İftira suçu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Adliyeye Karşı İşlenen Suçlar başlığı altında düzenlenir.
İftira suçunun temel cezası 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır.
İftira Suçu, adliyeye karşı işlenen en önemli suçtur. İftira suçu ile toplum düzeninin sağlanması, adaletin yerine getirilmesinin sağlanması, adil bir düzen kurulması amaçlanır. Bu suçtan zarar gören sadece iftiraya uğrayan değil aynı zamanda suç isnadı yapılması nedeniyle gereksiz ve haksız yere meşgul edilen kolluk, Cumhuriyet Savcısı, resmi kurumlar gibi yasal mercilerdir.
İftira Suçu Nedir? (TCK 267)
İftira atmak, iftira çalmak Türk Dil Kurumu’na göre ”Bir kimseye kasıtlı ve asılsız suç yükleme; kara , bühtan” anlamına gelmektedir.
Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan Masumiyet Karinesi, bir şüpheli ya da sanığın bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından suçu sabit görülünceye kadar masum olması anlamına gelmektedir. Masumiyet karinesinin önemi bilhassa iftira atılı kişilerin kişilik haklarının, onurlarının, saygınlıklarının korunması için büyük önem arz etmektedir. Her ne kadar resmi makamlara göre suçu kesinleşmeyen herkes masum olsa da gerçek hayatta ‘Çamur at izi kalsın’ misali haklarında iftira atılan kişiler saygınlığını yitirmekte ve haksız yere hakkında ceza soruşturması dahası ceza davası açılması ile manevi dünyası telafi edilemeyecek şekilde sarsılmaktadır.

İftira suçu halk arasında sanılanın aksine atılan her türlü iftirada vücut bulmaz.
Türk Ceza Kanunu gerekçesinde iftira suçu için şu açıklama yapılmaktadır: Madde 267- Madde metninde, iftira suçu tanımlanmıştır.
Kanun koyucu tarafından İftira Suçuna ilişkin hükmün çıkarılma nedeni şu şekilde izah edilmiştir:
“İftira, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için, bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesiyle oluşur.
İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturabilir. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de bu suçun konusunu oluşturabilir.
Bu isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir.
Kişiye karşı suç isnadı ihbar veya şikâyet suretiyle yapılmış olabilir. Dolayısıyla, ihbar veya şikâyetin yapılabileceği her makam nezdinde yapılan isnatla iftira suçu işlenebilir. Başlatılmış olan hukuk veya ceza muhakemesi sürecinde davanın tarafı, sanık veya tanık konumundaki kişiler de, bulundukları beyanlarla iftira suçunu işleyebilirler.
Gazete veya diğer kitle iletişim araçlarında yayın yapılması suretiyle bir kişiye suç isnadında bulunulması hâlinde de iftira suçu oluşur.
Cumhuriyet savcıları, kamu adına re’sen soruşturulabilen suçlarla ilgili olarak yayınlanan haberleri ihbar kabul ederek, soruşturma başlatmaktadırlar. Bu bakımdan, basın ve yayın yolu ile bir kişiye gerçeğe aykırı olarak hukuka aykırı fiil isnat edilmesi hâlinde, iftira suçu oluşur.
Kişiye isnat edilen fiil hiç işlenmemiş olabileceği gibi, kendisine isnatta bulunulan kişi tarafından işlenmemiş olabilir. Kişi suç teşkil eden bir fiili işlemiştir. Fakat bu suça ilişkin ihbar veya şikâyette bulunan, fiile, suç olarak niteliğini değiştirecek bazı eklemelerde bulunmuş olabilir. Şöyle ki; fiil, sahibinin bilgisi ve rızası dışında malını almaktan ibarettir. Ancak, bildirimde bulunan, bunun cebir veya tehditle işlendiği iddiasında bulunmuştur. Bu ilâve unsurlar açısından iftira suçu oluştuğunu kabul etmek gerekir.
İsnadın belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Bu kişinin ismi açıkça belirtilmese bile, yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir.
İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Başka bir deyişle iftira suçu muhtemel kastla işlenemez. Bu suçun oluşabilmesi için, ayrıca, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket edilmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, iftira konusunu oluşturan haksız fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması hâlinde, verilecek cezanın belli oranda artırılması gerekmektedir.
Maddenin üç ila yedinci fıkralarında, iftira sonucu meydana gelen neticelere göre fail hakkındaki cezanın ne surette tertip edileceği gösterilmektedir.
Sekizinci fıkrada, iftira suçunda zamanaşımı bakımından sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususunda özel bir hüküm yer almaktadır. İsnat edilen suç dolayısıyla yapılan kovuşturma sonucu hükmün kesinleşmesiyle, iftiranın sabit olabileceği ve dolayısıyla takibata girişileceği aşikâr olduğundan böyle bir hükme olan zorunluluk meydandadır.
Maddenin son fıkrasında, basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararının, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân olunması ve ilân masrafının hükümlüden tahsil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.”
İftira suçunun konusunu hukuka aykırı fiil oluşturabilir. Bu fiilin suç oluşturması şart değildir. Disiplin yaptırımını veya başka bir idari yaptırımı gerekli kılan fiiller de bu suçun konusunu oluşturabilir.
Bu isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunmak suretiyle ya da basın ve yayın yoluyla yapılması gerekir.
Kişiye karşı suç isnadı ihbar veya şikâyet suretiyle yapılmış olabilir. Dolayısıyla, ihbar veya şikâyetin yapılabileceği her makam nezdinde yapılan isnatla iftira suçu işlenebilir. Başlatılmış olan hukuk veya ceza muhakemesi sürecinde davanın tarafı, sanık veya tanık konumundaki kişiler de, bulundukları beyanlarla iftira suçunu işleyebilirler.
Gazete veya diğer kitle iletişim araçlarında yayın yapılması suretiyle bir kişiye suç isnadında bulunulması hâlinde de iftira suçu oluşur.
Cumhuriyet savcıları, kamu adına kendiliğinden soruşturulabilen suçlarla ilgili olarak yayınlanan haberleri ihbar kabul ederek, soruşturma başlatmaktadırlar. Bu bakımdan, basın ve yayın yolu ile bir kişiye gerçeğe aykırı olarak hukuka aykırı fiil isnat edilmesi hâlinde, iftira suçu oluşur.
Kişiye isnat edilen fiil hiç işlenmemiş olabileceği gibi, kendisine isnatta bulunulan kişi tarafından işlenmemiş olabilir. Kişi suç teşkil eden bir fiili işlemiştir. Fakat bu suça ilişkin ihbar veya şikâyette bulunan, fiile, suç olarak niteliğini değiştirecek bazı eklemelerde bulunmuş olabilir. Şöyle ki; fiil, sahibinin bilgisi ve rızası dışında malını almaktan ibarettir. Ancak, bildirimde bulunan, bunun cebir veya tehditle işlendiği iddiasında bulunmuştur. Bu ilâve unsurlar açısından iftira suçu oluştuğunu kabul etmek gerekir.
İsnadın belli bir kişiye yönelik olması gerekir. Bu kişinin ismi açıkça belirtilmese bile, yapılacak bir araştırma sonucunda kimliğinin belirlenebilir olması yeterlidir.
İftira suçunun oluşabilmesi için, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişinin bu fiili işlemediğinin bilinmesi gerekir. Bu bakımdan, söz konusu suç, ancak doğrudan kastla işlenebilir. Başka bir deyişle iftira suçu muhtemel kastla işlenemez. Bu suçun oluşabilmesi için, ayrıca, kendisine hukuka aykırı fiil isnat edilen kişi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hareket edilmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı gereklidir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, iftira konusunu oluşturan haksız fiilin maddî eser ve delillerinin uydurulması hâlinde, verilecek cezanın belli oranda artırılması gerekmektedir.
Maddenin üç ila yedinci fıkralarında, iftira sonucu meydana gelen neticelere göre fail hakkındaki cezanın ne surette tertip edileceği gösterilmektedir.
Sekizinci fıkrada, iftira suçunda zamanaşımı bakımından sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı hususunda özel bir hüküm yer almaktadır. İsnat edilen suç dolayısıyla yapılan kovuşturma sonucu hükmün kesinleşmesiyle, iftiranın sabit olabileceği ve dolayısıyla takibata girişileceği aşikâr olduğundan böyle bir hükme olan zorunluluk meydandadır.
Maddenin son fıkrasında, basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararının, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilân olunması ve ilân masrafının hükümlüden tahsil edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.”
765 Sayılı Türk Ceza Kanunu tarafından iftira suçu hakkında: ‘’her kim Adliyeye veya keyfiyeti Adliyeye tevdie mecbur olan bir makama veya kanunî takib yapacak veya yaptırabilecek bir mercie ihbar veya şikâyette bulunarak suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye bir suç isnad eder yahut o kimse aleyhinde böyle bir suçun maddî eser ve delillerini uydurursa isnad eylediği suçun nevi ve mahiyetine ve uydurduğu delillerin kuvvetine göre’’ cezalandırılacağını belirtmiştir.
İftira Suçunun Cezası
İftira suçunun cezasının temel hali 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıdır.
Bu hapis cezası takdiren adli para cezasına çevrilebilir.
Türk Ceza Kanunu’nun Adliyeye Karşı Suçlar kısmında yer alan İftira Suçu şu şekilde düzenlenmiştir:
- Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- (2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
- (3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
- (4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
- (5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[100] hükmolunur.
- (6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
- (8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar.
- (9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.

İftira Suçunun İşlenme Yöntemleri
İftira Suçu ihbar yolu ile şikayet yolu ile ya da basın ve sosyal medya araçlarının kullanımı ile işlenebilir. İftira suçu işlenme yöntemlerine göre bazı farklılıklar içermektedir. Örneğin iftira suçunu Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet yolu kullanarak bildiren kanun yollarına katılma, itiraz ve savunmalarda bulunma hakkına sahip olmaktadır.
İhbar Yoluyla İftira
İhbar yolu ile iftiranın gerçekleşmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı’na ya da kolluk birimlerine suç ihbarında bulunulması gerekmektedir. Bu suç ihbarı uygulamada genellikle kamu makamları tarafından yapılır. Herkes suç ihbarında bulunmakta özgürdür. Cumhuriyet Başsavcılığı almış olduğu suç ihbarı neticesinde ilk tahlilde soruşturma başlatır ya da soruşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verir.
Şikayet Yoluyla İftira
Şikayet yolu ile iftira da aynı ihbar yolu ile iftira gibi kolluk makamlarına ya da Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılır. Şikayet yolunu ihbar yolundan en büyük farkı mağdur ya da suçtan zarar gören tarafından yapılabileceğidir. Şikayet yolu ile iftirada şikayette bulunan kişi soruşturmada müşteki sıfatı kazanarak çeşitli itiraz yollarını kullanmada ehil hale gelir.
Şikayet kural olarak yazılı şekilde yapılır ancak tutanağa geçirilmesi sureti ile yapılması da mümkündür.
Basın ve Sosyal Medya Üzerinden İftira
İftira suçu basın araçlarının ya da Twitter, Instagram, Facebook, Whatsapp gibi sosyal medya ve haberleşme araçlarının kullanımı ile işlenebilmekte olup günümüzde oldukça yaygındır. Dijital delillerin karartılması ve yok edilmesi oldukça kolay olduğu için ekran görüntüleri yeterli gelmeyebilmekte olup iftira atıldığının tespit edilmesi halinde delillerin muhafazası ve resmi makamlara başvuru için derhal avukat yardımı alınması gerekmektedir.
İftira Suçunun Şartları Nelerdir?
İftira suçunun oluşabilmesi için, iftira suçu failinin, hukuka aykırı fiil isnat ettiği kişinin bu fiili işlemediğini bilmesi gerekmektedir. Bu açıdan, iftira suçu ancak doğrudan kastla işlenebilir. Ancak bu suçun oluşabilmesi için, doğrudan kast tek başına yeterli olmayıp; ayrıca failin hukuka aykırı fiil isnat ettiği kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir müeyyideye maruz kalmasını sağlamak amacıyla hareket etmesi gerekir. Bu nedenle, iftira suçu açısından failde kastın ötesinde belirtilen amacın varlığı, bir başka deyişle özel kastın bulunması gerekmektedir.
İftira Suçunun Unsurları
- Fail: İftira suçunun faili herkes olabilir. İftira suçunu kamu görevlisi sahip olduğu, devlet tarafından kendisine tevdi edilen görevle ilgili araç ve gereçleri kullanarak işlemesi halinde ise ceza arttırılır.
- Mağdur: İftira suçunun mağduru bir ya da birden fazla kişi olabilir.
- Suç Konusu: İftira suçunun oluşması için failin mağdur hakkında hukuka aykırı bir fiil işlediğini belirtmesi gerekir.
- Netice: İftira neticesi harekete bitişik bir suçtur. Başka bir deyimle müfterinin mağdur hakkında soruşturma, dava ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak için mağdura hukuka aykırı bir eylem bulunduğu iddiası ile isnatta bulunması suçun oluşması için yeterlidir. Tehlike suçu olmasından dolayı iftira eylemine karşı cezai müeyyideler yürütülmese de suç oluşur. Örneğin sosyal medya üzerinden kimliği belli ya da belirlenebilir kişiler hakkında ‘’hırsızlık yaptı, dolandırıcılık yaptı, fuhuş yaptı’’ gibi açıklamaların yapılarak iftira atılması iftira atana iftira suçundan ceza verilmesi için yeterlidir.
Nitelikli İftira Suçu Nedir?
Nitelikli iftira suçu işlenirken delil ve eser uydurma halinde oluşacaktır. Örneğin bir kişi hakkında suç işlemiş gibi ekran görüntüsü yaratarak dijital delil uyduran kişi iftira suçunun temel cezası olan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis suçu öngören temel ceza yarı oranına yarı oranında arttırım uygulanacaktır.
İftira suçunun nitelikli halleri şu şekildedir:
| NİTELİKLİ HAL | ARTTIRIM ORANI |
|---|---|
| Delil ve eser uydurma | 1/2 |
| Gözaltı ve tutuklama harici koruma tedbirleri uygulanırsa | 1/2 |
| Gözaltı ya da tutuklama tedbiri uygulanırsa | Hürriyeti tahdit suçundan dolayı faillik Asıl fail gibi 1 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| İftiraya uğrayanın müebbet hapis cezası alması | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis |
| İftiraya uğrayanın müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezası almasının akabinde suçun infazına başlanırsa | 20 yıldan 30 yıla kadar hapis yarı oranında arttırılır |
Başka bir örnekte bir kimseye adam öldürdüğü iddiası ile iftira atılması halinde iftira atan 20 yıldan 30 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Eğer iftiraya uğrayan kimsenin cezası kesinleşmiş ve cezasını çekmeye başladı ise 20 yıldan 30 yıla kadar olan hapis cezası yarı oranında arttırılır.
İftira Suçunda İspat
İftira suçunda en önemli husus ispattır. İftira suçunun oluşumu için mutlaka failin iftira atma kastı olması gerekmektedir. İftiranın ispatı iftira beyanında bulunanın iftira kastı ile hareket ettiğini açığa çıkarmakla mümkündür. İftira mutlaka gerçeğe aykırı bir beyan olmalıdır.
Çoğu zaman iftira eylemi gerçekleştirildiğinden bahisle yapılan şikayetler takipsizlikle sonuçlanmaktadır. Bunun nedeni her bireyin adli makamlar önünde iddia ve haklarını dilediği gibi kullanmasından kaynaklanmaktadır. Buna rağmen örneğin bir mağdur şikayette bulunurken bu suçu …’nın işlediğinden şüpheleniyorum derse iftira suçu oluşmayacaktır.
İftira sonucu mağdur şüpheli hakkında verilen takipsizlik kararı ve sanık hakkında verilen beraat kararı delil yetersizliği gibi nedenlerle verildi ise bu durum iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir. Zira iftira suçunun oluşumu için özel kast aranmakta olup iftira edenin isnat ettiği haksız eylemi mağdurun işlemediğini bilmesi gerekmektedir.
İftira Suçu Davası
İftira Davası açılabilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iftiranın ihbar, basın yayın ya da şikayet yolu ile öğrenilmesi akabinde soruşturma işlemlerinin yapılarak iftira atan hakkında suçu işlediğine dair yeterli şüphenin bulunduğuna kanaat getirilmesi gerekmektedir. Bu süreç sonunda şüpheli hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açılır. Açılan kamu davasında mahkemece iddia ve savunmalar dinlenir, deliller değerlendirilir ve suçun oluşup oluşmadığına göre sanık hakkında ceza verilmesine karar verilir.
İftira Suçu Şikayet Dilekçesi Örneği
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına
Mağdur: Hakkı Yenen TC Kimlik No: ….
Vekili: Av. İrem İlbars
Yunus Emre Mahallesi Dereboyu Sokak 85/1 Yenimahalle Ankara
Şüpheli: Fahrettin Müfteri TC Kimlik No:
Suç Konusu : İftira
Açıklamalar : Fahrettin Müfreti tarafından müşteki müvekkil aleyhinde Rüya Pastanesi’nde 02/05/2026 tarihinde hırsızlık ihbarında bulunulmuştur. Bunun üzerine Müvekkil hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hırsızlık suçu isnadı ile 2026/2 soruşturma numarası ile soruşturma açılmıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan incelemeler neticesinde Rüya Pastanesi’nin 02/05/2026 tarihine ait kamera kayıtları incelenmiş ve müvekkilin hırsızlık teşkil edecen hiçbir eylemde bulunmadığı gerekçesi ile hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
Müvekkilin eşi şüpheli şahsın eski sevgilisi olduğundan müvekkile karşı husumet beslemektedir.
Olay günü müvekkil eşi ile birlikte pastaneden tatlı alırken şüpheli şahıs ile denk gelmiş şüpheli şahsın dik bakışları üzerine pastaneden çıkmaya yönelmiştir.
Bunun üzerine Şüpheli Şahıs birçok kişinin ortasında şu adama bakın pastanenin kasa yanında duran parasını çalıyor diye bağırmaya başlamış ve polisi aramıştır.
Şüpheli şahsın eylemlerini şahsi husumet ile gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamındaki belgelerden ve kamera kayıtlarından açıkça anlaşılmaktadır.
Bu nedenle şüpheli şahıs hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 267. Maddesi gereğince iftira suçundan kamu davası açılarak hapis cezası verilmesini talep ederiz.
MÜŞTEKİ VEKİLİ
Avukat İrem İLBARS
Unutulmamalıdır ki iftira suçu nedeni ile ortaya çıkacak ya da çıkan uyuşmazlıkların mutlaka avukat yardımı ile çözümlenmesi gerekmektedir.
Başkasına Ait Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suretiyle İftira Suçu
Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması müstakil bir suç olarak Türk Ceza Kanunu’nun 268. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre başkasına ait kimlik ya da kimlik bilgilerinin işlediği suç nedeni ile soruşturma ya da kovuşturma yapılmasını önlemek amacı ile kullanan kimse de iftira suçuna ilişkin hükümlere göre ceza alır.
İADE-İ İTİBAR
İftiraya uğrayan mağdur itibarının onur ve saygınlığının zedelenmesi nedeni ile itibarının iade edilmesini talep edebilir.
Bu iade-i itibar için eğer söz konusu iftira basın yoluyla açıklandı ise iftira atanın mahkemece iftira attığına kanaat getirildiğine ilişkin mahkeme kararı aynı şekilde basın araçları ile duyurulur. Bu basın duyurusuna ilişkin tüm ilan masrafları iftira suçunun failinden tahsil edilir.
Bu şekilde iftiraya uğrayan toplum nezdinde itibarını ve saygınlığını bir nebze de olsa geri kazanır.
Bunun yanında iftiraya uğrayan hem maddi hem de manevi zarara uğraması nedeni ile tazminat davası açabilir.
İftira Suçu Nedeniyle Maddi Manevi Tazminat Davası
İftira suçu nedeni ile mağdur hem maddi hem de manevi zararlara uğrayabilir.
İftira atarak maddi ve manevi kayıplara neden olanlar bu zararları tazmin etmekle mükelleftir.
Örnekle; bir oyuncunun taciz iddiası ile haksız şekilde yargılanması halinde oyuncunun çevre ve kamuoyunda ‘’tacizci’’ olarak anılmasına yol açacaktır. Bu nedenle oyuncu yeni projelerde yer alamayacak hatta bazen mevcuttaki sözleşmeleri iptal edilecektir. Bu durumda oyuncunun uğramış olduğu bu maddi zararlar açılacak maddi tazminat davası ile talep edilebilir.
Manevi tazminata gelince şüphesiz bir iftiraya maruz kalmak dahası bu iftira nedeni ile hukuki süreçlerle karşı karşıya gelmek istisnasız her birey için ömür boyu unutulamayacak kadar sarsıcı ve manevi kişiliğini tahrip edici niteliktedir. Bu nedenle iftiraya uğrayan masumiyetinin ortaya çıkmasından itibaren hukuk mahkemesinde bir avukat yardımı ile manevi tazminat davası açmalı ve telafi edecek nitelikte olmasa da şahsına tazminat ödenmesini talep etmelidir.
Zamanaşımı ve Şikayet Süresi
İftira suçunda genel zamanaşımı süresinden ayrı olarak özel bir zamanaşımı öngörülmüştür. Bunun nedeni ise eski ceza kanunumuzdaki genel zamanaşımı süresinin iftira suçunda uygulanması ile mağdur yönünden hakkaniyetsiz sonuçlara yol açması nedeni ile 5237 Türk Ceza Kanunu’nun özel düzenleme getirmiş olmasıdır. Zira eski kanunun uygulandığı dönemde iftiraya uğrayanın masumiyeti belki infaz aşamasında ortaya çıkıyor bu nedenle de iftira atan kişi hakkında ceza davası açılamıyordu.
Yapılan yeni düzenleme ile iftira suçunda zamanaşımı süresi iftira suçu mağdurunun masum olmasının anlaşılması ile başlamaktadır.
Zamanaşımı süresi mağdur hakkında soruşturma, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile sonuçlanmışsa bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren; kamu davası açıldı ise beraat hükmü verilmesinden itibaren başlar.
Mağdurun atılı fiili işlemediğinin sabit olmasından itibaren başlayan dava zamanaşımı süresi 8 yıl olsa da tarafımızca şikayete tabi suçlarda olduğu gibi 6 aylık şikayet zamanaşımı süresinde şikayetin yapılması önerilmektedir.
İftira Suçunda Uzmanlaşma
İftira suçu ceza hukukunun konusu olduğundan ceza hukuku ile iştigal eden avukatlardan yardım alınması gerekmektedir.
Eğer suç sosyal medya üzerinden işlendi ise sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ile ilgili özel delil muhafaza yöntemlerinin kullanılması gerekmektedir.
Şikayete Tabi Midir?
İftira suçu yalnız iftira atılan mağduru değil devletin kurum ve organlarını da mağdur ettiğinden iftira suçunda şikayet aranmaz. Bir kişiye iftira atıldığında iftira atılan kişi şikayetçi olmasa dahi iftira atan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığınca kendiliğinden soruşturma başlatılabilir.
İftira Suçunda Etkin Pişmanlık
Etkin pişmanlık bir kimsenin suç işleme iradesi ile yaptığı hukuka aykırı hareketlerden sonra telafi etmeyi amaçlamasına ceza verilirken indirim uygulaması öngören hukuki bir kurumdur.
İftira suçu işleyen kişiler bakımından da etkin pişmanlık uygulanarak cezalarında indirim yapılabilmektedir. Örneğin iftira atan kişi iftira attığı kişi hakkındaki gerçeği adli veya idari soruşturma başlamadan açıklarsa cezasında 4/5’lik indirim uygulanır.
Etkin pişmanlık indirimi aşağıdaki tabloda ayrıntılı şekilde izah edilmiştir:
| İNDİRİM GEREKTİREN HAL | İNDİRİM ORANI |
|---|---|
| Adli veya idari soruşturmadan önce iftiradan dönme | 4/5 |
| Kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme | En fazla 3/4’üne kadar |
| Kovuşturmadan sonra hükümden önce iftiradan dönme | 2/3 |
| Ceza verildikten sonra iftiradan dönme | 1/2 |
| Verilen cezanın infazına başlanması halinde | 1/3 |
| İdari yaptırım kararından önce etkin pişmanlık | 1/2 |
| İdari yaptırım kararının uygulanmasından sonra | 1/3 |
| Basın, yayın, sosyal medya yoluyla işlenen iftirada | Aynı iletişim araçlarının kullanılması şartı ile indirim uygulanır. |
Cezayı, Adli Para Cezasına Çevirmek Mümkün Müdür?
İftira suçuna yönelik verilen süreli hapis cezasının mahkemece adli para cezasına çevrilmesi mümkün olabilmektedir. Bu durum somut olaya, dava kapsamına göre bilahare değerlendirilmektedir.
İftira Atan Kişi Nereye Şikayet Edilir?
İftira atan kişi gerçekleştirdiği suç teşkil eden eylemi nedeni ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet etme sureti ile hakkında suç duyurusunda bulunulur. İftiraya uğrayan kişi bu şikayeti mutlaka uzman bir avukat yardımı ile yapmalıdır aksi halde şikayet hakkında sürecin doğru yönetilmemesi halinde en başta takipsizlik verilebilmekte bu nedenle de henüz baştan dava ölü doğmaktadır.
Suç Uydurma ile İftira Arasındaki Fark Nedir?
Suç uydurma suçu ile iftira suçu çoğunlukla karıştırılmaktadır. Her iki suç da adliyeye karşı işlenen suçlar arasındadır. Her ne kadar suç uydurma suçu ile iftira suçu birbirine çok benzese de iftira suçunda gerçekten suç teşkil eden bir eylem bulunmakta iken suç uydurma suçunda suç hiç oluşmamaktadır. Bu ayrıma ek olarak iftira suçunda belirli bir kişiye suç atılırken suç uydurmada belli bir bireye suç isnat edilmez.
İftira İle Yalan Tanıklık Yapmak Suç Mudur?
Hem iftira hem yalan tanıklık adliyeye karşı işlenen suç olarak ayrı ayrı düzenlenmiş ve ayrı cezalar öngörülmüştür. Yalan tanık resmi makamlarca bilgisine başvurulan konularda yalan söyleyerek adaletin tecelli etmesine engel olurken iftira suçunda belirli bir kimseye belirli bir suçu isnat etme durumu söz konusudur. Suç uydurma suçunun cezası 3 yıla kadar hapistir.
Hakaret ile İftira Arasındaki Fark Nedir?
Hakaret suçu işlenirken bir kimsenin onur ve saygınlığı rencide edilmekte iftira suçuna ise suç atılmaktadır. Bu iki suçun oluşması somut olayın özelliklerine göre değişmektedir. Örneğin gerçekten katil olan birine katil demek hakaret suçuna sebebiyet verebilirken katil olmayan bir kişiye katil diyip hakkında resmi işlemlerin açılmasına sebebiyet vermek iftira suçuna vücut verecektir.
Sosyal Medya Üzerinden Yapılan Paylaşımlarla İftira Suçu İşlenebilir Mi?
Elbette. Günümüzde bilhassa sosyal medya üzerinden iftira suçu işlenmektedir. Sosyal medya araçlarının sağladığı iletişim kolaylığı nedeni ile haksız isnatta bulunmak çok daha kolay hale gelmekte olup iftira suçunun oluşumuna neden olmaktadır. Sosyal medya üzerinden iftira suçu işleyenler hakkında da 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası verilir.
İftira Suçu Memuriyete Engel Midir?
İftira suçu işlemek devlet memurluğuna engel olabilir.
Cezanın kesinleştiği hallerde: 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre 1 yıl ya da 1 yıldan uzun süre hapis cezaları devlet memurluğuna engeldir. İftira suçunun cezasının alt sınırı ise zaten 1 yıldır. Ancak alt sınırdan ceza verilmesi, ceza indirimleri ya da hapis cezasının adli para cezasına ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına çevrildiği hallerde iftira suçu memuriyete engel yaratmayabilir.
Kariyer memurluklarında: Uzman yardımcılığı, müfettişlik gibi kariyer mesleklerinde personel adaylarının tüm suç kayıtlarına bakılır. Kamu davası açılmasa dahi adayın arşiv araştırması adı altında soruşturma işlemleri dahi irdelenir. Bu durum işe alımda zımnen de olsa engel yaratmaktadır.
Evli Kadına İftira Atmanın Cezası Nedir?
Evli kadına iftira atmak atılan iftiranın nev’ine göre değişmektedir. Örneğin eğer evli kadına yasak ilişkisinin olduğu yönünde iftira atılmaktaysa atılan bu iftira manevi tazminat davası için sebep teşkil etmektedir.
Avukatın İftira İddiası
Avukatlar müvekkillerine uygun yoldan her türlü yardımda bulunmak ve onların haklarını korumak için mücadele eder. Yargı erkinin kurucu unsurlarından olan ve bağımsız savunmayı serbestçe temsil eden avukatlar müvekillerinin menfaatini üstte tutmakla mükelleftir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi eski tarihli bir kararında ‘’Avukat, müvekkillerinin çıkarlarını, hasmının zararlarını gözetmeden sert bir biçimde savunmak zorundadır. Çünkü meslek ödevi bunu gerektirir.’’ diyerek avukatın savunma görevini gerçekleştirirken müvekkilinin çıkarlarını koruyarak sert bir şekilde yerine getirmesi gerektiğinden bahseder.
Kaldı ki avukatın karşı tarafı düşünerek düşünce açıklamalarından kaçınması görevi ihmal suçunu oluşturarak ağır cezada yargılanmayı gerektirebilir.
Bu nedenlerle avukat iddia ve savunma hakkını vekaleten yerine getirirken olumsuz değerlendirme ve iddialarda bulunabilir.
Avukatın savunma ve iddialar ile ilgili müvekkil lehine açıklamalarda bulunması mesleğinin en tabi sorumluluklarındır.
Bu nedenle haksız bir iftiraya uğradığını düşünen kişinin iftira suç isnadına ilişkin esas muhatabı avukat değil avukatı vekili tayin eden asıldır.
İş Yerinde İftiraya Uğrayan Kişi Ne Yapmalı?
İş yerinde iftiraya uğrayan kişi atılan iftiranın nev’ine göre bir avukat yardımı ile hukuki işlem gerçekleştirmelidir. Zira atılan iftiranın özelliğine göre iftiraya bağlanacak sonuçlar değişmektedir.
İş yerinde ceza soruşturması ya da idari yaptırım kararı verilmesine elverişli biçimde hukuka aykırı eylemde bulunduğu iddiası ile iftiraya uğrayan kişi Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmalı ancak atılan iftiranın özelliği bu işlemlere tabi olmayan türdense yalnızca iş akdinin haklı nedenle feshi gündeme gelecektir.
Asılsız Şikayet Çıkarsa Ne Olur?
Asılsız şikayetin tespit edilmesi halinde iftira atan aleyhine kendiliğinden Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur. Asılsız şikayet hem iftira atılanı hem de resmi makamları mağdur ettiğinden dolayı şikayet aranmadan cezai süreç yürütülür. Ceza soruşturması neticesinde asılsız şikayette bulunan hakkında kamu davası açılır.
Şikayetten Vazgeçilebilir Mi?
İftiraya uğrayan şikayetinden vazgeçebilir. Ancak işlenen suç adliyeye karşı işlenen bir suç olduğundan iftira atan hakkında kamu davası açılıp ceza verilebilir. İftira suçunda şikayetten vazgeçme her zaman hüküm doğurmaz. İftira suçunda korunan hukuki değer yalnız bireyin hakkı değildir.
Haber ve Sosyal Medya İçeriklerinin Kaldırılması
İftira içerikli haber ve sosyal medya paylaşımlarının milyonlarca insana ulaşabilmesi ve iftiraya uğrayanın bu içerikler nedeni ile tüm toplum nezdinde saygınlığının yerle bir olmasından sebeple ilgili gönderilerin daha fazla tahribata neden olmasını önlemek için erişime engellenmesi gerekmektedir.
Halkın haber alma hakkı ve ifade özgürlüğü en temel insan haklarından olup bu hakların sınırlarından biri de iftira atılmasıdır.
Hele hele neredeyse tüm platformlarda yalan haber para karşılığı yapılabildiğinden iftira niteliğindeki içeriklerin sulh ceza hakimliklerine değişik iş başvurusu ile erişim engellenmesi kararı alınması iftiraya uğrayanın itibarının korunması için zorunludur.
Gerçek Olayın Dile Getirilmesi İftira Suçuna Sebebiyet Verir mi?
Gerçekleşmiş bir olaya ilişkin bu olayın oluşumuna neden olan kişiler de gösterilmek suretiyle ihbar veya şikâyette bulunulması durumunda, hakaret veya iftira suçunun oluştuğundan söz edilemez. Bu kişiler yalnız en tabii hukuki haklarını kullanırlar.
Örneğin bir cinsel saldırı faili hakkında ‘’Bu kişi tecavüzcü’’ denerek şikayetçi olunması halinde kişi yalnız hukuki hakkını kullanmış olup hakkında iftira davası açılamaz.
İftira Suçu Uzlaşma Kapsamında Mı?
İftira suçu uzlaşma kapsamına girmemektedir.
İftira Suçu Şikayete Tabi Mi?
İftira suçunun soruşturulması şikayete tabi değildir. İftira suçu işleyen fail hakkında re’sen soruşturma başlatılabilir.
Borç ödememek için iftira
Gerçek hayatta bazı borçluların borcunu ödememek için ‘alacaklının senedi zorla aldığı’, ‘senedin çalındığı’gibi iddialara dayanarak isnatta bulunmaktadır. Bu durumda alacaklı çek senet almak için tehdit veya hırsızlık gibi suçları işlediğinde bahisle itham altında kalmakta sanık sıfatı ile yoktan yere yargılanabilmektedir. Alacaklı ya da söz konusu suçu işlediği iddia olunan kimseler iftira suçunun mağduru olmaktadır. İftira suçunun mağdurları iftira suçu işleyen borçlu hakkında cezalandırılması şikayetçi olabilir.
Delil Yetersizliğinden Beraat Halinde İftira Davası Açılır Mı?
Delil yetersizliği nedeni ile şüpheli hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar ya da sanık hakkında beraat kararı verilmesi halinde her ne kadar iftira suçundan şikayetçi olunabilirse de bu durum iftira suçunun oluşumu için yeterli değildir.
Bu kapsamda aşağıda yer alan 2 numaralı Yargıtay kararının okunması önerilmekle her somut olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmek gerekir.
İftira Suçuyla İlgili Yargıtay Kararları
1- Bir kadın ile cinsel davranışlar sergilendiğine dair atılan iftira kişiler belli ise suç uydurma suçuna değil iftira suçuna sebebiyet verir.
TCK.nın 271. maddesinde düzenlenen suç uydurma suçunun oluşabilmesi için, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Uydurulan suçun atıldığı kişilerin belirlenebilir olması halinde ise, TCK.nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşur. Oluş, dosya kapsamı ve sanığın beyanları dikkate alındığında, sanığın 155 Polis İmdat Hattı’nı arayarak müşteki …’ın, işlettiği internet kafede, bir kadın ile aleni bir şekilde cinsel davranışlar sergilediğini belirterek ihbar ettiği, ihbar üzerine görevlilerce yapılan araştırmada ise, işyerinde sanığın ihbarının doğrulanmadığı bu olay öncesinde de benzer ihbarların yapıldığının anlaşılması karşısında; suç isnat edilen kişilerin somut ve belirlenebilir kişiler olması nedeniyle, eylemin iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ Esas: 2020/11660 Karar: 2021/3263 Tarih:02.03.2021
2- Delil yetersizliği gibi nedenlerle şikayetin ispatlanamaması halinde iftira suçu oluşmaz.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İftira suçunun oluşabilmesi için, yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, iddianın ispat edilememesinin iftira suçunun kanıtı sayılamayacağı, somut olayda tanık…’nun anlatımları da gözetildiğinde sanığın iddialarının suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY DOKUZUNCU CEZA DAİRESİ Esas: 2014/8052 Karar: 2015/111 Tarih : 14.01.2015
3- İftira doğrudan şikayet, ihbar ya da basın yayın araçları ile yapılmalı. Dolaylı şekilde iftira atılırsa iftira atan hakkında ceza verilemez.
İftira suçunda, ihbar veya şikâyetin 5271 sayılı CMK’nun 158. maddesinde gösterilen Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa, valiliğe, kaymakamlığa, mahkemeye, yurtdışında ise elçiliğe veya konsolosluğa yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda, iftira suçunda, hukuka aykırı fiil isnadını içeren ihbarın veya şikâyetin yetkili makamlara yapılması koşulu aranmaktadır. Dolayısıyla kanunilik ilkesi gereğince, ihbar veya şikâyetin yapılması olanaklı görülen makamlar dışındaki kimselere yapılacak bildirimler, iftira suçuna vücut vermeyecektir. Bu bakımdan, isnat edilen hukuka aykırı fiil bir kişiye bildirilmiş, o kişi de suçu ilgili yerlere ihbar etmişse, kişinin, yetkili makam olarak sayılması mümkün olmadığından bu suç oluşmayacaktır. Nitekim, ihbar veya şikâyetin yetkili makamlara doğrudan yapılması da arandığından, bu makamların dolaylı şekilde hukuka aykırı fiil isnadını öğrenmeleri hâlinde söz konusu suçun oluşmadığı kabul edilmelidir (Osman Yaşar-Hasan Tahsin Gökcan-Mustafa Artuç, Yorumlu Uygulamalı Türk Ceza Kanunu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2010, s.7830, M. Oktay Yiğitbaş, İftira Cürmü Üzerine Bir Deneme, AD., Y.: 58, S.: 11, Ankara, 1967, s.832, Köksal Bayraktar, İftira, İstanbul Hukuk Fakültesi Mecmuası, C.: XL, S. 1-4, s. 196).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Sanık …’in, Kiptaş konutlarında birlikte yaşadıkları ….’un kızı olan katılan … (Seyrek) Şaffak ile aralarında geçen tartışma nedeniyle evden kovulması üzerine Kiptaş konutlarının şantiye şefi tanık …’a, gerçeğe aykırı olarak katılanın söz konusu yerde bulunan kabloları çaldığını söylediği, tanık … tarafından bu durumun aktarıldığı tanık …’nın da olayı kolluğa bildirmesi üzerine katılan hakkında hırsızlık suçundan soruşturma başlatıldığı olayda; sanığın, katılana yönelik hukuka aykırı fiil isnadını tanık …’a bildirmesi karşısında, CMK’nun 158. maddesinde belirtilen yetkili makamlara yapılmış bir ihbarın veya şikâyetin bulunmaması, söz konusu isnadın tanık … tarafından kolluğa bildirilmesi nazara alındığında da, ihbar ve şikâyetin yetkili makamlarca dolaylı olarak öğrenilmiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde; iftira suçunun unsurlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir.
Yine, sanığın katılan hakkında sarf ettiği sözlerin, TCK’nun 125. maddesinde düzenlenen gıyapta hakaret suçunu oluşturduğu ileri sürülebilir ise de; sanığın, katılan hakkındaki iddiasını en az üç kişiyle ihtilât etmesi söz konusu olmadığından, anılan suçun da oluşmadığının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, Özel Dairenin bozma kararında isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 2015/6 Karar: 2018/207 Tarih: 08.05.2018
4- İftira atan iddiasını desteklemek için yalancı tanık azmettirirse cezanın yarı oranında ağırlaştırılması gerekir.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 267/2. maddesinde düzenlenen maddi eser ve delil uydurmak suretiyle iftira suçunun oluşabilmesi için fail, soyut olarak bir suç ya da idari yaptırım gerektiren fiil isnadında bulunmamakta, bu isnadın inandırıcı olabilmesi için maddi eser ve delil de hazırlamaktadır. Daha önceden var olan maddi eser ve delil sunulması ya da iftira eyleminden sonra isnadın ispatı amacıyla sonradan uydurulması halinde suçun nitelikli şekli gerçekleşmez. Maddi eser ve delilin şikayet dilekçesi veya ihbarla birlikte uydurularak bildirilmesi halinde bu fıkrada tanımlanan nitelikli suç oluşur.
Sanığın gerçeğe aykırı bir fiil isnat ettikten sonra iftira suçundan hakkında soruşturma yapıldığı sırada isnadını desteklemek amacıyla başka birisini yalancı tanıklıkla azmettirmesi şeklindeki somut olayda iftira suçunu maddi eser ve delil uydururak işlemediği gözetilmeden sanık hakkında TCK.nın 267/2. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.06.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAY SEKİZİNCİ CEZA DAİRESİ Esas: 2017/9114, Karar: 2019/8529, Tarih: 18.06.2019
5- İftira suçunda inkar, rücu olarak kabul edilemez.
İftira suçundan maznun olan kimsenin bu suçu inkar etmesinin ceza tatbikatında rücu sayılp sayılmıyacağı hakkında Temyiz Mahkemesi Ceza Umumi Heyetinin 10.12.1956 tarih, 4/177 Esas, 183 Karar, tefoliğname 6/5432 sayılı ilamı ile 4. Ceza Dairesinin 29.4.1947 tarih, 5017 E. 6524 K. sayılı ve yine 29.1.1951 tarih, 541 E. ve 541 K. sayılı ilamları arasında mübayenet ve içtihat ihtilafı istendiğinden bu baptaki ilamlar ve evrak okundu. Azadan bir kısmının meselenin tenevvürü bakımından ait olduğu dosyaların mahallinden celp ve tetkiki reyine karşı evrak arasında mevcut 13.8. 1954 ve 16.4.1955 tarihli hazırlık tahkikatında ve duruşmada talimat yoluyla mesbuk ifade suretlerine, 17.2.1957 tarihli Kurdalan, 25.4.1955, 30.4.1956 tarihli Kemaliye Asliye Ceza Mahkemeleri kararları suretine ve ilamlar mündericatına göre dosyaların celbine mahal olmadığına ekseriyetle ve Ceza Umumi Heyeti ile, ceza dairesi ilamları arasında içtihat ihtilafının mevcudiyetine ittifakla karar verildikten sonra işin esası toplanmış bulunan İçtihadı Birleştirme Büyük Heyetince tetkik ve müzakere ve aşağıda yazılı karar tespit edildi.
“inkar gerek lügat manasiyle, gerek hukuki terim olarak müsnet suçun her veçhile ademi (kabulüne delalet eyler, iftira suçunda rücu, hakikata dönmek, mağdur hakkındaki ihbarın varit olmadığım açıklamak ve binnetice suçu kalbul etmektir. Kanunun rücu dolayisiyle cezadan indirmeyi gerektirdiği bir halden, inkarla, ahlaki redaetinde ısrar eden münkiri faydalandırmanın düşünülemiyeceği derkardır. Türk Ceza Kanununun 289. maddesi hükmünden de rücuun bir bakımdan hakikati ifadeyi tazammun ettiği anlaşılmakta ve binaenaleyh sarih ve tereddütten ari şekilde beyanı 285. madde hükmü iktizasından bulunmaktadır. Netice :
İftira suçunda inkarın, rücu olarak ad ve kabul edilemiyeceğine 21 Ocak 1959 tarihinde ittifakla karar verildi.
YARGITAY CEZA GENEL KURULU Esas: 1957/12 ,Karar: 1959/3
YASAL UYARI
1- Sitemizde yer alan metinler hukuki danışmanlık niteliğinde değildir. Metinlerin kullanımından doğabilecek zarar ve sakıncalardan Avukat İrem İlbars sorumlu değildir.
2- İnternet sitemizde yer alan tüm metin, içerik ve görsellerin telif hakları Avukat İrem İLBARS’a aittir ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile diğer ilgili uluslararası telif hakları mevzuatı kapsamında korunmaktadır. Bu içeriklerin izinsiz olarak kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu haklara aykırı kullanımın tespiti halinde Avukat İrem İlbars yasal yollara başvurma hakkını saklı tutar.
Metinlerimiz e-imzalı olup zaman damgalıdır.