: #333333; text-decoration: underline;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">şirket avukatı</a> yardımı ile ticaret mahkemelerinde açılmalıdır. </span></span></p>
<h3>Kimler İptal Davası Açabilir?</h3>
<p>İptal davası açabilecek kişiler başlıklı madde 446 :</p>
<p>(<em>1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, </em></p>
<p><em>b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, </em></p>
<p><em>c) Yönetim kurulu, </em></p>
<p><em>d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir.</em></p>
<p>şeklinde düzenlenmiş olup iptal davası açmak için taraf ehliyetine sahip olan unsurları ve iptal nedenlerini saymıştır. Prof Dr. Hasan Pulaşlı’ya göre TTK m. 446/1 b bendinde sayılan dört halin sınırlı sayı ilkesine tabi olmadığı belirtilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><strong>İPTAL SEBEPLERİ </strong></h2>
<ul>
<li><strong>Esas sözleşmeye aykırılık</strong></li>
<li><strong>Dürüstlük Kuralına aykırılık</strong></li>
<li><strong>Kanuna aykırılık </strong></li>
</ul>
<p>TTK madde 447 ise pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olduğunu düzenlemiştir.</p>
<p>Türk Ticaret Kanunu bazı kararların sadece genel kurul tarafından alınmasını şart koştuğundan, genel kurulun toplanmaması, anılan önemli kararların da alınmamış olması sonucunu doğuracaktır. Müdürlerin görev süreleri sona ermesine rağmen genel kurul toplantılarının yapılmaması, yeni müdürlerin belirlenmemesi veya seçilememesi, bu durumda müdürlerin hukuki durumlarının belirsiz hale gelmesi; şirketin kâr dağıtımı konusunda karar alamaması; genel kurul kararı olmadan müdürlere ücret ödenmesinin yasal dayanağının bulunmaması; bağımsız denetime tabi limited şirketlerde genel kurul toplantısı yapılmaması sonucunda denetçinin seçilmemesi durumunda şirketin finansal tablolarının hazırlanmamış sayılması; genel kurul onayı olmadan esas sermaye paylarının devirlerinin geçerli kabul edilmemesi gibi sorunlar sadece birkaçıdır. Bu nedenle, yeni Türk Ticaret Kanunu döneminde limited şirket genel kurul toplantılarının zamanında yapılmasının önemi daha da artmıştır.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p>Limited Şirket Genel Kurul Rehberi – Soner Altaş –Seçkin Yayınları</p>
<p>Yargıtay Kararları Işığında Limited Ortaklıklar Hukuku – Prof. Dr.  Oruç Hami Şener – Seçkin Yayıncılık</p>
<p><em>Şirketlerin hukuki ihtiyaçları ile ilgili rehber için : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Seçim Yaparken Bilmeniz Gerekenler</a> konulu yazımızı okuyunuz.</em></p>
<p style="margin-top: 0;"><em><strong>YASAL UYARI</strong></em></p>
<p style="margin-bottom: 10px;"><em>1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></em></p>
<p style="margin-bottom: 10px;"><em>2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</em></p>
<p style="margin-bottom: 0;"><em>Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-genel-kurul/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilişim Suçları</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 07:12:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim suçları]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38009</guid>

					<description><![CDATA[BİLİŞİM SUÇLARI Bilişim Türk Dil Kurumu’na göre İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>BİLİŞİM SUÇLARI</h1>
<p>Bilişim Türk Dil Kurumu’na göre <em>İnsanoğlunun teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişiminde kullandığı ve bilimin dayanağı olan bilginin özellikle elektronik makineler aracılığıyla düzenli ve akla uygun bir biçimde işlenmesi bilimi; enformatik.</em> şeklinde tanımlanmış olup bugün 7’den 70’e akıllı telefon, bilgisayar, tablet gibi bilişim araçlarının kullanımının yaygınlaşması ile tüm insanların hayatının vazgeçilmez bir parçasıdır.</p>
<p><strong>Bilişim Suçları Hukuku</strong> bilişim araçlarına ilişkin mevzuatın, gerçek ve tüzel kişilerle ilişkisini, kullanım sınırlarını, bilişim araçları ile işlenen suçlar sonucunda verilecek cezai yaptırımları, idare müeyyideleri gibi geniş spektrumlu kapsama sahiptir.</p>
<p><strong>Bilişim Suçları</strong> ise Bilişim Ceza Hukuku tasnifinde yer almakta</p>
<ul>
<li>Bilişim sistemlerinin kullanılması ile işlenen ve</li>
<li>Bilişim araçlarına karşı işlenen suçları ve cezalarını düzenlemektedir.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-full wp-image-38291" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Bilisim-hukuku.jpg" alt="" width="726" height="410" /></p>
<p><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/"><strong>Ceza hukukunun</strong></a> temelini oluşturan ve aynı zamanda Türk Ceza Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen Kanunsuz Suç Ve Ceza Olmaz İlkesi (nullum crimen nulla poena sine lege) gereği son yıllarda hız kesmeksizin gelişen bilişim teknolojilerini yakalama amacı ile yasal zemin oluşturulmakta olup hem çok yeni hem de geliştirilmeye ve ihtisaslaştırılmaya muhtaçtır. Zira bilişim araçlarının sahip olduğu karmaşık yapı uzmanlık gerektirirken suç işlerken sağladığı hız ve kolaylık işlenen suçun boyutunu giderek büyütmektedir. Bu nedenle ezelden beri suç olarak düzenlenen eylemlerin bilişim araçları ile gerçekleştirilmesinde kimi zaman suçu ağırlaştırıcı nitelikli hal olarak öngörülmüştür. Bilişim ceza hukukuna bakış açısı yakın zamana kadar beyaz yakalı gibi belirli kişilerin işleyebileceği suçlar olarak görülmekteyken(whiter collar crimes) günümüzde bu bakış açısı bilişim araçlarına toplumda yer alan tüm bireylerin sahip olması ile genele aşılmıştır. Bilişim hukuku ve ceza hukuku olarak bu tür suçlarla ilgili çalışma yapmak için multidisipliner bir yaklaşım ile hareket edilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>Bilişim Sistemlerine Karşı İşlenen Suçlar</h2>
<ul>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/"><strong>Bilişim Sistemine Girme Suçu TCK 243</strong></a></li>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/"><strong>Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme TCK 244</strong></a></li>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kotuye-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/"><strong>Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması TCK 245</strong></a></li>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/yasak-cihazlar-ve-programlar/"><strong>Yasak Cihaz veya Programlar TCK 245/A</strong></a></li>
</ul>
<h2>Bilişim Sistemlerinin Araç Olarak Kullanılması ile İşlenen Suçlar</h2>
<ul>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/"><strong>Yasadışı Bahis</strong></a></li>
<li><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu/"><strong>Hakaret</strong></a></li>
<li>Cumhurbaşkanına Hakaret</li>
<li>Kamu Görevlisine Hakaret</li>
<li>Şantaj</li>
<li>Cinsel Taciz</li>
<li>Özel Hayatın Gizliliğini İhlal</li>
<li>Kişisel Verileri Yayma</li>
<li>Tehdit</li>
<li>Dolandırıcılık</li>
<li>Çocukların Cinsel İstismarı</li>
<li>Ticari Sırrın İfşası</li>
<li>Sermaye Piyasası Manipülasyonu Piyasa Dolandırıcılığı</li>
</ul>
<h2>Bilişim Sistemlerine Müdahale Yöntemleri</h2>
<ul>
<li><strong>Web sayfası hırsızlığı :</strong> Ülkemizde belki de en çok kullanılan S<strong>ahibinden Param Güvende Dolandırıcılığı, Letgo Dolandırıcılığı, Facebook Marketplace Dolandırıcılığı</strong> diye anılan kullanıcının esas kullanmayı amaçladığı internet sitesini taklit ederek sahte siteden ödeme almayı amaçlayan çok tehlikeli bir dolandırıcılık yöntemidir.</li>
</ul>
<p>Ülkemizde her yıl yüzbinlerce kişi bu yöntemle aldatılarak mağdur edilmektedir.</p>
<p>Failler söz konusu internet sitesi tasarımını birebir aynı şekilde geliştirerek güven inşa eder. Bu sitelerin yaygınlığına ve güvenilirliğine aldanan; fırsat yakaladığını düşünen mağdurlar en sık buzdolabı, çamaşır makinesi gibi ev eşyası, ‘’kutusu açılmamış Dyson süpürge, airwrap’’ gibi teknolojik aletler gibi ürünleri satın almak ister ve ödeme alanına geldiklerinde sahte internet sitesi dolandırıcılarının hesaplarına hatta çoğu zaman yabancı uyruklu kişilerin sahip olduğu ve kiralık olarak kullanılan banka hesaplarına parayı gönderirler. Çoğu zaman internet sitesi mağdurun sahip olduğu parayı aldıktan sonra hata ekranı vererek ödemenin gerçekleşmediğini tekrar yapılması gerektiğini belirtir. Bu aşamada dolandırıcılar yine yabancı uyruklu kimselerin üstüne kayıtlı olan ve kiraladıkları telefon hatlarından ya da patates hat diye tabir edilen kaçak kişilerin üstüne alınan telefonlardan arayarak ödemenin havuzda bekletildiğini açıklamanın doğru yazılmadığı gibi kimi bahaneler öne sürerek geçerli bir ödeme olmadığı için tekrar ödeme yapılması gerektiğini, ilk yapılan ödemenin 2 iş günü içerisinde banka hesabına iade edileceğini belirterek ikinci bir ödeme almak için telkinde bulunur.</p>
<p>İnternet sitesinin güvenilirliğinden dolayı hiç şüphe etmeyen kullanıcı göndermiş olduğu paranın iade edileceğine güvenerek ikinci kez ödeme yapar. İşleyiş genellikle bu şekilde yapılmakta olup failler tarafından yapılan aldatıcı taktikler her geçen gün geliştirilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Bir kişinin sosyal medya hesaplarına girme ve kalma:</strong> Dünyada sosyal medya kullanımı en yaygınlaşmış toplum olarak birçoğumuz Facebook, Tiktok, Instagram, Twitter gibi sosyal medya araçlarından en az bir tanesini kullanmaktayız.</li>
</ul>
<p>Sosyal medya hesaplarının şifresi çeşitli yöntemler kullanılarak kırılabilmekte ve sosyal medya hesaplarına izinsiz şekilde erişim sağlanabilmektedir. Yahut kimi zaman insanlar yakınlarının telefonlarından kendi sosyal medya hesaplarına girmekte ve çıkış yapılsa dahi otomatik şifre kaydı gibi açıklarla hesaplara tekrar giriş yapılabilmekte ve mesajlaşmalar, fotoğraf ve videoların deşifre olması ile özel hayatın gizliliği hilal edilebilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Virüs:</strong> Kendi kendine yayılarak çoğalır ve bilişim sistemlerini kilitleyebilir, etkisiz hale getirebilir.</li>
<li><strong>Ransomware:</strong> Fidye virüsü</li>
<li><strong>Truva atı (Trojan Horse):</strong> İndirilen oyun, elektronik posta gibi yollarla bilişim sistemini ele geçirir kişisel bilgileri ve verileri çalabilir. Bu nedenle akıllı telefonlara mümkün mertebe çok bilinen uygulamaların haricinde program indirilmemesi tavsiye olunur.</li>
<li><strong>Mobil Bankacılık Dolandırıcılığı:</strong> Halk arasında Spam içerikli e-posta ve mesaj(sms) gibi yollarla ulaşım sağlanır. Spam mesajları ile yönlendirilen ekranlarda banka hesaplarının şifresi istenebilir. Örneğin ‘’Banka hesabınıza giriş yapılmıştır. Siz değilseniz linke tıklayarak şüpheli işlem bildirimi yapınız : https://tex&#8230;.’’ gibi linklere yönlendirilerek Web Sayfası Hırsızlığı yolu kullanılarak sahte siteye kimlik bilgileriniz ve mobil bankacılık şifreniz gibi bilgilerin girilmesi amaçlanır. Yahut kullanmış olduğunuz bankanızın müşteri temsilcisi olduğunu belirten bir kişi sizi arayarak şüpheli işlem bildirimi olduğunu söyleyerek gelen sms’e tıklamanızı ve adımları takip etmenizi isteyebilir. Mağdurun böyle bir haber karşısında basireti bağlanır ve duyduğu telaş ve tedirginlik ile şüphe duymadan başına gelecekleri bilmeden failin talimatlarını takip eder.</li>
</ul>
<p>Bu dolandırıcılık yöntemi ile mağdurların banka hesaplarında yer alan birikimleri başka hesaplara ve kripto para hesaplarına saniyeler içinde yönlendirilir ve üstüne kredi çekerek mağdur borçlandırılabilir.</p>
<p>Mobil Bankacılık Dolandırıcılığında hem spam hem web sayfası hırsızlığı hem sosyal mühendislik hem de phishing gibi bilişim suçları yöntemleri kombine bir şekilde uygulanmaktadır.</p>
<p>İnsanların hayatı boyunca yapmış olduğu tüm birikimler bu dolandırıcılık yöntemi ile saniyeler içinde buhar olabilir bu nedenle mobil bankacılık dolandırıcılığına karşı her daim çok temkinli yaklaşmak gereklidir.</p>
<ul>
<li><strong>Hackleme:</strong> Virüs, truva atı, spam gibi yöntemlerin kullanılarak bilişim sistemlerine girme</li>
<li><strong>Sosyal mühendislik ve Oltalama(Phishing):</strong> Sosyal mühendislik yöntemi ile yapılan dolandırıcılıkta amaçlanan insanoğlunun fırsat yakalama, kısa yoldan zengin olma gibi ihtiraslarına dayanabileceği gibi korku, tedirginlik ve telaş gibi acil eylem çağrısında bulunan duygulara da dayanabilir. Mobil bankacılık dolandırıcılığı, sahte web sitesi dolandırıcılığı ya da yatırım danışmanlığı dolandırıcılığı sosyal mühendislikle kullanılarak işlenen bilişim suçlarına en temel örneklerdir.</li>
<li>Casus yazılımlar (Spyware)</li>
<li><strong>Ağ solucanları:</strong> Ağ açıklarından faydalanarak kendi kendine çoğalıp yayılmayı amaçlayan kötü amaçlı yazılımlar. Ağ solucanları iletişim ağları üzerinden bilişim sistemine girip virüs gibi davranarak yazılıma zarar verebileceği gibi sisteme Truva atı da bırakabilmektedir.</li>
<li><strong>Bukalemun yazılımlar:</strong> Kodunu değiştirerek antivirüslerden kaçar, hem virüs hem solucan özelliklerini taşır</li>
<li><strong>Ddos saldırıları</strong>: Sistemi aşırı yükleme yaparak hizmet engellemeyi amaçlar</li>
<li>Rootkitler</li>
<li>Klavye Dinleme Sistemleri(Keyloggers)</li>
</ul>
<h2>Bilişim Dolandırıcılığından Nasıl Korunurum?</h2>
<p>Yukarıda bahsetmiş olduğumuz bilişim suçları yöntemleri ile her yıl yüzbinlerce insan dolandırılmaktadır. Bu konularla ilgili hukuki yardım talebi ile avukatlık büromuza her yaş ve meslekten birçok insan ulaşmaktadır.</p>
<p>Bilişim dolandırıcılığı konusunda bilinç kazanmalı ve sık uygulanan bilişim dolandırıcılığı yöntemlerini öğrenmemiz ve olası tehditlere karşı bilinç ve sağduyu sahibi olmamız gerekmektedir.</p>
<p>Bilişim dolandırıcılıklarına karşı güçlü ve karmaşık karakterler içeren şifreler kullanmak ve bu şifreleri belirli periyotlarla değiştirmek gerekmektedir.</p>
<p>Antivirüs programı kullanın: Güvenilirliği kanıtlanmış popüler antivirüs programlarını kullanın. Bu uygulamalara ödeyeceğiniz birkaç yüz lira ile milyonlarca liranızı koruma altına alabilirsiniz.</p>
<p>Güvenmediğiniz kişilerden gelen özellikle telaş yaratan acil eylem talep eden e-posta ve mesajları açmayın</p>
<p>İnternet alışverişlerinizi sanal kartınız ile yapın</p>
<p><strong>Kendilerini polis, jandarma, hakim, savcı, avukat olarak tanıtan dolandırıcılara karşı:</strong></p>
<p>Kendilerini polis, jandarma, hakim, savcı, avukat olarak tanıtan kimselerden telefon almamız halinde temkinli yaklaşınız.</p>
<p>Öncelikle hakim ve savcıların vatandaşı direkt olarak aramayacağını muhakkak bilmelisiniz.</p>
<p>Polis ve asker olduğunu belirten kişiler aradıysa bu kişilere hangi karakolda olduklarını sorun ve ikametinize yakın karakol dışındaki karakola gidemeyeceğini belirtin. İkametinizin yakınındaki karakola giderek arandığınızı ve bu aramanın gerçekten bir hukuki süreçle mi yoksa dolandırıcılıkla mı ilgili olduğunu teyit edin.</p>
<p><strong>Avukat Dolandırıcılığı:</strong> Günümüzde en sık yapılan dolandırıcılık yöntemlerinden birisi de kendisini avukat olarak tanıtan dolandırıcıların para isteme yöntemidir. Bir avukat tarafından aranırsanız ilk yapacağınız verilen iş isim soyisminin <a style="color: #b8967e;" href="https://www.barobirlik.org.tr/AvukatArama" target="_blank" rel="noopener"><strong>avukat sorgulama</strong></a> ekranından sorgulanmasıdır. Ancak burada levhaya yazılı gerçek bir avukat bulunması kafanızı karıştırmasın zira bu kişiler gerçek avukat isimlerini de kullanmakta olup bu yönüyle büyük bir risk barındırmaktadır. Hiçbir avukat sizi mesai bitim saatine yakın arayarak ‘’Jigolo sitesine kayıt olmuşsunuz davanızın düşmesi için mesai bitmeden 30.000 TL ücret yatırmanız gerekiyor’’, ‘’Sosyal medya üzerinden siyasetçi müvekkilime küfür etmişsiniz 30.000 TL yatırmanız halinde dava açılmayacak’’ gibi talep ve telkinlerde bulunmaz.</p>
<p>Avukat ya da arabulucu tarafından tarafınıza ulaşıldığında bu kişilerin dolandırıcı olmadığını yüz yüze görüşme taleplerinden ve hayatınızda doğabilecek hukuki ihtilafların somutluğuyla illiyet bağı kurarak kolayca anlayabilirsiniz.</p>
<p>Eğer bir cezai uyuşmazlığınızın doğması söz konusu ise yalnız uzlaştırmacılar bu tür görüşmeler için size ulaşabilir. Resmi uzlaştırmacılar sizden doğrudan para talep etmez ve tarafları uzlaştırmaya tarafların karşılıklı beyan ve taleplerini iletmeye odaklanır.</p>
<h3>Bilişim Suçları Özel Çalışma Gerektirir.</h3>
<p>Günümüz bilişim suçlarının ortaya çıkardığı uyuşmazlık ve davalarının ise bilişim suçları alanında faaliyet gösteren <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">ceza hukuku</a> alanında özel olarak bilişim hukukunu ilgilendiren konularla ilgili çalışmalar yapan ; halk arasında söylenişi ile bilişim suçları avukatı vasıtası ile takip edilmesi gerekir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasak Programlar ve Cihazlar TCK 245/A</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/yasak-cihazlar-ve-programlar/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/yasak-cihazlar-ve-programlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 06:43:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim suçları]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Yasak programlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=38003</guid>

					<description><![CDATA[Yasak Programlar ve Cihazlar Yasak cihazlar ve yasak programlara ilişkin hukuka aykırı eylemlere karşılık müeyyide öngören kanuni düzenleme 2016 yılında..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Yasak Programlar ve Cihazlar</h1>
<p>Yasak cihazlar ve yasak programlara ilişkin hukuka aykırı eylemlere karşılık müeyyide öngören kanuni düzenleme 2016 yılında Türk Ceza Kanunu’na 245/A olarak eklenmiştir. Bu suç <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> kapsamında yer alan bir davadır.  Kanun hükmü şu şekildedir:</p>
<p><strong>Yasak cihaz veya programlar</strong></p>
<p><strong>Madde 245/A</strong></p>
<p>(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, <strong>bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası</strong> ile cezalandırılır.</p>
<p>Bilişim sistemlerinin giderek gelişmesi; bununla birlikte haksız eylemlere yol açması, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereği nedeni ile bu kapsamda bir hukuki düzenleme yapılması şart olmuş ve boşluk doldurulmuştur.</p>
<p>Bu suç kanun lafzından açıkça anlaşılacağı üzere şu yollarla işlenebilir:</p>
<p style="padding-left: 40px;">Cihaz : Skimmer, Encoder, Reader gibi cihazlar kredi kartı kopyalamak kullanılan ekipmanlardır. Skimmer adı verilen veri okuyucu cihazı ATM’ye yerleştirilme sureti ile kartın manyetiğinde yer alan bilgileri kaydeder. Encoder(Enkoder), kartların arkasında yer alan manyetik şerit verilerini, 16 haneli kart numarasını, son kullanım tarihi ve 3 haneli güvenlik kodu gibi bilgileri yazarak sahte kart türetir.</p>
<p style="padding-left: 40px;">Bilgisayar Programı : Başkalarına ait telefon, tablet, bilgisayar gibi bilişim cihazlarına sızarak önem arz eden bilgileri kullanmak için tasarlanan bilgisayar programlarıdır. Bu konuda ayrıntılı bilgi için <a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/"><strong>Bilişim Sistemlerine Müdahele Yöntemleri</strong></a> başlıklı yazımızı okumanız tavsiye olunur.</p>
<p style="padding-left: 40px;">Güvenlik kodu</p>
<p style="padding-left: 40px;">Şifre</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38036 " src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Yasak-programlar-ve-cihazlar-1-768x456.jpg" alt="" width="640" height="380" /></p>
<h2>Yasak Cihazlar ve Programlar Suçunda Zamanaşımı</h2>
<p>Yasak Cihazlar Ve Programlar dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu nedenle suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde ihbar ya da şikayet yolu ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına suçun bildirilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>ATM cihazına yerleştirme sureti ile kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalayıp şifrelerini ele geçirmeye yarayan cihaz ve düzeneklerin kullanımı TCK madde 245/A’da düzenlenen Yasak Cihaz veya Programlar suçuna sebebiyet vereceği gibi suçun yasalaştığı 07/06/2016 tarihinde önce işlenmesi nedeniyle BERAAT kararı verilmelidir.</strong></p>
<p>Bozma ilamı sonrası yapılan incelemede sanıklarda ele geçen ATM cihazlarına yerleştirilip kartların manyetik şerit bilgilerini kopyalayıp şifrelerini ele geçirmeye yarayan cihaz ve düzeneklerde herhangi bir kişiye ait bir bilginin tespit edilememesi karşısında; sanıkların eylemlerinin TCK.nın 136. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca sanıkların hazırlık hareketi aşamasında kalmış olan eylemlerinin TCK.nın 245/2. maddesinde düzenlenen sahte kredi kartı üretme suçuna teşebbüs kapsamında değerlendirilemeyeceği ve TCK.nın 245/A maddesinde düzenlenen yasak cihaz veya programlar bulundurma fiilinin de suç tarihi olan 15.12.2014 tarihinden sonra 07.04.2016 tarihinde suç olarak tanımlandığı anlaşılmakla; üzerine atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayan sanıklar hakkında beraat hükümleri kurulması gerekirken bozma ilamına farklı anlam yükleyerek yazılı şekilde sahte kredi kartı üretme suçuna teşebbüsten mahkumiyet hükümleri kurulması,</p>
<p>Yasaya aykırı, sanıklar &#8230; ve &#8230;’nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozmanın temyiz dışı sanık &#8230;’e SİRAYETİNE, 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/yasak-cihazlar-ve-programlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu ve Cezası TCK 245</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kotuye-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kotuye-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2025 06:31:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[banka suçları]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim suçları]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Sahte Kart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37999</guid>

					<description><![CDATA[Türk Ceza Kanunu’muzun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu mülga 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun madde..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Ceza Kanunu’muzun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu mülga 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun madde 525/b.2’de yer alan bilişim sistemi aracılığı ile hukuka aykırı yarar elde edilmesi suçunun maddesine karşılık düzenlenmiştir. Halk arasında bu suç ‘’banka kartı hırsızlığı’’, ‘’kredi kartı hırsızlığı’’ olarak tabir edilmektedir. <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> temel ilkelerine göre kanunsuz suç ve ceza olamayacağından bu suçun düzenlenmesi ile kişilerin malvarlığı değerlerinin korunması amaç edinilmiştir.</p>
<p><strong>Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması</strong></p>
<p><strong>Madde 245</strong></p>
<p>(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, <strong>üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası </strong>ile cezalandırılır.</p>
<p>(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi <strong>üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası</strong> ile cezalandırılır.</p>
<p>(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, <strong>dört yıldan sekiz yıla kadar hapis</strong> ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;</p>
<p>a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,</p>
<p>b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,</p>
<p>c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.</p>
<p>(5) <strong>(Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.)</strong> Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.</p>
<h2>Başkasına Ait Banka veya Kredi Kartının Kullanılması</h2>
<p>Hükmün ilk fıkrasında başkasına ait banka veya kredi kartının rıza olmadan kullanımı ya da kullandırtılarak yarar sağlama düzenlenmiştir.</p>
<p>Buna göre bir kimsenin rızası olmadan banka veya kredi kartını kullanmanın cezası <strong>3 yıldan 6 yıla kadar hapis</strong> ve adli para cezasıdır.</p>
<p>Bu suçun oluşması için illaha ki fiziki bir banka ya da kredi kartı kullanılmasına gerek olmamakta kart bilgilerinin çalınarak harcama yapılması ile de suçun unsurları oluşacaktır. Güvenilir ve kurumsal olmayan e-ticaret siteleri ve yabancı menşeili alışveriş sitelerine girilen kart bilgileri ile bu suçun oluştuğuna sık sık şahit olmaktayız.</p>
<p>Ülkemizde sayısı yüzbinlere ulaşan sahibinden dolandırıcılığı, letgo dolandırıcılığı, Facebook Marketplace dolandırıcılığı gibi yöntemler kullanılarak da banka ve kredi kartı bilgileri çalınmaktadır. Bu konu için ayrıca <a style="color: #b8967e;" href="#"><strong>Bilişim Suçları</strong></a> yazımızda yer alan yöntem ve önlemlerin okunması gerekmektedir!</p>
<p>Bu suç ayrıca çanta ve cüzdanlarını ya da ödeme yapmak için kullandıkları kartlarını gittikleri yerde unutan kişilerin başına gelmektedir. Özellikle temassız işlem limitinin 1500 TL olması ile banka ve kredi kartları savunmasız hale gelmekte bazen kişilerin dikkatsizliği ile kartların iptal edilememesi yüzünden bu kartlar failler tarafından aylarca kullanılabilmektedir.</p>
<p>Kart şifresinin öğrenilmesi sureti ile ATM’den para çekilmesi durumu da TCK 245 /1’de düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanıması suçuna sebebiyet verecektir.</p>
<h2>Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretmek, Satmak, Almak</h2>
<p>Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun ikinci fıkrasında 3. kişi aleyhine ve ilişkilendirerek sahte banka ya da kredi kartı üretimi yapmak, satışını yapmak, karşılıksız devretmek ya da kabul etmek hakkında <strong>3 yıldan 7 yıla kadar hapis</strong> ve 10 bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.</p>
<p>Bu suç tipi seçimlik hareketli olarak düzenlenmiş olup sayılan eylemlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38041 size-medium" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Sahte-kart-1-768x456.webp" alt="" width="768" height="456" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Sahte-kart-1-768x456.webp 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Sahte-kart-1-1170x694.webp 1170w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>Sahte Banka veya Kredi Kartı ile Yarar Sağlama</h2>
<p>Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçunun üçüncü fıkrasında sahtecilik yapılarak oluşturulan veya üzerinde sahtecilik gerçekleştirilen banka yahut kredi kartının kullanarak kendine ya da başka kişiye menfaat sağlayanlar hakkında <strong>4 yıldan 8 yıla kadar</strong> hapis cezası verilmesi ve 5000 güne kadar adli para cezası verilmesi öngörülmüştür.</p>
<p>Bu suçun oluşması için failin mutlaka maddi menfaat elde etmesi ya da ettirmesi gerekmektedir. Eğer maddi yarar sağlanmazsa suç da oluşmayacaktır.</p>
<p><strong>Hem sahte kart üretilmiş hem de harcama yapılmışsa iki ayrı suçtan ceza verilmesi gereklidir.</strong></p>
<ul>
<li>Kredi kartının sahte üretilmesi</li>
<li>Kredi kartı sözleşmesinde sahtecilik</li>
<li>Sahte kredi kartının kullanılması</li>
</ul>
<p><em>kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi halinde TCK.nun 245/2, sahte üretilen bu kartın kullanılarak menfaat temin edilmesi halinde ise ayrıca 245/3. maddesine temas eden suçu oluşturacağı ve suçtan zarar görenin adı geçen bankalar olduğu cihetle; sanığın, A.. Ö..’a ait nüfus cüzdanı fotokopisi ile D&#8230;&#8217;a kredi kartı talebinde bulunma eyleminin kredi kartının düzenlenmiş olması halinde, TCK nun 245/2. maddesindeki “kredi kartının sahte olarak üretilmesi” suçunu, kredi kartının düzenlenmemesi halinde ise, 5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları Kanunu&#8217;nun 37/2. maddesindeki ya da belgelerin niteliğine göre TCK.nun 204/1. madde ve fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu, yine sanığın katılan B&#8230; A&#8230; K&#8230; Bankası&#8217;na müracaatla, şikayetçi adına kredi kartı sözleşmesi imzalayıp bankadan temin ettiği sahte kredi kartıyla harcama veya nakit çekme işlemlerini gerçekleştirerek haksız menfaat temin etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin de TCK.nun 245/2, 43 ve 245/3. madde ve fıkralarında tanımlanın iki ayrı suçu oluşturacağı ve kartın değişik zamanlarda birden fazla kullanılması nedeniyle de TCK.nun 43. maddesinin uygulanması gerektiği</em></p>
<p>Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi Esas: 2013/7794 , Karar: 2014/13790 , Tarih: 04.06.2014</p>
<p><strong>Kredi Kartı Kopyalama ve Dolandırıcılığında Skimmer / Encoder / Reader kullanımı</strong></p>
<p>Kredi kartı kopyalamak için skimmer, encoder, reader gibi ekipmanlar gerekmekte olup bu ekipmanların kullanımı belli bir seviye bilişim uzmanlığı gerektirmektedir. Bu şekilde düzenek yerleştirmek sureti ile yapılan kredi kartı dolandırıcılıkları genel olarak çete oluşturarak işlenmektedir. Bu kapsamda iştirak hükümleri gündeme gelmekte olup teknik bilgiye sahip sanık ile iştirak iradesi taşıyan ancak teknik bilgiye sahip olmadan suç işleyen sanık aynı şekilde ceza alacaktır.</p>
<p><strong>Banka Veya Kredi Kartının Temassız Özelliğini Kullanarak Yapılan Ödeme</strong></p>
<p>Kimi durumlarda failler bir pos cihazı ile birlikte toplu taşıma gibi yerlerde mağdurlara yaklaşarak kredi kartı veya banka kartlarının temassız özelliğini kullanmak sureti ile cüzdanlarını isabet almaktadır. Bu durumda banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu değil hırsızlık suçunun oluşacağı kabul edilmelidir.</p>
<p>Yargıtay Ceza Genel Kurulu&#8217;nun 11.02.2020 tarih, 2017/8-349 Esas- 2020/69 Karar sayılı kararında ayrıntıları ile açıklandığı üzere;</p>
<p><em>Mağdura ait kredi kartını ele geçirmeyen ve elinde bulundurmayan sanığın eyleminde TCK.nın 245/1. maddesinde yazılı suçun yasal unsurları oluşmayıp mağdurun işlem yaptığı sırada mağdura farkettirmeden 200 TL para çekme işlemini yapan ve daha sonra parayı alan sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK.nın 245/1. madde ve fıkrası uyarınca banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,</em></p>
<h2>Anne, Baba, Çocuk Eş veya Kardeşin Kredi Kartı ya da Banka Kartını Kullanmak</h2>
<p>Sahip olunan kredi kartı ya da banka kartının çocuk tarafından ya da eş tarafından izinsiz olarak kullanılması gerçek hayatta sıklıkla yaşanmaktadır. Banka veya kredi kartının çocuk , eş ya da aynı evde yaşayan kardeş tarafından kullanılması halinde suç oluşmayacaktır. Bu cezasızlık istisnasına anne baba gibi üstsoy ve eşin ailesi olan aynı derecedeki kayın hısımları dahildir.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/banka-veya-kredi-kartlarinin-kotuye-kullanilmasi-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnfaz Hesaplama (Detaylı Yatar Hesaplama)</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/infaz-hesaplama/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/infaz-hesaplama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Burak Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 19:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[infaz hesaplama]]></category>
		<category><![CDATA[infaz hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37956</guid>

					<description><![CDATA[Avukat meslektaşlarımız için müvekkillerin infaz sürelerinin hesaplanması hukuki hizmetimizin çok önemli bir parçasıdır. İnfaz hesaplama karmaşık ve teknik bir süreç..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #333333;">Avukat meslektaşlarımız için müvekkillerin infaz sürelerinin hesaplanması hukuki hizmetimizin çok önemli bir parçasıdır. İnfaz hesaplama karmaşık ve teknik bir süreç olduğundan infaz hesaplama araçları kullanılmakta ancak bu araçların neredeyse hepsi birçok zaman yanlış sonuçlar vermektedir. Bu nedenle doğru bilgiye ulaşmak biz avukatlar için çok önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bu yoğun ihtiyaç doğrultusunda infaz hesaplama konusunda sorun yaşayanlara çözüm olarak Avukat Burak Yılmaz tarafından infaz hesaplama danışmanlığı verilmektedir. İnfaz hukukunda uzman Avukat Burak Yılmaz <a style="color: #333333;" href="https://cte.adalet.gov.tr" target="_blank" rel="noopener">Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü</a>’nde istatistikçi olarak yüzbinlerce infaz hesaplaması yapmıştır. Ayrıca Burak Yılmaz infaz hukukunun temellerinin aktarılması için aşağıda özet bir metin hazırlamıştır. (-Av. İrem İLBARS)</span></p>
<h2><strong><span style="color: #db0f0f;">Doğru Bilgi ile İnfaz Hesaplama ve İnfaz Avantajları için Danışmanlık : </span></strong><strong><span style="color: #db0f0f;">Avukat Burak Yılmaz</span> <span style="color: #000000;"><a style="color: #000000;" href="tel:05054459030">0505 445 9030</a></span></strong></h2>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38071 size-medium" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Infaz-hesaplama--768x456.png" alt="infaz avukatı" width="768" height="456" srcset="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Infaz-hesaplama--768x456.png 768w, https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Infaz-hesaplama--1170x694.png 1170w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></p>
<h2>İnfaz Hesaplama Nedir?</h2>
<p>Bu makale avukat meslektaşlarımıza Türkiye’de infaz hukukunun aşamalarını; hukuki dayanak, şartlar, uygulama usulleri, istisnaları ve ihlallerin sonuçları bakımından açıklamak amacıyla kaleme alınmıştır.</p>
<p>İnfaz suç karşılığında uygulanması öngörülen yaptırımların uygulanması anlamına gelmektedir.</p>
<p>Ülkemizde infaz hesaplama son derece karmaşık, hukuki ve teknik bilgi isteyen ve meşakkatli süreçlerdir. Gerek cezasızlık algısının giderilmesi gerekse hükümlülerin hakları açısından bu sürecin dikkatli ve profesyonel olarak yürütülmesi gerekir.</p>
<p>İnfaz Hesaplama cezanın tatbikinde uygulanması gereken yasal düzenlemeler ışığında hükümlünün ne kadar ceza çekeceğinin hesaplanması anlamına gelir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>İnfaz Hesaplama Aracı</h2>
<p>Aşağıda yer alan infaz hesaplama aracı ile halk dilinde yatar hesaplanmaktadır.</p>
<p><span style="color: red;">UYARI:</span> Ancak şunu önemle belirtmek gerekir ki internette yer alan infaz hesaplama araçlarının tamamına yakını birçok hesaplamayı yanlış gerçekleştirmektedir.</p>
<h2>İnfaz Hukukunun Yasal Dayanakları Nelerdir?</h2>
<p>İnfaz rejimi esasen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile düzenlenir; ayrıca Denetimli Serbestlik Hizmetleri ve Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma için yönetmelikler ve ilgili genelgeler bulunmaktadır. Kanun ve yönetmeliklerde yapılan değişiklikler uygulamayı ve hükmedilen cezanın yatar miktarını etkiler. 2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’da önemli değişikliklere gidilmiş, halk arasında yatar olarak bilinen koşullu salıverilme oranları ve denetimli serbestlik sürelerinde değişiklikler yapılmıştır. İnfaz Hukukunun mevzuat dayanakları şu şekildedir.</p>
<ul>
<li>5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına Dair Kanun</li>
<li>647 sayılı İnfaz Kanunu (01/06/2005 öncesi suçlarda lehe olması halinde uygulanan mülga kanun)</li>
<li>4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu</li>
<li>5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu</li>
<li>1721 sayılı Hapishane ve Tevkifhanelerin İdaresi Hakkında Kanun</li>
<li>4681 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İzleme Kurulları Kanunu</li>
<li>7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</li>
<li>7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun</li>
<li>Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik (Yayım tarihi 29.03.2020)</li>
<li>Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği</li>
<li>Gözlem ve Sınıflandırma Merkezleri ile Hükümlülerin Değerlendirilmesine Dair Yönetmelik</li>
<li>Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği</li>
</ul>
<h2>İnfaz Hukukunda Süreçler Nelerdir?</h2>
<p><strong>BİR HÜKÜMLÜNÜN İNFAZ YOLCULUĞU REHBERİ – ADIM ADIM İNFAZ</strong></p>
<p>Ceza verildi şimdi ne olacak? İşte hükümlünün infaz yolculuğu şu şekilde başlar:</p>
<ol>
<li>Ceza Mahkemesi tarafından mahkumiyet hükmü verilir.</li>
<li>Mahkumiyet hükmünden sonra ceza fişi düzenlenir. Ceza fişi, ceza mahkumiyetleri, fer&#8217;i cezalar ve güvenlik tedbirlerinin adli sicile bildirilmeleri için düzenlenecek fişi ifade eder.</li>
<li>Kesinleşme şerhi çıkar.</li>
<li>Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından infaz defterine kaydedilir.</li>
<li>Cumhuriyet Başsavcılığı hükümlü hakkında çağrı kağıdı ya da yakalama emri çıkarır.</li>
<li>Çağrı kağıdı hükümdeki adrese tebliğ edilir.</li>
<li>Hükümlü infazın yerine getirilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurur.</li>
<li>Başvuru üzerine hükümlü infaz kurumuna gönderilir.</li>
<li>Hükümlü çağrı kağıdına rağmen 10 gün gelmezse yakalama emri çıkarılır.</li>
<li>Hükümlü ceza infaz kurumuna alınır.</li>
<li>Cumhuriyet Başsavcılığı hükümlüye hapis ceza süresinin, hüküm künye bilgilerinin, koşullu salıverme ve bihakkın tahliye tarihini belirten ‘’süre belgesi’’ halk arasındaki ismi ile müddetname verir.</li>
<li>Müddetnamede hata ya da usule aykırı durum varsa ceza mahkemesine itiraz edilir.</li>
<li>Hükümlünün üst ve eşyaları aranır.</li>
<li>Üst aramasından sonra hükümlü kabul odasına alınır.</li>
<li>Hükümlünün parmak ve avuç izleri alınır, fotoğrafları çekilir, kan grubu bilgileri kaydedilir.</li>
<li>Hükümlünün bulaşıcı hastalığı ya da kurumda tedavisi yapılamayacak hastalığı tespit edilirse Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir.</li>
<li>Hükümlünün öğrenim durumu tespit edilir.</li>
<li>Hükümlüye hükümlü kimlik belgesi çıkarılır.</li>
<li>Hükümlünün yıkanması sağlanarak suç grubuna uygun odaya götürülür.</li>
</ol>
<p><strong>Bir hükümlünün infaz yolculuğu sırasıyla şu şekildedir:</strong></p>
<p>Tutukluluk (varsa) → Kapalı Cezaevi* → Açık Cezaevi → Denetimli Serbestlik → Koşullu Salıverilme → Hak Ederek Tahliye</p>
<p>*İnfaz sistemimizde kural olarak öncelikle kapalı ceza infaz kurumlarında infazı gerçekleştirmek esastır, ancak bazı durumlarda doğrudan açık ceza infaz kurumlarında infaz imkânları da mevcut olup makalenin devamında bu hususa değinilecektir.</p>
<h2>Ne Kadar Hapis Cezası Alındığını Nasıl Öğrenebilirim? Cezada Artırım veya İndirim Nasıl Yapılır?</h2>
<h3>Ne Kadar Hapis Cezası Alındığını Nasıl Öğrenebilirim?</h3>
<p>İnfaz hesaplamanın önemli noktası başından itibaren verilen ceza miktarının doğru belirlenmesi ile başlar.Bir ceza yargılaması sonucunda hapis cezası verildiğinde öncelikle ceza süresi yazılır. Ardından cezada artırım ve indirimler tek tek yazılır. Son olarak sanığın sonuç cezası hesaplanır. Bu karar sonrasında ceza fişi ve ardından müddetname adı verilen belge hazırlanır. Müddetname hakkında yargılanma yapılıp ceza verilen hükümlünün cezasının infazına ilişkin bir belgedir. Müddetnamede Cezaevine Giriş Tarihi, Hak Ederek Tahliye Tarihi, Denetimli Serbestlik Tarihi, Koşullu Salıverilme Tarihi ve varsa mahsup edilecek olan tutukluluk ve gözaltı süreleri bulunur. CMK 272.madde uyarınca, müddetnamenin tebliğ edilmesinden itibaren başlayan yedi günlük süre içinde müddetnameye itiraz edilebilir. İtirazın İnfaz Hâkimliği’ne yapılması gerekir. Burada itiraz süreci oldukça önemli olup hükümlünün birçok yılının kurtarılması sağlanabilir.</p>
<h3>Cezada Artırım Veya İndirim Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Türk Ceza Kanununun 61. Maddesi cezada artırım ve indirimin nasıl yapılacağı konusunda gerekli kuralları içermektedir. Buna göre:</p>
<p>Hâkim, somut olayda;</p>
<p>a) Suçun işleniş biçimini,</p>
<p>b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,</p>
<p>c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,</p>
<p>d) Suçun konusunun önem ve değerini,</p>
<p>e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,</p>
<p>f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,</p>
<p>g) Failin güttüğü amaç ve saiki,</p>
<p>Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.</p>
<p>Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.</p>
<p>Yani hâkim temel cezayı belirledikten sonra olayda olası kast veya bilinç taksir hali bulunması durumunda temel ceza üzerinden yapılacak ilk işlem bilinçli taksir nedeniyle TCK madde 22/3’de öngörüldüğü şekliyle ”Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.” hükmü gereğince artırım yapmalıdır. Eğer dava konusu olayda olası kast var ise; o zaman da TCK madde 21/2 ”Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir.” Hükmü gereğince temel cezadan indirim yapılacaktır.</p>
<h4>Cezada Artırım ve İndirim Hallerinin Uygulanma Sırası</h4>
<p>Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; infaz hesaplama için temel cezada önce arttırma sonra indirme yapılır. Yani hâkim öncelikle olası kast ve bilinçli taksir halleri varsa onları uyguladıktan sonra suçun nitelikli halleri olan ağırlaştırıcı ve hafifleştirici sebepleri mevcut olması halinde önce artırım nedenlerini sonra da indirim nedenlerini uygulayacaktır.</p>
<p>Ardından TCK madde 61/5 gereğince sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.</p>
<p>Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. (Artık yıllarda 366 gün) Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının arta kalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.</p>
<p>Tüm bu parametreler sonuç cezayı belirler. Her bir ayrıntı birbirinden önemli olup profesyonel bir infaz desteği doğru bilgiye ulaşmak için kritik öneme sahiptir.</p>
<h3>En Az Hapis Cezası Ne Kadardır?</h3>
<p>Türk Ceza Kanunu 49/1: Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. Ancak bu bahsedilen ceza sonuç ceza için geçerlidir. Makalemizin devamında bahsedilen İnfaz hesabındaki yatar hesabı için geçerli değildir. Örneğin bir kişi katalog suçlar hariç bir suçtan 2 yıl 1 ay ceza almış ise, koşullu salıverilme oranı ½’den 1 yıl 15 gün, denetimli serbestlik süresi olan 1 yıl çıkarıldığında da 15 gün yatarı hesaplanmaktadır. Bu 15 gün ceza infaz kurumunda infaz edilmelidir. Çünkü TCK 49/1’de bahsedilen yatar değil hükmedilen cezadır.</p>
<h3>Ne Kadar Hapis Cezası Paraya Çevrilir?</h3>
<p>TCK’nın 52. maddesi uyarınca Adli Para Cezası, Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. Madde metninden de görüleceği üzere Adli Para Cezası, suçun mağduru veya zarar görenine ödenmez, sanıktan tahsil edilen adli para cezası devlet hazinesine ödenir.</p>
<p>En az yüz ve en fazla beş yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adli para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.</p>
<p>Kararda, adli para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.</p>
<p>Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.</p>
<h4>Adli Para Cezası Türleri</h4>
<p><strong>1- Doğrudan Adli Para Cezası:</strong> Türk Ceza Kanununda bazı suçlar bakımından hapis cezası değil Adli Para Cezası öngörülmüştür. Örneğin TCK 288.maddede düzenlenen Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs suçunda “Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde bir doğrudan adli para cezası düzenlemesi bulunmaktadır. Bu durumda suçun karşılığı doğrudan adli para cezası olarak düzenlenmiş olduğu için hakim hapis cezası değil, doğrudan adli para cezasına hükmetmek zorundadır.</p>
<p><strong>2- Seçimlik Yaptırım Olarak Adli Para Cezası :</strong> TCK’da bir suçun karşılığı olarak hapis cezası VEYA adli para cezası olarak düzenleme mevcut ise yaptırımlarından yalnız birinin uygulanması seçimlik olarak öngörülmüş olup Hakimin takdir hakkı mevcuttur. Örneğin TCK 117/1. maddede düzenlenen İş Ve Çalışma Hürriyetinin İhlali suçunda “Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis VEYA adlî para cezası verilir.” Şeklinde seçenek yaptırım öngörülmüştür.</p>
<p><strong>3- Hapis Cezasından Çevrilen Adli Para Cezası:</strong> TCK m.50/1-a uyarınca Kasten işlenen suçlarda bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları, adli para cezasına çevrilebilir. Taksirle işlenen suçlarda ise (bilinçli taksir durumları hariç) ceza miktarına bakılmaksızın tüm cezalar adli para cezasına çevrilebilir. Suçun Bilinçli Taksirle işlenmesi halinde 1 veya daha az süreli ise adli para cezasına çevrilebilir. Taksirle öldürme suçunun 2.fıkrasında yer alan fiili işleyenler hakkında üst sınır olan 15 yıl hapis cezası öngörülmesine rağmen hâkim takdiriyle bu süre Adli Para Cezasına çevrilebilir.</p>
<p>Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları kural olarak hâkim takdirindedir. Ancak bu takdir yetkisinin bazı istisnaları mevcuttur. Eğer hükmolunan hapis cezası 30 gün veya daha az süreli ise hâkim, bu cezayı adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevirmek zorundadır. Ayrıca, yargılanan kişinin yaşının 18’den küçük veya 65 yaşından büyük olması halinde de hâkim, 1 yıl veya daha az süreli hapis cezasını adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevirmek zorundadır (TCK md.50/3), bu konuda hâkimin takdir hakkı yoktur.</p>
<p><strong>5- Hapis Cezası ile Birlikte Hükmedilen Adli Para Cezaları:</strong> Türk Ceza Kanununda yer alan bazı suçlarda hem hapis hem de adli para cezasının birlikte uygulanması öngörülmüştür. Örneğin TCK 199.maddede yer alan Kıymetli damgada sahtecilik suçunda “Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis VE adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenleme mevcuttur. Dikkat edilirse suçun alt sınırı 1 yıl olup bu süre de Adli Para Cezasına çevrilebilir. Yani hâkim, birlikte yaptırım olan adli para cezasına hükmetmesi halinde sanık hakkında 1 yıl hapis cezası verdiğinde, bu hapis cezasını da adli para cezasına çevirebilir.</p>
<h3>Adli Para Cezası Tekerrüre Esas Alınır Mı?</h3>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> kapsamında belirli kesinleşme sınırları mevcuttur. Kesin nitelikte adli para cezası tekerrüre esas alınmaz. Öte yandan tekerrür uygulanan sonuç cezanın hapis cezası olması gerekir, adli para cezası hakkında tekerrür hükümleri uygulanamaz. Yani kişinin sonradan işlediği suç adli para cezası ise tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.</p>
<h3>İnfaz Koşulları Bakımından Hapis Cezaları</h3>
<ul>
<li>Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası</li>
<li>Müebbet Hapis Cezası</li>
<li>Süreli Hapis Cezası</li>
</ul>
<h3>Hastalık Nedeniyle Hapis Cezasının İnfazının Ertelenmesi</h3>
<p>Hasta olan hükümlü cezasını resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde çeker. Ancak hükümlünün hastalığı bu hallerde hastalığı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa cezanın infazı iyileşene kadar geri bırakılır.</p>
<h3>Hükümlü Kimlerle Görüşebilir?</h3>
<p>Hükümlü şu kişilerle izin almaya gerek olmadan yüz yüze, haftada 1 kez, mesai saatleri içinde, yarım saatten az bir saatten fazla olmamak üzere görüşebilir:</p>
<ul>
<li>Eşi</li>
<li>Birinci, ikinci, üçüncü derece kan ve kayın hısımları ile (anne, babası, büyükanne ve büyükbabası, çocuğu, torunu, kardeş, geln, damadı, kayınbirader, baldızı, yengesi, eniştesi, görümcesi, kayınvalidesi, kayınpederi, kayınvaldesinin annesi ve babası, kayınpederin anne ve babası, eşin başkasından olma çocuğu, büyükanne ve büyük babasının anne ve babaları, torun çocuğu, kardeş çocuğu, eş, amcası, halası, dayısı, teyzesi ve bunların eşleriyle)</li>
<li>Vasisi veya kayyımı</li>
</ul>
<h3>Kapalı Görüş – Açık Görüş</h3>
<p>Kapalı görüşte hükümlü ya da tutuklu ile ziyaretçiler arasında fiziki temas olmadan ve görevli tarafından dinlenebilecek şekilde sürdürülür.</p>
<p>Açık görüş ise hükümlü ve tutuklular ile ziyaretçilerin fiziki temaslarına imkan verir.</p>
<h3>Avukat ile tutuklu ve hükümlünün görüşü</h3>
<p>Avukat, vekaletname aranmaksızın tutuklu ile mahrem bir şekilde görüntünün açık ancak kimsenin konuşulanları duyamayacağı şekilde her zaman görüşebilir. Aynı anda en fazla 3 avukat tutuklu ile görüşebilir.</p>
<p>Avukat, hükümlü ile tatil günleri dışında ve çalışma saatleri içerisinde görevliler tarafından görülebilecek ancak konuşulanların duyulamayacağı özel bir şekilde görüşür.</p>
<p><strong>İnfaz Hukukunun Teknik Boyutu</strong></p>
<h2>İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?</h2>
<p>Bir ceza yargılaması sonucunda hapis cezası verildiyse bu toplam ceza miktarını ifade eder. İnfaz hesaplama hususunun önemi bu noktada karşımıza çıkar.  <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> büyük çoğunlukla bu hapis cezalarının tamamı ceza infaz kurumunda infaz edilmeyerek Koşullu Salıverilme adı altında yatar süresi hesaplanması gerekmektedir. 2020 yılında yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile Koşullu Salıverilme oranları ½ , 2/3 ve ¾ olarak 3 ana başlığa ayrılmıştır. Genel kural ½ olmakla beraber kanun koyucu bazı suçlara 2/3 bazılarına ise ¾ infaz rejimi uygulamıştır. Ancak unutulmamalıdır ki Koşullu Salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun cezaevindeki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.</p>
<p><strong>Koşullu Salıverilmede ana kural ½ olarak esas alınır. Ancak bazı istisna suçlarda farklı infaz rejimleri uygulanmaktadır. İstisna suçlar aşağıda sayılmıştır. Bu kapsamda;</strong></p>
<h4>Koşullu Salıverilme oranı 2/3 olan suçlar:</h4>
<p>Türk Ceza Kanunu;</p>
<ul>
<li>81. madde: Kasten Öldürme</li>
<li>82. madde: Kasten Öldürme Suçunun Nitelikli Halleri</li>
<li>83. madde: Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi</li>
<li>87/2.d: Yüzün Sürekli Değişikliğine Sebebiyet Veren Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama</li>
<li>94. madde: İşkence</li>
<li>95. madde: Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış İşkence</li>
<li>96. madde: Eziyet</li>
<li>102. madde: Cinsel Saldırı (2.fıkra hariç)</li>
<li>104. madde: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (2. ve 3. fıkra hariç)</li>
<li>105. madde: Cinsel Taciz</li>
<li>132. madde ve 138.madde arasındaki suçlar: Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar</li>
<li>220. madde: Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma (Çıkar Amaçlı Suç Örgütü)</li>
<li>326. madde ve 339.madde arasındaki suçlar: Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk</li>
<li>2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununda yer alan suçlar</li>
</ul>
<p>*Ana Kural olan ½ oranını gerektirir suçlarda tekerrür halinde de 2/3 infaz rejimi uygulanır.</p>
<p>*Suçu İşleyen 18 yaşından küçük ise (Suça Sürüklenen Çocuk) ¾ oranını gerektirir suçlarda 2/3 infaz rejimi uygulanır.</p>
<h4>Koşullu Salıverilme oranı 3/4 olan suçlar:</h4>
<p>Türk Ceza Kanunu;</p>
<ul>
<li>102/2: Cinsel Saldırı (organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle)</li>
<li>103. madde: Çocukların Cinsel İstismarı</li>
<li>104/2: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi halinde)</li>
<li>104/3: Reşit Olmayanla Cinsel İlişki (Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde)</li>
<li>188. madde: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti</li>
<li>3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan suçlar</li>
<li>Terör Faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar</li>
</ul>
<p>*2.Kez Mükerrirler hakkında da 3/4 infaz rejimi uygulanır.</p>
<h4>Koşullu Salıverilme Uygulanmayan Haller:</h4>
<ul>
<li>Koşullu Salıverilmesi Geri Alınanlar</li>
<li>Disiplin Hapsi</li>
<li>Zorlama Hapsi</li>
<li>Tazyik Hapsi</li>
<li>Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis Cezaları</li>
<li>TCK 302 ile TCK 325 arasındaki suçlardan Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasına çarptırılanlar</li>
</ul>
<p>Koşullu Salıverilme Oranlarını bir tablo halinde özetlemek gerekirse:</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%; text-align: center;">
<tbody>
<tr>
<th style="border: 1px solid #000; padding: 4px;" rowspan="2">Ana Kural</th>
<th style="border: 1px solid #000; padding: 4px;" colspan="2">İstisna Suçlar</th>
</tr>
<tr>
<th style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">2/3 Olan Suçlar</th>
<th style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">3/4 Olan Suçlar</th>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px; font-size: 40px; font-weight: bold;" rowspan="16">1/2</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">81-82-83</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">102/2</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">87/2-d</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">103</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">94-95-96</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">104/2 ve 104/3</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">102 (2. fıkra hariç)</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">188</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">104 (2. ve 3. fıkra hariç)</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">3713 sayılı TMK</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">105</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">Terör Suçları</td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">132-138 arası</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">326-339 arası</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">220</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">MİT Kanunu</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px; font-style: italic;">*Suçu İşleyen Çocuksa</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">102-103-104-105</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">188</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">3713 sayılı TMK</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">220</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">Terör Suçları</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
</tr>
<tr>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;"></td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px; font-style: italic;">*1/2&#8217;lik Suçlarda Tekerrür</td>
<td style="border: 1px solid #000; padding: 4px;">2. Kez Mükerrir</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<h2>İnfaz Sürelerinin Üst Sınırı</h2>
<p>Hukuk sistemimizde bir kişi birden çok suç işlemesi halinde kural olarak cezalar içtima (toplanma) edilir. Kamuoyunda birçok kez gündem olan 180 yıl hapis, 500 yıl hapis gibi cezalar bu içtima işlemi sonucunda ortaya çıkan ceza miktarlarıdır. Öte yandan kanun koyucu ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve süreli hapis cezaları için ise farklı miktarlarda üst sınırlar koymuştur. İnfaz hesaplama yani detaylı yatar hesaplama verilen hapis cezalarının infazı için doğrudan öneme sahiptir.</p>
<h3>En fazla ne kadar hapis yatılır?</h3>
<p>Süreli Hapis Cezalarında bir kişinin ceza miktarı ne kadar yüksek olursa olsun ceza infaz kurumunda geçirebileceği en yüksek süre (cezaevindeki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi halinde) genel suçlarda <strong>28 yıl</strong>, Terör veya Örgüt suçlarında <strong>32 yıl</strong>, mükerrir suçlarda da <strong>32 yıl</strong>dır.</p>
<p>Müebbet Hapis Cezalarında bir kişinin ceza miktarı ne kadar yüksek olursa olsun ceza infaz kurumunda geçirebileceği en yüksek süre (cezaevindeki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi halinde) genel suçlarda 24 yıl, Terör veya Örgüt suçlarında <strong>30 yıl</strong>, mükerrir suçlarda da <strong>33 yıl</strong>dır.</p>
<h4>Müebbet Hapis Cezasının Yatarı Ne Kadardır?</h4>
<p>Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezalarında bir kişinin ceza miktarı ne kadar yüksek olursa olsun ceza infaz kurumunda geçirebileceği en yüksek süre (cezaevindeki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi halinde) genel suçlarda 30 yıl, Terör veya Örgüt suçlarında 36 yıl, mükerrir suçlarda da 39 yıldır.</p>
<p>Ancak bir kişi bu hapis cezası türlerinden birden çok kez hüküm giymiş olabilir. Bu durumda:</p>
<p>Birden fazla Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezalarında en yüksek süre genel suçlarda 36 yıl, Terör veya Örgüt suçlarında 40 yıldır. Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası ile Müebbet Hapis Cezası birlikte infaz edildiğinde ve Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası ile Süreli Hapis Cezası birlikte infaz edildiğinde de durum aynıdır.</p>
<p>Birden fazla Müebbet Hapis Cezalarında ve Müebbet Hapis Cezası ile Süreli Hapis Cezası birlikte infaz edildiğinde ise en yüksek süre genel suçlarda 30 yıl, Terör veya Örgüt suçlarında 34 yıldır.</p>
<p>İnfaz Hesaplama &#8211; Detaylı Yatar Hesaplama konusunda en yüksek sürenin istisnası ise TCK 302 ile TCK 325 arasındaki suçlardan Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezasına çarptırılanlar ömür boyu infaz edilir.</p>
<h3>İnfaz Hesaplama İnfaz Sürelerinin Üst Sınırına İlişkin Tablo</h3>
<p>Üst sınıra ilişkin detaylar şu şekildedir:</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%; margin-bottom: 25px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<th></th>
<th>Müebbet</th>
<th>Ağırlaştırılmış Müebbet</th>
<th>Süreli</th>
</tr>
<tr>
<td>Genel Suçlar</td>
<td>24</td>
<td>30</td>
<td>28</td>
</tr>
<tr>
<td>Terör veya Örgüt</td>
<td>30</td>
<td>36</td>
<td>32</td>
</tr>
<tr>
<td>Mükerrir</td>
<td>33</td>
<td>39</td>
<td>32</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%; margin-bottom: 25px;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<th></th>
<th>Genel Suçlar</th>
<th>Terör veya Örgüt</th>
</tr>
<tr>
<td>Ağ. Müeb + Ağ. Müeb<br />
veya<br />
Ağ. Müeb + Müebbet<br />
veya<br />
Ağ. Müeb + Süreli</td>
<td>36</td>
<td>40</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<td>Müebbet + Müebbet<br />
veya<br />
Müebbet + Süreli</td>
<td>30</td>
<td>34</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h2>Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi</h2>
<p>Bu bölümde, mükerrir suçlarda infaz rejimine ilişkin detaylar yer almaktadır.</p>
<h3>Cezalarda Tekerrür Nedir? Mükerrir İnfaz Hesaplama</h3>
<p>TCK 58/1. Maddesi gereği; Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez. Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz. Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur. Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.</p>
<p>Birinci suç kesinleşip infaz edildikten sonra, ikinci suç işlenmiş ise;</p>
<p>(TCK 58/2. Maddesi gereği; (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;</p>
<p>a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl geçmeden,</p>
<p>b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl geçmeden 2. Suç işlenirse, kişi mükerrirdir. 3 yıl ve 5 yıllık süreler geçtikten sonra suç işlenirse, 2. Suçta mükerrirlik olmaz.</p>
<h3>Mükerrer İşlenen Suçlarda İnfaz Hesaplama Nasıl Yapılır?</h3>
<p>Mükerrer olarak işlenen suçlardan dolayı mahkûm olanlar ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının 39 yılını, Müebbet hapis cezasının 33 yılını, Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla 32 yılını, Süreli hapis cezalarının ise 2/3’ünü infaz ederler. Ancak koşullu salıverilme oranı 2/3’den fazla olan suçlar bakımından tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır. Örneğin ¾ infaz rejimini gerektirir TCK 188 (Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti) ile TCK 103 (Çocukların Cinsel İstismarı) suçlarını mükerrer olarak işleyen kişi koşullu salıverilme oranı 2/3’den fazla olan suçları işlediği için yine ¾ infaz rejimine tabi olacaktır.</p>
<h3>Denetimli Serbestlik Süreleri</h3>
<p>7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile birlikte Denetimli Serbestlik Sürelerinde değişiklik yapılmıştır. Anılan yasal düzenlemeye göre 30.03.2020 öncesi işlenen suçlarda Denetimli Serbestlik Süresi 3 yıl, 30.03.2020 sonrası işlenen suçlarda ise Denetimli Serbestlik Süresi 1 yıldır.</p>
<h3>Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Süreleri</h3>
<p>Açık ceza infaz kurumları hükümlülerin iyileştirilmelerine, çalıştırılmalarına ve meslek edinmelerine öncelik verilen, firara karşı engelleri ve dış güvenlik görevlisi bulunmayan, güvenlik bakımından kurum görevlilerinin gözetim ve denetimi ile yetinilen kurumlardır. Açık ceza infaz kurumlarına ayrılan hükümlüler cezaevi dışında iş alanlarında çalışabilir, kimse tarafından dinlenmeden telefonla konuşabilir, çeşitli etkinliklere katılabilir, aileleriyle bağlarını sürdürmeleri-güçlendirmeleri ve dış dünyaya uyumlarını sağlamak için izin alabilirler. (yılda üç defa, yol süresi ile birlikte 7 güne kadar izinli olarak dışarıda yakınları ile vakit geçirebilirler)</p>
<p>Bir hükümlünün doğrudan Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayrılması için Kasten işlenen suçlar bakımından 3 yıl veya daha az, Taksirle işlenen suçlar bakımından 5 yıl veya daha az ceza almış olması gerekir. Ancak bu kuralın istisnası mevcuttur.</p>
<h3>Cinsel Suçlarda ve Terör Suçlarında İnfaz</h3>
<p>Örgüt suçları, Cinsel suçlar ve Terör suçları ceza miktarına bakılmaksızın doğrudan açık ceza infaz kurumlarına ayrılamazlar, önce kapalı ceza infaz kurumlarında gerekli süreleri geçirdikten sonra şartların oluşması halinde açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilirler. Aynı şekilde Adli Para Cezasından Çevrilen Hapis Cezaları ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu gereğince Tazyik Hapsi cezası alanlar da doğrudan açık ceza infaz kurumlarına ayrılamazlar.</p>
<p>Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayrılma süreleri yönetmelikle belirlenmiştir. Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayrılmanın temel kuralı toplam ceza miktarı 10 yıldan az ise 1 ay, 10 yıldan fazla ise toplam cezanın 1/10’unu kapalı ceza infaz kurumunda infaz etmiş olmaktır. Bununla birlikte kural olarak koşullu salıverilme tarihine 7 yıl kalan hükümlüleri Açık Ceza İnfaz Kurumlarına ayrılmalarını öngörürken bazı suç tiplerine ilişkin daha az sürelere hükmedilmiştir.</p>
<p><strong>Koşullu Salıverilmesine 5 Yıl Kala Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılabilecek Suç Türleri:</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanunu;</p>
<ul>
<li>142. madde: Nitelikli Hırsızlık</li>
<li>148. madde: Yağma</li>
<li>188. madde: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti</li>
<li>190. madde: Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanılmasını Kolaylaştırma</li>
<li>Müebbet Hapis Cezaları</li>
</ul>
<p><strong>Koşullu Salıverilmesine 3 Yıl Kala Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılabilecek Suç Türleri:</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanunu;</p>
<ul>
<li>102. madde: Cinsel Saldırı</li>
<li>103. madde: Çocukların Cinsel İstismarı</li>
<li>82/1.d: Kasten Öldürme Suçunun Nitelikli Hali (Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı)</li>
<li>86/3.a: Kasten Yaralama (Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı)</li>
<li>96/2.b: Eziyet (Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe veya boşandığı eşe karşı)</li>
<li>Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Toplam Cezasının 1/3’ünü infaz eden hükümlüler</li>
</ul>
<p><strong>Koşullu Salıverilmesine 2 Yıl Kala Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılabilecek Suç Türü:</strong></p>
<p>Türk Ceza Kanunu;</p>
<ul>
<li>221. madde: Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçunda Etkin Pişmanlık Halleri</li>
</ul>
<p><strong>Koşullu Salıverilmesine 1 Yıl Kala Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılabilecek Suç Türü:</strong></p>
<ul>
<li>Terör Suçları</li>
</ul>
<h3>İnfaz Hesaplama Yapılırken Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılamayacak Hükümlüler</h3>
<ul>
<li>2.Kez Mükerrirler</li>
<li>Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis Cezası alan hükümlüler</li>
<li>Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 5 Defadan Fazla Hücre Cezası Alıp Sonuncusunun Üzerinden 1 Yıl Geçmemiş Olanlar</li>
<li>Tutuklular</li>
<li>Koşullu Salıverilmesi Geri Alınanlar</li>
<li>Denetimli Serbestlik İhlali Yapanlar</li>
<li>Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan firar edenler</li>
<li>Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 2 defa firar edenler</li>
<li>Disiplin Hapsi hükümlüleri</li>
</ul>
<p>Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Sürelerine İlişkin Tablo</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-37961 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/acik-ceza-infaz-kurumlarina-ayrilma-sureleri.png" alt="AÇIK CEZA İNFAZ KURUMLARINA AYRILMA SÜRELERİNE İLİŞKİN TABLO" width="506" height="716" /></p>
<p>Görüldüğü üzere bir hükümlünün infaz süreci, infaz hesaplama &#8211; detaylı yatar hesaplama son derece karmaşık ve meşakkatli bir süreçtir. Bu makalede infaza ilişkin tüm süreç özet halinde anlatılmaya çalışılmış olup, başkaca istisnalar da mevcuttur.</p>
<p>Yazar: Avukat Burak Yılmaz</p>
<p>Ceza Hukuku ile ilgili başkaca makaleler için : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku Makaleleri</a></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/infaz-hesaplama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İftira Suçu ve Cezası TCK 267</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/iftira-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/iftira-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Nov 2025 18:15:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37925</guid>

					<description><![CDATA[İftira suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Adliyeye Karşı İşlenen Suçlar başlığı altında düzenlenen önemli bir suç türüdür. İftira suçunun..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İftira suçu</strong> 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda <strong>Adliyeye Karşı İşlenen Suçlar</strong> başlığı altında düzenlenen önemli bir suç türüdür.</p>
<p>İftira suçunun <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #ff0000;">temel</span> <span style="color: #ff0000;">cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır.</span></strong></span></p>
<p>İftira Suçu, adliyeye karşı işlenen en önemli suçtur. İftira suçu ile toplum düzeninin sağlanması, adaletin yerine getirilmesinin sağlanması, adil bir düzen kurulması amaçlanır. Bu suçtan zarar gören sadece iftiraya uğrayan değil aynı zamanda suç isnadı yapılması nedeniyle gereksiz ve haksız yere meşgul edilen kolluk, Cumhuriyet Savcısı, resmi kurumlar gibi yasal mercilerdir.</p>
<h2>İftira Suçu Nedir? (TCK 267)</h2>
<p>İftira atmak, iftira çalmak Türk Dil Kurumu&#8217;na göre &#8221;Bir kimseye kasıtlı ve asılsız suç yükleme; kara , bühtan&#8221; anlamına gelmektedir.</p>
<p><a style="color: #b8967e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/"><strong>Ceza hukuku </strong></a>temel ilkelerinden biri olan Masumiyet Karinesi, bir şüpheli ya da sanığın bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından suçu sabit görülünceye kadar masum olması anlamına gelmektedir. Masumiyet karinesinin önemi bilhassa iftira atılı kişilerin kişilik haklarının, onurlarının, saygınlıklarının korunması için büyük önem arz etmektedir. Her ne kadar resmi makamlara göre suçu kesinleşmeyen herkes masum olsa da gerçek hayatta ‘Çamur at izi kalsın’ misali haklarında iftira atılan kişiler saygınlığını yitirmekte ve haksız yere hakkında ceza soruşturması dahası ceza davası açılması ile manevi dünyası telafi edilemeyecek şekilde sarsılmaktadır.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38022 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Iftira-sucu.jpg" alt="İftira suçunun cezası" width="640" height="480" /></p>
<p>İftira suçu halk arasında sanılanın aksine atılan her türlü iftirada vücut bulmaz.</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ceza Kanunu</a> gerekçesinde iftira suçu için şu açıklama yapılmaktadır:</p>
<p><strong>Madde 267-</strong> Madde metninde, iftira suçu tanımlanmıştır.</p>
<p>Kanun koyucu tarafından İftira Suçuna ilişkin hükmün çıkarılma nedeni şu şekilde izah edilmiştir:</p>
<p>&#8220;İftira, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesiyle oluşur.</p>
<p>İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturabilir. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de bu suçun konusunu oluşturabilir.</p>
<p>Bu isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir.</p>
<p>Kişiye karşı suç isnadı ihbar veya şikâyet suretiyle yapılmış olabilir. Dolayısıyla, ihbar veya şikâyetin yapılabileceği her makam nezdinde yapılan isnatla iftira suçu işlenebilir. Başlatılmış olan hukuk veya ceza muhakemesi sürecinde davanın tarafı, sanık veya tanık konumundaki kişiler de, bulundukları beyanlarla iftira suçunu işleyebilirler.</p>
<p>Gazete veya diğer kitle iletişim araçlarında yayın yapılması suretiyle bir kişiye suç isnadında bulunulması hâlinde de iftira suçu oluşur.</p>
<p>Cumhuriyet savcıları, kamu adına re’sen soruşturulabilen suçlarla ilgili olarak yayınlanan haberleri ihbar kabul ederek, soruşturma başlatmaktadırlar. Bu bakımdan, basın ve yayın yolu ile bir kişiye gerçeğe aykırı olarak hukuka aykırı fiil isnat edilmesi hâlinde, iftira suçu oluşur.</p>
<p>Kişiye isnat edilen fiil hiç işlenmemiş olabileceği gibi, kendisine isnatta bulunulan kişi tarafından işlenmemiş olabilir. Kişi suç teşkil eden bir fiili işlemiştir. Fakat bu suça ilişkin ihbar veya şikâyette bulunan, fiile, suç olarak niteliğini değiştirecek bazı eklemelerde bulunmuş olabilir. Şöyle ki; fiil, sahibinin bilgisi ve rızası dışında malını almaktan ibarettir. Ancak, bildirimde bulunan, bunun cebir veya tehditle işlendiği iddiasında bulunmuştur. Bu ilâve unsurlar açısından iftira suçu oluştuğunu kabul etmek gerekir.</p>
<p>İsnadın belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Bu kişinin ismi açıkça belirtilmese bile, yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir.</p>
<p>İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Başka bir deyişle iftira suçu muhtemel kastla işlenemez. Bu suçun oluşabilmesi için, ayrıca, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket edilmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir.</p>
<p>Maddenin ikinci fıkrasına göre, iftira konusunu oluşturan haksız fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması hâlinde, verilecek cezanın belli oranda artırılması gerekmektedir.</p>
<p>Maddenin üç ila yedinci fıkralarında, iftira sonucu meydana gelen neticelere göre fail hakkındaki cezanın ne surette tertip edileceği gösterilmektedir.</p>
<p>Sekizinci fıkrada, iftira suçunda zamanaşımı bakımından sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususunda özel bir hüküm yer almaktadır. İsnat edilen suç dolayısıyla yapılan kovuşturma sonucu hükmün kesinleşmesiyle, iftiranın sabit olabileceği ve dolayısıyla takibata girişileceği aşikâr olduğundan böyle bir hükme olan zorunluluk meydandadır.</p>
<p>Maddenin son fıkrasında, basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararının, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân olunması ve ilân masrafının hükümlüden tahsil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.&#8221;</p>
<p>İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturabilir. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de bu suçun konusunu oluşturabilir.</p>
<p>Bu isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir.</p>
<p>Kişiye karşı suç isnadı ihbar veya şikâyet suretiyle yapılmış olabilir. Dolayısıyla, ihbar veya şikâyetin yapılabileceği her makam nezdinde yapılan isnatla iftira suçu işlenebilir. Başlatılmış olan hukuk veya ceza muhakemesi sürecinde davanın tarafı, sanık veya tanık konumundaki kişiler de, bulundukları beyanlarla iftira suçunu işleyebilirler.</p>
<p>Gazete veya diğer kitle iletişim araçlarında yayın yapılması suretiyle bir kişiye suç isnadında bulunulması hâlinde de iftira suçu oluşur.</p>
<p>Cumhuriyet savcıları, kamu adına kendiliğinden soruşturulabilen suçlarla ilgili olarak yayınlanan haberleri ihbar kabul ederek, soruşturma başlatmaktadırlar. Bu bakımdan, basın ve yayın yolu ile bir kişiye gerçeğe aykırı olarak hukuka aykırı fiil isnat edilmesi hâlinde, iftira suçu oluşur.</p>
<p>Kişiye isnat edilen fiil hiç işlenmemiş olabileceği gibi, kendisine is­natta bulunulan kişi tarafından işlenmemiş olabilir. Kişi suç teşkil eden bir fiili işlemiştir. Fakat bu suça ilişkin ihbar veya şikâyette bulunan, fiile, suç olarak niteliğini değiştirecek bazı eklemelerde bulunmuş olabilir. Şöyle ki; fiil, sahibinin bilgisi ve rızası dışında malını almaktan ibarettir. Ancak, bildi­rimde bulunan, bunun cebir veya tehditle işlendiği iddiasında bulunmuştur. Bu ilâve unsurlar açısından iftira suçu oluştuğunu kabul etmek gerekir.</p>
<p>İsnadın belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Bu kişinin ismi açıkça belirtilmese bile, yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir.</p>
<p>İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Başka bir deyişle iftira suçu muhtemel kastla işlenemez. Bu suçun oluşabilmesi için, ayrıca, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket edilmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir.</p>
<p>Maddenin ikinci fıkrasına göre, iftira konusunu oluşturan haksız fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması hâlinde, verilecek cezanın belli oranda artırılması gerekmektedir.</p>
<p>Maddenin üç ila yedinci fıkralarında, iftira sonucu meydana gelen neticelere göre fail hakkındaki cezanın ne surette tertip edileceği gösterilmektedir.</p>
<p>Sekizinci fıkrada, iftira suçunda zamanaşımı bakımından sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususunda özel bir hüküm yer almaktadır. İsnat edilen suç dolayısıyla yapılan kovuşturma sonucu hükmün kesin­leşmesiyle, iftiranın sabit olabileceği ve dolayısıyla takibata girişileceği aşikâr olduğundan böyle bir hükme olan zorunluluk meydandadır.</p>
<p>Maddenin son fıkrasında, basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararının, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân olunması ve ilân masrafının hükümlüden tahsil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.&#8221;</p>
<p>765 Sayılı Türk Ceza Kanunu tarafından iftira suçu hakkında: ‘’her kim Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanunî takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie ihbar veya şikâyette bulunarak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir suç isnad eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir suçun maddî eser ve delillerini uydurursa isnad eylediği suçun nevi ve mahiyetine ve uydurduğu delillerin kuvvetine göre’’ cezalandırılacağını belirtmiştir.</p>
<h2>İftira Suçunun Cezası</h2>
<p>İftira suçunun cezasının temel hali 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır.</p>
<p>Bu hapis cezası takdiren adli para cezasına çevrilebilir.</p>
<p>Türk Ceza Kanunu’nun Adliyeye Karşı Suçlar kısmında yer alan İftira Suçu şu şekilde düzenlenmiştir:</p>
<ul>
<li>Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.</li>
<li>(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.</li>
<li>(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.</li>
<li>(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[100] hükmolunur.</li>
<li>(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.</li>
<li>(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.</li>
<li>(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38023 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/11/Iftira-cezasi.jpg" alt="Kadının kocasına iftira atması " width="620" height="350" /></p>
<h2>İftira Suçunun İşlenme Yöntemleri</h2>
<p>İftira Suçu ihbar yolu ile şikayet yolu ile ya da basın ve sosyal medya araçlarının kullanımı ile işlenebilir. İftira suçu işlenme yöntemlerine göre bazı farklılıklar içermektedir. Örneğin iftira suçunu Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet yolu kullanarak bildiren kanun yollarına katılma, itiraz ve savunmalarda bulunma hakkına sahip olmaktadır.</p>
<h3>İhbar Yoluyla İftira</h3>
<p>İhbar yolu ile iftiranın gerçekleşmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı’na ya da kolluk birimlerine suç ihbarında bulunulması gerekmektedir. Bu suç ihbarı uygulamada genellikle kamu makamları tarafından yapılır. Herkes suç ihbarında bulunmakta özgürdür. Cumhuriyet Başsavcılığı almış olduğu suç ihbarı neticesinde ilk tahlilde soruşturma başlatır ya da soruşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verir.</p>
<h3>Şikayet Yoluyla İftira</h3>
<p>Şikayet yolu ile iftira da aynı ihbar yolu ile iftira gibi kolluk makamlarına ya da Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır. Şikayet yolunu ihbar yolundan en büyük farkı mağdur ya da suçtan zarar gören tarafından yapılabileceğidir. Şikayet yolu ile iftirada şikayette bulunan kişi soruşturmada müşteki sıfatı kazanarak çeşitli itiraz yollarını kullanmada ehil hale gelir.</p>
<p>Şikayet kural olarak yazılı şekilde yapılır ancak tutanağa geçirilmesi sureti ile yapılması da mümkündür.</p>
<h3>Basın ve Sosyal Medya Üzerinden İftira</h3>
<p>İftira suçu basın araçlarının ya da Twitter, Instagram, Facebook, Whatsapp gibi sosyal medya ve haberleşme araçlarının kullanımı ile işlenebilmekte olup günümüzde oldukça yaygındır. Dijital delillerin karartılması ve yok edilmesi oldukça kolay olduğu için ekran görüntüleri yeterli gelmeyebilmekte olup iftira atıldığının tespit edilmesi halinde delillerin muhafazası ve resmi makamlara başvuru için derhal avukat yardımı alınması gerekmektedir.</p>
<h2>İftira Suçunun Şartları Nelerdir?</h2>
<p>İftira suçunun oluşabilmesi için, iftira suçu failinin, hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişinin bu fiili işlemediğini bilmesi gerekmektedir. Bu açıdan, iftira suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için, doğrudan kast tek başına yeterli olmayıp; ayrıca failin hukuka aykırı fiil isnat ettiği kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir müeyyideye maruz kalmasını sağlamak amacıyla hareket etmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı, bir başka deyişle özel kastın bulunması gerekmektedir.</p>
<h2>İftira Suçunun Unsurları</h2>
<ul>
<li><strong>Fail:</strong> İftira suçunun faili herkes olabilir. İftira suçunu kamu görevlisi sahip olduğu, devlet tarafından kendisine tevdi edilen görevle ilgili araç ve gereçleri kullanarak işlemesi halinde ise ceza arttırılır.</li>
<li><strong>Mağdur:</strong> İftira suçunun mağduru bir ya da birden fazla kişi olabilir.</li>
<li><strong>Suç Konusu:</strong> İftira suçunun oluşması için failin mağdur hakkında hukuka aykırı bir fiil işlediğini belirtmesi gerekir.</li>
<li><strong>Netice:</strong> İftira neticesi harekete bitişik bir suçtur. Başka bir deyimle müfterinin mağdur hakkında soruşturma, dava ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için mağdura hukuka aykırı bir eylem bulunduğu iddiası ile isnatta bulunması suçun oluşması için yeterlidir. Tehlike suçu olmasından dolayı iftira eylemine karşı cezai müeyyideler yürütülmese de suç oluşur. Örneğin sosyal medya üzerinden kimliği belli ya da belirlenebilir kişiler hakkında ‘’hırsızlık yaptı, dolandırıcılık yaptı, fuhuş yaptı’’ gibi açıklamaların yapılarak iftira atılması iftira atana iftira suçundan ceza verilmesi için yeterlidir.</li>
</ul>
<h2>Nitelikli İftira Suçu Nedir?</h2>
<p>Nitelikli iftira suçu işlenirken delil ve eser uydurma halinde oluşacaktır. Örneğin bir kişi hakkında suç işlemiş gibi ekran görüntüsü yaratarak dijital delil uyduran kişi iftira suçunun temel cezası olan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis suçu öngören temel ceza yarı oranına yarı oranında arttırım uygulanacaktır.</p>
<p>İftira suçunun nitelikli halleri şu şekildedir:</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<th>NİTELİKLİ HAL</th>
<th>ARTTIRIM ORANI</th>
</tr>
<tr>
<td>Delil ve eser uydurma</td>
<td>1/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Gözaltı ve tutuklama harici koruma tedbirleri uygulanırsa</td>
<td>1/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Gözaltı ya da tutuklama tedbiri uygulanırsa</td>
<td>Hürriyeti tahdit suçundan dolayı faillik<br />
Asıl fail gibi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis</td>
</tr>
<tr>
<td>İftiraya uğrayanın müebbet hapis cezası alması</td>
<td>20 yıldan 30 yıla kadar hapis</td>
</tr>
<tr>
<td>İftiraya uğrayanın müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası almasının akabinde suçun infazına başlanırsa</td>
<td>20 yıldan 30 yıla kadar hapis yarı oranında arttırılır</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Başka bir örnekte bir kimseye adam öldürdüğü iddiası ile iftira atılması halinde iftira atan 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer iftiraya uğrayan kimsenin cezası kesinleşmiş ve cezasını çekmeye başladı ise 20 yıldan 30 yıla kadar olan hapis cezası yarı oranında arttırılır.</p>
<h2>İftira Suçunda İspat</h2>
<p>İftira suçunda en önemli husus ispattır. İftira suçunun oluşumu için mutlaka failin iftira atma kastı olması gerekmektedir. İftiranın ispatı iftira beyanında bulunanın iftira kastı ile hareket ettiğini açığa çıkarmakla mümkündür. İftira mutlaka gerçeğe aykırı bir beyan olmalıdır.</p>
<p>Çoğu zaman iftira eylemi gerçekleştirildiğinden bahisle yapılan şikayetler takipsizlikle sonuçlanmaktadır. Bunun nedeni her bireyin adli makamlar önünde iddia ve haklarını dilediği gibi kullanmasından kaynaklanmaktadır. Buna rağmen örneğin bir mağdur şikayette bulunurken bu suçu …’nın işlediğinden şüpheleniyorum derse iftira suçu oluşmayacaktır.</p>
<p>İftira sonucu mağdur şüpheli hakkında verilen takipsizlik kararı ve sanık hakkında verilen beraat kararı delil yetersizliği gibi nedenlerle verildi ise bu durum iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir. Zira iftira suçunun oluşumu için özel kast aranmakta olup iftira edenin isnat ettiği haksız eylemi mağdurun işlemediğini bilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>İftira Suçu Davası</h2>
<p>İftira Davası açılabilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iftiranın ihbar, basın yayın ya da şikayet yolu ile öğrenilmesi akabinde soruşturma işlemlerinin yapılarak iftira atan hakkında suçu işlediğine dair yeterli şüphenin bulunduğuna kanaat getirilmesi gerekmektedir. Bu süreç sonunda şüpheli hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Açılan kamu davasında mahkemece iddia ve savunmalar dinlenir, deliller değerlendirilir ve suçun oluşup oluşmadığına göre sanık hakkında ceza verilmesine karar verilir.</p>
<h2>İftira Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına</p>
<p><strong>Mağdur:</strong> Hakkı Yenen TC Kimlik No: ….</p>
<p><strong>Vekili:</strong> Av. İrem İlbars</p>
<p>Yunus Emre Mahallesi Dereboyu Sokak 85/1 Yenimahalle Ankara</p>
<p><strong>Şüpheli:</strong> Fahrettin Müfteri TC Kimlik No:</p>
<p>Suç Konusu : İftira</p>
<p>Açıklamalar : Fahrettin Müfreti tarafından müşteki müvekkil aleyhinde Rüya Pastanesi’nde 02/05/2026 tarihinde hırsızlık ihbarında bulunulmuştur. Bunun üzerine Müvekkil hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hırsızlık suçu isnadı ile 2026/2 soruşturma numarası ile soruşturma açılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde Rüya Pastanesi’nin 02/05/2026 tarihine ait kamera kayıtları incelenmiş ve müvekkilin hırsızlık teşkil edecen hiçbir eylemde bulunmadığı gerekçesi ile hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.</p>
<p>Müvekkilin eşi şüpheli şahsın eski sevgilisi olduğundan müvekkile karşı husumet beslemektedir.</p>
<p>Olay günü müvekkil eşi ile birlikte pastaneden tatlı alırken şüpheli şahıs ile denk gelmiş şüpheli şahsın dik bakışları üzerine pastaneden çıkmaya yönelmiştir.</p>
<p>Bunun üzerine Şüpheli Şahıs birçok kişinin ortasında şu adama bakın pastanenin kasa yanında duran parasını çalıyor diye bağırmaya başlamış ve polisi aramıştır.</p>
<p>Şüpheli şahsın eylemlerini şahsi husumet ile gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamındaki belgelerden ve kamera kayıtlarından açıkça anlaşılmaktadır.</p>
<p>Bu nedenle şüpheli şahıs hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 267. Maddesi gereğince iftira suçundan kamu davası açılarak hapis cezası verilmesini talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;">MÜŞTEKİ VEKİLİ</p>
<p style="text-align: right;">Avukat İrem İLBARS</p>
<p>Unutulmamalıdır ki iftira suçu nedeni ile ortaya çıkacak ya da çıkan uyuşmazlıkların mutlaka avukat yardımı ile çözümlenmesi gerekmektedir.</p>
<h3>Başkasına Ait Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suretiyle İftira Suçu</h3>
<p>Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması müstakil bir suç olarak Türk Ceza Kanunu’nun 268. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin işlediği suç nedeni ile soruşturma ya da kovuşturma yapılmasını önlemek amacı ile kullanan kimse de iftira suçuna ilişkin hükümlere göre ceza alır.</p>
<h3>İADE-İ İTİBAR</h3>
<p>İftiraya uğrayan mağdur itibarının onur ve saygınlığının zedelenmesi nedeni ile itibarının iade edilmesini talep edebilir.</p>
<p>Bu iade-i itibar için eğer söz konusu iftira basın yoluyla açıklandı ise iftira atanın mahkemece iftira attığına kanaat getirildiğine ilişkin mahkeme kararı aynı şekilde basın araçları ile duyurulur. Bu basın duyurusuna ilişkin tüm ilan masrafları iftira suçunun failinden tahsil edilir.</p>
<p>Bu şekilde iftiraya uğrayan toplum nezdinde itibarını ve saygınlığını bir nebze de olsa geri kazanır.</p>
<p>Bunun yanında iftiraya uğrayan hem maddi hem de manevi zarara uğraması nedeni ile tazminat davası açabilir.</p>
<h3>İftira Suçu Nedeniyle Maddi Manevi Tazminat Davası</h3>
<p>İftira suçu nedeni ile mağdur hem maddi hem de manevi zararlara uğrayabilir.</p>
<p>İftira atarak maddi ve manevi kayıplara neden olanlar bu zararları tazmin etmekle mükelleftir.</p>
<p>Örnekle; bir oyuncunun taciz iddiası ile haksız şekilde yargılanması halinde oyuncunun çevre ve kamuoyunda ‘’tacizci’’ olarak anılmasına yol açacaktır. Bu nedenle oyuncu yeni projelerde yer alamayacak hatta bazen mevcuttaki sözleşmeleri iptal edilecektir. Bu durumda oyuncunun uğramış olduğu bu maddi zararlar açılacak maddi tazminat davası ile talep edilebilir.</p>
<p>Manevi tazminata gelince şüphesiz bir iftiraya maruz kalmak dahası bu iftira nedeni ile hukuki süreçlerle karşı karşıya gelmek istisnasız her birey için ömür boyu unutulamayacak kadar sarsıcı ve manevi kişiliğini tahrip edici niteliktedir. Bu nedenle iftiraya uğrayan masumiyetinin ortaya çıkmasından itibaren hukuk mahkemesinde bir avukat yardımı ile manevi tazminat davası açmalı ve telafi edecek nitelikte olmasa da şahsına tazminat ödenmesini talep etmelidir.</p>
<h3>Zamanaşımı ve Şikayet Süresi</h3>
<p>İftira suçunda genel zamanaşımı süresinden ayrı olarak özel bir zamanaşımı öngörülmüştür. Bunun nedeni ise eski ceza kanunumuzdaki genel zamanaşımı süresinin iftira suçunda uygulanması ile mağdur yönünden hakkaniyetsiz sonuçlara yol açması nedeni ile 5237 Türk Ceza Kanunu’nun özel düzenleme getirmiş olmasıdır. Zira eski kanunun uygulandığı dönemde iftiraya uğrayanın masumiyeti belki infaz aşamasında ortaya çıkıyor bu nedenle de iftira atan kişi hakkında ceza davası açılamıyordu.</p>
<p>Yapılan yeni düzenleme ile iftira suçunda zamanaşımı süresi iftira suçu mağdurunun masum olmasının anlaşılması ile başlamaktadır.</p>
<p>Zamanaşımı süresi mağdur hakkında soruşturma, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanmışsa bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kamu davası açıldı ise beraat hükmü verilmesinden itibaren başlar.</p>
<p>Mağdurun atılı fiili işlemediğinin sabit olmasından itibaren başlayan dava zamanaşımı süresi 8 yıl olsa da tarafımızca şikayete tabi suçlarda olduğu gibi 6 aylık şikayet zamanaşımı süresinde şikayetin yapılması önerilmektedir.</p>
<h3>İftira Suçunda Uzmanlaşma</h3>
<p>İftira suçu ceza hukukunun konusu olduğundan ceza hukuku ile iştigal eden avukatlardan yardım alınması gerekmektedir.<br />
Eğer suç sosyal medya üzerinden işlendi ise sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ile ilgili özel delil muhafaza yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir.</p>
<h3>Şikayete Tabi Midir?</h3>
<p>İftira suçu yalnız iftira atılan mağduru değil devletin kurum ve organlarını da mağdur ettiğinden iftira suçunda şikayet aranmaz. Bir kişiye iftira atıldığında iftira atılan kişi şikayetçi olmasa dahi iftira atan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kendiliğinden soruşturma başlatılabilir.</p>
<h3>İftira Suçunda Etkin Pişmanlık</h3>
<p>Etkin pişmanlık bir kimsenin suç işleme iradesi ile yaptığı hukuka aykırı hareketlerden sonra telafi etmeyi amaçlamasına ceza verilirken indirim uygulaması öngören hukuki bir kurumdur.</p>
<p>İftira suçu işleyen kişiler bakımından da etkin pişmanlık uygulanarak cezalarında indirim yapılabilmektedir. Örneğin iftira atan kişi iftira attığı kişi hakkındaki gerçeği adli veya idari soruşturma başlamadan açıklarsa cezasında 4/5’lik indirim uygulanır.</p>
<p>Etkin pişmanlık indirimi aşağıdaki tabloda ayrıntılı şekilde izah edilmiştir:</p>
<table style="border-collapse: collapse; width: 100%;" border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<th>İNDİRİM GEREKTİREN HAL</th>
<th>İNDİRİM ORANI</th>
</tr>
<tr>
<td>Adli veya idari soruşturmadan önce iftiradan dönme</td>
<td>4/5</td>
</tr>
<tr>
<td>Kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme</td>
<td>En fazla 3/4’üne kadar</td>
</tr>
<tr>
<td>Kovuşturmadan sonra hükümden önce iftiradan dönme</td>
<td>2/3</td>
</tr>
<tr>
<td>Ceza verildikten sonra iftiradan dönme</td>
<td>1/2</td>
</tr>
<tr>
<td>Verilen cezanın infazına başlanması halinde</td>
<td>1/3</td>
</tr>
<tr>
<td>İdari yaptırım kararından önce etkin pişmanlık</td>
<td>1/2</td>
</tr>
<tr>
<td>İdari yaptırım kararının uygulanmasından sonra</td>
<td>1/3</td>
</tr>
<tr>
<td>Basın, yayın, sosyal medya yoluyla işlenen iftirada</td>
<td>Aynı iletişim araçlarının kullanılması şartı ile indirim uygulanır.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3></h3>
<h3>Cezayı, Adli Para Cezasına Çevirmek Mümkün Müdür?</h3>
<p>İftira suçuna yönelik verilen süreli hapis cezasının mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilmektedir. Bu durum somut olaya, dava kapsamına göre bilahare değerlendirilmektedir.</p>
<h3>İftira Atan Kişi Nereye Şikayet Edilir?</h3>
<p>İftira atan kişi gerçekleştirdiği suç teşkil eden eylemi nedeni ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etme sureti ile hakkında suç duyurusunda bulunulur. İftiraya uğrayan kişi bu şikayeti mutlaka uzman bir avukat yardımı ile yapmalıdır aksi halde şikayet hakkında sürecin doğru yönetilmemesi halinde en başta takipsizlik verilebilmekte bu nedenle de henüz baştan dava ölü doğmaktadır.</p>
<h3>Suç Uydurma ile İftira Arasındaki Fark Nedir?</h3>
<p>Suç uydurma suçu ile iftira suçu çoğunlukla karıştırılmaktadır. Her iki suç da adliyeye karşı işlenen suçlar arasındadır. Her ne kadar suç uydurma suçu ile iftira suçu birbirine çok benzese de iftira suçunda gerçekten suç teşkil eden bir eylem bulunmakta iken suç uydurma suçunda suç hiç oluşmamaktadır. Bu ayrıma ek olarak iftira suçunda belirli bir kişiye suç atılırken suç uydurmada belli bir bireye suç isnat edilmez.</p>
<h3>İftira İle Yalan Tanıklık Yapmak Suç Mudur?</h3>
<p>Hem iftira hem yalan tanıklık adliyeye karşı işlenen suç olarak ayrı ayrı düzenlenmiş ve ayrı cezalar öngörülmüştür. Yalan tanık resmi makamlarca bilgisine başvurulan konularda yalan söyleyerek adaletin tecelli etmesine engel olurken iftira suçunda belirli bir kimseye belirli bir suçu isnat etme durumu söz konusudur. Suç uydurma suçunun cezası 3 yıla kadar hapistir.</p>
<h3>Hakaret ile İftira Arasındaki Fark Nedir?</h3>
<p>Hakaret suçu işlenirken bir kimsenin onur ve saygınlığı rencide edilmekte iftira suçuna ise suç atılmaktadır. Bu iki suçun oluşması somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Örneğin gerçekten katil olan birine katil demek hakaret suçuna sebebiyet verebilirken katil olmayan bir kişiye katil diyip hakkında resmi işlemlerin açılmasına sebebiyet vermek iftira suçuna vücut verecektir.</p>
<h3>Sosyal Medya Üzerinden Yapılan Paylaşımlarla İftira Suçu İşlenebilir Mi?</h3>
<p>Elbette. Günümüzde bilhassa sosyal medya üzerinden iftira suçu işlenmektedir. Sosyal medya araçlarının sağladığı iletişim kolaylığı nedeni ile haksız isnatta bulunmak çok daha kolay hale gelmekte olup iftira suçunun oluşumuna neden olmaktadır. Sosyal medya üzerinden iftira suçu işleyenler hakkında da 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir.</p>
<h3>İftira Suçu Memuriyete Engel Midir?</h3>
<p>İftira suçu işlemek devlet memurluğuna engel olabilir.</p>
<p>Cezanın kesinleştiği hallerde: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre 1 yıl ya da 1 yıldan uzun süre hapis cezaları devlet memurluğuna engeldir. İftira suçunun cezasının alt sınırı ise zaten 1 yıldır. Ancak alt sınırdan ceza verilmesi, ceza indirimleri ya da hapis cezasının adli para cezasına ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına çevrildiği hallerde iftira suçu memuriyete engel yaratmayabilir.</p>
<p>Kariyer memurluklarında: Uzman yardımcılığı, müfettişlik gibi kariyer mesleklerinde personel adaylarının tüm suç kayıtlarına bakılır. Kamu davası açılmasa dahi adayın arşiv araştırması adı altında soruşturma işlemleri dahi irdelenir. Bu durum işe alımda zımnen de olsa engel yaratmaktadır.</p>
<h3>Evli Kadına İftira Atmanın Cezası Nedir?</h3>
<p>Evli kadına iftira atmak atılan iftiranın nev’ine göre değişmektedir. Örneğin eğer evli kadına yasak ilişkisinin olduğu yönünde iftira atılmaktaysa atılan bu iftira manevi tazminat davası için sebep teşkil etmektedir.</p>
<h3>Avukatın İftira İddiası</h3>
<p>Avukatlar müvekkillerine uygun yoldan her türlü yardımda bulunmak ve onların haklarını korumak için mücadele eder. Yargı erkinin kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden avukatlar müvekillerinin menfaatini üstte tutmakla mükelleftir.</p>
<p>Yargıtay 4. Hukuk Dairesi eski tarihli bir kararında ‘’Avukat, müvekkillerinin çıkarlarını, hasmının zararlarını gözetmeden sert bir biçimde savunmak zorundadır. Çünkü meslek ödevi bunu gerektirir.’’ diyerek avukatın savunma görevini gerçekleştirirken müvekkilinin çıkarlarını koruyarak sert bir şekilde yerine getirmesi gerektiğinden bahseder.</p>
<p>Kaldı ki avukatın karşı tarafı düşünerek düşünce açıklamalarından kaçınması görevi ihmal suçunu oluşturarak ağır cezada yargılanmayı gerektirebilir.</p>
<p>Bu nedenlerle avukat iddia ve savunma hakkını vekaleten yerine getirirken olumsuz değerlendirme ve iddialarda bulunabilir.</p>
<p>Avukatın savunma ve iddialar ile ilgili müvekkil lehine açıklamalarda bulunması mesleğinin en tabi sorumluluklarındır.</p>
<p>Bu nedenle haksız bir iftiraya uğradığını düşünen kişinin iftira suç isnadına ilişkin esas muhatabı avukat değil avukatı vekili tayin eden asıldır.</p>
<h3>İş Yerinde İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?</h3>
<p>İş yerinde iftiraya uğrayan kişi atılan iftiranın nev’ine göre bir avukat yardımı ile hukuki işlem gerçekleştirmelidir. Zira atılan iftiranın özelliğine göre iftiraya bağlanacak sonuçlar değişmektedir.</p>
<p>İş yerinde ceza soruşturması ya da idari yaptırım kararı verilmesine elverişli biçimde hukuka aykırı eylemde bulunduğu iddiası ile iftiraya uğrayan kişi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmalı ancak atılan iftiranın özelliği bu işlemlere tabi olmayan türdense yalnızca iş akdinin haklı nedenle feshi gündeme gelecektir.</p>
<h3>Asılsız Şikayet Çıkarsa Ne Olur?</h3>
<p>Asılsız şikayetin tespit edilmesi halinde iftira atan aleyhine kendiliğinden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Asılsız şikayet hem iftira atılanı hem de resmi makamları mağdur ettiğinden dolayı şikayet aranmadan cezai süreç yürütülür. Ceza soruşturması neticesinde asılsız şikayette bulunan hakkında kamu davası açılır.</p>
<h3>Şikayetten Vazgeçilebilir Mi?</h3>
<p>İftiraya uğrayan şikayetinden vazgeçebilir. Ancak işlenen suç adliyeye karşı işlenen bir suç olduğundan iftira atan hakkında kamu davası açılıp ceza verilebilir. İftira suçunda şikayetten vazgeçme her zaman hüküm doğurmaz. İftira suçunda korunan hukuki değer yalnız bireyin hakkı değildir.</p>
<h3>Haber ve Sosyal Medya İçeriklerinin Kaldırılması</h3>
<p>İftira içerikli haber ve sosyal medya paylaşımlarının milyonlarca insana ulaşabilmesi ve iftiraya uğrayanın bu içerikler nedeni ile tüm toplum nezdinde saygınlığının yerle bir olmasından sebeple ilgili gönderilerin daha fazla tahribata neden olmasını önlemek için erişime engellenmesi gerekmektedir.</p>
<p>Halkın haber alma hakkı ve ifade özgürlüğü en temel insan haklarından olup bu hakların sınırlarından biri de iftira atılmasıdır.</p>
<p>Hele hele neredeyse tüm platformlarda yalan haber para karşılığı yapılabildiğinden iftira niteliğindeki içeriklerin sulh ceza hakimliklerine değişik iş başvurusu ile erişim engellenmesi kararı alınması iftiraya uğrayanın itibarının korunması için zorunludur.</p>
<h3>Gerçek Olayın Dile Getirilmesi İftira Suçuna Sebebiyet Verir mi?</h3>
<p>Gerçekleşmiş bir olaya ilişkin bu olayın oluşumuna neden olan kişiler de gösterilmek suretiyle ihbar veya şikâyette bulunulması durumunda, hakaret veya iftira suçunun oluştuğundan söz edilemez. Bu kişiler yalnız en tabii hukuki haklarını kullanırlar.</p>
<p>Örneğin bir cinsel saldırı faili hakkında ‘’Bu kişi tecavüzcü’’ denerek şikayetçi olunması halinde kişi yalnız hukuki hakkını kullanmış olup hakkında iftira davası açılamaz.</p>
<h3>İftira Suçu Uzlaşma Kapsamında Mı?</h3>
<p>İftira suçu uzlaşma kapsamına girmemektedir.</p>
<h3>İftira Suçu Şikayete Tabi Mi?</h3>
<p>İftira suçunun soruşturulması şikayete tabi değildir. İftira suçu işleyen fail hakkında re’sen soruşturma başlatılabilir.</p>
<h3>Borç ödememek için iftira</h3>
<p>Gerçek hayatta bazı borçluların borcunu ödememek için ‘alacaklının senedi zorla aldığı’, ‘senedin çalındığı’gibi iddialara dayanarak isnatta bulunmaktadır. Bu durumda alacaklı çek senet almak için tehdit veya hırsızlık gibi suçları işlediğinde bahisle itham altında kalmakta sanık sıfatı ile yoktan yere yargılanabilmektedir. Alacaklı ya da söz konusu suçu işlediği iddia olunan kimseler iftira suçunun mağduru olmaktadır. İftira suçunun mağdurları iftira suçu işleyen borçlu hakkında cezalandırılması şikayetçi olabilir.</p>
<h3>Delil Yetersizliğinden Beraat Halinde İftira Davası Açılır Mı?</h3>
<p>Delil yetersizliği nedeni ile şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ya da sanık hakkında beraat kararı verilmesi halinde her ne kadar iftira suçundan şikayetçi olunabilirse de bu durum iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir.</p>
<p>Bu kapsamda aşağıda yer alan 2 numaralı Yargıtay kararının okunması önerilmekle her somut olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek gerekir.</p>
<h3>İftira Suçuyla İlgili Yargıtay Kararları</h3>
<p><strong>1- Bir kadın ile cinsel davranışlar sergilendiğine dair atılan iftira kişiler belli ise suç uydurma suçuna değil iftira suçuna sebebiyet verir.</strong></p>
<p>TCK.nın 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun atıldığı kişilerin belirlenebilir olması halinde ise, TCK.nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşur. Oluş, dosya kapsamı ve sanığın beyanları dikkate alındığında, sanığın 155 Polis İmdat Hattı&#8217;nı arayarak müşteki &#8230;&#8217;ın, işlettiği internet kafede, bir kadın ile aleni bir şekilde cinsel davranışlar sergilediğini belirterek ihbar ettiği, ihbar üzerine görevlilerce yapılan araştırmada ise, işyerinde sanığın ihbarının doğrulanmadığı bu olay öncesinde de benzer ihbarların yapıldığının anlaşılması karşısında; suç isnat edilen kişilerin somut ve belirlenebilir kişiler olması nedeniyle, eylemin iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,</p>
<p>Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>YARGITAY SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ Esas: 2020/11660 Karar: 2021/3263 Tarih:02.03.2021</p>
<p><strong>2- Delil yetersizliği gibi nedenlerle şikayetin ispatlanamaması halinde iftira suçu oluşmaz.</strong></p>
<p>Dosya incelenerek gereği düşünüldü:</p>
<p>İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, iddianın ispat edilememesinin iftira suçunun kanıtı sayılamayacağı, somut olayda tanık&#8230;&#8217;nun anlatımları da gözetildiğinde sanığın iddialarının suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,</p>
<p>Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>YARGITAY DOKUZUNCU CEZA DAİRESİ Esas: 2014/8052 Karar: 2015/111 Tarih : 14.01.2015</p>
<p><strong>3- İftira doğrudan şikayet, ihbar ya da basın yayın araçları ile yapılmalı. Dolaylı şekilde iftira atılırsa iftira atan hakkında ceza verilemez.</strong></p>
<p>İftira suçunda, ihbar veya şikâyetin 5271 sayılı CMK&#8217;nun 158. maddesinde gösterilen Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa, valiliğe, kaymakamlığa, mahkemeye, yurtdışında ise elçiliğe veya konsolosluğa yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, iftira suçunda, hukuka aykırı fiil isnadını içeren ihbarın veya şikâyetin yetkili makamlara yapılması koşulu aranmaktadır. Dolayısıyla kanunilik ilkesi gereğince, ihbar veya şikâyetin yapılması olanaklı görülen makamlar dışındaki kimselere yapılacak bildirimler, iftira suçuna vücut vermeyecektir. Bu bakımdan, isnat edilen hukuka aykırı fiil bir kişiye bildirilmiş, o kişi de suçu ilgili yerlere ihbar etmişse, kişinin, yetkili makam olarak sayılması mümkün olmadığından bu suç oluşmayacaktır. Nitekim, ihbar veya şikâyetin yetkili makamlara doğrudan yapılması da arandığından, bu makamların dolaylı şekilde hukuka aykırı fiil isnadını öğrenmeleri hâlinde söz konusu suçun oluşmadığı kabul edilmelidir (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010, s.7830, M. Oktay Yiğitbaş, İftira Cürmü Üzerine Bir Deneme, AD., Y.: 58, S.: 11, Ankara, 1967, s.832, Köksal Bayraktar, İftira, İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası, C.: XL, S. 1-4, s. 196).</p>
<p>Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;</p>
<p>Sanık &#8230;&#8217;in, Kiptaş konutlarında birlikte yaşadıkları &#8230;.&#8217;un kızı olan katılan &#8230; (Seyrek) Şaffak ile aralarında geçen tartışma nedeniyle evden kovulması üzerine Kiptaş konutlarının şantiye şefi tanık &#8230;&#8217;a, gerçeğe aykırı olarak katılanın söz konusu yerde bulunan kabloları çaldığını söylediği, tanık &#8230; tarafından bu durumun aktarıldığı tanık &#8230;&#8217;nın da olayı kolluğa bildirmesi üzerine katılan hakkında hırsızlık suçundan soruşturma başlatıldığı olayda; sanığın, katılana yönelik hukuka aykırı fiil isnadını tanık &#8230;&#8217;a bildirmesi karşısında, CMK&#8217;nun 158. maddesinde belirtilen yetkili makamlara yapılmış bir ihbarın veya şikâyetin bulunmaması, söz konusu isnadın tanık &#8230; tarafından kolluğa bildirilmesi nazara alındığında da, ihbar ve şikâyetin yetkili makamlarca dolaylı olarak öğrenilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; iftira suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.</p>
<p>Yine, sanığın katılan hakkında sarf ettiği sözlerin, TCK&#8217;nun 125. maddesinde düzenlenen gıyapta hakaret suçunu oluşturduğu ileri sürülebilir ise de; sanığın, katılan hakkındaki iddiasını en az üç kişiyle ihtilât etmesi söz konusu olmadığından, anılan suçun da oluşmadığının kabulü gerekmektedir.</p>
<p>Bu itibarla, Özel Dairenin bozma kararında isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.</p>
<p>YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2015/6 Karar: 2018/207 Tarih: 08.05.2018</p>
<p><strong>4- İftira atan iddiasını desteklemek için yalancı tanık azmettirirse cezanın yarı oranında ağırlaştırılması gerekir.</strong></p>
<p>Gereği görüşülüp düşünüldü:</p>
<p>TCK.nın 267/2. maddesinde düzenlenen maddi eser ve delil uydurmak suretiyle iftira suçunun oluşabilmesi için fail, soyut olarak bir suç ya da idari yaptırım gerektiren fiil isnadında bulunmamakta, bu isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi eser ve delil de hazırlamaktadır. Daha önceden var olan maddi eser ve delil sunulması ya da iftira eyleminden sonra isnadın ispatı amacıyla sonradan uydurulması halinde suçun nitelikli şekli gerçekleşmez. Maddi eser ve delilin şikayet dilekçesi veya ihbarla birlikte uydurularak bildirilmesi halinde bu fıkrada tanımlanan nitelikli suç oluşur.</p>
<p>Sanığın gerçeğe aykırı bir fiil isnat ettikten sonra iftira suçundan hakkında soruşturma yapıldığı sırada isnadını desteklemek amacıyla başka birisini yalancı tanıklıkla azmettirmesi şeklindeki somut olayda iftira suçunu maddi eser ve delil uydururak işlemediği gözetilmeden sanık hakkında TCK.nın 267/2. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,</p>
<p>Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>YARGITAY SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ Esas: 2017/9114, Karar: 2019/8529, Tarih: 18.06.2019</p>
<p><strong>5- İftira suçunda inkar, rücu olarak kabul edilemez.</strong></p>
<p>İftira suçundan maznun olan kimsenin bu suçu inkar etmesinin ceza tatbikatında rücu sayılp sayılmıyacağı hakkında Temyiz Mahkemesi Ceza Umumi Heyetinin 10.12.1956 tarih, 4/177 Esas, 183 Karar, tefoliğname 6/5432 sayılı ilamı ile 4. Ceza Dairesinin 29.4.1947 tarih, 5017 E. 6524 K. sayılı ve yine 29.1.1951 tarih, 541 E. ve 541 K. sayılı ilamları arasında mübayenet ve içtihat ihtilafı istendiğinden bu baptaki ilamlar ve evrak okundu. Azadan bir kısmının meselenin tenevvürü bakımından ait olduğu dosyaların mahallinden celp ve tetkiki reyine karşı evrak arasında mevcut 13.8. 1954 ve 16.4.1955 tarihli hazırlık tahkikatında ve duruşmada talimat yoluyla mesbuk ifade suretlerine, 17.2.1957 tarihli Kurdalan, 25.4.1955, 30.4.1956 tarihli Kemaliye Asliye Ceza Mahkemeleri kararları suretine ve ilamlar mündericatına göre dosyaların celbine mahal olmadığına ekseriyetle ve Ceza Umumi Heyeti ile, ceza dairesi ilamları arasında içtihat ihtilafının mevcudiyetine ittifakla karar verildikten sonra işin esası toplanmış bulunan İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince tetkik ve müzakere ve aşağıda yazılı karar tespit edildi.</p>
<p>&#8220;inkar gerek lügat manasiyle, gerek hukuki terim olarak müsnet suçun her veçhile ademi (kabulüne delalet eyler, iftira suçunda rücu, hakikata dönmek, mağdur hakkındaki ihbarın varit olmadığım açıklamak ve binnetice suçu kalbul etmektir. Kanunun rücu dolayisiyle cezadan indirmeyi gerektirdiği bir halden, inkarla, ahlaki redaetinde ısrar eden münkiri faydalandırmanın düşünülemiyeceği derkardır. Türk Ceza Kanununun 289. maddesi hükmünden de rücuun bir bakımdan hakikati ifadeyi tazammun ettiği anlaşılmakta ve binaenaleyh sarih ve tereddütten ari şekilde beyanı 285. madde hükmü iktizasından bulunmaktadır. Netice :</p>
<p>İftira suçunda inkarın, rücu olarak ad ve kabul edilemiyeceğine 21 Ocak 1959 tarihinde ittifakla karar verildi.</p>
<p>YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 1957/12 ,Karar: 1959/3</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
<p><script type="application/ld+json">{"@context":"https://schema.org","@type":"FAQPage","mainEntity":[{"@type":"Question","name":"Nitelikli İftira Suçu Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Nitelikli iftira suçu işlenirken delil ve eser uydurma halinde oluşacaktır. Örneğin bir kişi hakkında suç işlemiş gibi ekran görüntüsü yaratarak dijital delil uyduran kişi iftira suçunun temel cezası olan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis suçu öngören temel ceza yarı oranına yarı oranında arttırım uygulanacaktır."}},{"@type":"Question","name":"Şikayete Tabi Midir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira suçu yalnız iftira atılan mağduru değil devletin kurum ve organlarını da mağdur ettiğinden iftira suçunda şikayet aranmaz. Bir kişiye iftira atıldığında iftira atılan kişi şikayetçi olmasa dahi iftira atan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kendiliğinden soruşturma başlatılabilir."}},{"@type":"Question","name":"Cezayı, Adli Para Cezasına Çevirmek Mümkün Müdür?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira suçuna yönelik verilen süreli hapis cezasının mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilmektedir. Bu durum somut olaya, dava kapsamına göre bilahare değerlendirilmektedir."}},{"@type":"Question","name":"İftira Atan Kişi Nereye Şikayet Edilir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira atan kişi gerçekleştirdiği suç teşkil eden eylemi nedeni ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etme sureti ile hakkında suç duyurusunda bulunulur. İftiraya uğrayan kişi bu şikayeti mutlaka uzman bir avukat yardımı ile yapmalıdır aksi halde şikayet hakkında sürecin doğru yönetilmemesi halinde en başta takipsizlik verilebilmekte bu nedenle de henüz baştan dava ölü doğmaktadır."}},{"@type":"Question","name":"Suç Uydurma ile İftira Arasındaki Fark Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Suç uydurma suçu ile iftira suçu çoğunlukla karıştırılmaktadır. Her iki suç da adliyeye karşı işlenen suçlar arasındadır. Her ne kadar suç uydurma suçu ile iftira suçu birbirine çok benzese de iftira suçunda gerçekten suç teşkil eden bir eylem bulunmakta iken suç uydurma suçunda suç hiç oluşmamaktadır. Bu ayrıma ek olarak iftira suçunda belirli bir kişiye suç atılırken suç uydurmada belli bir bireye suç isnat edilmez."}},{"@type":"Question","name":"İftira İle Yalan Tanıklık Yapmak Suç Mudur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hem iftira hem yalan tanıklık adliyeye karşı işlenen suç olarak ayrı ayrı düzenlenmiş ve ayrı cezalar öngörülmüştür. Yalan tanık resmi makamlarca bilgisine başvurulan konularda yalan söyleyerek adaletin tecelli etmesine engel olurken iftira suçunda belirli bir kimseye belirli bir suçu isnat etme durumu söz konusudur. Suç uydurma suçunun cezası 3 yıla kadar hapistir."}},{"@type":"Question","name":"Hakaret ile İftira Arasındaki Fark Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Hakaret suçu işlenirken bir kimsenin onur ve saygınlığı rencide edilmekte iftira suçuna ise suç atılmaktadır. Bu iki suçun oluşması somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Örneğin gerçekten katil olan birine katil demek hakaret suçuna sebebiyet verebilirken katil olmayan bir kişiye katil diyip hakkında resmi işlemlerin açılmasına sebebiyet vermek iftira suçuna vücut verecektir."}},{"@type":"Question","name":"Sosyal Medya Üzerinden Yapılan Paylaşımlarla İftira Suçu İşlenebilir Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Elbette. Günümüzde bilhassa sosyal medya üzerinden iftira suçu işlenmektedir. Sosyal medya araçlarının sağladığı iletişim kolaylığı nedeni ile haksız isnatta bulunmak çok daha kolay hale gelmekte olup iftira suçunun oluşumuna neden olmaktadır. Sosyal medya üzerinden iftira suçu işleyenler hakkında da 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir."}},{"@type":"Question","name":"İftira Suçu Memuriyete Engel Midir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira suçu işlemek devlet memurluğuna engel olabilir."}},{"@type":"Question","name":"Evli Kadına İftira Atmanın Cezası Nedir?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Evli kadına iftira atmak atılan iftiranın nev’ine göre değişmektedir. Örneğin eğer evli kadına yasak ilişkisinin olduğu yönünde iftira atılmaktaysa atılan bu iftira manevi tazminat davası için sebep teşkil etmektedir."}},{"@type":"Question","name":"İş Yerinde İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İş yerinde iftiraya uğrayan kişi atılan iftiranın nev’ine göre bir avukat yardımı ile hukuki işlem gerçekleştirmelidir. Zira atılan iftiranın özelliğine göre iftiraya bağlanacak sonuçlar değişmektedir."}},{"@type":"Question","name":"Asılsız Şikayet Çıkarsa Ne Olur?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Asılsız şikayetin tespit edilmesi halinde iftira atan aleyhine kendiliğinden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Asılsız şikayet hem iftira atılanı hem de resmi makamları mağdur ettiğinden dolayı şikayet aranmadan cezai süreç yürütülür. Ceza soruşturması neticesinde asılsız şikayette bulunan hakkında kamu davası açılır."}},{"@type":"Question","name":"Şikayetten Vazgeçilebilir Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftiraya uğrayan şikayetinden vazgeçebilir. Ancak işlenen suç adliyeye karşı işlenen bir suç olduğundan iftira atan hakkında kamu davası açılıp ceza verilebilir. İftira suçunda şikayetten vazgeçme her zaman hüküm doğurmaz. İftira suçunda korunan hukuki değer yalnız bireyin hakkı değildir."}},{"@type":"Question","name":"Gerçek Olayın Dile Getirilmesi İftira Suçuna Sebebiyet Verir mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Gerçekleşmiş bir olaya ilişkin bu olayın oluşumuna neden olan kişiler de gösterilmek suretiyle ihbar veya şikâyette bulunulması durumunda, hakaret veya iftira suçunun oluştuğundan söz edilemez. Bu kişiler yalnız en tabii hukuki haklarını kullanırlar."}},{"@type":"Question","name":"İftira Suçu Uzlaşma Kapsamında Mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira suçu uzlaşma kapsamına girmemektedir."}},{"@type":"Question","name":"İftira Suçu Şikayete Tabi Mi?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"İftira suçunun soruşturulması şikayete tabi değildir. İftira suçu işleyen fail hakkında re’sen soruşturma başlatılabilir."}},{"@type":"Question","name":"Delil Yetersizliğinden Beraat Halinde İftira Davası Açılır Mı?","acceptedAnswer":{"@type":"Answer","text":"Delil yetersizliği nedeni ile şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ya da sanık hakkında beraat kararı verilmesi halinde her ne kadar iftira suçundan şikayetçi olunabilirse de bu durum iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir."}}]}</script></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/iftira-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Silah Ticareti, Kaçakçılığı ve İmalatı Suçu ve Cezası 6136 Sayılı Kanun</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/silah-ticareti-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/silah-ticareti-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 22 Nov 2025 10:03:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[kurusıkıdan dönme silah]]></category>
		<category><![CDATA[silah ticareti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37916</guid>

					<description><![CDATA[Silah Ticareti, Kaçakçılığı ve İmalatı Suçu ve Cezası 6136 Sayılı Kanun Ülkemizde silah imalatı ve ticareti çok sıkı şartlara ve..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Silah Ticareti, Kaçakçılığı ve İmalatı Suçu ve Cezası 6136 Sayılı Kanun</h1>
<p>Ülkemizde silah imalatı ve ticareti çok sıkı şartlara ve gerekli izinlere tabidir ve bu nedenle silah ticareti suçu önemli bir suçtur.</p>
<p>Ateşli silah imalatı kamu kurumları (<a href="https://www.mke.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">Makine ve Kimya Endüstrisi AŞ MKE</a>) ve gerekli izinleri alan özel tüzel kişileri (Canik, Tisaş, Sarsılmaz, Özyurt) tarafından yapılabilmektedir.</p>
<p>Ateşli silahlar, İçişleri Bakanlığı veya Milli Savunma Bakanlığı gibi yetkili kurumlarca denetlemeye tabidir.</p>
<p>Ülkemizde silah imalatı için alınması gereken izinler, 5201 sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silah, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler (ör. 91/1779 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik) çerçevesinde düzenlenir.</p>
<p>Silah imalatı için gereken esas izin <a href="https://www.msb.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">Milli Savunma Bakanlığı </a>(MSB) tarafından verilen Savunma Sanayii Güvenlik Üretim İzin Belgesi&#8217;dir.</p>
<p>Silah ticareti için de silah imalatı gibi özel izinler aranmaktadır. Silah ticareti için İçişleri Bakanlığı’na veya ilgili valilik/kaymakamlıklara başvurarak silah satış izni alınır. Bu iznin alınması için adli sicil kaydı, iş yeri ruhsatı, güvenlik sertifikaları ve teknik yeterlilik belgeleri gibi belgelerin bulunması gereklidir.</p>
<p>Yukarıda bahsi geçen Kanun ve yasal düzenlemelere uygunluk göstermeden imalat yapanlar, satış ve ticaretini yapanlar, satış yapma gayesi ile bulunduranlar ve ülkeye hukuka aykırı şekilde silah sokanlar &#8211; kaçakçılık yapanlar <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> ilgilisi olup 6136 Sayılı Kanun kapsamında cezalandırılırlar.</p>
<h1>SİLAH TİCARETİ SUÇU CEZASI</h1>
<table border="1" cellspacing="0" cellpadding="8">
<tbody>
<tr>
<td>Ateşli silahları ya da ateşli silah parçalarını yurt dışından ülkeye sokma, sokmaya teşebbüs etme,<br />
aracılık etme, nakliyesini sağlama, satma ya da satıcılığa aracılık</td>
<td>5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ve 500 günden 5000 güne kadar adli para cezası</td>
</tr>
<tr>
<td>Bu suçların iki ya da daha fazla kişi ile birlikte işlenmesi hali</td>
<td>8 yıldan 15 yıla kadar hapis ve 1500 günden 5000 güne kadar adli para cezası</td>
</tr>
<tr>
<td>Bu suçların suç işleme amacı ile kurulan bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi hali</td>
<td>Esas ceza miktarı bir kat artırılır</td>
</tr>
<tr>
<td>Suç konusu silahların tüfek, seri ateşli, tam otomatik, dürbünlü, susturuculu<br />
veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca olması hali</td>
<td>Ceza yarı oranda artırılır</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>Söz konusu suçun ve cezalarının düzenlendiği tam madde metnine göre:</p>
<h2><strong>Ülkeye Silah Sokma, Silah İmalatı, Taşıma, Taşımaya Aracılık, Satma, Satmaya Aracılık Veya Bu Satmaya Aracılık Veya Bu Satma Amacıyla Bulundurma</strong></h2>
<h3><strong>6136 Sayılı Kanun</strong></h3>
<p><strong> Madde 12</strong></p>
<p>Her kim bu Kanunun kapsamına giren ateşli silahları, bunlara ait mermileri veya bunlara ait namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları ülkeye sokar veya sokmaya kalkışır veya bunların ülkeye sokulmasına aracılık eder veya bunları 29/6/2004 tarihli ve 5201 sayılı Harp Araç ve Gereçleri ile Silâh, Mühimmat ve Patlayıcı Madde Üreten Sanayi Kuruluşlarının Denetimi Hakkında Kanun hükümleri dışında ülkede yapar</p>
<p>Veya bu suretle ülkeye sokulmuş ve ülkede yapılmış olan ateşli silahları veya mermileri ya da namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaları bir yerden diğer bir yere taşır veya yollar veya taşımaya bilerek aracılık eder, satar veya satmaya aracılık ederse veya bu amaçla bulundurursa beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden <strong>beşbin güne kadar adlî para cezasıyla</strong> cezalandırılır.</p>
<p>Birinci fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında <strong>sekiz yıldan onbeş yıla kadar</strong> hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.</p>
<p>Birinci fıkradaki fiillerin, suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar <strong>bir kat</strong> artırılır.</p>
<p>Ateşli silahın tüfek veya seri ateşli kısa sürede çok sayıda ve etkili biçimde mermi atabilen tam otomatik, dürbünlü, susturuculu veya hedef noktalayıcı aparat takılı tabanca veya bu fıkrada sayılanların benzerleri olması ya da bu niteliği taşımayan ateşli silahlar veya her türlü mermilerin veya namlu, sürgü, gövde, çerçeve, silindir, mekanizma başı, çıkarıcı, tırnak, ateşleme iğnesinden oluşan ana veya balistik önemi haiz parçaların miktar bakımından vahim olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezalar <strong>yarı oranında artırılarak</strong> hükmolunur.</p>
<p>Dördüncü fıkrada niteliği belirtilen ateşli silahlar ile benzerlerinin miktar bakımından vahim olması halinde birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda yazılı cezalar <strong>bir kat</strong> artırılarak hükmolunur.</p>
<p>Ek fıkra:21/11/2024-7533/11 md. Kurusıkı tabir edilen ses veya gaz fişeği ya da benzerlerini atabilen silahı, teknik özelliklerinde değişiklik yaparak bu Kanun hükümlerine tabi silah haline dönüştürmek eylemi, 5201 sayılı Kanun hükümleri dışında yapılmış üretim olarak kabul edilir ve bu madde hükümlerine göre cezalandırılır. Dönüştürülen silahın sayı ve nitelik bakımından vahim olmaması halinde verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar indirilir.</p>
<h3>Kurusıkıdan Dönme Silahın Cezası Ne Kadardır?</h3>
<p>Kurusıkı diye tabir edilen yalnız barut doldurulmuş ve ses çıkarması amacı ile kullanılan silahların ateşli silahlar gibi zarar verecek şekilde dönüşüme uğratılması öteki deyimle ses ve gaz fişeği atabilen silahların ateşli silaha dönüştürülerek imalatının sağlanması ya da satılması yasaktır.</p>
<p>Bu yasağa uyulmaması halinde 5729 Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun&#8217;un 4. Maddesi gereği bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>Ayrıca güncel olarak 6136 Sayılı Kanun&#8217;a 2024 yılında getirilen ek fıkra ile kurusıkı tabancaların vasfında değişiklik yapılması halinde suç konusu eylem silah imalatı kapsamına girerek beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülmüştür.</p>
<h3>Mermi Satmanın Cezası Nedir?</h3>
<p>Mermi satmak, mermi kaçakçılığı yapmak da 6136 Sayılı Kanun&#8217;un 12. Maddesinde düzenlenen yasal düzenlemeye tabi olup cezanın esas hali beş yıldan oniki yıla kadar hapis ve beşyüz günden beşbin güne kadar adli para cezasıdır.</p>
<p><strong>Mermi bulundurma cezası &#8211;</strong> Ancak fail satma ve ticaretini yapma amacı gütmeden yalnızca bulundurursa mahkeme tarafından bu husus dikkate alınarak 12. Madde gereği değil daha hafif bir ceza öngören 13. Madde gereği cezalandırılmalıdır. Bu maddeye göre sanık iki yıldan dört yıla kadar hapis ve yüz günden beşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.</p>
<p>Bir Yargıtay kararında &#8221;mermi alım satımı, madde kapsamında değerlendirilmeyecek, sanığın yalnız silah bulundurması, suça konu silahı satmaya çalıştığına dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması halinde hakkında 13/1 maddesi gereğince hüküm kurmak gerekmektedir denmiştir.</p>
<h2>Silah Ticareti Kaçakçılığı ve İmalatı Hakkında Yargı Kararları</h2>
<ul>
<li>Bir adet silahla yakalan ve 125 adet mermi satan sanık hakkında 6136 Sayılı Kanun madde 13/1 maddesi gereğince ceza uygulaması yapılırken alt sınırdan uzaklaşılması gerekir.</li>
</ul>
<p><strong>Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2014/37049 Esas, 2015/15765 Karar, 06/04/2015 Tarih</strong></p>
<ul>
<li>Uzunluğu 71.8 cm olan tüfek ile ilgili tüfek uzunluğunun 50 cm&#8217;i geçmesi nedeni ile BERAATİNE karar verilmesi gerekirken 6136 Sayılı Kanun&#8217;dan mahkumiyetine karar verilmesi yasaya aykırıdır.</li>
</ul>
<p>&#8221;6136 Sayılı Yasanın 4/3 . Madde ve fıkrasına göre yivsiz tüfeklerin bu yasa hükümlerine tabi bulunmadığı,; öte yandan Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik&#8217;in 2. Maddesinin f bendinde tabanca tanımı yapılırken &#8221;tam otomatik olmamak şartıyla namlu uzunluğu fişek yatağı hariç 30 cm&#8217;yi ve tüm uzunluğu 50 cm&#8217;yi geçmeyen ateşli silahlar&#8221;dan söz edildiği dosyada mevcut ekspertiz raporunda toplam uzunluğunun 71.8 cm olduğu belirtilen dava konusu silahın anılan hükümler uyarınca 6136 sayılı kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek sanığın unsurları oluşmayan atılı suçtan BERAATİNE karar verilmesi gerekir iken mahkumiyet hükmü kurulması yasaya aykırı</p>
<p><strong>Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/11818 Esas, 2013/26578 Karar, 06/11/2013 Tarih</strong></p>
<ul>
<li>Sanığın, İzmir’de oturup o sırada Trabzon´da bulunan yeğeni ile, kendisinden satmak için silah isteyen sanığa dava konusu silah ve mermileri İzmir’e gönderme biçiminde oluşan eylemlerinde teşekkülün koşullurı bulunmaz. Toplu halde silah kaçakçılığı suçu oluşur.</li>
</ul>
<p>Dosya üzerinde yapılan incelemede; Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak, 1- 6136 sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen teşekkülün varlığından sözedebilmek için aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı eylemleri işlemek amacıyla iki veya daha fazla kişinin önceden anlaşıp birleşmeleri ve bu birleşmenin organize suç amacıyla örgütlenme, yerleşik bir disiplin ve iş bölümünü içermesi ve eylemleri sürekli biçimde sürdürmeleri gerekmekte olup,</p>
<p>Olayımızda ise firari sanık Ali&#8217;nin Trabzon&#8217;dan yeğeni olan ve İzmir&#8217;de ikamet edip, o sırada Trabzon&#8217;da bulunan sanık Yusuf oğlu, Ali ile kendisinden satmak için silah isteyen sanık Mehmet&#8217;e dava konusu silah ve mermileri İzmir&#8217;e gönderme biçiminde oluşan eylemlerinde teşekkülün yukarıda açıklanan koşullarının bulunmadığı, bu eylemlerinin 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrasında öngörülen toplu halde silah kaçakçılığı suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde teşekkülden hüküm kurulması bozma nedeni olmuştur.</p>
<p><strong>Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi Esas: 2000/21368 Karar: 2000/16724 Tarih: 16.10.2000</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/silah-ticareti-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şiddet Mağdurları İçin Barodan Ücretsiz Hukuki Destek</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/ucretsiz-avukatlik-ve-hukuki-destek-hatti/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/ucretsiz-avukatlik-ve-hukuki-destek-hatti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 15:28:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37872</guid>

					<description><![CDATA[Bu yazımız fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalan, ihmal ve istismara uğrayan, fuhuşa veya pornografiye maruz bırakılan kadın,..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımız <strong>fiziksel, psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddete maruz kalan, ihmal ve istismara uğrayan, fuhuşa veya pornografiye maruz bırakılan kadın, çocuk ve LGBTİQ+</strong> bireylerin hukuki destek ihtiyacına özel hazırlanmıştır.</p>
<p>Günümüzde ülkemizde avukatın ücretsiz dava alarak meslektaşları ile haksız rekabete girişmesi disiplin suçuna sebebiyet vermektedir. Avukatın çok kısıtlı şartlar altında ücretsiz dava alması gündeme gelmekte ve bu husus için de mensubu olduğu baroya bilgi vermesi gerekmektedir.</p>
<p>Ankara Barosu tarafından Türkiye’de eşi benzeri görülmeyecek biçimde şiddet mağdurlarına özel proje kapsamında hukuki destek sağlanmaktadır. 2011 yılında kurulan Gelincik Projesi adı verilen bu proje ile kadına yönelik şiddetin önlenmesi, şiddetin önlenmesi için kadının adalete erişiminin kolaylaştırılması, şiddete uğrayan kadının hukuki makamlar nezdinde haklarını araması amaçlanmaktadır.</p>
<p>Gelincik Projesi’ni yürüten Gelincik Merkezi alanında uzman, özel eğitim görmüş avukatlardan oluşmaktadır. Gelincik Merkezi’nde aynı zamanda uzman psikologlar aracılığı ile şiddet mağdurlarına ücretsiz psikolojik destek de sağlanmaktadır.</p>
<p>Hacettepe Üniversitesi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın birlikte yürütmüş olduğu bu alanda en kapsamlı çalışma olarak gösterilen bir saha araştırması ile şiddete maruz kalan kadınların oranı % 36 olarak belirlenmiştir. Şiddet türleri tasnifi yapıldığında ise oranlar şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>Fiziksel şiddet % 36</li>
<li>Cinsel şiddet % 12</li>
<li>Hem cinsel hem de fiziksel şiddet % 38</li>
</ul>
<p>Türkiye cinsiyet eşitliği konusunda World Economic Forum verilerine göre (<a style="color: #b8957e;" href="https://www.bbc.com/turkce/articles/cd1lvy6977no)" target="_blank" rel="noopener">https://www.bbc.com/turkce/articles/cd1lvy6977no)</a> 146 ülke arasında 129&#8217;uncu sırada yer almakta. Ülkemizde her yıl yüzlerce kadın cinayeti işlenmekte bunların %60’ından fazlası ile kadınların en güvende olması gereken evlerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle kadına yönelik şiddet bizler için büyük bir toplumsal sorun teşkil etmektedir.</p>
<p>Kadınların ekonomik özgürlüğe sahip olamaması ya da ekonomik şiddet görmesi nedeni ile hukuki ihtiyaçların karşılanması kadınlara sahip oldukları haklar konusunda rehberlik edilmesi büyük önem arz etmektedir.</p>
<p>Gelincik Merkezi ile şiddet gören mağdurların 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanması, yasal düzenlemeler kapsamında haklarının anlatılması, eğitimler verilmesi ve mevcut mevzuatın uygulanması sağlanmaktadır.</p>
<p><strong>Türkiye’nin dört bir yanından şiddet mağdurları alanında uzman avukatlar aracılığı ile bilgi almak için ALO Gelincik Merkezi’ne 444 43 06 nolu telefondan 7 gün 24 saat ulaşabilmektedir.</strong></p>
<p>Gelincik Merkezi uzman avukatları Ankara’dan kendilerine ulaşan şiddet mağdurlarına mesai saatleri içinde nöbet sistemi ile yüzyüze desteklerini şu noktalarda vermektedir:</p>
<ul>
<li>Ihlamur Sokak Ankara Barosu Eğitim Merkezi (ABEM) Gelincik Bürosu</li>
<li>Sincan Adliyesi 2. kat bulunan Gelincik Bürosu</li>
</ul>
<p>Ancak yüz yüze görüşme imkanı bulunmayan şiddet mağdurları Türkiye’nin her yerinden 444 43 06 numaralı hat ile nöbetçi uzman avukata ulaşabilmekte ve rehberlik alabilmektedir.</p>
<p>Ankara’da bulunan şiddet mağdurları ayrıca Anafartalar Mah. Atatürk Cad. No: 14/16 (Gençlik Parkı İçi) Altındağ ‘da bulunan Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Kadın Danışma Merkezi’ne de başvurabilirler. Kadın Danışma Merkezi’nin irtibat numarası: 0312 507 37 60</p>
<p>Gelincik Merkezi’nin elektronik posta adresi : <a style="color: #b8957e;" href="mailto:gelincik@ankarabarosu.org.tr">gelincik@ankarabarosu.org.tr</a></p>
<p>Gelincik Merkezi</p>
<ul>
<li>Fiziksel, ekonomik, psikolojik şiddete maruz kalan</li>
<li>Şiddet uğrama tehlikesi altında olan</li>
<li>Israrlı takibe maruz kalan</li>
<li>Çocuk istismarına maruz kalan mağdurlara</li>
</ul>
<p>Rehberlikte bulunarak hukuki destek ve travmaya ilişkin psikososyal destek verirken</p>
<ul>
<li>Sığınma evine yönlendirme</li>
<li>Maddi yardım ve sosyal haklar konusunda bilgilendirme</li>
<li>Çalışma hayatına katılım için yol göstericilik görevi üstlenmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>ŞİDDET MAĞDURLARININ HUKUKİ İHTİYAÇLARI İÇİN BAĞIŞ</strong></p>
<p>Ankara Barosu Gelincik Merkezi tarafından oluşturulan Gelincik Fonu aracılığı ile bağış toplanabilmekte ve toplanılan bu bağışlar vasıtası ile daha çok şiddet mağduruna hukuki destek sağlanabilmektedir.</p>
<p>Turkcell ve Vodafone hatlarınızdan BAĞIŞ yazıp 4306’ya göndererek 20 TL bağış yapabilir daha fazla şiddet mağdurunun hukuki yardım almasına destek olabilirsiniz.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/ucretsiz-avukatlik-ve-hukuki-destek-hatti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sigortasız İşçi Çalıştırma</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sigortasiz-isci-calistirma/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sigortasiz-isci-calistirma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Oct 2025 05:05:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[sigortasızişçiçalıştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37869</guid>

					<description><![CDATA[SİGORTASIZ İŞÇİ ÇALIŞTIRMA İş sözleşmesinin taraflarından olan işçi diğer taraf olan işverene karşı oldukça güçsüz bir konumdadır. Bu nedenle devlet..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>SİGORTASIZ İŞÇİ ÇALIŞTIRMA</h1>
<p>İş sözleşmesinin taraflarından olan işçi diğer taraf olan işverene karşı oldukça güçsüz bir konumdadır. Bu nedenle devlet güçsüz konumda olan işçiyi korumak için işçiye sigorta yaptırılması ve benzeri hususları zorunlu kılmıştır. Sigortasız işçi çalıştırma çok önemli bir hukuki mesele olduğundan sürecin iş hukuku alanında çalışan avukat ile birlikte yürütülmesi gerekir.</p>
<p>Sigortalılık yani sosyal güvenlik hakkı temel bir insan hakkı olup <a href="https://www.anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/" target="_blank" rel="noopener">Anayasa</a>mızın 2. maddesinde devletin sosyal bir hukuk devleti olduğu 60. maddesinde ise <em>‘’Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar.’</em>’ şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Ayrıca sigortasız işçi çalıştırma kayıt dışı ekonomiye neden olması nedeniyle de belirli yaptırımlar öngörülmüştür.<br />
Sigortalı, <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2006/06/20060616-1.htm" target="_blank" rel="noopener">5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu</a>’nun 3.maddesinde düzenlenen tanıma göre ‘’kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kılları bakımından adına prim ödenmesi gereken kişi’’ anlamında gelmektedir. Sigortalı; çalışmaya, mesleki eğitime veya staja başlaması ile sigortalı hak ve yükümlülükleri başlar.</p>
<p>İşveren, işçi işe başlamadan önce yasal giriş yapmak Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirimde bulunmak zorundadır. Bu zorunluluk  <a href="https://ilbarshukukburosu.com/is-hukuku/">İş Hukuku</a> temel prensiplerindendir. Buna rağmen işe giriş bildirgesi verilmeyen işçiler hakkında sigortasız işçi çalıştırma nedeniyle cezalar gündeme gelecektir.</p>
<p>Birçok Yargıtay kararında iş sözleşmesinin imzalandığı tarih değil fiili işe başlama süresinin sigortalılık başlangıcı olması gerektiği yönünde görüştedir. Geç bildirimin yapılması halinde de bildirge verilmeyen süreler için aynı miktarda idari para cezası verilir.</p>
<h2>Sigortasız İşçi Çalıştırmanın Cezası 2026</h2>
<p>2026 yılı için güncellenmiş sigortasız işçi çalıştırma cezaları şu şekildedir:</p>
<ul>
<li>1 ay Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası 2 Brüt Asgari Ücret ; Güncel ceza miktarı 33.030 x2 = <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #ff0000;">66.060</span></strong> TL</span></li>
<li>İşverenin işçiyi 1 yıl boyunca sigortasız çalıştırdığı tespit edilirse brüt asgari ücretin 38 katı kadar ceza kesilir. Güncel olarak 2026 yılı için bu ceza miktarı<span style="color: #ff0000;">  <strong>1.255.140</strong> <span style="color: #000000;">TL</span></span><span style="color: #000000;">’</span>dir.</li>
<li>İşe Giriş Bildirgesini Vermeyen İşverenlere Her Bir Sigortalı İçin 1 Asgari Ücret Tutarında Para Cezası 2026 yılı için 33.030 TL</li>
<li>İşe Giriş Bildirgesinin Verilmemesi Mahkeme Kararıyla ya da Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Tarafından Yapılan Kontrollerde veya Başkaca Bir Kamu Kurumu, Banka ve İdareler Tarafından Tespit Edilmesi Halinde Her Bir Sigortalı İçin 2 Asgari Ücret Tutarında İdari Para Cezası</li>
<li>Tekrarının 1 Yıl İçinde Aynı Şekilde Tespiti Halinde 5 Asgari Ücret Tutarında yani <strong>165.150</strong> TL İdari Para Cezası verilir.</li>
</ul>
<p>Sigortasız işçi çalıştırmaya ilişkin yasal dayanak <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5510&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu</a> madde 102’dir:</p>
<p><em>a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için <strong>asgari ücret tutarında</strong> idari para cezası uygulanır.</em></p>
<p><em>2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için <strong>asgari ücretin iki katı tutarında</strong> idari para cezası uygulanır.</em></p>
<p><em>3) İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendinde sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için <strong>asgari ücretin beş katı tutarında</strong> idari para cezası uygulanır.</em></p>
<h2>Sigortasız İşçi Çalıştırma Nasıl Şikayet Edilir?</h2>
<p>Sigortasız işçi çalıştırma Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na yapılacak bir şikayet dilekçesi ile ihbar edilebileceği gibi Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Hayatı İletişim Merkezi İrtibat Hattı olan Alo 170 aranarak da şikayet edilebilir.</p>
<h3>Cezanın Geriye Dönük Uygulanması</h3>
<p>Sigortasız işçi çalıştırmaya yönelik para cezaları 10 yıl geriye dönük olarak düzenlenebilmektedir. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesine göre bu Kanununla düzenlenen <strong>idari para cezaları için zamanaşımı süresi 10 yıldır.</strong></p>
<h2>Sigortasız İşçi Çalıştırmada İspat ve Şikayet Süreci</h2>
<p>Sigortasız işçi çalıştırma SGK denetimleri ve her türlü delille ispat olunabilir. SGK denetimleri esnasında tutulan tutanaklar yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Fiili Hizmet Tespiti:</strong> Sosyal Güvenlik Kurumu müfettişleri ve denetmenlerinin yapacakları tespit işyerinde eylemli olarak çalışanları görmesi ile fiili hizmet tespiti ispatlanabilir.</li>
<li><strong>Kaydi Hizmet Tespiti:</strong> Tespiti ücret tediye bordrosu, şirket defterleri,faturalar, gider pusulası, sevk irsaliyesi, satış fişi ve başkaca belgelerle kayden hizmet tespiti ispatlanabilir.</li>
<li><strong>Kamu Kurum ve Kuruluşlardan Alınan Belgelerle Hizmet Tespiti:</strong> Soruşturma denetim ve incelemelerle işçinin çalıştırıldığına dair kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerle tespit edilebilir.</li>
<li><strong>Dava Yoluyla Hizmet Tespit:</strong> İşçi, işverene karşı açacağı hizmet tespit davası ile haklılığını senet, belge, maaş dekontu, tanık, uzman görüşü, keşif gibi delillerle ispatlayabilir.</li>
</ul>
<h2>Sigortasız işçi çalıştırmada zamanaşımı</h2>
<p>İşçi, çalıştığı hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde iş mahkemesine başvurmalıdır. Bu 5 yıllık sürenin geçmesi halinde işçi iddialarını şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlasa dahi dava reddedilecektir.</p>
<p>Örneğin 03/02/2021 tarihinde işten ayrılan işçi en geç 31/12/2026 tarihinde sigortalılığının tespiti için dava açmalıdır.</p>
<p>Sigortasız çalışmaya ilişkin dava hakkı olarak 5 yıllık süre öngörülmüş olsa da bu süre kısıtlamasının yargı yerlerinin görüşleri ışığında bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnalar:</p>
<ul>
<li>Müfettiş durum tespit tutanağı ya da tahkikat raporlarıyla çalışma tespit edilmesi</li>
<li>Asgari işçilik incelemesi neticesinde işverenden sigortalının primleri Kurumca icra yoluyla tahsil edilmesi</li>
<li>İşveren imzalı ücret tediye bordrosunda sigortalıdan sigorta primi kestiğini açıkça gösterdiği halde sigorta primini Kuruma yatırmaması</li>
<li>İşe giriş bildirgesi Kuruma süresinde verilmiş; fakat bordrosu ve primi SGK&#8217;ya verilmemişse</li>
<li>İşçilik hakları tazminatlarına (ihbar, kıdem tazminatı, ücret alacağı gibi ) ilişkin aynı döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan ilam niteliğinde belgelerin bulunması</li>
</ul>
<h2>Sigortasız İşçi Çalıştırmada Tazminat Davaları</h2>
<p>Sigortasız çalıştırılan işçi kıdem, fazla çalışma gibi tüm tazminat haklarına hak kazanır. Sigortasız işçi çalıştırma işçi açısından haklı nedenle fesih sebebidir. Fesihle birlikte işçi tüm tazminat istemleri için işverene dava açabilir.</p>
<h2>Hizmet Tespit Davası</h2>
<p>Hizmet Tespit Davası sigortasız çalışan işçinin sigortalılık hakkını kazanmasına ve tazminat istemlerinde bulunmasına yarayan bir iş davasıdır. Ayrıntılı bilgi için : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/hizmet-tespit-davasi/"><strong>Hizmet Tespit Davası</strong></a></p>
<h2>Sigortasız İşçi İş Kazası</h2>
<p>Sigortasız çalışan işçi de sigortalı çalışan işçi gibi iş kazasından doğan tazminat haklarına sahiptir. Sigortasız işçinin iş kazası geçirmesi halinde işçi eğer yaralandı ise şu tazminatlara hak kazanır:</p>
<ol>
<li><strong>Geçici İş Göremezlik Tazminatı (Gelir Kaybı)</strong> :İşçinin tedavi gördüğü ve kaza nedeni ile çalışamadığı süreçte kazanç mahrumiyeti tazminatıdır. SGK&#8217;nın ödediği &#8216;ilk peşin sermaye değeri&#8217; gibi ödemeler bu tazminattan mahsup edilir.</li>
<li><strong>Sürekli İş Göremezlik (Maluliyet) Tazminatı:</strong> Çalışanın iş kazası nedeni ile vücudunda kalıcı hasar meydana gelirse malul kaldığı yüzdelik beden hasarı üzerinden ileriye dönük hesaplanan tazminattır.</li>
<li><strong>Tedavi, Bakım ve Diğer Giderler:</strong> İşçinin iş kazası nedeniyle ödemek durumunda kaldığı ve SGK tarafından karşılanmayan ameliyat, tedavi, muayene, fizik tedavi, kalış ücreti, protez gibi ücretlerin geri alınması amacıyla açılan tazminat davasıdır.</li>
<li><strong><span class="citation-99 citation-end-99">Bakıcı Gideri:</span></strong><span class="citation-99 citation-end-99"> İşçinin iş kazası geçirdikten sonra bakıma ihtiyaç duyması sebebiyle istenebilen bir tazminat türüdür. Bakıcı giderleri için illa ki profesyonel bir bakıcı tutulmasına gerek olmayıp işçinin ailesi bakımını karşılasa bile bu tazminat alınabilir. Ancak aile bireylerinin bakım yapması halinde hesaplanan bakıcı gideri tazminatına %20 ila %30 oranında indirim yapılır. </span></li>
<li><strong>Manevi Tazminat: </strong>İş kazası geçiren işçi yaşamış olduğu kaza nedeni ile manevi dünyasında acı, elem ve psikolojik tahribat  hisseder. Bu manevi tahribatın tazmin edilmesi amacıyla kişide kalıcı maluliyet kalmasa bile manevi tazminat açılabilir.</li>
</ol>
<p>Eğer sigortasız işçi vefat etti ise yakınları şu tazminatlara hak kazanır:</p>
<ol>
<li>Destekten Yoksun Kalma Tazminatı</li>
<li>Cenaze ve Tedavi Giderleri</li>
<li>Manevi Tazminat</li>
</ol>
<h2>Sigortasız İşçi Çalıştırma Örnek Şikayet Dilekçesi</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>Ankara Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına</strong></p>
<p>Şikayet Eden: Hakkı Arayan TC Kimlik No: 2568456955</p>
<p>Vekili : Avukat İrem İlbars</p>
<p>Konu: Sigortasız çalışmaya ilişkin şikayetlerimizin sunumudur.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Açıklamalar</strong></p>
<p>Müvekkil Hakkı Arayan 02/11/2023 ve 03/01/2026 tarihleri arasında Karanlık Aydınlatma Limited Şirketi’nde fiili olarak çalışmasına sigortalılığa hak kazanmasına rağmen işveren tarafından sigorta kaydı yapılmamıştır.</p>
<p>Bu nedenle işbu işveren hakkında sigortasız işçi çalıştırma nedeni ile iş ve sosyal güvenlik mevzuatı gereği idari para cezası verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Konuya ilişkin delillerimiz dilekçemiz ekindedir.</p>
<p>Gereğinin yapılmasını arz ve talep ederiz.</p>
<p>Şikayet Eden Vekili</p>
<p>Av. İrem İLBARS</p>
<p>Ekler: Maaş ödeme dekontu</p>
<h3>Sıkça Sorulan Sorular</h3>
<h3>Sigortasız Çalışıyorum, Ne Yapmalıyım?</h3>
<p>Sigortasız çalışan işçi ilk etapta bu durumun düzeltilmesi yönünde talebini derhal işverene bildirmelidir. İşverenin bu talebe karşılık sigorta kaydı yapmaması halinde işçi iş hukuku alanında çalışan avukat vasıtası ile hizmet tespit davası açmalıdır.</p>
<h3>Sigortasız İşçi Çalıştırma Durumunda İşçilerin Hakları Nelerdir?</h3>
<p>Sigortasız çalışan haklı nedenle fesih hakkına sahip olduğu gibi iş sözleşmesini sona erdirerek tüm tazminat haklarını talep edebilir. Kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti gibi ücretlerin yanı sıra primlerinin tamamlanması için hizmet tespit davası açabilir.</p>
<h3>Sigortasız Çalışan İşçi Ne Kadar Tazminat Alır?</h3>
<p>Sigortasız çalışan işçi hizmet tespit davası ile sigortalılığını sağlayabilir ve tazminat davası ile alacaklarına hak kazanır. Her işçinin çalışma süresi özel olduğundan bu tazminat miktarı da ayrıca hesaplanır. Bu hesap dava sürecinde hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleştirilir.</p>
<h3>1 Ay Sigortasız İşçi Çalıştırmanın Cezası Ne Kadardır?</h3>
<p>1 Ay Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası 2 brüt asgari ücret olup bu miktar güncel olarak 66.060 TL’dir.</p>
<h3>1 Günlük Sigortasız İşçi Çalıştırmanın Cezası Nedir?</h3>
<p>İşçinin sigortasız 1 gün dahi çalıştırılması yasal değildir. Bu nedenle 1 gün sigortasız çalışma halinde de idari para cezası verilmektedir.</p>
<h3>Emekli Çalışanların Sigortasız Çalıştırılması Durumunda Ne Olur?</h3>
<p>Emekli çalışanın sigortasız çalışması halinde işverene her ay için brüt 2 asgari ücret tutarında yani 66.060 TL para cezası kesilir.</p>
<h3>Sigortasız Çalışması Halinde İşçiye Herhangi Bir Ceza Uygulanır Mı?</h3>
<p>Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 12. maddesi gereğince işçi işe başladığını en geç 1 ay içinde SGK’ya bildirir. Ancak sigorta giriş bildirgesinin verilmesi işverene ait bir sorumluluk olduğundan sigortasız çalışan işçiye ceza verilmez.</p>
<h3>Eski İşyerim Sigortamı Yatırmamış, Ne Yapmalıyım?</h3>
<p>Emeklilik gibi temel insan haklarından yoksun kalmamak için eski işverene karşı avukat yardımı ile dava açılması gerekir.</p>
<h3>Sigortasız Çalışan İşçi, Kıdem Tazminatı Alabilir Mi?</h3>
<p>Evet, sigortasız çalışan işçi de kıdem tazminatı için aranan şartların bulunması halinde kıdem tazminatına hak kazanacaktır.</p>
<h3>Sigortasız Çalışan İşçi, İşsizlik Maaşından Yararlanabilir Mi?</h3>
<p>İşsizlik maaşı alabilmek için işçinin sigortası yapılmamış da olsa çalıştığını ispat etmesi gerekir. Böylelikle işsizlik maaşı yararlanma hakkına sahip olabilir.</p>
<h3>Sigortasız İşçi Çalıştırmada Ceza Miktarını Etkileyen Faktörler Nelerdir?</h3>
<p>Para cezası miktarı işverenin kaç işçiyi ne kadar süre çalıştırdığına bağlı olarak değişmektedir.</p>
<h3>Çalıştığım Şirket Sigortamı Yatırmamakla Tehdit Ediyor, Ne Yapabilirim?</h3>
<p>Bu durumda avukat aracılığı ile sigortanın yasal zorunluluk olduğunu belirtir şekilde ihtar çekip aksi halde yasal yollara başvuracağınızı bildirmeniz gerekir.</p>
<h3>Deneme süresinde sigorta yapılır mı?</h3>
<p>Deneme süreleri de çalışma yapılması nedeni ile sigortalılık gerektirmektedir bu nedenle çalışanın deneme süresinde sigortasının yapılması zorunludur. Çalışan 1 gün çalışsa dahi mutlaka sigorta yapılmalıdır.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sigortasiz-isci-calistirma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Şirket Avukatı; Seçim Yaparken Bilmeniz Gerekenler &#8211; 2026</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Oct 2025 17:40:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[şirketavukatı]]></category>
		<category><![CDATA[şirketlerhukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37862</guid>

					<description><![CDATA[Şirket Avukatı: Seçim Yaparken Bilmeniz Gerekenler Birçok tacirin zihninde &#8216;şirket avukatı ne iş yapar?&#8217; , &#8216;doğru avukatı nasıl bulurum?&#8217; ,..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Şirket Avukatı: Seçim Yaparken Bilmeniz Gerekenler</h1>
<p>Birçok tacirin zihninde &#8216;şirket avukatı ne iş yapar?&#8217; , &#8216;doğru avukatı nasıl bulurum?&#8217; , &#8216;şirket avukatı seçerken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir&#8217; gibi sorular yer almakta. Bir limited şirket ya da anonim şirket sahibisiniz ve hukuki ihtiyaçlarınızın karşılanması için avukat ihtiyacınız hasıl oldu. Bu durumda doğru avukat seçimi yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiği yazımızın devamında ayrıntılı şekilde açıklanmakta.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #333333;">Öncelikle bulunduğunuz şehirden bir avukat ile çalışmanız son derece lehinize olacaktır. Ülkemizde şirket yoğunluğunun büyük kısmı İstanbul ve Ankara&#8217;da bulunmaktadır. Şirketiniz Ankara’da faaliyet gösteriyorsa <span style="text-decoration: underline;"><a style="color: #333333;" href="https://ilbarshukukburosu.com/">Ankara’da bir şirket avukatı </a>ya da hukuk bürosu i</span>le sözleşme yapılması birçok açıdan avantaj sağlayacaktır. Zira şirket ve avukat tüm uyuşmazlıkların üstünden geçildiği rutin toplantılar ya da uyuşmazlık temelli toplantılar gerçekleştirmek, seçilecek hukuki yollar hakkında istişare etmek gereği duyar. Şirketinizin avukatı sizinle aynı şehirdeyse fiziksel engeller büyük oranda çözülmüş olur. Ancak bu demek değildir ki başka şehirlerden avukatlarla çalışamazsınız.</span></p>
<h2>1-Şirket Avukatı İçin Ne Kadar Ödeme Yapmalıyım? 2026 Güncel</h2>
<p>Avukatlık ücretleri için belirlenen rakamlara gelmeden önce şirket ile yapılan avukatlık sözleşmelerinin öteki anlatımla anlaşma ve ödeme ve çalışma metodunun üçe ayrıldığından bahsetmek isterim.</p>
<h3>1- Bağımsız Şirket Avukatı</h3>
<p>İlki sözleşmeli olmayan yani dava başı/ iş başı ödeme yapılan avukatlık sözleşmesi : Bu şekliyle sahip olduğunuz her bir dava ya da uyuşmazlık için bilahare ödeme yaparsınız. Bu şekilde çalışmalarda ücretlere genel danışmanlık ücreti giydirilmediği için vermiş olduğunuz iş haricinde yönelteceğiniz sorular için kapsamlı cevap alamayabilirsiniz.</p>
<h3>2- Sözleşmeli Şirket Avukatı</h3>
<p>İkincisi sözleşmeli yani şirket için aylık ödeme öngören hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti: Bu şekilde bir sözleşme yapma konusunda taraflar anlaşırsa şirketin mevcuttaki ve doğabileceği her türlü hukuki uyuşmazlık, birçok konuda ihtiyacınızın olabileceği sözlü ve yazılı hukuki danışmanlık hizmetini kapsamlı bir şekilde edinmiş olursunuz.</p>
<h3>3- Bağımlı- Şirket İçi-  In-House Şirket Avukatı</h3>
<p>Bankalar ve sigortalar gibi hukuki ihtiyaçların yoğun olduğu kurumlarda sözleşmeli avukatlara ek olarak birçok şirket içi avukat birlikte çalışmaktadır.</p>
<p>Eğer şirketinizin çok az sayıda davası ve uyuşmazlığı varsa ve beklentiniz bu şekilde devam edeceği yönünde ise bir avukat ile dava başı/iş başı anlaşma yapmanızı öneririz. Ödemenizi defaten yapacağınız için ekonomik olarak daha avantajlı olacaktır.</p>
<p>Ancak şirket birçok hukuki uyuşmazlığa, birçok personele sahipse o zaman kapsamlı bir avukatlık hizmet sözleşmesi yapmanızı öneririz. Aksi halde sıklıkla ortaya çıkan hukuki sorularınızın cevaplanması konusunda yetersiz hissedecek ve her iş için ayrıca ödeyeceğiniz avukatlık ücreti maddi açıdan büyük külfet getirecektir.</p>
<p>Sözleşmeli avukatlık ücretine gelince:</p>
<ul>
<li>Anonim Şirketler için Şirket Avukatı Ücreti :<strong> 32.000 TL</strong> (KDV dahil)</li>
<li>Limited Şirketler için Şirket Avukatı Ücreti: <strong>25.0000 TL</strong> (KDV dahil)</li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38126 size-full" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/10/Avukat-Ucreti--e1779311520709.jpeg" alt="Şirket Avukatı Ücretleri " width="400" height="711" /></p>
<p>Bu ücretler 2026 yılı belirlenmiş olup <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/11/20251104-9-1.pdf" target="_blank" rel="noopener">asgari ücret tarifesi</a> olarak düzenlenmiştir. Başka bir anlatımla anlaşacağınız avukatın talep edeceği ücret minimum bu değerler olmakta iken şirketinizin dava ve iş yüküne göre bu oranlar artabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>2-Şirket Avukatı Tutmak Zorunlu Mudur?</h2>
<p>Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Eğer şirketiniz kanunen şirket bulundurma zorunluluğu olmayan şirketlerdense ve hiçbir hukuki uyuşmazlığı bulunmamakta ise avukat tutmanız beyhude olacaktır. Ancak eğer şirketin az sayıda olsa da hukuki uyuşmazlığı varsa yukarıda bahsettiğimiz sözleşmeli olmamak sureti ile avukat yardımı alabilir ve defaten ödeme yaparak elinizdeki bu uyuşmazlıklar için sürecin sonuna kadar avukat yardımından faydalabilirsiniz. Fiili hayatta ne yazık ki şirketlin muhasebe departmanları yetki ve birikimini aşarak yorumlarda bulunmakta ve şirketin hak kayıplarına neden olabilmektedir. Hukuk, biz avukatların dahi hakim olamadığı bir okyanus olup kesinliğinden emin olmadığımız konularda yorum yapmaktan şiddetle kaçınırız.</p>
<h3>Şirket Avukatı Hangi Hizmetleri Sunar?</h3>
<p>Tüzel kişi olan şirketin bir avukata ihtiyaç duyması, yalnızca bir dava açıldığında ya da şirket adresine tebligat geldiğinde ortaya çıkan bir zorunluluk değildir. Şirketlerin günlük faaliyetleri; sözleşme tanzim edilmesi, sözleşme imza aşamaları, ticari risk yönetimi, faaliyet gösterilen sektörün kendine has yasal riskleri,  iş kanunu kapsamında çalışan ilişkilerinin işveren avukatı olarak hukuka uygunluğunu denetlemek, kamu kurumları ile ilgili çeşitli başvuru işlem ve cezalar, özellikle <span data-subtree="aimfl,mfl" data-copy-service-computed-style="font-family: &quot;Google Sans&quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px; font-weight: 400; margin: 0px; text-decoration: none; border-bottom: 0px rgb(230, 232, 240);">213 sayılı </span><span data-sfc-root="c" data-wiz-uids="Nytbdd_8" data-sfc-cb="" data-copy-service-computed-style="font-family: &quot;Google Sans&quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px; font-weight: 400; margin: 0px; text-decoration: none; border-bottom: 0px rgb(230, 232, 240);">Vergi Usul Kanunu<!--TgQPHd|[]--></span> (VUK) 359/b maddesi kapsamında kaçakçılık suçu olarak düzenlenen n<span data-subtree="aimfl,mfl" data-copy-service-computed-style="font-family: &quot;Google Sans&quot;, Arial, sans-serif; font-size: 16px; font-weight: 400; margin: 0px; text-decoration: none; border-bottom: 0px rgb(230, 232, 240);">aylon (sahte) fatura kullanmak veya düzenlemek gibi vergi ceza davaları, usulsüzlük ve vergi ziyaı gibi idari para cezalarını kapsayan vergi hukuku davalarında şirketi temsil eder.</span></p>
<p>Bunun yanında haksız rekabet teşkil edecek eylemlerden korunmak için rekabet hukukunu ilgilendiren işler, kişisel verileri koruma hukuku kapsamında alınacak önlemler onamlar ve veri saklama koşulları, tahsilat, icra hukuku işlemleri; icra takip işlemleri, haciz, haczedilen malların satılarak alacağın tahsili gibi , ihtar çekme, marka ve fikrî mülkiyet korumasını içeren fikri ve sınai haklar hukuku kapsamında korumalar ve ihlallerin tespiti gibi çok sayıda hukuki alanı aynı anda içermektedir.</p>
<p><a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2011-110-nrm.pdf" target="_blank" rel="noopener"><strong>Anayasa Mahkemesi’nin E. 2010/10, K. 2011/110</strong></a> sayılı kararı gereği esas sermayesi belli büyüklüğe ulaşmış anonim şirketler bakımından öngörülen sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunun amacını; hukuki işlemlerin en baştan doğru kurulması, uyuşmazlıkların önlenmesi, ticari hayatın ve şirketin sağlıklı işlemesi olarak değerlendirmiştir.</p>
<p>Bazı şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu olup <a style="color: #b9967b;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerin-avukat-bulundurma-zorunlulugu/"><strong>Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu</strong></a> yazımıza tıklayarak şirketinizin bu zorunluluk kapsamında olup olmadığını kontrol etmeniz <span style="color: #ff0000;"><strong>çok önemlidir!</strong></span></p>
<p>Eğer şirketiniz avukat bulundurma zorunluluğuna rağmen bir avukat ile çalışmıyorsanız her ay için brüt asgari ücretin 2 katı kadar idari para cezası ödemek durumunda kalabilirsiniz.</p>
<h3>3- Şirket Avukatı tutmazsam ne kadar ceza öderim? Avukat bulundurma zorunluluğu olduğu halde avukatı olmayan şirketlerin ödeyeceği güncel ceza ne kadardır?</h3>
<h2><strong><span style="color: #ff0000;">AVUKATI OLMAYAN ŞİRKETLER HAKKINDA 2026 GÜNCEL TUTARA GÖRE HER AY 60.060 TL 1 YIL İÇİN 720.720 TL PARA CEZASI KESİLİR. </span></strong></h2>
<p><a href="https://www.ankarabarosu.org.tr/" target="_blank" rel="noopener">Ankara Barosu</a> belirli aralıklarla avukatı olmayan şirketleri tespit ederek ceza kesilmesi için ihbarlarda bulunmaktadır.</p>
<p>Şirketler için en çok maddi külfet gerektiren çözümler, çoğu zaman mahkeme çözümleridir. Zira dava; zaman, yönetici emeği, belge toplama, tanık, bilirkişi, icra ve tahsilat süreçleri demektir. Türkiye yargılama sürelerinin en uzun olduğu ülkelerden biridir. Bu uzun yargılama süreleri beraberinde birçok riski getirmektedir. Seneler süren bir davayı lehe sonuçlandırmak bile bazen günün sonunda kaybeden olmanıza sebep olabilir. Şirket avukatı, öncelikle ihtilafı davaya dönüşmeden çözmeye çalışır. İhtarname gönderilmesi, uzlaşma görüşmeleri, karşı tarafa temerrüt bildirimi yapılması, sulh protokolü hazırlanması, alacağın yapılandırılması gibi işlemler şirketin ticari devamlılığı açısından birçok zaman uyuşmazlığın davaya dönüşmesini engeller.</p>
<p>Ticari faaliyet gösteren şirketler için en etkili uyuşmazlık çözüm yollarından birisi de tahkimdir. Şirket avukatı tahkim yolu ile yüzbinlerce liralık maddi tasarruf, seneler sürecek dava süreçlerini birkaç aya indiren zaman tasarrufu, alanında uzman bilirkişiler tarafından tanzim edilecek bilirkişi raporları ile isabetsiz mahkeme kararlarının önünün alınması gibi sayısız riskten korunmanızı sağlayabilir.</p>
<p>Her şirketin yasal olarak avukat ile birlikte çalışması sarih bir şekilde zorunlu olmasa da esasen zorunludur. Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan <a href="https://ilbarshukukburosu.com/basiretli-is-adami-olma-yukumu/">Tacirin Basiretli İş Adamı Gibi Davranma Yükümlülüğü</a> bu zorunluluğun nedenidir.  Gerçek kişilerden farklı olarak Tacir yani şirket ticari hayatını öngörülebilir ve dikkatli yürütmek zorundadır. Şirket avukatı desteği bu basireti daha kolay hale getirir; yani riskleri önceden sezer, olası ihtilafları azaltır ve şirketi daha güvenli bir ticari pozisyona taşır.</p>
<p><a href="https://www.tobb.org.tr/Documents/yayinlar/kanun-mevzuat-yonetmelik/turk_tic_kan_kitap_cilt_01.pdf" target="_blank" rel="noopener"><em>TÜRK TİCARET KANUNU</em></a></p>
<p><em>MADDE 18 &#8211; (1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür. (2) Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir.</em></p>
<h2>4-Farklı Şehirden Bir Şirket Avukatı ile Çalışabilir Miyim?</h2>
<p>Günümüz teknolojik enstrümanları ile şirket ve avukat arasında çevrimiçi canlı toplantı (online randevu) düzenleyebilir ya da elektronik posta gibi yazılı iletişim araçlarını kullanabilirsiniz. İstanbul, Ankara ya da başka şehir fark etmez; avukatların ruhsatnameleri eyalet sistemi ile yönetilen ülkelerin aksine her ilde aynı hükümdedir. Bu yüzden seçim yaparken uzaklıktan ziyade güvenilirliği ön planda tutmanız tavsiye olunur.</p>
<p>Ayrıca şirketlerin davaları ve uyuşmazlıkları genelde hep hukuk mahkemelerinde görülür ve çoğu duruşmaya e-duruşma yolu ile katılım sağlanabilir. Eğer sözleşmelerinizde yetki kuralı belirliyorsanız bu yetki kuralı gereği belirlenen il ya da ilçede dava ve icra takipleri görülür. Ancak yetki kuralı belirlemiyorsanız Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereği genel yetki kuralları çerçevesinde yetki mahkeme belirlenir. Yani şirket merkeziniz İstanbul&#8217;da ama ticaret yaptığınız kişiler Ankara’da ve avukatınız da Ankara’da; avukatınızın sözleşmelerinize ekleyeceği yetki kuralı ile artık davaların Ankara&#8217;da görülmesi zorunlu hale gelir.</p>
<p>Ya da şirketinizin hiç davası yok ama faaliyet yaptığınız iş gereği bakanlıklarla sürekli irtibat halinde olunması gerekli. İşte o zaman Ankara’dan tercih edeceğiniz bir avukatın fiziken kamu kurumlarına ulaşımı daha kolay olabileceği gibi bulunduğunuz şehirdeki avukat da kep gibi iletişim araçları ile kurumlarla irtibatı sağlayabilir.</p>
<p>Bu yüzden avukat seçiminde konum tercihi yaparken önceliklerinizi kendiniz değerlendirmeniz gerekmekte. Sürekli fiziksel olarak temas edebileceğim bir avukat mı arıyorum yoksa davalarımın ağırlığı bulunan şehirde duruşmalara ve işlere fiziki katılım sağlayacak bir avukat mı arıyorum yoksa mesafe ne olursa olsun güven duygusu hissettiğim bir avukat ile mi çalışmak istiyorum&#8230;</p>
<h2>5- Şirket için doğru şirket avukatı nasıl bulunur? Şirket avukatı seçerken nelere dikkat edilmeli?</h2>
<p>İletişim ve güvenilirlik.</p>
<p>Avukat adayınız ile görüşme yaparken beklentilerinizin ve iş yükünüzün ne kadar olduğunu açıkça ifade etmeniz çok önemli. Aynı şekilde karşınızdaki avukata da kafanızda soru işarete kalmayana kadar her türlü sorularınızı yöneltmeniz gerekmekte. Örneğin ücret sözleşmesine ne kadar işin dahil olacağı, KDV ve stopaj ücretleri, rutin toplantı ve raporlama yapılıp yapılmayacağı, senet ve sözleşme gibi fiziki iletişim gerektiren işlerde bir engelin olup olmayacağı, avukatlık sözleşmesinde artırımın ne zaman ve ne oranda yapılacağı…</p>
<p>Güvenilirlik konusuna gelince vekalet sözleşmeleri mutlak bir güvene dayanmaktadır. Avukat nasıl müvekkiline güvenmek durumunda ise müvekkil de avukatına güvenmek durumundadır. Avukatlık sözleşmelerine en büyük tahribat veren husus her zaman güvenilirlik olmuştur. Bu yüzden tercih etmeyi düşündüğünüz şirket avukatı ile tam ve doğru bir iletişimle kuracağınız güven köprüsü her iki tarafın işlerininin yolunda gitmesini sağlayacaktır.</p>
<p>Şirket Avukatı araştırması yaparken araştırmanızı kendiniz yapmanız ya da çevrenize sorarak tavsiye almak tercihinizi netleştirmenizde yardımcı olabilir.</p>
<h2>6- Türkiye&#8217;de Şirket Kurma ve Adım Adım Şirket Kurma Rehberi -Limited Şirket Kuruluş Avukatı</h2>
<p>Türkiye’de şirket kurma işlemleri şirket avukatı ve mali müşavirlerin ortak çalışması ile gerçekleşir.  Kurmayı düşündüğünüz şirket için şirket avukatı hukuki mali müşavir ise mali dayanağınız olacaktır. Şirketler esas olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK), Ticaret Sicili Yönetmeliği ve Şirket Kuruluş Sözleşmesinin Ticaret Sicili Müdürlüklerinde İmzalanması Hakkında Tebliğ ile düzenlenir. Şirket kurma adımları kısaca şöyledir:</p>
<ol>
<li>Önce şirket türü seçilir (Hangi şirketin size uygun olduğunu değerlendirmek için <a href="https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-ve-anonim-sirket-farklari/">Anonim Şirket ve Limited Şirket Farkları</a> isimli yazımızı okuyunuz)</li>
<li>Şirket avukatı tarafından şirket sözleşmesi/esas sözleşmesi hazırlanır,</li>
<li>Kurucuların imzaları usulüne uygun şekilde alınır,</li>
<li>Gerekli belgelerle ticaret siciline başvurulur,</li>
<li>Tescil ve ilan yapılır,</li>
<li>Sonrasında vergi, SGK, defter tasdiki ve operasyonel işlemler tamamlanır.</li>
</ol>
<p>Şirket türü bakımından TTK’nın genel hükmü : ticaret şirketleri kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden oluşur; bunların arasında anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler sermaye şirketi, kollektif ve komandit şirketler ise şahıs şirketi niteliğindedir.</p>
<p>Ticaret şirketleri kural olarak tüzel kişiliğe sahiptir. Bu, şirketin ortaklardan ayrı bir hukuki kişilik olarak hak ve borç sahibi olabilmesi, dava açabilmesi ve davalı olabilmesi anlamına gelir.</p>
<p><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/02/20110214-1-1.htm" target="_blank" rel="noopener">TÜRK TİCARET KANUNU</a></p>
<p>Madde 124 &#8211; (1) Ticaret şirketleri; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerden ibarettir.<br />
(2) Bu Kanunda, kollektif ile komandit şirket şahıs; anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi sayılır.<br />
Madde 125 &#8211; (1) Ticaret şirketleri tüzel kişiliği haizdir.<br />
(2) Ticaret şirketleri, Türk Medenî Kanununun 48 inci maddesi çerçevesinde bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilirler. Bu husustaki kanuni istisnalar saklıdır.<br />
<strong>Anonim şirketlerde</strong> kuruluş mantığı TTK’da ayrıca ayrıca düzenlenmiştir. Kurucuların kanuna uygun hazırlanmış esas sözleşmede, sermayenin tamamını ödemeyi şartsız taahhüt etmeleri ve usulüne uygun imza atmaları gerekir.</p>
<p><strong>Limited şirketlerde</strong> de benzer şekilde şirket sözleşmesi yazılı şekilde hazırlanır ve yetkili personel huzurunda imzalanır.</p>
<p>TÜRK TİCARET KANUNU Kuruluş I &#8211; Kurucu işlem<br />
MADDE 335 &#8211; (1) Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi, şartsız taahhüt ettikleri, imzalarının noterce onaylandığı veya ticaret sicili müdürü yahut yardımcısı huzurunda imzaladığı esas sözleşmede, anonim şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.<br />
(2) 355 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklıdır.</p>
<p>TÜRK TİCARET KANUNU Madde 585 :<br />
(1) Şirket, kurucuların, kanuna uygun olarak düzenlenmiş bulunan, sermayenin tamamını ödemeyi şartsız olarak taahhüt ettikleri, ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personelin huzurunda imzaladığı şirket sözleşmesinde limited şirket kurma iradelerini açıklamalarıyla kurulur.<br />
Esas sermaye pay bedellerinin ödenmesi, ödeme yeri, ifa borcu, ifa etmemenin sonuçları, bedelleri tamamen ödenmemiş payların devri hususlarında bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümleri kıyasen uygulanır.<br />
(…) Ancak nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az yüzde yirmibeşinin tescilden önce ödenmesi şartı limited şirketler bakımından uygulanmaz.</p>
<p>Limited şirket başvuru aşaması da ayrıca düzenlenmiştir:</p>
<p>TÜRK TİCARET KANUNU Madde 586 &#8211; (1) Şirket sözleşmesinin 575 inci maddede öngörüldüğü şekilde düzenlenmesinden sonra, tescil için, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline başvurulur.<br />
(2) Başvuru, müdürlerin tümü tarafından imzalanır. Başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir:<br />
a) Şirket sözleşmesinin onaylanmış bir örneği.<br />
c) Yerleşim yerleri de gösterilerek şirketi temsile yetkili kişileri ve denetçinin seçimini gösterir belge.<br />
(3) Dilekçede şu kayıtlar yer alır:<br />
a) Bütün ortakların adları ve soyadları veya unvanları, yerleşim yerleri, vatandaşlıkları.<br />
b) Her ortağın üstlendiği esas sermaye payı ve ödediği toplam tutar.<br />
c) İster ortak ister üçüncü kişi olsun, müdürlerin adları ve soyadları veya unvanları.<br />
d) Şirketin ne suretle temsil edileceği.<br />
Tescilin sonuçları bakımından ise en kritik hüküm, şirketin tüzel kişiliği ne zaman kazandığıdır. Limited şirketlerde tescil ile tüzel kişilik kazanıldığı açıkça düzenlenmiştir; şirket adına tescilden önce işlem yapanlar ise kural olarak şahsen ve müteselsilen sorumlu olur.</p>
<p>TÜRK TİCARET KANUNU &#8211; Tüzel kişilik<br />
Madde 588 &#8211; (1) Şirket, ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanır.<br />
(2) Şirketçe kabul olunmadığı takdirde, kuruluş giderleri kurucular tarafından karşılanır. Bunların pay sahiplerine rücû hakları yoktur.<br />
(3) Tescilden önce şirket adına işlem yapanlar, bu işlemler dolayısıyla şahsen ve müteselsilen sorumludur.<br />
(4) Bu gibi taahhütlerin, ileride kurulacak şirket adına yapıldıklarının açıkça bildirilmeleri ve şirketin ticaret siciline tescilini izleyen üç aylık süre içinde şirket tarafından kabul edilmeleri koşuluyla, bunlardan yalnız şirket sorumlu olur.</p>
<h3>1) Şirket türünün belirlenmesi</h3>
<p>İlk adım, kurulacak yapının hangi şirket türü olacağına karar vermektir. Bu karar sadece vergi veya muhasebe açısından değil; sorumluluk, sermaye yapısı, ortak sayısı, yönetim modeli, pay devri kolaylığı, yatırım alma kapasitesi ve kurumsal görünüm bakımından da belirleyicidir.</p>
<p>Anonim şirket (AŞ) Kurma : Kurumsal yapılarda, yatırım alma ve pay devri kolaylığı nedeniyle tercih edilir.<br />
Limited şirket (Ltd. Şti.) Kurma: Esnek ve uygulamada küçük/orta ölçekli işletmeler için sık tercih edilir.<br />
Şahıs şirketleri: Kuruluşu en kolay şirket türüdür.<br />
Kooperatif ve komandit türleri: Özel ihtiyaçlara göre tercih edilir.</p>
<p>Bu aşamada şirket avukatı tarafından ayrıca faaliyet konusu incelenmelidir. Çünkü bazı alanlar için özel izin, bakanlık onayı veya lisans/ruhsat gerekebilir. Bazı anonim şirketlerin belli alanlarda faaliyet gösterebilmesi Bakanlık iznine tabidir. Sağlık, finans, sigorta, enerji, eğitim, taşıma, gıda gibi sektörlerde de ek izinler gündeme gelebilir.</p>
<p>Örneğin Türkiye&#8217;de son yıllarda sağlık turizmi oldukça rövaçtadır. Sağlık Bakanlığı tarafından Sağlık Turizmi Daire Başkanlığı kurulmuş bu operasyonel süreçler daha ayrıntılı düzenlenmiştir.</p>
<p>Sağlık turizminin yapılabilmesi için şunların bulunması şarttır:</p>
<ol>
<li>Uluslararası sağlık turizmi yetki belgesi</li>
<li>Hizmet standartlarının sağlanması</li>
<li>En az 1 adet yabancı dil bilen personel</li>
<li>Performans kriterleri ve değerlendirme yapılması</li>
<li>Sağlık turizmi eğitim sertifikalarına sahip olmak &#8230;</li>
</ol>
<h2>2) Ana sözleşme / şirket sözleşmesinin hazırlanması</h2>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #333333;">Bir ülkenin Anayasası neyse bir şirketin de şirket sözleşmesi odur. Bu nedenle şirket esas sözleşmesinin <a style="color: #333333; text-decoration: underline;" href="https://ilbarshukukburosu.com/">şirket avukatı</a> ve mali müşavir ile birlikte ekip halinde hazırlanması gerekmektedir. </span>İçeriğinde şirket unvanı, merkez, faaliyet konusu, sermaye, pay yapısı, yönetim ve temsil yetkisi, müdürler/yönetim kurulu, ilan usulü, süre gibi unsurlar yer alır.<br />
Özellikle limited şirketlerde TTK m. 575 ve devamı; anonim şirketlerde ise TTK m. 335 ve devamı temel alınır. Esas sözleşme MERSİS&#8217;te hazırlanmaktadır.</p>
<h2>3) Kurucuların imzası</h2>
<p>Kuruluşta imza  ticaret sicili müdürlüğünde yetkilendirilmiş personel önünde ya da noterde yapılabilmektedir.  Şirket avukatı şirket sahiplerine vekaleten şirket kurarken;</p>
<p>Tüzel kişi ise temsil belgesini,<br />
Avukata çıkarılan noter onaylı vekaletnameyi  ibraz etmek zorundadır.</p>
<h2>4) Sermaye ve banka işlemleri</h2>
<p>Kanun şirket kurarken sermaye taahhüdünde bulunma şartı ararç. Sermaye taahhüdü, şirket türüne göre farklılık gösterir.</p>
<p>Limited şirketlerde TTK m. 585 uyarınca, nakden taahhüt edilen payların itibari değerlerinin en az %25’inin tescilden önce ödenmesi şartı uygulanmaz. Ancak anonim şirketlerde bu konu, güncel mevzuata ve şirketin niteliğine göre ayrıca kontrol edilmelidir.</p>
<h2>5) Ticaret siciline başvuru</h2>
<p>Kuruluş sözleşmesi imzalandıktan sonra şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline başvurulur. Limited şirketlerde başvuru, müdürlerin tümü tarafından imzalanır.</p>
<p><strong>Tüm evraklar bir hukukçu tarafından denetlenmelidir zira sicil müdürlüğü herhangi bir usul eksikliği tespit ederse şirket kuruluşu başvurusu reddedilir ya da askıda kalabilir. </strong></p>
<h2>6) Şirketin Tescil ve İlanı</h2>
<p>Şirket tescil ile şirket tüzel kişiliğe kavuşur; ilan ise üçüncü kişiler bakımından aleniyet sağlamaktadır.</p>
<p>Bu sebeple, şirket henüz tescil edilmeden yapılan masraflar, sözleşmeler ve taahhütler dikkatle yönetilmelidir.</p>
<p>Eğer şirket kurmadan önce bazı masraflara ve harcamalara katlandınız ya da sözleşme yaptı iseniz bunun geçerliliği tescil ve ilan ile önem kazanır. Tescil ve ilan yapılmadan yapmış olduğunuz bu masraflara hukuki geçerlilik kazandırmak için bu harcamaların &#8216;gelecekteki şirket için yapıldığının&#8217; ifade edilmesi ve ilerde şirket tarafından onaylanması gerekir.</p>
<h2>7) Tescil sonrası zorunlu işlemler</h2>
<p>Şirketiniz kuruldu. Bu aşamadan sonra şirket için gerekli olan birtakım işlemler yapılır.</p>
<ol>
<li>Bu noktada mali müşaviriniz vergi kaydı yapacak ve kayıtlı olduğunuz Vergi Dairesi tarafından şirket merkezinize vergi memurları tarafından yoklama için ziyaret edileceksiniz. Yoklama memuru tabelanıza ve işyerinize bakarak gerçekten faal bir şirket var mı yoksa sahte şirket ile usulsüz işlemler yapılmak üzere bir şirket başvurusu mu yapıldı kontrol edecek.</li>
<li>Vergi levhanız çıkacak ve varsa KDV/mükellefiyet işlemleri yapılacak</li>
<li>Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na işyeri kaydı yapılacak</li>
<li>Mali müşavir tarafından ticari defterlerin noter tasdiki veya e-defter düzeni oluşturulacak</li>
<li>Noterden imza sirküleri çıkarılacak böylelikle şirket yetkilisi olarak şirketiniz adına işlemler yapabileceksiniz</li>
<li>Banka hesabı açılışı yapılacak. Ankara&#8217;da şirketler bankacılık işlemleri için Vakıfbank, Halkbank, İş Bankası olsun banka fark etmeksizin genel olarak bankaların Ostim Ticari Şubelerini tercih etmektedir.</li>
<li>Belediye/ruhsat işlemleri işlemleri görülecek. Ankara&#8217;da şirketler genel olarak Yenimahalle, Kahramankazan ve Çankaya&#8217;da faaliyet göstermektedir. Şirket adresiniz hangi belediyeye bağlı olacaksa o belediyenin talep ettiği belgeleri tamamlamanız gerekir. Şirket kurulduktan sonra faaliyeti geçmek için belediyeler işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı , belediyeden istenecek itfaiye raporu, vergi dairesi yoklama raporu, tapu fotokopisi ya da kira sözleşmesi &#8230;</li>
<li>İzin ve lisans başvurusu yapılacak</li>
<li>Avukat bulundurma zorunluluğu halinde şirket avukatı ile avukatlık sözleşmesi yapacaksınız. (Detaylı bilgi için <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerin-avukat-bulundurma-zorunlulugu/">Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu</a> konulu yazımızı okuyunuz.</li>
<li>Personel ihtiyacınız varsa insan kaynakları birimi(opsiyonel) kurarak çalışan istihdam edecek ve bu çalışanların SGK işe giriş bildirgelerini vermeniz gerekecek</li>
</ol>
<p>Ayrıca şu yazıları inceleyin :</p>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-kurulusu/">1-Limited Şirket Kuruluşu </a></p>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-sona-erme-nedenleri/">2- Limited Şirket Sona Erme Nedenleri</a></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>İLBARS HUKUK BÜROSU İLE İLETİŞİM</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- 0546 192 9006</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yasa Dışı Bahis Suçu ve Cezası 2026 Güncel</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 18:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[yasa dışı bahis cezası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37841</guid>

					<description><![CDATA[YASA DIŞI BAHİS SUÇU HUKUKİ REHBERİ Yasa Dışı Bahis Oynama Suçu Öncelikle bilinenin aksine yasa dışı bahis oynamak suç değildir. ..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><span style="color: #000080;">YASA DIŞI BAHİS SUÇU HUKUKİ REHBERİ</span></h1>
<h2>Yasa Dışı Bahis Oynama Suçu</h2>
<p>Öncelikle bilinenin aksine yasa dışı bahis oynamak <strong><span style="color: #ff0000;">suç değildir.</span></strong>  Yasa dışı bahis oynamak yalnız para cezası gerektiren bir <span style="color: #33cccc;"><strong>kabahat</strong></span>tir.</p>
<h3>YASA DIŞI BAHİS OYNAMA CEZASI NE KADAR?</h3>
<p><strong>Güncel 2026 yılı için yasa dışı bahis oynamanın cezası <span style="color: #ff0000;">103.207 TL &#8211; 412.995 TL</span> arasında değişmektedir.</strong> Geçen 2025 yılı için öngörülen 82.244 TL ile 329.106 TL arasında idari para cezası yeniden değerleme oranına göre 2026 için tekrardan belirlenmiştir.</p>
<p>Yasa dışı bahis oynamak kanun koyucu tarafından kabahat olarak düzenlenmiştir. Bir eylemin suç ve kabahat olması arasındaki en önemli ayrım uygulanan yaptırımlar ve adli sicil kaydıdır. Yasa dışı bahis oynayan kişilere karşı ceza davası açılmaz. Yasa dışı bahis oynayan kişilerin ödediği idari para cezaları adli sicil kayıtlarına işlemez. Yasa dışı bahis oynamak tıpkı yere çöp atarak çevre kirliliğine neden olma, gürültüye neden olma, afiş asma gibi kabahat niteliği taşıyan bir eylemdir.</p>
<h4>YASA DIŞI BAHİS CEZASI SORGULAMA VE TEBLİGAT. YASA DIŞI BAHİS CEZASI ALDIĞIMI NEREDEN ÖĞRENEBİLİRİM?</h4>
<p>Yasa dışı bahis sitelerinden bahis oynadıysanız bunun üzerinden uzun zaman geçmiş olsa da evinize ceza tutanağını içeren bir tebligat gelir. Bu tebligat ikamet adresinizin bulunduğu Valilik-Kaymakamlığın bağlı olduğu Emniyet Müdürlüğü tarafından tarafından &#8221;İdari Yaptırım Karar Tutanağı&#8221; başlıklı bir tebligat ile evinize gönderilir.</p>
<p>Bu tutanakta cezaya konu eylem hakkında ayrıntılı bilgi ve ceza miktarı net şekilde yazılmaktadır. Tebligat ile gelen bu tutanağı teslim aldıktan sonra en kısa sürede avukat incelemesine sunmanızı öneririz.</p>
<h4><strong>YASA DIŞI BAHİS OYNAMA SUÇU İPTAL EDİLEBİLİR Mİ?</strong></h4>
<p>Yasa dışı bahis oynama cezalarının <span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;">İPTALİ MÜMKÜNDÜR</span>.</strong></span></p>
<p>Yasa dışı bahis oynama cezalarının iptali <strong>BİRÇOK NEDENE BAĞLI OLARAK</strong>  belirli usul ve esas eksiklikleri nedeni ile mümkündür. Bu işlem için avukat eşliğinde itirazda bulunulması gerekmektedir. Bu iptal (kaldırma) kararları sulh ceza mahkemeleri tarafından verilmektedir. Aşağıda örnek bir mahkeme iptal(kaldırma) kararı bulunmaktadır:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38188" src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/10/Yasa-disi-bahis-iptali.png" alt="" width="504" height="724" /></p>
<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın talimatı ile Adalet Bakanlığı cumhuriyet tarihinin en büyük yasa dışı bahis soruşturmasının yürütüldüğünü ve 81 ilimizde yapılan çalışmalarda yasa dışı bahis sitelerinin sahip olduğu dijital delillerle 3 milyon 173 bin kişiye adli para cezası uygulanacağı belirtildi. Bu nedenle 2026 Ağustos ayı itibari ile yakın zamanda birçok kişi bahsedilen para cezaları ile karşı karşıya gelecek.</p>
<h3><span style="color: #000000;">TÜM BOYUTLARI İLE YASA DIŞI  BAHİS SUÇLARI</span></h3>
<p>Yasa dışı bahis suçları genel olarak şu şekillerde işlenmekte olup her biri için ayrı ayrı cezalar öngürülmektedir:</p>
<ul>
<li>Bahis ve şans oyunu oynatma,</li>
<li>Oynanmasına yer ve imkan sağlama,</li>
<li>Yurtdışında oynatılan bahislere erişim sağlayarak Türkiye’den oynanmasına imkan sağlama,</li>
<li>Yasa dışı bahis oyunlarına ilişkin para nakli sağlama</li>
<li>Yasa dışı bahis reklamı yapma ve teşvik etme</li>
<li>Yasa dışı bahis oynama</li>
</ul>
<p>Yazımızın devamında bu suçların ne şekillerde işlenebileceği ve suçlar karşılığında verilecek ceza miktarları ayrıntılı bir şekilde izah edilmiştir.</p>
<h2>Yasa Dışı Bahis Suçu Nedir?</h2>
<p>Yasa Dışı Bahis ile ilgili <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> kapsamına giren ve neticesi sonucunda hapis cezası ve adli para cezası öngören tüm eylemler yasa dışı bahis suçudur.  Türkiye’de son yıllarda yaşanan alım gücünün derinlemesine düşüşü, iş imkanlarının daralması, kolay yoldan para kazanma isteği gibi nedenler birçok insanın yasa dışı bahse yönelmesine neden olmaktadır. Yasa dışı bahis, teknolojik gelişmelerle ve akıllı telefonların yaygınlaşması ile birlikte mevcudiyetininin büyük bölümünü sanal ortama taşımıştır.<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>Sanal bahis, özellikle fotbol maçları başta olmak üzere birtakım spor müsabakalarının sonuçları hakkında ortaya çıkacak tahminler üzerinden oynanabildiği gibi Sweet Bonanza, Gates of Olympus, Sugar Rush, Starlight Princess, Big Pass Splash, Wanted dead or a wild gibi bilgisayar zekası ile oynanılan slot oyunları ya da BlackJack Poker ya da Rulet gibi çevrimiçi bağlantı ile canlı casino ortamında oynanabilmektedir. Akıllı telefon kullanımının da yaygınlaşması ile eskiden fiziksel emek ve arayış gerektiren kumar şimdi saniyeler içinde parmaklarımızın ucunda olup kolay ulaşılabilirliği yaygınlığında büyük önem oynamaktadır.<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>Ülkemizde bahis oynatma yetkisi 1949 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olarak kurulan Spor Toto’ya aittir. Spor Toto bahis oynatabilme yetkisini kendisi kullanabileceği gibi 7258 Sayılı Kanun gereği bu yetkiyi başkaca özel şirketlerle paylaşabilir. Spor Toto, Bilyoner gibi bahisleri organize eder. Demirören Holding ise sahibi olduğu Şans Girişim Ortak Girişimi ile 2029 yılına kadar İddaa gibi oyunlarda tekel hakkına sahip olmuştur.</p>
<p>Türkiye’de yasal bahisler şunlardır:</p>
<ul>
<li>İddaa</li>
<li>Ganyan</li>
<li>Sayısal Loto</li>
<li>Süper Loto</li>
<li>Şans Topu</li>
<li>On numara</li>
<li>Kazı Kazan</li>
<li>Bilyoner</li>
<li>Misli.com</li>
<li>Birebin</li>
<li>Nesine</li>
<li>Oley.com</li>
<li>Tuttur</li>
</ul>
<p>Bu oyunlar ve siteler dışında kalan bahisler yasa dışı bahis kapsamına girmekte olup yasaklanmıştır. Yasal bahislerin kazanç oranının düşük bulunması ve çeşitliliğin sınırlı olması yasa dışı kumar sitelerine yönelimi arttırmaktadır.</p>
<p>Yasa dışı kumar siteleri ‘’Deneme Bonusu’’ , ‘’Hoş geldin Bonusu’’ , ‘’Yeni üyelere %1000 Bonus’’ , &#8221;Haluk Levent de bu sitede oynuyor&#8221; gibi oltalama taktikleri kullanarak birçok kişinin dikkatini üzerine çekmekte ve teşvik etmektedir.</p>
<p>Yasa dışı kumar sitelerinin kaçak film , dizi, futbol yayını izleme sitelerine verdiği reklamlarla görünürlüğü günden güne artmıştır. Yasa dışı kumar sitelerinin gelgeline kanan kimseler yasa dışı kumar sitelerinin ilk başta vermiş olduğu yüksek kazanç miktarları ile yapay dopaminin kurbanı olmaya başlamaktadır.</p>
<p>Yasa dışı kumarın yol açtığı kumar bağımlılığı patolojik bir vaka olup uzmanlar tarafından tedavisi ve hayat boyu geri dönüşü olmadan bırakmanın en zor görüldüğü bağımlılık çeşididir. Ülkemizde kumar bağımlılarının sayısı Dünya Sağlık Örgütü ve Yeşilay tahminlerinin ortalamasına göre 800 bin kişi civarındadır.</p>
<p>Yasa dışı bahis yalnız oynatma ve yer sağlama gibi suçlara değil bağımlılığın yarattığı dürtüsel davranışlar nedeni ile tehdit, kasten yaralama gibi suçlarla ceza hukukunda geniş bir yere sahip olmakla yasa dışı bahis nedeni ile borç alınması gibi eylemlerde borçlar ve icra hukukunu, ailelerin dağılmasına neden olmasıyla da aile hukukunu yakından ilgilendirmektedir.</p>
<h2>7258 Sayılı Kanun Kapsamında Yasa Dışı Bahis Suçunun Kapsamı</h2>
<p>7258 Sayılı Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun yasa dışı bahis suçlarını ve cezalarını, bahislerden kazanılan dava hakkını düzenler. Kanunun uygulanması için ayrıca 28/02/2009 tarihli Spor Müsabakalarına Dayalı Sabit İhtimalli ve Müşterek Bahis Oyunları Uygulama Yönetmeliği yürürlüğe girmiştir. Rulet, slot, tombala makinesi, tilt, langırt gibi oyun aletleri hakkında ise 1072 Sayılı Kanun hükümleri saklı olup başkaca suçlarla birlikte işlenmesi halinde bu kanun kapsamında da ayrıca ceza verilir.</p>
<p>Yasa dışı bahis suçları Türk Ceza Kanunu, 7258 Sayılı Kanun ve 1072 Sayılı Kanun kapsamında ayrı ayrı düzenlenmiş olup her bir suç nedeni ile ayrı ayrı ceza verilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Yasa Dışı Bahiste Yer ve İmkan Sağlama Suçu</h2>
<p>Her ne kadar yasa dışı bahis oynamak suç değilse de yasa dışı bahis oynatmak bunun için yer ve imkan sağlamak suçtur. Kanun koyucu tarafından genel ahlakın korunması amacı ile kumar oynatılması eylemine karşılık ciddi yaptırım ve tedbirler düzenlenmiştir. Kumar oynatılması için oynanan oyunun kazanç amacı ile oynanması ve talihe bağlı olması koşulları aynı anda bulunması gerekmektedir. Örneğin otomatlardan oyuncak tutulması, lunaparklardaki atış oyunu gibi oyunlar şahsi beceriye bağlı kılındığından kumar kapsamı dışında kalmaktadır.</p>
<p>Ülkemizde hala kahvehane gibi fiziki ortamlarda kumar oynatılmaktadır. Bu şekilde kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 200 günden az olmamak üzere para cezası verilmektedir.</p>
<p><strong>Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama</strong></p>
<p><strong>Madde 228-</strong> (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #ff0000;">bir</span> <span style="color: #ff0000;">yıldan</span> <span style="color: #ff0000;">üç</span> <span style="color: #ff0000;">yıla</span> <span style="color: #ff0000;">kadar hapis</span></strong> </span>ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.</p>
<p>(3) Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.</p>
<p>(4) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.</p>
<p>(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.</p>
<p>(6) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.</p>
<p>Bahsetmiş olduğumuz Sweet Bonanza gibi slot oyunları ve Blackjack gibi canlı casino oyunları bilişim sistemlerinin kullanılması nedeni ile Sanal Bahis hakkında ağırlaştırıcı bir ceza öngörülmekte olup bilişim sistemleri kullanılarak sanal bahis oynatana, yer ve imkan sağlayanlara 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 10 bin güne kadar para cezası verilmektedir.</p>
<h2>Yasa Dışı Bahiste Para Transferi Suçu</h2>
<p>Spor müsabakalarına ve şans oyunlarına dayalı yasa dışı bahis için para nakline aracılık edenler 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5000 gün adli para cezası ile cezalandırılır. Bahis sitesinden yüklü para çekmek idari makamlar için riskli bir transfer olarak değerlendirilerek incelemeye alınabilir.</p>
<p>Yasa dışı bahisten elde edilen gelirlerin çeşitli para transferleri ile aklanması için öngörülen düzenlemeler ayrıca 5549 Sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir.</p>
<h2>Yasa dışı bahis sitesi reklamı yapmak ve teşvik etmek</h2>
<p>Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi verilerine göre, yasa dışı bahis hacminin 55 milyar dolar ve Türkiye’nin vergi kaybının ise 300 milyar TL olduğu belirtilmektedir.(Kaynak Gazeteci Ayhan Şensoy) Bu miktar ülkemizdeki birçok bakanlığın sahip olduğu bütçenin üstündedir. Anlaşılacağı üzere yasa dışı bahis çok büyük bir mali hacme sahipken yasa dışı bahis çeteleri tarafından ileri vadeli bir o kadar da potansiyel görülmektedir. Bu nedenle yasa dışı bahis teşviki için yüksek bütçelerle reklamlar yaptırılmaktadır. Basına da yansıdığı üzere Serdar Ortaç ve Mehmet Ali Erbil gibi ünlü isimler hakkında da yasa dışı bahis reklamı yaptıkları gerekçesi ile soruşturma başlatılmıştır.</p>
<p>Bunun yanında sosyal medya fenomenleri Instagram ve Twitch gibi sosyal medya platformlarında yasa dışı bahis sitelerine yönlendirmede bulunurken kaçak film ve dizi sitelerinde aynı anda birden çok bahis sitesi reklamları ile karşılaşılabilmektedir.</p>
<p>Yasa dışı bahis sitelerinin reklamını yapan ve oynamaya teşvik eden kişiler hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 3 bin güne kadar adli para cezası verilir. İlgili kanun hükmü şu şekildedir:</p>
<p><strong>Futbol Ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis Ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun</strong></p>
<p><em>Madde 5 –ç) Kişileri reklam vermek ve sair surette spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis ya da şans oyunlarını oynamaya teşvik edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve üç bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.</em></p>
<h3>Yasa Dışı Bahis Suçunun Örgüt Kapsamında İşlenmesi</h3>
<p>Sanal bahis suçları genellikle ÖRGÜT halinde işlenen bir suçtur. Yasa dışı kumar oynanması için yer ve imkan sağlayanlar örgüt faaliyeti çerçevesinde suç işledilerse cezalarının yarı oranında arttırılacağı öngörülmektedir. Yasa dışı bahis suçu operasyonları Cumhuriyet Başsavcılığının kaçakçılık ve örgütlü suçlar biriminde soruşturulur ve çok kapsamlı araştırmalara tabidir. Yasa dışı bahis çetesi olarak anılan yasa dışı bahis suçu failleri örgütü kuran, yöneten, katılan ya da örgüt namına suç işleyen kişiler olabilir.</p>
<p>Yasa dışı bahis örgütü şemasında lider, cüzdan, para nakli sağlayıcıları, yazılım uzmanları, web tasarımcılar, pazarlamacılar gibi oyuncular bulunmaktadır.</p>
<h3>Askeri Personelin Kumar Oynaması</h3>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin bahis oynamaması için önemli yaptırımlar öngörülmüştür. Buna göre:</p>
<ul>
<li>Kumarhane benzeri yasaklanmış yerlere girme: Aylıktan Kesme</li>
<li>Askeri mahal içinde kumar oynama: Hizmet yerini terk etmeme cezası</li>
<li>Kumar bağımlılığı: Silahlı kuvvetlerden ayrılma cezası</li>
</ul>
<p>Konu hakkında ayrıntılı bilgi için <a style="color: #b8957e;" href="https://ilbarshukukburosu.com/askeri-disiplin-cezalari/"><strong>Askeri Personel Disiplin Cezaları</strong></a></p>
<h3>Yasadışı Bahis Oynama Cezası İtiraz Dilekçesi</h3>
<p>Dilekçe şablonumuz yalnızca örnek niteliğinde olup bu hali ile yasal merciler için yeterli bulunmamakla birlikte her bir olaya özel şekilde hazırlanması gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>Ankara Sulh Ceza Hakimliğine</strong></p>
<p>İTİRAZ EDEN : Bahise Şanssız TC Kimlik No:</p>
<p>Adres:</p>
<p>VEKİLİ : Av. İrem İLBARS</p>
<p>Ankara</p>
<p>KARŞI MERCİİ : T.C. Ankara Valiliği Yenimahalle Kaymakamlığı</p>
<p>KONU : Para cezasına itirazlarımızın sunumudur</p>
<p>Açıklamalar</p>
<p>Müvekkile 01/06/2026 tarihinde yasa dışı bahis oynadığı iddiası ile T.C. Ankara Valiliği Yenimahalle Kaymakamlığı tarafından 106.253 TL bedelli idari para cezası kesilmiştir.</p>
<p>İşbu ceza …. nedenleri ile hukuka aykırı olup iptali gerekmektedir.  (Bu kısım avukat tarafından hukuki değerlendirmelere uygun şekilde hazırlanmalıdır)</p>
<p style="text-align: right;">Muteriz Vekili Avukat İrem İlbars</p>
<h3>Yasadışı Bahis Oynatma Suçu Kapsamında Savcılığın Aldığı Tedbirler</h3>
<h2>YASA DIŞI BAHİS NEDENİYLE BANKA HESAP BLOKESİ</h2>
<p>Yasa dışı kumar suçlarında MASAK raporları eşliğinde faillerin malvarlıkları hakkında <a href="https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/">kara para aklama suçu</a> şüphesi ile  derhal elkoyma tedbirleri uygulanmaktadır. Yasa dışı bahis nedeniyle bu elkoyma tedbirlerinden en sık karşılaştığımız tedbir banka hesaplarına ve kripto hesaplarına bloke koyulmasıdır.</p>
<p>Yasa dışı bahis suçu iddiası nedeni ile banka hesaplarına konulan bloke gibi tedbirler belirli itiraz yollarının izlenmesi ile kaldırılabilmektedir.</p>
<p>Takip ettiğimiz yasa dışı bahis nedeni ile banka blokesi uygulanan soruşturma dosyalarında da sıklıkla tanık olduğumuz üzere bu dosyalarda gizlilik tedbiri uygulanmakta olup şüphelilerin avukat vekil tayin etmeden bilgi alabilmeleri dahi çok zordur. Bu nedenle bahis nedeni ile banka hesabı blokesi uygulandığı hallerde dosyanın mutlaka bir avukat ile takip edilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Elkoyma kararı banka hesabına, kripto para hesabına ve başkaca ayni ve nakdi malvarlığı değerlerine uygulanabilmektedir. Özellikle Türkiye’deki yasa dışı bahsin yönetim merkezi olan Kıbrıs’ta kumar devi Halil Falyalı’nın 2022 senesinde ölümününün akabinde birçok operasyon gerçekleştirilmiş ve binlerce hesaba bloke konulmuştur.</p>
<p>Özellikle maaş hesaplarına konulan bloke nedeni ile birçok kişi bu tedbirler nedeni ile mağdur olabilmektedir. Elkoyma kararının verilmesine mütakip kanunda öngörülen sürenin dolması ile ayrıntılı MASAK raporunun münderacatının dosyaya kazandırılması zaruriyettir.</p>
<p>20/07/2026 tarihinde ise Adalet Bakanı Akın Gürlek : &#8221;İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu marifetiyle, Dünya Kupası Final Maçı öncesinde kapsamlı bir çalışma yürütmüştür. Bu kapsamda yasa dışı bahis trafiğinde kullanılan 6.314 banka hesabı tespit edilmiş, final maçının başlamasıyla bu hesaplara anlık bloke konulması için bankalara eş zamanlı müzekkere yazılmıştır. Ayrıca yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde çalıştığı değerlendirilen 19 dış finans evi deşifre edilmiş, 23 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler başlatılmıştır.&#8221; demiştir.</p>
<p>Bu nedenle ilerleyen günlerde yasa dışı bahis soruşturmaların kapsamlarının büyüyeceğini ve onbinlerce kişinin banka hesaplarına banka blokesi konulacağını öngörmekteyiz.</p>
<h1>SIKÇA SORULAN SORULAR SSS/FAQ</h1>
<h3>Banka hesabıma bloke konulduğunu nasıl anlarım?</h3>
<p>Eğer savcılık yoluyla yasa dışı bahis sebepli bir bloke söz konusu ise banka müşteri hizmetlerini arayarak bu iş için anlaşmış olduğunuz avukat tarafından istenen bilgileri sormanız gerekir. Bu bilgileri avukata iletmenizin akabinde dosya hukuken takibe alınır.</p>
<h3>Banka hesabıma bloke konuldu ne yapmalıyım?</h3>
<p>Yukarıda da bahsettiğimiz üzere gizlilik uygulandığı ve vatandaş tarafından bilgi alınması oldukça güç olduğu için yasa dışı bahis nedeniyle banka hesabı bloke olan kişilerin avukat vekil tayin ederek bilgi almaları ve dosyasını takip ettirmesi gerektirmektedir.</p>
<h3>Yasa Dışı Bahis Cezası Kimlere Uygulanır?</h3>
<p>Yasa dışı bahis cezaları, bahis oynayanlara, bahis oynatanlara, yasa dışı bahis oynamayı teşvik edenlere, reklamını yapanlara, para transferini yapanlara, yasa dışı bahis siteleri için altyapı kuranlara verilir. Yasa dışı bahis suçlarında yapılan eylemlere karşı verilecek cezalar değişkenlik göstermekte olup yazımızda ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.</p>
<h3>Papara, Payfix, Payco, Mefete Üzerinden Bahis Sitesine Para Göndermek Suç mu?</h3>
<p>Dijital para transferi kuruluşları yasa dışı bahis sitelerinde sıkça kullanıldığı bu yollardan suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçları başta olmak üzere birçok suçun işlenmesi nedeni ile yargı mercileri tarafından olumsuz izlenime neden olmaktadır.</p>
<p>Güncel olarak Papara, Payfix ve Payco isimli ödeme kuruluşlarının faaliyetleri yasa dışı bahis sitelerine para transfer yapılması ve kara para aklamada araç olarak kullanılması iddiaları nedeni ile askıya alınmıştır.</p>
<p>Bu ödeme kuruluşlarına yalnızca para gönderilmesi, hesapta olan paraya bloke konulması suç işlendiğine ya da soruşturma yapıldığına tek başına neden değildir.</p>
<h3>Yasa Dışı Bahis Cezası Aldım, Ne Yapmalıyım?</h3>
<p>Yasa dışı bahis suçları nedeni ile hakkınızda bir idari para cezası ya da ceza kovuşturması yapıldığını öğrendiğiniz anda ivedilikle bu alanda faaliyet gösteren bir avukattan hukuki danışmanlık ve avukatlık yardımı almanız gerekmektedir.</p>
<h3>Yasadışı Bahis Cezası Adli Sicile İşler mi?</h3>
<p>Yasa dışı bahis suçları yer ve imkan sağlama, para nakli sağlama şeklinde adli cezaların verilmesini öngörüyorsa kamu davasının açılmasının ve ceza verilmesinin ardından adli sicil kaydına işlemektedir.</p>
<h3>Geçmişe Dönük Bahis Oynama Cezası Gelir mi?</h3>
<p>Yasa dışı bahis suçlarının tespiti MASAK raporları ile mümkün olduğundan gerçekleştirilen para transferlerinin tespiti ile yasal işlemlerler başlatılır. Bu nedenle geçmişe dönük ceza gelmesi mümkündür.</p>
<h3>Aynı Kişiye Birden Fazla Ceza Verilebilir mi?</h3>
<p>Yasa dışı bahis nedeni ile aynı kişiye birden fazla hukuka aykırı eylemi için birden fazla idari para cezası kesilebileceği gibi bu para cezası alt sınırdan uzaklaşılarak üst sınıra yaklaşılır. Eğer kişinin eylemleri suç niteliği teşkil etmekteyse cezada arttırım ya da gerçek içtima uygulanabilir.</p>
<h3>Bahis Oynamak Memuriyete Engel Mi?</h3>
<p>Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde hak yoksunlukları düzenlenmiş olup buna göre Bir kişi işlediği suçtan dolayı ‘’ Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden ve atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten’’ mahrum bırakılabilmektedir.</p>
<p>Bahis oynamanın kabahat olarak düzenlenmesi göz önüne alındığında kişinin eylemleri yalnız kumar oynama kapsamında kalmaktaysa idari soruşturma konusu yapılabileceği konusu ayrı kalmak üzere yasa dışı bahis oynatma, yer ve imkan sağlaması halinde verilecek ceza nedeni ile memuriyete de engel olacaktır.</p>
<h3>Yasa Dışı Bahis Suçundan Dolayı Meslekten İhraç Edilir Miyim?</h3>
<p>Yasa dışı kumar suçlarının işlenmesi nedeni verilecek cezaların alt sınırları göz önüne alındığında kamu görevlilerinin memur olma şartlarını kaybedeceğinden görevlerine son verilebilir.</p>
<h3>Yasa dışı bahis oynadığım nasıl tespit edilir?</h3>
<p>Yasa dışı bahis suçlarının tespiti genellikle geleneksel banka, Papara gibi dijital ödeme kuruluşları ve Binance, Paribu gibi kripto para borsalarındaki hesap hareketlerinden ve bilişim araçlarının incelenmesi sonucu elde edilecek kayıtlarından tespit edilmektedir.</p>
<h3>Bahis Sitelerine Banka Hesabı Kullandırma Cezası Nedir?</h3>
<p>Yasa dışı bahis siteleri kazanmış olduğu paraları temize çıkarmak için kara para aklama yöntemleri kullanır. Bu yöntemlerden birisi de para karşılığı hesap kiralayarak buralardan para transferi gerçekleştirmektir. Aynı zamanda yurt içinde oynanan bahislerden elde edilen malvarlığı değerlerini yurtdışına çıkarmak ve takibini zorlaştırmak için de hesap kiralanabilir. Bu durumda özel kanunlarda düzenlendiği üzere para nakline aracılık edenler için hapis cezaları ve adli para cezaları öngörülmektedir.</p>
<h3>Bahis Sitelerine Üye Olmak Suç Mudur?</h3>
<p>Bahis sitelerine yalnız üye olunması suç teşkil etmemekle birlikte bahis sitelerinin kişisel verileri hukuka aykırı şekilde toplaması ve işlemesi nedeni ile suç mağduru olabilirsiniz.</p>
<h3>Para Cezası Ödenmezse Ne Olur?</h3>
<p>Yasa dışı bahis cezası verildiğinde karar tutanağına yasal uyarı olarak tebliğden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine bizzat ya da avukat aracılığı ile itiraz edilebileceği yazılmaktadır.</p>
<p>Bu karar tutanağı ile tebliğ edilen para cezasının ödenmemesi halinde uygulanan indirim son bulur, para cezasına faiz işletilir ve en sonunda yasal takip süreçleri işletilir.</p>
<h3>Yasa dışı bahis cezası sorgulama</h3>
<p>Yasa dışı bahis suçları e-devletten görülebilir. Para cezaları için <a style="color: #b8957e;" href="https://www.turkiye.gov.tr/emniyet-idari-para-cezasi-sorgulama" target="_blank" rel="noopener"><strong>İdari Para Cezası Sorgulama</strong></a></p>
<p>Ancak yasa dışı bahis suçları nedeni ile açılan ceza soruşturmaları gizlilik kararı olup olmadığına bakılmaksızın E-Devlette görünmez.</p>
<h3>Bahis Sitesinden Yüklü Para Çekmek Sorun Oluşturur Mu?</h3>
<p>Yasa dışı bahis sitelerinden yüklü para çekimi genellikle kara para aklama olarak bilinen suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçu ile ilişkilendirilebilir.</p>
<p>Son dönemlerde bankalar terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarının önlenmesi amacı ile MASAK eşgüdümlü çalışmalar yapmaktadır. Müşterilerin genel mali durumlarına uygun düşmeyen para transferleri fraud ekipleri tarafından şüpheli işlem olarak işaretlenerek MASAK’a raporlanabilir.</p>
<p>Şüpheli transferlerin önüne geçmek için 2026 yılından itibaren 200 bin TL üzerindeki para çekim ve transfer işlemlerinden detaylı izah istenecektir.</p>
<h3>Bahis Sitelerine Yatırılan Para Geri Alınabilir Mi?</h3>
<p>Bahis sitelerine yatırılan paraların geri alınması mümkün değildir. Yasa dışı bahis siteleri yalnız yasa dışı kazanç sağlama amacı ile kurulduğundan sadece yatırılan değil kazanılmış olarak görülen yüklü miktardaki paraların da tahsili mümkün değildir.</p>
<h3>Yasadışı Bahis Oynayıp Ceza Alan Var Mıdır?</h3>
<p>Yasa dışı bahis oynamak detaylı şekilde izah ettiğimiz üzere suç değil kabahat niteliği taşıdığından yasa dışı bahis oynayanlara idari para cezası verilmektedir.</p>
<p>Ancak uygulamada çoğu zaman bahis oynayanların dahi para nakline aracılık ederek kara para aklama suçu işlediğine dair haklarında kamu davası açılabildiğine şahit olmaktayız.</p>
<h3>Şans Oyunları Nedeniyle Dava Açılır Mı?</h3>
<p>Türk Borçlar Kanunu’nun 606. maddesi gereğince ‘’düzenlenmesine kanun ve yetkili makamlarca izin verilmiş olmadıkça piyango ve diğer şans oyunlarından doğan alacaklar hakkında dava açılamaz ve takip yapılamaz. İzin verilmemiş olan durumlarda, piyango ve diğer şans oyunları için de kumara ilişkin hükümler uygulanır. ‘’</p>
<h3>Yasa Dışı Bahis Kumar Nedeni ile Boşanma Davası Açılır mı?</h3>
<p>Kumar bağımlılığı ya da yasa dışı bahisle ilişkili suçun işlenmesi bir kusur olup evlilik birliğini temelinden sarsmakta, evlilik birliğini çekilemez hale getirmesi nedeni ile geçerli bir boşanma nedeni sayılmaktadır.</p>
<h3>Yargı Kararları</h3>
<p><em><strong>1- Yasa dışı bahis oynatma suçu hakkında her türlü şüpheden uzak kesin delillerin bulunmaması halinde sanıklar hakkında beraat kararı verilmelidir.</strong></em></p>
<p>Sanıkların işyerinde yapılan aramada bilgisayar, yazıcı, isim ve şifrelerin yazılı olduğu belirtilen not defteri ile sanıkların yanında misafir olarak bulunan bir şahsın üzerinde iki adet oynanmış kupon ele geçirildiği, şahsın kolluk tarafından alınan beyanında cüzdanında bulunan bahis kuponlarının eski tarihli olduğunu ve başka bir yerde oynadığını, olay günü tesadüfen ziyaret amacıyla arkadaşlarının yanında bulunduğunu beyan ettiği, tutanakta bahsi geçen defterin yasadışı bahisle ilgili olduğuna dair bir tespitin bulunmadığı, ele geçirilen genel amaçlı olduğu anlaşılan yazıcının ise kupon basmak amacıyla kullanıldığına dair bir bulgu olmayıp, internet kafe olarak işletilen işyerinde bilgisayar yazıcısı bulunmasının doğal karşılanabileceği, iş yerinde ele geçirilen bilgisayar üzerinde yaptırılan incelemeler neticesinde ise iki rapor düzenlendiği, ilk raporda yasadışı bahis ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığının, ikinci raporda ise 7258 sayılı Kanuna aykırı bahis sitelerine az sayıda erişim yapıldığının, ancak bahis oynandığına dair bir bulgu saptanmadığının belirtildiği, söz konusu sitelerin bahis oynanması dışında bir takım içerikler de barındırdığı gözönüne alındığında, yalnızca bu sitelere az sayıda erişim sağlanmış olmasının sanıkların 7258 sayılı Kanuna aykırı şekilde bahis oynattığını kabule yeter olmadığı, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin, her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle ispatlanamadığının anlaşılması karşısında, beraatlerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi…<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ Esas: 2016/7974, Karar: 2019/734, Tarih: 22.01.2019</p>
<p><em><strong>2- Bahis sitelerine yalnızca girmek suç oluşturmamaktadır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak ceza verilemez.</strong></em></p>
<p>Sivil polis memurlarının iş yerine girdikleri aşamada iki sanık haricinde iş yerinde üçüncü şahısların bulunmadığı ve is yerinde bulunan iki sanığın bahis oynadıklarına dair gözleme dayalı bilgi olmadığı, masa üzerinde ele geçirilen 21/09/2016 tarihli 20989884 seri nolu bahis kuponunun sanıklar haricinde üçüncü bir şahsa yabancı futbol takımlarına ilişkin oynatılan bahsin kuponu olduğuna dair somut bir veri olmadığı bilirkişi ÖP tarafından tanzim edilen 10/12/2016 tarihli raporda 4 adet hard diskten bahsedildiği halde (1-Wd Marka WXD1A95515RY 2-Wd Marka WXQ1EC6YSF,3-Seagete Marka 5MAC0215, 4-Samsung Marka S265CDRZ808817) 21/09/2016 tarih suç tespit tutanağında iş yerinden 2 adet hard diskin muhafaza altına alındığından bahsedildiği (1-Wd Marka WXD1A95515RY. 2-Wd Marka WXQ1EC6YSF), bilirkiși raporundaki bu çelişkinin mahkeme tarafindan giderilerek ek rapor alınmadığı, bilirkişi raporu iceriğinde suç tarihinde masada elde edilen bahis kuponu çıktısının bilgisayar ekranı kapanmadan dosyaya yansıyan görüntü olduğundan bahsedilmis ise de bu görüntünün hard diskten elde edildiğinin açıkça yazılı olmadığı ayrıca kolay7/24 bahis sitesinin ekran yansıması rapora eklenmiş ise de bu görüntünün hangi hard diskten elde edildiğinin açıkça belli olmadığı, 25/09/ 2016, 22/09/1 2016, 21/09/1 2016 tarihlerinde söz konusu bahis sitelerinin ziyaret edildigi rapora eklenmis ise de bu verilerin hangi hard diskten elde edildiği belli olmadığı gibi bahis sitesi adreslerine yapılan ziyaret neticesinde söz konusu tarihlerde oyun oynanmış ise buna ilişkin bahis bilgilerinin de rapora ekli olmadığı, bilgisayarlardan bahis sitelerine giriş yapılmasının tek başına bahis oynandığının somut verisi kabul edilemeyeceği hususları birlikte değerlendirildiğinde ….<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi 2017/945 Esas, 2017/1210 Karar</p>
<p><em><strong>3- Bahis sitelerine erişim sağlandığına ilişkin deliller bulunsa da bahis oynatıldığına yönelik yeterli delil bulunmaması halinde sanık hakkında beraat kararı verilmelidir.</strong></em></p>
<p>Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.</p>
<p>Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;</p>
<p>Sanığın iş yerinde yapılan aramada ele geçirilen bilgisayar üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen rapora göre, bazı bahis sitelerine erişim yapıldığı tespit edilmiş ise de söz konusu sitelerin bahis oynanması dışında bir takım içerikler barındırdığı göz önüne alındığında, dosyada mevcut rapor ve eki CD’nin incelenmesinde, ilgili sitelerin bahis oynanmasına ilişkin kısımlarına erişim sağlandığına yönelik bir bulgu bulunmadığı, tespit edilen erişimlerin sadece belli tarihlerde yoğunlaştığı, erişimlerin sayısının da sanığın 7258 sayılı Kanuna aykırı şekilde bahis oynattığını kabule yeter oranda olmadığı, sanığın iş yerinde yapılan aramada başkaca bir bulgu elde edilemediği, sanığın da aşamalardaki savunmalarında istikrarlı bir şekilde yasadışı bahis oynatmadığını savunduğu anlaşılmakla, üzerine atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delil elde edilemeyen sanığın beraatine karara verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi…<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>YARGITAY 19. CEZA DAİRESİ, Esas: 2019/597, Karar: 2019/4530, Tarih: 19.02.2019</p>
<p><em><strong>4- BAHİS SİTELERİNE ÇOK FAZLA PARA TRANSFERİ YAPAN SANIĞIN BAHİS ŞİRKETİNE ARACILIK ETTİĞİ KABUL EDİLİR.</strong></em></p>
<p>Dava konusu olay, banka hesaplarına çok sayıda farklı kişi tarafından para transferi yapılan sanığın, yasal bahis sitelerinde bahis oyunları oynadığının tespit edilmesi üzerine banka hesaplarını kullanmak suretiyle sanal kumar oynattığı iddiasına ilişkindir.</p>
<p>28.05.2019 tarihli Bilirkişi Raporunda şans oyunları şirketlerinden 03/04/2014-12/11/2017 tarihleri arasında 40 işlemde toplam 147.510,00 TL paranın sanığın bankalar nezdindeki hesaplarına yatırıldığı, 02/04/2014-12/10/2017 tarihleri arasında ise 480 işlemde toplam 643.000,00 TL parayı sanığın şans ve bahis oyunları şirketlerinin hesaplarına yatırdığı belirtilmiştir.</p>
<p>A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü</p>
<p>Kazancı ve ekonomik geliri, işlem sayısı, işlem tarihleri dikkate alındığında sanığın sadece kendisinin bahis oynadığına ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın hem kendisinin kumar ve bahis oynadığı hem de çevresindeki şahısların bahis oynamasına aracılık ettiği gerekçssiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyet kararı verilmiştir.</p>
<p>B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü</p>
<p>Sanığın bahis oyunları oynadığı şirketlerin Spor Toto Teşkilat Başkanlığı sitesinde elektronik bayiler olarak ilan edilmiş olduğu ve bilirkişi raporunda bu siteler dışında yasal olmayan bahis sitesi ya da sitelerinin tespitinin yapılmaması, sanığın öğretmen olup memuriyeti dışında cam balkon işiyle de uğraşmakta olduğunu ve hesabına gönderilen paraların bu işten ve yasal bahis sitelerinden oynadığı oyunlardan kaynaklandığına yönelik beyanı dikkate alındığında sanığın kumar ya da bahis oynanması için web sitesi kurduğuna, kullanıcıların kumar ya da bahis oynamaları için teknik destek sağladığına ya da onlara aracılık ettiğine ilişkin dosya kapsamında bir tespit bulunmamış olması nedeniyle atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delil bulunmayan sanığın 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatı yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı olduğundan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<button class="rank-math-content-ai-tooltip">Yapay Zeka ile kısalt</button></p>
<p>IV. GEREKÇE</p>
<p>Tebliğname yönünden</p>
<p>5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının a, c, d, e, f, g ve h bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı halinde, duruşma açılmaksızın esastan reddine karar verilebileceği, sanık hakkında yerel mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun&#8217;un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.</p>
<p>Temyiz sebepleri yönünden</p>
<p>Bilirkişi raporuna göre, şans ve bahis oyunları şirketleri tarafından sanığa ait farklı bankalar nezdinde bulunan hesaplarına 03/04/2014-12/11/2017 tarihleri arasında 40 işlemde toplam 147.510,00 TL paranın yatırıldığı, 02/04/2014-12/10/2017 tarihleri arasında ise 480 işlemde toplam 643.000,00 TL parayı sanığın şans ve bahis oyunları şirketlerinin hesaplarına yatırdığının belirtilmesi karşısında, öğretmen olan sanığın her ne kadar cam balkon yapım işi ile uğraşmakta olduğu anlaşılmış ise de, ekonomik geliri, sanık tarafından yapılan para transferlerinin sayısı ve işlem tarihleri dikkate alındığında çevresindeki şahısların bahis ve şans oyunları oynamasına aracılık ettiği anlaşıldığından sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.</p>
<p>YARGITAY 8. Ceza Dairesi Esas : 2021/18703 ,Karar: 2023/7850, Tarih: 24.10.2023</p>
<p><em><strong>5- Yasa dışı bahis sitelerine sanık tarafından hangi tarih aralığında ve ne kadar sıklıkla girdiği tespit edilmelidir.</strong></em></p>
<p>Suçte kullanıldığı iddia olunan bilgisayarın incelenmesi sonucunda bağlantı yapıldığı tespit edilen yasa dışı bahis sitelerine sanık tarafından hangi tarih aralığında ve ne kadar sıklıkla girildiği tespit edilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/11000 Esas 18/12/2017 Karar tarihli</p>
<p><em><strong>6- Polisin müşteri gibi gidip sanığa bahis kuponu oynatması ve savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırıdır.</strong></em></p>
<p>Bilirkişi raporunda temizleme programı nedeniyle daha önceden girilen site ve sayfaların, geçmişin görülemediğinin belirtilmesine, bu durumda tutanakta işyerine müşteri gibi giden polis memurlarına sanığın para karşılığı bahis kuponu oynattığının belirtilmes nedeniyle tutanak tanıklarının beyanlarının suçun sübutunun takdiri yönünden önem taşımasına rağmen, tutanak tanıkları dinlenmeden hüküm için önemli olan hususlarda savunma hakkını kısıtlayacak şekilde ve sanığın savunmasına hangi gerekçelerle itibar edilmediği belirtilmeyerek yetersiz gerekçe ile karar verilmesi… BOZULMASINA</p>
<p>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesi 2017/249 Esas, 2017/653 Karar, 10/03/2017 Karar Tarihli</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kiracı Tahliye Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kiraci-tahliye-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kiraci-tahliye-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Oct 2025 13:51:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37812</guid>

					<description><![CDATA[6 Şubat Depremi, inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemelerinin orantısız artışı, konut stoklarının nüfusa dengeli şekilde arttırılmaması ile ülkemizde emlak krizi..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>6 Şubat Depremi, inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemelerinin orantısız artışı, konut stoklarının nüfusa dengeli şekilde arttırılmaması ile ülkemizde emlak krizi meydana gelmiş bu nedenle evini kiraya veren mülk sahipleri tarafından kiralananın tahliyesi davası büyük rağbet görmüştür. Tahliye davaları kiracı ile kiralayan arasında yapılan sözleşmenin feshi amacıyla açılan dava türüdür. Tahliye davasındaki amaç kiraya verilen taşınmazın boşaltılmasıdır.</p>
<h2>Kiracının Tahliye Yolları</h2>
<p>Kiracının tahliye edilmesine ilişkin birçok hukuki yöntem bulunmaktadır. Her bir tahliye yolunun kendine özgü şartları bulunmaktadır. Kiralananın tahliyesini sağlayan yollar kısaca:</p>
<ul>
<li>İcra yolu</li>
<li>Bildirim yolu</li>
<li>Dava yolu</li>
</ul>
<h3>İcra Yoluyla Kiracının Tahliyesi</h3>
<p>Kiracının kirayı ödememesi veya eksik ödemesi durumunda kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle ilamsız icra yoluyla tahliye takibi başlatılabilir. Takip talebinde ödenmeyen kira bedelinin ödenmesi ve kiracının tahliyesi istenmektedir. Başlatılan takip ile kiracıya ödeme emri gönderilir. Ödeme emrinde kiracıya kanuni hakları ihtar edilir.</p>
<p>Konut ve çatılı iş yerlerine ilişkin ödeme emrinde kiracıya, ödeme emrine 7 (yedi) gün içinde itiraz edebileceği ve 30 (otuz) gün içinde borcunu ödemesi bildirilir.</p>
<p>Kiracının ödeme emrine itiraz etmesi durumunda ise itirazında Kira Sözleşmesini kabul edip etmediğine göre ve kiralayanın elinde bulundurduğu belgelere göre gidilebilecek kanun yolları farklılık göstermektedir. Eğer kiralayanın elinde İİK m.68’de sayılan belgeler var ise itirazın kaldırılması yoluna başvurabilecektir. Diğer bir yandan kiralayan her halükarda İtirazın İptali davası açabilecektir.</p>
<h3>Bildirim Yoluyla Kiralananın Tahliyesi</h3>
<p>Konut ve çatılı işyeri kiralarında genellikle kiralama süresi bir yıl olarak belirlenmektedir. TBK m. 347 uyarınca belirli süreli kira sözleşmelerinde kira sözleşmesinin bitiminden en az 15 (onbeş) gün önce kiracı tarafından bildirimde bulunulmadıkça, sözleşme aynı koşullarla 1 (bir) yıl uzamış sayılır. Burada kanun sözleşmeyi sürenin sonunda bitirme hakkını kiracıya verdiği unutulmamalıdır. Kiraya veren, kira sözleşmesinin süresinin bittiğine dayanarak herhangi bir sebep olmaksızın sözleşmeyi sona erdiremez.</p>
<p>Kiraya verenin sözleşmenin süresinin bittiğine dayanarak sözleşmeyi sona erdirebilmesi için 10 (on) yıllık uzama süresi geçmiş olmalıdır. Bu sürenin ardından gelen her bir uzama yılının bitiminden en az 3 (üç) önce bildirimde bulunarak sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.</p>
<p>Konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı ve kiraya verenin yapacağı bildirimler yazılı olmak zorundadır.</p>
<p>Aile konutu olarak kiralanan mecurlarda kiracı, eşinin açık rızası olmadan tek başına sözleşmeyi sona erdiremeyecektir.</p>
<h3>Kiracının Tahliyesi Davası (Dava Yoluyla Tahliye)</h3>
<p>Kiracının tahliyesinin bir diğer yolu da Dava Yolu İle Tahliyedir. Buna genelde Kiracının Tahliyesi Davası denilmektedir. Dava Yolu ile Tahliye de kendi içinde Kiraya Verenden Kaynaklanan ve Kiracıdan Kaynaklanan sebeplerle olmak üzere ikiye ayrılır.</p>
<h3>Hangi Sebeplerle Kiracının Tahliyesi Davası Açabilirim ?</h3>
<p><strong>1- Kiraya Verenden Kaynaklanan Sebeplerle Açılan Tahliye Davası</strong></p>
<p><strong>a. Gereksinim, Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye Davası</strong></p>
<ul>
<li><strong>İhtiyaç Sebebiyle Tahliye Davası:</strong> Kiraya veren, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için gereksinim sebebiyle tahliye davası açabilir. İhtiyaç sebebiyle tahliye davasını açarken dikkat edilmesi gereken husus ihtiyacın samimi, sürekli ve o an var olması gereklidir. İhtiyacın gerçek, samimi olduğuna ilişkin çıkarımlar içtihatlar yolu ile yapılmaktadır. Örneğin, Taşınmazın bulunduğu çevrede başka taşınmazın ya da bulunmaması ve o çevrede yılın bir bölümünü geçirilmesi gerekmektedir.</li>
<li><strong>Yeniden İnşa Ve İmar Sebebiyle Tahliye Davası:</strong> Yeniden inşa ve imat sebebi ile tahliye davası açılabilmesi için taşınmazın esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi ve bu işler sırasında kiracının taşınmazı kullanmasının imkansız olması gerekmektedir.</li>
</ul>
<p>Yukarıda anlatılan durumlarda kiraya veren sözleşmede belirtilen sürenin bitiminden itibaren 1 (bir) ay içinde önce zorunlu dava şartlarını yerinde getirerek Tahliye Davası açabilir.</p>
<p><strong>b. Yeni Malikin Gereksinimi</strong></p>
<p>Yeni konut alımında konutta kiracı bulunması halinde yeni ev sahibinin ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açması gerekir. Bu durumda yeni malikin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için iş yeri ya da konut ihtiyacı sebebiyle kiracının tahliyesini isteyebilecektir.</p>
<p>Taşınmazı satın alan yeni malik bu tahliye davasını açabilmesi için satın alma tarihinden itibaren bir ay içinde ihtiyacına ilişkin durumu kiracıya yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. Bu bildirimin akabinde altı ay içinde açacağı tahliye davası ile kira ilişkisini sora erdirebilmektedir.</p>
<p>Yukarıdakilere ek olarak yeni malik isterse süre şartları da oluşmuş ise ihtiyaç sebebiyle tahliye davası ile de kira ilişkisini sonlandırma hakkına sahiptir.</p>
<p><strong>2- Kiracıdan Kaynaklanan Sebeplerle Açılan Tahliye Davası</strong></p>
<p><strong>Tahliye taahhütnamesi</strong></p>
<p>Kiracı, tahliye taahhütnamesi ile kiralanan taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını taahhüt edebilir. Bu taahhütname yazılı yapılmış olmak zorundadır. Taraflar isterlerse noterde isterlerse aralarında adi yazılı şekilde imzalayabilir.</p>
<p>Kiracı tahliye taahhütnamesinde belirtilen sürede kiralanan taşınmazı boşaltmaz ise kiraya veren kira sözleşmesini bu tarihten itibaren bir ay içinde icra yoluyla ya da dava yolu ile kira sözleşmesi sonlandırabilir.</p>
<p><strong>Kiracının Kira Bedellerini Ödememesi:</strong></p>
<p>Bir yıl ya da daha uzun kira sözleşmelerinde kiracının bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödememesi nedeniyle kiracıya iki haklı ihtar çekilmesine neden olmuşsa kiraya veren, iki haklı ihtarın çekildiği kira yılının bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabilecektir.</p>
<p><strong>Kiracının Konutunun Bulunması:</strong></p>
<p>Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin, kiralanan taşınmazın bulunduğu ilçe, belde ya da belediye sınırları içerisinde oturmaya elverişli bir konutunun bulunması halinde tahliye davası açılabilir. Kiraya verenin bu konutun varlığından kira sözleşmesi kurulduğu esnada haberdar olmaması gerekmektedir. Böylece kiraya veren konuta ihtiyaç ve diğer sebepler gibi bir gerekçesi olmasa dahi sözleşmenin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açarak mecuru tahliye edebilmektedir.</p>
<h2>Kiracının Tahliyesi Davası Nasıl Açılır ?</h2>
<p>Kiracının Tahliyesi Davası açmak için öncelikle dava şartlarının varlığı gerekmektedir. Bu şartlardan birisi de arabuluculuktur. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur.</p>
<p>Bildirim şartları ve arabuluculuk aşaması da tamamlandıktan sonra Kiracının Tahliyesi Davası açabilirsiniz. Dava süreci lehinize sonuçlandıktan sonra kiracınızı çıkartmak için icra yoluna gitmeniz gerekmektedir.</p>
<p>Kiracının Tahliyesi Davasında dayanılan sebeplere göre süreç farklı işlemektedir. Bunun yanında süre şartları da farklılık göstermektedir. Bu sebeple davayı açarken uzman bir avukat ile çalışmanız lehinize olacaktır.</p>
<h2>Dava Açmanın Şartları Nelerdir ?</h2>
<p>Kiracının Tahliyesi Davasında dava açma şartları oldukça karmaşık bir süreçtir. Öncelikle davanızı yukarıda bahsedilen sebeplerin hangisinden kaynaklandığını belirlemeniz gerekiyor. Sebebinizi belirledikten sonra bildirim şartı var ise bildirim yapmanız gerekiyor. Bildirim şartını süresinde gerçekleştirdikten sonra arabulucuya başvurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Sonuç olarak dava şartlarında dikkat edilmesi gereken hususlar; bildirim, süreler, arabuluculuktur.</p>
<h2>Kiracının Tahliyesi Davasının Sonuçları</h2>
<p>Davanın kabul olması yanı lehinize sonuçlanması durumunda kiralayan ile kiracı arasında yapılan sözleşme sonlanmış olur. Bu karar tek başına kiracının tahliyesinin icra edileceği anlamına gelmez. Eğer kiracınız bu karara rağmen kiralananı tahliye etmezse cebri icra takibi başlatılarak cebri icra yolu ile kiracınızı çıkartabilirsiniz.</p>
<p>Davanın reddolunması yani aleyhinize sonuçlanması durumunda ise dava açma sebepleriniz geçerli görülmemiş olacaktır. Dava konusu kira sözleşmesi devam eder. Dava sonuçlandıktan sonra başkaca bir tahliye sebebinin ortaya çıkması halinde dava açabilirsiniz.</p>
<h2>Kiracının Tahliyesinin Süresi</h2>
<p>Davanın lehinize sonuçlandığı durumda icra takibi başlatmanız halinde tahliye süresi 1-1,5 ay içerisinde gerçekleşecektir.</p>
<h2>Kiracının Tahliyesi Davası Ne Kadar Sürer ?</h2>
<p>Öncelikle Adalet Bakanlığı hedef süreleri kapsamında kira sözleşmelerine ilişkin davalara bakmakla görevli Sulh Hukuk Mahkemelerinde davaların sonuçlanması için öngörülen süre 500 gün olarak belirlenmiştir. Bu süreler kesin olmamakla birlikte tahliye davasının sonuçlanma süreleri bulunduğunuz şehre, davaya bakan mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişkenlik göstermektedir.</p>
<h2>Kiracının Tahliyesi Davası Dilekçe Örneği</h2>
<p><strong>…. NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong></p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. İrem İlbars</p>
<p><strong>DAVALI :</strong></p>
<p><strong>KONU :</strong> Kiralananın Gereksinimi Nedeniyle Tahliye Talebidir</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Müvekkil, davalının halihazırda kiracı sıfatıyla ikamet ettiği …….. adresinde bulunan taşınmazın malikidir. Müvekkil ile davalı arasında müvekkile ait taşınmaz hakkında …. tarihli 1 yıl süre kira sözleşmesi akdedilmiştir.</p>
<p>Müvekkil halihazırda ….. adresinde kiracı olarak oturmaktadır. Müvekkilin kirada olan başka konutu yoktur ve davalının oturduğu konuta bu yönüyle ihtiyaç vardır.</p>
<p>Müvekkil davacının halihazırda kirada oturması sebebiyle maliki olduğu dava konusu konuta ihtiyacı vardır. Müvekkilin ihtiyacı gerçek ve samimidir. İşbu sebeple kiralanan taşınmazın tahliyesi amacıyla dava açma zaruriyeti doğmuştur. Müvekkilin ihtiyacı sebebiyle dava konusu konutun tahliyesine karar verilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>DELİLLER :</strong> Kira sözleşmeleri, tanık beyanları, yemin ve sair her türlü delil.</p>
<p><strong>HUKUKİ NEDENLER :</strong> TBK HMK ve sair ilgili mevzuat</p>
<p><strong>SONUÇ ve İSTEM :</strong> Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerden dolayı; davamızın kabulüne, …… adresindeki taşınmazın tahliyesine ve boş olarak teslimine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline vekaleten arz ve talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Davacı Vekili</strong></p>
<p style="text-align: right;">Av. İrem İlbars</p>
<h3>Kiracının Tahliyesinde İhtarname Örneği</h3>
<p>İHTARNAME</p>
<p>KEŞİDECİ:</p>
<p>VEKİLİ: Av. İrem İlbars</p>
<p>MUHATAP:</p>
<p>KONUSU : …. Adresindeki taşınmazı …. Tarihinde satın alan Yeni Malik sıfatıyla konut ihtiyacı nedeniyle tahliye ve taşınmazı tahliye edene kadar ödenmesi gereken kira bedellerinin müvekkile ödenmesi ihtarıdır.</p>
<p>AÇILAMALAR:</p>
<p>Halihazırda kiracısı olarak oturduğunuz …. Adresindeki konuu …. Tarihinde eski ev sahibinizden müvekkil …. satın almıştır. Eski ev sahibiniz ile aranızda yapmış olduğunuz … tarihli kira sözleşmesinin devam etmesine müvekkilin muvafakati bulunmamaktadır ve yenilenmeyecektir.</p>
<p>Konuta müvekkilin ihtiyacı olduğunu bildiririz. Söz konusu konutu iktisap tarihi olan …. Tarihinden itibaren 6 (altı) aylık süre içinde tahliye etmenizi ihtar ederiz.</p>
<p>Tahliye tarihine kadar kira bedelini müvekkilin ….. IBAN numaralı … bankasına ait hesaba yatırmanızı talep ederiz.</p>
<p>Konutu bildirilen süre içerisinde tahliye etmemeniz ve kira bedelini müvekkile ödemediğiniz takdirde hukuki yollara başvuracağını giderlerin tarafınıza yükletileceğini fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile bilvekale ihtar ederiz. …/…/….</p>
<p style="text-align: right;">İhtar Eden Keşideci Vekili</p>
<p style="text-align: right;">Av. İrem İlbars</p>
<p>SAYIN NOTER;</p>
<p>Üç suretten ibaret olan işbu ihtarnamenin bir suretinin dairenizde saklanmasını, birer suretlerinin muhataplara tebliğini ve muhataba tebliğ şerhini havi bir suretinin de tarafımıza verilmesini saygı ile talep ederim.</p>
<h3>Kirasını Düzenli Ödeyen Kiracı Nasıl Tahliye Edilir ?</h3>
<p>Kirasını düzenli ödeyen kiracıyı tahliye edebilmenin yollarından ksıaca bahsedecek olursak Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle kiracı tahliye edilebilir. Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerden ilki Gereksinim, Yeniden İnşa ve İmar Sebebiyle Tahliye Davası Açılması bir diğeri ise Yeni Malikin Gereksinimi Sebebiyle Tahliye Davası açılmasıdır.</p>
<p>Diğer bir yol ise Kiracıdan Kaynaklanan Sebeplerden olan Tahliye Taahhütnamesidir. Tahliye Taahhütnamesi bulunması durumunda bu taahhütnameye dayanarak kiracınızı tahliye edebilirsiniz.</p>
<p>Son olarak Kira Sözleşmesinin süresi bitmiş olması durumunda kiracınızı bildirim yolu ile tahliye edebilirsiniz.</p>
<p>Yazımızın Kiracının Tahliye Yolları başlıklı kısmında yukarıda bahsedilen tahliye şekilleri ayrıntılı şekilde anlatılmıştır.</p>
<h3>Ev Sahibi Kendim Oturacağım Diye Kiracıyı Çıkarabilir mi?</h3>
<p>Ev sahibi kiracısını ben oturacağım diye tahliye edebilir. Yani ev sahibi İhtiyaç sebebiyle tahliye davası açma hakkına sahiptir. Bunun yanında yeni malik de kendim oturacağım diye kiracıyı çıkartabilir. Sonuç olarak ev sahibi ihtiyacına yönelik şartlar var ise tahliye davası açıp kiracıyı tahliye edebilecektir.</p>
<h3>Kiracı Tahliye Kararını Temyiz Ederse Ne Olur ?</h3>
<p>Kiracı İstinaf kararını temyiz incelemesi için Yargıtay’a taşıması durumunda dava süreci uzamış olur. Çünkü İstinaf kararı kesinleşmediğinden icrai nitelik kazanmaz. Ek olarak temyiz edilen kararı temyiz mercii olan Yargıtay onayabilir, düzelterek onayabilir ya da bozabilir.</p>
<h3>Kiracının İhlallerine Karşı Kiracıya İhtar Nasıl Çekilir ?</h3>
<p>Öncelikle kendi olayınıza uygun bir ihtarname yazmanız gerekmektedir. Ardından Noter aracılığı ile kiracınıza ihtar çekebilirsiniz. İhtar çekerken yapılan hatalardan dolayı hak kaybına uğramamak için avukat aracılığı ile ihtar çekmeniz daha iyi olacaktır.</p>
<h3>Kanunda Açıkça Sayılmayan Bir Sebepten Tahliye Gerçekleşebilir Mi?</h3>
<p>Kiracının tahliye sebepleri kanunda yazmaktadır ve sınırlı sayıdadır. Bu nedenle kanunda açıkça yazılmayan bir sebepten dolayı kiracının tahliyesi mümkün değildir.</p>
<h3>Aynı Taşınmaza İlişkin Birden Fazla Kira Sözleşmesi Varsa Ne Olacaktır?</h3>
<p>İlk kira sözleşmesinin üzerine yeni bir kira sözleşmesi yapılması durumunda hangisinin geçerli olacağı konusunda farklı durumlar bulunmaktadır. Genellikle kira artışları için yeni sözleşme yapılmaktadır. Bu durumda önceki sözleşme feshedilmiş sayılacak ve kira ilişkisi de baştan başlayacaktır. Örneğin kira süresi sıfırdan başlayacak, kira tespit davası açma süresi de yeniden başlayacaktır.</p>
<p>Kanunen taraflar aralarında dilediği gibi sözleşme yapmakta serbesttirler fakat bu sözleşmeler kanunlara, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olamazlar. Bu sebeple ikinci sözleşmede bahsedilenlere ilişkin bir aykırılığının bulunması durumunda geçersiz olduğu unutulmamalıdır.</p>
<h3>Sözleşmeyle Kiracı Aleyhine Değişiklik Yapılabilir Mi?</h3>
<p>Türk Borçlar Kanunu uyarınca kira sözleşmelerinde kiracı aleyhine değişiklik yapılmasının önü kapatılmıştır. Bu kapsamda taşınmazı yeni alan malik mevcut kira sözleşmesinin tarafı olarak bu sözleşmedeki hükümlere uygun hareket etmek zorundadır.</p>
<h3>Kiraya Verenin Ölümü Halinde Tahliye Davaları Nasıl Açılır?</h3>
<p>Kiraya verenin ölümü halinde kiralama hakkı kiraya verenin yasal mirasçılarına geçecektir. Mirasçılar, mirasçılık belgesi gibi gerekli belge işlemleri tamamladıktan sonra tahliye davası açabilecektirler.</p>
<p>Eğer halihazırda kiraya veren tarafından açılmış bir tahliye davası var ise ve yargılama süresinde kiraya veren ölmüş ise Kiraya verenin mirasçıları davaya devam edebileceklerdir.</p>
<h3>Tahliye Taahhütnamesi Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmelidir?</h3>
<p>Usulüne uygun hazırlanmamış tahliye taahhütnamesi ile açılan tahliye takip süreçlerinde sıklıkla sorun yaşanmaktadır. Öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ile tahliye taahhütnamesinin imzalanma tarihinin aynı olmamasına dikkat edilmelidir. Tahliye taahhütnamesi kira sözleşmesinin başlangıç tarihinden itibaren makul bir süre geçtikten sonra imzalanmalıdır.</p>
<p>Tahliye taahhütnamesinin geçerli olmasının diğer şartı yazılı olmasıdır. Tahliye taahhütnamesinde kiracı veya temsilcisinin imzası bulunmak zorundadır. Bunun yanında eşin imzasına ilişkin Türk Borçlar Kanunu uyarınca bir açıklama getirilmemişse de Türk Medeni Kanunu uyarınca aile konutu kavramı üzerinden incelemek gerekmektedir. Eğer kiralanan taşınmaz aile konutu niteliğinde ise tahliye taahhütnamesinde eşin imzası olması zorunludur. Aile konutu olmasına rağmen bir eşin imzası bulunmuyorsa bu durum tahliye taahhütnamesini baştan itibaren geçersiz kılmamakla birlikte imzası bulunmayan eş hukuki yollara başvurarak tahliye taahhütnamesini geçersiz hale getirebilir.</p>
<p>Sonuç olarak tahliye taahhütnamesinin noter aracılığı ile imzalanması ve eşin de imzasının alınması kiralayan açısından dava süresinin uzaması yahut hak kaybına uğramaması açısından yasal gerekliliktir.</p>
<h3>Kiralanan Konut Boşaltılırken Boyalı Mı Teslim Edilir?</h3>
<p>Kiralanan taşınmazın tahliyesi esnasında kiralanın nasıl teslim edileceğine ilişkin uyuşmazlıklar için öncelikle taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesine bakılması gerekmektedir. Kira sözleşmesinde konutu boyasız şekilde kiralandığının yazması durumunda boya yapılmasına gerek yoktur.</p>
<h3>Depozito (Güvence Bedeli) İade Edilirken Hangi Bedelden Hesaplanmalıdır? Enflasyon Farkı Talep Edilir Mi?</h3>
<p>Kira sözleşmesi yapıldığı esnada alınan depozito kira sözleşmesi sonunda iade edilirken Türk Borçlar Kanunu 342. Maddesi dikkate alınmalıdır. Bu kanun maddesine göre depozito üç aylık kira bedelini aşamaz. Depozito (güvence bedeli) para ya da kıymetli evrak olarak belirlenebilmektedir. Belirlenen bedel para ise bir bankanın vadeli hesabına ya da tasarruf hesabına yatırılarak saklanması gerekmektedir. Eğer depozito kıymetli evrak olarak alınmış ise bu kıymetli evrak bir bankaya depo edilir. Kanun koyucu böylece depozito için verilen bedelin değer kaybetmesinin önüne geçmeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak depozito (güvence bedeli) kiracıya iade edilirken nemalandırılarak iade edilmesi gerekmektedir.</p>
<h3>Mahkeme Kararına Rağmen Çıkmayan Kiracıyı Çıkartmak İçin Ne Yapmalıyım?</h3>
<p>Açılan tahliye davası sonucunda bir mahkeme kararı bulunması o kararın kesinleşmesi ile taşınmazı kendiliğinden icra edilip kiralananın tahliye edileceği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple karara rağmen kiralananı tahliye etmeyen kiracıya karşı eldeki mahkeme kararına dayanarak tahliyesi için icra takip süreci başlatılması gerekmektedir.</p>
<h3>Evin Tahliyesinden Sonra Kiraya Verilmesi Halinde Tazminat Hakkı</h3>
<p>Kiralama yasağı kapsamında eğer kiraya veren, kiracıyı ihtiyaç sebebiyle tahliye etmiş ise haklı sebep olmaksızın kiralananı, üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralayamaz.</p>
<p>Yeniden inşa ve imar amacıyla tahliye edilen konut ve çatılı iş yerlerinde ise yeniden inşa ya da imar yapılmamış eski hali ile, haklı bir sebep olmaksızın üç yıl dolmadıkça başkasına kiralanamaz.</p>
<p>Yeniden inşa ya da imarı yapılmış taşınmazın bu işlemlerden sonra kiralanmasında eski kiracının öncelik hakkı bulunmaktadır. Kiralananın yeni durumu ve yeni kira bedeline ilişkin eski kiracıya yazılı bildirim yapılması gerekmektedir. Eski kiracı bu bildirime bir ay içinde cevap vermelidir. Eski kiracının öncelik hakkı bitmeden kiralanan, üç yıl boyunca başkasına kiralanamaz</p>
<p>Yukarıda sayılan halleri ihlal eden kiraya veren, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelini tazminat olarak ödemekle yükümlü olup dava açılması gerekmektedir.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kiraci-tahliye-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara Adliye Adres ve Telefonları, Ulaşım Rehberi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/ankara-adliye-adres-ve-telefonlari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/ankara-adliye-adres-ve-telefonlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 08:22:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[adliye telefonları]]></category>
		<category><![CDATA[anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[dışkapı adliyesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[sıhhiye adliyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37736</guid>

					<description><![CDATA[Ankara Sıhhiye’de bulunan mahkemeler Sıhhiye Adliye’sinin fiziki yetersizlikleri nedeni ile zamanla bölünerek dağılmış ve bu nedenle Ankara Adliyesi merkezde 8..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Sıhhiye’de bulunan mahkemeler Sıhhiye Adliye’sinin fiziki yetersizlikleri nedeni ile zamanla bölünerek dağılmış ve bu nedenle Ankara Adliyesi merkezde 8 farklı binada görev dağılımı yapılmış Sincan ve Etimesgut ilçeleri için ise yetki dağılımı yapılarak Batı Adliyesi oluşturulmuştur. Bu nedenle özellikle şehir dışından adliyeye gelen avukat meslektaşlarımız ve vatandaşlar konum ve ulaşım konusunda büyük kafa karışıklığı yaşamakta olup bu nedenle işbu rehber hazırlanmıştır.</p>
<p>Her ne kadar adliyelerin sabit telefon hatlarına yazımızda yer verilse de küçük il ve ilçelerdekinin aksine telefonla adliyeye ulaşımın imkansıza yakın olduğunu ya fiziki ulaşım sağlamanız gerektiğinin ya da kalem numaralarını aramanız gerektiğinin altını çizelim.</p>
<h3>1- Sıhhiye Merkez Adliyesi</h3>
<p>Adres: Hacı Bayram Veli Mahallesi Atatürk Bulvarı No: 40 Altındağ</p>
<p>Cumhuriyet Başsavcılığı ve soruşturma birimleri ile Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri bulunur.</p>
<p>Sıhhiye Metro durağından çıktıktan sonra meşhur Hitit Heykeli’ni arkanıza alıp 5 dakika yürüyerek ulaşım saglayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon : 0312 5093180</p>
<h3>2- Balgat İş Mahkemeleri (2 No’lu Ek Hizmet Binası)</h3>
<p>Adres: Çukurambar Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No:45/1A Balgat Çankaya</p>
<p>Sayısı 86&#8217;yı bulan is mahkemelerinin tümü bu ek binada bulunur.</p>
<p>Kızılay&#8217;dan bineceğiniz 481-6, 193, 192, 191, 195 numaralı otobüs hatlarını kullanarak ulaşım sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon: 0312 2044500 , 0312 2044501</p>
<h3>3- Dışkapı Adliyesi (1 No’lu Ek Hizmet Binası)</h3>
<p>Adres: Doğanbey, Şehit Ömer Halisdemir Bulvarı, Etlik Caddesi No:3 Dışkapı Altındağ</p>
<p>Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Sulh Hukuk Mahkemeleri bu ek binada konumlandırılmıştır.</p>
<p>Kızılay&#8217;dan binerek kullanabileceğiniz 266, 253-6, 486, 482, 403-6 numaralı otobüs hatları ile ulaşım sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon: Asliye Hukuk Mahkemeleri 0312 5404500</p>
<p>Sulh Hukuk Mahkemeleri: 0312 5404501</p>
<h3>4- Sögütözü Aile Mahkemeleri (4 No’lu Ek Hizmet Binası)</h3>
<p>Adres: Mustafa Kemal Mahallesi 2181. Cadde Söğütözü Çankaya</p>
<p>Aile Mahkemeleri, Çocuk Agır Ceza Mahkemeleri, Çocuk Mahkemeleri, Ticaret Mahkemeleri ve Tüketici Mahkemeleri bulunur.</p>
<p>Büyük ve koyu renkli bir plazada bulunan aile mahkemesine Kızılay&#8217;dan M2 metrosu kullanarak MTA duragında indikten sonra 15 dakika yürüyebilir ya da 112 hat numaralı otobüsü kullanarak yine aynı yürüme mesafesi kat ederek ulasım saglayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon: 0 (312) 4090200 , 0 (312) 4090201</p>
<h3>5- İcra Daireleri ve İcra Mahkemeleri (3 No’lu Ek Hizmet Binası)</h3>
<p>Adres: Mustafa Kemal Mahallesi 2179. Sokak No:5 Sögütözü Çankaya</p>
<p>İcra daireleri, haciz büroları, icra mahkemeleri ve icra ceza mahkemeleri bu binada bulunur. CHP Genel Merkezi&#8217;ne çok yakın bir sekilde konumlanan icra müdürlüklerine Kızılay&#8217;dan M2 metrosunu kullanarak MTA duragında indikten sonra 15 dakika yürüyerek ulaşım saglayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon: 0312 3026300 (Mahkemeler) , +90 (312) 3026654 (İcra Müdürlükleri)</p>
<h3>6- İdare Mahkemeleri</h3>
<p>Adres: Mustafa Kemal Mahallesi 2155. Sokak No:3 Söğütözü Çankaya</p>
<p>ODTÜ metro durağından çıkış yaptıktan sonra 7 dakika yürüme mesafesindedir.</p>
<p>Telefon: 0(312) 218 57 00</p>
<h3>7- Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi (5 No’lu ek hizmet binası)</h3>
<p>Adres: Gazi Mahallesi Türk Patent Enstütisi MKE Tekstil Makinesi Üretim Atölyeleri No:115<br />
Yenimahalle</p>
<p>Kızılay’dan bineceğiniz 297-7 ve 202-7 numaralı hatların Toptancı Hali durağında indikten sonra 5 dakika yürüyerek ulaşım sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon: 0 (312) 3421035 , 0 (312) 3421036, 0 (312) 3421037</p>
<h3>8- Vergi Mahkemesi</h3>
<p>Adres: Çukurambar Mahallesi Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi Protokol Binası No:39 Çankaya</p>
<h3>9- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi &#8211; İstinaf Mahkemesi</h3>
<p>-Ana bina : Mustafa Kemal Mah. Ismail Karakaya (Eski 2151) Cad. No: 34 Sögütözü Çankaya</p>
<p>-Kızılay Ek Hizmet Binası: Cumhuriyet, Mithatpasa Cd. No:12, 06420 Çankaya (6. &#8211; 7. &#8211; 8. &#8211; 9 .10.<br />
ve 11. Hukuk Daireleri )</p>
<p>-Balgat Ek Hizmet Binası: Ehlibeyt Mahallesi 1242. Cadde No:34 Balgat Çankaya</p>
<p>( 3. &#8211; 12. &#8211; 14. &#8211; 16. &#8211; 17. &#8211; 20. &#8211; 21. &#8211; 22. &#8211; 23. &#8211; 24. &#8211; 26. &#8211; 27. ve 31. Hukuk Daireleri)</p>
<h3>10- Ankara Sincan Batı Adliyesi</h3>
<p>Adres: Oguzlar Mahallesi Prof. Dr. Necmettin Erbakan Caddesi No: 52 Etimesgut</p>
<p>Sincan ve Etimesgut ilçelerinin yetki alanına giren hukuki uyusmazlıkların tüm mahkemeleri (aile, ceza, ağır ceza, iş, tüketici, ticaret, icra mahkemeleri &#8230;.)ve icra daireleri bu binada bulunur.</p>
<p>Kızılay&#8217;dan bineceginiz 220-7 hat numaralı otobüse binip Fen Fakültesi duragında indikten sonra aktarma ile 608 hat numaralı otobüse binmeli ve Tugra Park duragında indikten sonra 7 dakika yürüyerek ulaşım saglayabilirsiniz.</p>
<p>Telefon : (0312) 246 40 00</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/ankara-adliye-adres-ve-telefonlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme (TCK 244)</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 08:02:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[anasayfa]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37723</guid>

					<description><![CDATA[Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu Kişilerin haklarının korunması yalnızca gerçek hayatta değil sanal alanda yer alan..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme Suçu</h1>
<p>Kişilerin haklarının korunması yalnızca gerçek hayatta değil sanal alanda yer alan bilişim sistemleri ve bu sistemlerin içindeki verilere korunması da gerekliliktir. Bu nedenle Bilişim Ceza Hukuku doğmuş ve sanal ortamdaki hakların korunması için haksız eylemlere karşılık cezalar öngörülmüştür.</p>
<p>Bilişim sistemlerine karşılık işlenen suçların gerçekleştirilmesinde kullanılan Yöntemlerin ve bu yöntemlere karşılık ne şekilde Önlem alınabileceğine ilişkin <a href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/">Bilişim Suçları</a> konulu yazımıza göz atmanızı şiddetle öneririz.</p>
<p>5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlık onuncu bölümünün “Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme” başlıklı 244. maddesi şu şekilde düzenlenmiştir:</p>
<p>“(1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.</p>
<p>(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur”</p>
<p>Kanun hükmünün ilk fıkrasında bilişim sistemini engelleme, bozma;</p>
<p>İkinci fıkraıda bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme;</p>
<p>Üçüncü fıkrasıda nitelikli hal ve</p>
<p>Dördüncü fıkrada ise birinci ve ikinci fıkradaki neticelere sebebiyet verebilecek fiillerin işlenmesiyle failin haksız çıkar sağlaması halleri düzenlenmiştir.</p>
<h2>Suçun Şikayeti</h2>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> alanlarından biri olan bilişim sistemlerinin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi ya da değiştirilmesi suçu şikayete tabi bir suç tipi değildir. Bu nedenle suçun ihbar ya da şikayet gibi yollarla işlendiğinin öğrenilmesi halinde iddia makamınca re’sen(kendiliğinden, otomatik) soruşturma başlatılır. Ancak bu suçtan zarar görenler taraf sıfatı kazanmak kanuni yollara başvurmak için mutlaka müşteki sıfatı ile şikayetçi olmalıdır.</p>
<h2>Şikayet ve Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Müruruzaman günümüzdeki deyimiyle zamanaşımı yasanın belirlemiş olduğu koşullarla birlikte belirli sürelerin geçmesine sonuç bağlanmasıdır. Suçun işlenmesi ve akabinde belirlenen zamanaşımı süresinde soruşturma başlatılmaması ; etkin soruşturma yapılamaması, suçun unutulması, delillerin kaybolması, tanıkların olayı unutması nedenleriyle yapılacak incelemeyi işlevsiz kılar.</p>
<p>Türk Ceza Kanunu’nda dava zamanaşımı süreleri 8 ila 30 yıl arasında değişmektedir.</p>
<p>Bilişim sistemlerinin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi ya da değiştirilmesi suçunun dava zamanaşımı suçun yaptırımı 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis ve adli para cezası öngörülmesi nedeni ile 8 yıldır. Bu nedenle suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde ihbar ya da şikayet yolu ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığıan suçun bildirilmesi gerekmektedir. Bu süre zarfında soruşturmaya başlanılmaması, zamanaşımını etkisiz kılan durma ve kesme nedenleri bulunmaması halinde soruşturma işlemi yapılamayacak, fail cezalandırılamayacaktır.</p>
<p>Bilişim sistemlerinin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi ya da değiştirilmesi suçunun ceza zamanaşımı süresi ise suçun yaptırımının 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis ve adli para cezası öngörülmesi nedeniyle 10 yıldır.</p>
<h2>Başkasının Sosyal Medya Hesaplarının Şifrelerinin Kırılması</h2>
<p>Bilişim sistemlerinin engellenmesi, bozulması, verilerin yok edilmesi ya da değiştirilmesi suçunun gerçek hayatta karşımıza çıkan en yaygın biçimlerinden biri mağdurun sosyal medya hesaplarının şifrelerinin kırılması yolu ile gerçekleştirilmektedir.</p>
<p>Bu durumda meşru bir neden olmaması halinde suç vücut bulacak ve şikayet halinde ceza verilecektir.</p>
<h2>Boşanma Davasında Kullanılmak Üzere Delil Toplama Amacı ile Eşin Sosyal Medya Hesaplarının Kırılması Suç Mudur?</h2>
<p>Bu konuya ilişkin suçun unsurlarının oluşması ve hukuka uygunluk nedenlerinin bulunmaması nedeni ile suçun oluşacağı kanaatinde isek de Yargıtay 12. Ceza Dairesi konuya ilişkin vermiş olduğu kararlarında ‘’ kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşılan sanığın beraatine’’ karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ancak unutmayınız Yargıtay kararları benzersiz somut olayların sonucu olarak ortaya çıkmakta olup bağlayıcı değildir.</p>
<h2>Oyun Hesabının Ele Geçirilmesi Suç Mudur?</h2>
<p>League of Legends, Valorant, Fortnite, Minecraft, Counter Strike gibi oyunların dünya çapında yüzmilyonlarca kullanıcısının olması ve ticari bir yönünün de bulunması nedeniyle çoğu zaman bu hesapların çalınarak suça konu olduğu görülmektedir. Bu oyun hesaplarının çalınması halinde TCK madde 244’te yer alan suçu oluşturacağına şüphe yoktur. Eğer ilgili oyun hesabı mali değeri de bulunan bir hesap ise hesap çalan fail kendisine haksız çıkar sağladığı için maddenin 4. fıkrasında yer alan yani iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasından sorumlu olacaktır.</p>
<h2>Yargı Kararları</h2>
<p><strong>1- Oyun itemlerini yetkisiz erişimle çalmak hırsızlık suçuna değil 244/4.maddesinde düzenlenen “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme’’ suçuna sebebiyet verir.</strong></p>
<p>Mağdurun internet üzerinden şifreli erişim sağlayarak, site yöneticisinin kontrolü altında oynamakta olduğu bilgisayar oyununa ait itemleri, suça sürüklenen çocuğun yetkisiz erişim sağlamak suretiyle kendisine ait oyuna eklemekten ibaret eyleminin TCK&#8217;nın 244/4.maddesinde düzenlenen “sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme&#8221; suçunu oluşturduğu halde, hatalı vasıflandırma ile yazılı şekilde hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.</p>
<p>Yargıtay 13. Ceza Dairesi Esas: 2015/2174, Karar: 2016/10469, Tarih: 06.06.2016</p>
<p><strong>2- Başkasına ait sosyal medya hesabının şifresinin kırılması ve değiştirilmesi bilişim sisteminin değiştirilmesi suçuna sebebiyet verir.</strong></p>
<p>Bozma üzerine uyma kararı verilerek sanığın mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakla, hükmün gerekçesinde, sanığın katılan &#8230;’a ait “dırdırarduc@hotmail.com” elektronik posta adresinin ve bu adresle bağlantı kurulan “facebook” isimli sosyal paylaşım programı hesabının şifrelerini, mağdurun bilgisi ve rızası dışında değiştirerek, hakkı bulunmadığı halde giriş yaptığı, hukuka aykırı olarak sistemde kalmaya devam ederek, mağdurun hesaplarına erişimini engellemesi eylemlerinin TCK&#8217;nın 244/2. maddesinde tanımlanan sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçunu oluşturduğunun kabul olunmasına rağmen…</p>
<p>Yargıtay 4. Ceza Dairesi Esas: 2021/6140, Karar: 2021/18796 ,Tarih: 10.06.2021</p>
<p><strong>3- Mağdurun sosyal medya hesaplarının şifresini kırarak tanıdıklarından mesajla para istemesi bilişim sistemlerinin bozulması suçu yanında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması sureti ile dolandırıcılık suçuna da sebebiyet verebileceğinden görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir.</strong></p>
<p>Oluşa ve dosya kapsamına göre; katılana ait e-posta adresinin şifresini kırıp bu adresteki katılanın arkadaşlarıyla katılan gibi yazışarak kendine yarar sağlamak amacı ile para talep etme şeklinde gerçekleşen eylemin, TCK.nun 244/2. maddesinde düzenlenen bilişim sistemindeki verileri değiştirme ve erişilmez kılma suçunun yanında, ayrıca TCK.nun 158/1-f maddesinde yazılı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın 5235 sayılı Adlı Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevinde bulunduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm kurulması,</p>
<p>Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeden bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve TCK.nun 244/2. maddesinde düzenlenen bilişim sistemindeki verileri değiştirme ve erişilmez kılma suçu yönünden CMUK.un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı korunarak (BOZULMASINA), 26.02.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>Yargıtay 8. Ceza Dairesi Esas : 2015/8 Karar : 2015/12695 Tarih : 26.02.2015</p>
<p><strong>4- BOŞANMA DAVASINDA KULLANILMAK ÜZERE DELİL TOPLAMA KASTI İLE EŞİN SOSYAL MEDYA HESAPLARININ ŞİFRELERİNİN KIRILMASI ÖZEL HAYATIN GİZLİLİĞİNİ İHLAL VE BİLİŞİM SİSTEMLERİNE GİRME BOZMA SUÇUNA SEBEBİYET VERMEZ.</strong></p>
<p>“resmi nikahlı eşi olan mağdurun sadakatinden kuşkulanan ve aldatıldığını düşünen sanığın, henüz boşanma davası açılmadığı ve mağdurla fiilen birlikte yaşadıkları dönemde, mağdurun rızası dışında cep telefonunu alıp, şifresini kırarak elde ettiği mağdura ait MSN, GSM görüşmelerini ve elektronik iletileri, daha sonra açtığı boşanma davasına delil olarak sunmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal, özel hayatın gizliliğini ihlal ve bilişim sistemine girme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, Kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata dair ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığından da söz edilemeyeceği nazara alındığında, Şikayete konu belge örneklerini, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına dair hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.” Yargıtay 12. CD., 15.6.2015, E.2015/439, K.2015/10716; Yargıtay 12. CD., 5.2.2020, E.2019/995 K.2020/1113, karararama.yargıtay.gov.tr</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilişim Sistemine Girme Suçu ve Cezası (TCK 243)</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Oct 2025 07:47:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37720</guid>

					<description><![CDATA[Bilişim sistemine girme suçu 5732 Sayılı Türk Ceza Kanunumuzun ‘’Topluma Karşı Suçlar’’ başlıklı kısmında yer alan ‘’Bilişim Sistemlerine Karşı Suçlar’’..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilişim sistemine girme suçu 5732 Sayılı <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ceza Kanunu</a>muzun ‘’Topluma Karşı Suçlar’’ başlıklı kısmında yer alan ‘’Bilişim Sistemlerine Karşı Suçlar’’ başlıklı bölümünde düzenlenmiştir.</p>
<p>Bilişim sistemlerine onlarca farklı yöntemle haksız müdahale gerçekleştirilebilmekte olup bu müdahale yöntemleri (Salam Tekniği, Gizli Kapılar veya Hile Kapısı, Truva Atı, Hackleme-bilişim korsanlığı, Bukalemun, Ağ solucanları, Phishing-Oltalama, Ddos) <a href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/">Bilişim Suçları</a> yazımızda ayrıntılı şekilde izah edilmiştir.</p>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> alanında bulunan bilişim sistemine girme suçu bir bilişim sistemine girme ya da kalma şeklinde işlenebileceği gibi girilen bilişim sisteminin verilerinde yok olma ya da değişme halinde suçun nitelikli hali oluşacaktır. Ayrıca bilişim sisteminin verilerini nakletme ya da izleme halinde suçun ağırlaştırılmış hali mevcudiyet kazanacaktır.</p>
<h2>Bilişim Sistemine Girme Suçu Cezası</h2>
<p>Bilişim sistemine girme suçunun cezası TCK madde 243’te düzenlenmiştir. Buna göre :</p>
<p>Bilişim sistemine girme suçu</p>
<p>Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.</p>
<p>(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.</p>
<p>(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.</p>
<p>(4) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<h2>Başkasının Sosyal Medya Hesaplarına Girme</h2>
<p>Bilişim sistemine girme veya orada kalma suçunun gerçek hayatta karşımıza çıkan en sık biçimi mağdurun sosyal medya hesaplarına arkadaşı, iş arkadaşı, aile üyeleri ve telefonunu ele geçiren kimseler tarafından girilmesi ile meydana gelmekte ve yargılamalara konu olmaktadır.</p>
<p>Bu durumda meşru bir neden olmaması halinde suç vücut bulacak ve şikayet halinde ceza verilecektir.</p>
<h2>Bilişim Sistemlerine Girme Suçunda Şikayet</h2>
<p>Bilişim sistemine girme suçu şikayete tabi bir suç tipi değildir. Bu nedenle suçun ihbar ya da şikayet gibi yollarla işlendiğinin öğrenilmesi halinde iddia makamınca re’sen(kendiliğinden, otomatik) soruşturma başlatılır. Ancak bu suçtan zarar görenler taraf sıfatı kazanmak için mutlaka müşteki sıfatı ile şikayetçi olmalıdır.</p>
<h2>Bilişim Sistemine Girme Suçu Şikayet ve Zamanaşımı Süresi</h2>
<p>Müruruzaman günümüzdeki deyimiyle zamanaşımı yasanın belirlemiş olduğu koşullarla birlikte belirli sürelerin geçmesine sonuç bağlanmasıdır. Suçun işlenmesi ve akabinde belirlenen zamanaşımı süresinde soruşturma başlatılmaması ; etkin soruşturma yapılamaması, suçun unutulması, delillerin kaybolması, tanıkların olayı unutması nedenleriyle yapılacak incelemeyi işlevsiz kılar.</p>
<p>Türk Ceza Kanunu’nda dava zamanaşımı süreleri 8 ila 30 yıl arasında değişmektedir.</p>
<p>Bilişim sistemine girme suçunun dava zamanaşımı suçun yaptırımı 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis ve adli para cezası öngörülmesi nedeni ile 8 yıldır. Bu nedenle suçun işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içinde ihbar ya da şikayet yolu ile yetkili Cumhuriyet Başsavcılığıan suçun bildirilmesi gerekmektedir. Bu süre zarfında soruşturmaya başlanılmaması, zamanaşımını etkisiz kılan durma ve kesme nedenleri bulunmaması halinde soruşturma işlemi yapılamayacak, fail cezalandırılamayacaktır.</p>
<p>Bilişim sistemine girme suçunun ceza zamanaşımı süresi ise suçun yaptırımının 5 yıldan fazla olmamak üzere hapis ve adli para cezası öngörülmesi nedeniyle 10 yıldır.</p>
<h2>Bilişim Sistemine Girme Suçunda Zarar Şartı</h2>
<p>Bilişim sistemine girme suçu ile mağdurun zarar görmesi şart değildir. Tehlike suçu olarak düzenlenen bilişim sistemine girme suçunun kanuni unsurlarının bulunması ceza verilmesi için yeterlidir. Bunun yanında failin bir veriyi çalması ya da kullanması koşulu da aranmamaktadır. TCK 243. maddenin gerekçesinde “Sisteme, hukuka aykırı olarak giren kişinin belirli verileri elde etmek amacıyla hareket etmiş bulunmasının önemi yoktur. Sisteme, doğal olarak, haksız ve kasten girilmiş olması suçun oluşması için yeterlidir.” denmiş nedensiz bir şekilde bile suçun işlenebileceğini belirtmiştir.</p>
<h3>Bilişim Sistemine Girme Suçu Nedeniyle Telefon ya da Bilgisayara El Konulur Mu?</h3>
<p>Müştekinin Cumhuriyet Başsavcılığı’na ya da kolluğa yapacağı şikayet ile açılan ceza soruşturmasında ya da iddianame hazırlandıktan sonra başlayan kovuşturma aşamasında şartların tamamlanması halinde telefon ya da bilgisayar gibi bilişim araçlarına arama, kopyalama ve elkoyma tedbiri uygulanabilir.</p>
<p>Bunun yanı sıra suçun bir bilgisayar programı ile yapılması söz konusu ise bilgisayarın yanında bilgisayar programına ve kütüklerine, CD, flash bellek, harici disk gibi bilişim araçlarına da elkoyma tedbiri uygulanabilir.</p>
<h3>White Hat Hacker (Beyaz Şapkalı Hacker) &#8211; Ethical Hacker Bilişim Sistemine Girme Suçunu İşleyebilir Mi?</h3>
<p>Beyaz şapkalı hackerlar bilişim sistemlerindeki güvenlik açıklarını bulmak ve bu açıklıkların giderilmesi için pentest ismi verilen sızma testleri yaparak faaliyet gösterir. Beyaz şapkalı hacker hak sahibinin rızasını almaksızın sızma testi gibi testleri yaparsa kanaatimizce suçun unsurları oluşmuş olacaktır ve ceza alması öngörülecektir. Beyaz şapkalı hacker’ın bir sözleşme kapsamında güvenlik testleri yapması halinde ise suçun oluşmayacağına kanaat ediyoruz.</p>
<h3>Bilişim Sistemine Girme Suçunda Yargıtay Kararları</h3>
<p><strong>1- Bilişim sistemine girme suçunun yanı sıra başka suçların işlenmesi halinde tüm suçlardan ayrı ayrı ceza verilmelidir.</strong></p>
<p>Sanığın kendisine başka bir hesaptan para geleceğini söyleyerek şikayetçi A.. T..’den akrabası A.. T..’e ait olan ve emaneten kullanmakta olduğu bankamatik kartını aldığı, daha sonra 15.03.2007 tarihinde şikayetçi S.. K..’a ait MSN hesabına hukuka aykırı olarak girerek bu kişiye ait arkadaş listesinde bulunan şikayetçi S.. H.. ile yazışma yaptığı, bu yazışmada kendisini asıl hesap sahibi olan S.. K.. gibi takdim ederek para istediği, şikayetçi S..’ın da bir arkadaşı vasıtasıyla, sanığın belirtmiş olduğu A.. T..’e ait bankamatik kartına 250 TL para gönderdiği, sanığın bu suretle şikayetçi S..’ı yanıltarak haksız menfaat temin ettiği, Aynı şekilde 21.03.2007 tarihinde bu defa şikayetçi L.. K..’nın MSN hesabına hukuka aykırı şekilde girerek birlikte iş yaptığı mağdur A.. Ş..’dan 10.000 TL para talep ettiği, mağdur A..’ın para temin etme cihetine gittiği, ancak sanığın yazışmalardaki üslubu ve ısrarı üzerine şüphelenen mağdur A..’ın şikayetçi L..’ı araması üzerine durumun anlaşıldığı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu suretle sanığın mağdur A..’ı yanıltarak haksız menfaat temin etmeye teşebbüs ettiği kabul olunan olayda; Sanığın mağdurlar S.. ve A..’a yönelik eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık, mağdurlar L.. ve S..’a yönelik eylemlerinin ise bilişim sistemine girme suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. ”</p>
<p><strong>Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2015/3995, K. 2015/6595, T. 16.11.2015</strong></p>
<p><strong>2- İş arkadaşının bilgisayarına birden fazla kez giren sanığa bilişim sistemine girme suçundan ceza verilirken zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır.</strong></p>
<p>‘’Sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanında katılan şirketten ayrıldıktan sonra katılan şirkete ait bilgisayar programına girdiğini kabul etmesi ve değişik zamanlarda bu programa girdiğinin dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmış olması karşısında, sanığın oluşan eylemi nedeniyle bilişim sistemine izinsiz girme suçundan TCK’nın 243, 43.maddeleri gereğince cezalandırılması yerine dosya içeriğiyle uyuşmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi, yasaya aykırı olup&#8230;</p>
<p><strong>Yargıtay 8.Ceza Dairesi 04.06.2014 tarihli, 2014/3984 Esas, 2014/13848</strong></p>
<p><strong>3- Suçun oluşması için zararın meydana gelmesine gerek yoktur.</strong></p>
<p>Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu Z. Limited Şirketi’nin Türkiye Ekonomi Bankası D. Şubesinde bulunan hesabına internet üzerinden giriş yaptığı, ancak şirkete ait hesaba girdikten sonra bu hesapta oynama yaparak başka bir hesaba havale yapmadığının iddia ve kabul olunması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK m.243/1’de düzenlenen suçu oluşturduğu&#8230;’</p>
<p><strong>Yargıtay 11. Ceza Dairesi 26.03.2009 tarihli, 2008/18190 Esas, 2009/3058</strong></p>
<p><strong>4- İşyerine ait internet şifresinin işten ayrıldıktan sonra kullanarak şirket çalışanlarına ait postaların başkaca siteye yönlendirilmesi bilişim sistemine girme suçuna sebebiyet verir.</strong></p>
<p>Sanığın katılan şirkette çalıştığı sırada kendisine görevi nedeniyle verilen internet şifresini, iş yerinden ayrıldıktan sonra hakkı bulunmadığı halde kullanmak suretiyle katılan şirkete ait bilişim sistemine girdiği ve orada kalmaya devam ettiğini iddia ve sanığın da bu iddiayı doğrulayan katılan şirkete ait bilişim sistemine hükümsüz kalan şifresi ile girip buradaki şirket çalışanlarına ait maillerin kendi kurduğu siteye yönlendirilmesini yapabilecek kadar süre ile kaldığını savunması karşısında; yüklenen TCK’nın 243/1. maddesindeki suçun bir bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek veya orada kalmaya devam etmek unsurlarının gerçekleştiğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine hüküm kurulması&#8230;</p>
<p><strong>Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 19.03.2012 tarihli, 22385 Esas, 3683 Karar</strong></p>
<p>Katılan şirketin sistemine hukuka aykırı olarak girerek, sistemin işleyişini engelleme, bozma, sistemdeki verileri bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma, sisteme veri yerleştirme, var olan verileri başka bir yere gönderme şeklindeki TCK.nun 244/1-3. madde ve fıkralarında yazılı hallerin gerçekleşmemesi nedeniyle, anılan maddenin 4. fıkrasının uygulanamayacağı, katılan şirkete ait sisteme hukuka aykırı olarak girme ve orada kalmaya devam etme şeklindeki eylemin TCK.nun 243/1. mad. bilişim sistemine girme suçunu oluşturacağının gözetilmemesi yasaya aykırıdır.</p>
<p><strong>Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi Esas: 2016/104 Karar: 2016/7753 Tarih: 13.06.2016</strong></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-sistemine-girme-sucu-ve-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşe İade Davası &#8211; İşe Dönme Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/ise-iade-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/ise-iade-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 11:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37714</guid>

					<description><![CDATA[İŞE İADE DAVASI İşbu metin hukuki danışmanlık olmayıp işe iade davası sürecinin mutlaka bir avukat eşliğinde yürütülmesi gerektiği konusunda uyarılarımızı..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>İŞE İADE DAVASI</h1>
<p>İşbu metin hukuki danışmanlık olmayıp işe iade davası sürecinin mutlaka bir avukat eşliğinde yürütülmesi gerektiği konusunda uyarılarımızı yaparak;</p>
<p>İşe iade davasının iş sözleşmesini haklı olmayan gerekçelerle işveren tarafından feshi halinde işçinin işe geri dönüşünü sağlayan hukuki müessese olduğunu tanımlamak gerektiğini belirtelim.</p>
<h2>İşe İade Davası Nedir?</h2>
<p>İşe iade davası kısaca işinden haksız yere çıkarılan işçinin işe dönmek için açtığı dava türüdür. Hukukumuza 2003 yılında yürürlüğe giren <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=4857&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">4857 Sayılı İş Kanunu</a> ile düzenlenen ve <a href="https://ilbarshukukburosu.com/is-hukuku/">İş Hukuku</a> kapsamında yer alan <span style="color: #ff0000;"><strong><span style="color: #ff0000;">İşe İade</span> <span style="color: #ff0000;">Davası</span></strong> </span>açılabilmesi için kanunda aranan şartların oluşması, görevli ve yetkili mahkemede dava açılarak yargılama sürecinin avukat vasıtası ile takip edilmesi gerekmektedir.</p>
<h2>İşe İade Davası Nasıl Açılır?</h2>
<p>Yargılamaların mesleki bilgi birikimi gerektirmesi nedeni ile işe iade davası açmak için mutlaka bir avukat ile hukuki sürecinizin yürütülmesi gerekmektedir.</p>
<p>Avukatınız sahip olduğunuz özlük bilgilerini alarak dava açmak için aranan şartların karşılanıp karşılanmadığını değerlendikten sonra arabulucuya başvuracak ve işveren ile arabuluculuk sürecinde taleplerini dile getirecektir. Tarafların anlaşamaması halinde ise mahkemeye dava dilekçesinin teslimi ve gereken harç ve masraf tutarlarının yatırılması ile dava açılacaktır.</p>
<h2>İşe İade Davası Şartları</h2>
<p>İş Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenen işe iade davası açma şartları düzenlenmiştir. İşe iade davası açmadan bu şartların varlığının mutlaka yerine getirilmesi gerekmektedir. Buna göre:</p>
<ul>
<li><strong>İş Kanunu ya da Basın İş Kanunu’na tabi olmak:</strong> İşçinin işe iade davasından yararlanabilmesinin ilk koşulu 4857 Sayılı İş Kanunu ya da 5953 Sayılı Basın İş Kanunu’na tabi olarak çalışmak gerekmektedir.</li>
<li><strong>Kıdem Şartı:</strong> İşçinin iş güvencesine sahip olması için iş yerindeki kıdeminin en az 6 ay olması gerekmekte</li>
<li><strong>İşyerinde 30 veya daha fazla işçinin çalışması:</strong> İşe iade davası açmak için işçinin çalıştığı işyerinde 30 ya da daha fazla işçinin çalışması yasal zorunluluk olup bu sayının altında işçi çalıştıran işverene karşı bu davanın ikame edilmesi mümkün değildir.</li>
<li><strong>İşveren Tarafından Geçersiz ve Haksız Fesih:</strong> İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız bir şekilde geçerli bir neden olmaksızın feshedilmesi gerekmektedir.</li>
<li><strong>Zorunlu Arabuluculuk:</strong> İşe iade davası açılmadan önce mutlaka arabuculuk yolunun tüketilmesi gerekmektedir. Zorunlu arabuluculuk yolunun tüketilmeden davanın açılması halinde dava usulden reddedilecektir.</li>
</ul>
<h2>İşe İade Davası Açma Süresi ve Zamanaşımı</h2>
<p>İş Kanunu’nun 22. maddesine göre iş sözleşmesinde yapılan esaslı değişiklik işçiye yazılı olarak bildirilir. Bu şekilde yapılmayan ve işçi tarafından 6 işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini öngörülen süre zarfında kabul etmezse işveren belirtilen esaslı değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için haklı bir nedeninin bulunduğunu belirtirse bildirim sürelerine uymak sureti ile iş sözleşmesini feshedebilir.</p>
<p>İş Kanunu’nun 20. maddesi gereği iş sözleşmesi haklı bir nedene bulunmaksızın feshedildi ise işçi 1 ay içinde işe iade talebi ile hukuki işlemleri başlatmak zorundadır.</p>
<h2>İşe İade Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Adalet Bakanlığı’nın belirlediği hedef sürelere göre iş davalarının 600 gün içinde çözümlenmesi gerektiği öngörülmüştür. Hedef Süreler bağlayıcı olmayıp işe iade davası bu süreden daha az ya da daha çok sürede sonuçlanabilir.</p>
<h2>İşe İade Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>İşe İade Davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkeme davalı işverenin bulunduğu ya da işçinin işyerinin bulunduğu yer iş mahkemesidir.</p>
<h2>İşe İade Davası Dilekçe Örneği</h2>
<p>İşe İade Dava Dilekçesi Örneği avukat meslektaşlarımıza fikir verme amacıyla yazılmış olup mesleki bilgi birikimi isteyen bu dava sürecinin hak sahibi vatandaşların avukat yardımı olmaksızın işbu dilekçe ile dava açmaları halinde büyük hak ve maddi kayıplarla karşılaşacağını belirtmemiz gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: center;"><strong>ANKARA İŞ MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> Simge Çalışkan TC Kimlik No: 111</p>
<p>Yunus Emre Mahallesi Kayı Sokak No:5/6 Yenimahalle Ankara</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. İrem İLBARS</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> 1- BİM Mağaza Anonim Şirketi Vergi Kimlik No:1234</p>
<p>Ebubekirsıddık Mahallesi Bebek Sokak No: 85/1 Çankaya Ankara</p>
<p>DAVA : İşe İade talebi ve fer’ilerini havi dilekçemizin sunumudur.</p>
<p>AÇIKLAMALAR :</p>
<ol>
<li>Davacı işçi, 22.05.2023 – 24.01.2026 tarihleri arasında son 32.956,72 TL aylık çıplak brüt+öğle yemeği+servis karşılığı Davalı Şirket’in işlettiği birleşik zincer mağazalar şirketinde kasiyer olarak SGK bildirimi yapılarak fiilen çalışmıştır.</li>
<li>Davacı müvekkilin işine performans düşüklüğü, yeterli verim alınaması, forklift olmadan kasa taşımak için erkek personel gerektiği gerekçesi ile 24.01.2026 tarihinde son verilmiştir.</li>
<li>Davalı işveren BİM Mağaza Anonim Şirketi’nin fesih iddiası eldeki bilgi ve belgeler gerçek ve samimi fesih nedeni teşkil etmemektedir</li>
<li>İş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir nedene dayanmaması nedeni ile işe iade dava açma zaruriyeti hasıl olmuş tarafımızda zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş ancak arabuluculuk süreci anlaşamama nedeni ile son bulmuştur. Bunun üzerine huzurdaki bu davayı ikame etmemiz gerekmiştir.</li>
<li>Müvekkilin işe iadesi, dava tarihindeki giydirilmiş brüt ücret üzerinden 4 aylık boşta geçen süre ücretin tediyesi, işe başlatılmaması halinde brüt 6 aylık iş güvencesi tazminatının ödenmesini talep ederiz.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ SEBEPLER:</strong> 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu ve mevzuat hükümleri</p>
<p><strong>HUKUKİ DELİLLER:</strong></p>
<ul>
<li>SGK Kayıtları</li>
<li>İşyeri Kayıtları</li>
<li>24.01.2026 tarihli fesih bildirimi</li>
<li>Bordro</li>
<li>Bilirkişi</li>
<li>Tanık</li>
<li>Yemin</li>
<li>Her türlü yasal delil</li>
</ul>
<p><strong>SONUÇ ve İSTEM :</strong> Yukarıda izah olunan nedenlerle, işçinin işe iadesine, işe başlatılmadığı takdirde brüt 6 aylık iş güvencesi tazminatına, giydirilmiş brüt 4 aylık boşta geçen süre ücretine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz. 30.02.2026</p>
<p style="text-align: right;">Davacı Vekili</p>
<p style="text-align: right;">Av. İrem İLBARS</p>
<h3>İşe İade Davası Kazanılırsa Ne Olur?</h3>
<p>İşe iade davasının kazanılması yani lehe sonuçlanması halinde işçi işine iade olur ve tekrardan çalışmaya devam eder. Bunun yanında boşta kaldığı sürelere karşılık gelmesi adına işçiye en az 4 en çok 8 aylık ücret kadar tazminat ödenir.</p>
<h3>İşe İade Davası Kaybedilirse Ne Olur?</h3>
<p>İşe iade davasının aleyhe sonuçlanması yani işçinin davayı açmakta haksız olduğu anlaşılırsa işçi tazminat ve işe dönme haklarına sahip olamayacağı gibi yargılama giderleri ve işverenin varsa vekilinin vekalet ücretine katlanmak zorunda kalır.</p>
<h3>İşe İade Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir Mi?</h3>
<p>İşe iade davası kesinleşmeden ilamlı icraya konu edilebilir.</p>
<h3>Dava Açma Süresi Ne Zaman Başlar?</h3>
<p>İşçinin işe iade davası açması için öngörülen süre arabuluculuk sürecinin sonuçlanması itibari ile 2 haftadır.</p>
<h3>İşe İade Davasında 1 Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?</h3>
<p>İşe iade davasında 1 aylık süre işçinin fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilse dahi fesih nedeninin geçersiz gerekçelere dayandığı fesih bildiriminin tebliğinden itibaren 1 aydır.</p>
<h3>İşe İade Davasında İstinaf Süreci Ne Kadar Sürer?</h3>
<p>İşe iade davalarında istinaf süreci genel anlamda 4 ay ile 1 yıl arasında değişmektedir.</p>
<h3>6 Aydan Az Çalışan Bir İşçi, İşe İade Davası Açabilir Mi?</h3>
<p>İşe iade davası açmak için aranan zorunlu şartların içinde işçinin en az 6 ay çalışması olduğundan 6 aydan kısa çalışan işçinin işe iade davası açması halinde davası aleyhine sonuçlanacaktır.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/ise-iade-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Askeri Personel Disiplin Cezaları ve İptal Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/askeri-disiplin-cezalari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/askeri-disiplin-cezalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 10:53:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[askeri disiplin cezaları]]></category>
		<category><![CDATA[disiplin cezası]]></category>
		<category><![CDATA[idare hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37715</guid>

					<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetleri’nde faaliyet gösteren askeri personellerin tabi olduğu disiplin hukuku 6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’na dayanmaktadır. 6413..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Silahlı Kuvvetleri’nde faaliyet gösteren askeri personellerin tabi olduğu disiplin hukuku 6413 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’na dayanmaktadır. 6413 sayılı Kanunun öznesi subaylar, astsubaylar, uzman erbaşlar, sözleşmeli erbaş ve erler, erbaş ve erler ile askeri öğrencilerdir.</p>
<p>Genel anlamda disiplin diyince bile birçok insanın aklına ilk olarak Türk Silahlı Kuvvetleri gelmekte askeriye adeta disiplin ile bağdaştırılmaktadır. Bu nedenle disiplin hukukunun Türk Silahlı Kuvvetleri’nde anlamı özel bir yere sahiptir.</p>
<p>Esasında Türkiye’de her erkeğin zorunlu askerlik hizmetine tabi tutulması ile her erkek yurttaş dolaylı da olsa Askeri Disiplin Hukukunun muhatabı olmaktadır.<br />
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’na göre Disiplin;</p>
<p>Kanunlara, nizamlara ve âmirlere mutlak bir itaat ve astının ve üstünün hukukuna riayet demektir.</p>
<p>Askerliğin temeli disiplindir.</p>
<p>Disiplinin muhafazası ve idamesi için hususi kanunlarla cezai ve hususi kanun ve nizamlarla idari tedbirler alınır.</p>
<p>Disiplin Cezaları için ise Aynı Kanunun 18. maddesine göre:</p>
<p>– Amir; maiyetine disiplini bozan fiil ve hareketlerinden dolayı disiplin cezaları verir.</p>
<p>Disiplin cezalarının mahiyeti ve verilmesi usulü hususi kanundaki hallere göre tayin ve tesbit olunur. denmektedir.</p>
<h2>Disiplin Cezaları Nelerdir?</h2>
<p>Subay, Astsubay, Uzman Erbaşlar ile Sözleşmeli Erbaş ve Erler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Uyarma</li>
<li>Kınama</li>
<li>Hizmete kısmi süreli devam</li>
<li>Aylıktan kesme</li>
<li>Hizmet yerini terk etmeme</li>
<li>Oda hapsi</li>
<li>Silahlı Kuvvetlerden ayırma</li>
<li>Disiplin ceza puanına bağlı ayırma cezası</li>
</ul>
<h4>1- Uyarma Cezası</h4>
<p>Uyarma cezası 1(bir) ceza puanına karşılık gelmektedir. Uyarma cezasına neden olabilecek eylemler aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Emri mütalaa etmek</li>
<li>Görevde kayıtsızlık</li>
<li>Hizmet dışındayken amir veya üste saygısızlık</li>
<li>Mesai çizelgesine uymamak</li>
<li>Kılık ve kıyafeti bozuk olmak</li>
<li>Usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak</li>
<li>İsraf etmek</li>
<li>Saygısız davranmak</li>
<li>Başkalarını kötülemek</li>
<li>Askeri nezaket kurallarına uymamak</li>
<li>Hizmet haricinde yalan söylemek</li>
<li>Selamlama yapmamak</li>
<li>Zamana riayet etmemek</li>
<li>Mesai dışında aşırı alkol kullanımı</li>
<li>Görev dönüşü tekmil vermemek</li>
<li>Kişisel ve çevre temizliğine dikkat etmemek</li>
<li>Kendini geliştirmede yetersiz kalmak</li>
</ul>
<h4>2- Kınama Cezası</h4>
<p>Kınama cezası 1,5 ceza puanına karşılık gelmektedir.</p>
<ul>
<li>Amir veya üste nezaketsizlik</li>
<li>Meslek etiğine aykırı davranışta bulunmak</li>
<li>Küfürlü konuşmak</li>
<li>Askeri silsileyi bozarak hareket etmek</li>
<li>Uygun olmayan hitaplarda bulunmak</li>
<li>Sorumluluktan kaçmak</li>
<li>Askeri eşyayı uygun kullanmamak</li>
<li>Sağlığın korunması kurallarına uymamak</li>
</ul>
<h4>3- Hizmete Kısmi Süreli Devam</h4>
<p>Hizmete kısmi süreli devam cezası 2 ceza puanına karşılık gelmektedir.</p>
<ul>
<li>Üste saygısızlık</li>
<li>Görev yerini izinsiz terk etmek</li>
<li>Temaruz</li>
<li>Uygunsuz davranışlarda bulunmak</li>
<li>Ketum davranmamak</li>
</ul>
<p>4- Aylıktan Kesme</p>
<p>Aylıktan kesme cezası 3 ceza puanına karşılık gelmektedir.</p>
<ul>
<li>Amire saygısızlık</li>
<li>Yalan söylemek</li>
<li>Hizmetle ilgisi olmayan emir vermek</li>
<li>Maiyetinin gözetiminde ihmal göstermek</li>
<li>Ayrımcılık yapmak</li>
<li>Yasak edilen yerlere girmek (Resmi üniforma ile genelev, kumarhane, bar gibi yerlere gidilmesi)</li>
<li>Kayırma talep etmek</li>
<li>Maiyetinden hediye kabul etmek</li>
<li>Hizmetteyken siyasi içerikli konuşmak</li>
<li>Yasaklanmış faaliyetlere katılmak</li>
<li>İzinsiz olarak garnizonu terk etmek</li>
<li>Ulaşım güvenliğini ihlal etmek</li>
</ul>
<p>5- Hizmet Yerini Terk Etmeme</p>
<p>Hizmet yerini etmeme cezası 3,5(disiplin amiri tarafından verilirse) ve 4,5 (disiplin kurulu tarafından verilirse) ceza puanına karşılık gelmektedir.</p>
<ul>
<li>Emre itaatsizlik</li>
<li>Kısa süreli kaçmak (7 günü aşmayacak şekilde kaçmak ve mesaiye gitmemek)</li>
<li>İzin süresini geçirmek (6 günü aşmayacak şekilde izin süresini aşmak)</li>
<li>Hizmete mahsus eşyaya zarar vermek (Kasten, ihmalen veya tedbirsizlik nedeni ile)</li>
<li>Hediye istemek veya borç almak</li>
<li>Maiyetinin disiplinsizliği hakkında soruşturma yapmamak</li>
<li>Asta kötü muamele yapmak (Eziyet etmek…)</li>
<li>Nöbet talimatına aykırı hareket etmek</li>
<li>Hoşnutsuzluk yaratmak</li>
<li>Tahrik (Başkalarını menfi eylemler için teşvik etmek)</li>
<li>Sarhoşluk (Göreve sarhoş gelmek ya da görevde içki içmek)</li>
<li>Kumar oynamak (Askeri mahal içinde)</li>
<li>Yasak edilen malzemeyi bulundurmak (Emirle yasaklanan telefon bilgisayar gibi aletleri bulundırmak)</li>
<li>İzinsiz üyelik (Spor kulüpleri, dernek, vakıf üyeliği)</li>
<li>Disiplin cezasının yerine getirilmesine karşı gelmek</li>
<li>Kavga etmek</li>
<li>Askerî kimliğini, görev veya faaliyetlerini izinsiz açıklamak</li>
</ul>
<h4>6- Silahlı Kuvvetlerden Ayırma</h4>
<p>Aşırı borçlanmak ve borçlarını ödeyememe (Birtakım borçlar hariç olmak üzere borçlanmaya meyilli olmak)</p>
<ul>
<li>Ahlaki zayıflık (İçki kumar gibi toplumun genel ahlakına aykırı davranışlar)</li>
<li>Hizmete engel davranışlarda bulunma</li>
<li>Gizli bilgileri açıklamak (Devletin iç güvenliği gibi konularda açıklama yapmak)</li>
<li>İdeolojik veya siyasi amaçlı faaliyetlere karışmak (Siyasi partilere girmek vb)</li>
<li>Uzun süreli firar etmek (İzin süresini geçirmek)</li>
<li>Disiplinsizliği alışkanlık hâline getirmek (Alınan disiplin cezalarına rağmen ıslah olmamak)</li>
<li>İffetsiz bir kimse ile evlenmek veya böyle bir kimse ile yaşamak</li>
<li>Gayri tabii mukarenette bulunmak</li>
<li>Terör örgütleriyle ilişkisi olmak (Terör örgütüne yardım, yataklık, propaganda)</li>
</ul>
<h4>7- Oda Hapsi</h4>
<p>Oda hapsi 4 (disiplin amirleri verirse) – 4,5 (disiplin kurulu verirse) ceza puanına karşılık gelmektedir.</p>
<h2>Disiplin Cezalarının İptali İçin Neler Yapılabilir?</h2>
<p>Disiplin cezasının disiplin amiri tarafından yapılan disiplin soruşturması işlemi doğrultusunda verilmesi halinde ilgili cezanın tebliğ edilmesini izleyen 2 iş günü içinde bir üst disiplin amirine itiraz edilmesi gerekmektedir. Yapılacak bu itiraz 3 gün içinde karara bağlanır.</p>
<p>Disiplin cezasının disiplin kurulu tarafından verilmesi halinde ise cezanın tebliğini izleyen 5 iş günü içinde disiplin kurulu kurulan komutan veya askeri kurum amiri muteriz disiplin cezası muhatabı ile bir üst komutanlığın disiplin kuruluna itiraz edilir.</p>
<p>İtirazı değerlendiren disiplin subayı 5 iş günü içinde değerlendirme ve mütalaa hazırlayıp disiplin kuruluna sevk işlemini yapar. Disiplin kurulu ise ilgili itiraz hakkında 15 gün içinde itirazı karara bağlar.</p>
<h2>Disiplin Cezalarına Karşı Dava Açma Hakkı</h2>
<p>İtirazları yerinde görülmeyenler 6413 Sayılı Kanun kapsamında disiplin cezası alanlar belirtmiş olduğumuz disiplin cezalarına karşılık idari yargı yolunda belirlenen süreler içinde İptal Davası açabilir.</p>
<p>Disiplin cezasına karşı iptal davası görevli ve yetkili mahkemede dava dilekçesi marifeti ile ikame edilir. Bu aşamada her türlü delille savunma yapılırken aynı zamanda mahkemece re’sen araştırma ilkesi gereğince eksikliklerin celbi sağlanır.<br />
Karşı yan idarece dava konusu disiplin cezasının haklılığı hakkında cevap dilekçesi sunulur.</p>
<p>Mahkemece; disiplin soruşturmasının ve disiplin cezasının usule ve esasa uygun olup olmadığı denetlenerek somut olayın şartları, ilgili hukuki düzenlemeler ve içtihatlar göz önüne alınarak karar verilir.</p>
<h2>Askeri Disiplin Cezalarında Takdir Hakkı</h2>
<p>Disiplin cezası verilirken hukukun temel evrensel ilkeleri de dikkate alınarak</p>
<ul>
<li>Ölçülü,</li>
<li>Adaletli ve</li>
<li>Hakkaniyetli olunması öngörülmüştür.</li>
</ul>
<p>Kanun, disiplin cezaları verilirken takdir hakkının kullanımında bu hakkın kullanımı için mutlaka bir gerekçe belirtilmesini düzenlemiştir.</p>
<p>Bu gerekçelerde</p>
<ul>
<li>Suçun işleniş biçimi,</li>
<li>Zaman ve yer,</li>
<li>Askeri hizmete olumsuz etkisinin ağırlığı,</li>
<li>Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı,</li>
<li>Kast / taksir ayrımı</li>
<li>Önceki disiplin sicili,</li>
<li>Disiplin suçu işleyen askeri personelin samimi kabulü ve gösterdiği pişmanlık gibi her somut olayın koşullarına göre özel olarak değerlendirilmektedir.</li>
</ul>
<h3>Bir disiplin suçu nedeni ile birden fazla disiplin cezası verilebilir mi?</h3>
<p>Hayır. Bir eylem nedeni ile yalnız tek bir disiplin cezası verilebilir.</p>
<h3>Bir disiplin suçu birden fazla disiplinsizlik içermesi nedeni ile birden fazla disiplin cezası verilebilir mi?</h3>
<p>Hayır. Eğer bir eylem birden fazla disiplinsizliğe sebebiyet vermiş ise disiplinsizlik için öngürülen en ağır ceza verilmektedir.</p>
<p><strong>Bir disiplin suçu için ayrıca idari yaptırım uygulandı ise yahut ceza mahkemelerinde dava açıldı ya da adli ceza verildi ise ayrıca disiplin cezası da verilebilir mi?</strong></p>
<p>Evet, başka kanunlar doğrultusunda idari soruşturma ya da cezai soruşturma, cezai yaptırım uygulansa da 6413 sayılı Kanun kapsamında da disiplin cezası verilebilir.</p>
<h3>Askeri personelin bahis ve kumar oynaması disiplin cezası gerektirir mi?</h3>
<p>Tek başına kumar oynamak askeri personelin disiplin cezası almasını gerektirmez. Ancak askeri mahal içerisinde sanal bahis, sanal kumar ve kumar oynanması hizmet yerini terk etmeme cezasının verilmesini ve 3,5-4,5 disiplin ceza puanı almasını gerektirir.</p>
<p>Buna ek olarak bahis ve kumar borçlarından dolayı borçlarını ödemede aciz hale düşen askeri personel hakkında Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası da verilebilmektedir.</p>
<h2>Disiplin Cezalarında Hukuki Yardımın Önemi</h2>
<p>Disiplin cezası hukuken geçerli bir nedene dayanmasalar dahi itiraz yoluyla kaldırılana ya da mahkeme tarafından iptal edilene kadar geçerlidir.</p>
<p>Disiplin cezalarında erken müdahale ile bir an önce hukuki yardımın alınarak savunma yapılması ilerde yargı yolunda yapılacak savunmaların tutarlılığı açısından hayati öneme sahiptir. Bu nedenle hukuki süreç içinde meydana gelebilecek her türlü hataların minimize edilmesi amaçlanır.</p>
<p>Askeri disiplin hukuku özel kanunlarla düzenlenmesi nedeni ile devlet memurlarının disiplin hukukundan ayrışmaktadır. Askeri personelin kariyerinin muhafaza edilmesi, hak kayıplarına karşı tedbir alınması, dezavantajlı konumda bulunan askeri personelin idareye karşı haklarını koruması yalnızca avukat yardımı ile mümkündür.</p>
<h2>Disiplin Cezaları ile İlgili Yargıtay Kararları</h2>
<ul>
<li><strong>DANIŞTAY 12. DAİRE Esas : 2017/2289 Karar : 2020/539 Tarih : 24.01.2020</strong></li>
</ul>
<p><em>Dava&#8230; Bölge Komutanlığı emrinde idari işler astsubayı olarak görevli olan davacının 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetler Disiplin Kanunu&#8217;nun 8. maddesi ve 19. maddesinin (a) fıkrası uyarınca tesis edilen &#8220;iki gün hizmet yerini terk etmeme disiplin cezası&#8221; ile cezalandırılmasına ilişkin 29/05/2015 tarihli ve &#8230; sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Dosyaya sunulan doktor raporlarından; davacının psikiyatrik sorunları olduğu, kendisine &#8220;karışık anksiyete ve depresif bozukluk&#8221; teşhisi konduğu, bu teşhis doğrultusunda defalarca istirahat raporu verildiği, yakınmalarının sosyal ve mesleki stresörler sonucu oluştuğu, sorunları ile baş etmekte zorlandığı ve işlevselliğini yitirdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu disiplin cezasına konu olan; verilen emirleri yerine getirmeme, havale edilen işleri, haklı bir gerekçesi olmaksızın uzun süre bekletme eylemleri gerçekleşmiş dahi olsa, davacının iradesi dahilinde olmadığı, kasti olarak hareket etmediği anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, davacının üzerine atılı disiplin suçunu işlediğinin, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin, yeterli ve inandırıcı delillerle, tam bir vicdani kanaat oluşturacak şekilde ortaya koyamayan eksik soruşturmaya dayanılarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.</em></p>
<ul>
<li><strong>DANIŞTAY 12. DAİRE Esas : 2021/5571 Karar : 2023/5312 Tarih : 26.10.2023</strong></li>
</ul>
<p><em>06/09/1961 tarih ve 10899 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği&#8217;nin 86. maddesinde; &#8221;Asker, kendisinden beklenen vazifeleri hakkıyle yapabilmek için yüksek ahlâk ve kuvvetli maneviyata sahip olmalıdır. Her askerde bulunması lâzım gelen ahlakî ve mânevi vasıflar şunlardır: h. İyi ahlâk sahibi olmak: Askerin ahlâkı ve yaşayışı kusursuz ve lekesiz olmalıdır. Asker, esrarkeşlikten, sarhoşluktan, yalancılıktan borçtan ve kumardan, dolandırıcılıktan, ahlâksız kimselerle düşüp kalkmaktan, hırsızlıktan, yağmadan, yakıp yıkmaktan ve sair bütün fenalıklardan sakınmalıdır. Bunlar vazifenin yapılmasına mâni olurlar, yaşayışı, sıhhati, azim ve cesareti bozar; namusu, lekeler, manevi şahsiyeti öldürür ve her biri ayrı ayrı cezaları üstüne çeker. &#8230;.&#8221; düzenlemesine yer verilmiştir.</em></p>
<p><em>2011 yılında davacının evinde, eve getirdiği bir kadın, aynı birlikte görev yapan arkadaşı Üçvş. S. Y. ve kız arkadaşı, Üçvş. M. A., Kd. Çvş. Ö. F. B. ve kız arkadaşı olduğu ve salonda bir süre alkol alarak eğlendikleri, davacının sarhoş olan kadını odasına götürdüğü ve ilişki yaşadığı, ilişki esnasında S. Y. ve M. A.&#8217;nın iç çamaşırlı olarak odaya geldiği ve kendisini izlediği, M.A.&#8217;nın yaşanan ilişkiyi cep telefonuna kaydettiği, S. Y. ve M. A.&#8217;nın davacının kız arkadaşı ile birlikte grup seks yaşamayı teklif ettiği, davacının &#8220;ilişkimi bitirip banyoya gittiğimde grup seks yapın&#8221; dediği, sonrasında S.Y. ve M. A.&#8217;nın davacının kız arkadaşıyla aynı anda ilişki yaşamaya başladığı, bir süre sonra kadının ayıldığı ve kendisine tecavüz edildiğini fark edip bağırmaya başladığı, &#8220;siz ne biçim insanlarsınız&#8221; diye küfürler ettiği ve telefonla arkadaşını aradığı, daha sonra arkadaşlarının geldiği ve gece geç saatte kadını alarak ayrıldıkları hususunun, olay tarihinde evde bulunan Kd. Çvş. Ö. F. B. tarafından da doğrulandığı, Ö. F. B.&#8217;nin ifadesinde grup yakınlaşmaların M. A. tarafından cep telefonu ile kaydedildiği hususunun da belirtildiği, davacının sonradan inkar etmiş olduğu soruşturma kapsamında verdiği ilk ifadesinde, bu olayı tamamıyla doğruladığı, 21/10/2014 tarihinde disiplin kurulunda verdiği sözlü savunmasında da &#8220;ben bayanla ilişkiye girdim, ben duşa girdim odaya girdiğimde kız kapıyı kilitlemişti, ne oldu diye sorduğumda sarhoş olan arkadaşlarım odaya girmeye çalışmış&#8230;. &#8230; odaya girmeye çalışmış.&#8221; şeklinde doğruladığı, soruşturma kapsamında ifadesine başvurularak olayı doğrulayan şahısların da askeri personel olduğu, bir kimsenin kendisini suçlandıracak şekilde yalan ifade vermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, başka bir olayla ilgili olarak da Üçvş. C. A.&#8217;nın ifadesinde astı olan davacının evinde, G. isimli kadınla ve akrep kadın rumuzlu kadınla ilişki yaşadığını, davacının İ. ismindeki kadınla 2 erkek 1 kadın olacak şekilde grup seks ilişkisi yaşadıklarını kendisine ve mesaide birçok personele anlattığını ve ilişki görüntüsüyle çıplak fotoğrafları davacının bilgisayarından kendisine izlettiğini bildirdiği, soruşturma kapsamında ulaşılan bilgilerle ihbarda ismine yer verilen bazı kadınların çok sayıda askeri personel ile irtibatının olduğu, bu personelden davacının da aralarında bulunduğu bazılarının yoğun istihbarata karşı koyma zafiyeti (grup seks, eş değiştirme vs.) taşıdığı belirlenmiştir.</em></p>
<p><em>İdare Mahkemesi kararında, Anayasa Mahkemesinin 11/05/2017 tarih ve 2016/443 başvuru numaralı bireysel başvuru kararına atıf yapılarak, işbu davaya konu eylemlerin davacının mesleki faaliyeti ile ilgisi olmayan, mahremiyet alanına dahil özel hayat eylemleri olduğunun anlaşıldığı gerekçesine yer verilmişse de; bahsedilen dosyadaki maddi olaya ilişkin eylemlerin mahiyeti ve ağırlığı itibarıyla yukarıda bir kısmı özetlenen davacının aynı birlikteki arkadaşlarıyla yaşadığı ilişkiler, olayların vahameti, evini birlik arkadaşlarına cinsel ilişki yaşamaları için kullandırdığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; davacının zafiyetinin istihbari olarak Türk Silahlı Kuvvetlerine zarar verebilecek nitelikte olduğu görüldüğünden, özel hayat sınırlarını aştığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin hem manevi şahsiyetine hem de kurumsal işleyişine ve güvenliğine zarar verdiği açıktır.</em></p>
<p><em>(Kaldırılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi T:17.04.2015,E.2014/1467, K.2015/626</em></p>
<p><em>Asta yönelik olarak küfürlü konuşmanın hoşnutsuzluk yaratmak disiplinsizliğine değil, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu‟nun m.16/1(c)‟de yer alan küfürlü konuşmak disiplinsizliğine vücut vereceği…</em></p>
<ul>
<li><strong>DANIŞTAY 12. DAİRE Esas : 2020/978 Karar : 2023/6873 Tarih : 19.12.2023</strong></li>
</ul>
<p><em>Şırnak’ta uzman Çavuş olarak görevini yapmaktayken davacının aşırı alkol almaları ve kavga etmeleri neticesinde, TSK&#8217;nın itibarını zedeledikleri, istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede yetersiz kaldıkları, TSK mensubuna yakışmayan davranışlar sergiledikleri, bölgenin terör bölgesi olması nedeniyle TSK personeline olan güvenin sarsılmasına yol açabilecek ve beraberinde güvenlik zaafiyeti oluşturabilecek tutum ve davranışlar sergiledikleri, personelin Türk Silahlı Kuvvetlerindeki hizmete yabancılaştığı,… Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin yasal dayanağını oluşturan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan kararıyla iptal edildiği ve bu kararın Resmi Gazete&#8217;de yayımlandığı 10/06/2022 tarihinden 9 ay sonra, 10/03/2023 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından; Anayasa&#8217;nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa&#8217;ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa&#8217;ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa&#8217;nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa&#8217;ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmü dayanak alınarak hazırlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği&#8217;nin 13. maddesi hükümlerine göre davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.</em></p>
<p><em>Bu itibarla, davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerine bulunmamakta ise de, sözü edilen husus sonucu itibarıyla hukuka uygun bulunan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte bulunmamıştır.</em></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/askeri-disiplin-cezalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tasarrufun İptali Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/tasarrufun-iptali-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/tasarrufun-iptali-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Sep 2025 12:21:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37567</guid>

					<description><![CDATA[Tasarrufun İptali Davası uygulamada en çok bankalar tarafından acıkmaktadır ve borçlunun belirli tasarruflarının butlanına hükmettirme amacı ile ikame edilmektedir. Bankalar..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tasarrufun İptali Davası uygulamada en çok bankalar tarafından acıkmaktadır ve borçlunun belirli tasarruflarının butlanına hükmettirme amacı ile ikame edilmektedir. Bankalar tasarrufun iptali davası açılması hakkında politikalar izlemektedir. Tasarrufun İptali ile borçlu tarafından hukuken geçerli bir tasarrufa konu edilerek alacaklının cebri icra yetkisinin dışına çıkardığı mal veya haklarının; alacaklıya cebri icra imkanı sağlayarak takip konusu yaptığı asıl alacak ve fer’ilerinin tahsil olanağı yaratılır.</p>
<h2>Tasarrufun İptali Davası Nedir?</h2>
<p>İcra İflas Kanunu’nun 277. maddesinde düzenlenen Tasarrufun İptali Davası kötü niyetli olduğu iddia edilen borçlunun mal kaçırma maksadı ile sahibi olduğu taşınır ve taşınmazlarının devrinin iptaline olanak sağlamaktadır. Bu dava ile tasarrufa konu mal veya haklar sanki borçludan hiç çıkmamışçasına alacağın tahsil edilmesi öngörülür.</p>
<p>Yargıtay içtihatlarında tasarrufun iptali davası ve amacı şu şekilde tanımlanır:</p>
<p>İptâl davalarının maksadının (iiK `nun 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı borçlunun borcun doğumundan sonra yaptığı mevcudunu azaltmaya yönelik tasarrufların butlanına hükmettirmek olduğu… 17. Hukuk Dairesi 17/05/2011 Tarih, 9509 Esas, 4909 Karar</p>
<p>Tasarrufun iptâli davasıın amacının &#8216;borçlunun haciz veya iflâstan önce yaptiğı ve aslında geçerli olan bazi tasarruflarinin geçersiz olmasını ya da iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını, dolayıstyla alacaklının o mal üzerinde cebri icraya devamla alacağının tahsilini sağlamak olduğu 17. Hukuk Dairesi 09/05/2011 Tarih, 10595 Esas, 4459 Karar</p>
<h2>Tasarrufun İptali Davasının Hukuki Niteliği</h2>
<p>Tasarrufun İptali Davası eda davası niteliğini haizdir. Eda davalarında davacı, davalının bir şeyi yapmasını ya da yapmamasını; bir şeyi vermesini talep ve dava eder. Sahiden de tasarrufun iptali davalarında davacı, borçlu ile üçüncü kişi arasındaki ilişkinin iptalini isteyerek ilgili mallar hakkında haciz ve satış yetkisi talep eder.</p>
<h2>Tasarrufun İptali Davası Nasıl Açılır?</h2>
<p>Tasarrufun İptali Davası teknik açıdan engin bir bilgi birikimi gerektirmektedir.</p>
<p>Özel hukuku kapsamına giren bu dava türünü açabilmek için özel hukukun öngördüğü tüm usul kaidelerine uymak gerekmektedir.</p>
<p>Özel hukuk usul bilgisinin ötesinde tasarrufun iptalini düzenleyen 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu’nun gerekliliklerine de hakim olmak zaruridir.</p>
<p>Tasarrufun İptali Davası dava dilekçesinin görevli ve yetkili mahkemeye harç ve masrafların mahkemeler veznesine ödenmesi ile açılmaktadır. Yazımızın devamında görevli ve yetkili mahkemeye ilişkin hususlar irdelenmektedir.</p>
<h2>Tasarrufun İptali Davasının Şartları Nelerdir?</h2>
<p>Bir işlemi tasarruf olarak adlandırabilmek için temelde iki şartın mutlak varlığı gerekmektedir. Bunlar:</p>
<ul>
<li>Tasarruf işleminden önce malvarlığı hakkının mevcudiyeti</li>
<li>Tasarruf işleminden sonra malvarlığından eksilme</li>
</ul>
<p>Borçlunun bu tasarruf işlemini alacaklıyı zarara uğratma maksadı ile gerçekleştirilmişse bu sefer tasarrufun iptali davası açılabilmesi için gereken genel ve özel şartlar irdelenir.</p>
<p>Tasarrufun iptali davasının şartları kanunda özel olarak belirtilmiştir. Evvela alacaklının elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunması gerekmektedir. Bu şart kanunda açıkça düzenlenmiştir.</p>
<p>Ancak bu dava şartının yanı sıra Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından başkaca şartlar da benimsenmiştir.</p>
<p>Temelde tasarrufun iptali davası için Yargıtay tarafından aranan şartlar şunlardır:</p>
<ul>
<li>Davacının borçludaki alacağının gerçek olması</li>
<li>Borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleştirilmesi</li>
<li>İptali istenen tasarrufun davaya konu esas icra takibinden sonra yapılması</li>
<li>Muvakkat yahut kati aciz vesikası mevcudiyeti</li>
</ul>
<h2>Tasarrufun İptali Davası Sonucunda Ne Olur?</h2>
<p>Tasarrufun iptali davasının sonucunda borçlunun malvarlığı hiç eksilmemiş gibi malvarlığını eksiltmek için yapmış olduğu işlem butlanla batıl sayılarak alacaklının alacağına kavuşması sağlanır.</p>
<h2>Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>Tasarrufun iptali davasında yetkili mahkemenin neresi olduğuna dair Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 12. Maddesinden dolayı Taşınmazın Aynından Doğan Davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğuna dair hüküm akıllara gelse de tasarrufun iptali davasında tasarruf devre ilişkin olsa da dava taşınmazın aynından doğan dava sayılmaz ve kesin yetki kuralı uygulanmaz.</p>
<p>Tasarrufun iptali davasında yetkili mahkeme Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. Maddesinde yer alan genel yetki kurallarına göre belirlenmektedir. Bu nedenle tasarrufun iptali davası davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemelerinde açılabilir.</p>
<p>Tasarrufun iptali davasında görevli mahkemeye ilişkin şimdiye değin bankalar tarafından verilen kredilere ilişkin açılan davalarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu ileri sürülse de Yargıtay bu argümanı reddetmiş Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 2’ye göre malvarlığına ilişkin dava olması nedeni ile tasarrufun iptali davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir.</p>
<h2>Davada Taraflar</h2>
<p>Tasarrufun iptali davası alacaklılarını zarara uğratma maksadı ile sahip olduğu mal varlığı değerlerini muvazaalı bir biçimde eksiltme gayesi taşıma iddiası var olan kimselere karşı açılabilir.</p>
<p>Bunun yanında davalı ile birlikte borçlu sıfatını haiz borçlunun kendileri lehine tasarruf işleminde bulunduğu kimseler veya bu kimselerin mirasçıları da davalı sıfatı ile davada yer alır.</p>
<p>Davayı kimler açabilir sorusuna gelince; Tasarrufun iptali davasını ancak şu kimseler açabilir:</p>
<ul>
<li>Elinde muvakkat yahut kati aciz vesikası bulunan alacaklılar</li>
<li>İflas dairesi ya da İcra İflas Kanunu’nun 245. Maddesinde ve 255. Maddesinin 3. Fıkrasında yazılı hallerde alacaklılar</li>
</ul>
<h2>Tasarrufun İptali Davası Ne Kadar Sürer?</h2>
<p>Anayasamız madde 141/4’e göre ‘’Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.’’ Hükmünü amirdir.</p>
<p>Özel hukuk görev alanına giren ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun esas alındığı bu dava türünde HMK’nın temel ilkelerinden biri usul ekonomisi ilkesidir.</p>
<p>Yani yargılamaların her ne kadar kısa sürede sonlandırılması idealse de uygulamada ne yazık ki bu durum pek de mümkün değildir.</p>
<p>Hukuk mahkemelerinde hedef süreler açıldığı tarihte başlamakta olup gerekçeli kararın yazımı ile sona ermektedir. Her mahkemeye düşen dava sayısı arttıkça hedef sürelerde de artma meydana gelmektedir. Hukuk davalarında genel olarak hedef süreler 300 ile 730 gün arasında değişmekte olup fiiliyatta bu süreler çoğu zaman aşılmaktadır.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davasında Zamanaşımı</h3>
<p>Tasarrufun iptali davasında zamanaşımı süresi yoktur. Zamanaşımı süresi olmamasına rağmen kanun tarafından 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davalarında 5 Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?</h3>
<p>Zamanaşımı bir def’i niteliğine sahip olmasına rağmen tasarrufun iptali davalarında hak düşürücü sürenin öngörülmesi ile batıl tasarrufun vukuu tarihinden itibaren 5 senelik sürenin geçmesi ile iptal davası açma hakkı düşer.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davasına Konu Edilebilecek İşlemler</h3>
<p>Tasarrufun iptali davasında borçlu malvarlığı değerlerini yani aktiflerini eksiltebileceği gibi pasif malvarlığına ilişkin tasarruflar ile de arttırılması ile de davada aranan zarar unsurunun meydana geldiği kabul edilir. Her somut olay nezdinde yapılan işlem kendine has şartlar ile incelenmelidir.</p>
<h3>Tasarrufun İptaline Davasında İadenin Kapsamı</h3>
<p>Ankara Bölge Adliye Mahkemesi vermiş olduğu bir kararında konuya ilişkin şu açıklamada bulunmuştur: ‘‘…İptal davasının amacının iptali istenen işlem hiç yapılmamış gibi borçlunun malvarlığından çıkan malın iptal isteyen davacı bakımından tekrar iadesini temin ederek alacaklının hakkını elde etmesini mümkün kılmak olduğu; eş söyleyişle iptal davası ve iptal kararının devir alanın borçludan yaptığı iktisaba etkisi bulunmayıp dava sonunda mülkiyetin el değiştirmiş olmasının söz konusu olmayacağı’’ şeklinde ifade edilmiştir.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davasında İyiniyet İddiası</h3>
<p>Tasarrufun iptali davasıyla iyi niyetli kişilerin hakları ihlâl edilemeyeceğinden, üçüncü kişi ile tasarrufta bulunan ve onu takip eden dördüncü ve beşinci … kişilerin iyi niyetli olması halinde bu kişilere karşı husumet yöneltilmesi de mümkün olmayacaktır.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davası Nasıl Düşer?</h3>
<p>Bu davanın düşmesi için dava açan alacaklının davasından vazgeçmesi ya da takipsiz bırakması gerekmektedir.</p>
<p>Vazgeçen davacı alacaklı aleyhine davalı kendisini vekil ile temsil ettirmekte ise yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ödemek durumundadır.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davasında 3. Kişi Kimdir?</h3>
<p>Tasarrufun iptali davasında 3. Kişi alacaklıları zarara uğratma amacı taşıyarak lehine malvarlığı değeri arttırılan kişidir.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davasında Arabuluculuk Şartı Var Mıdır?</h3>
<p>Tasarrufun iptali davası arabuluculuğa tabi değildir. Hangi uyuşmazlıkların zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu kanunlarla düzenlenmekte olup tahdidi sayılmıştır. Sayılan ilgili uyuşmazlıkların arasında tasarrufun iptali davası mevcut değildir.</p>
<h3>Tasarrufun İptali Davası Nasıl Reddedilir?</h3>
<p>Tasarrufun iptali davalarında 5 yıllık hak düşürücü süreye riayet edilmemesi ya da alacaklı borçlunun öne sürmüş olduğu iptal nedenleri ile tasarruf arasında illiyet bağı kurulamazsa dava reddedilir.</p>
<h3>İspat Yükü Kimdedir?</h3>
<p>İspat yükü davayı açan iddiada bulunan yani başka bir anlatımla elinde muvakkat ya da kati aciz belgesi bulunduran icra takip dosyasının alacaklısındadır. Davacı alacaklı, ilgili tasarrufun mal varlığı değerini eksiltme amacı ile yapıldığını ispatla mükelleftir.</p>
<p>Örneğin bir borçlu akrabası lehine kazandırıcı işlemler yaptığında nüfus kayıtlarının talebi ve dava dosyasına sunumu ile akrabalık ilişkisi ortaya çıkacaktır.</p>
<p>Yine Davalı, ilgili tasarrufun eksiltme amacı ile yapılmadığını, davaya konu tasarrufun dengesiz edimler karşılığı yapılmadığı öne sürmekte ise bu iddiasını kanıtlamalıdır.</p>
<h3>Yargılama Usulü Nedir?</h3>
<p>Tasarrufun iptali davalarında yargılama usulü basit yargılama usulüne tabidir.<br />
Basit yargılama usulü Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 316 ve devamında düzenlenmiştir. Basit yargılama usulü cevaba cevap dilekçesi ve ikinci cevap dilekçesinin verilme imkanının bulunmaması gibi birçok konuda yazılı yargılama usulünden ayrılmaktadır.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/tasarrufun-iptali-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akıllı İlaç Davası, SGK Karşılıyor mu? Şartlar Neler?</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/akilli-ilac-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/akilli-ilac-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:10:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37545</guid>

					<description><![CDATA[Akıllı ilaç davası oldukça mühim bir hukuki süreç olup akıllı ilaçların kanser hastaları için hayati öneme sahip olması nedeniyle bazı..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Akıllı ilaç davası oldukça mühim bir hukuki süreç olup akıllı ilaçların kanser hastaları için hayati öneme sahip olması nedeniyle bazı durumlarda maddi imkansızlıklar nedeniyle karşılanamaması halinde tedaviye devam edilememektedir. Zira akıllı ilaç uzman doktorların kişiselleştirilmiş tıp olarak ifade ettiği genetik incelemeler sonucunda kişiden kişiye göre farklılık gösterdiği bir tedavi çeşidi olup tek bir doz bedelinin dahi 20.000 TL ila 70.000 TL arasında değişim gösterebildiği ilaç türüdür.</p>
<p>Kanser hastaları ve yakınları akıllı ilaçların ve immunoterapi tedavisinin karşılanması için hukuki yollara başvurmak istemektedir.</p>
<p>Doğrudan kanser hücrelerini hedef alan akıllı ilaçlar normal olmayan hücre işlevlerini inaktif hale getirmeye yaramaktadır. Meme kanseri, akciğer kanseri, rahim ağzı kanseri, kolon kanseri, mesane kanseri, baş ve boyun kanseri, pankreas kanseri, beyin kanseri, özafagus kanseri gibi birçok kanser hastalığında akıllı ilaçlar kullanılmaktadır.</p>
<p>Akıllı ilaçlar bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmadığı zannedilse de aksi yönde birçok yargısal karar bulunmaktadır. Bu konuda yargı kararlarında tam anlamda bir yeknesaklık bulunmaması mahkemelerden aynı durumda olan hastalar arasında dahi farklı kararlar çıkması ana haberlere konu olmuş  kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştır. Yine de İlbars Hukuk Bürosu olarak kendi danışanlarımıza akıllı ilaçların SGK tarafından karşılanması amacıyla dava açmalarını önermekteyiz.</p>
<h4><strong>Yaygın olarak kullanılan  ve akıllı ilaç davası konusu olan akıllı ilaçlar:</strong></h4>
<ul>
<li>Keytruda</li>
<li>Osimertinib</li>
<li>Tagrisso</li>
<li>Nivolumab</li>
<li>Tecentriq</li>
<li>Nicoluman</li>
<li>Trastuzumab</li>
<li>Deruxtecan</li>
<li>Opdivo</li>
<li>Osimertinib</li>
</ul>
<h3><strong>Akıllı ilaç bedellerinin karşılanması için açılan davalar</strong></h3>
<p>Yaygın kullanım bu ilaçlara akıllı ilaç davası denmesi yönündedir. Uygulamada akıllı ilaç davası süreci genelde  hasta doktorunun reçete ve ilaç kullanım raporu hazırlamasının akabinde endikasyon dışı onay için TTİCK (Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu) ‘na başvurulma ve olumlu cevap ile birlikte başlamaktadır. Bu talep sonucunda gelen cevap ile birlikte SGK / Emekli Sandığı ’na başvurulmaktadır. SGK ise çok kısa bir süre içinde ilacın SUT Protokolü ’ne uygun olup olmadığına dair bir cevap vermekte.</p>
<p>SGK’dan gelen olumsuz cevabın ardından ise tüm belgeler ve raporlarla birlikte hastanın durumuna göre idari yargı ya da adli yargı kolunda dava açılması gerekmektedir.</p>
<h4><strong>Akıllı İlaç Davası  Yetkili Mahkeme</strong></h4>
<p>Bu davalarda yetkili mahkeme SGK Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir ve bu bölgede dava açılmalıdır.</p>
<h4><strong>Akıllı İlaç Davası Görevli Mahkeme</strong></h4>
<p>Eğer sigortalı hasta emekli sandığına tabi ise İdare Mahkemeleri ; emekli sandığına tabi değilse örneğik SSK’lı ve Bağkurlular ‘ ın akıllı ilaç davalarında İş Mahkemeleri görevlidir. <a href="https://normkararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/Dosyalar/Kararlar/KararPDF/2011-169-nrm.pdf" target="_blank" rel="noopener">Anayasa Mahkemesi ‘nin 22.12.2011 T. 2010/65 E. 2011/169 K</a>. no’lu kararına göre ‘’… 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileriyle ilgili sosyal güvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceği açıktır.’’ şeklinde karar verilmiştir. Bu yüzden görevli mahkeme belirlenirken bahse konu kararın göz önüne alınması gerekir.</p>
<h4><strong>Akıllı İlaç Davası Açarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar</strong></h4>
<p>Dava açarken dava dilekçesinde belirtilmesi gereken en önemli husus ise ‘’ilacın tedavi boyunca kesintisiz karşılanması’’ yönünde talepte bulunmaktır.</p>
<p>Ek olarak idari dava açarken yürütmeyi durdurma talep edilerek hüküm sonuna kadar beklenmek zorunda kalınmaz ve birkaç gün gibi çok kısa süre içinde ilacın temini gerçekleşir. Buna karşılık adli yargıda açılacak olan akıllı ilaç davalarında aynı şekilde ihtiyati tedbir talep edilmesi önerilir ve ara karar kurulması sonucu ilaç bedellerinin dava süresince ödenmesine karar verilir.</p>
<p>Kemoterapi alınmadan akıllı ilaca başlamak isteyenler için ise ayrık bir durum bulunuyor. Güncel olarak yargı makamları akıllı ilaç ücretinin karşılanmasını kemoterapinin denenmiş ve başarısız sonuçlanmış şartına bağlayarak bu koşulun sağlanmaması halinde davayı reddetmektedir.</p>
<p>Yazımızın faydalı olmasını ve tüm kanser hastalarımıza acil şifalar dileriz.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/akilli-ilac-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limited Şirket ve Anonim Şirket Farkları</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-ve-anonim-sirket-farklari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-ve-anonim-sirket-farklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:09:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[anonim şirket]]></category>
		<category><![CDATA[limited şirket]]></category>
		<category><![CDATA[şirket farkları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37543</guid>

					<description><![CDATA[LİMİTED ŞİRKET VE ANONİM ŞİRKET FARKLARI ŞİRKET KURARKEN HANGİ ŞİRKET TÜRÜNÜ TERCİH ETMELİYİM? Şirketler hukuku ile ilgili hususlar 6102 Sayılı..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>LİMİTED ŞİRKET VE ANONİM ŞİRKET FARKLARI</h1>
<h1>ŞİRKET KURARKEN HANGİ ŞİRKET TÜRÜNÜ TERCİH ETMELİYİM?</h1>
<p>Şirketler hukuku ile ilgili hususlar <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6102.pdf" target="_blank" rel="noopener">6102 Sayılı Ticaret Kanunu</a>&#8216;nda düzenlenir. Ticaret Kanunu ve Şirketler Hukuku oldukça kapsamlı ve teknik bilgi gerektiren bir alan olduğundan şirket kurarken <strong>Avukat </strong>yardımı almanız önerilir. Bu yazımızda özet bir şekilde hangi şirketin ihtiyaçlarınıza daha uygun olduğu ele alınmıştır.</p>
<p>Ayrıca avukat tercihinde bulunmadan önce mutlaka okuyunuz : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler </a></p>
<h3><strong>Limited Şirket Nedir?</strong></h3>
<p>Asgari 10.000 TL sermaye en az 1 ve en fazla 50 ortakla kurulabilen şirket türüne limited denir. Faaliyet konusu, şirket isminde açıkça belirtilir. Halka açılması söz konusu değildir ve şirketin borçlarından sermaye payı sahibi olan herkes, pay oranına göre sorumludur.</p>
<h4><strong>Zorunlu organları:</strong></h4>
<ol>
<li>Genel Kurul</li>
<li>Müdürler</li>
</ol>
<h4><strong>Limited Şirketlerin Avantajları Nelerdir?</strong></h4>
<p>En önemli avantajı, kuruluş için gerekli olan sermayenin düşük olmasıdır(10.000 TL). Bunun dışında öne çıkan avantajlar şöyle sıralanabilir:</p>
<ul>
<li>Genel kurul toplantısına bakanlık temsilcisinin katılmasına gerek yoktur.</li>
<li>En az iki yıl elde tutulan şirket payının satışında Katma Değer Vergisi ödemez.</li>
<li>Avukat bulundurma zorunluluğu yoktur.</li>
<li>Anonim şirkete göre daha sade bir yapısı olması nedeniyle kuruluş, defter tasdik ve tescil &amp; sicil işlemlerinde harç ve ödemelerde maliyet avantajının olmasıdır.</li>
<li>Asgari sermayesi anonim şirkete göre daha azdır.</li>
</ul>
<h4><strong>Limited Şirketlerin Dezavantajları Nelerdir?</strong></h4>
<p>Limited şirketlerin en büyük dezavantajı, halka açılma imkanının olmamasıdır. Bu nedenle de tahvil çıkaramazlar. Bunun dışında dezavantajlar şöyle sıralanır.</p>
<ul>
<li>Ortak sayısı 50 ile sınırlıdır.</li>
<li>Şirketten tahsil edilemeyen kamu borçlarında ortaklar, sermaye payları oranında sorumlu tutulur.</li>
<li>Satış işleminde kanunla belirlenen Gelir Vergisi hükümlerine tabidir.</li>
<li>Ortaklar şirketin özel borçlarından sadece taahhüt ettikleri sermaye kadar sorumludur. Bunun yanında, ortaklar, şirketin kamu borçlarından (Vergi, SGK prim borcu vb.) <strong>sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. </strong>Dolayısıyla şirketteki bütün pay sahipleri şirketin kamu borcundan dolayı <strong>doğrudan doğruya bütün mal varlıkları ile sorumlu</strong><strong> </strong>olmaktadır</li>
<li>Yönetim faaliyetleri müdürler tarafından yürütülmektedir. Şirket sözleşmesi ile şirketin yönetimi ve temsili, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebilecektir. <strong>Fakat en az bir ortakta, şirketin yönetim ve temsil yetkisinin bulunması gerekmektedir.</strong>Kanuni Temsil ve yönetim sorumluluğunun<strong> </strong><strong>zorunlu olarak ortaklardan en az birinin üstlenilmesi, söz konusu ortak bakımından ekonomik risk teşkil etmekte, ayrıca ortağa yönetimsel pozisyondan kaynaklanan hukuki ve cezai sorumluluk yüklemektedir.</strong></li>
<li><strong>Ortağın sermaye payının devri daha zordur.</strong></li>
</ul>
<p>Özetle; gelir dilimleri tablosunu göz önünde bulundurduğunuzda, yüksek tutarlı yıllık satışlar hedefliyorsanız, işinizi büyüterek sürdürmeyi planlıyor ancak sermaye ve bütçe anlamında anonim şirketin gerekliliklerini yerine getirmekte zorlanacağınızı düşünüyorsanız; ticaret hayatınıza limited şirket kurarak başlamak sizin için avantajlı bir tercih olur.</p>
<h3><strong>Anonim Şirket Nedir?</strong></h3>
<p>Sermayesi halka kapalı (kayıtlı sermaye) ise en az 100.000 TL ya da halka açık (esas sermaye) en az 50.000 TL olan ve en az 1 en çok sınırsız ortakla kurulabilen şirket türüdür.</p>
<p><strong>Halka açık olmanın tanımı:</strong> Halka Arz; hisse senetlerini satışa çıkardığını ilan eden bir şirketin tüm yatırımcılara hissedar olma yolunu açması faaliyetidir. Halka arz işlemi, şirketlerin ve bu şirketlerin sahip oldukları varlıkların küçük paylara bölünerek satışa çıkarılmasıdır.</p>
<h4><strong> Zorunlu organları</strong></h4>
<ul>
<li>Genel Kurul</li>
<li>Yönetim Kurulu</li>
</ul>
<h4><strong>Anonim Şirketlerin Avantajları Nelerdir?</strong></h4>
<ul>
<li>Halka arz imkanı vardır.</li>
<li>Tahvil ve hisse senedi çıkarıp satma imkanı vardır.</li>
<li>İki yıldan beri elinde pay tutan bir kişi, hissesini sattığı takdirde Gelir Vergisi ödemek zorunda değildir.</li>
<li>Pay devir işlemleri kolaydır.</li>
<li>Ortakların şirket borçlarından sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle şirkete karşı sorumludurlar. Yani limited şirket gibi kaamu borçlarından tüm mal varlıkları ile sorumlulukları bulunmaz.</li>
<li>Sınırsız ortak olabilmektedir.</li>
<li>Ortaklar yönetim kurulunda bulunabilirler. Bunun yanında limited şirketteki gibi yönetim yetkisinin en az bir ortağa verilme zorunluluğu yoktur.</li>
</ul>
<h4><strong>Anonim Şirketlerin Dezavantajları Nelerdir?</strong></h4>
<ul>
<li>Sermayesi 250.000 TL’yi geçen anonim şirketlerin tamamında avukat bulundurulması zorunludur.</li>
<li>Tutulması gereken defter sayısı fazladır.</li>
<li>Genel kurul toplantısında bakanlık temsilcisi bulunmalıdır.</li>
<li>Asgari sermaye tutarı daha fazladır.</li>
<li>Muhasebe ve tescil &amp; sicil işlemlerindeki maliyetlerin yine diğer şirket türlerine göre daha yüksek</li>
<li>Özetle; kurumsal yapı işiniz için önemliyse, gelecekte şirkete yatırımcı alma planlarınız varsa, hukuki yükümlülükler bakımından mümkün olduğunca sınırlı sorumluluk almak istiyorsanız; ticaret hayatınıza anonim şirket kurarak başlamak sizin için avantajlı bir tercih olur.</li>
</ul>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-ve-anonim-sirket-farklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvanlara Zarar Vermenin Cezası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/hayvanlara-zarar-vermenin-cezasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/hayvanlara-zarar-vermenin-cezasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:08:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37541</guid>

					<description><![CDATA[Hayvanlar ile ilgili yasal düzenlemeler Hayvan hakları hukuku günümüzde bulunan boşluklar sebebiyle değişmekte ve gelişmekte olan bir alandır. Her ne..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Hayvanlar ile ilgili yasal düzenlemeler</strong></h3>
<p>Hayvan hakları hukuku günümüzde bulunan boşluklar sebebiyle değişmekte ve gelişmekte olan bir alandır. Her ne kadar hayvan haklarını güvence altına alan düzenlemeler ivme kazanıyor olsa da mevcuttaki yasal düzenlemeler hala oldukça insan merkezlidir.</p>
<h2><strong>Ceza Kanunu ve hayvanlarla ilgili bazı düzenlemeler</strong></h2>
<p>12 Ekim 2004 Tarihli <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5237.pdf" target="_blank" rel="noopener">5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu</a>’nun</p>
<p>‘Mala Zarar Verme’ başlıklı 151/2 maddesine göre: “Haklı bir neden olmaksızın sahipli hayvanı öldüren , işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi mağdurun şikayeti üzerine dört aydan üç yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır”</p>
<p>‘İnsan Üzerinde Deney’ başlıklı 90/2 maddesine göre deneyin rıza sebebiyle cezasızlık nedeni sayılabilmesi için koşullardan biri ‘’öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olmasıdır.’’</p>
<p>Madde 142/2-f’ ye göre büyük veya küçükbaş hayvanın kaçırılması suretiyle hırsızlık suçunun nitelikli halini oluşturacağı</p>
<p>Madde 177’ye göre Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır şeklinde düzenlemeler içermektedir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<h4><strong>Özel hukukta hayvanlar ile ilgili düzenlemeler</strong></h4>
<p>6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 67. Maddesi : Bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişi, hayvanın verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Şeklinde düzenlenmiş olup bir hayvana sahip olanın yeteri özen ve sorumluluğu göstermesi aksi halde tazminle yükümlü olduğunu düzenlemiştir. Hayvan bulunduranın sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk halidir. Başka bir deyişle hayvan bulunduran kendisinde kusur olmasa dahi tazminle yükümlüdür. Ancak bu durumun  istisnaları da bulunmaktadır. Hayvan bulunduran sorumluluktan kurtuluş kanıtı getirebilir ya da zararın doğmaması için gereken tüm dikkat ve özeni gösterdiğini tedbirleri aldığını gösterebilir yahut illiyet bağının kesildiğini ispatlayabilir.</p>
<h3><strong>Yasaklı ırklar hakkında düzenlemeler</strong></h3>
<p>Her ne kadar şefkatli ve dost canlısı olabilecekken çeşitli işkencelerle yanlış ellerde silaha dönüşebilen tehlike arz eden ırk köpekler için özel yasal düzenlemeler yapılmıştır.</p>
<p>Yasaklı ırklar hakkında yapılan yasal düzenleme ile bu ırkların üretimi tamamen yasaklanmıştır. Üretmenin yanında sahiplendirilmesi, yurtdışından girişi, satışının yapılması ve reklamının yapılması, takas edilmesi, herhangi bir şekilde sergilenmesi ve hediye edilmesi de yasaklanmıştır. Tehlike arz eden ırktan bir köpeğin satışının yapılması halinde 2022 yılı tarifesine göre 14 bin 982 TL idari para cezası kesilmesi öngörülmüştür. Ayrıca bu köpekler ağızlıksız ve tasmasız gezdirilemeyecek ve çocuk parklarına sokulamayacaktır. Köpeklerini sokaklara terk edenlere ise 30 bin TL idari para cezası verilecektir.</p>
<h5><strong>Hangi köpekler yasaklı ırk / Tehlike arz eden ırktır?</strong></h5>
<p>Tehlike arz eden ırklar 6 adet olup bu ırklar aşağıdaki gibidir:</p>
<ul>
<li>Amerikan Pitbull Terrier,</li>
<li>Dogo Argentino,</li>
<li>Fila Brasilerio,</li>
<li>Japanese Tosa,</li>
<li>American Staffordshire Terrier</li>
<li>American Bully</li>
<li>Ve bu ırkların melezleri</li>
</ul>
<p>Yazımızın bu kısmına kadar hayvanları insanları ilgilendiren yönleri ile inceledik. Hayvanların hak süjesi olduğu konuya gelirsek 7332 sayılı Kanun ile insan merkezci anlayış kısmen terk edilmiş ve hayvanlara karşı yapılan hak ihlalleri ilk kez ceza kapsamına alınmıştır. Bu kanunla hayvan hakları konusunda birçok kazanım elde edilmiştir örneğin:</p>
<ul>
<li>Hayvanların kullanıldığı kara ve su sirkleri ile yunus parklarının kurulması yasaklanmıştır. Mevcut işletmeler, hiçbir nedenle sayıda artırma, yeni şube açamaz ya da hayvan üretimi yapamaz.</li>
</ul>
<h2><strong>Hayvanlara Zarar Verenlere Hapis Cezası !</strong></h2>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> kapsamında yer alan hayvan haklı ihlallerine karşı verilen adli cezalar <a href="https://resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/07/20210714-9.htm" target="_blank" rel="noopener">7332 sayılı Kanun</a>un 28/A maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>MADDE 28/A –</strong> <strong>(Ek:9/7/2021-7332/12 md.)</strong></p>
<ul>
<li><strong>Nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldüren kişi</strong> bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası; bir hayvan neslini yok eden kişi beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>12 nci madde kapsamındaki hayvan kesimleri ile 13 üncü maddenin birinci fıkrasında belirtilen hususlar dışında bir <strong>ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişi</strong> altı aydan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</li>
<li><strong>Hayvanlara cinsel saldırıda bulunan tecavüz eden kişi</strong> altı aydan üç yıla kadar hapis ve yüz günden az olmamak üzere adli para cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>14 üncü maddenin birinci fıkrasının (m) bendinde düzenlenen yasağa aykırı davranmak suretiyle bir <strong>ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden</strong> veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca bu maddeye göre kedi köpek satmak ve terk etmek yasaklanmıştır.</li>
<li>11 inci maddenin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi saklı kalmak üzere, <strong>hayvanları dövüştüren</strong> kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>Maddede düzenlenen suçların birden fazla hayvana karşı aynı anda işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır.</li>
<li>Maddede düzenlenen suçların veteriner hekim, veteriner sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri veya hayvanlara bakmak yahut onları korumakla görevlendirilen kişiler tarafından işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılır.</li>
<li>Sahibi tarafından işlenen suçlar da dahil olmak üzere bu maddede belirtilen suçların işlenmesi halinde soruşturma yapılması Tarım ve Orman Bakanlığının il veya ilçe müdürlükleri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir. Suçüstü halinde ise soruşturma genel hükümlere göre yapılır. İkinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarda belirtilen suçların başka bir kişi tarafından sahipli hayvana karşı işlenmesi halinde hayvan sahibinin şikayeti üzerine de soruşturma yapılır.</li>
<li>Maddede düzenlenen suçlara konu olan ve 24 üncü madde uyarınca el konulan kedi ve köpekler ile Bakanlıkça uygun görülen diğer hayvanlar koruma altına alınarak bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülür.</li>
</ul>
<h1>HAYVANLARA ZARAR VERMENİN CEZASI</h1>
<ul>
<li><strong>Nesli tehlikede olan hayvanı öldüren kişi <span style="color: #ff0000;">1 yıldan 5 yıla kadar hapis</span> cezası; bir hayvan neslini yok eden kişi 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile</strong></li>
<li><strong>Kedi ve köpek gibi ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişi <span style="color: #ff0000;">6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası</span> ile</strong></li>
<li><strong>Hayvanlara tecavüz eden cinsel istismarda bulunan kişi <span style="color: #ff0000;">6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden az olmamak üzere adli para cezası</span> ile</strong></li>
<li><strong>Kedi ve köpek gibi bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eziyet eden ve zalimce muamelede bulunan kişi <span style="color: #ff0000;">6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası</span> ile</strong></li>
<li><strong>Hayvanları dövüştüren kişi <span style="color: #ff0000;">3 aydan 2 yıla kadar hapis</span> veya adli para cezası ile cezalandırılır.</strong></li>
</ul>
<p>İnsanoğlu hükmedebildiği dezavantajlılara karşı zorbalık eğiliminde olsa da günümüz dünyasında bu durum yüzbinlerce yıllık insanlık tarihinin aksine olumlu anlamda değişmektedir. ABD’de çok yakın bir tarihe kadar Afro Amerikan bireylerin girebileceği kasabalar, tuvaletler hatta otobüste oturacakları yer bile ayrıydı. İsviçre’de ise fakir ailelerden alınan çocuklar 1974 yılına kadar köle olarak satışa çıkarılırdı. İşte hayvanların özgürleştiğini ve insan prangalarından kurtulduğunu görmek çok da uzak değil.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/hayvanlara-zarar-vermenin-cezasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak Sahipliği ve Ayrıntıları</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/hak-sahipligi-ve-ayrintilari/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/hak-sahipligi-ve-ayrintilari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:08:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[afad hak sahipliği]]></category>
		<category><![CDATA[hak sahibi olamayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[hak sahipliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37539</guid>

					<description><![CDATA[HAK SAHİPLİĞİ BAŞVURUSU, HAK SAHİBİ OLMA KOŞULLARI, HAK SAHİBİ OLAMAYANLAR İlk önce belirtmek gerekir ki afetzede hak sahipliği , afet sebebiyle kendilerine..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>HAK SAHİPLİĞİ BAŞVURUSU, HAK SAHİBİ OLMA KOŞULLARI, HAK SAHİBİ OLAMAYANLAR</strong></h3>
<p>İlk önce belirtmek gerekir ki afetzede <strong>hak sahipliği </strong>, afet sebebiyle kendilerine bina yapılacak veya inşaat kredisi verilecek olan malik ve hissedarlarların durumunu bildiren bir haldir. Afetzedelere <a href="https://www.toki.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">Toplu Konut İdaresi Başkanlığı – TOKİ</a> tarafından  afetzede hak sahipliği tanımlanarak mağduriyetlerinin giderilmesi amaçlanmaktadır. Hak sahipleri Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik ile belirlenmektedir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-38032 " src="https://ilbarshukukburosu.com/wp-content/uploads/2025/09/afetzede-hak-sahipligi-1-960x694.jpg" alt="" width="747" height="540" /></p>
<h4><strong>Kimler hak sahibi olabilir?</strong></h4>
<p>Aşağıda yer alan gruplar için hak sahipliği öngörülmektedir:</p>
<ul>
<li>Konutları iş yerleri ve ahırları ağır hasarlı yıkık ve orta hasarlı mülk sahipleri,</li>
<li>Afet gerçekleştiğinde mülkiyeti ebeveynine ait hasarlı ikinci ve üçüncü konutta oturanlar,</li>
<li>Paylı mülkiyet veya elbirliğiyle mülkiyet sahibi olup konut ya da iş yeri hasara uğrayanlar,</li>
<li>Hak sahiplerine yapı yaptırılması üzere tespit edilip konutları istimlak edilenler</li>
</ul>
<h4><strong>Hak sahipliği başvurusu nasıl yapılır?</strong></h4>
<p>Borçlandırma projesi ile ilgili başvurunun nasıl yapılacağı hasar tespit çalışmalarının bitirilmesinden itibaren valilikler, kaymakamlıklar, ve AFAD il kurumları ve <a href="https://www.afad.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">AFAD websitesi</a>nden duyuru yapılacaktır. Hak sahipliği başvurusu AFAD tarafından toplanmaktadır. Hak sahipliği başvurusu başvuru portalı açıldığında <a href="https://www.turkiye.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">E-Devlet</a> sistemi üzerinden yapılmaktadır. Başvuruların açıldığı tarihten itibaren hak sahiplerine başvuru için 60 günlük süre verilecektir. Nihayetinde hak sahipleri sunulan şartları kabul etmeli ve bu süre içinde taahhütname tanzim etmelidir.</p>
<h3><strong>Kimler hak sahibi olamaz?</strong></h3>
<ul>
<li>Verilen süre içerisinde talep taahhütname teslim etmeyen ve borçlandırma yapmayanlar</li>
<li>Kendisi ya da eşine ait aynı cins hasarı bulunmayan konut, iş yeri ve ahırları olanlar</li>
<li>Kiracılar</li>
<li>Yapısı hasar gören tüzel kişilikler</li>
<li>Mülkiyeti kendisine ait olmayan arazi üzerinde inşaat ruhsatı almadan yapı yapanlar</li>
<li>İmar durumu sakıncalı olarak ifade edilen bölgede ruhsatsız konut ve iş yeri yapan kimseler</li>
<li>ve bunlara ek olarak <a href="https://dask.gov.tr/" target="_blank" rel="noopener">DASK – Doğal Afet Sigortaları Kurumu </a>poliçesine sahip olmayanlar hak sahibi olamamaktadır.</li>
</ul>
<p>Açıkça anlaşılmaktadır ki afetzedelerin büyük kısmını oluşturduğu vakıf ve dernekler gibi hükmi şahıslar , DASK poliçesi yaptırmayanlar ve kiracılar her şeye rağmen hak sahibi olamamaktadır. Ancak yine de DASK poliçesi yaptırmayan depremzedelerin AFAD noktalarından hak sahipliği başvurusu yapması önerilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/hak-sahipligi-ve-ayrintilari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Nedeniyle Oluşan Zararlarda İdarenin Tazminat Sorumluluğu</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-nedeniyle-olusan-zararlarda-idarenin-tazminat-sorumlulugu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-nedeniyle-olusan-zararlarda-idarenin-tazminat-sorumlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:07:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37537</guid>

					<description><![CDATA[Depremde Oluşan Zararlarda İdarenin Tazminat Sorumluluğu ve ihtilafların çözüm yolları Kahramanmaraş merkezinde gerçekleşen ve 10 ilimizi derinden sarsan deprem sebebiyle..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depremde Oluşan Zararlarda İdarenin Tazminat Sorumluluğu ve ihtilafların çözüm yolları</strong></p>
<p>Kahramanmaraş merkezinde gerçekleşen ve 10 ilimizi derinden sarsan deprem sebebiyle birçoğumuz yakınlarımızı kaybetmenin üzüntüsünü duyduk. Bunun yanında sayısız insan ise yuvalarını ve işyerlerini kaybederek maddi manevi zararlara uğradı.</p>
<p>Her şeyden önce her ne kadar yitip giden canlarımızı geri getiremesek de can ve mal kaybı sebebiyle meydana gelen zararların idari yargı yoluyla tazmini mümkündür. Zira bu tür durumlarda idarenin hukuki sorumluluğu söz konusudur. Depremde Oluşan Zararlarda İdarenin Tazminat Sorumluluğu bulunmaktadır. <a href="https://www.yasalar.org/anayasa/madde-125/" target="_blank" rel="noopener">Anayasa’nın 125</a>. maddesinin 1. fıkrasında; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Maddenin son fıkrasında ise idarenin kendi eylem ve işlemlerden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.</p>
<p>İdarenin icra ettiği bir hizmetin gerçekleştirilmesinde meydana gelen aksaklıklar, gecikmeler, gereği gibi yapılmama ya da hiç yapılmama hallerinde ortaya çıkan kusur haline <strong>Hizmet Kusuru</strong> denmektedir.</p>
<h5>Hizmet Kusurunun Görünüm Şekilleri</h5>
<ul>
<li>Hizmetin kötü işlemesi</li>
<li>Hizmetin geç işlemesi ve</li>
<li>Hizmetin hiç işlememesi halleridir</li>
</ul>
<h5>Danıştay 11. Dairesinin 2001/4552 Esas  30/04/2004 tarihli kararına göre</h5>
<p><em>Olayda davacıların, depremde yakınları kaybetmeleri nedeniyle uğradıklarını ileri sürdükleri manevi zararı, davalı idarenin deprem sonrasında yapması gereken kurtarma faaliyetlerinin ve koordinasyon çalışmalarının yetersizliğine dayandırdıkları dolayısıyla manevi zarar, söz konusu hizmetlerin geç veya hiç işlememesi şeklinde oluşan fiil ve hareketlerle somutlaştırıldığından bu şekilde oluştuğu ileri sürülen zararın idari eylemlerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmaktadır.</em></p>
<p>Hizmet kusuru personelin eğitimsizliği, yetersizliği sebebiyle de oluşabilmektedir. Bu hallerde dahi kamu görevlilerine karşı direkt olarak özel hukuku ilgilendiren tazminat davası açılamaz. Yine de hizmet kusuru nedeniyle idari yargıda dava açılmalıdır. Aksi takdirde görevsizlik sorunu gündeme gelecektir.</p>
<p>Hizmet kusurunun meydana geldiği durumlarda hak sahipleri idari yargı yollarından olan  <strong>Tam Yargı Davası</strong> açabilir. Aslında kamu hukukundaki tam yargı davası bir bakıma özel hukuktaki tazminat davalarına karşılık gelmektedir.</p>
<p>Bu konuya ilişkin yüksek yargı yerlerinin kararları da lehte verilmektedir:</p>
<p><u>Danıştay 6. Dairesinin 2020 yılında verdiği bir kararda ;</u></p>
<p>Van Depremi’nde yıkılan bir otelde birçok kişinin aile fertleri vefat etmiştir. Bunun üzerine davacılar idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradığını ileri sürdüğü zararlara karşılık olmak üzere toplamda 639.000 TL maddi, 550.000 TL manevi tazminatın 2011 yılından itibaren faiziyle birlikte tazmini istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesince tazminat isteminin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Danıştay ilgili dairesi ise bu kararı onamıştır.</p>
<p><u>Danıştay 11. Dairesinin 2007 yılında verdiği bir kararda :</u></p>
<p>İstem sahibinin 17 Ağustos Depremi’nde iki dükkanı, bir evi yıkılmış ve eşyaları zayi olduğu için dava açmıştır. Bunun üzerine ilk derece mahkemesi ise depremin bir mücbir sebep olduğu ifadesiyle davacının davasını reddetmiştir. Daha sonra Temyiz incelemesi sonucu Danıştay ilgili dairesi davalı idarelerin hukuki sorumluluklarının ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken zararın mücbir sebep olarak nitelendirilerek illiyet bağının ortadan kalktığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen kararı isabetsiz bularak hükmü bozmuştur.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-nedeniyle-olusan-zararlarda-idarenin-tazminat-sorumlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ecrimisil Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/ecrimisil-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/ecrimisil-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:06:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[gayrimenkul hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37535</guid>

					<description><![CDATA[Ecrimisil davası taşınır veya taşınmaz mallardan yararlanılmasına ilişkindir ve Miras Hukuku dalına ait yollarla çözümlenir. Kişilerin kamu veya hususi mallardan yararlanmalarının ne..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ecrimisil davası taşınır veya taşınmaz mallardan yararlanılmasına ilişkindir ve <strong>Miras Hukuku</strong> dalına ait yollarla çözümlenir. Kişilerin kamu veya hususi mallardan yararlanmalarının ne şekilde olacağı genel hukuk metinlerinde tanımlanmaktadır. Kişilerin amme mallarından yararlanmaları ya genel yararlanma gibi veya öncesinden izin almak üzere hususi yararlanma usulleri çerçevesinde olduğu bilinmektedir.</p>
<p>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.11.2000 T. ve 2000/3-1341-1584 sayılı alakalı kararlarında görüleceği gibi,<em> “ecrimisil, zilyet olmayan malikin, malik olmayan zilyetten isteyebileceği tazminat”</em> başka bir  anlatımIa ile fuzuli şagil (işgalci) tarafınca işgal ya da tasarruf edilmesi sebebiyle, taşınmaz malikinin bir zarara uğrayıp uğramadığına ya da işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmadan taşınmazın işgalden önceki haliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınmak suretiyle taşınır ya da taşınmaz maliki tarafınca istenebilen edilen tazminat türü olarak tanımlanmaktadır</p>
<p>Fuzuli şagil kavramı idare hukukunda karşımıza kamu mallarını herhangi bir izin almadan veya arada sözleşmesel bir ilişki olmadan kullanan kişilere karşın kullanılmaktadır.</p>
<p>Özel hukukta ise ecrimisil ve fuzuli şagil kavramları tarafların aralarında bir akit, kontrat ve izin bulunmayan durumlarda karşımıza çıkmaktadır. Ecrimisil tazminatı kısaca kötü niyetli zilyedin ödeyeceği bedel anlamına gelmektedir.</p>
<p>Ecrimisil talebinde bulunmak için ilk olarak kötü niyetli zilyedin mevcudiyeti ve dava edilen zilyedin haksız durumda olması gerekmektedir.</p>
<p>Bir taşınmazı hakkı olmadan elinde bulunduran ve onu kullanan kimse geri vermekle mükellef olduğu şeyi haksız olarak alıkoymuş, kullanmış olması yüzünden gerçek hak sahibine verdiği zararları, haksız kullanım nihayetinde elde ettiği ya da hak sahibinin elde etmeyi ihmal etmiş olduğu  yararları ve semereleri hak sahibine tazminat ödemekle yükümlüdür. Ancak kötü niyetli zilyedin iade etmekle mükellef olduğu şeye gerçek sahibi için de mecbur olan harcamalar yapmışsa, bunları gerçek hak sahibinden isteyebileceği bilinmektedir. Ayrıca fuzuli şagil kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur.</p>
<h3><strong>Ecrimisil Davası – Haksız İşgal Tazminatı Davası Şartları</strong></h3>
<h4><strong>DAVA ŞARTLARI</strong></h4>
<ol>
<li>
<h5>GENEL DAVA ŞARTLARI AŞAĞIDAKİ GİBİDİR:</h5>
</li>
</ol>
<ul>
<li>Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.</li>
<li>Yargı yolunun caiz olması.</li>
<li>Mahkemenin görevli olması.</li>
<li>Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.</li>
<li>Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.</li>
<li>Dava takip yetkisine sahip olunması.</li>
<li>Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.</li>
<li>Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.</li>
<li>Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.</li>
<li>Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.</li>
<li> Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.</li>
<li> Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.</li>
<li>Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.6100.pdf" target="_blank" rel="noopener">(HMK. md.114).</a></p>
<ol start="2">
<li>
<h5>DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ</h5>
</li>
</ol>
<ul>
<li>Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.</li>
<li>Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddi gerekmektedir.</li>
<li>Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez (HMK. md.115).</li>
</ul>
<p>Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üze rinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir (HMK. md.138).</p>
<h3><strong>TAHKİKAT</strong></h3>
<h4><strong>TAHKİKATIN KONUSU</strong></h4>
<p>Tarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir.</p>
<p>Hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak için resen veya taraflardan birinin talebi üzerine tahkikatın her aşamasında iddia veya savunmalardan birinin veya bir kısmının diğerinden önce incelenmesine karar verebilir (HMK. md.143).</p>
<h4><strong>TARAFLARIN DİNLENİLMESİ</strong></h4>
<p>Tahkikat aşamasında mahkeme, her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip, davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir.</p>
<p>Mahkemenin, dinlenilmek üzere mahkemeye gelmeleri için iki tarafa vereceği süre iki haftadan az olamaz. Bu süre, gerektiğinde, mahkemece resen veya iki taraftan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabilir (HMK. md.144).</p>
<h4><strong>SONRADAN DELİL GÖSTERİLMESİ</strong></h4>
<p>Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir. (HMK. md.145).</p>
<h3><strong>İNTİFADAN MEN ŞARTI</strong></h3>
<p>İntifa kelime olarak basitçe kullanma ve yararlanma anlamına gelmektedir. İntifadan men ise kullanıma itiraz ya da rıza göstermeme kavramlarına denklik göstermektedir. Haksız işgal tazminatı davalarında kötü niyetli işgal edenin bulunması koşulu arandığı için malik tarafından rıza gösterilmediğinin ispatlanması gerekmektedir. İntifadan men koşulu<strong> dava şartı</strong> niteliğinde olup, yerine getirilip getirilmediği mahkemece re’sen araştırılır. İntifadan men, yemin dahil her türlü delil ile ispatlanabilir. Bu sebeple, intifadan men şartının ecrimisil-haksız işgal davasında önemli bir yeri vardır. ayrıntıları için intifadan men makalemize bakınız.  <strong>  </strong></p>
<h3><strong>PAYLI MÜLKİYET VE ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİ DURUMUNDA ECRİMİSİL</strong></h3>
<p>Türk Medeni Kanunun 688. Maddesine göre ‘’Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. ‘’</p>
<p>Hissedarlardan her biri kendi hissesi hakkında malik hak ve mükellefiyetlerini haiz olup, hissesini temlik edebilir.</p>
<p>TMK. md. 693’e göre. “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin haklan ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.’’</p>
<p>Uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklini hakim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir.</p>
<p>Bilindiği üzere; Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta iştirak halinde mülkiyette dahi paydaşlardan</p>
<p>biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan paydaş aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilmektedir.</p>
<p>Paydaş ve ortakların birbirlerine yönelik ecrimisil taleplerinde “intifadan men” şartı aranmaktadır . Buna göre intifadan men; bir paydaş ya da ortağın hakkından fazlasını işgal eden diğer paydaşın ya da ortağın, fazladan işgal ettiği yerin kullanımına itiraz etmesi, söz konusu kullanımı engellemesi anlamına gelmektedir. Bu itiraz kural olarak resmi şekil şartına bağlı olmayıp ispat kolaylığı açısından noter kanalıyla çekilen ihtarname oldukça kayda değerdir.</p>
<p>Ancak önemle belirtmek gerekir ki yerleşik yargı kararlarına göre bir paydaş az yer kullandığını ya da payından daha az gelir elde ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açamaz. Bu durumda paydaş taksim ya da izaleyi şüyuu yoluyla ortaklığı gidermelidir.</p>
<p>Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir. Bilindiği üzere Medeni Kanunun 634. Maddesi hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya şuyuun satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, ” ahde vefa” kuralının yanında M.K.nun 2. maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, birçok kişi zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır.</p>
<p>Fiili kullanma biçimi aynı taşınmaz için tüm paydaşları bağlar şekilde ortaya çıkmış ise hukuki himaye görür (HGK.05.06.2002,2002/1-439-478).</p>
<p>Ecrimisil davasında yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yer görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesi olarak bilinmektedir.</p>
<p>Ecrimisil davası oldukça önem arz eden ve hukuk davası olması sebebiyle birçok medeni usul kuralına riayet edilmesini gerektiren bir dava çeşidi olması sebebiyle mutlaka alanında uzman bir avukatla süreç yönetimi gerektirmektedir.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/ecrimisil-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depremde Yıkılan Evlerin Müteahhitleri Hakkında Cezai Süreç</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/depremde-yikilan-evlerin-muteahhitleri-hakkinda-cezai-surec/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/depremde-yikilan-evlerin-muteahhitleri-hakkinda-cezai-surec/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:06:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37533</guid>

					<description><![CDATA[Almanya ile Türkiye nüfusu neredeyse aynı iken 2020 yılında çalışmalar sonucu kimi kaynakların aktardığına göre ülkemizde 450 bin müteahhit bulunmakta Almanya’da..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Almanya ile Türkiye nüfusu neredeyse aynı iken 2020 yılında çalışmalar sonucu kimi <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/mustafa-balbay/turkiyede-muteahhit-sayisi-453-bin-497-almanyada-3-bin-550-1716733" target="_blank" rel="noopener">kaynak</a>ların aktardığına göre ülkemizde 450 bin müteahhit bulunmakta Almanya’da ise bu sayı 3550 civarında olduğu belirtilmiştir. Bu durum da müteahhitlerin yetkinliği hakkında akıllara şüphe düşürmektedir. Kahramanmaraş’ın deprem bölgesi olduğu ve yıkıcı sonuçlar ortaya çıkacağı yalnız inşaat sektörü tarafından değil herkesçe bilinmektedir. Hal böyleyken yapı inşa eden müteahhitlerin deprem riskini göz önüne alarak yapım sürecini işletmesi ve özen göstermesi hukuki bir zorunluluktur.</p>
<p>Ancak maalesef depremde birçok eski binanın dahi hala ayaktayken çok kısa süre önce yapılmış lüks konutların yerle bir olabileceğini görülmüştür. Bu durumla ortada açıkça ihmallerin bulunduğu çok net bir şekilde anlaşılmıştır.</p>
<h3><strong>Deprem sebebiyle müteahhitleri savcılığa şikayet etme</strong></h3>
<p>İhmalde bulunanlar hakkında cezai sorumluluk gündeme gelmektedir. Yakınları vefat eden kimseler ihbar eden sıfatı ile suçun ortaya çıktığı yerin Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe ile başvurabilir. Bu işlemlerin ivedilikle gerçekleştirilmesi oldukça mühimdir zira yapıda delil tespitlerinin yetkili makamlarca yaptırılması ceza davasının ilerleyen süreci için sanıkların  delil yetersizliğinden cezalandırılmamaları olasılığını minimize etmektedir. Ceza aşamasında yıkımın gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan ölüm ve yaralanmalar için gerçek içtima kurallarının uygulanması yani her bir suçtan cezaların tek tek toplanması öngörülmektedir. Sorumluların karşı karşıya kalacakları cezai yük fazla olacağı için kaçma ihtimalleri oldukça yüksek olduğundan yurt dışına çıkma yasağına ilişkin adli kontrol tedbirleri hakkında talepte bulunulması da gerekmektedir. Sorumlular öldürme suçundan yargılanacak ancak bu eylemin ‘olası kast’ ya da ‘taksir’ suretiyle işlendiği hakkında muhtelif Yargıtay kararları bulunması hasebi ile sonuç net bir şekilde öngörülememektedir.</p>
<p>Deprem sebebiyle yaralanan vatandaşların ise şikayet eden sıfatı ile sağlık raporlarını da sunarak  suçun meydana geldiği Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayet dilekçesi vererek sorumlu kimselerin Türk Ceza Kanununda düzenlenen Yaralama Suçundan ceza almaları için başvuruda bulunabilirler.</p>
<p>Buna ek olarak malen zarar görmüş kişiler de aynı şekilde Cumhuriyet Başsavcılıklarına şikayette bulunabilmektedir.</p>
<p>Soruşturmada müteahhitler ile birlikte teknik uygulamada bulunanların, belediyenin ilgili birimlerdeki personellerinin encümenin ve <strong>yapı denetim</strong> görevlilerinin  müteselsilen sorumlu olabileceği ve ceza alabilecekleri yargı kararları ile sabittir.</p>
<p>Bu süreçleri vatandaşlar kendileri başlatabileceği gibi vekil aracılığı ile de başlatabilirler. Üstelik delil tespiti gibi konularda <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4539.pdf" target="_blank" rel="noopener">4539 Sayılı Kanun</a> gereği noterde tanzim edilen vekaletnameye de gerek yoktur. Alınacak bir yetki belgesi ile avukatınız sizin yerinize yapılması gereken tüm işlemleri usul ve esasa uygun şekilde takip edecektir.</p>
<p>Ayrıca depremde hasar gören araç sahipleri şu makalemizi okuyabilir: <a href="https://ilbarshukukburosu.com/deprem-hukuku/">Deprem sebebiyle otomobillerde meydana gelen zararların tazmini</a></p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/depremde-yikilan-evlerin-muteahhitleri-hakkinda-cezai-surec/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deprem Sebebiyle Otomobillerde Meydana Gelen Zararların Tazmini</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-sebebiyle-otomobillerde-meydana-gelen-zararlarin-tazmini/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-sebebiyle-otomobillerde-meydana-gelen-zararlarin-tazmini/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:05:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37531</guid>

					<description><![CDATA[Deprem sebebiyle birçok acı kaybımızın yanında malen zararlar da meydana gelmiştir ve bu zararların içinde hasar gören birçok araç da..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Deprem sebebiyle birçok acı kaybımızın yanında malen zararlar da meydana gelmiştir ve bu zararların içinde hasar gören birçok araç da bulunmakta ve ortaya deprem sebebiyle otomobillerde meydana gelen zararların tazmini sorunu gündeme gelmektedir. Sigorta istatistiklerine göre deprem bölgesindeki araçların kaskolanma oranı %15’tir. İşte bu yüzden araçları hasar gören vatandaşlar zararlarını gidermek için çıkar yol aramaktadır.</p>
<p>Baştan söylemek gerekir ki bu zararların tazmini bazı hallerde mümkün olabilmektedir. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf" target="_blank" rel="noopener">6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 69. Maddesi</a>nde <strong>‘Yapı Malikinin Sorumluluğu’</strong> müessesesi düzenlenmektedir. Her ne kadar hukuk sistemimizde kusur sorumluluğu benimsenmiş olsa da bir bakıma istisnai bir müessese olan yapı malikinin sorumluluğu bir kusursuz sorumluluk halidir. Başka bir deyişle sorumlu olanlar hiçbir kusuru olmasa bile zarar görenin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.</p>
<p>Yapı malikinin sorumluluğu hem yapımdaki eksikliği hem de bakımdaki noksanlık halleri için söz konusu olmaktadır. Bu hukuki kurumda kusur zorunlu olmasa bile zararın ortaya çıkmış olması zaruridir. Bu zararın ispat yükü ise zarar görendedir.</p>
<p>Yapı malikinin sorumluluğu ve tazmin yükünde en önemli husus ise öngörülemez bir mücbir sebep halinin bulunmasında yapı malikinin sorumluluğunun ortadan kalkmasıdır. Bu sebeple 6 Şubat Depremi’nin mücbir sebep olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği oldukça büyük bir önem arz etmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu bir karara göre doğal afetlere açık olan arazide zemin etüdü yapılmaksızın dere yatağına inşaat yapılması halinde yapı malikinin 3. Kişilerin uğramış olduğu zararı tazmin etmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.</p>
<p>Bu sorumluluk halinde zamanaşımı süresi zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesinden itibaren <strong>2 yıl</strong> ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren <strong>10 yıl</strong>dır.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/deprem-sebebiyle-otomobillerde-meydana-gelen-zararlarin-tazmini/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hizmet Tespit Davası</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/hizmet-tespit-davasi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/hizmet-tespit-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 15:04:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet tespit davası]]></category>
		<category><![CDATA[hizmet tespit davası şartları]]></category>
		<category><![CDATA[iş hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37529</guid>

					<description><![CDATA[Hizmet Tespit Davası, sosyal güvenlik kurumuna hizmet süreleri eksik bildirilen , sürekli çalışmaya karşın giriş çıkış yaptırılan, SGK girişleri geç..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hizmet Tespit Davası, sosyal güvenlik kurumuna hizmet süreleri eksik bildirilen , sürekli çalışmaya karşın giriş çıkış yaptırılan, SGK girişleri geç yaptırılan veya sigortasız çalıştırılan işçilerin hizmetlerinin tespitini sağlayan ve işçilerin işverene karşı açabildiği bir davadır.</p>
<p>Ülkemizdeki sosyal güvenlik sisteminde sigortalı olma zorunluluğu bulunmaktadır. Çalışanın işe başlama anından itibaren işverenlere bu yönde yükümlülük belirlenmiş ve çalışan ise bu haklara kendiliğinden sahip olmalıdır.  Zira sosyal güvenlik Anayasal güvence ile koruma altına alınmış önemli bir haktır.</p>
<p>Her ne kadar Anayasa ve başka yasal düzenlemelerle bu hak zorunlu hale gelse de bazen işverenler bu sorumluluklarını yerine getirmekten kaçınabilir.</p>
<p>Ne yazık ki ülkemizde birçok işveren tarafından sigortasız çalışma yaptırılmaktadır. Bu durumda sosyal güvenlik hakkına sahip olması gereken bireyin vermiş olduğu hizmetin tespit edilmesi gerekir. Hizmet tespiti birkaç yöntemle yapılabilir. Hizmet tespitinin yapıldığı en önemli yöntem ise Hizmet Tespit Davasıdır</p>
<p>Hukuki menfaatini ispatlayan tarafın açabildiği tespit niteliğindeki davalar bir yükümlülük talebi içermez ancak yükümlülüğe neden olabilen bir durumun tespitini sağlar. Tespit davası sonucunda verilen karar kesin hüküm niteliğini aldığında hak ileri sürülebilir hale gelmiştir.</p>
<p>Hizmet tespit davası çalışanların SGK tarafından tespit edilememesi hallerinde veya eksik bildirilmiş hizmetlerin tescil edilmediğinin sonradan öğrenildiğinde tespiti amacıyla açılan davadır. Hizmet tespit davası, SGK’ ya verilip de tescillenen işe giriş bildirgelerindeki yanlış yazılan kimlik kayıtlarının ve sigorta sicil no’larının düzeltilmesi, sigortalının kendisine ait olması gerekirken, başkası adına geçirilen, aktarılan veyahut bildirilmiş olan çalışma sürelerinin sahibine kazandırılması hizmet süresinin başlangıcının tespiti gibi birçok konuyu ele almaktadır.</p>
<p>5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin dokuzuncu fikrasına göre</p>
<h2>HİZMET TESPİT DAVASI ŞARTLARI</h2>
<p>– Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar,</p>
<p>Çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde,</p>
<p>– İş mahkemesine başvurarak,</p>
<p>– Alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse,</p>
<p>– Bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.</p>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/is-hukuku/">İş Hukuku</a> kapsamında yer alan <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5510&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">5510 sayılı Kanun</a>‘un 92. Maddesine göre  sigorta hak ve yükümlülüklerini ortadan kaldırmak, azaltmak, vazgeçmek veya başkasına devretmek için sözleşmelere konulan hükümler geçersizdir.</p>
<p>Hizmet tespit davasında işveren ve işçi arasındaki ilişki hizmet sözleşmesinden kaynaklanmalıdır. Eser ve vekalet sözleşmeleri bu kapsamın dışındadır.</p>
<h4><strong>Hizmet Tespit Davasında zamanaşımı / hak düşürücü süre</strong></h4>
<p>Hizmet Tespit Davasında zamanaşımı değil 5 yıllık hak düşürücü süre öngörülmüş olsa da bu durumun yargı yerlerinin görüşleri ışığında bazı istisnaları bulunmaktadır. Bu istisnalar:</p>
<ul>
<li>Müfettiş durum tespit tutanağı ya da tahkikat raporlarıyla çalışma tespiti,</li>
<li>Asgari işçilik incelemesi neticesinde işverenden sigortalının primleri Kurumca icra yoluyla tahsili,</li>
<li>İşveren imzalı ücret tediye bordrosunda sigortalıdan sigorta primi kestiğini açıkça gösterdiği halde sigorta primini Kuruma yatırmaması,</li>
<li>İşe giriş bildirgesi Kuruma süresinde verilmiş; fakat bordrosu ve primi SGK’ya verilmemişse,</li>
<li>İşçilik hakları tazminatlarına (ihbar, kıdem tazminatı, ücret alacağı gibi ) ilişkin aynı döneme ait kesin hüküm niteliğini taşıyan ilam niteliğinde belgelerin varsa</li>
</ul>
<p>Söz konusu hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.</p>
<h4><strong>Ölen Kişinin Hizmet Tespitinde Zamanaşımı</strong></h4>
<p>Henüz hayattayken hak düşürücü süreyi kaçırmamış olan hizmet tespiti yapılması gereken miras bırakanın, hak sahiplerinin hizmet tespit davasına dair hak düşürücü süresi ise miras bırakanın ölüm tarihinden itibaren başlamaktadır.</p>
<h4><strong>Hizmet Tespiti Nasıl Kanıtlanır Deliller Nelerdir?</strong></h4>
<p>Bu davalarda gösterilen deliller genelde tanık beyanına dayanmaktadır. Ancak her türlü yazılı ve yazılı olmayan delil ile de iddia sahibi talebini destekleyen kanıtları mahkemeye sunulabiliyor. Davacının gösterdiği tanıkların tespitini istemiş olduğu dönemde aynı işyerinde bulunan ve SGK’ya bildirimi yapılan sigortalıların olması oldukça önemlidir. Bunun yanında işverenin banka üzerinden işçiye maaş ödemesi yapması durumunda banka dekontlarının da hizmetin tespiti açısından işveren ve işçinin arasında hizmet ilişkisinin bulunduğuna güçlü bir karine oluşturacaktır.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/hizmet-tespit-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketlerin Avukat Bulundurma Zorunluluğu 2026</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerin-avukat-bulundurma-zorunlulugu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerin-avukat-bulundurma-zorunlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:59:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[avukat zorunluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37526</guid>

					<description><![CDATA[ŞİRKETLER HUKUKU – HANGİ ŞİRKETLER AVUKAT BULUNDURMAK ZORUNDADIR?  Şirketler Avukat bulundurup bulundurmama konusunda çoğu zaman tereddüt yaşamaktadır.  Ticaret ile iştigal..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>ŞİRKETLER HUKUKU – HANGİ ŞİRKETLER AVUKAT BULUNDURMAK ZORUNDADIR? </strong></h2>
<p>Şirketler Avukat bulundurup bulundurmama konusunda çoğu zaman tereddüt yaşamaktadır.  Ticaret ile iştigal eden şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu yasal olarak bazı kanunlarımızda düzenlenmiştir. Şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu bulunmasına rağmen bu yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde bazı ağır müeyyideler uygulanmaktadır.</p>
<p>Kimi şirketler, şirket bünyesinde avukat istihdam ederken kimi şirketler ise serbest meslek mensubu avukatlardan yasal danışmanlık ve avukatlık desteği almaktadır. Bu yasal danışmanlık hizmeti sürekli olmalı ve sözleşme ile düzenlenmelidir.</p>
<h2><strong>Şirketler Hangi Hallerde Avukat Bulundurmalı?</strong></h2>
<h2>AŞ Avukat Bulundurma Zorunluluğu</h2>
<ul>
<li>1136 sayılı <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.1136.pdf" target="_blank" rel="noopener">Avukatlık Kanunu 35. Maddenin 3. Fıkrası</a> uyarınca esas sermaye miktarının 5 katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısının 100 veya daha fazla olduğu yapı kooperatiflerinin avukat bulundurması yasal zorunluluktur. <strong>Sermayesi 1.250.000 bin TL ‘nin üstünde olan anonim şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır.</strong></li>
<li>Baro Başkanlıklarınca bahse konu şirket ve kooperatiflere sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğunu hatırlatan yazı gönderilmektedir.</li>
<li> Baro Başkanlıklarınca gönderilmiş olan yazıya karşılık avukat bulundurma zorunluluğunu yerine getirmeyen bahse konu anonim şirketler ve yapı kooperatifleri hakkında yasal düzenlemelerle öngörülen ceza ve yaptırımlar dayanak gösterilerek Baro Başkanlıkları tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet edilmektedir. Bu şikayet sonucunda Cumhuriyet Başsavcılıklarınca bu şirketlere yürürlükteki brüt asgari ücretin 2 katı oranında idari para cezası verilmektedir. Bu müeyyide  yükümlülüğün yerine getirilmediği her ay için brüt asgari ücretin 2 katı şeklinde uygulanmaktadır.</li>
<li>Şirketlerin ve yapı kooperatiflerinin benzer vaziyetle karşılaşmamaları için sadece avukatlık sözleşmesi öne sürmesi yeterli görülmeyip sözleşmeli avukatın tanzim ettiği serbest meslek makbuzu ve ödeme yapıldığına banka dekontu gibi belgelerin sunulması gerekmektedir.</li>
<li>Şirket avukat arasında bulunan anlaşmanın devam ettiği süreç boyunca anonim şirketler, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ nde öngörülen avukatlık ücretini her ay avukata ödemek durumundadır. Avukat ise ödemelere karşılık düzenlemiş olduğu meslek makbuz fotokopilerini yıl sonunda baroya sunmak zorundadır.</li>
</ul>
<p>Şirketler avukat seçimi yaparken avukatın hangi alanlarda iştigal ettiğini ayrıntılı şekilde öğrenmeli ve buna göre anlaşma gerçekleştirmelidir. Zira her şirket avukatı şirketlerin ihtiyaç duyduğu hukuki yardımı tam olarak karşılayamabilmektedir; kaldı ki doğru şekilde karşılanmasına imkan da yoktur. Her bir hukuk dalı kendi içerisinde çok yoğun bilgiler , devasa farklılıklar, tecrübe ve metodolojik araştırma gerektirmektedir. Örneğin şirketin istihdam etmiş olduğu avukat icra hukuku ve iş hukuku gibi alanlarda oldukça uzmanken Kişisel Verileri Koruma Hukuku konusunda eksik kalabilir.</p>
<p>Bu gibi durumlarda avukat, şirkete bu konuda yetenek ve bilgisinin olmadığını açıklayarak hangi uzmandan yardım alınacağına dair önerilerini sunmalıdır. Bu husus <a href="https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/turkiye-barolar-birligi-meslek-kurallari-5433" target="_blank" rel="noopener">Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları</a>’nın 38. maddesinde “Avukat zamanın ve yeteneklerinin erişemediği bir işi kabul etmez. Avukat davayı almaktan veya kovuşturmadan çekinme hakkını müvekkiline zarar vermeyecek biçimde kullanmağa mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p>Şirket avukatı desteği almak istediğinde ücret anlaşmasını avukatlık sözleşmesinde net şekilde belirtmelidir. Avukat her iş başına ayrı ücret talep edebileceği gibi iş yoğunluğuna bakılmaksızın aylık sabit bir ücret de talep edebilir.</p>
<p><strong>Şirket Avukatı Ücretlerini Öğrenmek İçin &#8211;&gt;</strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Ücretleri </a></p>
<p>Taraflar sözleşme imzaladıktan sonra şirket yetkilisinin noterden avukata vekaletname düzenlettirmesi halinde  şirket avukat arasında yasal temsilcilik ilişkisi resmileşmektedir. Bu vekaletname ile avukat artık tüzel kişi olan şirketin her türlü idari başvurusunu, davalarını ve icra takip dosyalarını vekaleten takip edebilecektir.</p>
<p>Ankara’da şirketlere avukat bulundurma zorunluluğu hakkında belirli periyotlarla Ankara Barosu tarafından uyarı yazısı göndermektedir. Belirtilen cezaların muhatabı olmamak için şirketlerin avukat bulundurma zorunluluğuna uygun davranması ve halk arasında <strong>şirketler hukuku avukatı – şirket avukatı</strong> ya da <strong>ticaret hukuku avukatı </strong>diye anılan şirketler hukuku alanında faaliyet gösteren avukatlarla süreç yönetmesi gerekmektedir.</p>
<p>Şirketinize firmanıza avukat seçmeden önce mutlaka okuyunuz : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukat Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken 4 Madde</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerin-avukat-bulundurma-zorunlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Taşınmaz (Gayrimenkul) Satış Vaadi Sözleşmesi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/tasinmaz-gayrimenkul-satis-vaadi-sozlesmesi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/tasinmaz-gayrimenkul-satis-vaadi-sozlesmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:56:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[miras hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37523</guid>

					<description><![CDATA[TAŞINMAZ (GAYRİMENKUL) SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ NEDİR?   Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi bir taşınmazın (gayrimenkulün) taraflar arasında sözleşmede belirlenen şartlarla ileri bir..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><strong>TAŞINMAZ (GAYRİMENKUL) SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ NEDİR?</strong></h2>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong> bir taşınmazın (gayrimenkulün) taraflar arasında sözleşmede belirlenen şartlarla ileri bir tarihte taşınmazın devir vaadini içeren sözleşmedir. Bir taşınmazın satılabilmesi için bu sözleşmesinin yapmaya gerek yoktur. Bu sözleşme ile ileride yapılacak satış işlemini taahhüt altına alınmaktadır.</p>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong> iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Vaat eden belli bir taşınmazı sözleşmede kararlaştırılan şartlarla uygun şekilde devretmeyi vaat alan ise sözleşmede yazan edimini yerine getirerek taşınmazı devralmayı taahhüt eder. EK olarak, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden doğan haklar nisbi haklar olduğundan sözleşmeyi yapan karşılıklı iki kişi tarafından öne sürülebilir.</p>
<h3><strong>TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI</strong></h3>
<p>TMK madde 706 uyarınca “<em>Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır.”</em> . <strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong>nde ileri tarihte bile olsa bir taşınmazın mülkiyetinin devri amaçlandığından sözleşme remi şekilde yapılmak zorundadır.</p>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong> bir ön sözleşme niteliğindedir. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf" target="_blank" rel="noopener">TBK madde 29</a> uyarınca  “<em>Bir sözleşmenin ileride kurulmasına ilişkin sözleşmeler geçerlidir. Kanunlarda öngörülen istisnalar dışında, ön sözleşmenin geçerliliği, ileride kurulacak sözleşmenin şekline bağlıdır.” </em>Buna göre; taşınmaz TSVS’de ileride kurulacak sözleşme taşınmaz satışı ile ilgilidir. Bunun yanında taşınmaz satış sözleşmesinin geçerliği TBK madde 237 de “<em>Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmî şekilde düzenlenmesi şarttır.” ve “Taşınmaz satışı vaadi, geri alım ve alım sözleşmeleri, resmî şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz.”</em>  şeklinde hükme bağlanmıştır. Bu nedenle resmi şekilde yapılmayan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri geçersiz olacağından tarafları bağlamaz.</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.1512.pdf" target="_blank" rel="noopener">Noterlik Kanunu madde 60/3</a> “<em>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapmak” </em>hükmü gereğince sözleşmenin noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Taraflar arasında sözleşmeyi yapıp notere onaylatmaları halinde onaylama şeklinde olacağından geçersiz olacaktır.</p>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong> noterlerde yapılabileceği gibi tapu müdürlüklerinde de yapılmaktadır. Ek olarak, farklı yerlerde bulunan taraflar arasında ki sözleşmelerin Tapu Kanunu madde 26 da “<em>Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde, tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunmaları hâlinde, taraf iradeleri resmî görevliler tarafından ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabilir”  </em>şeklinde yapılabileceği hükme bağlanmıştır.</p>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin</strong> konusu olan gayrimenkulün tapuda kayıtlı olması gerekmektedir. Bu sebeple, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazlar üzerine yapılan sözleşme geçersizdir. Ayrıca, satın almayı vaat edenin ödeyeceği bedel açık ve net yazılmalı bunun yanına ödeme şekli (taksit, peşin, trampa vb) açıkça belirtilmesi zorunludur.</p>
<h3><strong>KİŞİLER BAŞKASINA AİT TAŞINMAZ İÇİN TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ YAPABİLİR Mİ?</strong></h3>
<p><strong>Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi</strong> ileride yapılacak satış işlemini taahhüt altına aldığından bir taahhüt işlemidir. Bu nedenle taşınmazın mülkiyeti elinde bulunmayan kişi de taşınmazın satış işlemini taahhüt edebileceğinden taşınmaz bu sözleşmeyi yapabilmektedir.</p>
<p>Başkasına ait taşınmaz için taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yapan kişi sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemesi halinde TBK’nın ilgili hükümleri gereği tazminat borcu doğar.</p>
<h3><strong>TAŞINMAZ SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ</strong></h3>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li><strong>Sözleşmenin İfası</strong></li>
<li><strong>Sözleşmenin Feshi: </strong>Bir sözleşmenin yapılış şekli ile fesih şekli aynı olmak zorundadır. Bu nedenle resmi şekilde fasih yapılması zorunludur.</li>
<li><strong>Sözleşmeden Dönme</strong></li>
<li><strong>Zamanaşımı: </strong>Zamanaşımı süresi 10 yıldır. Süre borç muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Zamanaşımı borcu sonlandırmaz eksik borç haline getirir yani borçluyu ifaya zorlanamaz ve hukuki yaptırım uygulanamaz. Süre hesaplanırken ifa olanağının olup olmadığına bakılmaktadır. Süre ifa olanağının doğduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.</li>
<li><strong>Kamulaştırma: </strong>Borcun ifası imkansız hale geleceğinden borç sona erer alınanlar sebepsiz zenginleme hükümleri gereğince geri verilir.</li>
</ul>
<p><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p>1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p>2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS’a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p>Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/tasinmaz-gayrimenkul-satis-vaadi-sozlesmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir?</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/adli-sicil-kaydi/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/adli-sicil-kaydi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:48:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37519</guid>

					<description><![CDATA[(Sabıka Kaydı) Adli Sicil Kaydı Nedir? (Sabıka Kaydı) Adli sicil kaydı nasıl silinir ? Temiz kağıdı nasıl alınır?  Artık birçok iş..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>(Sabıka Kaydı) </strong><strong>Adli Sicil Kaydı Nedir?</strong></h4>
<p>(Sabıka Kaydı) Adli sicil kaydı nasıl silinir ? Temiz kağıdı nasıl alınır?  Artık birçok iş başvurusunda istenen adli sicil kaydı halk için oldukça önemlidir. Halk dilinde sabıka kaydı ya da temiz kağıdı  olarak bilinen kesinleşmiş ilama binaen şahıslar hakkında güvenlik tedbirlerinin ve cezaların, adli sicil sistemi adlı sistemde alınan kayıtlara adli sicil kaydı denmektedir. Adli sicil kaydının tutulması için kesinleşmiş karar şartı arandığı için görülmekte olan derdest dava sebebiyle adli sicil kaydında herhangi bir değişiklik yapılmamaktadır. Kendisine ait adli sicil kaydını tüm vatandaşlar E-Devlet sisteminden kolaylıkla temin edebilmektedir. Adli sicil kaydı resmi işlerde ve bazı işe alım süreçlerinde istendiği için oldukça önem arz etmektedir. Hangi suçların adli sicil kaydına işleneceğine dair hususlar <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5271-20110331.pdf" target="_blank" rel="noopener">5353 Sayılı Kanun</a> ile hüküm altına alınmıştır.</p>
<p>Buna göre Türk mahkemelerinin vermiş olduğu mahkûmiyet hükümleri, hapis cezaları, cezanın infaz edildiğine dair bilgiler, adli para cezaları,  koşullu salıverilme kararı, koşullu salıverilmede denetim süresinin uzatılmasına ilişkin karar, koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dair ve hapis cezasının infazının gerçekleştiğine ilişkin kararlar ertelenmesine karar verilen hapis cezaları, genel af sebebiyle tahliye kayıtları, adli sicil kaydına kaydedilmektedir. Buna karşılık henüz kesinleşmeyen davalar, disiplin cezaları, tazyik hapsi, idari para cezaları, meslek kuruluşları ve okullar tarafından verilen disiplin cezaları hakkında adli sicil kaydına etki etmemektedir.</p>
<h4><strong>Adli Sicil Arşiv Kaydı ne anlama gelmektedir?</strong></h4>
<p>Hakkında <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> yargılaması sonunda kesinleşmiş yargı kararı bulunan ve adli sicil kaydına işlenmesi gerektiren durumlarda adli sicil kaydı tutulurken infazının tamamlanması yahut öteki nedenlerle kaldırılması halinde adli sicil arşiv kaydı gündeme gelecektir.  Adli sicil kaydı adli sicil bölümünde kayıt altına alınırken koşulları oluşan infazı tamamlanan kayıtlar bu sistemden silinerek adli sicil arşiv kaydına aktarılmaktadır.  Sonuç olarak, adli sicil kaydının bulunması ve adli sicil arşiv kaydının bulunması arasında hukuki anlamda teknik farklılıklar bulunmaktadır.</p>
<h4><strong>Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinmektedir?</strong></h4>
<p>İnfazı tamamlanan ve adli sicil kaydından silinerek adli sicil arşiv kaydına aktarılan kayıtların sebebini taksirli suçların oluşturması ya da bir yıldan az hapis cezası öngörülmesi halinde arşive aktarımın yapılmasından beş sene sonra silinebilmektedir meğerki Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda hak yoksunluklarına sebep olmasın. Aksi halde bu cezaların infazının gerçekleştirilmesinden sonra memnu hakların iadesi kararı alınmasıyla arşive taşınan kaydın üzerinden onbeş yıl geçmesi halinde adli sicil arşiv kaydı silinebilmektedir. Buna karşılık memnu hakların iadesine karar verilmemiş ise infazı tamamlanan ve adli sicil arşiv kaydına alınan kayıt arşive alınmasından itibaren otuz yıllık sürenin dolması ile silinebilmektedir. Bu durumlara ek olarak hakkında adli sicil arşiv kaydı bulunan şahsın ölümü ya da ceza aldığı  fiilin artık suç sayılmayacak biçimde geriye yürümesi durumlarında da adli sicil arşiv kaydı silinmektedir.</p>
<p><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p>1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p>2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS’a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p>Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/adli-sicil-kaydi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sosyal Medya Suçları, Cezaları ve İspatı</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sosyal-medya-suclari-cezalari-ve-ispati/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sosyal-medya-suclari-cezalari-ve-ispati/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Sep 2025 14:45:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya suçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37516</guid>

					<description><![CDATA[SOSYAL MEDYA SUÇLARI Sosyal medya suçları günümüzün vazgeçilmezi olan Whatsapp , Facebook, Twitter ( X) , Instagram , Youtube gibi..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>SOSYAL MEDYA SUÇLARI</h1>
<p><strong>Sosyal medya suçları</strong> günümüzün vazgeçilmezi olan Whatsapp , Facebook, Twitter ( X) , Instagram , Youtube gibi yoğun kullanılan sosyal medya araçları aracılığı ile işlenmektedir. Sosyal medya suçları en başından beri avukat takibi gerektirmektedir. Bir tür <a href="https://ilbarshukukburosu.com/bilisim-suclari/">Bilişim Suçlar</a>ı alt kategorisi olan Sosyal Medya Suçları Ceza Hukukunun gelişen alanlarından biridir. Bu sosyal medya platformları hayatımızın ayrılmaz bir parçası olduğu ve her kesim, kültür ve eğitim düzeyinden insanın etkileşime girmesi için kesişim noktası olması sebebi ile hakaret suçu , tehdit suçu , taciz suçu gibi birçok sosyal medya suçları kaynağını oluşturmaktadır. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">Türk Ceza Kanunu</a>’nda kayıtlı suçların sosyal medya aracılığıyla da işlenmekte olması ispat gibi bazı yönlerden farklılık arz etmektedir. <strong>Sosyal medya suçları</strong> şunlardır:</p>
<ul>
<li>Terör suçları <a href="https://masak.hmb.gov.tr/3713-sayili-terorle-mucadele-kanunu" target="_blank" rel="noopener">3713 sayılı Kanuna Muhalefet,</a></li>
<li><strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu-bilisim-hukuku/">Hakaret suçu</a> </strong>TCK 125,</li>
<li>Cinsel taciz TCK 105,</li>
<li>Dolandırıcılık TCK 157 – 158,</li>
<li>Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik TCK 216,</li>
<li>Verinin hukuka aykırı bir şekilde verilmesi ya da ele geçirilmesi TCK 136,</li>
<li>Haberleşmenin gizliliğinin ihlal edilmesi TCK 132,</li>
<li><strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/">Bilişim sistemini engelleme, bozma, erişimini imkânsız hale getirme, verileri silme, yok etme ya da değiştirme TCK 244,</a></strong></li>
<li><strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/iftira-sucu-ve-cezasi/">İftira suçu TCK 267,</a></strong></li>
<li>Kişilerin huzur ve sükûnunu bozma TCK 123,</li>
<li>Tehdit TCK 106 ve şantaj TCK 107,</li>
<li><strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/yasa-disi-bahis-sucu-ve-cezasi/">Yasa dışı bahis </a> </strong>(Ünlüler ve influencerler tarafından sosyal medya üzerinden yasa dışı bahis reklamları yapılmakta ve teşvik edilmektedir.)</li>
<li><strong><a href="https://ilbarshukukburosu.com/kara-para-aklama-sucu-ve-cezasi-tck-282/">Kara Para Aklama</a> </strong>(Günümüzde influencerler tarafından sosyal medya üzerinden kara para aklama eylemlerinin çok büyük bir noktaya gelmesi nedeniyle)</li>
<li>Özel hayatın gizliliğini ihlal TCK 134 gibi suçlar gösterilmektedir.</li>
</ul>
<h2><strong>Sosyal Medya Suçları Cezaları </strong></h2>
<p><a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> kapsamında yer alan Sosyal Medya Suçları; Sosyal Medya platformları üzerinden işlenen suçlar için ceza miktarları cezaların kanuniliği ilkesi gereğince belirlidir. Aşağıda bu suçların basit halleri yer almaktadır.  Ancak unutulmamalıdır ki suçun basit hali bulunduğu gibi nitelikli görünüm şekilleri ve arttırım nedenleri de bulunmaktadır.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Hakaret suçu</strong></h4>
<p>Sosyal medyada belki de en sık işlenen suç hakaret suçudur. Evdeyken bir bilgisayar ya da telefon başında olmanın vermiş olduğu rahatlıkla birçok insan bireylere küfür etme , aşağılama, hakaret etme yanlışından hiç de kaçınmamaktadır. Hakaret suçunun cezası Türk Ceza Kanununun 125. maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre:</li>
</ul>
<p>Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Hakaret suçu ile ilgili ayrıntılı bilgi için<a href="https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu-bilisim-hukuku/"> Hakaret Suçu </a>başlıklı yazımıza göz atınız.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu</strong></h4>
<p>Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.</li>
<li>
<h4><strong>Cinsel taciz suçu</strong></h4>
<p>Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında , mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesi halinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise</p>
<p>verilecek ceza bir yıldan az olamaz.</li>
<li>
<h4><strong>Nitelikli dolandırıcılık suçu</strong></h4>
<p>Madde 158-(1) f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, …hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.</p>
<p>Bu suç tipi en fazla borsa ve forex gibi yatırım araçlarından yüksek miktarda gelir vaad edilmesi, ev ve araç satış vaadi ile mağdurların iradelerini hile ile sakatlayarak haksız menfaat edilmesi yolu ile gerçekleştirilmektedir.</li>
<li>
<h4><strong>Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu</strong></h4>
<p>Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır</li>
<li>
<h4><strong>Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu</strong></h4>
<p>Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır. (2)Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı<br />
cezaya hükmolunur.</li>
<li>
<h4><strong>Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu</strong></h4>
<p>Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>
<h4><strong>Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu </strong></h4>
<p>Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.  İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.</li>
<li>
<h4><strong>Tehdit Suçu</strong></h4>
<p>Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.</li>
<li>
<h4><strong>Şantaj suçu</strong></h4>
<p>Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir  yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.</li>
<li>
<h4><a href="https://ilbarshukukburosu.com/sistemi-engelleme-bozma-verileri-yok-etme-veya-degistirme/"><strong>Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme</strong></a></h4>
<p>Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.<br />
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır</li>
<li><strong>Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma : </strong>Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.</li>
<li>
<h4><strong>Suç işlemek amacıyla örgüt kurma</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.</p>
<ul>
<li>
<h4><strong>3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu m.7/2</strong></h4>
</li>
</ul>
<p>Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan bazı eylemler sonucu aynı zamanda özel hukuk anlamında kişilik hakları ihlali de gerçekleşebilmekte ve bu da tazminat sorumluluğu doğurabilmektedir.</p>
<p>Elektronik delillerin değiştirilebilir ya da ortadan kaldırılabilir olmaları nedeni ile delillerin kayıtla birlikte muhafazası oldukça önem arz etmektedir.</p>
<h2>SOSYAL MEDYA SUÇLARI için DELİLLER</h2>
<h3><strong>Ekran görüntüsü delil midir? Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda deliller nelerdir?</strong></h3>
<p><strong>Ekran görüntüleri</strong> delil başlangıcı olarak nazara alınmaktadır. Bu sebeple kimi zaman yalnız ekran görüntülerinin delil olarak sunulması yeterli görülmemektedir. Ekran görüntüleri diğer ispat yöntemleriyle birlikte kullanılmaması tavsiye edilmektedir. Sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ile ilgili deliller sadece ekran görüntüsü(Screenshot) değil Uniform Resource Loader( URL adresi), trafik bilgilerinin kayıt altına alınması ile de elde edilebilmektedir. Ayrıca bu verilerin E-Tespit(iç link) ile noter tarafından tespiti ve Damgalat(iç link) ile blockchain teknolojisiyle muhafazası da mümkündür.</p>
<h3><strong>Whatsapp ve sosyal medya mesajları delil olarak kullanılmakta mı?</strong></h3>
<p><strong>Whatsapp ve sosyal medya konuşmaları mahkemelerce delil olarak kabul edilmektedir.</strong> Lakin, bu konuşmaların delil olarak kabul edilmesi bazı şartlara bağlanmıştır. Şöyle ki; Whatsapp ve sosyal medya mesajlaşmalarının gerçekliğinin doğru olduğu durumlarda ve bu konuşmaların hukuka uygun elde edildiği durumlarda bu konuşmalar delil olarak kullanılabilmektedir. Ancak sosyal medya şifrelerinin kırılarak elde edilmesi durumunda hem delil hukuka aykırı elde edildiği için hükme esas alınmayacak hem de TCK madde 136’ya göre Verileri Hukuka Aykırı Olarak Verme veya Ele Geçirme Suçu işlenmiş olacaktır. Aynı şekilde photoshop programlarıyla ve yapay zeka ile bu yönde delil uydurulması halinde hem delil geçersiz sayılıp yargılamaya esas alınmayacak hem de TCK madde 271’e göre delil uydurma suçu işlenmiş olacaktır.</p>
<h3><strong>Damgalat nedir?</strong></h3>
<p>Sosyal medya suçları delil yönetemlerinden biri de <a href="https://damgalat.com/" target="_blank" rel="noopener">Damgalat.com</a> dur. Bu araç zaman damgası ile çalışmaktadır.</p>
<p>Zaman Damgaları belli bir verinin belirtilen bir tarihte var olduğunu kanıtlarlar. Zaman Damgası Sunucusu, zaman damgalarını imzalamak için açık anahtar teknolojisini kullanarak, verinin bütünlüğünü ve belirli bir tarihteki varlığını onaylar.</p>
<p>Bir sözleşmenin imzalandığı, paranın transfer edildiği, başvurunun yapıldığı vs. tarih ve saati kanıtlama ihtiyacı günümüz e-ticaret, e-devlet uygulamaları için hayati önem taşımaktadır. Bununla birlikte yeni bir çizim, tasarım, fotoğraf, düşünce, araştırma, formül, algoritma, kitap gibi fikri ve mülki kullanım hakkı elde edilmek istenen her türlü elektronik veri için zaman damgası alınabilir.</p>
<p>5070 sayılı Elektronik İmza Kanununa göre Zaman Damgası: Bir elektronik verinin, üretildiği, değiştirildiği, gönderildiği, alındığı ve / veya kaydedildiği zamanın tespit edilmesi amacıyla, elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından elektronik imzayla doğrulanan kaydı, ifade eder.</p>
<p>Damgalat.com da her tweetin saf orijinal içeriğini resmi Twitter alt yapısını kullanarak alır ve o veriyi damgalar. O veri değişirse veya silinirse orijinal veri önceden damgalandığı  için o verinin varlığına kanıt olmaktadır.</p>
<p><em>-Damgalat.com kurucusundan alıntıdır.</em></p>
<h3><strong>E-Tespit Nedir?</strong></h3>
<p>Sosyal medya suçları delil yöntemlerinden diğeri <a href="https://www.turkiye.gov.tr/e-tespit-7071" target="_blank" rel="noopener"><strong>E-tespit</strong></a> tir. E Tespit , elektronik ortamda verilerin 7/24 tespit edilmesine yarayan ve 1512 Sayılı Noterlik Kanunu madde 198/A kapsamında yararlanılan bir hizmettir. Bu tespit sayesinde delillerin doğruluğu güvence altına alınacak ve yargılamada ispat açısından büyük avantaj sağlanacaktır. E-Tespit Portal(URL KOY) üzerinden gerçekleştirilen bu işlem TNB tarafından saklanmakta ve bu kayıt işlemi sonrası talep sahibine başvuru numarası verilmektedir. Bu başvuru numarası ile dilediğiniz bir noterliğe gidip tespit işlemini tamamlayabilirsiniz. Bu sayede delil silinse dahi noterlik tarafından tasdik edilmiş olacağı için yargılamada esas alınacaktır.</p>
<h3><strong>Yargıtay Kararları ışığında sosyal medya suçları</strong></h3>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>
<h5><strong>Huzur ve Sükunu Bozma Suçunun gerçekleşmesi için ısrar şartı aranır.</strong></h5>
</li>
</ul>
<p>Somut olayda sanığın katılanın <span class="highlighted">sosyal</span> <span class="highlighted">medya</span> hesabına mesaj göndermesi biçiminde gerçekleşen eyleminde, TCK’nın 123. maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma <span class="highlighted">suçu</span>nun unsuru olan ısrar öğesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yetersiz gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirir. Yargıtay Kararı – 4. CD., E. 2018/6819 K. 2021/20320 T. 22.6.2021</p>
<ul>
<li>
<h5><strong>Hakaret Suçunun oluşabilmesi için sarf edilen eylemin açıkça şeref ve saygınlığı zedeleyecek ölçüde olması gerekmektedir. Kaba söz, eleştiri ve beddua niteliğindeki sözler hakaret suçuna sebebiyet vermez.</strong></h5>
</li>
</ul>
<p>Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin <span class="highlighted">hakaret</span> <span class="highlighted">suçu</span> bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, Sulh Ceza Hakimi olan şikayetçiye “önce “çok kabasınız” ve “bu ne diyor” şeklindeki sözlerinin şikayetçinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve <span class="highlighted">hakaret</span> <span class="highlighted">suçu</span>nun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 18. CD., E. 2015/6905 K. 2015/5967 T. 29.9.2015</p>
<ul>
<li>
<h5><strong>Cinsel Taciz Suçunun oluşabilmesi için failin eylemlerinin cinsellik içermesi ve cinsel amaçla yazılması gerekmektedir. </strong></h5>
</li>
</ul>
<p>Mağdure ile sanık arasında daha önceden gönül ilişkisinin yaşandığı, ancak yaklaşık 2 yıl önce mağdurenin sanıktan ayrıldığı, ayrılık gerçekleştikten sonra sanığın mağdurenin peşini bırakmayarak defalarca arkadaşlık teklif ettiği, ancak mağdurenin sanığın teklifini reddettiği, her ne kadar sanık ile mağdurenin önceden gönül ilişkisi olduğuna ilişkin deliller bulunmuş ise de; bu mesajların yaklaşık bir sene sonra sanık tarafından gönderildiği, bu durumda öncesinde yaşanan duyguların yansımasını gerektirecek bir durumun mahkemece takdiren değerlendirilmediği, samimi katılan ve mağdurenin beyanlarına mahkemece üstünlük tanındığı, sanığın olay tarihinde kendisine ait olan “*****_… …_***@hotmail.com” isimli facebook sayfasında iddianamede yazılı şekilde “Sadece ömrümü ömrüne adamak istiyorum çok şey istemiyorum aslında senden. Sadece yanımda olmanı istiyorum. Bütün günü birlikte geçirelim. Seni daha çok daha çok sevmek istiyorum. Kahkahanın dibine vurmak istiyorum. Kahkahalarımızı fotoğraflarla ölümsüzleştirmek istiyorum. Bizi hep gülerken hatırlamak istiyorum sadece. Sana sarılıp kokunu içime çekmek ve seni sevdiğimi kulağına fısıldamak istiyorum. Dertlerimizi kuytu köşelere hapsetmek, birlikte yeşerttiğimiz umutları özgür kılmak istiyorum. Senin sevgini fısıldamanı istiyorum. Benimle ilgilenmeni, kıskanmanı kimseyle paylaşmayacağını göstermeni istiyorum. Çok şey istemiyorum aslında. Sadece seni doya doya yaşamak istiyorum…” cinsel içerikli sözleri yayınlamak suretiyle çocuğa karşı cinsel taciz suçunu işlediği, bu kabul şekline, mağdure beyanı ve bu beyanına itibar edilebileceğine dair bilirkişi mütâlaası ve tüm dosya kapsamına dayanılarak ulaşıldığı anlaşılmakla sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ve hukuki süreç başlığı altındaki uygulama yapılmıştır.</p>
<p>Mağdure ile gönül ilişkisi olan sanığın kendi sayfasında mağdurenin daha önce herkese açık olarak paylaşmış olduğu fotoğrafı paylaşarak altına yazdığı iddianameye konu sözlerin bizatihi cinsellik içermediği gibi cinsel amaçla yazdığına dair de her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek sanığın kanuni unsurları itibari ile oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 9. CD., E. 2021/13215 K. 2023/1371 T. 14.3.2023</p>
<ul>
<li>
<h5><strong>Şantaj , Görüntü ve Seslerin İfşası sureti ile Özel Hayatın Gizliliğini İhlal suçunda dijital delillerin nazara alınmaması ve eksik inceleme yapılması hukuka aykırı olup bozma nedenidir. </strong></h5>
</li>
</ul>
<p>Mağdura ait özel fotoğrafların ifşasında kullanılan sahte <span class="highlighted">facebook</span> hesabının … isimli şahsın adını ve soyadını taşıması ve sanığın “Müşteki ile en son yapacağımız buluşma … ile müşteki arasındaki problemlerden kaynaklı buluşmaydı, öyle hatırlıyorum, müşteki benle buluştuğu ilk günden bir gün önce aynı otelde odasında … ile buluşmuştu, bunu bana müşteki söyledi, ben görmedim.” şeklindeki savunmasına da yansıdığı üzere … isimli şahsın varlığından haberdar olması, katılanın sanığa iftira atmasını gerektiren herhangi bir delil ve bu yönde sanığın da bir iddiasının bulunmaması karşısında, sanığın kendisini cezalandırılmaktan kurtarmaya yönelik inandırıcılıktan uzak soyut savunmalarına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, mevcut olan delillerin iddiaya konu eylemleri gerçekleştirenin sanık olduğunu açık ve net olarak ortaya koyduğu gözetilerek, sanığa yüklenen şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, suçların işleniş biçimi, meydana gelen tehlikenin ve sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı nazara alınarak temel cezaların da asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken, Adli Bilişim Büro Amirliği tarafından katılana ait cep telefonu incelenerek 21.10.2014 tarihinde hazırlanan rapor ile cep telefonu içeriğinin aktarıldığı rapora ekli flash diskte yer alan tespitler de dikkate alınmaksızın, sanığa ait cep telefonunun satılmış olmasından dolayı kovuşturma evresinde teslim edilmemesi nedeniyle dijital delillerin elde edilemeyip, katılan vekilince dosyaya sunulan dijital delillerin de sanık tarafından kabul edilmediğine dair dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat hükümleri kurulması bozmayı gerektirmiştir. Yargıtay Kararı – 12. CD., E. 2020/2238 K. 2020/7160 T. 16.12.2020</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sosyal-medya-suclari-cezalari-ve-ispati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limited Şirket Kuruluşu ve Avukat Gereksinimi</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-kurulusu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-kurulusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 14:03:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37189</guid>

					<description><![CDATA[Limited Şirket Nedir? Neden Limited Şirket Kuruluşu? Limited şirket, şirketler hukuku alanında faaliyet gösteren avukatları yakından ilgilendirmekle birlikte ticari hayat..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2 data-rm-block-id="block-1">Limited Şirket Nedir? Neden Limited Şirket Kuruluşu?</h2>
<p data-rm-block-id="block-2">Limited şirket, şirketler hukuku alanında faaliyet gösteren avukatları yakından ilgilendirmekle birlikte ticari hayat aktörlerinin de ticari hayatta en çok tercih ettiği şirket tipidir. Bu şirket tipi Türk Ticaret Kanununda yer alan 573 ile 644. Maddeler arasındaki yasal düzenlemelere konu olmuştur. Limited şirket bir ya da daha çok gerçek veya tüzel kişinin iradesi ile kurulmaktadır. Limited şirketini şahıs şirketinden ayıran en önemli farklardan biri, ortakların şirket borçları üzerindeki sorumluluğudur. Şahıs şirketlerinde şirket ortakları borçlardan bütün mal varlıkları ile sorumlu tutulurken, limited şirketlerde ortaklar şirket borçlarından yalnızca koymayı taahhüt ettiği sermaye payı miktarınca sorumludur. Limited şirket borçlarına karşı alacaklıların direkt olarak şirket ortaklarına müracaat hakkı yoktur.</p>
<p data-rm-block-id="block-3">Limited şirketler, anonim şirketlere göre daha kolay bir şekilde kurulması sebebiyle de cazibe haline gelmektedir. Limited şirketler ülkemizde sıklıkla eğitim, pazarlama, nakliye, tekstil, ithalat ihracat alanlarında tercih edilir. Limited şirketler mikro , küçük ya da orta ölçekteki ticari faaliyetler ve KOBİler için çok uygundur. Yasada belirlenen koşullar yerine getirildiği durumda şirketin kurulması için hiçbir engel bulunmamaktadır. Anonim şirketlerdeki payların halka arz edilme şartıyla kuruluş gibi bir koşul limited şirketler için koyulmamıştır. Limited şirket kişisel özellikler taşıyan bir sermaye şirketi olarak kabul görmektedir.</p>
<p data-rm-block-id="block-4">Limited şirketler;</p>
<ul>
<li data-rm-block-id="block-5">Bir ya da birden çok ortak ile kurulabilir ancak bu ortaklar genellikle iki üç ortak ile teşekkül eder.</li>
<li data-rm-block-id="block-6">Asıl sermayesi belirlidir. Şirket ana sözleşmesinde yasada yer alan asgari sermaye tutarı belirlenmelidir.</li>
<li data-rm-block-id="block-7">Tek ticaret unvanı altında kurulur.</li>
<li data-rm-block-id="block-8">Sermaye, asıl sermaye paylarından meydana gelir.</li>
</ul>
<p data-rm-block-id="block-9">Yasal olarak yasak olmayan hukuka ve ahlaka uygun olan her türlü hedef ve konu adına kurulabilir. Yalnız mevzuatta ayrık düzenlenen hükümler nedeni ile limited şirketler bankacılık, sigortacılık, finansman, yatırım ortaklığı, aracı kurum, umumi mağaza, finansman ve faktoring, bağımsız denetleme ve finansal kiralama alanlarında kurulamaz.</p>
<h2 data-rm-block-id="block-10">Limited Şirket Kuruluşu Nasıl Yapılır?</h2>
<p data-rm-block-id="block-11">Öncelikle limited şirket kurma niyetinde olan kimselerin mutlaka bir şirket avukatı ile yola çıkmaları önerilir.</p>
<p data-rm-block-id="block-12">Limited şirketler iktisadi gayelerin yerine getirilmesi için kurulmaktadır. Limited şirketin sermaye şirketi olması gerektiği ve asgari ortaklık sermayesi kanunlarda düzenlenmektedir. Ortak, hizmet edimleri, kişisel emek , vadesi gelmemiş alacaklar ve ticari itibar sunduğu gerekçesi ile müşahhas likit bir sermaye koyulmadığından gerçek anlamda bir sermaye koyulduğundan bahsedilemez.</p>
<p data-rm-block-id="block-13">24/11/2023 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan 7887 sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile Limited Şirketler için öngörülen en az sermaye tutarı 10.000 TL ‘den 50.000 TL’ye yükseltilmiştir. Özetle artık limited şirket kurulumu için gereken en az sermaye 50 bin Türk Lirasıdır.</p>
<p data-rm-block-id="block-14">Limited şirketler tüzel bir kişilik olup hukuk dünyasında ortaklarından ayrı bir tacirdir. Tıpkı anonim şirketler gibi limited şirketler de ani kuruluş ile kurulmaktadır.</p>
<p data-rm-block-id="block-15">İlk aşamada limited şirket esas sözleşmesinin tanzimi gerekmektedir. Bu sözleşme yazılı şekil şartına tabiidir. Kanunda bu konuda ikili bir ayrıma gidilerek Türk Ticaret Kanunu madde 576’da zorunlu kayıtlardan Türk Ticaret Kanunun 577. maddesinde ise şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartı ile bağlayıcı olan hükümlerdir.</p>
<h2 data-rm-block-id="block-16">Limited Şirket Kuruluşu için gerekli zorunlu kayıtlar:</h2>
<p data-rm-block-id="block-17">(1) Şirket sözleşmesinde aşağıdaki kayıtların açıkça yer alması gereklidir:</p>
<p data-rm-block-id="block-18">a) Şirketin ticaret unvanı ve merkezinin bulunduğu yer. (Limited şirket kurulurken şirketin ticari unvanına karar verilmelidir. Bu unvan Türkçe olmalı, şirketin hizmet konusunu ve şirket ibaresini içermelidir ancak yine de tüm çalışma konularının unvanda belirtilmesine lüzum yoktur. Yabancı kişiler tarafından kurulan şirketin unvanında yabancı kelimeler yer alabilir. Unvan belirlenirken aynı unvanda başka bir şirketin bulunmamasına da dikkat edilmelidir.Seçilen unvanın, imza yetkisi olan kişiler tarafından imzalanması ve noterde onaylatılması gerekir. Sonrasında şirketler hukuku alanında faaliyet gösteren bir hukuk bürosundan şirket ana sözleşme hazırlanmasını talep edebilirsiniz. Bu sözleşme, Ticaret Bakanlığı’nın Mersis sistemine kaydedilmektedir.)</p>
<p data-rm-block-id="block-19">b) Esaslı noktaları belirtilmiş ve tanımlanmış bir şekilde, şirketin işletme konusu. (Her türdem faaliyet gösterileceğine ilişkin bir limited şirket kurulamaz faaliyet konusu açıkça belirtilmelidir. Ortaklık konusunun sonradan değiştirilmesi için sözleşmede ve unvanda değişiklik yapılması gereklidir)</p>
<p data-rm-block-id="block-20">c) Esas sermayenin itibarî tutarı, esas sermaye paylarının sayısı, itibarî değerleri, varsa imtiyazlar, esas sermaye paylarının grupları.(Şirket ortaklarının sermayeyi nakit ya da ayın olarak getirmeleri için raporların ve değerlerin sözleşmede bulunması zorunludur)</p>
<p data-rm-block-id="block-21">d) Müdürlerin adları, soyadları, unvanları, vatandaşlıkları.</p>
<p data-rm-block-id="block-22">e) Şirket tarafından yapılacak ilanların şekli.(Esas sözleşme değişikliklerinin, müdürlerin temsil yetkilerine ilişkin yapılan hususların ve infisah gibi konularda ilan zorunluluğu bulunmaktadır)</p>
<p data-rm-block-id="block-23">Şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler :</p>
<p data-rm-block-id="block-24">Aşağıdaki kayıtlar, şirket sözleşmesinde öngörüldükleri takdirde bağlayıcı hükümlerdir:</p>
<p data-rm-block-id="block-25">a) Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılmasına ilişkin kanuni hükümlerden ayrılan düzenlemeler.(Esas sermaye paylarının devrinin sınırlandırılması veya kolaylaştırılması mümkündür)</p>
<p data-rm-block-id="block-26">b) Ortaklara veya şirkete, esas sermaye payları ile ilgili olarak önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları tanınması.</p>
<p data-rm-block-id="block-27">c) Ek ödeme yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı.</p>
<p data-rm-block-id="block-28">d) Yan edim yükümlülüklerinin öngörülmesi, bunların şekli ve kapsamı.</p>
<p data-rm-block-id="block-29">e) Belirli veya belirlenebilir ortaklara veto hakkı veya bir genel kurul kararının oylanması sonucunda oyların eşit çıkması hâlinde bazı ortaklara üstün oy hakkı tanıyan hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-30">f) Kanunda ya da şirket sözleşmesinde öngörülmüş bulunan yükümlülüklerin hiç ya da zamanında yerine<br />
getirilmemeleri hâlinde uygulanabilecek sözleşme cezası hükümleri.</p>
<p data-rm-block-id="block-31">g) Kanuni düzenlemeden ayrılan rekabet yasağına ilişkin hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-32">h) Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin özel hak tanıyan hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-33">ı) Genel kurulda karar almaya, oy hakkına ve oy hakkının hesaplanmasına ilişkin kanuni düzenlemeden ayrılan hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-34">i) Şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri.</p>
<p data-rm-block-id="block-35">j) Bilanço kârının kullanılması hakkında kanundan ayrılan hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-36">k) Çıkma hakkının tanınması ile bunun kullanılmasının şartları, bu hâllerde ödenecek olan ayrılma akçesinin türü ve tutarı.</p>
<p data-rm-block-id="block-37">l) Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin özel sebepleri gösteren hükümler.</p>
<p data-rm-block-id="block-38">m) Kanunda belirtilenler dışında öngörülen sona erme sebeplerine dair hükümler</p>
<p data-rm-block-id="block-39">Dikkatle hazırlanması gereken şirket esas sözleşmesinin kuruculara imzalatılmasının ardından bu imzalar ticaret sicil müdürü veya noter kanalı ile onaylatılması gerekmektedir.</p>
<p data-rm-block-id="block-40">Limited Şirket Kuruluşunda mutlaka bir avukat yardımı alınması gerekmektedir. Kuruluş aşamasında anonim şirket kuruluşu aksine her ne kadar ne şekilde yapılacağı kanun tarafından düzenlenmese de nakdi sermaye tutarının 1/4’ünün ödenmesi gerekmektedir. Anonim şirketlerde nakdi nitelikteki ödemeler şirket adına açılan bir banka hesabına yalnızca şirketin kullanabileceği şekilde yatırılmaktadır. Ortakların ödemeyi taahhüt ettiği bu payların bankaya yatırılması ile bankadan alınacak bir banka mektubunun sunulması sayesinde ispat sağlanmaktadır. Ayni sermayeye ilişkin ise sicil müdürü yazısı vasıtası ile tescil işlemleri yapılır.</p>
<h2 data-rm-block-id="block-41">Limited Şirket Kuruluşu Belgeleri</h2>
<p data-rm-block-id="block-42">(1) Şirket sözleşmesinin <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">575</a> inci maddede öngörüldüğü şekilde düzenlenmesinden sonra, tescil için, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaretsiciline başvurulur.</p>
<p data-rm-block-id="block-43">(2) Başvuru, müdürlerin tümü tarafından imzalanır. Başvuruya aşağıdaki belgeler eklenir:</p>
<p data-rm-block-id="block-44">a) Şirket sözleşmesinin onaylanmış bir örneği.</p>
<p data-rm-block-id="block-45">b) (Mülga: 15/7/2016-6728/73 md.)</p>
<p data-rm-block-id="block-46">c) Yerleşim yerleri de gösterilerek şirketi temsile yetkili kişileri ve denetçinin seçimini<br />
gösterir belge.</p>
<p data-rm-block-id="block-47">(3) Dilekçede şu kayıtlar yer alır:</p>
<p data-rm-block-id="block-48">a) Bütün ortakların adları ve soyadları veya unvanları, yerleşim yerleri, vatandaşlıkları.</p>
<p data-rm-block-id="block-49">b) Her ortağın üstlendiği esas sermaye payı ve ödediği toplam tutar.</p>
<p data-rm-block-id="block-50">c) İster ortak ister üçüncü kişi olsun, müdürlerin adları ve soyadları veya unvanları.</p>
<p data-rm-block-id="block-51">d) Şirketin ne suretle temsil edileceği.</p>
<p data-rm-block-id="block-52">Başvurunun ardından ilgili ticaret odasına da kayıt yaptırılmalıdır. Limited şirket kuruluşunda yapılması gereken genel prosedürler özetle bu şekilde olup, işlemlerin bazı detayları ve kuruluşun ardından yapılması gereken farklı işlemler de bulunmaktadır.</p>
<p data-rm-block-id="block-53">Limited Şirket Kuruluşu esnasında şirket sermayesine bağlı olarak belirlenen Rekabet Kurumu payı ödenir. Bu pay, sermayenin %0,04’ü kadardır. Sonrasında sözleşme Ticaret Sicil Memurluğuna tescil ettirilir. Hazırlanan bütün belgeler, noter onaylı imza sirküsü, sermayenin ve rekabet kurumu payının ödeme dekontları, şirket ortaklarına ait kimlik ve ikamet belgeleri, şirketin yer aldığı konuma ait işyeri kira sözleşmesi ya da tapu, limited şirket kuruluş dilekçesiyle beraber Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne başvuru yapılmalıdır.</p>
<p data-rm-block-id="block-54">Limited şirketin kanuna aykırı kuruluşu halinde pay sahiplerinin veya kamunun menfaatlerinin önemli şekilde tehlike ile karşı karşıya kalması halinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Şirket müdürleri, alacaklılar, şirket ortakları asliye ticaret mahkemesinde fesih davası açabilecektir.</p>
<h2 data-rm-block-id="block-55">Limited Şirket Kuruluşu Hukuki Destek</h2>
<p data-rm-block-id="block-56">Özellikle limited şirket kuruluşu ; ticaret ve şirketler hukuku konusunda profesyonel bir şirket avukatı desteği almak oldukça önemlidir. Limited Şirket Kuruluşu hazırlık sürecinde avukat yardımı, şirketin kuruluşunun ardından meydana çıkabilecek problemlerin önüne geçer. Şirket ana sözleşmesi, ilerideki faaliyetleri ve ortaklar arası bağlantılarını etkileyecek en önemli husustur. Şirketin hizmet alanı, sermayesi, ortakların kar payları belli olduktan sonra ana sözleşmenin bunlara uygun biçimde güncellenmesi gerekir. Sözleşmenin oluşturulmasında, muhasebenin yanı sıra hukuki düzenlemelere uygunluk da göz ardı edilmemelidir.</p>
<p data-rm-block-id="block-57">Yabancı yatırımcılar da en çok limited şirket kurulumunu tercih eder ve bu yabancıların Türkiye’de limited şirket kurmak adına hukuki danışmanlık almaları da şarttır. Türkiye’de ticari prosedürleri bilmeden avukat yardımı olmaksızın şirket kurulması, oldukça büyük hak kayıplarına neden olacaktır. Hem Türk vatandaşlarının hem de yabancı kişilerin limited şirket kuruluş sürecinin en hızlı bir biçimde neticelenmesi adına da avukat desteği son derece önem arz eder.</p>
<p data-rm-block-id="block-58">Şirketler hukuku ve Ticaret Hukuku konusunda avukatlık ve hukuki danışmanlık yardımı alınması şirket sahipleri açısından oldukça önem arz eden bir husustur. Şirketler hukuku avukat yardımı konusunda ticaret ile iştigal eden aktörlerin hassasiyeti azami seviyededir zira hukukumuzda ilke olarak sıradan vatandaşın aksine tacirin, basiretli olma yükümlülüğü bulunmaktadır.</p>
<p data-rm-block-id="block-59"><strong>OKUMAYA DEVAM EDİN!</strong></p>
<p data-rm-block-id="block-60"><em>Şirketlerin hukuki ihtiyaçları ile ilgili kapsamlı rehber için : <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Seçim Yaparken Bilmeniz Gerekenler</a> konulu yazımızı okuyunuz.</em></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;" data-rm-block-id="block-61"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;" data-rm-block-id="block-62">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;" data-rm-block-id="block-63">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;" data-rm-block-id="block-64">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-kurulusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anonim Şirketler Pay Devri &#8211; 6102 TTK</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/anonim-sirketlerde-pay-devri/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/anonim-sirketlerde-pay-devri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 14:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37187</guid>

					<description><![CDATA[Anonim Şirketler Pay Devri &#8211; 6102 TTK Şirketler Hukuku alanının bir parçası olup bu hususlar Türk Ticaret Kanunu ile yasal..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Anonim Şirketler Pay Devri &#8211; 6102 TTK</h1>
<p>Şirketler Hukuku alanının bir parçası olup bu hususlar Türk Ticaret Kanunu ile yasal düzenlemelere konu olmuştur bu sebeple anonim şirketlerde pay devri de bu kanunda düzenlenmiştir. Anonim şirketlerde pay kavramı esas sermayenin bir parçası anlamına gelmektedir. Ülkemizde anonim şirkette pay satın almak kurumsal deneyimin vazgeçilmez bir parçasıdır. Payların devredilebilirlik ilkesi, anonim şirketleri yatırımcılar açısından cazip kılan özelliklerden biridir. Anonim şirketlerde payların devri Türk Ticaret Kanunu (TTK) ile düzenlenmektedir.</p>
<p>TTK’da pay devir serbestisi esastır. Ancak şirketler Esas Sözleşmede bazı kısıtlamalara yer vermeyi tercih edebilirler. Elbette bu sınırlamaların payların devredilebilirliği ilkesine engel teşkil etmemesi gerekmektedir. Bu tür kısıtlamaların mevcut olması halinde, devrin yürürlüğe girebilmesi için Yönetim Kurulunun onayı gerekmektedir.</p>
<h2>Nama ve Hamiline yazılı anonim şirket pay senetlerinin devri</h2>
<p>Nama yazılı ve hamiline yazılı pay senetleri senede bağlı pay çeşitlerindendir. Şirket esas sözleşmesinde payların nama ya da hamiline yazılı olması düzenlenebilir. Türk Ticaret Kanunu’nun 490. maddesine göre nama yazılı paylarda devir sınırlama olmaksızın devir işlemine tabiidir. Nama yazılı paylarda pay senetlerinin ciro edilerek devralana teslim edilmesi ve ardından şirkete bildirilmesi ile gerçekleştirilir. Devrin tamamen tamamlanabilmesi için şirketin devralanın adını pay defterine kaydetmesi gerektiğini unutmamak gerekir. Özellikle belgelendirilmemiş veya kaydileştirilmiş paylar için Ticaret Sicili nezdinde akdedilmiş bir devir sözleşmesi gerekmektedir. Kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık yapılmadığı takdirde bu payların devredilmesinin önünde bir engel bulunmamaktadır.</p>
<p>Hamiline yazılı pay senetlerinin devri ise Nama yazılı pay senetlerinin devrinin aksine oldukça zahmetsiz olup TTK madde 489’a göre pay senedinin zilyetliğin devri yolu ile gerçekleşir. Başka bir anlatımla pay senetlerinin devralana fiziksel olarak teslim edilmesiyle devir işlemi tamamlanır. Hamiline yazılı payların devirlerinde tam olarak bir devir serbestisi söz konusu olup bu hak kısıtlanamaz.</p>
<h2>Anonim Şirketler Pay Devri için Kısıtlama</h2>
<p>Anonim şirketlerde pay senetleri devrine ilişkin yasal kısıtlamalar Türk Ticaret Kanunu’nun 491. maddesinde düzenlenir. Buna göre :</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">(1) Bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı paylar, ancak şirketin onayı ile devrolunabilir; meğerki devir, miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra yoluyla gerçekleşsin.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">(2) Şirket, sadece, devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebilir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Özellikle anonim şirketlerde, <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">TTK’nın</a> 491/2 maddesi uyarınca tescil ve ilan edilmesi zorunlu olmadığı takdirde Yönetim Kurulu, pay devrini reddedebilir. Halka açık anonim şirketler ise Sermaye Piyasası Kanunu’nun öngördüğü zorunlu teklif ve çekilme haklarına uymak zorundadır. Ön alım hakları ve pay rehni nedeniyle başka sınırlamalar da ortaya çıkabilir.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #333333; text-decoration: underline;">Payların devredilebilirliği konusunda basit gibi görünen yaklaşıma rağmen, her işlemdeki farklılıklara bağlı olarak karmaşıklıklar ortaya çıkabilmektedir. Bu nedenle, öngörülemeyen sonuçlarla karşılaşmamak için her aşamada <a style="color: #333333; text-decoration: underline;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">şirket avukatı</a> ile birlikte hareket edilerek hukuki danışmanlık alınması tavsiye edilir.</span></span></p>
<p>Payların devredilebilirliği ilkesi doğrultusunda, Türkiye’deki anonim şirketlerde süreçlerin verimliliğinin artırılmasında elektronik pay devirlerinin rolüne değinmek yerinde olacaktır. Elektronik pay transferleri kolaylık, hız ve güvenlik nedeniyle hızla kabul görmeye başlamıştır. Kurumsal ilişkilerin giderek dijitalleşmesiyle birlikte elektronik pay transferleri artık sıradan hale gelmiştir.</p>
<p>Bu transferler, fiziki belgelere veya Ticaret Sicili önünde bulunmaya gerek kalmadan payların bir taraftan diğerine devredilme sürecini kolaylaştırmak için elektronik sistemlerin kullanılmasını içerir. Bu ilerleme, Türkiye’nin kurumsal ekosistemindeki modern iş uygulamalarının genel hedeflerini yansıtarak, pay devir işlemlerinde kolaylık ve uygunluğun artmasına yol açmıştır. Ancak ilgili tarafların tüm işlemlerde şeffaflığı ve yasallığı sağlamak için ilgili elektronik işlem düzenlemelerini anlamaları ve bunlara uymaları önemlidir.</p>
<h5>Kaynakça</h5>
<p><a href="https://scholar.google.com/citations?user=XIipZjYAAAAJ&amp;hl=tr" target="_blank" rel="noopener">Çamoğlu, E.</a> ve Teoman, P. (2018). Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim ortaklıklarda payların devri. IBA Kurumsal ve Birleşme ve Satın Alma Hukuku Komitesi Yayınları.</p>
<p>Erol, İ. (2017). Anonim Şirketlerde Pay Devrinin Temel Esasları. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 75.</p>
<p>Salih, A. (2019). Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Şirketlerdeki Hisse Senetleri ve Hisse Senetleri. Uluslararası Ekonomi ve Sosyal Bilimler Araştırma Dergisi.</p>
<p>Ticaret ve Şirketler Hukuku ile ilgili daha fazla makale için sitemizdeki diğer makaleleri inceleyiniz. İlgili Yazılar:</p>
<ol>
<li style="list-style-type: none;">
<ol>
<li><a title="Limited Şirket Kuruluşu Şirketler Hukuku Avukat İrem İlbars" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirketler-hukuku-limited-sirket/" rel="bookmark">Limited Şirket Kuruluşu Şirketler Hukuku Avukat İrem İlbars</a></li>
<li><a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler </a></li>
</ol>
</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/anonim-sirketlerde-pay-devri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakaret Suçu TCK 125</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 13:55:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[hakaret suçu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37185</guid>

					<description><![CDATA[HAKARET SUÇU TCK 125 Günümüzde sosyal medyada hakaret suçu oldukça sık şekilde işlenmekte olup konuya ilişkin dikkat edilmesi gereken birçok..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>HAKARET SUÇU TCK 125</h1>
<p>Günümüzde sosyal medyada hakaret suçu oldukça sık şekilde işlenmekte olup konuya ilişkin dikkat edilmesi gereken birçok husus bulunmaktadır. Her insan, şeref ve onur sahibidir. Ceza hukuku, kişiyi onuruna, şeref ve haysiyetine dokunan fiillere karşı korumaktadır. Kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince, hiç kimse, bir diğer kimseden, daha az şerefli değildir; herkes toplumun eşit şerefli birer üyesidir. (An. m. 5, 10, 17). Hiç kimse bir diğerinden daha az ya da daha fazla şerefli değildir.</p>
<p>Tüm ülkelerin hukuk sisteminde olduğu gibi bizim ülkemizde de toplumu oluşturan bireylerin onur ve şereflerini, manevi mevcudiyetlerini korumak için birtakım hukuki düzenlemeler yapılmıştır. <a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5237&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">5237 sayılı Türk Ceza Kanunu</a>’nun 125. maddesinde ‘’Şerefe Karşı Suçlar’’ isimli bölümünde düzenlenen hakaret suçuna ilişkin kanun hükmü şöyledir:</p>
<blockquote><p>(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, <strong><span style="color: #ff0000;">üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası</span> </strong>ile cezalandırılır.</p></blockquote>
<p>Hakaret suçu, bir kişinin onurunu zedeleyici nitelikte sözler veya davranışlarla bir başkasına zarar vermek veya onu küçük düşürmek anlamına gelir. Hakaret, sosyal medya organları olan Instagram , Facebook , Twitter Whatsapp aracılığı ile gerçekleşebileceği gibi sözlü ifadeler, yazılı iletiler, hareketler veya diğer davranışlar yoluyla da gerçekleşebilir.</p>
<p>Hakaret suçunun varlığı veya yokluğu, somut vakıanın oluş biçimine, bağlamına, kişinin hassasiyetine örf ve adetlere ve toplumsal normlara bağlı olarak farklı şekillerde değerlendirilebilmektedir. Başka bir deyişle hakaret suçunun varlığı veya yokluğu, <a href="https://ilbarshukukburosu.com/ceza-hukuku/">Ceza Hukuku</a> alanının özel çalışma gerektirmesi nedeni ile her olay için ayrı şekilde avukat tarafından değerlendirilir.</p>
<h2>Katile katil demek, şerefsize şerefsiz demek, hırsıza hırsız demek suç mudur?</h2>
<p>Kişi toplumda sahip olduğu saygınlık ve itibarı kısmen doğuştan kısmen de sonradan kazanmaktadır. Buna göre bir şeref ve haysiyet vardır ki, kişi bunlara doğuştan sahiptir ve bu ona insan olarak doğmuş olması nedeniyle tanınmıştır. Kişi, bu değerleri çok zararlı bir kişi de olsa kaybetmez. Örneğin, bir yankesici, hırsız veya katil bir hayvana benzetilemez; böyle bir nitelendirme onun insan olması nedeniyle doğuma ilişkin değerlerine saldırı teşkil eder.</p>
<p>Doktrinde her ne kadar bu görüş hakimse de bu görüşe katılmak mümkün değildir. Zira TCK m. 127/2’ye göre :“İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde cezaya hükmedilir” şeklinde düzenlenmiştir. Kanun maddesi tartışmaya mahal bırakmayacak şekilde düzenlenilmiş bu yüzden bir suçun faili olan kimseye hakaret edilmesi de hakaret suçuna sebebiyet verecektir.</p>
<h2>Firmaya ya da Şirkete hakaret etmek , Şirket Karalamak suç mudur?</h2>
<p>Firmalar, nevi her ne olursa olsun şirketler, dernekler, vakıflar tüzel kişiliğe sahip olması nedeni il hakaret suçunun mağduru olamazlar. Aynı zamanda tüzel kişiler hakaret suçunun faili de olamazlar. Ancak bir sosyal medya sitesinde markanın karalanması, şirketin kötülenerek ağır ithamlarda bulunulması, markanın izinsiz şekilde kullanılması 6769 Sayılı Kanun kapsamında Marka Hakkına Tecavüz Suçuna sebebiyet vermektedir.</p>
<h2>Toplu hakaret suç mudur?</h2>
<p>Hakaretin birlikte bulunan kişilerden hangisine yapıldığı hakkında net bir tespitte bulunulamıyorsa suçun oluştuğundan bahsedilemez. Tüzel kişiliğe sahip olmayan toplulukların , sosyal bir sınıfın, meslek mensuplarına yönelik hakaret edilmesi halinde suçun oluşmaz. Örneğin tüm fakirler salaktır, tüm zenginler şeref yoksunudur, tüm doktorlar cimridir gibi cümlelerin sarf edilmesi halinde hakaret suçunun oluştuğundan bahsedilemez. Yine de bu tür cümleler Türk Ceza Kanunun 216. maddesinde düzenlenen Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama Suçuna sebebiyet verebilmektedir. Yargıtay bir kararında sanığın, katılanın eşinin memleketi olan Kırabalılar sülalesine sövmesinde suçun oluştuğunu kabul etmiştir. (Ceza Genel Kurulu 28.11.1988, 2-449/494)</p>
<p>Hüküm kurulurken hiçbir çelişkiye yer verilmemelidir.</p>
<p>1-İki ayrı katılana hakaret ettiği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle dava açılan sanığın kararda hangi müştekiye yönelik hakaret eyleminden dolayı cezalandırıldığı açıklanmamak suretiyle hükümde karışıklığa neden olacak şekilde hüküm kurulması,</p>
<p>2.CD. 0.09.2013, 2011/32542 E. – 2013/19915 K.</p>
<h2>Kamu görevlisine hakaret suçu ve cezası</h2>
<p>Türk Ceza Kanunu kamu görevi ifa edenlere mesleğinden dolayı hakaret edenleri daha ağır bir yaptırımla karşı karşıya bırakmak için Kamu Görevlisine Hakaret Suçunu ayrı şekilde düzenlemiştir. TCK’nın 6. maddesinde de kamu görevlisi kavramı “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli ve geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanmıştır. Buna göre mesleğinden dolayı bir avukata, belediye başkanına, din görevlisine hakaret edilmesi halinde kamu yararı gözetilerek cezanın alt sınırının bir yıldan az olamayacağı hüküm altına alınmıştır.</p>
<p>Kamu görevlisine hakaret suçu adi hakaret suçundan farklı olarak şikayet tabi değildir. Başka bir deyişle sosyal medya hesabından örneğin bir belediye başkanına hakaret edilmesi halinde savcılık makamı kendiliğinden soruşturma başlatabilmektedir. Ayrıca kamu görevlisine hakaret suçu uzlaştırma kapsamının dışında olması nedeni ile de adi hakaret suçundan ayrılmaktadır. Bu suçun işlenmesi halinde soruşturma dosyası uzlaştırmacıya intikal etmeden son bulmaktadır. Ek olarak mağdurun hakaret suçuna ilişkin şikayetini geri çekmesi halinde süreç son bulurken kamu görevlisine karşı hakaret eden kişi hakkında ne kadar şikayetten vazgeçilse de bu vazgeçme düşme kararının verilmesi için yeterli değildir.</p>
<p>‘’b) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçunda temel cezanın doğrudan 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi gereğince tayini yerine aynı Kanun’un 125/1. maddesine göre belirlenmesini müteakip TCK’nin 125/3-a maddesi gereği arttırılması suretiyle hüküm tesisi,</p>
<p>c) Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan hüküm kurulurken; 5237 sayılı TCK’nin 125/3-a maddesi gereği temel cezanın 1 yıl karşılığı 365 gün adli para cezasından aşağı olmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, hatalı bir şekilde 360 gün adli para cezası olarak belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi,</p>
<p>d) Sanık hakkında hakaret suçundan uygulama yapılırken, kamu görevlisine hakaret suçu alenen işlendiği halde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 125/4. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,’’ (Yargıtay Kararı – 1. CD., E. 2021/1429 K. 2021/1744 T. 18.2.2021 )</p>
<h2>Avukatın iddia ve savunma dokunulmazlığı , eleştiri hakkı ihbar ve şikayet hakkı haber verme hakkı</h2>
<p>Türk Ceza Kanunun 128. maddesine göre Yargı kuruluşlarına yahut idari mercilere şahıslara ilişkin somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması sebebi ile cezalandırma yapılamaz.</p>
<p>Kadıköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde katılanın davacı olduğu dosyada, sanığın davalı Meryem Bülbül vekili olarak verdiği davaya cevap dilekçesinde “…davacı ve diğer davalının tanıştıktan kısa bir süre sonra aralarında şimdilik gizledikleri ancak meşru olmayan bir ilişki başladığı, bunun üzerine davalının üç çocuğunu ve müvekkilimi hayatından silip atmak istediğini anlaşılmaktadır.” şeklindeki sözleri uyuşmazlık konusu ile bağlantılı ise de bu değerlendirmenin gerçek ve somut olaylara dayanmadığı, 5237 sayılı TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilemeyeceğinin anlaşılması karşısında; yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesi,</p>
<p>2.CD. 14.05.2013, 2011/27497 E. – 2013/12627 K.</p>
<p><strong>Eksik inceleme</strong></p>
<p>Dosya içeriğine göre, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, müştekilerin bulunduğu şehirde yaşamaması, müştekilerle aralarında hakareti gerektirecek bir husumet ve irtibatın bulunmaması, arama kayıtlarında aramaların sanığın ikameti haricinde müştekinin yerleşim yeri olan Nevşehir’den yapılması, suça konu sanık adına kayıtlı telefon hattının çok sayıda cep telefonu ile farklı zamanlarda kullanılıyor olması karşısında, ilgili telefon hattının sanığın kimlik bilgileri yada daha önce yaptığı başka bir işlem ya da telefon aboneliği nedeni ile ele geçirilen kimlik fotokopisinin kullanılarak alınmış olma olasılığı bulunmakla; savunma doğrultusunda, suça konu 0 538 524 **** numaralı telefona ait abonelik sözleşmesinin aslı ve eki bilgeler ilgili kurumdan getirtilerek, sanığın usulünce toplanacak imza örnekleri ile sözleşme üzerindeki sanık tarafından atılan imza örneklerinin uzman bilirkişiye incelettirilerek sanığın eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi, sözleşme üzerinde ki adres ve sabit telefon aboneliklerini kimin kullandığının tespiti, gerektiğinde müştekile-re ses teşhisi yaptırılarak, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,</p>
<p><strong>2.CD. 17.12.2012, 2011/19140 E. – 2012/48334 K.</strong></p>
<p>Suçun gerçekleştiği delillerle sabitken sanık hakkında beraat kararı verilmesi yerinde değildir.<br />
Oluşa dosya içeriğine göre sanığın müştekiye yönelik cep telefonu gönderdiği mesajın içeriği itibarıyla hakaret niteliği taşıdığı ve sanığın ait telefondan suçu işlediği sabit olduğu halde sübut bulan suçtan mahkumiyet yerine ya ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi…</p>
<p><strong>2.CD. 17.12.2012, 2011/19569 E. – 2012/48410 K.</strong></p>
<p>Hakaret suçuna ilişkin manevi kast unsurunun niteliği doğru tespit edilmelidir. Mağdura senin ananı avradını ***eceğim denilmesi hakaret değil tehdit suçuna sebebiyet verir.</p>
<p>*”Sanık Selim D**’in mağdur Kanber E**’a yönelik “gel lan buraya, senin ananı avradını si*eceğim, senin gö*ünü si*eceğim” şeklindeki sözlerinin mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit oluşturduğu ve TCK’nın 106/1-1. cümlesi uyarınca hüküm kurulması gerekirken, hukuki olmayan gerekçeyle aynı Kanunun 125/1. maddesi uyarınca hakaret suçundan hüküm kurulması,”(4.C.D., 13.04.2016 T, 2013/30901 E, 2016/7165 K.)</p>
<p>Sosyal Medyada Hakaret Suçu için ayrıca <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sosyal-medya-suclari-cezalari-ve-ispati/">Sosyal Medya Suçları , Cezaları ve İspatı</a> yazımıza göz atınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/hakaret-sucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kasten Yaralama Suçu ve Cezası, Taksirle Yaralama</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/kasten-yaralama-sucu-ve-cezasi-taksirle-yaralama/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/kasten-yaralama-sucu-ve-cezasi-taksirle-yaralama/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 20:58:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[ceza hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37084</guid>

					<description><![CDATA[Kasten Yaralama Suçu Cezası Türk Ceza Kanununda düzenlenmiş olup şu şekildedir: Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kasten Yaralama Suçu Cezası Türk Ceza Kanununda düzenlenmiş olup şu şekildedir:</p>
<p>Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p>
<p>Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. &lt;Böylelikle kanun koyucu kasten yaralama suçunun hafif şeklini düzenlemiştir.&gt;</p>
<p>Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz. Kasten yaralama suçu cezası :</p>
<p>a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,<br />
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,<br />
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,<br />
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,<br />
e) Silahla,<br />
f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, (f) bendi bakımından ise bir kat artırılır.</p>
<p>Her bireyin acıdan ve ızdıraptan bağışık olma hakkı vardır. Kasten yaralama suçu ile bireylerin ; vücut bütünlüğü ve kişilerin acı çektirmeyi amaçlayan muamelelerinden korunması amaçlanmıştır.</p>
<p>Türk Ceza Kanununun 86. maddesinin ilk fıkrasında suçun basit hali düzenlenmiştir. Buna karşın maddenin üçüncü fıkrasında görüleceği üzere ağırlaştırıcı nedenlerden bahsedilmiştir.</p>
<p>Kasten adam yaralama suçunda mağdur üzerinde kalıcı olmasa dahi bir tahribat kalması gerekmektedir. Bu yüzden tokat atma , ittirme , yakadan tutma , saç kesme gibi eylemlerin gerçekleştirilmesinde kasten yaralama suçunun oluştuğu kabul edilemez. Buna ilişkin tokat atma eyleminin hakaret suçuna sebebiyet vereceği ile ilgili bazı Yargıtay kararları bulunmaktadır.</p>
<div style="background-color:#dcdfe4; border-style: groove; border-color:#ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/kasten-yaralama-sucu-ve-cezasi-taksirle-yaralama/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Limited Şirket Sona Erme Nedenleri</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-sona-erme-nedenleri/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-sona-erme-nedenleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 20:57:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[fesih davası]]></category>
		<category><![CDATA[şirketler hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37082</guid>

					<description><![CDATA[LİMİTED ŞİRKET SONA ERME NEDENLERİ Limited Şirket Sona Erme Nedenleri ana olarak iki başlığa ayrılmaktadır. Buna göre: Limited Şirket İnfisah..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>LİMİTED ŞİRKET SONA ERME NEDENLERİ </strong></h1>
<p>Limited Şirket Sona Erme Nedenleri ana olarak iki başlığa ayrılmaktadır. Buna göre:</p>
<ol>
<li>
<h4>Limited Şirket İnfisah Nedenleri</h4>
</li>
<li>
<h4>Limited Şirket Fesih Nedenleri</h4>
</li>
</ol>
<p>Adi Ortaklığın Son Bulma hallerini düzenleyen Türk Borçlar Kanunumuzun 639. maddesi şu şekildedir:</p>
<p><strong>Adi Ortaklık Sözleşmesi – Ortaklığın sona ermesi – Sona erme sebepleri</strong></p>
<p><strong>Madde 639</strong> – Ortaklık, aşağıdaki durumlarda sona erer:</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>Ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız duruma gelmesiyle.</li>
<li>Sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa, ortaklardan birinin ölmesiyle.</li>
<li>Sözleşmede ortaklığın devam edeceğine ilişkin bir hüküm yoksa, bir ortağın kısıtlanması, iflası veya tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesiyle.</li>
<li>Bütün ortakların oybirliğiyle karar vermesiyle.</li>
<li>Ortaklık için kararlaştırılmış olan sürenin bitmesiyle.</li>
<li>Ortaklık sözleşmesinde feshi bildirme hakkı saklı tutulmuş veya ortaklık belirsiz bir süre için ya da ortaklardan birinin ömrü boyunca kurulmuşsa, bir ortağın fesih bildiriminde bulunmasıyla.</li>
<li>Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla.</li>
</ol>
<p>Her ne kadar bu hüküm adi ortaklıklar için düzenlenmiş olsa da her şirket türünün özüne ve niteliğine uygun düştüğü takdirde ve aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça <strong>Limited Şirket</strong> de dahil olmak üzere tüm ortaklıklara KIYASEN uygulanır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<ul>
<li>
<h2><strong>Limited Şirket İnfisah Nedenleri </strong></h2>
</li>
</ul>
<ol>
<li>
<h3><strong>Şirket Amacının Elde Edilmesi ya da bu amacın elde edilmesinin imkansız hale gelmesi </strong></h3>
</li>
</ol>
<p>Yukarıda yer alan Türk Borçlar Kanunu m. 639/1’de düzenlendiği üzere iktisadi bir amaç uğruna kurulan limited şirket sona erme nedenlerinden ilki şirketin amacının nihayete ermesi ya da gerçekleşme ihtimalinin artık imkansız olmasıdır. Günümüzde limited şirketler birden fazla amaç ve faaliyete sahip olmakta. Bu tip limited şirketlerde bir ya da birden çok konuda amacın gerçekleşmesi/gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi şirketin sona ermesi için yeterli değildir meğerki amaçların tümü konusuz kalmasın.</p>
<p>Örneğin ayahuasca bitkisinin ithalatı ve bu ürünün iç pazarda satışı amacı ile bir limited şirket kuruldu ancak bir süre sonra Sağlık Bakanlığı bu bitkinin satışını ve kullanımını yasakladı; işte bu durumda şirketin amacının imkansızlaşması nedeni ile şirket infisah olacaktır.</p>
<p>Türk Borçlar Kanunu madde 639’da düzenlendiği üzere Limited Şirketi bitiren infisah eden nedenlerden diğerlerini incelemek gerekirse:</p>
<ul>
<li>Ortaklardan birinin ölümü : Esasında ortaklardan birinin ölümü ayrı bir tüzel kişiliğe sahip limited şirketin sona ermesi için neden değildir.</li>
</ul>
<h3>Limited Şirket ortağı eşinden boşanırsa ya da ölürse payı ne olur?</h3>
<p>Limited Şirketin miras yolu ile devrini düzenleyen eşe (miras ya da mal rejimi yolu ile) ya da çocuklara (miras yolu ile) iktisap hakkı tanıyan hüküm Türk Ticaret Kanununda şu şekilde düzenlenmiştir:</p>
<p>MADDE 596– (1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.</p>
<p>(2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır.</p>
<p>Görüldüğü üzere boşanma ya da ölüm halinde şirket ortağının hakkını iktisap eden hak sahiplerinin bu hakları kesin değildir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>
<h3>Limited şirket ortağı iflas ederse ya da şirketteki payına haciz konulursa – pay haczi durumunda ne olur?</h3>
</li>
</ul>
<p>Bu nedenler de tek başına şirketin infisah nedeni değildir.</p>
<p>(2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış veya bağlanmamış payların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini ve paraya çevrilmesini isteyebilirler. Haciz, istek üzerine, pay defterine işlenir.</p>
<ul>
<li>
<h3>Limited şirketin süresi sona ererse ne olur?</h3>
</li>
</ul>
<p>Limited şirketler süreli ya da süresiz olarak kurulabilir. Süresi bitmiş olmasına rağmen uzatma kararı alınmayan şirketlerin sona mı ereceği yoksa belirsiz süreli mi olacağına dair öğretide birçok farklı görüş bulunmaktadır.</p>
<ul>
<li>
<h3>Şirket Ortağı fesih bildirisinde bulunursa şirket sona erer mi?</h3>
</li>
</ul>
<p>Doktrinde feshi ihbar olarak bilinen bu halde şirket sözleşmesi ile fesih hakkı verilen ortağın fesih bildiriminde bulunması ile şirket feshedilebilmektedir. Şirket sözleşmelerine genelde tıpkı kira sözleşmelerinde de gördüğümüz gibi ‘’X tarihine bir ay kala Y ortağı şirketi feshedebilecek bu hak kullanılmadığı takdirde şirket birer yıl uzayacaktır’’ ifadeleri eklenmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Esas Sözleşmede düzenlenen sona erme nedenlerinden birinin meydana gelmesi</strong></li>
</ul>
<p>Birtakım limited şirket kurucuları kanunlarda düzenlenen sona erme nedenlerine ek olarak esas sözleşmeye özel sona erme nedenleri de dercettirebilmektedir. En sık nedenlerden biri ‘’şirketin iki yıl üst üste zarar etmesi halinde; şirket infisah olur/şirketin feshi mahkemeden istenebilir’’ şeklindedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Ortak sayısının elliyi aşması </strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Türk Ticaret Kanunu Ortakların sayısı başlıklı MADDE 574/1’e göre Ortakların sayısı elliyi aşamaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>
<h3><strong>Şirket İflası</strong></h3>
</li>
</ul>
<p>Limited şirket doğrudan iflas yolu saklı kalmak üzere genel haciz yolu ya da kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu kullanılarak iflas yoluna başvurularak feshedilebilir.</p>
<ol>
<li><strong>Şirketin Borca Batık Olması </strong></li>
<li><strong>Şirket Birleşmesi ya da Şirket Bölünmesi </strong></li>
</ol>
<p>Birleşme ‘devralma’ ve ‘yeni kuruluş’ şeklinde olmak üzere iki halde gerçekleşir. Birleşme ile devrolunan şirket tasfiye edilmezken infisah eder. Yeni bir ortaklık kuruluşunda iki şirketin birleşip yeni tek bir şirket oluşturmaları halinde birleşen şirketler infisah ederek yeni bir tüzel kişilik doğurur.</p>
<p>Şirket bölünmesinde ise ‘tam bölünme’ ve ‘kısmi bölünme’ şeklinde iki şekilde gerçekleşirken infisah yalnız şirketin tam bölünmesinde meydana gelmektedir.</p>
<h2><span style="text-decoration: underline; color: #333333;"><strong>2- Limited Şirket Fesih Nedenleri</strong></span></h2>
<h3><span style="text-decoration: underline; color: #333333;"><strong>1.Limited Şirketin Mahkeme kararı ile sona ermesi</strong></span></h3>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #333333;">Kanunda öngörülen hallerde <strong>LİMİTED ŞİRKET FESİH </strong><strong>DAVASI</strong> açılarak limited şirkete mahkeme ilamı ile son verilebilir. Bu davanın açılması için <a style="color: #333333; text-decoration: underline;" href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">şirket avukatı</a> vasıtası ile hukuki yardım almanız gerekir. </span></p>
<h3><span style="text-decoration: underline;"><strong>2. Limited Şirketin Genel kurul kararı ile sona ermesi</strong></span></h3>
<p><span style="text-decoration: underline;">Genel Kurul ile ilgili ayrıntılı bilgi için lütfen <a href="https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-genel-kurul/">Limited Şirketlerde Genel Kurul</a> isimli makalemizi inceleyiniz. </span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaynak : <a href="https://yetkin.com.tr/limited-sirketin-sona-erme-nedenleri-7743" target="_blank" rel="noopener">Limited Şirketin Sona Erme Nedenleri &#8211; Elif Yalçın Sırakaya, Adalet Yayınevi.</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Şirket hukuki ihtiyaçlarını konu alan kapsamlı rehberimizi okuyunuz: <a href="https://ilbarshukukburosu.com/sirket-avukati-secerken-dikkat/">Şirket Avukatı Seçimi Yaparken Bilmeniz Gerekenler</a></em></p>
<p><span style="color: #ffffff;"><a style="color: #ffffff;" href="https://ilbarshukukburosu.com/">şirket avukatı</a></span></p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/limited-sirket-sona-erme-nedenleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma – Çıkarılma</title>
		<link>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerde-ortakliktan-cikarma-cikarilma/</link>
					<comments>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerde-ortakliktan-cikarma-cikarilma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Avukat İrem İlbars]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Jul 2025 20:55:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[limited şirket hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ilbarshukukburosu.com/?p=37080</guid>

					<description><![CDATA[Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma Şirket Sözleşmesi ile Ortaklıktan Çıkarma Şirketlerde ortaklıktan çıkarma Türk Ticaret Kanununun ‘Çıkarma’ başlıklı maddesinde düzenlenmiştir: MADDE..]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma</strong></h1>
<p><strong>Şirket Sözleşmesi ile Ortaklıktan Çıkarma</strong></p>
<p>Şirketlerde ortaklıktan çıkarma Türk Ticaret Kanununun ‘Çıkarma’ başlıklı maddesinde düzenlenmiştir:</p>
<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=6102&amp;MevzuatTur=1&amp;MevzuatTertip=5" target="_blank" rel="noopener">MADDE 640</a>&#8211; (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.</p>
<p>(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.</p>
<p>(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2>Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren kaç ay içinde iptal davası açabilir?</h2>
<p>Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren 3 ay içinde iptal davası açabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h5>Şirket Kurarken Dikkat !</h5>
<p>Şirket sözleşmesi hazırlanırken nasıl ki evlenen çiftlerde bir gün boşanacakları ve bu ihtimale karşılık bir evlilik sözleşmesi diye anılan mal rejimi sözleşmesi yapmak akıllara gelmiyorsa şirket kurulurken de esas sözleşmeye çıkma ya da çıkarılmaya yönelik hükümlerin eklenmesi gelmemektedir.</p>
<p>Bu durum ilerde ortaklar arasında çıkan ihtilaflarda esas sözleşmeye sonradan hüküm konulması genel kurul kararı gerektirdiği ve bu konuda da mutabakat gerekmesi nedeni ile anlaşmazlıklar çıkmaza sürüklenmektedir. Bu gibi nedenlerle riskleri minimize etmek için esas sözleşmenin mutlaka bir avukat yardımı ile hazırlanması elzemdir.  Şirketten çıkarma nedenleri, çıkarma usulü ve sonuçları kesinlikle ayrıntılı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin bir ortağın çıkarılması hakkında hükümler belirlenirken çıkarma nedenlerinin açıkça sayılmaması geçerli çıkarma doğurmaz veya çok genel nitelikte çerçeve ifadelerle çıkarma hükümlerinin belirtilmesi de yüksek ihtimalle geçerli olmayacaktır zira çıkarma nedenleri aleyhine karar alınan kişinin lehine dar yorumlanması ilkedir.</p>
<p>Ortağın şirketten çıkarılması kanunda da açıkça öngörüldüğü üzere genel kurul organının devredilemez yetkilerindendir. Ayrıntılı bilgi için Limited Şirketlerde Genel Kurul yazımızı inceleyiniz.TTK madde 621/1- h) Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması ve bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılması. için temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması gerekir.</p>
<p>Limited şirket ortak sayısının elliyi aşması durumu doktrinde kimileri için infisah nedeni olarak sayılmaktadır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için Limited Şirket Sona Erme Nedenleri isimli yazımızı inceleyiniz. Bu tür durumlarda herkesin menfaatine olan tek yol tür değişimidir.</p>
<p>Ortak çıkarma kararına karşı ortak genel kurula katılmış olsa dahi şirket müdürünün kendisine noter aracılığı ile ortaklıktan çıkarıldığını bildirmesinin ardından Genel Kurul Kararını İptal Davası açabilir.</p>
<div style="background-color: #dcdfe4; border-style: groove; border-color: #ba967b; padding: 15px; margin: 10px 0; border-radius: 5px; box-sizing: border-box;">
<p style="margin-top: 0;"><strong>YASAL UYARI</strong></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">1- Sitemizde yer alan metinler <span style="text-decoration: underline;">hukuki danışmanlık niteliğinde değildir.</span> Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars <span style="text-decoration: underline;">sorumlu değildir.</span></p>
<p style="margin-bottom: 10px;">2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS&#8217;a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, <span style="text-decoration: underline;">yayımlanması ya da kullanılması yasaktır.</span> Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.</p>
<p style="margin-bottom: 0;">Metinlerimiz e-imzalı olup <span style="text-decoration: underline;">zaman damgalıdır.</span></p>
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ilbarshukukburosu.com/sirketlerde-ortakliktan-cikarma-cikarilma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
