İş hukuku iş görme borcu altındaki işçi ile işini gördüğü işveren arasında kurulan iş ilişkisini ve doğabilecek uyuşmazlıkları düzenleyen hukuk dalıdır. İş hukukunun ortaya çıkışı işçiyi koruma amacı ile doğmuştur.
Uzmanlarımızın Hazırladığı Makalelere Göz Atın!
İş Hukukunun Tarihsel Gelişimi
Sanayi devrimi öncesi iş hayatı tüm dünyada lonca sistemine dayanmaktaydı. Bu nedenle usta çırak ilişkisine dayanan bir sistemden iş hukukunun gelişimi beklenemezdi. 18. yüzyılın sonlarına doğru Britanya’da buhar makinesinin icadı ile el işçiliğinin yerini üretimde makineleşme ve fabrikalar aldı. Sanayi Devrimi ile kırsaldan kentlere göç ve üretimin endüstileşmesi yeni bir çalışma sisteminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. O dönem çocuk ve kadın istismarı, işçilerin çok düşük ücretle berbat koşullarda çalışması, çocuk işçilerin dahi günde 16 saate kadar çalışması; iş sağlığı tedbirlerinin bulunmaması nedeniyle iş kazalarının gerçekleşmesi ve meslek hastalıkları işçilerin ölümlerine yol açtığı için işçi sınıfı örgütlenmiş ve hak arayışları başlamıştır. İş hukukunun doğumu olarak gösterilen 1802 tarihli Fabrika Yasası da tam da bu sürecin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.
1919 yılında Versay Barış Antlaşması ile Birleşmiş Milletler’e bağlı olarak İsviçre’nin Cenevre kentinde kurulan Uluslararası Çalışma Örgütü(ILO) iş hukuku küresel bir boyuta evrilerek modern iş hukukunun temelini oluşturmuştur. Bugün hala kullanmış olduğumuz asgari ücret, günlük 8 saatlik çalışma modeli, iş güvenliği tedbirleri gibi modern kuralların geçerli global norm haline gelmesini sağlamıştır.
İç hukukumuzda ise 1982 tarihli Anayasamızın 48. maddesi: “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir”, 49. maddesi ise “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir’’ şeklinde düzenlenerek çalışma hakkı anayasal güvence altına alınmıştır.
Günümüzde iş hukukuna ve iş davalarına esas alınan ana hukuki düzenleme ise 22.05.20023 tarih 4857 sayılı İş Kanunu’dur. Avrupa Birliği ve Uluslararası Çalışma Örgütü’ne uyum, uygulamada ortaya çıkan anlaşmazlıkların çözümü için 4857 Sayılı İş Kanunu Türk İş Hukukuna birçok yenilik getirmiştir. Bunlara örnek olarak: çağrı üzerine çalışma, part time-yarı süreli çalışma, belirli süreli iş sözleşmesi, iş güvencesi, haftalık çalışma saatinin 45 olması, kıdem ve ihbar tazminatı, doğum ve emzirme izni, eşitlik ilkesi ve ayrımcılık yasağı…
İş Davaları
İş hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için iş mahkemelerinde iş davaları ikame edilmektedir. İş mahkemelerinde açılan davalarda çoğunlukla taraflardan biri iş görme borcu altındaki işçi iken diğer taraf ücret verme borcu altındaki işverendir.
- Tazminat Davaları: Kıdem tazminatı, İhbar Tazminatı, Kötü niyet Tazminatı, Eşit Davranmama Tazminatı, Sendikal Tazminat, Fazla Çalışma Ücreti, Hafta Tatili Ücreti, Ulusal Bayram ve Genel Tatil Ücreti, Yıllık İzin Ücreti,
- İşe İade Davası: İş güvencesi kapsamında olan işçilerin işe dönüşünü sağlayan dava
- İş Kazası Tazminat Davası: Ölümlü veya yaralanmalı iş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davası
İş Kazası Tespit Davası : İş kazasına yönelik eda hükmü içermeyen tespiti sağlayan dava - İş Kazası Rücuan Tazminat Davası: SGK iş kazası geçiren işçiye/yakınlarına yapılan ilk peşin sermaye değeri gibi ödemelerin işverene rücu edilmesi hakkında dava
- Hizmet Tespiti Davası: Sigorta kaydı yapılmayan işçinin sigortalılığın tespiti amacı ile açtığı dava
- Meslek Hastalığı Davası: İşçide iş ve çalışma koşullarından kaynaklanan bedensel zararın tazmini davasıdır
- Rekabet Yasağı Davası: Rekabet yasağı olan işçinin bu yasağı ihlal etmesi halinde işverenin açmış olduğu tazminat davası
İş Davalarında Avukat
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre davaları avukat ile yürütme zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak birçok gelişmiş ülkede hak kayıplarının önlenmesi amacı ile davaların avukat ile yürütülmesi zorunlu kılınmıştır.
İş hukuku davalarında kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti gibi alacakların talebi için açılan davalarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun öngördüğü belirsiz alacak davası- kısmi dava gibi teknik ayrımların yapılması, dilekçeler teatisi sürecinde delillerin ileri sürülmesi ve daha birçok usuli ve esas uygulama işçiye davasını avukat ile yürütmesini fiilen zorunlu kılar.
İş Davalarında Görevli Mahkeme
7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği iş davalarına bakmakla görevli mahkeme İş Mahkemeleridir.
İş mahkemeleri tek hakimli olup Adalet Bakanlığı tarafından lüzum görülen yerlerde kurulur. İş mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi iş davalarına İş Mahkemesi sıfatı ile bakarak hüküm verir.
İş Davalarında Yetkili Mahkeme
İş davalarında yetkili mahkeme, davalı işverenliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir.
Davalı birden çok işveren bulunmakta ise herhangi birinin yerleşim yerindeki iş mahkemesi davaya bakmakta yetkilidir.
İş sözleşmelerine konulan yetki kuralları geçersiz olup yetkili mahkemeler kanunca işaret edilen mahkemelerdir.
Engelli İşçi
Her insanın engelli adayı olduğunu ve dezavantajlı bireylerin çalışma hayatında pozitif ayrımcılığa sahip olması zorunluluğu iş hukukunda özel düzenlemeler yapılması sonucunu doğurmuştur.
Engellilerin çalışma hakkının temini için gerek uluslararası düzeyde gerek ülkelerin iç hukuklarında özel sektör ve kamu istihdamı için birçok yasal düzenleme yapılmış ve engelli işçilere özgülenen kota uygulamaları öngörülmektedir. Bu haklar Anayasa ile güvence altına alınan Çalışma ve Eşitlik haklarının çıktısı niteliğindedir.
İş Kanunu’nun 30. maddesine göre 50 veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyeri %3 engelli kamu işyeri ise %4 engelli istihdam etmekle mükelleftir.
Kotadan yararlanacak olan engelli işçinin tüm vücut fonksiyon kaybının en az yüzde 40 olduğu sağlık raporu ile belirlenmelidir.
Zorunlu engelli istihdam kotasına uymayan işverenlere karşı 2025 yılı için 30.081 TL idari para cezası kesilmektedir. Bu idari para cezası her için ayrı ayrı toplanarak hesaplanır.
İş Davaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İş davalarında avukatlık ücreti iş sahibi ve avukat arasında yapılan avukatlık sözleşmesi ile serbestçe belirlenir. Bu sözleşmeye göre avukata peşin veya iş sonunda ödeme yapılması, alacak miktarı üzerinden ne kadar nispi ücret verileceği kararlaştırılır. Avukatlık sözleşmelerinde sınır her yıl Resmi Gazete’de yayınlanan Avukatlık Ücret Tarifesi ve Avukatlık Kanunu’dur.
Kanunun emredici hükümleri gereği; Avukat, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında ücrete iş alamayacağı gibi nisbi olarak belirlemiş ücret de en az %10 en fazla %25 olarak kararlaştırılabilir.
İş davaları hukuka uygun her türlü delil ile ispatlanabilir. Öne sürülecek deliller açılan iş davasının niteliğine göre değişmektedir. İş davalarında en sık kullanılan deliller SGK kayıtları, puantaj kayıtları, tanık, yemin ve bilirkişi incelemesidir.
Günümüz araçlarından Whatsapp konuşmaları ve kamera kayıtları da davalarda delil olarak kullanılabilmektedir.
İş hukuku iş görme borcu altındaki işçi ile işini gördüğü işveren arasında kurulan iş ilişkisini ve doğabilecek uyuşmazlıkları düzenleyen hukuk dalıdır. İş hukukunun ortaya çıkışı işçiyi koruma amacı ile doğmuştur.